Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
 BELGENET 
 ARŞİV
 BELGELER 
Deprem ile ilgili haberler nasıl yer aldı
ANADOLU AJANSI
HÜRRİYET 
MİLLİYET 
RADİKAL
SABAH
CUMHURİYET
DEPREM ANA SAYFA
TÜRKİYE'DEKİ DEPREMLER 
DEPREM NEDİR 
 
 
 
 
 
 
 


12 KASIM 1999 

13 KASIM 1999 


 MİLLİYET GAZETESİ'NDE YER ALAN HABERLER 


YİNE DİPTEN VURULDUK

Düzce merkezli 7.2 büyüklüğündeki deprem Türkiye'nin yarısını salladı. Düzce yıkıldı. Bolu ağır hasarlı. Yangınlar çıktı. Çok sayıda ölü ve yaralı var


hab00.jpg        Marmara Bölgesi'nde 17 Ağustos'ta meydana gelen 7,4 şiddetindeki depremin ardından dün merkezi Bolu - Düzce olan ikinci büyük deprem Türkiye'yi salladı. 
       Richter ölçeğine göre 7,2 şiddetindeki deprem 30 saniye sürdü. İlk belirlemelere göre 34 can kaybı olduğu, enkaz altında çok sayıda yaralı ve ceset bulunduğu bildirildi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Işıkara, "artçı şok değil, münferit bir deprem" meydana geldiğini açıkladı.
       Dün akşam saat 18.57'de meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremle 17 Ağustos'tan beri süren korku kabusa dönüştü. Merkez üssü Bolu'nun Düzce ilçesi olan deprem, başta Ankara olmak üzere İstanbul, Sakarya, İzmit, Eskişehir, Kayseri, Tokat, Antalya, Isparta, Burdur, Çanakkale, Zonguldak, Samsun, Afyon, Çorum, Kastamonu ve Kayseri'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ilde hissedildi.
       Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Devlet bahçeli ve hükümet üyeleri, depremin ardından Başbakanlık'ta toplanarak durum değerlendirmesi yaptılar.

Düzce yıkıldı

       168 bin nüfuslu Düzce'de çok sayıda binayı yerle bir eden deprem sırasında hastane boşaltıldığı için yaralılara müdahalede büyük güçlükler çekildi. Belediyeden, telsiz ve hoparlörlerle eczacılara eczanelerini açmaları, hekim ve hemşirelere de hastanelere gelmeleri için duyurular yapıldı. Deprem Ankara - İstanbul yolunda da hasar yaratınca yardım ekipleri ve ambulansların Düzce'ye ulaşmalarında büyük güçlükler çekildi.

TV'den yardım çağrısı

       Bolu Emniyet Müdürü Uğur Gür, Bolu - İstanbul karayolunda kırıklar olduğunu belirterek yardım talebinde bulundu. Gür, "Binalar yıkıldı, yangınlar çıktı. İstanbul yönünden karayolu çöktüğü bilgileri geldi. Bu yüzden yardım da ulaşabileceğini zannetmiyorum. Ankara'dan sağlık personeli ve yardım malzemesine ihtiyacımız var" diye konuştu.
       Deprem nedeniyle yurttaşların telefona sarılmaları üzerine haberleşme sistemi uzun süre kilitlendi.

Yangınlar ve yine enkaz

       Depremin üzerinden geçen üç saat içinde çevre merkezlerden bölgeye hiçbir ambulansın ulaşamadığı bildirildi. Düzcelileri akşam yemeği sırasında yakalayan depremde ilk aşamada 30 binanın tamamen yıkıldığı belirlendi. Kış nedeniyle yakılan sobalar nedeniyle ilçenin birçok yerinde yangınlar çıktı. Çok sayıda binanın hasar gördüğü ve yıkıldığı Bolu'da da yangınlar çıktı, bazı yurttaşların alev almış görüntüleri ve feryatları ekranlara yansıdı.

Deprem evleri hastane oldu

       Bazı yaralılar hastane bahçelerinde ve Gölyaka ile Düzce'yi yıkan 17 Ağustos depreminin ardından yapılan prefabrike evlerde tedavi altına alındı. Düzce'de bir jandarma başçavuş ile Devlet Hastanesi'nde görevli bir hemşirenin kaybedildiği, gelen ilk can kaybı haberi oldu. Devlet Hastanesi'nde tüm personel depremden hemen sonra görev yerine geldi. Kentin doğu yakasında altı katlı bir bina minibüsün üzerine çöktü. Burada arama kurtarma çalışması yapıldığı öğrenildi.

Bolu da yaralı

       Deprem merkezi 80 bin nüfuslu Bolu'da da can kaybı ve yıkımlara neden oldu. Bolu Devlet Hastanesi'nin tüm cihazları iptal oldu. Hastane sürekli sallandığı için ameliyat yapılamadığı bildirildi.
       Yalova'da kalp krizi geçiren Urfiye Tetik (39) hayatını kaybetti, ayağı kopan bir kişi Bursa'ya sevkedildi. Sakarya'da iki kişi öldü. Bursa'da da 78 kişi yaralandı, bir kişi kalp krizi geçirerek öldü. İstanbul'da 25 kişi yaralandı. Kocaeli'nde 15 kişi yaralandı, 20 kişi de psikolojik nedenlerle hastanelere başvurdu, daha önce terkedilen altı katlı bir bina çöktü. Sivil savunma ekipleri, yoldan geçen bir kişinin enkaz altında kalabileceği gerekçesiyle binanın altında dinleme yaptı, ancak herhangi bir bulguya rastlamadı.
       Zonguldak'ta 30 kişi pencerelerden atlayarak yaralanırken, 40 kişi de psikolojik nedenlerden dolayı hastanelere kaldırıldı. Eskişehir'de bir kişi yaralandı.
       Emniyet Genel Müdürlüğü, Düzce'deki deprem dolayısıyla Merzifon'dan Bolu - Gerede yönüne gitmek isteyen araçların Çorum - Ankara - Eskişehir yönüne gönderildiklerini açıkladı. Ankara'da Metro ve Ankaray seferleri bir süre durduruldu. İstanbul - Ankara geçişi Mudurnu üzerine yönlendirildi.

Afet taburu devrede

       Depremin ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı'nda "Tabii Afetler Koordinasyon ve Değerlendirme Merkezi" faaliyete geçti.
       Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş ve Kurmay Başkanı Orgeneral Necdet Timur, merkeze gelerek deprem bölgesinden ulaşan ilk bilgiler doğrultusunda çalışmalara bizzat katıldı.
       Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan saat 21.15 sıralarında iki general deprem bölgesine gitmek üzere yola çıkarken, Adapazarı'ndan bölgeye iki afet taburu ile bir istihkam bölüğü sevk edildi.
       Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve Mevki hastanelerinden de 20 kişilik sağlık ekibi ve ambulans desteği Ankara'dan yola çıktı.
       Bu arada, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi'nce görevlendirilen 25 kişilik arama - kurtarma ekibini Ankara'dan bölgeye götürmek üzere üç helikopter tahsis edildi.
       Öte yandan, Ankara - İstanbul otoyolunun girişinde önlem alan polis yolda ambulans ve kurtarma araçları dışında araçların girişine izin vermedi. Hasar görmesi nedeniyle Samsun-İstanbul yolu da trafiğe kapatıldı, ulaşım Ankara üzerinden sağlandı.

Kızılay helikopterle

       Kızılay'ın, deprem bölgesine Skorsky helikopteriyle ilk etapta 3 bin 500 çadır, 10 bin battaniye ve gıda malzemesi gönderdiğini açıkladı. 

Düzce heyeti Çankaya'dayken oldu

       Düzce'yi ikinci kez vuran depremden çok kısa bir süre önce ilçeden gelen "deprem heyeti" Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile görüştü. Demirel heyete, "Allah tekrarından ve beterinden korusun" dedi.
       Saat 18:00'de Köşk'e çıkan Bolu milletvekili Necmi Hoşver başkanlığındaki Düzce heyetinde, Düzce ve civar ilçe belediye başkanları ile siyasi parti ilçe başkanları ve sivil toplum kuruluşların temsilcileri yer aldı.
       Hoşver kabulde, "17 Ağustos'taki depremde fındık zamanı olduğu için ölü sayısı az oldu, ama şimdi göç ve ekonomik sıkıntı gibi sorunlarımız var. Düzce'nin eski haline gelmesi için il olmasını istiyoruz" dedi.
       Demirel ise, "Sekiz yıldır bu gündemde. Size 85 numarayı vermemiş miydim? Düzce'nin il yapılması lazımdır. Tek engel siz olursanız arkanıza başka ilçeler de takılır. Tek başına Düzce'yi il yaparlarsa ben bunu alkışlarım. Bir vali getirir oturturuz" yanıtını verdi.
       Demirel sözlerini, "Allah tekrarından ve beterinden korusun. Depreme 'dur' diyebiliyor musunuz, ne zaman olacağını biliyor musunuz? İnşallah bu artçılar da sona erer" diye tamamladı. Demirel'in bu temennisinden yaklaşık 45 dakika sonra Düzce yıkıldı.

Ankara, Sakarya, İstanbul'da panik

       Düzce merkezli deprem çevre illerde de can aldı. Deprem sırasında paniğe kapılarak pencerelerden atlayanların da aralarında bulunduğu yaklaşık 200 kişinin hastanelerde tedavi altına alındığı Sakarya'da, birisi elektrik çarpması, diğeri yüksekten atlama sonucu iki kişi yaşamını yitirdi. Düzce depreminin sarsıntısını en şiddetli hisseden merkezlerden İstanbul ve Ankara'da panik yaşandı, çok sayıda yurttaş geceyi sokaklarda geçirdi. İstanbul, Ankara, Bolu, Sakarya ve civar merkezlerde haberleşme felç oldu, Ankara - İstanbul karayolundaki hasar nedeniyle ulaşım ve yardım çalışmaları aksadı. 

Clinton gelişini ertelemedi

       ABD Başkanı Bill Clinton'ın ulusal güvenlik danışmanı Sandy Berger, Düzce'de meydana gelen depremin ardından, şimdilik Türkiye programında "herhangi bir değişiklik" olmadığını belirtti. Berger, depremle ilgili durumu incelemeye devam ettiklerini de söyledi.
       Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de, 18 - 19 Kasım'da yapılacak AGİT zirvesi ile Clinton'ın Türkiye ziyaretinin ertelenip ertelenmeyeceğine ilişkin sorulara "Sanmıyorum" yanıtını verdi.
       İstanbul'da çok sayıda eğlence merkezi deprem nedeniyle kendiliğinden kapılarını kapatırken bazı konserler de iptal edildi.

24 saat önce uyardı

Prof. Dr. Işıkara, perşembe akşamı ATV'de Sapanca veya Bolu - Düzce arasında 5.5'i aşacak büyüklükte bir deprem olacağı yönünde işaretler bulunduğunu söylemişti.

        Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara 7.2 büyüklüğündeki Düzce depreminden 24 saat önce ATV'deki canlı yayında, kapıdaki tehlikeyi "Düzce'de 5.5'ten büyük deprem bekliyoruz" diye Türkiye'ye ihbar etti. Işıkara, bu açıklamasının ardından dün Ankara'ya giderek Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile "deprem tehlikesi"ni görüştü ve önceden haber verdiği Düzce depremini Başkent'te hissetti.

Yayında deprem ihbarı

       Işıkara, Perşembe akşamı Oğuz Haksever'in konuğu olarak katıldığı ana haber bülteninde, bir harita üzerinde açıklamalar yaptı. Son aylardaki deprem büyüklüklerinin yer aldığı renkli harita üzerinde görüşlerini açıklayan Işıkara şöyle dedi:
       "Yeşiller, büyüklük olarak 5'in üzerinde deprem olan bölgeler. 7 kez deprem oldu bu biçimde. Şuradan itibaren Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın tipik karakterini görüyoruz. (Düzce ve Sapanca bölgesini göstererek) Buradan itibaren ileri atılımlı bir sistemde karmaşık bir bölüm başlıyor. Burada ilginç bir olgu var. Bunu da herhangi bir telaşa neden olsun diye söylemiyorum, doğruları söyleyip bilgilendirmek istiyorum. Burada boşluk, bir de burada boşluk var. Dolayısıyla eğer bizim düşündüğümüz Kuzey Anadolu'nun tipik karakteriyse burada ve burada da 5.5'i geçebilecek artçı depremler olabilir."
       Prof. Işıkara, bu açıklamayı yaptıktan sonra ATV Yayın Editörü Oğuz Haksever, "Halkın heyecanlanmaması için bir kez daha tekrarlayalım" diyerek, buradaki sismik boşluğun tamamlanması gerektiğini belirtti. 

Düzce'de olacak

       Işıkara, Haksever'in "Deprem hangi bölgelerde olabilir" şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi: "Yer olarak pek söylemiyorum ama, Sapanca ve civarı ile Bolu - Düzce arası diyebiliriz. Ama vatandaşlara özellikle vurgulamak istiyorum. Biz bir deprem olacak demiyoruz. Ortada bilimsel bir gerçek var. Buralarda büyüklüğü 5.5'i geçen depremler olabilir. Vatandaşlarımızın bu gerçeği bilip hasarlı yapılarda yaşamamaları gerekir. Ama normal yaşamlarını lütfen sürdürsünler. Yaşam güzel, hayat güzel."

Ankara'ya uçtu

       Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Işıkara, bu önemli uyarıyı yaptıktan sonra dün sabah Ankara'ya uçtu. Prof. Işıkara, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'la biraraya gelerek olası depremler üzerine elindeki verileri hükümetin bilgisine sundu. Işıkara, bu görüşmeden çıktıktan sonra 18.57'deki deprem sarsıntısını Ankara'da yaşadı. 

Işıkara yine haklı çıktı

       17 Ağustos depreminden tam 68 gün önce 11 Haziran tarihinde de İçişleri Bakanlığı'na bir dilekçe göndererek Marmara bölgesinde deprem olabileceği uyarısında bulunan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Ahmet Mete Işıkara, bir kez daha haklı çıktı. 
       9 Kasım akşamı Show TV ana haber bülteninde canlı yayına çıkan Işıkara, 15 Temmuz - 1 Ekim 1999 arasında Kuzey Anadolu Fay Hattı'nda Tokyo Teknik ve Kyoto üniversiteleriyle deprem zararlarının azaltılması ve önceden belirlenmesi çalışmaları için 11 Haziran'de bir dilekçeyle İçişleri Bakanlığı'ndan önlem alınmasını istediklerini, ancak hiçbir önlem alınmadığını söyledi. Işıkara, depremlerin nerede ve ne büyüklükte olabileceğini tahmin edebildiklerini belirterek şöyle devam etmişti: "Bunu bütün bilim dünyası biliyor. Ben medya aracılığıyla bunu tüm topluma ifade ettim. Biz kurum olarak görevimizi yaptık. Fakat, ilgili birimlerin devleti hazırlaması gerekirdi" dedi.

Koray Aydın yanıldı

       Bayındırlık Bakanı Koray Aydın ise Işıkara'nın "17 Ağustos depremi öncesinde ilgili birimleri uyarmıştık" sözlerine bir gün sonra verdiği yanıtta şöyle demişti: "Sayın Işıkara medyatik biri. Televizyonları seviyor. Biraz sansasyona düşkün bir insan. Bu haberlerle kamuoyunu yanıltmasını yanlış buluyorum. Spekülasyon yaparak, insanları farklı beklentiler içine düşürmemesi lazım."

İşte rapor

       Işıkara'nın İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği 11 Haziran tarihli dilekçe şöyle: "Boğaziçi Üniversitesi kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile Japonya Tokyo Teknik Üniversitesi ve Kyoto Üniversitesi ile ortaklaşa sürdürülen Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun Batı yöresinde deprem zararlarının azaltılması ve depremlerin önceden belirlenmesi çalışmaları (15 Temmuz - 1 Ekim 1999) tarihleri arasında aşağıdaki vilayetleri kapsayacak şekilde sürdürülecektir.
       Güvenlik dahil tarafınızdan yapılabilecek düzenlemeler için gereği hususunu müsaadelerinize arzederim.
       Çalışma yapılacak iller: Kocaeli, Yalova, Sakarya, Bolu, Bursa, Bilecik Balıkesir."
 


California'nın tahminlerinde vardı

        ABD'deki California Jeoloji Enstitüsü Marmara Bölgesi'nde 2000 yılı mart ayına kadar 7 şiddetinde bir depremin olacağını tahmin etmişti. Enstitünün 1 Eylül tarihli internet kayıtlarında Kuzey Anadolu Fay Hattı ile California Fay Hattı arasında benzerliklere dikkat çekilmişti. 
       Yalçın Doğan'ın 14 Eylül tarihli Milliyet Gazetesi'ndeki köşesinde yer alan bilgilere göre bu iki fay hattının tipi, özellikleri, nereden nereye doğru uzandığına ilişkin bilgiler fayların benzerliklerini gözler önüne seriyordu. Yazıda şu bilgilere yer verilmişti: 
       "Benzerliklerden yola çıkarak anılan enstitü depremin ne zaman olabileceğine dönük beklentilerle ilgili bir tablo yayımlıyor. Buna göre:
       Kuzey Anadolu fay hattında tüm Eylül boyunca 6 şiddetinden düşük deprem olasılığı yüzde 20. 29 Şubat 2000'e kadar yine 6 şiddetinden düşük deprem olasılığı yüzde 50. Bu durumda Mart 2000'e kadar Marmara Bölgesi sallanmaya devam edecek. Tahmin bu yönde. 17 Ağustos'tan itibaren yaşanan depremler Amerikalıların tahminlerini doğruluyor. 
       Aynı enstitü 7 şiddetinde depremleri de tahmin ediyor:
       Eylül boyunca 7 şiddetine kadar deprem ihtimali yüzde 3. Küçük bir yüzde olsa bile, Eylül'de biraz daha sarsıcı depremler beklenebilir. 7 şiddetine kadar depremlerin Mart 2000'e kadar sürme ihtimali ise yüzde 7. Bu tahmin bilimsel verilere dayanıyor. İlk deprem 17 Ağustos'taki gibi 5'in üzerinde ise çok sayıda artçı deprem birbirini aralıksız izliyor. Hatta bazen aylarca ve yıllarca sürüyor."
 


'Bir daha olacak mı?' tartışması

       Bilim adamları bir kez daha farklı açıklamalar yaparken, Düzce depreminin Marmara'da beklenen büyük depremi tetikleyeceği görüşünü de dile getirdi.
       Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Başkanı Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara, depremin "ana şok" olduğunu söyleyerek, "5'ten büyük 5 tane de artçı şok var. Bu hareketin doğuya döndüğü bunun göstergesi. 20 - 25 kilometrelik bir faylanma söz konusu. Bu sistem gittikçe kuzeyini, güneyini, batısını etkileyebilir" diye konuştu.
       Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Oğuz Gündoğdu, Kuzey Anadolu fayındaki (KAF) kırığın doğuya doğru uzandığını belirterek, "Bu ayrı bir depremdir. Artçı olduğunu düşünmüyorum. Gölcük hattı Gölyaka'da sonlanmıştı. Hat Bolu'ya doğru gidiyor. Gölcük hattı göle kadar sonlanmıştır. Düzce'ye doğru bu kırık hattı gelişti" dedi.
       İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Aykut Barka ise Bolu - Düzce segmentinin harekete geçtiğini belirtip "7,4 şiddetindeki 17 Ağustos depreminden sonra 6 şiddetinde yeni bir artçı şok beklediklerini" açıkladı. Barka, "Bütün birikimler boşaldı. Ama İstanbul için her zaman deprem riski var. Bu da beklenenden büyük bir depremdi" dedi. 
       İTÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. Celal Şengör de, şu yorumu yaptı:
       "Son deprem, büyük depremin sistemi geriye doğru ittiğini gösteriyor. Bana Kuzey Anadolu fayının İzmit'te meydana getirdiği büyük yamulma boşalmasının etkisi gibi geliyor. İzmit depremi 7.4 büyüklüğünde bir deprem. Bunun artçı şoklarının yediye kadar ulaşması normaldir. Benim kanaatim de artçı olduğudur. Artçı depremlerin süresi bir yılı geçebilir. Marmara Denizi'nde büyük bir depremi tetikleyeceğini ben ve arkadaşlarım söylüyoruz. İstanbul'un bulunduğu fay hattında 1766'dan beri deprem görülmüyor. Ancak bu fay hattında büyük bir gerilme var. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nda değişik yerlerdeki hem artçı hem de öncü depremlerle kırılmalar oluyor ve fay kendini toparlıyor. Oysa İstanbul'da hala gerilme devam ediyor. Bu da beni çok endişelendiriyor" dedi. 
       İTÜ Sismoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Tuncay Taymaz ise, artçı bir sarsıntı yaşandığını belirterek, KAF'ın doğuya doğru yön değiştirdiğini savundu.

Kandilli geç açıkladı

       Kandilli Rasathanesi 17 Ağustos'ta yaşanan Marmara depreminin ardından dün bir kez daha "depremin büyüklüğü" konusunda çelişkili açıklamalar yaptı. Depremden ancak 45 dakika sonra ilk açıklamayı yapabilen Kandilli, önce "artçı" olarak bildirdiği depreme daha sonra "münferit" dedi. 
       Depremin şiddetini ABD'deki Colorado Deprem Araştırma Merkezi saat 20.20'de 7,2 olarak açıklarken, Kandilli bu tespite ancak saat 20.47'de katıldı. Kandilli Rasathanesi, 17 Ağustos gecesi yaşanan büyük Marmara Depremi'nin ardından da çelişkili açıklamalar yapmıştı. Depremin şiddetini önce 6,9 olarak açıklayan Kandilli, Colorado'nun şiddeti 7.4 olarak vermesinden sonra düzeltme yapmıştı.

BU HABER, MİLLİYET GAZETESİ'NİN İNTERNET SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.
-(13 KASIM 1999)
 

sayfa başı