Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
 BELGENET 
 ARŞİV
 BELGELER 
Deprem ile ilgili haberler nasıl yer aldı
ANADOLU AJANSI
HÜRRİYET
MİLLİYET 
RADİKAL
SABAH
CUMHURİYET 13 KASIM
DEPREM ANA SAYFA
TÜRKİYE'DEKİ DEPREMLER
DEPREM NEDİR
 
.
 
 
 
 
 


12 KASIM 1999 

14 KASIM 1999 


 CUMHURİYET GAZETESİ'NDE YER ALAN BAZI HABERLER 

17 Ağustos'taki felaketin yaraları sarılmadan Düzce depremiyle yasa boğulduk 

ACI ÜSTÜNE ACI

**Türkiye'yi bir kez daha sarsan deprem bu kez Düzce ve çevresini vurdu. 7.2 büyüklüğündeki depremde ölü sayısı 321'e yaralı sayısı bin 282'ye ulaştı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte arama ve kurtarma çalışmaları hızlanırken, depremin yol açtığı acı tablo da belirginleşmeye başladı. Kurtarma ve yardım ekiplerinin deprem bölgesine ulaştırılması, devletin olaya hakim olup, çalışmaların koordineli bir şekilde yapılması acıları biraz hafifletti. Ölü sayısının bini geçmesinden endişe ediliyor.

**Deprem bölgesindeki bütün okullar süresiz tatil edildi. Bolu ve ilçelerini etkileyen, Ankara'dan Antalya'ya, Kırım'dan Yunanistan'a kadar bir çok yerde hissedilen depremin akşam saatlerinde olması can kaybını azalttı. Ancak deprem sonrası uzun gece boyunca kurtarma çalışmaları, yardımlar güçlükle yapılabildi. Elektriklerin kesilmesi nedeniyle depremden sonraki ilk saatlerde kurtarma çalışmaları otomobillerin farlarının ve bulunabilen jeneratörlerin ışığında gerçekleştirildi. 

**Bölgeye sevkedilen asker, iş makinesi, ambulanslar çalışmalarını hızlandırdı. Beldeye çevre illerden gıda maddesi gelmeye başladı. Eski İstanbul yolunda çatlaklar oluşurken, bazı kamyonların kaza yaptıkları ve devrildikleri görüldü. Park halindeki kamyonlardaki yüklerin döküldüğü gözlendi. Kızılay, deprem bölgesinde sıcak yemek dağıtımına dün başladı. Depremin ardından bölgeye TIR'larla gönderilen seyyar mutfaklar kurularak depremzedelere hizmet verilmeye başlandı. 

Haber Merkezi - Merkez üssü Düzce olan 7.2 büyüklüğündeki deprem, 7.4 büyüklüğündeki Marmara depreminin üstünden üç ay bile geçmeden Türkiye'yi bir kez daha yasa boğdu. Özellikle Düzce ve Kaynaşlı'da büyük hasara yol açan depremde ölü sayısı 321'e, yaralı sayısı 1282'ye ulaşırken, enkaz altında bulunan yüzlerce insanın kurtarılmasına çalışılıyor. Depremden hemen sonra kurtarma ve yardım ekiplerinin deprem bölgesine ulaştırılması, devletin olaya hâkim olup, çalışmaların koordineli bir şekilde yapılması bölgedeki yurttaşların acılarını biraz hafifletti. Ölü sayısının bini geçmesinden endişe ediliyor. Deprem bölgesindeki bütün okullar süresiz tatil edildi.

Bolu ve ilçelerini etkileyen, Ankara'dan Antalya'ya, Kırım'dan Yunanistan'a kadar birçok yerde hissedilen depremin akşam saatlerinde olması can kaybını azalttı. Ancak deprem sonrası uzun gece boyunca kurtarma çalışmaları, yardımlar güçlükle yapılabildi. Elektriklerin kesilmesi nedeniyle depremden sonraki ilk saatlerde kurtarma çalışmaları ve yaralılara ilkyardımlar otomobillerin farlarının ve bulunabilen jeneratörlerin ışığında gerçekleştirildi. 

Depremin Düzce merkezli olduğunun ve Bolu ile ilçelerini etkilediğinin öğrenilmesinin hemen ardından Bartın, Zonguldak, Karabük ve Ankara'dan gelen sivil savunma ekipleri ile arama-kurtarma ekipleri Bolu'ya gönderildi. Marmara depreminde pek çok yakınını kaybeden Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Rasim Betir ile 4. Kolordu Komutanı Korgeneral Erol Tutal da incelemelerde bulunmak üzere hemen Bolu'ya gittiler.

Karayolunun ulaşıma kapanması üzerine ise Türk Silahlı Kuvvetleri üç Sikorsky helikopterini bölgeye gönderdi. Sağlık Bakanlığı 117 ambulansı, doktorlar ve sağlık malzemeleriyle birlikte depremden sonraki 5 saat içinde bölgeye ulaştırırken yaralılar İstanbul, Ankara ve bölgedeki diğer kentlerdeki hastanelere sevk edildi. Oluşturulan hava trafiğiyle de yaralılar hastanelere taşındı.

Depremden hemen sonra yıkılan bazı binalarda yer yer yangın çıktığı görüldü. Düzce'de itfaiye binasının zarar görmesi, yangınların çok sayıda ve değişik bölgelerde çıkması müdahale imkânını azalttığı için vatandaşlar kendi imkânlarıyla yangınlara müdahale ettiler. Vatandaşlar, tulumbalardan, kuyulardan bidonlarla taşıdıkları sularla yangınları söndürdüler. 

Bolulular deprem sonrası yetkililerin uyarılarını dikkate alarak evleri hasar görmemiş olsa bile geceyi dışarıda geçirdiler. Dağıtılan battaniyelere sarılıp, ateşler yakıp etrafında oturarak ısınmaya çalıştılar.

Bolu'da ilk belirlemelere göre 12 bina yıkık, ayrıca ağır hasarlı olmak üzere toplam 32 binada hasar meydana geldiği belirtildi. Kurtarma çalışmaları sırasında, Karamanlı Mahallesi Konuralp Sokak Yıldız Sitesi'ndeki enkazların altından 6 vatandaş sağ kurtarıldı. Bu yurttaşlardan birini Bolu Açık Cezaevi'nde yatan ve kurtarma çalışmalarına katılan mahkûmların çıkardığı bildirildi.

Depremin hemen ardından Bolu 2. Komando Tugayı'ndan 300 asker, depremin en çok etkili olduğu yerlerden Kaynaşlı'ya gönderildi. Kaynaşlı'ya ve Düzce ilçesine, İstanbul'dan ve çevre illerden de asker sevk edildi. İlk gelen ekipler, karanlığa rağmen yoğun bir şekilde kurtarma çalışmalarına katılırken, depremden kurtulanların ilçeden ayrıldıkları gözlendi. Düzce'deki depremin izleri Gümüşova beldesinden itibaren görülmeye başlıyor. Depremin hemen sonrasında ilçede yer yer çıkan yangınlar sonucu alevler yükselirken, depremden kurtulanlar araçlarıyla İstanbul yönüne doğru yoğun bir konvoy oluşturdular.

Ölü ve yaralı sayısının en yoğun olduğu yer olan Düzce'de yaralılar ilk saatlerde, acil servisi hasar gören SKK hastanesinin bahçesinde tedavi edilmeye çalışıldı. Jeneratör olmaması nedeniyle farların ışığında ameliyatlar gerçekleştirildi ve ilk tedaviler yapıldı. 

Gecenin ayazından biraz olsun kurtulabilmek, ısınabilmek amacıyla vatandaşların lastik ya da benzeri madde yakması sonucu ilçede yoğun bir duman tabakası oluşurken askeri birlikler Gölcük depremi sonrası orta hasarlı olan ve 7.2'lik Düzce depreminden sonra tamamen yıkılan Devlet Hastanesi'nin bahçesine bir sahra çadırı kurdular. Yüzlerce binanın yıkıldığı Düzce'de enkaz altında çok sayıda insanın bulunduğu, arama ve kurtarma faaliyetlerine askeri birliklerin de yoğun olarak katıldıkları gözlendi. İlk saatlerden itibaren ambulans trafiği gözlenirken yakınlarını kaybedenlerin feryatları siren seslerine karıştı.

İlçede 4 ve üstü artçı depremler gece boyunca sürerken karanlık yüzünden ilçenin ara sokaklarındaki enkazlara ise hiç ulaşılamadı. Yakınları enkaz altında bulunan vatandaşların endişeli bekleyişi sabah saatlerine kadar sürdü. Düzceliler sabahı arabalarında ya da daha önce kurulan çadırlarda geçirdiler.

Düzce'de 17 Ağustos'taki depremde az hasar gören binaların büyük çoğunluğunun yıkıldığı bildirilirken Marmara depreminde yıkılan binaların enkazının kaldırılmasında kullanılan iş makinelerinin bazıları da yıkılan binaların altında kaldı. Sağlam olanları ise hemen devreye sokuldu. 3 bloktan oluşan 6 katlı Belediye İş Merkezi'nin bloklarından birinin tamamen yıkıldığı Düzce'de, 17 Ağustos'taki depremde minaresi yıkılan tarihi Büyük Cami kısmen, Ceridiye Camii'nin iki minaresi tamamen yıkıldı. Deprem anında Düzce'den Konuralp beldesine giden ve içinde yaklaşık 30 kişinin bulunduğu belediye otobüsü, devrilen bir apartmanın altında kaldı. Otobüsten 10 kişi yaralı olarak kurtarılırken ölen 20 kişinin cesetleri enkazdan güçlükle çıkarıldı.

Fatih Mahallesi'nde çöken 5 katlı bir binada kurtarma çalışmaları sürerken, bu mahallede oturan ve depremden sağ kurtulanlar, deprem esnasında çöken apartmanda mevlit okutulduğunu bildirdiler. Görgü tanıklarının bildirdiğine göre, enkaz altında yaklaşık 60 kişinin bulunduğu sanılıyor. Görgü tanıklarının verdiği bilgiler üzerine hemen başlayan kurtarma çalışmalarının ilk saatlerinde iki erkek enkazdan sağ çıkarıldı.

Kaymakam Mehmet Fahrican , Düzce'nin yanı sıra Beyköy ve Kaynaşlı'nın da depremden büyük oranda etkilendiğini, Konuralp'teki İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin hasar gördüğünü söyledi. 

43'ünün kimliği

Günün ağarmaya başlamasıyla birlikte sabah saatlerinden itibaren kurtarma ve yardım çalışmaları daha da hızlanırken Düzce'de depremde hayatını kaybeden ve Devlet Hastanesi'ne getirilenlerden 43 kişinin kimliği açıklandı. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Haluk Tokuçoğlu 'nun yaptığı açıklamaya göre, cesetleri Devlet Hastanesi'ne getirilenlerden 43'ünün kimliği şöyle: ''Burak Bayraktar, Seçkin Bayraktar, Emine Çakır, Nurdan Kayış, Ahmet Durukan, Yavuz Kahraman, Süreyya Kayış, Sabriye Yüksel, Günaydın Bulut, Mehmet Ali Caner, Hatice Dil, Soner Akıncı, İbrahim Aydın, Baha Aydın, İlyas Durmazoğlu, Selim Kahraman, Murat Bayraktar, Hacı Bayram, Ayfer Kurt, Kadir Conker, Murat Kahraman, Ercan Kahveci, Mehmet Özcan, Zeki Güzel, İnaz Özçelik, Mert Yılmaz, Semiha Yılmaz, Ekrem Yılmaz, İbrahim Yıldırım, Çetin Nemutlu, Özge Temel, Asiye Yirmi, Alim Sağlam, Yakup Aybenli, İsmail Doğanyiğit, Hacı Koç, Nurcan Menioğlu, Şahmenur Arabacı, Çağla Kılavuz, Şahin Akyüz, Güngör Basbay, Cevat Yazgan, Emre Karahasanoğlu.'' 

Hastanede ayrıca, Yeşilyurt Oteli'nden isimsiz bir erkek, küçük bir erkek ve yine kimliği belirlenemeyen bir erkek cesedinin bulunduğu bildirildi. 

Tamamen yıkılan Devlet Hastanesi bahçesinde incelemelerde bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan , Marmara Bölgesi'nde 17 Ağustos'ta meydana gelen depremin de getirdiği deneyim ışığında, Düzce'deki depreme çok hızlı müdahale edildiğini söyledi. Okuyan, yaralıların İstanbul ve Ankara'daki hastanelere süratle sevk edildiğini ifade ederek, sevk çalışmalarına Türk Silahlı Kuvvetleri'nden 6 helikopterin katıldığını kaydetti. Okuyan, SSK ve Sağlık Bakanlığı'ndan 150 ambulansın bölgede bulunduğunu söyledi. 

Sivil savunma ekipleri ile gönüllü kuruluşların, kurtarma çalışmaları için bölgeye geldiğini ifade eden Okuyan, çalışmalara hem vatandaşların hem de kurtarma ekiplerinin katıldığını anlattı.

Prefabrikevlere yerleşim

Düzce'de çalışmaları denetleyen Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın da depremzedelerin soğuktan korunması için önlemlerin alındığını, yapımı tamamlanan 1056 prefabrike konuta yerleştirilmelerine başlandığını bildirdi. 

Hastanelerin yetersiz kalması nedeniyle bazı okulların geçiçi olarak hastaneye dönüştürüldüğünü belirten Bakan Aydın, askeri birliklerin yanı sıra TTK ile Körfez Belediyesi'nden gelen kurtarma ekiplerinin çalışmalarının sürdüğünü kaydetti. 

Kaynaşlı

Merkez üssü Düzce olan depremde, Bolu'nun Kaynaşlı beldesinde, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte facianın acı tablosu ortaya çıktı. Kaynaşlı'da çok sayıda binanın yıkıldığı gözlenirken, enkaz altında çok sayıda vatandaş bulunduğu sanılıyor. Türkiye'de bulunan Macar kurtarma ekibi, özel eğitilmiş 4 köpekle birlikte, diğer kurtarma ekipleriyle, gece boyunca enkaz altından canlı çıkarmak için çalıştı. 

Depremin ardından Kaynaşlı halkı geceyi sokakta geçirirken, enkaz altında yakınları bulunanlar, yetkililere başvurarak yakınlarının kurtarılması için yardım istediler. Bazı vatandaşların, kendilerini riske atarak enkazın altından canlı çıkarabilmek için çaba sarf ettikleri görüldü. 

Ümit Milli Takım'ın maçını izlemek üzere Kaynaşlı'ya bağlı Karaçalı Mahallesi'ndeki 3 katlı bir binanın zemin katındaki kahvehaneye giden 30 dolayındaki kişi de enkaz altında kaldı. Yana kayan ve zemin katın tamamen çökmesiyle 2 kat gibi görünen binadan 5 kişi sağ olarak kurtarılırken, 1 de ceset çıkarıldı. Kahvehanenin enkazı altından canlı kurtarma çalışmaları devam ediyor. 
Depremde yıkılan Kaynaşlı Akabe Dinlenme Tesisleri'nde de enkaz altında kalan 6 kişi kurtarıldı. Selami Ayyıldız, Erdal Dinçer, Vedat Oral, Mustafa Bozeli, Tuncay Özkan ile soyadı belirlenemeyen Zeynep adlı bir kadın, ilk müdahaleleri yapıldıktan sonra hastaneye gönderildi. Enkaz altında bulunan Saadettin Dik adlı vatandaşı kurtarma çalışmaları ise sürüyor. 

Bu arada, Karaçalı Mahallesi'nde 2 katlı evin enkazının altından, 2 aylık evli bir kadın, 7 saat süren çalışma sonucu kurtarıldı. Kurtarma çalışmaları sırasında, Uzman Jandarma Çavuş İhsan Çatıroğlu , yeni evli eşinin kurtarılmasını heyecanla bekledi. Kendisi hafif yaralanan İhsan Çatıroğlu, eşi Gülten 'in kurtarılmasıyla büyük sevinç yaşadı. Kurtarma çalışmalarına askerler de katıldı. 


Devlet ders aldı

ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Devleti yönetenler Düzce depreminde, Marmara depreminden ders alındığını gösteren uygulamalar yaparak 17 Ağustos'a göre daha dar bir bölgeyi etkileyen felakete erken müdahale etti. İlk kurtarma ve yardım faaliyetlerine bölgedeki askeri birlikler başlarken yaralıların taşınması ve bağlantı kurulması amacıyla bölgeyle hava köprüsü oluşturuldu. Depremden hemen sonra bölgeye 3 Sikorsky helikopter gönderildi. Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Özgün Ökmen başkanlığında oluşturulan Kriz Yönetim Merkezi, Tümgeneral Eşref Çallı başkanlığında Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) oluşturulan kriz merkezi ile eşgüdüm içinde çalışmaya başladı.

Düzce merkezli, saat 18.57'de meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremin ardından devlet bölgeye 17 Ağustos depremine göre daha hızlı ulaştı. Depremden etkilenen bölgeye, akşam karanlığına karşın çevre illerden sağlık, sivil savunma ekipleri sevkedildi. Bölgeden gelebilecek yaralılar için Ankara ve İstanbul'daki hastaneler hazır bekletildi, personel takviye edildi. Depremin yerinin belirlenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Demirel , Başbakan Ecevit ile görüştü. Başbakanlık'ta, Genelkurmay'dan ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan Marmara depreminde görev alan tecrübeli komutanların da katıldığı toplantı gerçekleştirildi.

Depremin duyulmasının hemen ardından Devlet Bakanı Hasan Gemici ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan bölgeye giderek ilk çalışmaları koordine ederek yetki karmaşasını önlediler.

Başbakan Yardımcısı, Devlet Bakanı Devlet Bahçeli gece 03.00'te Düzce'ye giderek gelişmeleri yerinde izledi. Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın ile İçişleri Bakanı Sadettin Tantan da bölgeye ilk ulaşan bakanlar arasında yer aldı.

Gelişmeleri gece boyunca Ankara'dan izleyen Başbakan Ecevit, sabah saat 09.30'da otobüsle bölgeye gitti. Deprem bölgesinden Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile görüşen Ecevit, Koordinatör Vali'nin bölgeye gelmesini ve yıkım uzmanı gönderilmesini istedi. Ecevit daha sonra Cumhurbaşkanı Demirel ve TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut 'un da bulunduğu Kriz Merkezi'ne gitti. Ecevit burada yaptığı açıklamada, ''Devlet, bütün gücüyle siviliyle, askeriyle, gönüllü kuruluşlarıyla görev başındadır'' dedi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş de dün sabah bölgeye geldi.



Prof. Ahmet Mete Işıkara, deprem sırasının Sapanca-Akyazı arası ile Marmara Denizi'nde olduğunu söyledi

Marmara'da felaket beklentisi

* Marmara Denizi içinde ''sismik boşluk'' adı verilen kırılmamış bir bölge olduğuna dikkat çeken Prof. Işıkara, Yalova'dan denize giren fayın İstanbul'a 20-25 kilometre uzaklıkta Şarköy'e kadar uzandığını söyledi. Prof. Işıkara, ''Burası da yırtılabilir. Fakat bu yırtılırken Marmara içinde karmaşık olan tüm sistemi harekete geçirebilir ve boylu boyunca Marmara hareketlenebilir'' dedi. 

İstanbul Haber Servisi - Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Ahmet Mete Işıkara , deprem sırasının Sapanca-Akyazı arası ile Marmara Denizi'nde olduğunu söyledi. 

Marmara Denizi'nin doğu uçtan batı uca kadar tek parça halinde kırılması olasılığı olduğunu belirten Prof. Işıkara, Marmara'da beklenen depremin bölgede yıkıcı etkisi olacağı uyarısında bulundu. 

Prof. Ahmet Mete Işıkara, BÜ Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Faruk Birtek ve Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Güliz Elal ile birlikte Kandilli Rasathanesi'nde bir basın toplantısı düzenledi. Prof. Işıkara, önceki akşam 18.58'de Düzce'de meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremin ardından 4 ile 5.4 arası büyüklükte 39 artçı şokun kaydedildiğini söyledi. Marmara Denizi içinde ''sismik boşluk'' adı verilen kırılmamış bir bölge olduğuna dikkat çeken Prof. Işıkara, Yalova'dan denize giren fayın İstanbul'a 20-25 kilometre uzaklıkta Şarköy'e kadar uzandığını söyledi. Prof. Işıkara, ''Burası da yırtılabilir. Fakat bu yırtılırken Marmara içinde karmaşık olan tüm sistemi harekete geçirebilir ve boylu boyunca Marmara hareketlenebilir'' dedi. Prof. Işıkara, İstanbul'un Marmara'da oluşacak depremden daha fazla etkileneceğini kaydetti.

''Kuzey Anadolu Fay Hattı'nda ana şoktan sonra 6.0'dan büyük artçı şok olmadı. Ancak kural 7.2'nin bir eksiği olan 6.2 büyüklüğünde bir artçı şok olabileceğini belirtiyor'' diyen Işıkara, artçı şokların eğilimine göre bugün yeni bir değerlendirme yapılarak açıklanacağını söyledi.

Düzce depremi öncesi Ankara'da bulunduğunu hatırlatan Işıkara, önce Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan 'la daha sonra da Başbakan Bülent Ecevit ile ''Deprem zararlarını azaltmak için neler yapılabileceği'' konusunda görüştüklerini söyledi. Prof. Dr. Işıkara, deprem master planı, deprem acil müdahale ve erken uyarı sistemi, kapsamlı kamuoyu eğitim programları, köprü, okul, kamu binaları ve hastanelerin takviyesi, afetler kanunu mevzuatının yenilenerek belediyelere daha fazla sorumluluk verilmesi, imar kanunu ve mevzuatın yenilenmesi konularında 6 maddelik bir öneriyi, Başbakan Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Özkan'a ilettiğini belirtti. Prof. Dr. Işıkara, Başbakan Ecevit ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Özkan ile görüşmeleri hakkında, ''İzlenimim, devletin bu önerileri ciddi şekilde ele alabileceği şeklinde oldu'' dedi. 

Daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Işıkara, Düzce depreminin çıkardığı enerji ve süresi konusunda henüz bir tespit yapılamadığını, ancak kendi görüşüne göre, depremin 30 saniyenin üzerinde hissedildiğini bildirdi. 

Ankara'daki görüşmeleriyle ilgili bir soru üzerine de Prof. Dr. Işıkara, ''Belediyelere çok daha fazla sorumluluk yüklenmelidir. Deprem oluyor, vali sorumlu tutuluyor. Bence doğruyu söylemek gerekirse imar açısından o sorumlulukları belediyelerin alması gerekir'' dedi. 

Depremle yaşamayı öğrenmek gerektiğini tekrarlayan Işıkara, ''Havalimanından Kandilli Rasathanesi'ne gelirken İstanbul'daki vatandaşlarımızı sakin gördüm. Demek ki depremle yaşamayı öğreniyoruz'' diye konuştu. 

BÜ Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Faruk Birtek, Türkiye'de insanların yaz ve kış mevsimine nasıl hazırlanıyorsa, depreme de aynı şekilde hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. 

BÜ Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Güliz Elal da medyanın sansasyondan kesinlikle kaçınması gerektiğini söyledi. Enkaz altından çıkarılan ceset ve ağır yaralı görüntülerinin insanlarda travma etkisi yarattığını ve yeni felaketlere karşı direncini kırdığını belirten Doç. Elal, sürekli depremlerin olmasının insanların alışmasına neden olduğunu ifade etti.



MTA, Düzce depreminden 2 gün önce yetkilileri yıkıcı deprem olasılığı için uyardı 

Felaket biliniyordu

* MTA ve Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi tarafından ''17 Ağustos 1999 depremi sonrasında Düzce (Bolu) ilçesi alternatif yerleşim alanlarının jeolojik incelemesi'' başlıklı raporda Düzce depremi açıklanıyordu.

EMİNE KAPLAN

ANKARA - Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ile Ankara Üniversitesi'nce Düzce'de yapılan jeolojik incelemede, Marmara depreminin, Düzce fayının doğu bölümüne stres transfer ettiği belirtilerek ''Düzce ve Hendek'te yakın gelecekte fayın kırılması ile meydana gelebilecek yıkıcı deprem olasılığı artmıştır'' denildi. MTA, Düzce depreminden 2 gün önce inceleme raporunu ilgili bakanlıklara sundu.

MTA ve Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi tarafından ''17 Ağustos 1999 depremi sonrasında Düzce (Bolu) ilçesi alternatif yerleşim alanlarının jeolojik incelemesi'' başlıklı bir rapor hazırlandı. Bölgede yapılan jeolojik incelemeler sonucunda hazırlanan raporda şu belirlemelere yer verildi:

Aktif faylar ve depremsellikleri: Düzce havzasına en yakın olan ve deprem potansiyeli taşıyan aktif faylar, bu havzanın oluşumuna yol açmış bulunan Düzce, Hendek ve Çilimli faylarıdır. Bu faylardan Düzce ve Hendek fayları aktif fay karakterindedir. Çilimli fayı ise olasılı aktif bir faydır.

Düzce fayı: Fayın aktivitesi 17 Ağustos depremi ile de ortaya çıkmıştır. Bu depremde gelişmiş olan 130 kilometre uzunluğundaki yüzey kırığının 30 kilometrelik doğu bölümü Düzce fayı üzerinde yer almaktadır. Düzce fayının batı bölümünde gelişmiş son deprem kırığı, sağ yönlü doğrultu atımlı faylanmadır ve kırık üzerinde 1.5 metreye varan yer değişmeler gerçekleşmiştir. 1999 depremi yüzey kırılması Düzce fayının Efteni Gölü'ne kadar olan batı kesiminde gelişmiştir.

Son yüzyılda fayın doğu bölümü üzerinde yüzey kırılması gerçekleşen bir deprem bilinmemektedir. 1999 depremi yüzey kırığının fayın tamamında gelişmemiş olması, doğu kesiminde, son yüzyılda fay üzerinde biriken enerjinin boşalmamış olduğunu gösterir. Ayrıca, fayın geometrisi gereği 1999 depreminin doğu bölümüne ekstra enerji transfer etmiş olması söz konusudur. Bu değerlendirme, Düzce fayının yaklaşık 40 kilometre uzunluğundaki doğu bölümünde deprem riskinin 17 Ağustos depreminden sonra daha arttığına işaret etmektedir. Dolayısıyla yakın gelecekte Düzce çevresinde bu fayın kırılması ile meydana gelebilecek yıkıcı deprem olasılığı artmıştır.

Hendek fayı: Fay üzerinde 17 Ağustos depreminde Hendek KB'sinde yüzey kırığı oluşmuştur. Bu kırık sağ yönlü doğrultu atımlıdır. Kırık boyunca küçük boyutlu deformasyonlar, 2-5 cm. arasında sağ yönlü ötelenmeler gelişmiştir. Fay üzerinde gelişen ve boyutu ile oransız olan bu yüzey kırılması, 17 Ağustos depremi ile Hendek fayı üzerinde aşırı stres birikimi olduğunu gösteren bir veri olarak kabul edilebilir. Bu durumda fayda, yakın gelecekte yeni kırılmanın gerçekleşme olasılığının arttığı söylenebilir. Uzunluğu dikkate alındığında fayın tamamının hareketinden kaynaklanabilecek bir depremin magnitüdünün 6'dan büyük olması beklenmelidir.

Çilimli fayı: Fayın niteliği ve aktivitesine ilişkin ayrıntılı veri toplanamamıştır. Hava fotoğraflarında çok belirgin olup arazide fay boyunca uzamış şekilli basınç sırtları gözlenmiştir. Ayrıca fay çizgisi boyunca çok sayıda kaynak dizilimi gözlenmiştir. Bu özellikleri göz önüne alınarak Çilimli fayı olasılı aktif bir fay olarak değerlendirilmiştir.


Yüzlerce araç gereç yollarda

Bölgeye 

yardım yağıyor

Yurt Haberleri Servisi - Düzce ve çevresinde büyük can kaybına yol açan 7.2 büyüklüğündeki depremin ardından Türkiye'nin dört bir yanından kurtarma ve yardım ekipleri bölgeye akın etti. Valilikler ve belediyeler, tonlarca gıda maddesi ile barınma ve sağlık malzemelerini yüzlerce araç ve gereçle birlikte bölgeye sevketti. Depremin merkezi Düzce'ye önceki gece ilk ulaşan, Zonguldaklı maden işçileri oldu.

Zonguldak Valisi İsmet Metin , Türkiye Taşkömürü Kurumu'ndan (TTK) 807 maden işçisinin bölgeye gönderildiğini, 200 maden işçisinin de hazır bekletildiğini bildirdi. Metin, deprem bölgesine şu ana kadar 47 kişilik sağlık ekibi, 8 ambulans, 17 itfaiye aracı ve 1 minibüs ile bol miktarda ilaç, gıda maddesi ve 101 çadır gönderildiğini söyledi.

Konya Valisi Ahmet Kayhan , bölgeye 7 seyyar jeneratör, 2 kurtarma aracı ve 25 kişilik kurtarma ekibi gönderildiğini bildirdi.

Çankırı Valisi Halil Ulusoy, önceki gece saat 21.00'de 80 kişilik yardım ekibi ve çok sayıda kurtarma aracının bölgeye gönderildiğini açıkladı. Ulusoy, 9. Zırhlı Tugay Komutanlığı emrine 15 otobüs tahsis edildiğini ve askerlerin deprem bölgesine gönderilmek üzere hazır bekletildiğini açıkladı. Samsun Valiliği bölgeye 10 kişilik sivil savunma ekibi ile yardım malzemeleri gönderdi. Erzurum ve Erzincan'dan da 27 kişilik kurtarma ekibi, bazı araç ve gereçlerle birlikte önceki gece bölgeye hareket etti.

Karabük Valisi Nafiz Kayalı , 50 sivil savunma elemanı, sağlık ekipleri ve kurtarma araç gereçleriyle çeşitli yardım malzemelerinin Bolu'ya gönderildiğini açıkladı.

Çorum Valisi Atıl Üzelgün , Düzce'ye ilk etapta 3 ambulans, bir grup maden işçisi ile kurtarma araçlarını gönderdiklerini, bölgeye gönderilmek üzere ikinci bir kurtarma ekibinin de hazır bekletildiğini söyledi.

Kayseri ve Trabzon belediyeleri de toplam 32 kişilik kurtarma ekibini kamyonlar, ambulanslar ve itfaiye araçları ile birlikte bölgeye sevketti.

Kayseri Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde kurulan Acil Kurtarma İzci Birliği (AKİB) üyesi 25 izci, arama-kurtarma çalışmalarında bulunmak üzere Düzce'ye gitti. 

Kızılay Derneği Kayseri Şube Başkanı Alemdar Güngör , ecza depoları ve eczane sahiplerini depremzedelere ilaç ve tıbbi malzeme yardımı yapmaya çağırdı. Türkiye Diyanet Vakfı da, tam teçhizatlı 5 ambulans ile çeşitli barınma malzemelerini Düzce'ye gönderdi.

Antalya Valiliği bölgeye 100'e yakın iş makinesi ile araç gönderdi. Valilik ayrıca depremzedelere yardım kampanyası başlattı.

Tekirdağ Valiliği de bölgeye kurtarma ve sağlık ekipleri ulaştırdı.

İzmir Valiliği, İzmir Emniyet Müdürlüğü ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bolu'da meydana gelen depremin ardından harekete geçti. İzmir Emniyet Müdürlüğü'nden 49 kişilik arama kurtarma ekibi bölgeye gönderildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin deprem bölgesine 2 arazöz ve 2 kurtarma timi, 2'si doktor olmak üzere toplam 28 kişilik acil kurtarma ve sağlık ekibi, yurtdışında eğitim görmüş 20 kişilik bir kurtarma timi ve 4 doktor gönderdiği kaydedildi.

İl Sağlık Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre İzmir'den 6, Denizli'den 3, Aydın'dan 2, Manisa'dan da 2 olmak üzere toplam 13 ambulans ile 27 doktor, 25 yardımcı sağlık personeli, 18 şoför ve 5 araçtan oluşan gönüllü kurtarma ekibi bölgeye gitti. 

İzmir Eczacı Odası Başkanı Levent Kamacık , oda üyelerinin bireysel katkılarıyla sağlanan sağlık malzemeleri ve ilaçların bin battaniye ile birlikte kriz masası yetkililerine teslim edileceğini söyledi.

Balıkesir de Düzce'ye yardım elini uzattı. Deprem sonrası, Vali Alaaddin Yüksel , kriz merkezini toplarken tüm birimleri alarma geçirdi. Yüksel, depremin olduğu günün gecesi saat 24.00'te eskort eşliğinde iki tam donanımlı ambulans ve öncü kurtarma ekiplerini yola çıkardı. Sivil Savunma Müdürlüğü'nün Acil Kurtarma Timi ile Marmara depreminden sonra kurulan Balıkesir Arama Kurtarma Derneği (BADAKUT) ve Bigadiç Etibor Madeni'nde çalışan 10 kişilik özel ekip, belediye başkanlığının tahsis ettiği bir otobüsle deprem bölgesine giderek kurtarma çalışmalarına katıldı. 

Sağlık hizmeti vermek amacıyla DSİ'den 9, Köy Hizmetleri'nden 10, belediyeden 10, Karayolları'ndan 3 kişinin yeraldığı 32 kişilik Sivil Savunma Acil Kurtarma ekibi ile 25 kişilik sağlık grubu ve bir TIR dolusu ilaç ve tıbbi malzeme bölgeye sevkedildi. Bunlara ek olarak 15 izci, 14 üniversite öğrencisi olmak üzere 29 kişilik Sosyal Yardım Ekibi yola çıkarıldı. Balıkesirli fırıncılar da sabaha kadar çalışarak 8 bin ekmeği deprem bölgesine gönderdi. 

Muğla'dan 26 kişilik arama ve kurtarma ekibi bölgeyegönderilirken Uşak'ta depremzedeler için 35 bin battaniye ve 10 bin ekmek ile kuru gıda meddeleri ve giyecek toplandı.

İstanbul Vali Yardımcısı ve İl Kriz Komitesi Başkanı Osman Dıraçoğlu, Sivil Savunma Profesyonel Kurtarma Birliği ile Maltepe, Bağcılar, Kartal, Bakırköy ilçeleri acil yardım ekipleri ve İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan toplam 804 kişilik kurtarma ekibini bölgeye gönderdiklerini bildirdi. 46 ambulans, 66 doktor, 73 hemşire ve 30 yardımcı sağlık personelini bölgeye sevk ettiklerini belirten Dıraçoğlu, ayrıca 44 oto, otobüs ve kamyon, 39 iş makinesi, 11 su tankeri, 3 isale tamir aracı, 3 kombine aracı, 108 jeneratör aydınlatma seti, çok sayıda barınma ve ısınma malzemesini de bölgeye gönderdiklerini kaydetti.

Kadıköy Belediyesi de kurtarma ekipleri, 1 kanal makinesi, 4 kompresör, 1 jeneratör, 1 TIR ve 1 kamyon yardım malzemesinden oluşan serum, ilaç ve ilk yardım ihtiyaç malzemesini 4 cankurtaran, 7 uzman hekim ve 2 hemşire ile birlikte bölgeye gönderdi. 

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü de bölgeye 22 tam teçhizatlı ambulans, 65 doktor ile 62 hemşire ile çok sayıda sağlık elamanını 2 mobil hastane ve bol miktarda ilaç ve sağlık malzemesi ile birlikte bölgeye sevketti. Sivil Koordinasyon Merkezi de ilk etapta bölgeye 1 sahra hastanesi, 1 sağlık ekibi, ikisi TMMOB'ye bağlı 4 kurtarma ekibi, 3 kamyon barınma malzemesi gönderdi. . 

Emniyet Genel Müdürü Turan Genç , Marmara Bölgesi'nde meydana gelen depremden sonra AKUT tipi özel eğitim alarak yetiştirilen ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde 30 polis, bir komiser ve bir müdürden oluşan kurtarma ekibi ile Kırıkkale'de silah ve mühimmat fabrikalarının bulunması nedeniyle özel eğitim alan 2 kurtarma ekibinin bölgeye hareket ettiğini kaydetti.
Bu arada Emniyet Genel Müdürlüğü'nün deprem bölgesine 12 ambulans gönderdiği bildirildi.


Düzce'de bir anne feryat ediyor: Arkadaşların ayakta, sen de kalk yavrum

Ayazı yakan çığlıklar


İLHAN TAŞÇI DİLEK AKIRMAK

DÜZCE / KAYNAŞLI - Marmara bölgesinde 17 Ağustos'ta yaşanan depremin ardından Düzce-Kaynaşlı bölgesinde önceki gün de 7.2 şiddetindeki depremin hüznüne yıldızlar tanıklık etti. Bir anda sessizlik ve karanlığa boğulan yerleşkelerden alevler yükselmeye başladı. Bolu Dağları'nın eteğinde kurulan Kaynaşlı'dan ağıtlar ve sitemler yükseliyordu gecenin geç saatlerinde. Çocuğunu kaybeden bir annenin, ''Arkadaşların hep ayakta, sen de kalk yavrum'' çığlığı ayaz geceyi bölüyordu.

Yurttaşlar dışarıda yaktıkları ateşler çevresinde ısınırlarken yüreklerindeki acı ve korku, mahzunlaşan yüzlerine vuruyordu. Kimi depremzedeler de gecenin ayazına karşı kamyon lastikleri ve plastik sandalyelerini de yakıyordu.

Başkentten deprem bölgesindeki endişe dolu bilinmeze ilerlediğimiz saatler... Gerede girişinden itibaren Düzce'ye doğru yerleşkeler üzerindeki ıssız karanlığı yıldızlar aydınlatıyor ve yaşanan hüzünlere tanıklık ediyordu. Yol kenarlarında gübre naylonları, brandalarla derme çatma yapılar çadırlar yanından yükselen ateşin dumanı...

Depremin duyumsanmasından 3.5 saat sonra ulaştığımız Kaynaşlı'da çok sayıda petrol dinlenme tesisinde söndürme ve kurtarma çalışmaları telaşlı ve titizlikle sürdürülüyordu. Kimi tesislerin kamyon şoförlerinin uğrak yeri olması ve depremin yaşandığı saatlerin yemek zamanına denk gelmesi enkaz altındakilerin sayısının fazla olmasına neden oldu. İlk müdahalelerde 15-20 kişi canlı ve sağlıklı olarak kurtarıldı. Enkaz altından çıkanlar birçok kişinin canlı olduğunu ve masalar sayesinde üzerlerinde beton yığınlarının olmadığını söylediler.

Saatler geceyarısını gösterdiği sırada Devlet Bakanı Hasan Gemici Kaynaşlı'ya geldi. Bakanın koordinasyonunda kriz masası oluşturularak çevre illerden gelen araç-gereç ve personel gıda ve battaniyeler deprem bölgelerine sevkedildi. Birçok küçük yerleşim yerinden haber alınamazken ulaşılamadı da. Bölgeye elektrik verilmezken seyyar telefonların kurulmadığı dikkat çekti. Sabaha karşı 05.00 sıralarında Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın bölgede incelemelerde bulundular. Yolların kimi bölümlerinde büyük çaplı yarıklar ve yıkılan beton elektrik direkleri, seyir halindeki araçların hasar görmesine neden oldu.

Bolu Komando Tugayı gece bölgeye ilk müdahale edenler arasında yer aldı. Zonguldak'tan da maden işçileri geldi.

Sabaha karşı yurdun birçok yerinden sivil toplum örgütleri ve personel ve gıda desteğiyle bölgeye ulaştılar. Düzce ve Kaynaşlı'da çok sayıda bina hasar gördü. Düzce Devlet Hastanesi bahçesinde ilk müdahaleler yapılırken cerrahi operasyonlar da gerçekleştirildi. Hasta sevklerinde helikopterler kullanıldı. Gece boyunca yollardaki çatlak ve patlaklar onarılmaya çalışıldı. Marmara bölgesinde olduğu gibi İlim Yayma Cemiyeti, Milli Gençlik Vakfı gibi dinci örgütlenmeler de deprem bölgesinde dikkat çekiyordu.

Enkaz altından akrabalarının yardımıyla çıkarılan cesetler, üzerlerine battaniyeler kapatılarak açık havada bekletiliyor.

Anaların, çocukların ağıtları kent içinde yankılanıyor. Bir çocuğunu kaybeden annenin, ''Arkadaşların hep ayakta, sen de kalk yavrum'' feryatları çevredekilerin de duygulu anlar yaşamasına neden oldu.

Yabancı ekipler enkazlarda köpeklerle canlı aramalarını sürdürürlerken herhangi bir canlının bulunmadığı enkazlar mavi boyayla işaretleniyor...
 

BU HABERLER, CUMHURİYET GAZETESİ'NİN İNTERNET SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.
(14 KASIM 1999)
 

sayfa başı