|
IMF'YE VERİLEN
İKİNCİ EK NİYET MEKTUBU...
T.C
BAŞBAKANLIK
HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI
| Sayı : B.02.1.HM.0.DEİ.02.00/500 |
Ankara, 22
Haziran 2000
|
Sn.Horst Köhler
Başkan
Uluslararası Para Fonu
Washington. D.C. 20431
A.B.D.
Sayın Bay Köhler,
1- 1999
yılı sonunda Türkiye hükümeti tarafından uygulamaya konulan ve Uluslararası
Para Fonu ile yapılan Stand-by Düzenlemesi ile desteklenen enflasyonla
mücadele ve mali uyum programı, uygulamaya sadece birkaç ay önce konulmasına
rağmen ekonomi üzerinde açık ve yararlı etkiler yaratmıştır : 2000 yılının
ilk beş ayında enflasyon son 14 yılın en düşük seviyesine düşmüş,
kamu borcunun GSMH’ya oranı azalmaya başlamış, faiz oranları hızlı bir
şekilde düşmüş ve üretim artmaya başlamıştır. Bu sonuçlar, politikalarımızın
sıkı sıkıya uygulanmasıyla elde edilmiş ve bu politikalar, başlıca kredi
değerlendirme kuruluşları tarafından yapılan not yükseltmelerinin de gösterdiği
gibi, hem iç hem de uluslararası mali piyasalar nezdinde kredibilite toplamıştır.
2- Bu olumlu sonuçlara rağmen
yapılacak işler henüz bitmemiştir. 2000 yılı sonunda % 25’lik TÜFE enflasyon
hedefinin tutturulması ve 2001 yılı sonuna kadar % 10-12’ye düşürülmesi
için gerekli zeminin hazırlanması ve aynı zamanda dış denge ile büyüme
beklentilerinin korunmasını sağlamak için enflasyonla mücadele sürecinin
devam etmesi gerekmektedir. Bu mektup, bu güne kadarki ilerlemeleri, temel
politika amaçlarımızın teyidini ve uyum sürecinin ivmesinin sürdürülebilmesi
için belirlenen yeni makroekonomik ve yapısal politika tedbirlerini içermektedir.
Makroekonomik gelişmeler
ve politika hedefleri
3- Programın
hedeflerine ulaşma yolunda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Uluslararası
petrol fiyatlarının hızlı yükselişi gibi olumsuz dışsal gelişmelere rağmen,
enflasyon 2000 yılının ilk beş ayında 1986’dan beri en düşük seviyeye inmiştir.
Bu sonuç Hükümet’in programının fiyat dinamiklerini ciddi şekilde etkiliyor
olduğunu göstermekte ve makroekonomik politikalarımızı 2000 yılı enflasyon
hedefine (Aralık 2000/Aralık 1999 dönemi için % 25) ulaşılması için yönlendirmeye
devam etme kararlılığımızı kuvvetlendirmektedir. Ayrıca, 2000 yılının ilk
dört ayında sanayi üretimi, programın 2000 yılı GSMH büyüme projeksiyonu
olan %5-5.5 açısından teşvik edici bir sonuç kaydederek, keskin bir artış
göstermiştir
4- Uluslararası petrol fiyatlarındaki
beklenmedik artış ile hammadde ve yarı bitmiş ürünlerin yeniden stoklanmasındaki
hızlanma, 2000 yılının başlarında ithalatın artmasına yolaçmıştır. Bu faktörlerin
etkisiyle, dış cari işlemler hesabı açığının artması beklenmektedir. Bununla
birlikte programda öngörülen güçlü politikalar çerçevesinde, cari işlemler
açığının sürdürülebilir düzeyde kalacağını tahmin ediyoruz.
5- Bu olumlu gelişmelerin ışığında;
programın sıkı sıkıya uygulanmasına devam etmek ve aslında, hem enflasyon
hem de ödemeler dengesi gelişmeleri konusundaki riskleri en aza indirmek
amacıyla program politikalarının bazı yönlerini güçlendirmek niyetindeyiz.
Maliye politikası: faiz
dışı fazla
6- 2000 yılının ilk çeyreğindeki
mali gelişmeler olumludur. Konsolide kamu sektörünün faiz dışı fazlası
için öngörülen taban fazlasıyla tutturulmuştur. (Ek A ve B). Özelleştirme
gelirleri dahil faiz dışı fazla (Ek B) ile toplam açık (Ek C) için öngörülen
endikatif hedefler de tutturulmuştur. Dahası, Nisan ayı mali hesapları
göstermiştir ki maliye programı ikinci çeyrekte de öngörüldüğü gibi hedeflere
uygun olarak devam edecektir.
7- Bu performans, programın
öngördüğü bütçe tedbirleri sayesinde elde edilmiştir. Aralık 1999’da uygulamaya
konulan tedbirlerin yanısıra, kurumlar ve gelir vergisinin 3’er aylık peşin
ödenmesi uygulaması Nisan ayında tekrar başlatılmış, Bağ-Kur’un (sosyal
güvenlik kuruluşlarından biri) sağlık masraflarının öngörülenin üzerine
çıkmasını engellemek için Mayıs ayında idari önlemler alınarak buna ilişkin
yapısal kriter karşılanmıştır. Bir diğer yapısal kriter de (Bağ-Kur’un
idaresinin daha etkinleştirilmesini amaçlayan, bu amaçla sağlık primleri
ile müşterek ödemelerde artış öngören kanunun Meclise sunulması) yerine
getirilmiştir. Emeklilik sisteminin güçlendirilmesine yönelik diğer kanunlarla
birlikte, bu kanunun da Ekim ayı sonu itibariyle Meclis’ten geçmesi beklenmektedir.
8- Ancak kamu maliyesi performansı,
konsolide kamu sektörünün tüm bölümlerinde aynı derecede başarılı olamamıştır.
Konsolide bütçe temelde gelirlerdeki artış sebebi ile beklenenden çok daha
iyi sonuç verirken, uluslararası petrol fiyatlarındaki ani yükseliş ve
artan işgücü maliyetleri sebebiyle önemli KİT’lerin performansı bozulmuştur.
Bu baskıların azaltılması için, kamu kuruluşlarına emekli olanların %15’inden
fazla yeni işçi alınmaması politikası titizlikle sürdürülecektir.
9- Konsolide bütçe gelirlerinin
programda öngörülenden fazla olması halinde, bu tutarın, harcamaları artırmak
için kullanılmayıp tasarruf edilmesini garanti altına almak da gerekmektedir.
Böyle bir politika dış cari hesaba ilişkin riskleri sınırlamak, antienflasyonist
mücadeleyi desteklemek ve kamu teşebbüsleri sektörünün zayıflamasının getirdiği
etkilerin telafi edilmesi için gereklidir. Bu amaçla vergi oranları en
azından şimdiki seviyesinde kalacak (ve ATV, TEFE ile aynı yönde değiştirilecektir)
ve konsolide bütçe faiz dışı harcamaları orijinal program projeksiyonlarına
eşit veya aşağıda tutulacaktır. Daha spesifik olarak, konsolide bütçedeki
faiz dışı harcamalar 2000 yılının ilk üç çeyreğinde 16,720 trilyon TL’nı,
tüm yılda ise 24,690 trilyon TL’nı geçmeyecektir (deprem masrafları hariç
tutulmak üzere). Son olarak, gerekli olması durumunda makroekonomik hedeflerimize
ulaşmak için ek mali önlemler alacağız.
10- Mali politikalar 2001 yılında
da kritik bir rol oynamaya devam edecektir. 2001 Bütçesi hazırlıkları halihazırda
başlamak üzere olup, kamu harcamaları rehberi yakında belirlenerek Başbakan’ın
bütçe çağrısı ve Maliye Bakanlığı’nın bütçe rehberinde yer alacaktır. Bu
amaçla 2001 konsolide bütçe faiz dışı harcamalarını (deprem harcamaları
hariç tutulmak üzere) 2000 program rakamlarına göre reel olarak sabit tutmak
niyetindeyiz.
Kamu borç yönetimi ve
faiz oranları
11- Kamu borç yönetimi, 1999
yılının son dönemleriyle karşılaştırıldığında kamu borçlarının ortalama
vadesini genel olarak muhafaza ederken, 2000 yılının başlarında vadesi
gelmiş olan büyük miktarlarda iç borç itfasını finanse etmekte başarılı
olmuştur. Makroekonomik durumun düzelmesi sayesinde yeni iç borçlanma faiz
oranları büyük bir düşüş göstermiş, dolayısıyla önümüzdeki aylarda faiz
ödemelerinde büyük oranlarda tasarrufa gidilmesi mümkün olmuştur. Uluslararası
piyasalardan borçlanma koşulları da iyileşmiş olup, dış borçlanmanın toplam
kamu borçlanması içerisindeki payı 1999 yılında ortalama % 5 civarında
iken sözkonusu oran 2000 yılının ilk çeyreğinde % 17’ye yükselmiştir. Buna
rağmen, sözleşme bazında kamu dış borçlanması program üst limitleri dahilinde
kalmıştır (Ek A). Bu sonuçlar, kamu borçlanmasının GSMH’ya oranının, başlangıçta
öngörülenden daha hızlı bir şekilde düşeceğini göstermesi itibariyle önümüzdeki
dönemlerdeki mali gelişmeler hakkında iyi bir işaret vermektedir.
12- Kamu kağıtlarının likiditesini
artırarak devletin (ve dolayısıyla vergi mükelleflerinin) fonlama faaliyetinin
maliyetini düşürmek amacıyla kamu borçlanması alanında piyasa yapıcılığı
sistemi getirilmiştir (yapısal kriter). Piyasa yapıcıları Nisan ayı sonunda
belirlenmiş ve sistem 8 Mayıs tarihinde işlemeye başlamıştır.
Fiyat ve gelir
politikaları
13- Fiyat ve gelir politikaları
enflasyonla mücadele programımızın ayrılmaz bir parçasıdır. 2000 yılının
ikinci yarısında bu alanda çeşitli tedbirler alınacaktır
-
Bütçe Kanunu’na uygun olarak
Haziran ayında memur maaşları %15 ile 2000 yılının ilk beş ayında gerçekleşen
enflasyon oranı arasındaki fark ve ilave olarak da Haziran ayına kadar
olan maaş erozyonunun telafi edilmesi için de %2 puanlık artışla ayarlanmıştır.
İkinci yarıyılda memur maaşları %10 artırılacaktır.
-
Özel sektör ücretleri ve fiyatları
alanında, Hükümet’in enflasyonla mücadele hedeflerini destekleyen ve aynı
zamanda enflasyonsuz büyüme, çalışanların alım gücünü muhafaza etmek ve
mali uyum süreci ile tutarlı 2000 ve 2001 yılları için fiyat ve ücret kritelerine
yönelik resmi bir ortak deklerasyon üzerinde sosyal ortaklar arasında anlaşmaya
varılması amacıyla Ekonomik ve Sosyal Konsey Haziran ayı içinde mümkün
olan en erken sürede yeniden toplanacaktır.
-
Özel sektörde personel maliyetlerinin
belirlenmesindeki geriye dönük unsurların elimine edilmesi amacıyla, 2000-01
yıllarında sosyal güvenlik katkılarının minimum prim tabanının geçmiş enflasyon
yerine hedeflenen enflasyona göre, belirlenmesini sağlayacak bir yasa Parlamento
tarafından kabul edilmiştir. Bu durumun sosyal güvenlik kuruluşlarında
yol açacağı zararlar, katkı tavanının minimum prim düzeyinin dört katına
yükseltilmesi ve yukarıda belirtilen Bağ-Kur’a ilişkin yasal ve idari tedbirlerin
gerçekleştirilmesinden elde edilecek tasarruflar ile telafi edilecektir.
-
Kamu sektörü ücretleri hususunda
2001 ve 2002 yıllarında yapılacak bütün ücret artışlarının Hükümet’in belirlediği
enflasyon hedeflerine tam anlamıyla uygun olması niyetindeyiz.
Para ve kur politikaları
14- Para ve kur politikaları
2000 yılının ilk aylarında titizlikle uygulanmıştır. Merkez Bankası Net
İç Varlıklar (NİV) ve Net Uluslararası Rezervlere (NUR) ilişkin Mart ayı
sonu performans kriterleri yerine getirilmiştir (Ek A). Bunun yanı sıra,
sterilizasyon yapmama politikası tutarlı bir şekilde izlenmiş ve NİV sürekli
programda belirlenen koridor içinde kalmıştır (dini bayram tatillerini
de kapsayacak şekilde daha önceden belirlenen izin verilmiş istisnai dönemler
hariç). Gelecek için, 9 Aralık 1999 tarihli Niyet Mektubu’nda belirlenen
para ve döviz kuru politikalarının uygulanması ile Net İç Varlıklar, Net
Uluslararası Reservler ve sözleşme veya garanti verme bazında yeni dış
borç alımı için belirlenen ve Ek D, E, F ve G’de yer alan performans kriterleri
konularındaki taahhüdümüz devam etmektedir.
Yapısal reform
15- 2000 yılının ilk
aylarında yapısal reformların sürdürülmesi hususunda önemli ilerlemeler
kaydedilmiştir. Bazı gecikmeler olmasına rağmen bütün temel alanlarda önemli
sonuçlar alınmış, ve yapısal reform programımızı desteklemek amacıyla yakın
zamanda Dünya Bankası’ndan bir Ekonomik Reform Kredisi (ERL) sağlanmıştır.
Özelleştirme
16- Petrol Ofisi A.Ş.’nin
10 Mart tarihli Niyet Mektubu’nda yeralan, %51’lik hisse satışına ek olarak,
iki önemli operasyon gerçekleştirilmiştir: Tüpraş hisselerinin yüzde 31
½ ’sinin halka arzı ve bir GSM lisansının satışı. GSM lisansının satışından
sağlanan gelir (KDV hariç) yaklaşık 2.5 milyar ABD Dolarına ulaşacaktır.
Bu özelleştirme işlemlerinin toplamı 5 milyar ABD Doları tutarında olup,
bu tutarın büyük bir kısmının bu yıl nakit olarak girişi beklenmektedir.
Şu ana kadar bu işlemlerden sağlanan nakit gelir 1 ¼ milyar ABD Dolarına
ulaşmıştır. GSM lisansı satışından sağlanan gelirlerin yılın üçüncü çeyreğinde
nakde dönüştürülmesi beklenmektedir.
17- Diğer özelleştirme işlemleri
ile ilgili olarak, Türk Telekom’un %20’lik satışına ilişkin ihale 13 Haziran
tarihinde ilan edilmiş olup, satış Eylül ayı sonundan önce sonuçlandırılamayacabilecektir
(programın yapısal kriterlerinden birinde öngörüldüğünden bir ay sonra).
Ancak, 2000 yılı için 7,6 milyar ABD Doları tutarındaki özelleştirme geliri
hedefimiz halen ulaşılabilirdir. Özelleştirme işlemleri 2001 yılında devam
edecek olup, bu kapsamda Ağustos sonu (yapısal kriter) itibariyle Özelleştirme
İdaresi’ne devredilecek işletmeler portföyünü belirlemiş bulunuyoruz. Bu
portföy; TŞFAŞ (şeker), ÇAYKUR (çay), MKEK (makine ve kimyasallar), ve
ETİ Holding'in bazı fabrikalarını kapsamaktadır. Ek olarak, TEKEL’in bazı
bölümlerini (aşağı bakınız), 2000 yılı sonrasında devlet yönetiminde kalacak
olan termal enerji üretim santrallerini ve dağıtım şirketlerini özelleştirme
niyetindeyiz ve 2000 yılında özelleştirilmesine başlanılan kuruluşların
satışlarına devam edilmesini planlamaktayız.
Vergi politikası ve idaresi
18- Üçüncü gözden geçirme
sırasında vergi sisteminin etkinlik ve adaletinin daha da iyileştirilmesi
için 2001 yılı bütçesinin hazırlanmasında vergi politikası tedbirleri tartışılacaktır.
Vergi idaresini iyileştirmek için şu ana kadarki başarılı vergi performansına
katkıda bulunan tam komputerize bir sistem bu yıl faaliyete başlamıştır.
Ayrıca Nisan ayı itibariyle (programın yapısal bir kriteri gerçekleştirilerek)
gecikmiş vergi yükümlülüklerinin izlenmesi amacıyla üçer aylık bir izleme
sistemini uygulamaya başlamış bulunuyoruz. Mart 2000 itibari ile GSMH’nın
%4.75’ine tekabül eden (büyük bir bölümü kamu sektörüne ait olmak üzere)
gecikmiş vergi yükümlülükleri stoğunun vergi kanunu hükümlerinin uygulanması
suretiyle (ve herhangi bir vergi affı olmaksızın) azaltılması konusunda
taahhüdümüz devam etmektedir.
Kamu maliyesinin şeffaflığı
19- Kamu maliyesi
şeffaflığı alanında Şubat-Mayıs ayları arasında (belli bir gecikmeyle de
olsa programın bir diğer yapısal kriteri gerçekleştirilerek) 25 bütçe içi
2 bütçe dışı fon tasfiye edilmiştir. Ağustos sonuna kadar 20 bütçe fonunu
daha kapatacağız (yapısal kriter). Halihazırda kapatılan iki bütçedışı
fona ek olarak, Temmuz 2000’de 3 (yapısal kriter) ve Şubat 2001’e kadar
da 2 bütçedışı fon daha kapatılacak ve sadece 6 bütçedışı fon kalacaktır.
Kalan bütçe dışı fonların korunması ihtiyacı Dünya Bankası’nın işbirliği
ile hazırlanan Kamu Harcamaları ve Kurumsal Gözden Geçirme Raporu temel
alınarak bir daha gözden geçirilecektir.
20- 1999 yılında oluşturulan
ve şimdiye değin birçok sanayileşmiş ve gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin
kapsamına alındığı uygulama ile, Nisan ayında, Uluslararası Para Fonu’nca
ülkemizde kamu maliyesi yönetiminde şeffaflık incelemesi gerçekleştirilmiştir.
Bu misyonun raporunu, 2000 yılının Ağustos ayı sonuna kadar yayımlamak
niyetindeyiz. Kamu maliyesi yönetiminde yer alan kamu kuruluşları “Kamu
Finansal Yönetiminin Yeniden Yapılandırılması ve Kamu Maliyesinde Şeffaflık”
hususundaki komitenin ve misyon raporunun tavsiyelerini dikkate alarak,
bütçe ile beraber Kasım ayı içinde Parlamento’ya sunulacak Yıllık Program’ın
içeriğini, Hükümet’in kamu maliyesi politikaları ve taahhütlerini belirterek
geliştirecektir. Bu döküman, 2001 yılından itibaren yıl ortasında hazırlanacak
bir Ekonomik ve Mali Güncelleştirme Raporu ile birbirini tamamlayacaktır.
Ayrıca yıl sonundan önce; kamu finansmanı ve borç yönetimine ilişkin bir
yasayı Parlamento’ya sunacağız. Bu yasa: (i) kamu sektörü için açık borçlanma
kural ve limitlerini tespit edecek, (ii) devirli - on-lending – kredilere
ilişkin faaliyetler de dahil olmak üzere Hazine’nin yarı bütçesel (quasi
fiscal) faaliyetlerini içererek bütçenin kapsamını genişletecek ve (iii)
borç garantilerinin verilmesi için kurallar, limitler ve muhasebe standartları
tespit edecektir. Ayrıca üçüncü gözden geçirmede raporun tavsiyelerini
uygulamak üzere atılması gereken ek adımları (2001-2002 yılında yapılmak
üzere) tespit etmek niyetindeyiz. Bu hususlar, vergi ve sosyal güvenlik
katkı payı ödemeleri ve varolan görev zararı ve gecikmiş vergi borçları
stoklarının çözüme kavuşturulması da dahil olmak üzere, merkezi hükümet
ile kamu teşebbüsleri ve sosyal güvenlik kuruluşları arasındaki ilişkinin
revizyona tabi tutulmasını içerecektir. Devletin ihtiyati yükümlülüklerinin
belirlenmesine ilişkin olarak ise, devlet garantilerinin vade yapısı ve
diğer ihtiyati yükümlülüklerin koşullarının yayımlanması suretiyle, şeffaflığı
artırmaya devam edeceğiz.
21- Merkezi kamu sektörünün
dışında, Merkez Bankası, bilançosunu yıllardır haftalık bazda yayımlamaktadır.
Haziran 2001’e kadar, uluslararası kabul görmüş standartlar üzerinden dış
bir denetçi tarafından denetlenmiş Merkez Bankası yıllık mali raporunu
her yıl yayınlamaya başlayacağız.
Tarım Politikaları
22- Bu alanda program kapsamında
bazı önemli yapısal değişiklikler halihazırda gerçekleştirilmiş olup, bu
değişikliklerden en önemlisi devlet bankalarınca sağlanan kredi sübvansiyonlarının
kaldırılmış olmasıdır. Sübvansiyonların kaldırılmış olmasının etkileri,
makroekonomik koşullardaki iyileşmenin yol açtığı kredi - tarımsal krediler
de dahil olmak üzere - faiz oranlarındaki keskin düşüş ile hafifletilmiştir.
23- Destekleme fiyatları
yaklaşık olarak hedeflenen enflasyon oranı kadar yükseltilmiştir. Buğday
destekleme fiyatı 9 Aralık tarihli Niyet Mektubu’nda tarif edilen mekanizmaya
uygun olarak artırılmıştır (uluslararası fiyat üzerine %35’lik pay ile).
Bu da hedeflenen enflasyon oranına yakın bir artış ile sonuçlanmıştır (%
27.5). Tarımsal kooperatifler ve birliklere özerklik sağlayan bir kanunun
1 Haziran tarihinde Meclisce onaylanması ile (yapısal kriter) büyük bir
reform gerçekleştirilmiştir. Bu kooperatiflerin yeniden yapılandırılmalarını
kolaylaştıracak bir geçiş düzenlemesi olarak anılan kanun, kooperatiflere
verilecek desteğe ilişkin bütçe tahsisatının bir kısmının bu sene endüstriyel
tarım ürünü destek alımlarının finansmanı amacıyla kullanılmasına olanak
tanımaktadır. Ancak, bu geçiş düzenlemesinin maliyetini kontrol altında
tutabilmek ve etkin, piyasa bazlı yeniden yapılanmayı teşvik etmek amacıyla
tarım satış kooperatifleri birliklerine bütçe fonları ancak yeniden yapılandırma
kurulu (veya kurul faaliyete geçinceye dek onun adına hareket eden Hazine
Müsteşarlığı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı) tarafından gerçekçi piyasa
fiyatlarına dayalı bir iş planının kabulü, satılması beklenen miktardan
daha fazla alım yapılmaması, kendi fonları (kendi hesaplarına borçlandıkları
tüm fonları içerecek biçimde) ve devlet tarafından verilen 2000 yılı bütçe
tahsisatından müteşekkil rakamı aşmayacak şekilde toplam faaliyet ve yatırım
bütçesi sınırları içinde kalmaları koşuluyla verilecektir.
24- 2000 yılı içinde TEKEL’i
reforma tabi tutmak ve tütün destekleme fiyat mekanizmasını kaldırmak için
gerekli üç yeni kanun çıkarılacaktır. İlk kanun TEKEL’in destek alımı yapan
birimini diğer ticari faaliyet gösteren birimlerinden ayıracak ve tütünün
satışı için müzayede mekanizmasını hayata geçirecektir. TEKEL’in destekleme
alımı yapan birimi satılmayan tütünü aynı kalitedeki ürüne müzayedede verilen
en düşük fiyattan en az %15 daha düşük bir fiyata satın alacaktır. İkinci
kanun alkollü içki üretimindeki tekeli kaldıracak ve böylece özel sektörün
piyasaya girmesini sağlayacaktır. Üçüncü kanun ile TEKEL’in içki, tuz ve
tütün ürünleri üreten tesislerinin özelleştirilmesi sağlanacaktır. TEKEL’in
ticari varlıklarının satışı 2001 yılında başlayacak ve 2002 sonuna kadar
tamamlanacaktır.
Bankacılık
25- Banka denetim
ve düzenlemelerinin reformu 2000 yılının başlarında da devam etmiştir.
Bir yapısal performans kriteri yerine getirilerek Bankacılık Düzenleme
ve Denetleme Kurulu (BDDK) üyeleri Mart sonunda atanmıştır. Kurul aktif
halde çalışmaktadır ve BDDK’yı programda öngörülen son tarihten önce tam
anlamıyla faaliyete geçirmek için her türlü çaba harcanacaktır. (Ağustos
sonu, yapısal kriter olarak belirlenmiştir.)
26- Banka düzenlemeleri alanında;
-
Yapısal kriteri yerine getirecek
şekilde, 9 Aralık tarihli Niyet Mektubu’nun 54. ve 61. paragraflarında
tanımlanan açık döviz pozisyonu ve konsolide sermaye yeterliliği limitlerinin
Haziran 2000 sonuna kadar uygulanmasına yönelik tüm düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.
-
Mayıs ayı başında Merkez Bankası
ihtiyati limitleri aşan döviz pozisyonları üzerine %100’lük bir munzam
karşılık oranı uygulamaya koymuştur. (Haziran sonu için yapısal kriter)
-
İç risk yönetim sistemlerine
ilişkin düzenlemelerin çıkarılması ve sermaye yeterlilik kurallarının piyasa
risklerini de içerecek şekilde değiştirilmesinde de ilerleme kaydedilmektedir;
bu düzenlemelerin 9 Aralık tarihli Niyet Mektubu’nda belirlenen orijinal
takvime göre uygulamaya konmasını bekliyoruz. (Haziran sonu-yapısal kriter)
-
Menkul kıymetlerin değerlemesine
ilişkin düzenleme 18 Mayıs 2000’de yayımlanmıştır (yapısal kriter).
-
Konsolide bazda üçer aylık raporlama
uygulaması (Nisan sonuna kadar gerçekleştirilmesi beklenmekteydi-yapısal
kriter) ertelenmiştir. Konsolide bazda üçer aylık raporlamayı zorunlu kılmak
için gerekli genelgeyi Haziran sonuna kadar çıkartmayı bekliyoruz (yapısal
kriter). Dünya Bankası 2000 yılının ikinci yarısında muhasebe kurallarının
daha da iyileştirilmesi için teknik yardım sağlamaktadır.
27- Kamu bankalarına ilişkin
olarak ise; faiz oranlarının yapısı ve seviyelerinde meydana gelen büyük
değişiklikler nedeni ile, Hazine tarafından kamu bankalarına karşı olan
yükümlülüklerin (görev zararları) stoğu üzerine ödenen faiz oranlarının,
9 Aralık 1999 tarihli Niyet Mektubu’nda gösterilen rakamlara göre değiştirilmesi
gerekmiştir. Dolayısıyla, görev zararlarına uygulanacak faiz oranlarını
hesaplamakta kullanılan Hazine bono faiz oranları üzerindeki spred Ziraat
Bankası için (bakınız 9 Aralık tarihli Niyet Mektubu, 58. Paragraf) %35’ten
en fazla %26’ya indirilirken, Halk Bankası için %21’den en fazla % 26’ya
çıkarılmıştır. Ayrıca Ziraat Bankası ve Halk Bankası’nın verdikleri kredilerin
faiz oranlarını, Hazine bonosu oranlarından en az %5 yüksek olmak koşuluyla
serbestçe ayarlamasına izin verilecektir. Kamuya ait banka sektörünü yeniden
yapılandırmaya yönelik orta vadeli programın bir parçası olarak, tüm kamu
bankalarının ticari hale gelmesine izin verecek ve nihai özelleştirilmelerini
(anonim şirketlere dönüştürülmesi de dahil) sağlayacak yasa tasarısını
Meclis’e göndermek niyetindeyiz. Ayrıca, kamu bankalarının hesaplarındaki
görev zararı stoğunu çözmeye yönelik bir hareket planı hazırlama süreci
içindeyiz. Bu reformların Dünya Bankası tarafından Finansal Sektör Uyum
Kredisi ile desteklenmesini bekliyoruz.
28- Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonu mülkiyetindeki sekiz bankanın çözüme kavuşturulmasına ilişkin olarak,
TMSF’nun Nisan ayı içinde üzerinde çalıştığı finansal yeniden yapılandırma
planlarının uygulanmasına yardım etmek için finansal danışmanlık yapacak
bir firmayı 31 Mayıs’ta seçmiş bulunuyoruz. Danışmanın, en az maliyet yönteminin
benimsenmesi (maliyetin sonuç olarak vergi ödeyen kesime yansıtılacağı
dikkate alınarak), bankacılık sisteminin istikrarı ve azami varlık tahsili
yönündeki Hükümet amaçlarını gözeterek bu bankaların çözüme kavuşturulmalarının
tamamlanmasına ilişkin uygun stratejiyi hazırlaması beklenmektedir. Danışmanın
raporunun 31 Temmuz 2000 tarihine kadar tamamlanıp teslim edilmesini bekliyoruz.
Danışmanın raporuna dayanarak 15 Ağustos’a kadar yukarıda bahsedilen bankaların
yeniden yapılandırılmalarına ilişkin spesifik yönteme karar vereceğiz.
Yeniden yapılandırma stratejisinin uygulanmasına ilişkin spesifik tarihler
üzerinde programın üçüncü gözden geçirmesi sırasında mutabakata varılacaktır.
Halihazırda, TMSF bu bankaların portföyünde bulunan kötü kredilerin tahsilinden
sorumlu olacak özel bir birim kurma sürecindedir. Bu aktif yönetimi birimi
15 Ağustos 2000 tarihine kadar kötü aktiflerin devralınmasını tamamlamak
amacıyla 2000 yılı Haziran sonuna kadar faaliyete geçecektir.
29- Orta vadede, Türk bankacılık
sistemi düşük enflasyon, reel faiz oranları ve banka spredlerinin bulunduğu
bir ortama uyum sağlamak zorunda kalacaktır. Halihazırda sınırlı durumda
olan banka kredileri piyasası hacminin artması muhtemeldir ve bu artışla
bankaların karşı karşıya kalabileceği muhtemel güçlükler ve fırsatlar da
artacaktır. Son bir kaç ayda, daha fazla rekabetin olduğu bir piyasada,
tüketici kredilerinde görülen artış bu gelişmenin ilk işaretidir. Yukarıda
banka düzenlemelerinde bahsedilen değişikliklerle beraber, BDDK’nın kurulmasını
müteakiben bankacılık gözetimi uygulamasının kuvvetlendirilmesi, bu değişimi
kolaylaştıracak gerekli adımlardır. Bankaların munzam karşılıkları ve vergilendirilmesi
alanında yapılacak değişiklikler de yararlı olacaktır. Bu çerçevede, Türk
bankaları ile yarışan diğer bankacılık sistemlerindeki oranların üzerinde
olan munzam karşılıkların yarattığı yükü azaltmak için, munzam karşılık
oranını 1 Ocak 2001 tarihi itibariyle düşürmek niyetindeyiz. Ayrıca banka
karşılıklarının vergiden düşülmesi uygulaması 2001 yılından başlayarak
safhalar halinde tatbik edilmesi amacıyla incelenecektir. 2001 yılı politika
paketine ilişkin tartışmaların bir parçası olarak bu husus üçüncü gözden
geçirme sırasında tartışılacaktır.
30- Son olarak, para ve bankacılık
alanındaki gelişmelere ilişkin istatistiklerin bulunabilirliğini iyileştirmek
niyetindeyiz. Temmuz 2000 sonundan itibaren, ticari bankalardan kredi faaliyetlerinde
kullandıkları
belli başlı kredi imkanları çeşitleri ve para birimleri cinsinden sınıflandırılmış
hacim ağırlıklı faiz oranları hususundaki bilgileri isteyerek, bankacılık
kredi faiz oranlarına ilişkin toplulaştırılmış istatistiklerin toplanma
ve yayın sistemini iyileştireceğiz. Tüm finansal sistemi içeren parasal
analiz (monetary survey) verilerinin yayımlanmasında şu andaki üç ya da
dört ayı geçen gecikmeler, en fazla iki aya indirilecektir.
İyi dileklerimizle,
|
|
|
Recep ÖNAL
|
Gazi ERÇEL
|
|
Ekonomiden Sorumlu Devlet
Bakanı
|
Merkez Bankası Başkanı
|
EKLER
KAYNAK:
T.C.
BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI
(7 TEMMUZ 2000)
  |