|
|
 |
Ulusal
Deprem Konseyi...
21 Mart 2000
gün ve 2000/9 sayılı Başbakanlık Genelgesi çerçevesinde, 8’i yer bilimci,
8’i inşaat mühendisi, 4’ü de diğer alanlardan (mimarlık, kent planlaması,
sosyal bilimler, tıp, çevre mühendisliği vb) olmak üzere 20 uzmandan oluşan
Ulusal Deprem Konseyi, 9 Haziran 2000 tarihinde kuruldu.
Konsey Üyeleri şu kişilerden
oluştu:
Yer Bilimleri
-
Prof. Dr. Ömer ALPTEKİN
İÜ Jeofizik
-
Prof. Dr. Aykut BARKA
İTÜ Jeoloji
-
Dr. Ömer EMRE MTA Jeomorfoloji
-
Prof. Dr. Haluk EYİDOĞAN
İTÜ Jeofizik
-
Prof. Dr. Naci GÖRÜR
İTÜ Jeoloji
-
Prof. Dr. Ali KOÇYİĞİT
ODTÜ Jeoloji
-
Dr. Fuat ŞAROĞLU TPAO/MTA
Jeomorfoloji
-
Prof. Dr. Celal ŞENGÖR
İTÜ Jeoloji
İnşaat Mühendisliği
-
Prof. Dr. Atilla ANSAL
İTÜ Zemin / Deprem
-
Prof. Dr. Nuray AYDINOĞLU
BÜ Yapı / Deprem
-
Prof. Dr. Mustafa ERDİK
BÜ Mühendislik Sismolojisi
-
Prof. Dr. Uğur ERSOY
ODTÜ Yapı / Deprem
-
Prof. Dr. Polat GÜLKAN
ODTÜ Deprem Mühendisliği
-
Prof. Dr. Faruk KARADOĞAN
İTÜ Yapı / Deprem
-
Prof. Dr. Haluk SUCUOĞLU
ODTÜ Deprem Mühendisliği
-
Prof. Dr. Tuğrul TANKUT
ODTÜ Yapı / Deprem
Diğer Alanlar
-
Doç. Dr. Murat BALAMİR
ODTÜ Kentsel Planlama
-
Prof. Dr. Necati İNCEOĞLU
İTÜ Mimarlık
-
Prof. Dr. Nuray KARANCI
ODTÜ Psikoloji
-
Prof. Dr. Derin ORHON
İTÜ Çevre Mühendisliği,
Konsey’in başlıca görevleri:
-
Bilim insanlarınca yapılan deprem
tahminlerini bilimsel açıdan değerlendirerek sağlıklı sonuçlar üretmek
ve kamuoyunun bu konuda en güvenilir bilgiyi sağduyu biçiminde alabilmesini
sağlayacak açıklamalar yapmak,
-
Ülke ihtiyaçları göz önünde
bulundurularak, deprem zararlarının en aza indirilmesine yönelik araştırma
çalışmaları için öncelikli alanları belirlemek,
-
Deprem sorunlarına ilişkin konularda
kamu yetkililerine danışmanlık yapmak, gerekli görülen alanlarda politika
ve stratejiler üreterek uygulamaya yardımcı olmak,
-
Deprem tahminleriyle ilgili
etik problemler içeren başvuruları değerlendirmek, bu çalışmalarında Avrupa
Konseyi’nin “Depremin Önceden Tahminiyle İlgili Etik Kuralları”nı esas
alarak uygulamaya yol göstermek.
Sekreterya işleri TÜBİTAK
tarafından yürütülen ve yılda en az dört kez toplanması öngörülen Konsey’in
ilk toplantısı 16 Haziran 2000 tarihinde TÜBİTAK Başkanlık Toplantı Salonu’nda
yapıldı.
Toplantıda Konsey Başkanlığına
Prof. Dr. Tuğrul TANKUT, Başkan Yardımcılığına Prof. Dr. Aykut BARKA seçildi.
Konseyin çalışmalarıyla ilgili sözcülük görevi de Başkan ve Başkan Yardımcısına
verilerek, Prof. Dr. Polat GÜLKAN ile Prof. Dr. Haluk EYİDOĞAN da sözcülük
görevi için yedek üyeler olarak belirlendi.
Toplantıda Konsey’in çalışma
ilkeleri, alanları ve yöntemleri ile ilgili görüşler ortaya konarak, bunların
daha geniş kapsamda araştırılması ve Konseyin değerlendirmesine elverişli
bir düzen içinde sunulması amacıyla, Doç. Dr. Murat BALAMİR, Prof. Dr.
Naci GÖRÜR, Prof. Dr. Polat GÜLKAN ve Prof. Dr. Tuğrul TANKUT’tan oluşan
bir komisyon kuruldu.
Konsey, 7 Temmuz 2000 tarihinde
sabaha karşı İstanbul yakınlarında gerçekleşen küçük depremle ilgili olarak
çeşitli merkezler ve bilim kuruluşlarından alınabilen bilgiler ışığında
yaptığı değerlendirmelerin sonucunda, ilk kamuoyu açıklamasını yaptı:
-
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli
Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün depremin yeri (Adalar’ın
güneyi) ve büyüklüğü (4.2) ile ilgili açıklaması, elde bulunan veriler
ışığında sağlıklı görünmektedir.
-
Depremin oluştuğu bölgede sürekli
bir mikrodeprem aktivitesi bulunduğu, ara sıra da küçük depremler oluştuğu
bilinmekte ve bu durum bölgedeki fayların karakteristik bir özelliği olarak
değerlendirilmektedir. Bu son depremin büyük bir depremin öncüsü olup olmadığı
konusunda bir yorum yapabilmek için eldeki veriler yeterli değildir. Aktivitenin
yakından izlenmesi gereklidir.
-
Depremin nedeni olan fay mekanizmasının
tanımlanması ve yorumlanması için birçok kaydın toplanması ve değerlendirilmesi
gereklidir. Depremin niteliği konusunda sağlıklı sonuçlar üretilebilmesi
için vazgeçilmez olan bu çalışmanın birkaç günden (belki bir haftadan)
önce tamamlanamayacağı anlaşılmaktadır.
-
Sözü edilen çalışmanın sonuçları
elde edilir edilmez yapılacak değerlendirme kamuoyunun bilgisine derhal
sunulacaktır. Bu aşamaya gelinmeden yapılacak bir yorumun sağlıklı ve güvenilir
olamayacağı kanısına ulaşılmıştır.
Konsey’in ikinci toplantısı
14 Temmuz 2000 tarihinde TÜBİTAK Başkanlık Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.
Bu toplantıyı takiben 26 Temmuz 2000 tarihinde yapılan ikinci basın açıklaması
ile kamuoyunu kaygılandıran bazı konulardaki Konsey görüşleri şöyle aktarıldı:
-
Depremlerin önceden belirlenmesine
yönelik çeşitli göstergeleri inceleyen araştırmalar yıllardan beri sürmektedir.
Son günlerde sözü edilen, statik elektrik alan değişimlerinin ölçümüne
yönelik yaklaşım da bunlardan biridir. Birçok ülkede çalışmalar yapılmasına
karşın, güvenilir bir deprem göstergesi bugüne kadar bulunabilmiş değildir.
-
Depreme hazırlıklı olma kapsamında
yapılmakta olan deneme uygulamaları (deprem tatbikatı), gerekli ve yararlı
çalışmalardır. Bunların deprem söylentileriyle ilişkilendirilmesi yanlıştır.
Bu çalışmaların gereği olan yazışmaların deprem uyarısı gibi yorumlanması
da doğru değildir. Deprem önceden kestirilemediğine göre, uyarı söylentileri
doğru olamaz.
-
Kuzey Anadolu Fay zonunun Marmara
Denizi içinde yer alan bölümünün nitelikleri genel olarak bilinmekle birlikte,
tüm özelliklerinin ayrıntılı ve güvenilir biçimde ortaya konması, geniş
kapsamlı bilimsel araştırmalar gerektirmektedir. Güvenilir verilere dayanmadan
yapılan ve fayların olası kırılma biçimlerine ya da olası bir depremin
yeri, büyüklüğü ve zamanlamasına ilişkin açıklamalar güvenilir olmaktan
uzaktır. Ayrıca, bu tür açıklamaların yurttaşlara bir yarar sağlaması da
beklenemez. Zira, bölgenin tektonik özellikleri, tarihsel veriler ve son
yıllardaki gelişmeler, bölgenin büyük bir deprem potansiyeli taşıdığını
zaten açıkça ortaya koymaktadır.
-
Bu durumda asıl önemli olan,
Türkiye’nin tümüyle bir deprem ülkesi oluğunun ve pek çok yöresinde her
an bir deprem olabileceğinin bilinmesi ve depreme hazırlıklı olma çalışmalarının
bilinçli, düzenli ve sürekli biçimde yürütülmesidir.
Depreme hazırlıklı
olma kavramı çok geniş kapsamlıdır; bireyden devlete kadar çeşitli kurum
ve kuruluşların görev ve sorumluluklarını içerir; geniş bir alanda uzman
katkısı gerektirir. Depreme hazırlıklı olmanın reçete niteliğinde basit
bir çözümü yoktur. Yurttaşlar ve basın, bazıları bilmezlikten kaynaklanan,
bazıları çıkar hesabıyla ortaya atılan yanıltıcı çözümlere değer ve önem
vermemelidir.
(14
AĞUSTOS 2000)
  |