İŞ DÜNYASI YENİ SİSTEMİN AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASINI
BEKLİYOR
Döviz kurunun dalgalanmaya bırakılması, iş dünyasında yankı buldu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Okan Oğuz, dalgalı
kur sistemine geçişin ihracat için iyi olacak gibi gözükse de, programın
bütünü ve Türkiye adına bunun neye malolacağı konusunda biraz daha detay
bilgiye ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Programın bütünü ve Merkez Bankası'nın
para piyasaları ile ilgili alacağı herhangi bir tedbir olup olmadığı konusunda
açıklama yapılması gerektiğini belirten Oğuz, hem faizi, hem kuru serbest
bırakma gibi durum olduğu takdirde Merkez Bankası'nın para politikasında
değişiklik yapması gerekeceğine işaret etti. Oğuz, şunları söyledi: "Her
ne kadar bu devalüasyon, ki bu sabah dolarda kurlar 800 ila 950 bin lira
arasında, ihracat için iyi olacak gibi gözükse de programın bütünü ve Türkiye
adına bunun neye mal olunacağı konusunda biraz daha detay bilgiye ihtiyacımız
var. Program mutlaka A'dan Z'ye revize edilmek zorunda. Hem faizi, hem
kuru serbest bıraktığımız zaman bunun için başka enstrümanlar da gerekli."
MİRAS: "BU NAZİK İFADEYLE DEVALÜASYONDUR"
Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Fuat Miras, dalgalı kur politikasını,
"Bu,
nazik bir ifadeyle devalüasyondur" sözleriyle değerlendirdi. Miras,
gazetecilerin sorularını yanıtlarken, sivil inisiyatifin mutabakatı
olmayan bir programa TOBB olarak destek vermeyeceklerini belirterek,
önümüzdeki günlerde TOBB başkanlarını toplantıya çağırıp ekonomik programa
ilişkin değerlendirmelerde bulunacaklarını bildirdi. Miras, dalgalı kur
politikasını değerlendirirken, "Bu, nazik bir ifadeyle devalüasyondur.
Sabahleyin 850 bin lira olan dolar, 1 milyon 250 bin liraya yükselmiştir.
Bununla birlikte 30 milyar dolarlık bir yük getirilmiştir. Bu yükü kim
getirdiyse bu görevden çekilmelidir" dedi.
IMF'DEN DALGALI KURA GEÇİŞE DESTEK
Türkiye'deki ekonomi zirvesinin tamamlanmasının ardından, gelişmeleri
değerlendirmek üzere toplanan Uluslararası Para Fonu (IMF), hükümetin,
döviz kurunun dalgalanmaya bırakılması kararını desteklediğini bildirdi.
Uluslararası Para Fonu IMF Başkanı Horst Köhler, döviz kurunun dalgalanmaya
bırakılması ile ilk baştaki muhtemel artışın ardından, enflasyonun düşme
trendinin süreceği ve döviz kurunun istikrara kavuşacağı beklentisi taşıdıklarını
belirtti.
Ankara'daki
ekonomi zirvesinin ardından Washington'daki IMF merkezinde yapılan değerlendirme
toplantısından sonra açıklama yapan Köhler, "IMF, Türk yetkililerinin Türk
Lirasını dalgalanmaya bırakma yolundaki kararını desteklemektedir. İleriye
baktığımızda, Türk hükümetinin enflasyonu düşürme ve sürdürülebilir bir
büyüme sağlama yolundaki hedefleri devam ettirmesini memnuniyetle karşılıyoruz.
Parasal düzenlemenin sürmesi ve sıkı para politikalarıyla, döviz kurlarının
istikrara kavuşması, muhtemel bir artışın ardından enflasyondaki düşmenin
sürmesi ve IMF destekli ekonomik programdan elde edilen temel kazanımların
korunması beklenmektedir." dedi.
IMF destekli ekonomik programın, makro ekonomik çerçevesinin gözden
geçirilmesinin gerekli olduğunu belirten Köhler, mevcut IMF anlaşması çerçevesinde,
Türkiye'ye yeni kredi diliminin önümüzdeki haftalarda serbest bırakılmasına
yönelik olarak, IMF yetkilileriyle Türk hükümeti arasında görüşmelerin
bu hafta başlanacağını umduklarını belirtti. Köhler, görüşmelerde, bankacılık
sisteminin yeniden yapılandırılmasına ilişkin artan maliyetlerin bir kısmının
karşılanması amacıyla, programda kaynak sağlanması imkanlarının da araştırılacağını
kaydetti. Türkiye'nin bu programının başarıya ulaşmasında özel kreditörlerin
katkısının kritik önem taşıyacağını belirten Köhler, "IMF, uluslararası
ticari bankalardan Türk ticari bankalarıyla işlemlerini sürdürmelerini,
Aralık 2000'de kendi istekleriyle varılan anlaşma doğrultusunda beklemektedir"
dedi.
DÜNYA BANKASI'NDAN DA PROGRAMA DESTEK
Uluslararası
Para Fonu IMF'nin ardından, Dünya Bankası da, dövizin dalgalanmaya
bırakılması yönünde, Türk hükümeti tarafından alınan kararı desteklediğini
bildirdi. Washington'da yapılan açıklamada, Dünya Bankası'nın ekonomik
program ve reformların başarıya ulaşması için, Türk hükümeti, IMF ve diğer
ilgili taraflarla yakından çalışılacağı belirtildi. Açıklamada, Dünya Bankası'nın
Türkiye'ye gereken uluslararası desteğin elde etmesi konusunda çaba harcayacağı
vurgulandı.
ABD HAZİNE BAKANI, "IMF DESTEĞİNİN ARKASINDAYIZ"
ABD Hazine Bakanı Paul O'Neill, hükümetin dövizi dalgalanmaya
bırakma kararını desteklediklerini bildirdi. O'Neill yaptığı açıklamada,
"Türk hükümetinin kararını tümüyle destekliyoruz" dedi.ABD'nin, Türkiye'ye
yönelik IMF desteğinin arkasında olmaya devam edeceğini belirten O'Neill
şöyle dedi: "IMF tarafından da desteklenen Türkiye'de izlenen ekonomik
program, geçen yıl, makro ekonomik ve yapısal açıdan birçok önemli amaca
ulaştı. Hükümetin TL'yi dalgalanmaya bırakma kararının, sıkı ve uygun politikaların
yerine getirilmesi ile bugüne kadar elde edilen kazanımların başarılı bir
şekilde korunabileceğine inanıyoruz. Büyüme ile enflasyonun bu çerçevede
düşürülebileceğini düşünüyoruz."
AB KOMİSYONU, TÜRKİYE`Yİ İZLİYOR
AB
Komisyonu, Türkiye`deki krizin izlendiğini ancak bugünkü aşamada yorum
yapılmayacağını bildirdi. Brüksel`de düzenlenen günlük basın toplantısında,
yabancı gazetecilerin, Komisyon sözcülerine, Türkiye`deki gelişmelere ilişkin
çok sayıda soru sordukları görüldü. Sözcüler, bir gazetecinin, "Komisyon,
Türkiye`deki mali krizin çözümüne katkı amacıyla maddi yardım önlemleri
öngörüyor mu? Bu kriz, Türkiye`nin AB`ye tam üyelik müzakerelerinin başlatılmasını
uzun vadede etkiler mi?" şeklindeki sorusuna, "Bugünkü aşamada öngörülen
hiçbir şey yok" yanıtını verdiler. Bir başka gazetecinin, AB Komisyonu`nun
ekonomi ve parasal politikadan sorumlu üyesi Pedro Solbes`in Türkiye`deki
krizden endişeli olup olmadığını sorması üzerine sözcüler, "Bu konuda da
yorum yok" dediler. AB Komisyonu kaynakları, Türkiye`deki gelişmelerin
yakından izlendiğini belirtmekle yetiniyor ve önümüzdeki günlerde daha
ayrıntılı değerlendirmeler yapılabileceğini ifade ediyorlar.
STANDARD AND POOR'S TÜRKİYE'Yİ İZLEMEYE ALDI
Dünyanın önde gelen kredi derecelendirme(rating) kuruluşlarından Standard
and Poor's (S and P), Türkiye'nin kredi notunu, olumsuz eğilimle
izlemeye aldığını bildirdi. Türkiye'nin ülke notunun izlemeye alınmasına
neden olarak, MGK'da yaşananlara atıfta bulunulup,IMF tarafından da desteklenen
ekonomik program ve hükümetin geleceği konularında risklerin artması gösterildi.
S
and P'dan yapılan açıklamada, Türkiye'de izlenen ekonomik reform programı
içinde kamu bankalarının yeniden yapılandırılması ve Tasarruf Mevduatı
Sigorta Fonu kapsamındaki bankaların satılması konusunun "hayati" olduğu
belirtildi. Bu arada, S and P, Ziraat Bankası'nın B artı olan uzun vadeli
notunu B'ye, kısa vadeli döviz notunu da B'den C'ye düşürdü. S and P aynı
zamanda, Ziraat Bankası, Eximbank, İşbank, Doğuş Holding, Garanti Bankası,
Osmanlı Bankası ve Körfezbank'ın uzun ve kısa vadeli notlarını olumsuz
eğilimle izlemeye aldı. Açıklamada, bankaların notlarının, Türkiye'nin
ülke notunun izleme sonucunun alınmasına kadar devam edecek. S and P açıklamasında,
Merkez Bankası'nın piyasaya likidite sağlamaması nedeniyle gecelik para
piyasasının çalkantılı olduğu hatırlatılırken, Merkez Bankası'ndan gecelik
borçlanmaya dayanan özellikle Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası'nın
da aralarında bulunduğu bankaların, gecelik borçlanmalarını yenileyemedikleri
kaydedildi.
MOODY"S GÖRÜNÜMÜ POZİTİFTEN DURAĞANA ÇEVİRDİ
Bu arada, kredi derecelendirme (reyting) kuruluşu Moody's de,
Türkiye'nin "B1" olan döviz kredi notunu değiştirmezken, görünümünü pozitiften
"durağana"
çevirdi. Moody's tarafından yapılan yazılı açıklamada, hafta içinde mali
piyasalarda yaşanan dalgalanmanın, geçen yıl Kasım ayındaki mali krizde
ekonomik istikrar programının kredibilitesinin onarılmadığını gösterdiği
ifade edildi. Açıklamada, bu olayların, programın siyasi şoklar karşısındaki
kırılganlığını bir kez daha gösterdiği kaydedildi. Moody's'in açıklamasında,
piyasaların, halen uygulanmakta olan döviz rejiminin sürdürülebilirliği
üzerine yoğunlaştığı ifade ediliyor. Önemli özelleştirme projelerindeki
gecikmeye dikkat çeken Moody's, yasal gecikmelerin, programın, enflasyon
ve faiz dışı bütçe fazlası başarılarını gölgelediğini vurguladı. Ekonomik
büyümenin muhtemelen yavaşlayacağını ve cari işlemler açığının azaltılamıyacağını
işaret eden Moody's, Türkiye'nin kredi notunun, artmaya devam eden dış
borç yükünü karşılamaya yetecek kapasitesini yansıttığını kaydetti.
BAZI KURULUŞLAR DA TÜRKİYE'NİN KREDİ NOTUNU
İNDİRDİ
Kredi derecelendirme (rating) kuruluşları, Standard and Poor's ve Moody's'den
sonra, Fitch İbca de Türkiye'nin kredi notunu indirdi. Fitch, Türkiye'nin
uzun vadeli TL cinsinden kredi notunu BB'den B artıya düşürürken, eksi
BB olan uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu da olumsuz izlemeye
aldı. Fitch'den yapılan açıklamada, Türkiye'nin bütün kredi notlarının
düşürme eğilimi ile izlemeye aldığı bildirildi. Açıklamada, Türkiye'nin
IMF destekli yürütülen istikrar programanın ana unsunu olan döviz çıpası
uygulamasından vazgeçmesi sonucunda, ekonominin "bilinmeyen topraklara"
gittiği ibaresi kullanıldı. Asya ve Brezilya krizlerinden elde edilen deneyimler
çerçevesinde Fitch, kambiyo kurunun faiz hadlerini ve enflasyonu yükselme
potansiyeline sokacağı, bütçe hedeflerini geçersiz kılarak kambiyo kurunun
geniş bir aralıkta seyretmesini beklemekte olduğu görüşünü de vurguladı.
DALGALANMA KKTC'Yİ DE ETKİLEDİ
Türkiye'de
döviz kurlarını dalgalanmaya bırakılması, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni
de yakından etkiledi. Türk Lirası'nın kullanılmasından dolayı döviz
artışları ve belirsizlik KKTC'ye de yansıdı. Türkiye'de olduğu gibi KKTC'de
de 688 bin ile 690 bin TL'den işlem gören 1 ABD Doları, alış 750 bin, satış
1 milyon 100 bin TL olarak değer buldu. 1 Alman Markı'nın fiyatı da 322
bin TL'den 420 bin TL'ye yükseldi. Döviz alım-satımı yapanların çoğu sabah
saatlerinde kurlarını belirlemeyip, beklemeyi tercih ederken, bazı işyerleri
Türkiye'deki fiyatlar çerçevesinde alım-satım yapma kararına vardı. Ancak,
döviz alım-satımındaki işlemler vatandaşların talebi olmamasından dolayı
durma noktasında. KKTC Merkez Bankası'nda banka yetkililerinin durum değerlendirmesi
için toplantılar yaptıkları öğrenildi
YAŞANANLAR FINANCIAL TIMES'IN MANŞETİNDE
Türkiye'de yaşanan ekonomik kriz İngiltere'nin saygın ekonomik gazetesi
Financial
Times'ın manşetinde "Türkiye devalüasyonun eşiğinde" başlığıyla yer
aldı. Gazete, döviz kurunun serbest bırakılması kararının, yaşanan şartların
büyük baskısı altında alınmış en doğru karar olduğunu vurguladı.
Gazete, hükümetin döviz kurlarını dalgalanmaya bıraktığına dikkat çekerken,
"oysa ayarlı kur politikası, enflasyonu iki haneli rakamlara indirmek konusundaki
kararlı programın en önemli unsuruydu" görüşüne yer verdi. Gazete, krizin
hafta başında MGK toplantısında yaşanan tartışmayla tetiklendiği kaydetti.
IMF'nin, krizin aşılması için ekstra kaynak vermeyi reddettiğini savunan
gazete, IMF'nin, hükümete, krizin zararlarının en aza indirilmesi için,
devalüasyona izin verilmesi tavsiyesinde bulunduğunun anlaşıldığını da
iddia etti. Financial Times gazetesi, yorum sayfasını da neredeyse tümüyle
Türkiye'ye ayırdı. Başyazısında Türkiye'nin kur rejiminin yolun sonuna
geldiğini öne süren gazete, hükümetin istikrar programını sürdürmek için
ne yapılması gerektiği konusunda, yeni bir yol ayrımında bulunduğunu kaydetti.
Türk hükümetinin, programın uygulanmasından bu yana önemli bir mesafe kaydettiğini
de hatırlatan başyazar, döviz kurunun serbest bırakılması kararının, yaşanan
şartların büyük baskısı altında alınmış en doğru karar olduğunu vurguladı.
The Guardian gazetesi de, krize, ekonomi haberleri bölümünde
yaklaşık yarım sayfa ayırdı. Gazete, krizin ortaya çıkmasından bu yana
bütün gözlerin Ankara'ya döndüğünü belirtirken, gecelik faiz oranlarında
ortaya çıkan yükselmenin alarm çanlarının çalması anlamına geldiğini öne
sürdü. "Faiz oranlarının yüzde 5000'e yükseldiği bir yerde artık dikkat
etmenin zamanı gelmiş demektir" diyen The Guardian da, krizin temelinde,
Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında yaşanan gerginliğin bulunduğunu bildirdi.
KRİZ AMERİKAN BASININDA
Türkiye'yi sarsan ekonomik kriz, ABD'de "New York Times" ve "Wall
Street Journal"de geniş şekilde yer aldı. New York Times olayı, "World
Business" sayfasına manşet yaparken "Derinleşen siyasal kriz, Türkiye'de
piyasaları sarstı" başlığını kullandı. Wall Street Journal ise, "Uluslararası
Haberler" sayfasında, "Türkiye TL'yi dalgalanmaya bıraktı" başlığıyla verdiği
haberde, "reform programının belkemiğinin kırıldığı" yorumunu yaptı
DİSK VE KESK'TEN HÜKÜMETE ELEŞTİRİ
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel
Başkanı Süleyman Çelebi, Cumhurbaşkanı ile hükümet arasındaki gerilim nedeniyle,
iktisadi bir krizin doğduğunu belirterek, "Gerçekte ise zaten yanlış olan
bir program, hükümete duyulan güvensizlik nedeniyle çökmüştür" dedi.
DİSK Genel Başkanı Çelebi yaptığı açıklamada, ekonomik programı çöken,
ülkeyi çağdaşlaşma ve demokratikleşme hedefine taşıyamayan bir hükümete
güven duyulmasının beklenemeyeceğini belirtti. Çelebi, hükümetin iktidara
geldiğinde üç temel alanda toplumdan güven istediğini ancak yaşananların
hükümetin tüm bu alanlarda iflas ettiğini gösterdiğini kaydetti.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı
Sami Evren de yaptığı açıklamada, son yaşanan ekonomik ve siyasi krizin,
hükümet eliyle uygulanan IMF politikalarının yarattığı bir kriz olduğunu
savunarak, "Bu son kriz bir kez daha göstermiştir ki, IMF programı iflas
etmiştir. Hükümet bu iflasın nedenlerini kamuoyuna açıklamalı ve sorumlular
halka hesap vermelidir" dedi
RESUL AKAY: "YASTAYIZ"
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Resul Akay, hükümetin son aldığı
dalgalı kura geçiş kararının, "sıradan bir kriz" olmadığını, yoksul ve
emekçi kesimler için, "büyük bir yıkım" ve "kapkara bir gün" olduğunu belirtti.
Akay, yaptığı açıklamada, işçi, memur, işsiz, emekli, dul ve yetimler,
küçük esnaf ve çiftçinin, yaklaşık 1.5 yıldır kemer sıkarak katlandığı
sözde istikrar paketinin, feci bir şekilde çöktüğünü savundu. Dalgalı döviz
kuru sistemine geçilmesi ve devletin kontrolü bırakmasının faturası yine
çalışanlara çıkarıltıldığını belirten Akay, rantiye kesimine bayram yaşatanların,
yoksul ve emekçi kesimlere yas günü hediye edildiğini belirtti
|