|
|
 |
12 KASIM 1999
|
13 KASIM 1999
|
CUMHURİYET
GAZETESİ'NDE YER ALAN HABERLER
7.2 büyüklüğünde deprem... Düzce ve Bolu'da
büyük hasar ve can kaybı
Türkiye sallandı
Ülkenin büyük çoğunluğu hissetti
Saat 18.58'de merkez üssü Düzce
olan 7.2 büyüklüğündeki deprem can kaybına neden oldu. Yaklaşık 30 saniye
süren depremde ilk belirlemelere göre 34 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.
Bolu ve Düzce'de yaklaşık 40 bina yıkılırken sarsıntı Ankara, İstanbul,
İzmir, Kayseri, Çanakkale, Antalya, Burdur, Isparta, Zonguldak, Samsun,
Afyon ve Kırklareli'de de hissedildi.
Düzce'de
büyük yıkım
Düzce'de büyük hasara neden
olan depremin ardından Bolu Devlet Hastanesi Başhekimi, hastalara hastane
bahçesinde bakmak zorunda kaldıklarını belirterek yardım istedi. Çeşitli
illerdeki yardım ekipleri hemen yola çıktı. Antalya Büyükşehir Belediye
İtfaiyesi 15 kişilik yardım ekibini yola çıkardı. Ayrıca 13 kişilik Antalya
AKUT ekibi de yola çıktı.
Telefonlar kesildi yollar kapandı
Deprem nedeniyle D-100 karayolunun
Bolu Dağı Bakacak mevkiinde yaklaşık 2 metrelik yarık oluştu. Aynı bölgede
yol çöktü ve Bolu'dan İstanbul yönüne gidiş tamamen kapandı. Depremin ardından
yine telefon ve cep telefonlarıyla haberleşme mümkün olmadı. Telefonların
çalışmaması nedeniyle Bolu'yla iletişim uzun süreli olarak kesildi.
Haber Merkezi - Bolu-Düzce
fay hattı üzerinde meydana geldiği belirtilen 7.2 büyüklüğündeki deprem,
yurttaşların yeniden korkulu saatler yaşamasına neden oldu. Deprem nedeniyle
ilk belirlemelere göre 34 kişi yaşamını yitirirken yüzlerce kişi yaralandı.
Ölen kişilerinden birisinin Sakarya'nın Karasu ilçesinde paniğe kapılarak
yüksek binadan atladığı, bir diğerinin ise elektrik akımına kapıldığı belirtildi.
Resmi açıklamalarda enkaz altında çok sayıda insanın bulunduğu, ölü sayısının
çok yüksek olabileceği belirtildi. Yaralılar çevre illerdeki hastanelere
sevk edildi. Başbakanlığın görevlendirmesiyle bölgeye ilk olarak Zonguldak
ve Ereğli'deki maden işçileri gitti.
Depremin hissedildiği Zonguldak'ta
da ilk belirlemelere göre 30 kişi yaralandı, 60 kişi baygınlık geçirdi.
Yaralılar, Zonguldak SSK Bölge Hastanesi ile devlet hastanesinde tedavi
altına alındı.
Deprem sonrasında Amerikan
Jeoloji Enstitüsü yaptığı açıklamada, merkez üssü Düzce olan depremin büyüklüğünü
Richter ölçeğine göre 7.2 olarak açıkladı.
Sağlık yardımı istendi
Bolu Devlet Hastanesi Başhekimi
Sadettin Çakmakoğlu , Düzce'de binaların çoğunluğunun çöktüğünü ve hastane
bahçesinde yüzlerce yaralının bulunduğunu söyledi. Çakmakoğlu dün akşam
saatlerinde yaptığı açıklamada, acil yardım çağrısında bulunarak ''Hastanemizdeki
hasarlı bir bina çöktü. Şu anda hastanemizde tedavi gören hastalarımızda
bir şey yok. Müdahaleler hastane bahçesinde yapılıyor. Elektrikler kesik
olduğu için jeneratörlerin yardımıyla çalışıyoruz. Yaralı çok fazla ve
yardım istiyorum. Sağlık ekibi, serum, ağrı kesici istiyorum. Malzemelerin
çoğu depolarda kaldı ve inemiyoruz. En yakın merkezlerden ambulans istiyoruz''
diye konuştu.
Sağlık Bakanlığı Ankara,
Çankırı, Eskişehir, Bartın, Kütahya, Zonguldak ve Konya'dan toplanan 36
adet tam teşekküllü ambulansın bölgeye sevk edildiğini bildirdi. Bakanlık
Müsteşarı Haluk Tokuçoğlu da iki üst düzey yöneticinin hemen deprem bölgesine
gönderildiğini söyledi. Sağlık Bakanlığı Kriz Merkezi'nin 433 31 22-435
73 36 numaralı telefonlarından bilgi alınabileceği belirtildi.
Yardım ekipleri
Başta Silahlı Kuvvetler olmak
üzere depremin duyulmasının ardından çeşitli illerdeki yardım ekipleri
hemen yola çıktı. Antalya Büyükşehir Belediye İtfaiyesi 15 kişilik yardım
ekibini yola çıkardı. Ayrıca 13 kişilik Antalya AKUT ekibi de yola çıktı.
Yeni Yüksektepe Kültür Derneği Arama Kurtarma Grubu GEA da Düzce'ye hareket
etti.
Yollar hasar gördü
Deprem nedeniyle D-100 karayolunun
Bolu Dağı Bakacak mevkiinde yaklaşık 2 metrelik yarık oluştu. Aynı bölgede
yolda çökme meydana gelmesi sonucu ''İsmail'in yeri'' olarak bilinen mevkiide,
deprem esnasında çok sayıda trafik kazası meydana geldi.
Bolu'dan İstanbul yönüne
gidiş tamamen kapandı. Emniyet Genel Müdürlüğü, merkez üssü Düzce olan
deprem dolayısıyla Bolu Karayolu'nda hasar meydana geldiği için araçların
Eskişehir-Bilecik yolu üzerinden gitmeleri uyarısında bulundu.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nden
yapılan yazılı açıklamada, Bolu'nun İstanbul yönündeki karayolu üzerinde
hasar meydana geldiğinden Ankara'dan İstanbul'a, İstanbul'dan Ankara'ya
gidecek araçların Eskişehir-Bilecik yolu üzerinden gitmelerinin, yardım
ekiplerinin deprem bölgesine hızla ulaşmasını kolaylaştıracağı kaydedildi.
Bu yönlerdeki trafik akışının
hızlı bir şekilde yapılması ve yardımların zamanında ulaştırılabilmesi
için İstanbul, Bolu, Yalova ve çevredeki il ve ilçe emniyet müdürlüklerine
talimat verildiği de bildirildi. Hasar görmesi nedeniyle Samsun-İstanbul
yolunun da trafiğe kapatıldığı, ulaşımın Ankara üzerinden sağlandığı bildirildi.
Depremin etkisi büyük
Düzce merkez üslü depremin ardından
Ankara'da deprem sonrasında bazı binalarda çatlaklar olduğu haberleri geldi.
Ankara'da can kaybı meydana gelmezken Zonguldak'ta ilk belirlemelere göre
30 kişi yaralandı, 60 kişi baygınlık geçirdi.
Depremin ardından yine telefon
ve cep telefonlarıyla iletişim mümkün olmadı. Telefonların çalışmaması
nedeniyle Bolu'yla iletişim uzun süreli olarak kesilirken yurttaşların
yakınlarına ulaşma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz
telefon hatlarının tamamının sağlam olduğunu belirterek ''Ankara'dan uydu
haberleşme sistemlerini deprem bölgesine gönderdik. Biraz sonra normal
haberleşmeye dönülecektir'' açıklamasını yaptı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı, depremin bölgede elektrik direklerinde yıkılmalara neden olduğunu
ve bu nedenle yer yer elektrik kesintilerinin meydana geldiğini belirtti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi
de, deprem bölgesine, vilayetle koordineli olarak bölgeye sevk edilen sivil
savunma ekipleri için 2 adet minibüs, 3 binek aracı ile biri yangın söndürme
aracı olmak üzere itfaiyeye ait 3 kurtarma aracı, 16 kişilik profesyonel
bir ekip, Büyükşehir Belediyesi'ne ait 3 ambulans ve 1 adet tam teşekküllü
mobil hastane gönderdi.
ANKARA'DA KRİZ MERKEZİ
Askerler
görev başında
**Depremin ardından hemen kurulan
2 kriz merkezi göreve başladı. Demirel yaptığı açıklamada ''Ağır bir tablo
ile karşı karşıyayız. Sayın Başbakan ve bakanlar hadiseye müdahildir. Valiler
işlerinin başındadır. Silahlı kuvvetler işinin başındadır" dedi.
ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) -
Düzce'deki depremin meydana gelmesinden kısa bir süre sonra Başbakanlığa
giderek Bülent Ecevit 'le görüşen Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel , tahribatın
büyük olduğunu vurgulayarak ''Yeni bir felaketle karşı karşıyayız'' dedi.
Demirel, deprem nedeniyle AGİT zirvesi ile ABD Başkanı Bill Clinton 'ın
ziyaretinde bir değişiklik olacağını sanmadığını söyledi.
Depremin ardından Ankara'da
Başbakanlık ve MGK Genel Sekreterliği'nde ayrı ayrı 2 kriz merkezi kuruldu.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) de harekete geçti. Kara Kuvvetleri Komutanlığı
Karargâhı'nda ''Tabii Afetler Koordinasyon ve Değerlendirme Merkezi'' faaliyete
geçti. Ecevit, depremin ardından saat 20.00 sıralarında Başbakanlık Merkez
Binası'na geldi.
Prof. Yücel Yılmaz
İzmit depremi batıya değil doğuya yürüdü!
**Bilim adamlarımızdan bazıları,
İstanbul için tehlikenin aynen sürdüğünü savunurken Profesör Yücel Yılmaz,
Düzce depreminden İstanbul'un şanslı çıktığı, deprem beklentisinin kısa
vadede daha uzun vadeye ötelendiği görüşünde...
ORHAN BURSALI
7.4 büyüklüğündeki İzmit
depreminin hem doğuya hem batıya doğru yönelik etkileri, öncelikle, Düzce
fayını tetikledi. Bu fay, bölge üzerinde araştırmaları ile tanınan Profesör
Aykut Barka 'ya göre, Düzce'nin güneyinden Eften Gölü Kaynaştı-Asarsu vadisi
üzerinden sıçrayarak Bolu TEM viyadükleri, Bolu Dağı geçişi ve tünelin
güneyinden Bolu ovasına gidiyor. Barka'ya göre, 30-35 km uzunluğundaki
bu fay net olarak, Düzce'nin hemen güneyinde ve özellikle Kaynaştı'nın
hemen yanıbaşında çok iyi görülüyor. Barka, İzmit depreminin tetiklemesiyle,
doğuya yönelik faaliyetini, Düzce fayını kırarak sona erdirdiğini, doğuda
artık "işini bitirdiğini" belirtti.
'Tehlike sürüyor'
17 Ağustos İzmit depreminin
ilginç özelliklerinden biri, iki yönlü olmasıydı. Deprem şoku, iki tane
ve iki yönlü olmuştu, Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde hem doğu yönüne,
hem batıya, Marmara Denizi'ne doğru.
Dünkü depremden sonra, İzmit
depremi artçı şoklarının Marmara Denizi'ni, İstanbul'u etkileyecek faaliyetleri
nasıl olacak?
Aykut Barka, Marmara ile
ilgili tehlikenin aynen sürdüğüne işaret ediyor: "Düzce depremi öncesi
İstanbul için ne konuştuysak hepsi aynen geçerli. Yani İstanbul için tehlike
aynen sürüyor."
İTÜ öğretim üyesi, Profesör
Dr. Yücel Yılmaz ise İzmit depreminin batıya doğru değil de doğuya doğru
yürümesinin Düzce ve civarı için şanssızlık, ama İstanbul için ise bir
şans olduğuna dikkati çekti. Yücel Yılmaz, Aykut Barka'dan biraz farklı
olarak şunları söylüyor: "Dünkü Düzce depremiyle doğudaki aktivitenin bittiğini
tam söyleyemeyiz. 7.2'lik deprem, orta vadede daha doğuya doğru, Gerede'ye
doğru da yürüyebilir. Bu kırılan kolun 35 km'den daha büyük olduğunu, 60
km'yi kapsadığını sanıyorum".
'Enerji boşaldı'
Yücel Yılmaz, Düzce depreminin
İstanbul'u etkileyebilecek büyüklükte bir depremle ilişkisi konusunda da
farklı öngörülerde bulunuyor: "İzmit depreminin enerjisini, Düzce fayını
tetikleyerek boşalttığını söyleyebiliriz. Bu durumun, İstanbul depremi
tehlikesini kısa vadede beklenir olmaktan çıkardığını söyleyebiliriz. Marmara'daki
deprem beklentisi, Düzce depremiyle birlikte, yakın gelecekten daha uzun
vadeye yayılmıştır. Birikim, Düzce depremiyle önemli ölçüde boşalmıştır.
Şimdi Marmara üzerinde enerji birikiminin yeniden oluşmasını beklemeliyiz,
ki bunun için önümüzde zaman vardır."
Yücel Yılmaz, ancak bu konuda
kesin bir şeyler söyleyebilmek için Düzce depreminden sonraki artçı şoklar
dağılımına bakmak gerektiğini, bu dağılımın hangi bölgelerde gerçekleştiğine
bakarak kesin bir şey söylenebileceğini de sözlerine ekledi.
Yücel Yılmaz'la Marmara'da
beklenen depremin özelliği üzerinde de tartıştık. Yılmaz, İzmit depreminin
şimdiye kadar beklendiğinin tersine, batıya değil de doğuya yönelmesini,
"Marmara'da varlığı ileri sürülen, Marmara'yı boydan boya kestiği belirtilen
büyük fayı etkileyebilecek ve tetikleyebilecek enerji büyüklüğünden yoksun
olması ile açıklanabilir" dedi.
Ancak, sözü edilen bu fayın
varlığının henüz teorik olması, kesinleşmemiş olması, bu görüşü de tam
doğrulamıyor. Yücel Yılmaz, Marmara'da bu büyük fay yoksa, İstanbul için
çok ciddi bir deprem tehlikesinden de bahsedilemeyeceğini, Marmara Denizi
içinde zaten varlığı bilinen daha küçük fay parçalarının ise Deniz'de en
çok 6- 6.5 büyüklüklerinde depremler üretebileceğini sözlerine ekledi.
Yılmaz, her halükarda, Düzce depremi ilede enerjinin boşalması sonucu,
Marmara üzerindeki baskının kısmen gerilediği, yeni enerji birikiminin
oluşması için daha çok zamana ihtiyaç olduğu ve İstanbul'un bu son doğa
olayından şanslı çıktığı görüşünde.
Uzmanlar son sarsıntıyı
değerlendirdi
'Endişelerimiz doğru çıktı'
İstanbul Haber Servisi - İstanbul
Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Celal Şengör , 7.2 büyüklüğündeki Düzce depreminin merkez üssü
Kocaeli olan 7.4'lük depremin tetiklediği bir deprem olduğunu tahmin ettiğini
belirterek ''Bu depremden sonra, İstanbul'da büyük deprem olacağına ilişkin
korkum daha da arttı'' dedi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi
Deprem Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik de,
Düzce merkez üslü depremin çok büyük bir deprem olduğunu belirterek ''Bu
bizim beklediğimiz senaryolardan biriydi. 7.4'lük depremden sonra yırtılmanın
doğuya veya batıya devam edebileceğini biliyorduk, tabii zamanını bilemiyorduk
ama endişelerimiz doğru çıktı'' diye konuştu.
Prof. Celal Şengör, İzmit
depreminin çok büyük bir deprem olduğunu ve Kuzeybatı Anadolu'daki stres-gerilim
dağılımını büyük ölçüde değiştirdiğini belirterek bu depremin fay hattındaki
kırığı hem doğuya, hem de batıya uzattığını söyledi. Bunun, çok nadir görülen
bir durum olduğunu ifade eden Şengör, ''O yüzden modellememiz zor oldu.
Ancak benim sezgim, doğuya uzanan kısmın bir sürü artçıl depremi tetiklediği
yönündeydi. Bu da tetiklenen depremlerin en büyüğüydü'' dedi. Kuzeybatı
Anadolu fay hattındaki kırılmaların İzmit'le Bolu arasında gidip geldiğini
belirten Şengör, ''Ancak büyük depremler hep batıya gelmiştir. Tarih boyunca
da bu böyle olmuştur. Bu yüzden benim esas korkum, büyük deprem İstanbul'u
vuracaktır. Şimdi korkum daha da arttı'' dedi. Bundan sonraki depremin
''0 ile 30 yıl arasında olabileceğini'' vurgulayan Şengör, ''Ancak büyük
depremin 2 ile 10 yıl arasında İstanbul'u vuracağı yönündeki benim gizli
tahminim hâlâ geçerliliğini korumaktadır'' diye konuştu.
BU HABERLER, CUMHURİYET GAZETESİ'NİN
İNTERNET SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.
-(13
KASIM 1999)
  |