|
17
Ağustos 1999 depreminin 1. yılı...
Haber
ve Yorumlar
SABAH GAZETESİ
- 18 AĞUSTOS 2000
Sezer
fark edilmedi
16 Kasım
1999. Clinton, İzmit'te sicim gibi yağan yağmur altında, tüm dünyanın kalbini
fethediyor. Hava soğuk, ilişkiler sıcak...
17 AĞUSTOS 2000.
Sezer, ilk kez deprem bölgesinde. Protokolü elden bırakmıyor. Hava 30 derece
ama ilişkiler soğuk...
VE KÜÇÜK
KUMSAL. Çadırı korumalarca sıkı kontrolden geçirilen Kumsal heyecanla bekliyor.
İki çift tatlı söz için. Bulamıyor...
Tarih
16 Kasım 1999. Yer İzmit Doğukışla çadırkenti. Düzce'yi yerlebir eden 12
Kasım depreminin üzerinden henüz 4 gün geçmiş. Moraller sıfır. O gün çadırkentte
ayrı bir heyecan var. Çünkü önemli bir konuğu ağırlamaya hazırlanıyor depremzedeler:
ABD Başkanı Bill Clinton.
Hava yağmurlu
ve serin. "Başkan ziyaretini iptal eder mi" sorusu meraklandırıyor depremzedeleri.
Bir süre sonra Clinton, eşi Hillary ve kızı Chelsea ile geliyor Doğukışla'ya.
Tur sürerken çocuklar "We love you-Seni seviyoruz" diye tezahüratlar yapıyor.
ÇADIRDA ÇAY
Programda Clintonlar'ın
ziyaret edeceği bir çadır da var. Ziyaretten bir gün önce ABD Ulusal Güvenlik
Dairesi ekiplerinin güvenlik önlemlerini sıkıca denetlediği Gençenler Ailesi'nin
çadırına giriyor Clinton. Kendisine ikram edilen çayı büyük bir keyifle
içiyor. Clintonlar ardından kendileri için hazırlanan kürsüye gelip, depremzedelere
hitap ediyorlar. Yaptığı konuşmaya nutuk demek mümkün değil. Sanki sohbet
ediyor acılı halkla.
YAĞMURA RAĞMEN
Konuşmadan
sonraki manzara ise hala hafızalarda. Başkan ve ailesi çadırkentin meydanındaki
kalabalığın arasına karışıyor. Kendilerine uzatılan elleri büyük bir sıcaklıkla
sıkıyorlar. Sicim gibi yağan yağmur bile bu sıcak iletişimi engelleyemiyor.
O sırada Başkan'ın
gözü bir depremzede kadın ve kucağındaki çocuğa takılıyor. Doğukışla'nın
hemen yanında kendi imkanlarıyla bir çadır kurup barınmaya çalışan Şennur
Işık ve kucağındaki minik Erkan'a. Polis barikatını aşamayan anne-çocuğun
yanına getirilmesini istiyor Başkan. Eşine "It's a baby-Bu bir bebek" diyor
ve 7 aylık minik Erkan'ı kucağına alıyor. Erkan önce şaşırıyor, sonra elini
uzatarak Başkan'ın burnunu sıkıveriyor. İşte o kare dünyanın pek çok gazetesinde
birinci sayfadan yayınlanıyor.
Doğukışla
büyülenmiş gibi. Bu kısa ziyaret sırasında insanlar neredeyse acılarını
unutuyor. Başkan "We love Clintion" yazılı pankartı görünce iyice keyifleniyor.
Adını yanlış yazan bu sempatik miniklerin hatırını soruyor. Onlara "Size
Amerikalı çocukların selamını getirdim. Kalpleri sizinle. Bir an önce evlerinize
dönmenizi diliyoruz" mesajını veriyor.
O büyülü
dakikalar sanki saniyeler gibi hızla akıp geçiyor depremzedeler için. Başkan
Doğukışla'dan ayrılıyor. Ayrılıyor ama gönülleri de fethederek.
VE SEZER
BÖLGEDE
Tarih 17 Ağustos
2000. Yer, depremden en ağır hasarı gören yerleşim birimlerinden Adapazarı.
Yine heyecanlı bir gün. Kayserili hayırseverlerin yaptıracağı 294 kalıcı
konutun temeli atılacak. Konuk yine çok önemli. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet
Necdet Sezer. İzmit'teki Mehmetçik çadırkentinde farklı bir heyecan yaşanıyor.
Sezer babaannesiyle yaşayan 6 yaşındaki küçük Kumsal Köksal'ı ziyaret edecek.
Kumsal'ın yaşadığı çadır sevimli mi sevimli. Verandasındaki çiçekleriyle
sanki yazlık ev gibi.
Sezer saat 12.00'de
Ata uçağıyla iniyor İzmit Cengiz Topel Havaalanına. Oradan bir helikopterle
Karamanlı köyüne geçiyor. Küçük Kumsal ve babaannesi Mehmetçik çadırkentinde
dakikaları sayıyor. Herkes yine Clinton'ın ziyaretine benzer bir görüntünün
peşinde. O da ne? Çadıra birkaç güvenlik görevlisi gelip küçük Kumsal'ı
alıp gidiyor. Adres, Sezer'i taşıyan helikopterin ineceği alan. Küçük Kumsal
her şeyden habersiz protokole dahil oluyor.
Bir müddet
sonra Sezer'in helikopteri iniyor. Yine aynı protokol. Kumsal arada kaynıyor.
Beklenen buluşma gerçekleşemiyor. Duruma İzmit Valisi el koyuyor ve Kumsal'ın
çadırına gönderilmesi talimatını veriyor. Kumsal "paketlenip" babaannesinin
yanına gönderiliyor.
KURU SOHBET
Zorunlu protokol
gerekleri tamamlandıktan sonra, Sezer Mehmetçik çadırkentini gezmeye başlıyor.
Yolu Kumsal'ın yaşadığı çadıra da düşüyor. Kendisine dünkü SABAH'ın manşetindeki
küçük kızın bu çadırda yaşadığı hatırlatılıyor. Cumhurbaşkanı çadıra doğru
yöneliyor. Tabii korumaları, yerel yöneticiler ve medya da onu izliyor.
Sezer, çadırda Kumsal ve babaannesinin hatırını sorarken, basın ve protokol
güzelim verandayı sanki yeni bir deprem olmuş gibi harap ediyor.
Sezer kısa ve
kuru sohbetin ardından babaanneye içinde 50 milyon lira olan bir zarf bırakıp
çıkıyor.
Hava en
az 30 derece. Ama ortam o kadar soğuk ki. Depremzedeler, iki çift tatlı
söz, sıcak bakışlar ve iletişim arıyor. Clinton'ın ziyaretindeki gibi...
Maalesef bulamıyorlar...
Bengüç
ÖZERDEM
Uyumadık
Türkiye 17 Ağustos'ta yitirdiklerine duyarlılığını gösterdi. Deprem kurbanlarını
anma etkinlikleri sabaha kadar sürdü
Türkiye, felaketin
yıldönümünde ayaktaydı. Bir yıl önce tam o saatlerde karanlığa gömülen
her yer aydınlıktı. Ellerinde meşale, mum ve fenerlerle yürüyen herkes
karanlığa baş kaldırıyor, felaketi lanetliyordu.
YALOVA SOKAKTA
SABAHLADI
Geçen yıl 3
bin kişiyi 17 Ağustos depremine kurban veren Yalova'da saat 03.02'de 45
saniye saygı duruşunda bulunurken Müftü Yaşar Yaprak'ın duası herkesi gözyaşına
boğdu. Onbinlerce kişi ellerinde mum ve meşalelerle, Deprem Anıtı'na yürüdü.
GÖLCÜK'TE
AĞLAMAYAN YOK
Depreme 5.400
insanını veren Gölcük'te, Türkiye'nin dört bir yanından anma törenleri
için gelen onbinlerce kişinin gözyaşı, hıçkırığı ve çığlığı hakimdi. Sabaha
kadar ışıldadı Gölcük. Kimse uyumadı. Hepsinin ölüm tarihi 17 Ağustos 1999
olanların yattığı mezarlıkta cenaze namazı kılındı.
ADAPAZARI'NDA
GERGİNLİK
Atatürk Bulvarı'nda
düzenlenen etkinlikler saatlerin ilerlemesiyle birlikte yerini gerginliğe
bıraktı. Valilik önüne kurulan ve herkesin çıkıp konuşabildiği kürsü zaman
zaman provakatörlerin eline geçti. Konuşmacılar daha çok, televizyon programlarının
İzmit, Gölcük ve Yalova'dan yayın yapmasını eleştirerek halkı medyaya karşı
kışkırttı.
İSTANBUL'DA
YÜRÜYÜŞ İPTAL
İstanbul'da
Avcılar'la birlikte Taksim Meydanı'nda ve Anadolu yakasında düzenlenen
etkinlikler gece boyunca sürdü. Avcılar'da gece yapılması planlanan "Elele
insan zinciri ve meşalelerle yürüyüş ise İstanbul Valiliği'nin emriyle
iptal edildi.
Düzce
Valisi şaşırttı
Vali Fikret
Güven, Mesut Yılmaz Bakanlar Kurulu toplantısı nedeniyle açılışa gelemeyince
prefabrikleri teslim etmedi
Düzce'de"Türk-Japon
Prefabrik Kenti" nin açılış töreni, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Mesut Yılmaz'ın gelememesi üzerine Vali Fikret Güven tarafından ertelendi.
Japonya'nın
Kobe şehrindeki depremzedeler için kurulan prefabrik kentin Türkiye'ye
taşınması ile oluşturulan 720 prefabrik konutun yer aldığı bölge için dün
açılış düzenlendi. Törene ANAP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Mesut Yılmaz ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın
da katılması planlanmıştı. Ancak Ankara'daki Bakanlar Kurulu toplantısının
uzaması üzerine Yılmaz açılışa gelemedi.
Konuşmaiçin
kürsüye çağrılan Düzce Valisi Fikret Güven, Japonya'nın Ankara Büyükelçisi
ile prefabrik kentin yapımında çaba harcayanlara şükranlarını sunduktan
sonra buranın açılışını yapmanın "boyunu aşacağını" belirterek, törenin
ertelenmesi dilediğinde bulundu.
BÜYÜKELÇİ
ŞAŞIRDI
Törenin, Yılmaz
gelemediği halde yapılacağı beklenirken, Vali tarafından ertelenmesi, Japon
yetkililer ve törene katılan diğer konuklar tarafından şaşkınlıkla karşılandı.
Keplerini
havaya fırlatamadılar
Deprem sırasında arkadaşlarını kaybeden Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi
öğrencileri, mezun olmanın mutluluğunu yaşayamadılar
Gölcük'teki
Barboros Hayrettin Lisesi'nden mezun olan 100 öğrenci dün sevinç yerine,
acılı yüreklerinden kopan gözyaşlarıyla diplomalarını aldı. Geçen sene
bin 200 öğrencisi bulunan, ancak bunlardan 53'ü depremde hayatını yitirip,
150'sinden de haber alınamayan okulun mezun olan öğrencileri, diplomalarını
hem kendileri hem de depremde yitirdikleri arkadaşları için aldılar.
Hüzünlü bir
havanın hakim olduğu törende siyah cübbeleri ve keplerini giyen öğrencilerin
diplomalarındaki kurdelaların rengi de siyahtı.
SOLAN ÇİÇEKLER
Gölcük'teki
41 okulun 22'sinde 40 öğretmen ve 463 öğrenci yaşamını yitirdi. Depremin
ardından okul binaları hasarlı olduğu için Gölcük Anadolu Lisesi'nde eğitimlerini
tamamlayan öğrenciler, "Sağlıklı aydınlık, mutlu bir gelecek" dileğiyle
diplomalarını aldı. Ardından da 40 öğretmenleri ve 463 arkadaşlarının yer
aldığı "Solan çiçekler" adlı köşedeki yere keplerini ve ellerindeki kırmızı
karanfilleri bırakarak oturdular.
YARDIM TOPLANIYOR
Törende NTV
spikeri, 1990 Barboros Hayrettin Lisesi mezunu Faik Uyanık kısa bir konuşma
yaparak okul için yardım istedi. Selma Tokgöz, Bilgi Alkan ve Ayşegül Uzuner
dereceye girdi.
Törende sitem
dolu "Gülümse, ne düşündüğünü bilmesinler, hatırladığınız için teşekkürler.
Depremzedeler Ankara'ya selam" yazılı afiş dikkat çekti. Mezun öğrenciler
belki de son kez görüşmenin hüznüyle uzun uzun kucaklaştılar, eski ve yeni
mezunlar hep bir ağızdan eski dostlar şarkısını söylediler. Bu arada depremde
yakınlarını kaybedenler de "geleceğimi istiyorum" yazılı siyah bir çelengi
Kavaklı Sahili'ne bıraktı.
Türkan
HİÇYILMAZ
Depremin
simge yüzleri buluştu
Siyaset Meydanı'nın özel programına 5 bin kişi katıldı
atv Haber Dairesi
Başkanı Ali Kırca, deprem felaketinin yıldönümü nedeniyle ekranlara döndü.
Geçtiğimiz sene deprem felaketinin hemen ardından Gölcük, daha sonra da
Adapazarına giden "Siyaset Meydanı", bu kez Yalovalılar'ın yoğun isteği
üzerine Yalova Barış Manço Açık Hava Tiyatrosu'nda yapıldı.
YAYIN 4 SAAT
SÜRDÜ
Siyaset Meydanı'na,
çok sayıda bedensel özürlü depremzede katıldı. 23.15'te başlayan program
yaklaşık 4 saat sürdü ve saat 03.02'de yapılan anma törenleri ile son buldu.
Siyaset Meydanı'nda,
bakan ve öğretim üyelerinin yanı sıra depremin simgesi olmuş yüzler de
vardı. Yayında "kurtulamaz " denilen Ömür Kınay ve enkazdan saatler sonra
sağ çıkan baba Yüksel Er ve oğlu Eser de katıldı. Ömür Kınay "Herkes beni,
ben Eser'i merak ediyordum" dedi.
İstanbul'a
5 bin kişilik kurtarma ekibi
İstanbul'da
düzenlenen anma etkinlikleri kapsamında İstiklal Caddesi'nde yürüyüş yapıldı.
Yürüyüş sırasında,
arama-kurtarma ekipleri uzun bir kortej oluşturdu. Vali Yardımcısı Ali
Cafer Akyüz konuşmasında "Bir yıl içinde arama-kurtarma ekibinde görevli
kişi sayısı 5 bin 350'ye ulaştı. Modern arama teçhizatlarına sahip, en
az 30 metreye kadar fısıltı dinleme cihazlarının yer aldığı mükemmel bir
ordu oluşturuldu" dedi. Taksim'de arama-kurtarma gereçlerinin yer aldığı
bir de sergi açıldı.
'Deprem
bölgesinde ihaleye katılmadık'
Yüksel İnşaat,
Adapazarı'nda yapılacak 250 konuttan sadece 24'ünü üstlendi bunu da başka
firmaya yaptırıyor
Geçen yıl 17
Ağustos'ta yaşanan depremde, Yalova'da 200 konutu çöken Yüksel İnşaat,
deprem bölgesinde yapılacak kalıcı konut ihalesine katılmadığını açıkladı.
Son günlerde kamuoyunda "Yüksel İnşaat, deprem bölgesinde 8 bin kalıcı
konut yapacak" haberlerinden rahatsız olan Yüksel İnşaat Genel Müdürü Mehmet
Sert, "Bu açıklamalar doğru değil, biz ihaleye bile katılmadık" dedi.
"KONUT YAPMIYORUZ"
Yalova'da çöken
Yüksel İnşaat konutlarında eşinin ailesini de kaybettiklerini belirten
Mehmet Sert, "Biz de çok üzüldük, eşim bir yıldır tedavi görüyor. Ancak
yapacak birşey yok" şeklinde konuştu. Yüksel İnşaat'ın liman, köprü, baraj
gibi altyapı inşaatları yaptığını belirten Sert, uzun yıllardır konut inşaa
etmediklerini söyledi. İstanbul'da Akmerkez, SwissOtel gibi çok katlı konutları
yaptıklarını belirten Sert, "Yalova'daki konutlarımız, 1972 yılında bitmişti.
O yıllardaki teknolojiyle şimdiki aynı değil. Bu işte bizim sorumluluğumuz
kadar mühendislerin ve mimarların da sorumluluğu var" dedi.
Şirketleri hakkında
tazminat ve ceza davaları açıldığını ve bu davaların sonuçlarını beklediklerine
dikkat çeken Sert, "Bu davalar bittikten sonra mağdur olanlar için şirket
olarak elimizden geleni yapacağız" dedi. Türkiye Müteahhitler Birliği olarak
Adapazarı'na 250 kalıcı konut yaptırma kararı aldıklarını açıklayan Sert,
bu konutlardan 24 tanesini Yüksel İnşaat'ın üstlendiğini ancak inşaatları
başka firmaya yaptırıp kendilerinin sadece maliyeti karşılayacaklarını
söyledi.
SABAH
GAZETESİ İNTERNET SİTESİ
(18 AĞUSTOS 2000)
  |