|
|
 |
12 KASIM 1999
|
14 KASIM 1999
|
HÜRRİYET
GAZETESİ'NDE YER ALAN BAZI HABERLER
Prof.
Işıkara'dan,
‘HAZIRLIKLI
OLALIM’
uyarısı
Marmara'ya dikkat
İstanbul için büyük tehlike
7.2'lik depremin büyük bir
sistemi harekete geçirdiğini belirten Prof. Işıkara, iki sismik boşluk
oluştuğunu açıkladı. Boşluklardan birinin Marmara'da olduğuna işaret eden
Işıkara, bunun hareketlenmesi halinde yıkıcı bir deprem olacağını ve bundan
İstanbul'un da yakından etkileneceğini söyledi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli
Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara,
7.2'lik depremle büyük bir sistemin harekete geçtiğini söyledi. Varolan
2 ‘sismik boşluk’tan birinin hareketlenebileceği uyarısında bulunan Prof.
Dr. Işıkara, Marmara'daki sismik boşluğun hareketlenmesi halinde meydana
gelecek depremin, ‘İstanbul’a hasar verici' nitelikte olabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Işıkara'nın dün saat 11.30'da Kandilli Rasathanesi'nde yaptığı
toplantıya Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Faruk
Birtek ile Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Güliz Elal'ı yanına alması dikkat çekti. Prof. Birtek ve Doç. Elal
konuşmalarında
depreme hazırlıklı olunması gerektiğini sık sık vurguladılar.
YIRTILABİLİR
Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara,
Marmara Bölgesi içinde
‘sismik boşluk’ adı verilen boşluklar olduğunu ve
yırtılmamış bir bölgenin bulunduğunu belirterek, şunları anlattı: ‘‘Marmara
içinde böyle bir sismik boşluk söz konusudur. Büyük bir sistem harekete
geçmiştir. ‘Yörenin doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi etkilenebilir' demiştim.
Batı'da bir sismik boşluk vardır. 2 ihtimal var: Burası da yırtılabilir,
bu mümkündür. Fakat burası yırtılırken, buradaki tüm bu sistemi de harekete
geçirebilir ve boylu boyunca Marmara hareketlenebilir. Fakat tabii burası
karmaşık bir yer olduğu için şu anda bir şey söylememiz mümkün değil. Bir
büyük depremden sonraki süreci kontrol edebiliyoruz. Nerede, ne büyüklükte
olabileceğini tahmin edebiliyoruz. Ama bunun zamanını söylememiz mümkün
değil.’’ Prof.
Işıkara, İstanbul’un olası bir depremden nasıl etkileneceği
şeklindeki soruyu da, ‘‘Tabii İstanbul etkilenir ama bu kez daha yakın
etkilenecektir. Bu kez mutlaka önlemi almak lazım. Artık bu bizim depremimiz,
bununla yaşayacağız’’
diye yanıtladı.
YIKICI OLACAK
Marmara'da karmaşık bir yapının
söz konusu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Işıkara, 2 muhtemel sismik boşluktan
birinin İzmit Körfezi'nin bitiminde başlayıp, İstanbul'un güneyinden geçerek
Şarköy'e doğru uzandığını, diğerinin ise Akyazı-Sapanca arasında olduğunu
söyledi. Prof. Dr. Işıkara, ‘‘Şiddeti konusunda birşey söylemek istemiyorum.
2 olasılık var. Ya o kısım dolacak. Ya da diğer tarafı da iteleyerek işi
daha da büyütecek. Fakat büyüklüğü konusunda bir tahminde bulunmak istemiyorum.
Ama yerini söylüyorum. Yıkıcı bir depremdir. Tahminler, biliyorsunuz benim
hiç tarzım değil. Bolu Düzce'yi söyledik oldu’’ dedi.
Yerini artçılar belirler
Marmara Bölgesi'nde meydana
gelebilecek bir depremin zamanını söylemenin mümkün olmadığını belirten
Prof. Dr. Işıkara, ‘‘Dileğimiz bunun çok uzun bir vadeye yayılmasıdır’’
dedi. Prof. Dr. Işıkara, Düzce-Bolu arasında, dün saat 11.30'a kadar 4'den
büyük 39 artçı şok meydana geldiğini söyledi. 17 Ağustos depreminden sonra
2 büyük artçı şok yaşandığını belirten Prof. Dr. Işıkara Kuzey Anadolu
Fay Zonu'nda oluşan depremlerin bugüne kadar 6'dan büyük artçı şok oluşturmadığını
yineledi. Prof. Dr. Işıkara, artçı şokların izlenmesiyle elde edilecek
veriler ışığında yarın olası depremin yeri hakkında daha net bilgi vereceğini
açıkladı.
İmar büyük sorun
Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın
basın toplantısına katılan Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı
Prof. Dr. Faruk Birtek de depreme ne zaman olacağını düşünmeden hazırlanmak
gerektiğini söyledi. İstanbul'daki yapılar için sorunun imar mevzuatının
uygulanmasından kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Faruk Birtek, ‘‘İmar
mevzuatına tabi olmayan bir inşaatın bu mevzuata göre yapılması dürtüsünü
getirmemiz lazım’’ dedi. ‘‘Depremin güncel yaşantının bir parçası olduğunu
anlamamız gerekir’’ diyen Prof. Birtek, yerkürenin hareketlerine alışmamız
gerektiğini söyledi. Prof. Birtek, paniğin işleri zorlaştırdığını söyledi.
Dayanışmanın önemine de değinen Prof. Birtek, dayanışmanın bir yönünün
bilfiil yardım etmek, ikinci yönünün de birbirimizi sakinleştirmek, rasyonel
diyalog kurulmasının sağlamak olduğunu söyledi. Japonya'daki dayanışmaya
dikkat çeken Prof. Birtek, Türkiye'nin bu konuda Japonya'yla yarışabileceğini
söyledi. Prof. Birtek, ‘‘Sivil toplum kuruluşlarımız dünya çapında başarılar
göstererek, büyük takdirle karşılaştılar’’ dedi.
DEVLET DE HAZIR OLMALI
Devletin de depreme hazır
olması gerektiğini vurgulayan Prof. Birtek, Afet Yönetimi İdaresi başta
olmak üzere, kurumsallaşmanın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Prof.
Dr. Birtek, deprem konusunda 3 önemli nokta bulunduğunu belirterek, bunlardan
birincisin panikten kaçmak, ikincisinin ise vatandaş düzeyindeki işbirliğini
devam ettirerek, bunu rasyonel ve bilinçli hale getirmek olduğunu söyledi.
Üçüncü önemli noktanın eğitim olduğunu belirten Prof. Dr. Birtek, konuyla
ilgili, hem eğitim kurumlarındaki öğrencilere, hem de Silahlı Kuvvetler
bünyesindeki gençlere eğitim vermek gerektiğini anlattı.
Galiba
öğreniyoruz
Bu kez daha iyi organize
olduk
17 AĞUSTOS'tan çıkarılan
dersler sonucunda dün yaşanan deprem sonrasında ilk önlemler çok daha hızlı
alındı. İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Kriz Merkezi, dün saat
18.58'de meydana gelen depremden 32 dakika sonra biraraya geldi, ilk toplantısını
ise saat 20.00'da gerçekleştirdi.
KIZILAY Jet hızıyla
hareket etti. Emirdağ'dan 15 TIR dolusu yardım malzemesinin yanı sıra 1
mobil, 6 seyyar mutfak ile biri mobil, diğeri seyyar olmak üzere 2 hastane
ve 8 ambülans gönderdi. Mutfakları, afetzedelere üç öğün sıcak yemek için
hazırlıklarını tamamladı ve ilk yemek, 04.30'da verildi. Çadırkent kurmaya
başladı.
POLİS Bolu ve Düzce'ye
23.50'de Emniyet Genel Müdürlüğü'nden 200 Çevik Kuvvet personeli ile 3
sabit telsiz, 2 role, 3 jeneratör, 50 el telsizi gönderildi.
İLLER Toplam 19 il
valiliğinden 84 ambulans, 66 doktor, 215 sağlık personeli, 114 kurtarıcı,
13 itfaiye, 673 kurtarma personeli deprem bölgesine sevk edildi. Ankara,
Erzurum ve İstanbul Sivil Savunma Birliklerinden 95 Personel, 2 köpek timi,
21 araç ile çeşitli illerden acil kurtarma ve yardım ekipleri deprem bölgesine
gönderildi.
SAĞLIK BAKANLIĞI 260
ambulans, 81 cerrahi dal uzmanı, 3 mobil hastane, 53 koli ilaç bölgeye
sevk edildi.
ÇALIŞMA BAKANLIĞI SSK
hastanelerinden 38 ambulans, 67 doktor, 78 hemşire ve 1 kamyon tıbbi malzeme
gönderildi. Gölcük'te hizmet veren Çek sağlık ekibi de Düzce'ye gönderildi.
BAYINDIRLIK BAKANLIĞI
Bölgede yapımı tamamlanan 1053 adet prefabrik konuta depzemzedeler
yerleştirilmeye başlandı. Kızılay'ın temin ettiği 5 bin 165 çadırın yanı
sıra 705 adet çadır gönderildi. Prefabrik konut montajı yapan 500 işçi
kurtarma çalışmalarına yönlendirildi.
ORMAN BAKANLIĞI 9
arazöz, 2 kepçe ve 1 greyder, 50 takım kesici, makas, arama-kurtarma teçhizatlı
1 ekip bölgeye gönderildi, 5 helikopter arama kurtarma ekiplerini bölgeye
göndermek ve yaralı taşımak amacıyla hazırlandı.
TARIM BAKANLIĞI 4
kompresör, 3 karavan bölgeye sevk edildi, acil gıda yardımı hazırlıkları
başlatıldı. Epidemik hastalıkları önlemek için tedbir olarak dezenfeksiyon
çalışmaları başlatıldı.
DİYANET 40 din görevlisi
ve 5 ambulans, 3 kamyon çadır, kefen, uyku tulumu ve gıda malzemesi bölgeye
sevk edildi.
KÖY HİZMETLERİ 50
kamyon sıhhi ve ihtiyaç malzemesi, 9 ekskavatör, enkaz kaldırmak için dozer,
kompresör, vinç kaynak makinası, akaryakıt ve su tankeri, Sağlık Bakanlığı'nca
talep edilen karavan bölgeye intikal ettirildi.
Yerle bir
7.2'yle Kaynaşlı ve Düzce'yi
yerle bir eden deprem, Fazilet Partisi'ni de vurdu. Çöken ve enkaz haline
gelen binalar arasında Fazilet Partisi'nin Düzce İlçe Binası da vardı.
Çevresinde ve yanındakilerle birlikte yerle bir olan ve enkaz haline gelen
binadan geriye kalan tek şey, kırılmış Fazilet Partisi tabelaları oldu.
Kurtarma
toplantısı
İstanbul İl Genel Meclisi
Salonu'nda İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın da katıldığı toplantıda,
meydana gelebilecek deprem öncesi alınacak önlemler tartışıldı. Toplantının,
katılan ilgililer ve sivil toplum kuruluşları tarafından ‘geçici bir
toplantı’ olarak değil, aylar sürecek çalışmayı gerektiren bir faaliyet
şeklinde anlaşılmasını ümit ettiğini dile getiren Tantan, bu yönde
teknik, hukuki ve finansal önlemlerin gözden geçirileceğini, idari yapı
ve çalışma grupları oluşturularak olası bir depreme karşı gerekli önlemlerin
alınacağını bildirdi. Tantan, ‘‘İstanbul'u masaya yatırıp, en ucundan
öbür ucuna kadar fiziki olarak, mevcut binaların depreme dayanıklılığının
tek tek belirlenmesini ve yıkılması gerekenler varsa bunların çözümlenmesini,
İstanbul'da bütün hastane ve okulların iki katlı olmasını amaçlıyoruz’’
dedi. İstanbul'da bulunan sivil toplum kuruluşları ile mimar, mühendis
ve uzman herkesin gönüllü olarak bu hizmete koşması gerektiğini söyleyen
Tantan, ‘‘Bu, sadece idarecilere ve belediyelere bırakılmayacak kadar
önemlidir. Bu çalışmanın içersinde bütün İstanbul halkını görmek istiyoruz’’
dedi.
BİNALARA GÖZALTI
Toplantıda, İstanbul'da olası
bir deprem öncesi alınması gereken önlemler konusunda katılımcıların sorunları
dile getireceğini, üniversiteler ve meslek kuruluşlarınca idari yapı ve
çalışma grupları oluşturulacağını ve bu grupların bir hafta içerisinde
İçişleri Bakanlığı'na önlemler konusunda
‘ana fikir’ vereceklerini
anlatan Tantan, bu ana fikrin Bakanlar Kurulu'na getirilerek gerekli
hukuki kararların alınmasına çalışılacağını vurguladı. Çarpık yapılaşmayla
ilgili düzenlemelere de dikkat çeken Tantan, ‘‘İmar mevzuatıyla ilgili
ağır para, hürriyeti bağlayıcı ceza getiren düzenleme ile çarpık yapılaşmanın
önüne geçilebilir’’ dedi. Tantan
toplantıya katılan İstanbul
milletvekilleri, bazı ilçelerin belediye başkanları, bazı öğretim üyeleri
ile meslek odaları temsilcilerinin, İstanbul'da deprem öncesi neler yapılabileceğine
ilişkin görüşlerini aldı. Konuşmalarda İstanbul'daki binaların yeniden
elden geçirilmesi ve yapılacak binaların deprem yönetmeliğine uygun yapılması
gerektiği belirtildi. Tantan, İstanbul Valisi Erol Çakır başkanlığında,
deprem öncesi yapılabilecekleri belirlemek amacıyla hazırlanacak ‘eylem
planı’nı içeren bir ‘Bilim Merkezi’ kurulacağını söyledi. Tantan,
kurulda yer alacak, kamu yöneticilerinden, STK temsilcilerinin 1 hafta
içinde önerilerini valiye sunmalarını istedi.
TSK
anında el koydu
Düzce'de meydana gelen deprem
haberinin alınmasının hemen ardından bölgeye ilk ulaşan Türk Silahlı Kuvvetleri
oldu. Deprem haberini müteakip TSK'nin Doğal Afet Koordinasyon ve Değerlendirme
Merkezleri tam kadroyla faaliyete geçirildi ve Başbakanlık Kriz Yönetim
Merkezi gerekli irtibat personeli ile takviye edildi. Deprem haberinin
alınmasıyla birlikte TSK'nin bölgede konuşlu birliklerine bölgeye intikal
emri verildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığına
ait gece görüş imkanına sahip (Ambulans Helikopterleri hariç) 7 Skorsky
Cougar tipi helikopter, afet bölge komutanı olarak 1 Korgeneral, Muhabere
malzemesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nden 19 kişilik sağlık ekibi, Telekom
ekibi ve 25 kişilik gönüllü kurtarma ekibi hemen bölgeye sevk edildi. Ayrıca,
karayolu ile organizasyonu temin için Jandarma Genel Komutanı Orgeneral
Rasim Betir, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan 6 General, Jandarma
Bölge Komutanı, iki general bölgeye intikal ettiler.
HAVADAN FOTOĞRAF ÇEKTİLER
Bu sırada ilk müdahale kuvveti
olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan çoğunluğu deprem tecrübesine sahip
ve bölgeye yakın olan çok miktarda askeri birlikler derhal bölgeye derhal
sevk edildi ve çalışmaya başladı. Bunun yanısıra Gemlik Askeri ve Veteriner
Okulu Eğitim Merkez Komutanlığı'ndan 4 adet arama ve kurtarma köpek timi
bölgeye sevk edildi. Ankara-Mevki, Gölcük, Derince, İstanbul Gata, Haydarpaşa
askeri hastanelerinden ambulans sağlık ekipleri ve sağlık malzemeleri bölgeye
sevk edildi. Muhabere irtibatlarının sağlanması maksadıyla Mobil Entegre
Komuta aracı ve taşınabilir uydu yer terminalleri bölgeye gönderildi. Güvercinlik
Kara Havacılık Okulu'ndan bölgeye gece boyunca devam eden helikopter hava
köprüsü kuruldu. Hava Kuvvetleri uçaklarınca sabah erken saatlerde bölgenin
hava fotoğrafları çekildi.
Baba:
Çok iyi çalıştık
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel,
beraberinde TBMM Başkanı
Yıldırım Akbulut, Genelkurmay Başkanı Orgeneral
Hüseyin Kıvrıkoğlu
ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla
Ateş ile ilk olarak helikopterle Düzce'ye geldi ve incelemelerde bulundu.
Demirel, İlçe Jandarma Komutanlığı'na geçti ve burada brifing aldı.
Brifing sırasında konuşan Demirel, TSK'ya teşekkür etti ve ‘‘Hepimizin
gayretleriyle inşallah bugün akşama kadar enkaz altında kalmış pek çok
canlı kişiyi kurtarmak imkanımız olur. Bugün deprem sonrası faaliyetlerin
en kritik günüdür. Yarına ve öbürgüne kalırsa işler zorlaşıyor.’ dedi.
Demirel'in brifing aldığı sırada saat 12.50 dolaylarında bir de
küçük bir artçı şok yaşandı.
Demirel Kriz Merkezi'nde buluştuğu
Başbakan Ecevit'e incelemeleri sırasındaki gözlemlerini aktardı.
Demirel, ilk önce Düzce'ye helikopterle havadan baktıklarını belirterek,
‘‘Ağır bir yıkım var’’ dedi. TSK'nın işi fevkalade sıkı tuttuğunu
kaydeden Demirel, ‘‘Her şeye müdahale edilmiş ve Düzce'de her şey kafi
miktarda var. Deprem sonrasında mücadeleye çok iyi girişilmiş’’dedi.
Devlet oradaydı
Yurdu acıya boğan deprem
felaketinin ardından Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, bölgeye geldi.
Önce Düzce'ye geçen Bahçeli, Devlet Hastanesi'nin bahçesinde kurulan sahra
hastanesinde incelemelerde bulundu. Vatandaşlara geçmiş olsun ve başsağlığı
dileğinde bulunan Bahçeli, ‘‘Devlet bütün kurumlarıyla deprem bölgesindedir’’
dedi.
Ecevit:
Büyük deneyimimiz var
Başbakan Bülent Ecevit, deprem
bölgesinde yaptığı incelemeler sırasında boynuna sarılıp ağlayan vatandaşlar
karşısında duygulanırken, zor anlar yaşadı. Ecevit ilk incelemelerin
ardından, Devlet Bakanı
Hüsamettin Özkan'a koordinatör valinin bölgeye
gelmesi ve yıkım ekiplerinin gönderilmesi talimatı verdi. Ecevit,
eşi Rahşan Ecevit ile birlikte incelemelerde bulunmak üzere karayoluyla
Bolu'ya geldi. Kurtarma ekipleriyle sohbet eden Ecevit, yurttaşlardan
da hasarlı binalardan uzak durmalarını istedi. Bazı yurttaşların ağlayarak,
boynuna sarılıp,
‘Hoşgeldin’ demeleri üzerine Ecevit çiftinin
duygulandıkları görüldü. Bir vatandaşın, ‘‘Organizasyonda bozukluklar
yaşanıyor. Daha ne yapılacağına karar verilmedi’’ sözleri üzerine Ecevit,
‘‘Niye buraya geldim? Bu aksaklıkları görmek için. Hemen Ankara ile görüşeceğim’’
dedi. Ecevit, daha sonra Kaynaşlı'ya geçmek üzere otobüsle hareket
etti. Otobüste Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan ile telefon bağlantısı
kuran Ecevit, Bolu Kriz Merkezi'nin yıkım uzmanı eksikliğinin bir
an önce tamamlanması talimatını verdi.
KRİZ MERKEZİNDE
Ecevit, daha sonra Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel ve TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut'un da bulunduğu
Kriz Merkezi'ne geldi. Burada çalışmalar hakkında bilgi alan Başbakan,
gazetecilere yaptığı açıklamada, depremin daha öncekine oranla Düzce'de
daha fazla hasara yol açtığını belirtti. Ecevit, ‘‘Fakat, devletimizin
büyük deneyimi var. Devlet bütün gücüyle siviliyle, askeriyle, gönüllü
kuruluşlarıyla görev başındadır. İnanıyorum ki kısa sürede maddi yaralar
sarılabilecektir. Tabii manevi yaralar kolay sarılmaz’’ dedi. Ecevit,
buradan ayrılırken, FP Genel Başkanı Recai Kutan'la karşılaştı.
Kutan, Ecevit'e,
‘geçmiş olsun’ dileğinde bulundu.
Düzce,
Gölcük gibi
Son bilanço: 300 ölü 2500
yaralı
7.2'lik depremin vurduğu
Düzce'de çok ağır hasar var. 30'u köylerde olmak üzere Düzce'de 50, Kaynaşlı'da
40, Bolu'da da 12 bina çöktü.
17 AĞUSTOS depreminin üzerinden
henüz üç ay bile geçmeden Türkiye'yi vuran 7.2'lik Düzce depremi, yine
pek çok can aldı, binlerce insan yaralandı, onbinler sokakta kaldı. Depremde
büyük bölümü Bolu ile Düzce ilçesi ve Kaynaşlı beldesinde olmak üzere 300
kadar kişi yaşamını yitirdi. 2500’ü aşkın kişi de yaralandı. Deprem böl-gesindeki
hasarlar şöyle:
Ölü sayısı artabilir
Bir gün önceki Sapanca merkezli
5.7'lik artçı şokun etkisi yaşanırken nere-deyse ülkenin tümünde hissedilen
yeni felaket bu kez en çok Bolu'yu vurdu. Düzce ve Kaynaşlı'nın ağır hasar
gördüğü depremde en çok can kaybı da buralarda oldu. Binlerce vatandaş
enkaz altında kaldı. Bolu'da bugün öğle saatlerinde ulaşan rakam-lara göre
259 kişi öldü, 1742 kişi yaralandı. Bu rakamların enkaz kaldırıldıkça büyümesinden
endişe edilirken dağılımı Bolu merkez'de 30 ölü, 300 yaralı, Düzce 74 ölü,
790 yaralı, Kaynaşlı 152 ölü, 572 yaralı, Gölyaka 1 ölü, 60 yaralı, Akçakoca
2 ölü 5 yaralı, Gümüşova 9 yaralı, Mengen 6 yaralı oldu.
Zonguldak ve Bolu
Ağustos ayındaki depremde
büyük hasar gören Bolu'nun merkezinde 12 bina yerle bir olurken, Düzce'de
30'u köyde olmak üzere 50 bina, Kaynaşlı'da ise 40 bina çöktü.
Zonguldak'ta da merkezde
50, Ereğli ilçesinde 579 ve Devrek ilçesinde 2 kişi olmak üzere toplam
631 kişi yaralandı. Zonguldak merkez, Ereğli ve Devrek ilçelerinde depremde
paniğe kapılarak pencere ve balkonlardan atlayarak yaralanan 631 kişi hastanelerde
tedavi edildi.
Devrek'te 1 ahşap ev tamamen
yıkıldı. Can kaybı olmadı. İlçe merkezindeki Hacıahmet Camii'nin deminaresi
yıkıldı.
Sakarya ve Kocaeli
7.2'lik depremin tozu dumana
kattığı Sakarya'da Karasu'da biri kalp krizinden olmak üzere 3 kişi öldü.
Panikten yaralanan veya şoka giren 76 kişi hastanelerde tedavi edildi.
Yalova'da bir kişi yine kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Yine Yalova'da
20, Kocaeli'nde 40 kişi yaralandı. Bursa'da da biri kalp krizi olmak üzere
77 kişi hastanelerde tedavi altına alındı.
Kaçarken kazada öldüler
BOLU'daki son deprem
felaketinden kaçarak, Zonguldak'taki yakınlarının yanına gitmek üzere yola
çıkan 3 kişi trafik kazasında öldü. Zonguldak- Ereğli Karayolu'ndaki Değirmenağzı
Tüneli'nde dün sabaha karşı saat 01.00 sıralarında Ereğli yönüne giden
Zekai Turan yönetimindeki 34 YTB 67 plakalı Üstün Erçelik firmasına
ait yolcu otobüsü, karşı yönden gelen Hidayet Sezer'in kullandığı
14 VD 542 plakalı özel otomobille hatalı sollama sonucu çarpıştı. Kazada,
Bolu'daki son depremden etkilenerek Zonguldak'taki yakınlarının yanına
gelen otomobil sürücüsü Hidayet Sezer (35) öldü. Yaralanan Muammer
Hıracı (43) SSK Bölge Hastanesi, Beşir Hıracı (38) ise Devlet
Hastanesi'nde öldü. Otobüs sürücüsü Zekai Turan gözaltına alındı.
41 artçı sarsıntı
DÜZCE depremini dün
13.07'ye kadar 41 artçı şok izledi.
BU HABERLER, HÜRRİYET GAZETESİ'NİN
İNTERNET SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.
(14 KASIM 1999)
  |