Başbakan Bülent Ecevit'in konuşması ve sorulara yanıtları
şöyle:
(17 Ağustos 2001)
Sayın Yurttaşlarım,
17 Ağustos ve 12 Kasım 1999'da Marmara Bölgemizde yaşanan depremler,
tarihimizin en yıkıcı ve acılı doğal afetleri arasında yer almıştır.
Depremlerde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet. yaralananlara ve
sakatlananlara esenlikler dilerim.
Depremlerden hemen sonra acil gereksinmelerin karşılanabilmesi ve yaraların
sarılabilmesi için halkımızın, Devletimizin ve tüm insanlığın örnek bir
dayanışması yaşandı.
Daha sonra ekonomik ve sosyal yaşamın yeniden canlanmasına, yıkılan
kentlerimizin sağlıklı bir biçimde yeniden kurulmasına, depremlerin olumsuz
etkilerinin ortadan kaldırılmasına yönelik planlı ve kapsamlı çalışmalar
hızla sürdürüldü.
Barınma gereksiniminin kısa sürede karşılanabilmesi için öncelikle sayısız
çadırkent kuruldu, aynı zamanda 44 bin kadar pre-fabrike konut yaptırıldı.
Anımsanacağı üzere, pre-fabrike konutların önemli bir bölümü 2.5 ay
gibi çok kısa bir sürede tamamlanarak depremzedelere dağıtıldı.
Daha sonra özenle seçilen bölgelerde kalıcı konutların yapımı başlatıldı.
Bugüne kadar yaklaşık 40 bin kalıcı konuttan 27 bin kadarı tamamlandı.
Bunlardan
önemli bir bölümü hak sahiplerine teslim edildi.
Sonradan ihale edilenlerle, yüklenicisi bakımından sorun bulunan birkaç
yüz konut dışında kalan konutlar önümüzdeki birkaç ay içinde tümüyle bitirilmiş
ve dağıtılmış olacaktır.
Türkiye, bu konuda çok büyük bir başarı kazanmıştır.
Konutları yapılıp teslim edilenler dışında, Devletimiz konutlarını kendileri
yapanlara ve hazır konut alanlara da yardımda bulunmaktadır.
Bu bağlamda, konutlarını kendileri yapan 13 bin kadar yurttaşımıza 12.3
trilyon lira, hazır konut alan 4 bin 600 yurttaşımıza da 28 trilyon lira
ödenmiştir.
Ayrıca, İstanbul’da depremzedeler için Emlak Bankası’ndan 559 bitmiş
konut satın alınmıştır.
Öte yandan, orta hasarlı konutlarını onarmaları için 52 bin 600 yurttaşımıza
69.8 trilyon lira ödemede bulunulmuştur.
Eğitim sorunu hızla çözüldü:
Toplam 5.301 yeni derslikte yaklaşık 200 bin öğrenci kapasitesi yaratıldı.
2.415 derslikli 117 okulun ve 947 ek dersliğin yapımı da sürmektedir.
Ayrıca, 1.500 derslikli 32 yeni okulun yapımı plAnlandı ve ihale aşamasına
getirildi.
Depremden sonra öğretmen sayısı 11 bin fazlasıyla 66 bini aştı.
Bugün, gerek öğretmen sayısı gerek bir dersliğe düşen öğrenci sayısı
ve fiziki koşullar bakımından deprem öncesine göre daha iyi bir düzeye
gelindi.
Sağlık Bakanlığı ve SSK bünyesinde 1000 yataklı 16 pre-fabrike sağlık
tesisi kuruldu.
Toplam 220 yataklı iki kalıcı hastane yapıldı.
Deprem bölgesindeki sağlık personeli sayısında da deprem öncesine göre
önemli artışlar sağlanmıştır.
Ziraat Bankası tarafından 13 bin depremzedenin 13 trilyon lira tutarındaki
kredi borcu ertelendi. 3 bin kadar çiftçimize 4,5 trilyon lira tutarında
yeni kredi kullandırıldı.
Halk Bankası tarafından da 11 binden fazla firmanın 13.1 trilyon lira
tutarındaki kredi borcu ertelendi. 26 bin firmaya 201 trilyon lira tutarında
Hazine ve Banka kaynaklı yeni kredi sağlandı.
Bölgedeki yatırımcılara yeni kolaylıklar getirildi.
Vergi ve prim borçları ertelendi.
Ertelenen vergi borçlarının da yeniden tecil edilmesi ve uygun koşullarda
taksitlendirilmesi için öngörülen başvurma süresi 15 Ekim’e kadar uzatıldı.
SSK ve Bağ-Kur prim borçları da 30 Haziran 2001’e kadar ertelendi. Bu
tarihten sonra da taksitler halinde ödeme kolaylığı getirildi.
Sosyal Yardımlaşmayı ve Dayanışmayı Teşvik Fonu tarafından yapılan yardımlar
274 trilyon liraya ulaştı. Yardım yapılan depremzede sayısı 415 bini buldu.
Doğal afetler önlenemese de bunların etkilerini en aza indirebilmenin
bilimsel ve teknik yolları bulunmuştur.
Çarpık yapılaşmanın önlenmesi, acil durum yönetiminin planlanması, arama,
kurtarma ve yardım çalışmalarının etkinleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda;
-
Başbakanlıkta Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü kuruldu.
-
Sivil savunma örgütümüz güçlendirildi, geliştirildi ve yaygınlaştırıldı.
Örgütteki arama ve kurtarma personeli sayısı daha önce 100 civarında iken
şimdi 1000’i aştı. Ayrıca 2.500’den fazla ek personel kadrosu sağlandı.
Arama ve kurtarma birlik ve ekipleri tüm illere yaygınlaştırıldı.
Araç, malzeme, ekipman, teknoloji ve eğitim bakımından geçmişle karşılaştırılamayacak
yeni olanaklar sağlandı.
Daha da önemlisi; arama ve kurtarma çalışmalarına Türk ve yabancı gönüllü
kuruluşların, yerel yönetimlerin ve bireysel olarak yurttaşların desteği
sağlandı.
Türk Silahlı Kuvvetleri de bu alanda çok iyi bir yapılanmayı gerçekleştirdi.
Ülkemizde ilk kez zorunlu deprem sigortası uygulanmaya başladı.
Kızılay’ın çalışmalarının daha yeterli bir duruma getirilebilmesi için
yeni önlemler alındı ve yatırımlar yapıldı.
Bu kapsamda, Afet Acil iletişim Projesi uygulamaya konuldu. Eğitim çalışmaları
hızlandırıldı. Afet Operasyon Merkezi kuruldu. Depoların düzenlenmesi ve
otomasyona geçirilmesi yoluna gidildi.
-
İstanbul Deprem Acil Müdahale ve Erken Uyarı Projesi gerçekleşme yoluna
girdi.
-
Ayrıca, İstanbul’da depremden korunma ve deprem zararlarının azaltılması
konusunda toplum bilincini yükseltmek amacıyla öğretmen, öğrenci ve velilere
yönelik kapsamlı bir eğitim projesi uygulanmaktadır. Proje yeni öğretim
döneminde öteki illere de yaygınlaştırılacaktır.
Depremlere ve her türlü doğal afetlere karşı zamanında önlem almak bakımından
Devletimizin de halkımızın da bilinç ve hazırlık düzeyi hızla yükseltilmektedir.
Bu umut verici bir gelişmedir.
Sayın Yurttaşlarım:
Depremlerle ilgili tüm harcamaları tam bir saydamlıkla gerçekleştirdik.
Öyle ki yapılan harcamalara toz kondurulamadı.
Deprem yaralarını sarmak için yurt içinden ve yurt dışından cömertçe
gelen bağışların ve katkıların çok daha fazlası Devletimizin olanakları
ile sağlandı.
Ağır bir ekonomik sorun döneminden geçerken bile depremzedelere verilen
sözleri aksatmadan yerine getirdik ve getiriyoruz.
Bu başarılar Devletimizin ve halkımızın gücünü kanıtlamaktadır.
Depremlerle ilgili sorunların çözümüne değerli katkılarda bulunan dost
ülkelere ve kuruluşlara, Devletimiz ve halkımız adına şükranlarımı sunarım.
Allah’tan halkımızı ve tüm insanlığı her türlü felaketten esirgemesini
dilerim.
SORULAR VE YANITLARI
Soru: Deprem yardımlarının başka kaynaklara aktarıldığı yönünde
iddialar var. Bunun nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ecevit: Hayır. Başka kaynaklar şöyle dursun, ekonomik sıkıntıya,
sorunlara rağmen biz depremzedelerin beklentilerinde en küçük bir kısıntıya
yer vermedik.
Soru: Deprem bölgesindeki yetersizlikler nedeniyle depremzedeler
Ankara'ya da geldi. Koalisyon ortaklarından hiçbir lider bölgeye gitmedi.
Acaba bir tepkiden rahatsızlık mı duyuyorsunuz?
Ecevit: Bakan arkadaşlarımız sık sık deprem bölgelerini ziyaret
ediyorlar ve sorunlarla yakından ilgileniyorlar. Aslında tabii her felaketten
sonra bazı sorunlar ve sıkıntılar olur. Ama Türkiye, depremle, deprem sonuçlarıyla
mücadelede ve ona karşı tedbirler almakta sanırım pek az ülkede görülebilecek
bir başarı gösterdi. Bir kere dediğim gibi prefabrike konutlar çok kısa
bir sürede tamamlandı. Kalıcı konutların çok büyük bir kısmı tamamlandı.
2-3 ay içinde de geri kalanlar tamamlanmış ve hizmete sunulmuş olacak.
Bu arada eğitim alanında büyük başarılar sağlandı. Deprem bölgesindeki
eğitim personeli deprem öncesinden çok daha ileri düzeylere vardı. Sağlık
bakımından büyük adımlar atıldı.
Bu arada tabii bir takım eksiklikler kalmış olabilir, elbette burukluklar,
eziklikler kalmış olabilir gönüllerde. Ama devletimizin halkıyla birlikte
ve dış destekle birlikte göstermiş olduğu başarıyı da küçümsememek gerekir
düşüncesindeyim.''
Deprem sonrasında bölgede ev almak ya da ev yapmak isteyenlere 6 milyar
lira yardım verildi, ancak yaşanan son 2 ekonomik kriz sonrasında bu para
reel olarak 3 milyar liraya düştü.bu konuda depremzedelere yeni bir katkı
söz konusu olacak mı?
Bu tabii Türkiye'deki ekonomik durumun, genel ekonomik durumun sonucudur.
Maalesef bu ekonomik sorunlar bağlamında bir çok vatandaşımız kayba uğradı.
Ama bu kayıpları gidermek için elden gelen çabayı gösteriyoruz. Kaldı ki
eğer bu konutlara başvurular erken tarihte yapılmış olsaydı, bunalımdan
önce bir sonuca varmış olurdu ev almak isteyenler. Ama dediğim gibi devlet
olarak biz elimizden geleni yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.
Soru: Deprem felaketi sonrasında Kızılay ile ilgili bazı iddialar
gündeme geldi ve Başbakanlık Teftiş Kurulu bu konuda iki rapor hazırladı.
Bu iki raporu da siz imzaladınız buna rağmen yönetim kurulu halen görevde.
Bunun sebebi nedir?
Ecevit: Kızılay'ın belirttiğiniz gibi bir yönetimi var. Bu yönetim,
daha önceki yönetimler döneminde ileri sürülen iddialar üzerinde duruyor.
Fakat son durumu henüz bilmiyorum, öğrenirim. |