Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
DEPREM ANA SAYFA
CUMHURBAŞKANI SEZER'İN MESAJI

17 AĞUSTOS DEPREMİNİN 2. YILI... 
Başbakan Ecevit'in açıklamaları...
17 Ağustos 2001
Başbakan Bülent Ecevit, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin ikinci yılı dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, 2 yılda gerçekleştirilenleri anlattı.
Ecevit, "Depremlerle ilgili tüm harcamaları tam bir saydamlıkla gerçekleştirdik. Öyle ki yapılan harcamalara toz kondurulamadı. Deprem yaralarını sarmak için yurt içinden ve yurt dışından cömertçe gelen bağışların ve katkıların çok daha fazlası Devletimizin olanakları ile sağlandı. Ağır bir ekonomik sorun döneminden geçerken bile depremzedelere verilen sözleri aksatmadan yerine getirdik ve getiriyoruz. Bu başarılar Devletimizin ve halkımızın gücünü kanıtlamaktadır" dedi.
.
Başbakan Bülent Ecevit'in konuşması ve sorulara yanıtları şöyle:
(17 Ağustos 2001)

Sayın Yurttaşlarım,

17 Ağustos ve 12 Kasım 1999'da Marmara Bölgemizde yaşanan depremler, tarihimizin en yıkıcı ve acılı doğal afetleri arasında yer almıştır.

Depremlerde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet. yaralananlara ve sakatlananlara esenlikler dilerim.

Depremlerden hemen sonra acil gereksinmelerin karşılanabilmesi ve yaraların sarılabilmesi için halkımızın, Devletimizin ve tüm insanlığın örnek bir dayanışması yaşandı.

Daha sonra ekonomik ve sosyal yaşamın yeniden canlanmasına, yıkılan kentlerimizin sağlıklı bir biçimde yeniden kurulmasına, depremlerin olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılmasına yönelik planlı ve kapsamlı çalışmalar hızla sürdürüldü.

Barınma gereksiniminin kısa sürede karşılanabilmesi için öncelikle sayısız çadırkent kuruldu, aynı zamanda 44 bin kadar pre-fabrike konut yaptırıldı.

Anımsanacağı üzere, pre-fabrike konutların önemli bir bölümü 2.5 ay gibi çok kısa bir sürede tamamlanarak depremzedelere dağıtıldı.

Daha sonra özenle seçilen bölgelerde kalıcı konutların yapımı başlatıldı.

Bugüne kadar yaklaşık 40 bin kalıcı konuttan 27 bin kadarı tamamlandı. Bunlardan önemli bir bölümü hak sahiplerine teslim edildi.

Sonradan ihale edilenlerle, yüklenicisi bakımından sorun bulunan birkaç yüz konut dışında kalan konutlar önümüzdeki birkaç ay içinde tümüyle bitirilmiş ve dağıtılmış olacaktır.

Türkiye, bu konuda çok büyük bir başarı kazanmıştır.

Konutları yapılıp teslim edilenler dışında, Devletimiz konutlarını kendileri yapanlara ve hazır konut alanlara da yardımda bulunmaktadır.

Bu bağlamda, konutlarını kendileri yapan 13 bin kadar yurttaşımıza 12.3 trilyon lira, hazır konut alan 4 bin 600 yurttaşımıza da 28 trilyon lira ödenmiştir.

Ayrıca, İstanbul’da depremzedeler için Emlak Bankası’ndan 559 bitmiş konut satın alınmıştır.

Öte yandan, orta hasarlı konutlarını onarmaları için 52 bin 600 yurttaşımıza 69.8 trilyon lira ödemede bulunulmuştur.

Eğitim sorunu hızla çözüldü:

Toplam 5.301 yeni derslikte yaklaşık 200 bin öğrenci kapasitesi yaratıldı.

2.415 derslikli 117 okulun ve 947 ek dersliğin yapımı da sürmektedir.

Ayrıca, 1.500 derslikli 32 yeni okulun yapımı plAnlandı ve ihale aşamasına getirildi.

Depremden sonra öğretmen sayısı 11 bin fazlasıyla 66 bini aştı.

Bugün, gerek öğretmen sayısı gerek bir dersliğe düşen öğrenci sayısı ve fiziki koşullar bakımından deprem öncesine göre daha iyi bir düzeye gelindi.

Sağlık Bakanlığı ve SSK bünyesinde 1000 yataklı 16 pre-fabrike sağlık tesisi kuruldu.

Toplam 220 yataklı iki kalıcı hastane yapıldı.

Deprem bölgesindeki sağlık personeli sayısında da deprem öncesine göre önemli artışlar sağlanmıştır.

Ziraat Bankası tarafından 13 bin depremzedenin 13 trilyon lira tutarındaki kredi borcu ertelendi. 3 bin kadar çiftçimize 4,5 trilyon lira tutarında yeni kredi kullandırıldı.

Halk Bankası tarafından da 11 binden fazla firmanın 13.1 trilyon lira tutarındaki kredi borcu ertelendi. 26 bin firmaya 201 trilyon lira tutarında Hazine ve Banka kaynaklı yeni kredi sağlandı.

Bölgedeki yatırımcılara yeni kolaylıklar getirildi.

Vergi ve prim borçları ertelendi.

Ertelenen vergi borçlarının da yeniden tecil edilmesi ve uygun koşullarda taksitlendirilmesi için öngörülen başvurma süresi 15 Ekim’e kadar uzatıldı.

SSK ve Bağ-Kur prim borçları da 30 Haziran 2001’e kadar ertelendi. Bu tarihten sonra da taksitler halinde ödeme kolaylığı getirildi.

Sosyal Yardımlaşmayı ve Dayanışmayı Teşvik Fonu tarafından yapılan yardımlar 274 trilyon liraya ulaştı. Yardım yapılan depremzede sayısı 415 bini buldu.

Doğal afetler önlenemese de bunların etkilerini en aza indirebilmenin bilimsel ve teknik yolları bulunmuştur.

Çarpık yapılaşmanın önlenmesi, acil durum yönetiminin planlanması, arama, kurtarma ve yardım çalışmalarının etkinleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu bağlamda;

  • Başbakanlıkta Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü kuruldu.
  • Sivil savunma örgütümüz güçlendirildi, geliştirildi ve yaygınlaştırıldı.
Örgütteki arama ve kurtarma personeli sayısı daha önce 100 civarında iken şimdi 1000’i aştı. Ayrıca 2.500’den fazla ek personel kadrosu sağlandı.

Arama ve kurtarma birlik ve ekipleri tüm illere yaygınlaştırıldı.

Araç, malzeme, ekipman, teknoloji ve eğitim bakımından geçmişle karşılaştırılamayacak yeni olanaklar sağlandı.

Daha da önemlisi; arama ve kurtarma çalışmalarına Türk ve yabancı gönüllü kuruluşların, yerel yönetimlerin ve bireysel olarak yurttaşların desteği sağlandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri de bu alanda çok iyi bir yapılanmayı gerçekleştirdi.

Ülkemizde ilk kez zorunlu deprem sigortası uygulanmaya başladı.

Kızılay’ın çalışmalarının daha yeterli bir duruma getirilebilmesi için yeni önlemler alındı ve yatırımlar yapıldı.

Bu kapsamda, Afet Acil iletişim Projesi uygulamaya konuldu. Eğitim çalışmaları hızlandırıldı. Afet Operasyon Merkezi kuruldu. Depoların düzenlenmesi ve otomasyona geçirilmesi yoluna gidildi.

  • İstanbul Deprem Acil Müdahale ve Erken Uyarı Projesi gerçekleşme yoluna girdi.
  • Ayrıca, İstanbul’da depremden korunma ve deprem zararlarının azaltılması konusunda toplum bilincini yükseltmek amacıyla öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik kapsamlı bir eğitim projesi uygulanmaktadır. Proje yeni öğretim döneminde öteki illere de yaygınlaştırılacaktır.
Depremlere ve her türlü doğal afetlere karşı zamanında önlem almak bakımından Devletimizin de halkımızın da bilinç ve hazırlık düzeyi hızla yükseltilmektedir. Bu umut verici bir gelişmedir.

Sayın Yurttaşlarım:

Depremlerle ilgili tüm harcamaları tam bir saydamlıkla gerçekleştirdik.

Öyle ki yapılan harcamalara toz kondurulamadı.

Deprem yaralarını sarmak için yurt içinden ve yurt dışından cömertçe gelen bağışların ve katkıların çok daha fazlası Devletimizin olanakları ile sağlandı.

Ağır bir ekonomik sorun döneminden geçerken bile depremzedelere verilen sözleri aksatmadan yerine getirdik ve getiriyoruz.

Bu başarılar Devletimizin ve halkımızın gücünü kanıtlamaktadır.

Depremlerle ilgili sorunların çözümüne değerli katkılarda bulunan dost ülkelere ve kuruluşlara, Devletimiz ve halkımız adına şükranlarımı sunarım.

Allah’tan halkımızı ve tüm insanlığı her türlü felaketten esirgemesini dilerim.

SORULAR VE YANITLARI

Soru: Deprem yardımlarının başka kaynaklara aktarıldığı yönünde iddialar var. Bunun nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ecevit: Hayır. Başka kaynaklar şöyle dursun, ekonomik sıkıntıya, sorunlara rağmen biz depremzedelerin beklentilerinde en küçük bir kısıntıya yer vermedik.

Soru: Deprem bölgesindeki yetersizlikler nedeniyle depremzedeler Ankara'ya da geldi. Koalisyon ortaklarından hiçbir lider bölgeye gitmedi. Acaba bir tepkiden rahatsızlık mı duyuyorsunuz?

Ecevit: Bakan arkadaşlarımız sık sık deprem bölgelerini ziyaret ediyorlar ve sorunlarla yakından ilgileniyorlar. Aslında tabii her felaketten sonra bazı sorunlar ve sıkıntılar olur. Ama Türkiye, depremle, deprem sonuçlarıyla mücadelede ve ona karşı tedbirler almakta sanırım pek az ülkede görülebilecek bir başarı gösterdi. Bir kere dediğim gibi prefabrike konutlar çok kısa bir sürede tamamlandı. Kalıcı konutların çok büyük bir kısmı tamamlandı. 2-3 ay içinde de geri kalanlar tamamlanmış ve hizmete sunulmuş olacak. Bu arada eğitim alanında büyük başarılar sağlandı. Deprem bölgesindeki eğitim personeli deprem öncesinden çok daha ileri düzeylere vardı. Sağlık bakımından büyük adımlar atıldı.

Bu arada tabii bir takım eksiklikler kalmış olabilir, elbette burukluklar, eziklikler kalmış olabilir gönüllerde. Ama devletimizin halkıyla birlikte ve dış destekle birlikte göstermiş olduğu başarıyı da küçümsememek gerekir düşüncesindeyim.''

Deprem sonrasında bölgede ev almak ya da ev yapmak isteyenlere 6 milyar lira yardım verildi, ancak yaşanan son 2 ekonomik kriz sonrasında bu para reel olarak 3 milyar liraya düştü.bu konuda depremzedelere yeni bir katkı söz konusu olacak mı?

Bu tabii Türkiye'deki ekonomik durumun, genel ekonomik durumun sonucudur. Maalesef bu ekonomik sorunlar bağlamında bir çok vatandaşımız kayba uğradı. Ama bu kayıpları gidermek için elden gelen çabayı gösteriyoruz. Kaldı ki eğer bu konutlara başvurular erken tarihte yapılmış olsaydı, bunalımdan önce bir sonuca varmış olurdu ev almak isteyenler. Ama dediğim gibi devlet olarak biz elimizden geleni yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.

Soru: Deprem felaketi sonrasında Kızılay ile ilgili bazı iddialar gündeme geldi ve Başbakanlık Teftiş Kurulu bu konuda iki rapor hazırladı. Bu iki raporu da siz imzaladınız buna rağmen yönetim kurulu halen görevde. Bunun sebebi nedir?

Ecevit: Kızılay'ın belirttiğiniz gibi bir yönetimi var. Bu yönetim, daha önceki yönetimler döneminde ileri sürülen iddialar üzerinde duruyor. Fakat son durumu henüz bilmiyorum, öğrenirim.



(17 AĞUSTOS 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.