|
|
 |
IMF'YE VERİLEN
EK NİYET MEKTUBU...
T.C
BAŞBAKANLIK
HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI
| Sayı : B.02.1.HM.0.DEİ.02.00/ |
Ankara, 10
Mart 2000
|
Sn.Stanley
Fischer
Başkan Vekili
Uluslararası Para Fonu
Washington. D.C. 20431
A.B.D.
Sayın Fischer
1. Bu mektup; 9 Aralık
1999 tarihli niyet mektubunda belirlenen enflasyonla mücadele programı
çerçevesinde, Stand-by düzenlemesinin(SBD) onaylanmasından bu yana olan
güncel ekonomik gelişmeleri aktarmakta ve ve gelecek birkaç ayda uygulanacak
temel politika tedbirlerini sıralamaktadır.
I. Son Gelişmeler
2. Programın
yürürlüğe girmesinden bu yana olan politika gelişmeleri 9 Aralık tarihli
niyet mektubunda belirlenen hususlarla tamamen aynı çizgidedir. 1999 yıl
sonu için öngörülen tüm performans kriterleri (konsolide bütçe temel dengesindeki
fazla, net iç varlıklar, dış borç ve uluslararası rezervler) geniş
marjlarla tutturulmuştur (ekteki tablolara bakınız). Özellikle, Hükümetin
mali uyum konusundaki taahhüdü 1999 bütçe sonuçlarına yansımıştır: konsolide
bütçedeki temel fazla GSMH’nın %2’si civarında gerçekleşmiş olup bu oran
GSMH’nin %1.25’i olarak belirlenen hedefin çok üzerindedir. Bu üstün performansın
önemli kısmı gelirler tarafına atfedilebilirken, cari harcamaların da hedeflenen
tavanın altında tutulduğu görülmektedir. Ocak ayı için alınan ilk veriler,
harcamaların ödeme sınırları içinde tutulduğuna, vergi gelirlerinin canlılığını
koruduğuna ve aylık hedeflerin %0.25’in üstünde bir oranda aşıldığına işaret
etmektedir. Son olarak, önceden ilan edilen döviz kuru limitleri çerçevesinde
net iç varlıklar hedefinin mutabık kalınan marjlarda kaldığı görülmektedir.
3. Aralık sonu program
performans kriterlerinin tutturulmasına ilaveten, SBD’nin onaylanmasından
bu yana niyet mektubunda öngörülen bazı politika tedbirleri de alınmıştır
: (i) Parlamento, Telekom kanunu (yapısal performans kriteri) ve program
hedeflerine uygun olarak 2000 yılı bütçesini onaylamıştır; (ii) kamu sektörü
ücret politikası enflasyon hedefine uygun olarak yürütülmüştür; (iii) Hükümet,
harcamalarda, bütçe ödenekleri üzerinden %2 kesinti yapmıştır; (iv) programın
yapısal kriterlerinden birini gerçekleştirecek şekilde Hükümet mevcut ihtiyati
yükümlülükler konusunda ayrıntılı bilgi açıklamıştır ve (v) tütün fiyatları
hedeflenen enflasyonla uyumlu olarak artırılmıştır. Son olarak, bankacılık
sistemimizi güçlendirmeye yönelik büyük bir adım atılarak,
Aralık sonunda Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu tarafından beş ticari bankanın
devralınması ve bir yatırım bankasının kapatılmasıyla yeniden yapılandırma
operasyonu başlatılmıştır.
4. Politika uygulamalarımızın
en görünür sonucu, kamu kağıtlarındaki ve diğer TL cinsinden varlıkların
faiz oranlarındaki düşüşün son on yılda benzeri görülmemiş düzeylerde olmasıdır.
Programın başlamasını müteakiben Hazine bonosu ihalelerinde oluşan faiz
oranları Kasım ayındaki %90’lık seviyesinden %40 civarına düşmüştür. Borsa
olumlu tepki göstermiştir. Daha da ötesi, Türkiye uluslararası sermaye
piyasalarında yakın geçmişe oranla çok daha iyi şartlarda borçlanmış, bu
meyanda 30 yıl vadeli (son on yıldaki en uzun vade) ve ABD Hazine kağıtlarına
uygulanan faiz oranının 525 baz puan üzerinde bir spread ile borçlanılmıştır.
Standard & Poors ve Moody’s Türkiye’nin görünümünü durağandan olumluya
çevirirken, JCRA da Türkiye’yi bir kademe yükseltmiştir.
5. Reel ekonomide menfi
ve müsbet gelişmeler gözlemlenmiştir, ancak bu konudaki son bilgiler cesaret
vericidir. Geçen yılın üçüncü çeyreğindeki üretim azalışı beklenenden daha
keskin olmuş ve 1999 yılında GSMH’nın, program oluşturulurken öngörülenden
iki kat daha fazla, %4.5-5 civarında daralacağı tahmin edilmektedir. Buna
rağmen, son çeyrekteki belli başlı ekonomik faaliyet göstergeleri canlanmanın
başladığını, üçüncü çeyrekteki daralmanın temelde Marmara depreminin doğrudan
veya dolaylı etkilerinden kaynaklandığını göstermektedir. Deprem sonrası
canlanma dış ticaret rakamlarında da hissedilmektedir : Kasım ayı içerisinde
hem ihracat hem de ithalat rakamları aylardır ilk defa yıllık bazda pozitif
büyüme kaydetmiştir. Tüm yıl boyunca cari işlemler açığının 9 Aralık tarihli
niyet mektubunda tahmin edildiği üzere, GSMH’nın yaklaşık %0.5’i olması
beklenmektedir.
6. Aralık-Şubat döneminde
enflasyon yüksek seviyesini korumuştur. Bu sonuç, enflasyondaki süreduruma
ilaveten, ağır kış koşulları nedeniyle tarımsal ürün arzındaki daralma,
uluslararası petrol fiyatlarındaki artış, 1999 yılının son iki ayında döviz
kurunda Türk Lirası’nda yaşanan hızlı değer kaybı ve programın başlangıcında
uygulamaya konulan vergi tedbirlerinin etkisini yansıtmaktadır. Bu
faktörlerin yakın bir zamanda ortadan kalkması beklenmekte olup, halihazırda
Şubat ayı enflasyon rakamları da, önceki iki aya göre bir azalma olduğunu
göstermektedir.
II. İleriye Bakış
7. Makroekonomik gelişmeler
pozitif görünümünü korumaktadır. Geçtiğimiz birkaç ayda uygulamaya konulan
politikaların bu yıl içerisinde atılacak daha ileri adımlarla desteklenmesiyle,
programın 2000 yılı ana makroekonomik hedeflerine ulaşmasını beklemekteyiz
: GSMH büyümesi %5-5.5; GSMH’nın yaklaşık % 1.75’i oranında cari işlem
açığı, ve TÜFE enflasyonu 2000 yılı sonu itibariyle %25 (TEFE %20).
8. Bununla birlikte,
yükselen uluslararası petrol fiyat artışlarının etkisi ile 2000 yılının
başlangıcındaki enflasyon rakamlarında halen güçlü bir enflasyon direncinin
varlığının sürüyor olması, gerek enflasyon, gerekse cari işlem açığı hedefleri
için ek bazı riskleri de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, uyum çabalarının
sürdürülmesi ve program politikalarının titizlikle uygulanması hususlarında
dikkatli olunması gerekmektedir. Hükümetin borç servis yükünü önemli ölçüde
azaltan faiz oranlarındaki beklenenden daha keskin düşüş temel fazla hedefinde
bir gevşeme yapılmasına neden teşkil etmeyecektir. Aslında, faiz oranlarında
yaşanan düşüş, mali ve yapısal reform programı uygulaması ve önceden açıklanmış
döviz kuru yolu uygulamasından kaynaklanan kredibiliteyi yansıtmaktadır.
Bu kredibilite, zaman içerisinde program politikalarına sürekli bağlı kalınarak
korunmak zorundadır. Ayrıca, Hükümet, enflasyon yeterli seviyede azalmaz
ise özellikle harcamalara ilişkin gerekli ek mali tedbirleri zamanında
almaya hazırdır.
9. 9 Aralık tarihli
Niyet Mektubunda tanımlanan bütün tedbir ve politikalara bağlılığımız
sürmektedir. Yakın gelecekte alınacak temel tedbirler şunları içermektedir
: (i) ilk çeyrekte, üçer aylık peşin kurumlar vergisi ödenmesinin
yeniden uygulamaya konulması (2000 yılının üçüncü çeyreğinde yürürlüğe
girecektir); (ii) Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerini mevcut kooperatifler
yasasına tabi kılarak kooperatifleri otonom hale getirecek bir kanun çıkartılması,
( yapısal benchmark); (iii) 7 bütçe içi fonun kapatılması için Parlamento’ya
yasa tasarılarının sevki ve bunların yasalaşmalarının sağlanması
ve diğer 15 bütçe içi fonun kapatılması için gerekli yasal düzenlemelerin
yapılması ( ilgili yapısal benchmark ile öngörülenden daha fazla sayıda);
(iv) kamu harcamalarının zamanında izlenebilmesine olanak sağlayan entegre
bilgisayar muhasebe sisteminin uygulanması için kaynak tahsisi; ve (v)
sosyal güvenlik sistemi idaresinin iyileştirilmesi ve özel emeklilik fonları
için yasal çerçevenin oluşturulması konusunda Parlamento’ya yasa tasarılarının
sunulması.
10. Bir sonraki program
gözden geçirmesine kadar Hükümet, Bağ-Kur’un (sosyal güvenlik fonlarından
biri) sağlık harcamalarının bütçe tahsisatı ile sınırlı olması ve
gecikmiş borçlarındaki artışın önlenmesi için aşağıdaki tedbirleri alacaktır:
İlk olarak, maliyetler üzerindeki kontrolü artırmak ve bu alandaki yolsuzlukların
önüne geçmek için idari tedbirler alınacaktır. İkinci olarak , Parlamento’ya
Bağ-Kur’un idaresinin iyileştirilmesi için sunulan taslak kanun Bağ-Kur’un
sigortalısından, bakmakla yükümlü olduğu kişiler için de sağlık primi tahsil
etmesini ve muayeneler için ödenen ek ücretin artırılmasını sağlayacak
maddeler içerecektir. İdari tedbirlerin uygulanması ve kanunun Parlamento’ya
sunulması ikinci gözden geçirmenin tamamlanması için yapısal benchmarklardır.
11. Devletin borçlanma
koşullarında gerek iç, gerekse uluslararası sermaye piyasalarında iyileşme
sağlanırken, programın başarısına yönelik genel riskler kapsamında 2000
yılı özelleştirme gelirlerine ilişkin hedeflerin tutturulması aciliyetini
korumaktadır. Bu çerçevede, Petrol Ofisi A.Ş.’nin (petrol ürünleri ana
dağıtım şirketi) hisselerinin %51’inin satışına ilişkin ihale 3 Mart’ta
tamamlanmış olup, yakın bir zamanda TÜPRAŞ’ın (Türkiye’nin en büyük petrol
rafinerisi) %15 hissesinin halka arz yoluyla satışının başlatılmasını beklemekteyiz.
Ayrıca, iki GSM lisansının ihalesinin Nisan sonundan önce bitirilebilmesi
için ihale süreci hızlandırılacaktır. Buna ek olarak, Türk Telekom’un %20
hissesinin satışı için Nisan sonu itibariyle ihaleye çıkılacak ve satış
Ağustos sonu itibariyle sonuçlandırılacaktır (yapısal benchmark).
12. Bankacılık alanında
ise Aralık ayı içinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TSMF) tarafından
devralınan bankalardan dördünün eski sahipleri hakkında yolsuzluk
iddiası ile hukuk yoluna başvurulmuştur. Devralınan bankalar tam
bir teftişten geçirilmektedir. Bu işlem tamamlandığında, bu bankalar ve
TMSF portföyü altındaki diğer bankalar için mali yeniden yapılandırma planları
oluşturulacak ve uygulamaya konacaktır. Aralık ayında çıkarılan yeni karşılık
kararnamesini takiben, yeni düzenlemelerin tüm yenilenen kredilere ve yeni
kredilere uygulanacağı hususuna açıklık getiren bir kararname kısa sürede
çıkarılacaktır. Nisan ayı sonuna kadar menkul kıymetlerin uygun değerlemesinin
yapılması ve konsolide bazda muhasebeleştirmeye ilişkin yeni düzenlemeler
yürürlüğe konacaktır (yapısal benchmark). Son olarak, Bankacılık Düzenleme
ve Denetleme Kurulu üyeleri Mart ayı sonuna kadar belirlenecektir (yapısal
performans kriteri).
13. Bazı sektörlerde
yapılacak ücret müzakerelerinin sonuçları enflasyonla mücadele programımızın
başarısı açısından kritik önem taşımaktadır. Hükümet, işveren ve işçiler
arasında ücret/enflasyon süredurumunu ortadan kaldırmak hedefiyle tutarlı
sözleşmeler yapılmasını kolaylaştırmak için Ekonomik ve Sosyal Konsey’de
istişareyi artırmak niyetindedir.
İyi dileklerimizle,
|
/İmza/
|
/İmza/
|
|
Recep ÖNAL
|
Gazi ERÇEL
|
|
Ekonomiden Sorumlu Devlet
Bakanı
|
Merkez Bankası Başkanı
|
|
Tablo Türkiye: Aralık
1999 Sonu Kantitatif Performans Kriterleri
|
| |
Aralık
31, 1999 |
| |
|
|
| |
Alt
Sınır / Tavan |
Gerçekleşme |
| |
|
|
| 1. Konsolide
Merkezi Hükümet Kümülatif Temel Dengesi Alt Sınırı |
|
|
| (
trilyon TL) |
1,000 |
1,649 |
| |
|
|
| 2. TCMB Net İç
Varlıkları Stoğu Tavanı |
|
|
| (
trilyon TL) |
-1,200 |
-1,437 |
| |
|
|
| 3.
Net Uluslararası Rezervler Alt Sınırı (milyon US$) |
12,000 |
16,757 |
| |
|
|
| 4.
Sözleşme veya Garanti Bazında Yeni Dış Borçlanma Tavanı |
|
|
| (milyon
US$) |
8,500 |
8,182 |
| |
|
|
| 5.
Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Tavanı |
|
|
| (milyon
US$) |
500 |
0 |
| |
|
|
| |
|
|
| Kaynak:
Türk Yetkililerce Sağlanan Veriler |
|
|
KAYNAK:
T.C.
BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI
(29 NİSAN 2000)
  |