|
|
 |
IMF'YE VERİLEN
ÜÇÜNCÜ EK NİYET MEKTUBU...
T.C
BAŞBAKANLIK
HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI
Sn.Horst Köhler
Başkan
Uluslararası Para
Fonu
Washington. D.C. 20431
A.B.D.
Sayın Bay Köhler,
1. Fon ile 3 yıllık
bir stand-by düzenlemesi yapılması konusunda talebimizi bildirdiğimiz 9
Aralık 1999 tarihli Niyet Mektubumuzda ve ilk iki gözden geçirmenin tamamlanmasını
talep eden 10 Mart ve 22 Haziran 2000 tarihli ek mektuplarımızda iddialı
bir şekilde hazırlanan enflasyonla mücadele ve mali uyum programımızın
temel unsurlarını açıklayarak 2000-02 yıllarında ekonomi politikalarının
izleyeceği yönü çizmiştik. Bu mektupta ikinci gözden geçirmeden sonraki
ekonomik gelişmeler konusunda güncel bilgiler verilerek, bu gelişmeler
ışığında 2001-2002 yılları için uygulanacak politikaların amaçları değerlendirilip,
bu amaçların gerçekleştirilebilmesini teminen alınması gereken tedbirleri
ortaya koymaktadır. Bu mektupla programın üçüncü ve dördüncü gözden geçirmelerinin
tamamlanmasını ve Ek Rezerv Olanağı altında 5.784 milyar SDR'lık Fon kaynaklarından
yararlanmayı da talep etmekteyiz.
Son Makroekonomik Gelişmeler
2. Programımız kapsamında
yer alan ana hedeflerin gerçekleştirilmesi konusunda istikrarlı ilerlemeler
kaydedilmiştir. 2000 yılı Aralık ayı itibariyle 12 aylık TÜFE enflasyon
oranının yaklaşık %38 olacağını beklemekteyiz. Bu oran, program kapsamında
hedeflenen %25'in üzerinde olup, hedeflenenin üzerinde gerçekleşmesinin
sebebi kısmen uluslararası enerji fiyatlarındaki büyük ve beklenmedik artıştır.
Ancak, bu 1999 yıl sonu enflasyon oranının yarısı olup, 1980'li yılların
ortalarından bu yana gerçekleşen en düşük enflasyon oranıdır.
3. Güçlü mali performans
sürdürülmüş ve sırasıyla konsolide kamu sektörü faiz dışı fazlası ve genel
dengesine yönelik olarak, (Konsolide kamu sektörü, konsolide merkezi bütçe,
seçilmiş bütçe dışı fonlar, mali olmayan sekiz kamu iktisadi teşebbüsü
ve üç sosyal güvenlik kuruluşunu kapsamaktadır) programın Haziran ayı sonu
ve Eylül ayı sonu kamu maliyesi performans kriterleri ve endikatif tabanlar
büyük bir payla gerçekleştirilmiştir (Ek A).
Bütün bir yıl için konsolide kamu sektörü faiz dışı fazlasının, program
hedeflerini GSMH'nın % 1'i kadar aşmasını beklemekteyiz. Faiz oranlarındaki
düşüş ve özelleştirme gelirlerinden beklenen yüklü gelir ile birlikte faiz
dışı fazladaki bu gelişme, kamu borcu/GSMH oranında bu yıl %3 puanlık bir
düşüş kaydedilmesini sağlayacaktır (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından
devralınan bankaların yeniden sermayelendirilmesi (rekapitilizasyonu) amacıyla
ihraç edilen tahviller hariç).
4. Ancak, özelleştirmeden
elde edilen toplam gelir, GSM lisansı ile Türk Telekom'un bir bölümünün
satışının sonuçlandırılmasında yaşanan gecikmeler dolayısıyla orijinal
program hedefinden düşük olacaktır. Şu anda, özelleştirme gelirinin, orijinal
olarak 7.5 milyar ABD Doları olarak belirlenen ilk hedefe karşın, 2000
yılında 3.5 milyar ABD Doları'na ulaşacağını öngörmekteyiz. Bu gecikmeyi
telafi edecek önlemler halihazırda alınmış veya alınmak üzere olup (aşağıya
bakınız), özelleştirme gelirleri dahil konsolide kamu sektörü faiz dışı
fazlasına ilişkin 2000 yılı Aralık ayı sonu performans kriterinde değişiklik
yapılmasını talep etmekteyiz.(Ek B)
5. Ekonomik faaliyetlerde,
1998-99 yıllarında yaşanan derin resesyon akabinde, bu yıl -tüketim harcamaları,
yatırım ve ihracat kaynaklı- güçlü bir toparlanma yaşanmıştır. Bu toparlanma
kısmen deprem sonrasında yaşanan bir hızlanmayı temsil etmekte, ancak daha
da önemlisi, yurtiçi harcamaların artmasına sebep olan yılın ilk yarısında
faiz oranlarındaki büyük düşüşün etkisini ve ekonominin geleceğine olan
güvenin yenilenmesini de yansıtmaktadır. Bu gelişmeler ışığında, 2000 yılındaki
reel GSMH büyüme oranının, %5- 5½ arasında olan program hedefini aşabilir.
6. Yurtiçi talepteki
güçlü toparlanma, uluslararası petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte,
ithalatın hızlı bir şekilde artmasına yol açmıştır. İhracat hacmindeki
artışın hızlanmasına ve rekor seviyeye ulaşması beklenen turizm gelirlerine
rağmen, cari açığın 1999 yılındaki GSMH'nın yaklaşık %1'i olan seviyesinden,
2000 yılında, GSMH'nın %5'ine çıkması beklenmektedir. Sözkonusu artışın
en az %2'si beklenmedik dış şoklardan (petrol fiyatlarındaki artış, doların
değer kazanması neticesinde Avrupa piyasalarında rekabet gücümüzün olumsuz
etkilenmesi ve uluslararası faiz oranlarındaki yükseliş) kaynaklanmaktadır.
Makroekonomik politikalarımıza olan güvenin artması sonucunda bu açık yılın
büyük bir bölümünde kolaylıkla finanse edilmiştir. Kasım ayının ortasına
kadar uluslararası tahvil ihraçları, (2000 yılı için planlanan 6 milyar
dolarlık düzeyine karşın) 7.5 milyar ABD Doları'na ulaşmış ve program çapraz
kurları üzerinden değerlendirilen brüt uluslararası rezervler 3½ milyar
ABD Dolar tutarında yükselmiştir. Net Uluslararası Rezervler (NUR) ve dış
borçlara ilişkin Haziran sonu ve Eylül sonu performans kriterleri tutturulmuştur
(EK A). Para ve döviz kuru politikaları Kasım
ayı ortasına kadar titizlikle sürdürülmüştür. Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası'nın Net İç Varlıklar (NİV) seviyesi (1999 yılı sonundan itibaren
uygulanmaya başlanan sterilizasyon yapılmaması kuralına uygun olarak) belirlenen
dar bant içinde tutulmuş, NİV'a ilişkin olarak belirlenen Haziran sonu
ve Eylül sonu performans kriterleri gerçekleştirilmiştir (EK
A).
7. Kasım ayının son
10 günü ve Aralık ayı başlarında Türk mali piyasalarında çalkantıların
yüksek olduğu bir dönem yaşanmıştır. Daha sonra TMSF tarafından devralınan
orta ölçekli bir bankanın finansal sorunları ve bu bankanın elinde tuttuğu
geniş devlet tahvilleri stoğunu ikincil piyasada satması, başlıca piyasa
yapıcılarının devlet kağıtları üzerindeki oranları açıklamalarını askıya
almalarına yol açmıştır. Bu durum, faiz oranlarının %100-200'e yükselmesine
rağmen büyük çaplı bir sermaye çıkışını başlatmıştır. Aynı zamanda, Merkez
Bankası aşırı yüksek faiz oranlarının bankacılık sistemi üzerindeki etkisinden
endişe ederek, Net İç Varlıklar arzını program koridorunun çok üstünde
arttırmıştır. Bu olaylar, uluslararası piyasaların gelişmekte olan ekonomilere
olan olumsuz bakış açısı doğrultusunda döviz rezervlerinde 6 milyar ABD
Dolarlık bir kayba yol açmıştır. 30 Kasım'da Merkez Bankası piyasaya likidite
sağlamayı durdurduğunu açıklayarak, bu yolla rezerv kaybını durdurmuştur.
Ancak, faiz oranları %1000'in üzerine fırlamıştır. Finansal piyasalar üzerindeki
baskılar ancak politikaların güçlendirildiğine yönelik bir açıklama ve
Ek Rezerv Olanağı'ndan faydalanma talebinin açıklanması ile yumuşatılmıştır.
Politika Hedefleri ve
2001-2002 Yılları İçin Genel Makroekonomik Yönetim Stratejisi
8. Mali piyasalardaki
son çalkantıya rağmen, 2000 yılında ulaşılan sonuçlar genel olarak olumlu
olup, programın temel makroekonomik hedeflerini -enflasyonun 2002 sonu
itibariyle tek haneli oranlara indirilmesi, kamu finansmanının güçlü yapısının
tesisi ve bu yolla büyümenin sürdürülebilir bir seyre oturtulması- gerçekleştirme
konusundaki kararlılığımızı güçlendirmiştir. Bilhassa, 2000 yılı için tahmin
edilen cari açığın genişlemesi sonrası iç ekonomik şartlardaki iyileşmenin
sağlıklı bir dış pozisyon ile tutarlı olmasını sağlamak gereklidir. Daha
açık olarak, 2001 yılı politikalarımız, aşırı iç talep baskılarından kaynaklanabilecek
risklerin önüne geçmek, enflasyon performansında daha fazla sapma ihtimalini
asgariye indirmek (böylelikle dış rekabet gücünü korumak) ve cari açık
düzeyini daha sürdürülebilir bir düzeye indirmek amacıyla şekillenecektir.
Bu amaçla, 2001 yılı makroekonomik çerçevemiz, kamu maliyesi politikası
da dahil olmak üzere, orijinal program hedeflerine göre önemli ölçüde güçlendirilmiştir.
Ayrıca, bankacılık sisteminin şoklara olan hassasiyetinin azaltılması ve
yeniden yapılandırılmasının hızlandırılması amacıyla bankacılık alanında
kritik tedbirler alınmaktadır. Son olarak, potansiyel olarak büyük miktarda
döviz girişi için bir kaynak teşkil eden özelleştirme konusu da dahil olmak
üzere, yeni yapısal reform girişimleri başlatılacaktır.
9. 2001-02 yılı programı
aşağıdaki hedeflerin gerçekleştirilmesi üzerine odaklanmaktadır:
-
2001 yılında (Aralık/Aralık)
%12 düzeyinde TÜFE enflasyon oranı. TÜFE enflasyonunun 2002 sonu itibariyle
tek haneli oranlar olması hedeflenmektedir.
-
2001 yılında %4-4½ civarında
bir reel GSMH büyüme oranı - ki bu oran, 2000 yılında gerçekleşmesi muhtemel
büyüme oranına göre bir yavaşlamayı göstermektedir. 2002 yılında ve daha
sonraki yıllarda büyüme oranının, uygulamaya konulan yapısal reformlar
neticesinde oluşacak arz artışı ve artan makroekonomik istikrar neticesinde
%5-6 oranına yükselmesi beklenmektedir.
-
GSMH'nın %3 ½'sini aşmayan bir
cari açık seviyesi, bu seviye kolaylıkla finanse edilebilecek olup, 2000
yılı beklenen sonucunun oldukça altındadır. 2002 yılında dış cari açık
seviyesinin GSMH'nın %3'ünün altında olması beklenmektedir.
10. Yukarıdaki makroekonomik
hedeflerin birbiriyle tutarlı olduğunu düşünmekte olup, 2001 yılı politikalarımızın
ana hedefi, enflasyon hedefine ulaşılmasını temin etmek ve dış pozisyonda
beklenen düzelmenin gerçekleşmesini sağlamak olacaktır. Türk ekonomisinin
orta vadedeki büyüme beklentilerini azamiye çıkarmak için gerekli şart,
istikrarlı bir makroekonomik çerçevenin yakalanması ve bunun sürdürülmesidir.
Maliye Politikası
11. Kamu sektörünün
(ki bu kapsama konsolide merkezi bütçe, bütçedışı fonlar, mahalli idareler,
KİT'ler, sosyal güvenlik kuruluşları, Merkez Bankası ve işsizlik sigortası
fonu dahil edilmektedir) faiz dışı fazlası, sadece 2000 yılı için öngörülen
gerçekleşme rakamlarına kıyasla değil aynı zamanda orjinal program hedeflerine
göre de güçlendirilecektir. Sözkonusu güçlendirme genel makroekonomik risklerin
azaltılmasında ve 2000 sonunda halen 1990'lardaki ortalama seviyesinin
üzerinde olacak olan kamu borcunun GSMH'ye oranının daha hızlı bir şekilde
düşürülmesinde bir araç olacaktır.
12. Amacımız, kamu
sektörü faiz dışı fazlasını GSMH'nın %2'si kadar artırarak, 2000 yılı için
öngörülen GSMH'nın %3.0'dan, 2001 yılında (GSMH'nın %3.75'i olan orjinal
hedefe karşı) GSMH'nın %5.0'ına çıkarmaktır. Kamu sektörü borçlanma gereğinin
2000 yılında GSMH'nın % 18½'lik seviyesinden, 2001 yılında GSMH'nın %10'na
düşmesi öngörülmektedir. Kamu sektörü operasyonel açığının (kamu sektörü
borcunun reel değerinde enflasyon sebebiyle meydana gelen azalma dikkate
alınarak hesaplanan açık) 2000 yılındaki GSMH'nın %5.5'i seviyesinden,
2001 yılında GSMH'nın %3'ü seviyesine düşmesi beklenmektedir (1998-99'da
devralınan TMSF bankalarının yeniden sermayelendirilmesi için çıkarılan
kağıtların GSMH'nın %0.3'ü oranındaki faiz ödemeleri hariç). Bankaların
yeniden sermayelendirilmesi için çıkarılan kağıtlar hariç tutulduğunda,
kamu sektörü borcunun GSMH'nın %4½'si oranında düşmesi öngörülmektedir.
2002 yılında, kamu sektörü faiz dışı fazlasını 2001 yılı seviyesi civarında
tutmayı amaçlamaktayız. Bunun, operasyonel açığı 2001 yılı seviyesi civarında
tutmak için yeterli olacağı beklenmektedir.
13. Kamu sektörü hesaplarında
hedeflenen iyileşmeler, sadece konsolide bütçe seviyesinde değil, aynı
zamanda, kamu sektörünün konsolide bütçe dışında kalan kısımları düzeyinde
de koordineli bir çalışma yapılmasını gerektirecektir. Konsolide bütçeye
ilişkin olarak, 2001 yılında özelleştirme gelirleri, faiz gelirleri ve
Merkez Bankası kar transferleri haricindeki faiz dışı fazlanın en azından
8,735 trilyon TL olmasını beklemekteyiz (2000 yılında GSMH'nın %4.9'u olan
seviyesine kıyasla GSMH'nın %5.7'si). Bu, Kamu Ortaklığı Fonu'nun bütçeye
dahil edilmesine ilişkin ayarlama yapıldıktan sonra, 2000 yılına göre GSMH'nın
% 1'i oranında bir iyileşmeyi temsil etmektedir.
14. Eylül 2000 tarihinde
uygulamaya konan ve yıllık bazda GSMH'nın %1/4'ü kadar tasarruf sağlaması
beklenen önlemlere ilaveten 2001 yılı Bütçesi'nin kabulü öncesinde, 2000
yılı Bütçesinde uygulamaya alınan geçici önlemlerin kaldırılmasının etkilerinin
kısmen bertaraf edilmesi amacıyla, bazı önlemler alınmaktadır. Daha detaylı
olarak aşağıdaki önlemler uygulanmaktadır;
-
Dolaysız vergilerle ilgili olarak,
peşin kurumlar vergisi oranını %20'den %25'e çıkararak, gelir ve kurumlar
vergisinin üçer aylık dönemlerle peşin ödenmesi sistemi 2001'e uzatılacak;
mevduat, repo ve yatırım ödenekleri üzerindeki stopaj oranları artırılacak;
gelir vergisi dilimlerinin hedeflenen enflasyona endekslenmesi sürdürülecek;
peşin gelir vergisi yeniden uygulanacaktır (hayat standartları temeline
dayanarak). Deprem bölgelerindeki vergi ertelenmesinin son bulmasını da
dikkate alarak, bu tedbirlerin GSMH'nın %1.2'si kadar bir gelir getirmesi
beklenmektedir.
-
Dolaylı vergilere gelince, özel
iletişim ve özel işlem vergilerinin süresi, özel işlem vergisinin oranı
iki katına çıkartılarak, 2001-2002 yıllarını da kapsayacak şekilde uzatılacaktır;
telefon hizmetleri ve doğal gazdaki KDV oranları artırılacak; motorlu taşıtlar
üzerindeki vergi oranları ve düzeyleri artırılacak, diğer harçlarla beraber
LPG kullanan araçlar üzerindeki vergiler artırılacaktır. Bu tedbirlerin
GSMH'nın %1.2'si kadar gelir getirmesi beklenmektedir. Buna ilaveten, akaryakıt
tüketim vergisi aylık artış oranı en az hedeflenen TÜFE enflasyonuna eşit
olacak şekilde belirlenecektir.
-
Vergidışı gelirlerde ise, eğitime
katkı payı 2001-2002'ye uzatılacak; İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ve
diğer kurullardan alınan katkı payları yenilenecek ve yurtiçi ve ithalat
kredileri üzerindeki harçlar da artırılacaktır (Kaynak Kullanımını Destekleme
Fonu). Bu tedbirlerin GSMH'nın %0.7'si kadar gelir getirmesi beklenmektedir.
15. Harcama tarafında
ise 2001 yılı programı, konsolide bütçe faiz dışı harcamasının reel artışını
(vergi iadeleri ve deprem harcamaları hariç ve Kamu Ortaklığı Fonu'nun
bütçeye dahil edilişinin hesaba katılmasından sonra) GSMH reel büyümesinin
önemli oranda altında tutmayı hedeflemektedir. Bu amaçla aşağıdaki politikalar
uygulanacaktır:
-
Memur maaşları Aralık ayında
2000 yılında hedeflenen enflasyonun üzerine çıkan enflasyon farkını telafi
etmek için artırılacaktır. 2001 yılının ilk yarısı için ise maaşlar Ocak
ayında %10 artırılacaktır. Ancak, TÜFE enflasyonunun %10'u aşması halinde
memur maaşlarında TÜFE enflasyon oranı ile %10 arasındaki farka eşit ilave
bir artış yapılacaktır. Aynı politika (maaş artışlarının enflasyon hedefi
ile uyumlu olması ve enflasyonun hedeflenen oranı aşması halinde bunun
sonradan yapılacak ayarlama ile telafi edilmesi) 2001 yılının ikinci yarısında
da uygulanacaktır. Ayrıca 2001 yılında yeni memur alımları bir önceki yıl
emekli olan kişi sayısının %80'i ile sınırlı olacaktır (eğitim, sağlık
ve güvenlik sektörleri hariç).
-
2000 yılında olduğu gibi Ocak
2001'de Maliye Bakanlığı tüm faiz dışı harcamaların (personel, sosyal güvenlik
fonlarına transferler ve vergi iadeleri hariç) bütçe ödeneklerini %2 oranında
azaltan bir tebliğ yayınlayacaktır (GSMH'nin %0.1'si oranında tasarruf
sağlanması beklenmektedir).
-
Son olarak, GSMH'nin %0.3'ü
oranındaki bir tasarruf, bütçe uygulaması süresince bütçe kanunun 53. maddesi
kapsamındaki diğer cari harcamaların kısılması ile sağlanacaktır.
16. Kamu sektörünün konsolide
bütçe dışında kalan bölümü konusunda;
-
İşsizlik Sigortası Fonu'nun
faiz dışı fazlasının, 2000 yılındaki GSMH'nın % 0.2'sinden, 2001 yılında
GSMH'nın % 0.5'ine çıkmasını beklemekteyiz. Bu artış, 2000 yılının ikinci
yarısında uygulanan işsizlik sigortası primlerinin tüm yıl içindeki etkisini
yansıtmaktadır.
-
Bütçe dışı fonların faiz dışı
dengesinin, 2000 yılında öngörülen GSMH'nın % -0.5'inden, 2001 yılında
GSMH'nın % -0.2'sine artmasını beklemekteyiz. Bu gelişme, temel olarak,
Kamu Ortaklığı Fonu'nun konsolide bütçeye dahil edilmesini yansıtmaktadır.
-
Kamu İktisadi Teşebbüslerinin
(KİT) faiz dışı dengesi, 2000 yılında GSMH'nın % -1.5'i olup, bu oranın
2001 yılında GSMH'nın % -0.9 olmasını beklemekteyiz. İhtiyatlı ücret politikalarına
ek olarak bu iyileşme şu tedbirleri yansıtmaktadır: (i) şeker pancarı kotalarının
12.5 milyon tondan 11.5 milyon tona düşürülmesi ve şeker pancarı destekleme
fiyatının azami %12 oranında artırılması (ii) hububat destekleme alımlarının
hacminin daha da azaltılması ve TMO tahıl stoklarının daha da düşürülmesi
(iii) Aralık 2000 itibariyle TEAŞ tarafından satılan ortalama elektrik
fiyatları kwh başına 4.5 Sent olması ve TEDAŞ ile ilgili olan (TEDAŞ'ın
TEAŞ'tan aldığı elektriğin artan maliyetini karşılamasını sağlayacak) fiyat
artışlarının yapılacak olması ve (iv) 2001 Ocak ayı sonuna kadar LPG üzerindeki
sübvansiyonun kaldırılması. Ek olarak, 2000 yılında Hazine'nin portföyündeki
KİTlerde emekli olan personelin azami %15'ine kadar yeni personel alımı
politikası sürdürülecektir. KİTler arasında transfer edilen personel bu
sınıra dahil edilecektir. Bu limit dahilinde yeni istihdama izin verme
konusunda sadece Hazine yetkili olacaktır.
17. 14.paragrafta yer
verilen önlemlerin hayata geçirilmesi ve daha önce ifade edilen mali hedefler
doğrultusunda hazırlanan 2001 Yılı Bütçesi'nin Meclis Bütçe ve Plan Komisyonu'nda
kabulü, (ve elektrik tüketimi üzerinden sabit ücret alınmasını sağlayan
hükümler dahil) IMF İcra Direktörleri Kurulu'na Stand-by anlaşması kapsamındaki
üçüncü ve dördüncü gözden geçirmelerin tamamlanması talebimizin sunulması
ve Ek Rezerv Olanağı'ndan yararlanılması için ön koşul teşkil edecektir
(bundan böyle "ön koşullar olarak tabir edilecektir").
18. 2001 yılı mali hedeflerinin
gerçekleştirilmesi bir dizi performans kriterleri ve endikatif hedefler
aracılığıyla izlenecektir.
-
Özelleştirme gelirleri hariç,
konsolide kamu sektörü faiz dışı fazlasına ait üçer aylık performans kriteri.
2001 sonu için taban 8,110 trilyon TL olacaktır (GSMH'nın % 5.2'si); 2001
yılı ilk üç aylık döneminde aylık endikatif tavanlar olacaktır (EK
B).
-
Üçer aylık endikatif hedeflerle
birlikte, özelleştirme gelirleri dahil konsolide kamu sektörünün faiz dışı
fazlasına ilişkin yıl sonu performans kriteri (EK
B).
-
Konsolide merkezi hükümetin
faiz dışı harcamaları (vergi iadeleri hariç) üzerinde üçer aylık performans
kriteri (Ek C).
-
Sadece temel dengedeki değil
faiz ödemelerindeki gelişmeleri de izlemek amacıyla, özelleştirme gelirleri
hariç tutulmak üzere, konsolide kamu sektörünün genel açığına ait üçer
aylık endikatif tavanlar (Ek D).
19. Program hedeflerine
ulaşmak için yukarıda belirtilen mali tedbirlerin yeterli olacağını düşünüyoruz.
Ancak, başta enflasyon ve dış cari hesaplar olmak üzere, ana makroekonomik
hedeflere ulaşılması için gerekli olması halinde, ek mali tedbirlerde yürürlüğe
koyabiliriz.
Kamu Borç Yönetimi
20. 2000 yılında,
kamu borç yönetiminde iç kamu borçlarının ortalama vadesi genel olarak
muhafaza edilirken ( Ekim 2000'de 15 ay kadar idi), borçlanma maliyetlerinin
düşürülmesinde başarı kaydedilmiştir. 1999'un ikinci yarısında yeni bir
enstrüman olarak kullanılmaya başlanılan değişken faizli tahvillerin piyasası
hızla gelişmiştir (Değişken faizli tahviller, 2000 yılında ihalelerle sağlanan
iç borç tutarının % 21'i kadardır). Brüt dış borcun kamunun toplam borcu
içindeki yerinin 1999 ve 2000 yılları arasında genel olarak değişmeden
kalacağı tahmin edilmektedir (yaklaşık %40). Gerekli olması halinde ilave
finansman sağlanabilmesini teminen 0.5 milyar ABD Doları olan 2000 Aralık
sonu kısa vadeli borç limitinin 1.1 milyar ABD Doları olarak revize edilmesini
talep ediyoruz.
21. 2001 yılında,
enflasyonun düştüğü bir ortamda, mevcut faiz oranlarına bağlanılmasından
kaçınılması ihtiyacı ile, iç borcun vadesinin uzatılması ihtiyacının dengelenmesi
politikasını sürdüreceğiz. 2000 yılında, asıl vurgu vadelerin kısalmasından
kaçınılması iken, 2001 yılında, kısmen Değişken Faizli Tahvillerin piyasasının
daha da gelişimi sayesinde, iç borcun ortalama vadesinin makul şekilde
uzatılması hedeflenecektir. Aynı zamanda, toplam borç içerisinde kamu sektörü
dış borcunun payının genel olarak sabit kalmasına çalışılacaktır. Bu politika,
Ek G ve H'de konsolide kamu sektörünün dış borçlanmasına ve garantilerine
ilişkin olarak yer alan üst sınırlarda yansıtılmaktadır. 2000 Aralık sonu
için kısa vadeli borç limiti, 2001 yılının son çeyreğinde programın ilk
yılında mutabık kalınan (0.5 milyar ABD Dolarlık) seviyesine çevrilene
kadar, 2001 yılının üçüncü çeyreğinin sonuna taşınacaktır.
Gelirler Politikası
22. Kamu sektöründe
yukarıda memurlar için ifade edilen maaş politikasına ek olarak, kamu işçilerinin
toplu ücret sözleşmeleri önümüzdeki aylarda tekrar müzakereye açılacaktır.
Bu görüşmelerde, programın genel makroekonomik hedefleri ile birlikte KİT'lerin
mali durumunun güçlendirilmesi ihtiyacı da göz önünde bulunduracaktır.
23. Asgari ücret artışları,
Hükümet, sendika ve işveren temsilcilerinden müteşekkil Asgari Ücret Komisyonu
tarafından belirlenmektedir. 2000 yılında da olduğu gibi, Hükümet 2001
yılı için asgari ücret artışlarının hedeflenen enflasyon ile uyumlu olmasını
sağlamak konusunda gayret gösterecektir.
24. Enflasyonun düşmesini
kolaylaştırmak amacıyla, hükümet, gerek sosyal ortaklar arasındaki görüşmelerde,
gerekse özel sektörle temaslarında, ücret anlaşmalarının ve özel sektör
fiyatlandırma kararlarının enflasyon hedefine uygun olmasını sağlamak için
daha aktif bir rol oynayacaktır.
Para ve döviz kuru politikası
25. 2000 yılının sonlarında
yaşanan mali kriz akabinde, para politikasının amacı, toplam para tabanı
arzında aşırı bir artış olmadan döviz rezervlerinin arttırılmasını kolaylaştırmayı
teminen, NİV seviyesini 2000 Kasım ayı ortasındaki seviyesine doğru kademeli
olarak yaklaştırmak olmuştur. Daha net bir ifadeyle, NİV, 11 Aralık 2001
tarihinde 1,840 trilyon TL seviyesine indirilmiştir. NİV 11 Ocak 2001'de
1,460 trilyon TL'nin üstüne çıkmayacaktır. Buna koşut olarak, NİV'e ilişkin
2000 Aralık sonu performans kriterinin - ki bu kriter 11 Aralık-11 Ocak
tarihleri arasındaki ortalama NİV stoğu olarak hesaplanmaktadır (2000 yılının
sonunda dini bayramlar sebebiyle para tabanı talebinde görülen dalgalanmaları
dikkate almak suretiyle 1,650 trilyon TL olarak revize edilmesini talep
ediyoruz (EK E). Aynı zamanda, yeni program
çapraz kurları kullanılarak hesaplanan Net Uluslararası Rezerv (NUR) tabanının
2000 Aralık sonu için 10.4 milyar ABD Doları olarak revize edilmesini talep
ediyoruz (EK F). Bu yeni hedef TCMB'nin kriz
sonrasındaki daha düşük seviyedeki rezerv pozisyonunu dikkate almaktadır.
2001 için NUR tabanı Haziran ayına kadar 12 milyar ABD Dolarına çıkacak
şekilde belirlenmiştir.
26. Para tabanına
olan talebin ve net uluslararası rezervlerin 11 Aralık 2000 ve 11 Ocak
2001 tarihleri arasında dini bayramlar ve yıl sonunda hesapların kapatılması
nedeniyle büyük mevsimsel dalgalanmalar göstermesi beklenmektedir. Bu dönemde,
NİV ve NUR hareketleri Fon uzmanları ile istişare edilerek yakından izlenecektir
ve para politikası, bu hareketlerde mevsimsel dalgalanmaları aşan bir seyir
tespit edilmesi halinde, derhal sıkılaştırılacaktır.
27. 2001'in ilk yarısında,
önceden ilan edilmiş bantsız döviz kuru yolu para politikasının ana özelliği
olmaya devam edecektir. Daha önce ilan edildiği üzere, 2000 yılının son
çeyreğinde aylık %1 olan devalüasyon oranı, 2001 yılının ilk çeyreğinde
ayda %0.9 oranına ve 2001 yılının ikinci çeyreğinde de ayda %0.85 oranına
düşürülecektir. NİV hususunda ise, kriz sırasında yaratılan NİV fazlasının
kademeli olarak azaltılması politikasını sürdüreceğiz. Bu politika, Ocak,
Şubat, Mart ve Haziran 2001 sonu için NİV tavanları (performans kriteri)
(Ek E) belirlenirken dikkate alınmış olup, bu
tavanlar ayrıca 12 Ocak tarihi itibariyle geçerli olacak munzam karşılık
oranlarındaki düşüşü de yansıtmaktadır. Dolayısıyla, 2001 Haziran sonuna
kadar kriz sırasında yaratılan NİV fazlasının yaklaşık %50'si (munzam karşılık
oranlarındaki değişiklik için düzeltilmiş) ortadan kaldırılacaktır. Performans
kriterlerine uygunluğun tespiti amacıyla yalnızca yukarıda ifade edilen
tarihler önem taşımaktadır; bununla birlikte, NİV'in bu tarihler arasında,
NİV tavanlarının (dini bayramlardan etkilenen Mart ayının ikinci ve üçüncü
haftasındaki rakamlar hariç tutularak) doğrusal enterpolasyonunu sistematik
olarak veya büyük miktarlarda aşması beklenmemektedir. Sermaye girişleri
halihazırda tahmin edilen tutarlardan daha güçlü olursa, sermaye girişlerinin
programın enflasyon hedeflerinin tutturulması ile bağdaşmayan bir faiz
oranı seviyesine gelmesine ve para arzında aşırı artış olmasına engel olmak
amacıyla, döviz kuru taahhüdümüz imkan verdiği ölçüde, NİV yukarıda ifade
edilen tutarın altında tutulacaktır. Yukarıdaki iki paragrafta yer verilen
NİV tavanlarının uygunluğu, dış hesaplardaki ve enflasyondaki gelişmeler
ışığında önümüzdeki program gözden geçirmeleri sırasında tekrar değerlendirilecektir.
28. 9 Aralık 1999
tarihli Niyet Mektubumuzda öngörüldüğü üzere, 1 Temmuz 2001'den itibaren
fiyat istikrarının doğrudan izlenebilmesine daha fazla odaklanılmasına
imkan veren bir parasal çerçeveye aşamalı olarak geçilmesini teminen merkezi
döviz kuru yolununun etrafında kademeli olarak genişleyen bir bant uygulamasına
geçilecek ve NİV politikasının daha esnek olmasına izin verilecektir. Bu
geçiş, enflasyonla mücadelenin ilk aşamasında uygun olmasına rağmen, uzun
vadede gereksiz katılıklara yol açabilecek bir parasal çerçeveye sıkışıp
kalınmasının önlenmesi için gerekli bulunmaktadır.
29. Daha net bir ifadeyle,
1 Temmuz 2001'den itibaren:
-
Döviz kuru, merkez noktası etrafında
giderek genişleyen simetrik bir bant içinde hareket edecektir. Bandın merkez
noktası kuru 1999 yılı sonu itibariyle uygulamaya konulan esaslar çerçevesinde
önceden duyurulmaya devam edecektir. Bandın merkez noktasının değer kaybı
oranı, 2001 yılının üçüncü ve dördüncü çeyreğinde aylık bazda %0.85 olacaktır.
Döviz kuru bandı içerisinde, döviz kuru döviz interbank piyasasında oluşacaktır
ve Merkez Bankası sadece Hazine'nin bir ajanı olarak döviz alacak veya
satacaktır.
-
Merkez nokta etrafındaki bant
bir uçtan bir uca ölçüldüğünde, günde, yıllık bazda %15 oranına denk gelecek
şekilde genişleyecektir. Bandın toplam genişliği, böylelikle, 2001 Aralık
sonu itibariyle %7½, 2002 Haziran sonu itibariyle %15 ve 2002 Aralık sonu
itibariyle de %22½ olacaktır.
-
Döviz kurunun bant içinde serbestçe
hareket etmesine imkan vermek amacıyla NİV'ın kullanımındaki esnekliğinin
artırılması ve enflasyon hedefinin tutturulması amacına giderek daha fazla
odaklanması gerekli olacaktır (bkz bir sonraki paragraf). Bu amaca hizmet
etmek üzere, 2001 yılının ikinci yarısı için belirlenen NİV tavanlarındaki
artış (Ek E), 2001 yılının ikinci yarısında
TL para tabanı talebinde beklenen artışa eşit olarak belirlenmiştir ( enflasyon
ve reel GSMH büyüme oranları ile tutarlı olarak). Enflasyonla mücadele
sürecinde para talebini ve yılın ilk yarısındaki sermaye akışlarının boyutlarını
tahmin etmekteki güçlükler nedeniyle, NİV tavanları şu anda endikatif hedef
olarak belirlenmiştir (2001 yılının ikinci yarısına ilişkin diğer program
parametreleri ile birlikte; bkz ekler). Sözkonusu hedeflerin gelecekteki
gözden geçirmelerde performans kriterine dönüştürülmesi beklenmektedir.
30. Para politikasının
idaresinde, 2001 yılının ikinci yarısından itibaren kademeli olarak kullanılabilecek
artan esneklik, Merkez Bankası'nca ana hedef olan enflasyonla mücadele
sürecinin devamını sağlamak amacıyla kullanılacaktır. Dolayısıyla, döviz
kuru merkezli bir parasal çerçeveden yavaş yavaş, başka birçok ülkede başarıyla
uygulamaya alınmış olan resmi enflasyon hedefleme merkezli bir çerçeveye
geçeceğiz. Bu geçişi desteklemek amacıyla gerekli bir adım olan yeni bir
Merkez Bankası Kanunu 2001 Nisan sonuna kadar (8. Gözden geçirmenin tamamlanması
için ön koşul) çıkarılacaktır. Kanun, fiyat istikrarını Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası'nın temel politika hedefi yapmak amacıyla, bu amacın gerçekleştirilmesi
esnasında kullanacağı işlevsel bağımsızlığın geliştirilmesini, para politikası
kararlarında hesap verilebilirlik/açıklanabilirlik seviyesinin arttırılmasını
ve para politikasının belirlenmesinde şeffaflığın sağlanmasını temin edecektir.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne muhtemel katılımı gözönünde bulundurulduğunda,
tüm bunlar, Maastricht Anlaşması ile uyumlu bir Merkez Bankası mevzuatı
oluşturulması açısından da gerekli olacaktır. Para politikasının şeffaflığı
ve hesap verilebilirliği hususlarında, Merkez Bankası halihazırda enflasyon
gelişmelerini izleyen üçer aylık enflasyon raporları yayımlamaya başlamıştır.
Aynı zamanda, Merkez Bankası'nın enflasyon hedeflemesinin gerektirdiği
analitik ve istatistiksel yeterliliğinin arttırılması için gerekli düzenlemelerin
yapılmasına başlanılmıştır.
31. Mevduat munzam
karşılıklarının bankalar üzerine getirdiği yükün azaltılması için, 12 Ocak
2001'den itibaren, TL mevduata ilişkin munzam karşılık oranı %6'dan %4'e
düşürülecektir. Disponibilite ve mevduat munzam karşılıklarında 2001 yılı
süresince başka değişiklik yapılmayacaktır. Mevduat munzam karşılıklarındaki
bu azalışın getirdiği likidite etkileri, 2001 yılı için NİV tavanı oluşturulurken
dikkate alınmıştır.
32. Yukarıda bahsedilen
parasal çerceve, enflasyonla mücadele amacımızla tutarlı olduğu gibi uluslararası
net rezervlerimizin rahat bir düzeyde ve Ek F'de belirtilen tabanların
(performans kriterleri ve endikatif hedefler) üzerinde tutulması hedefiyle
de uyumludur.
Yapısal Hususlar
33. Yapısal reformlar
ekonomik gündemimizin temel bileşeni olmaya devam etmektedir. Bu alandaki
faaliyetler Dünya Bankası ile yakın işbirliği içinde formüle edilmiş olup,
Banka tarafından sağlanacak kredilerle desteklenecektir.
Özelleştirme
34. Özelleştirme programımız,
ekonomik etkinliğin arttırılması ve kamu sektörünün iç ve dış borçlanma
gereğinin azaltılması ihtiyaçları doğrultusunda yönlendirilmeye devam etmektedir.
2000 yılında sağlanan toplam 3.5 milyar ABD Doları tutarındaki özelleştirme
gelirinin 2.7 milyar ABD Doları Özelleştirme İdaresi'nin portföyündeki
kuruluşların satışından, 0.3 milyar ABD Doları enerji santrallerinin işletim
hakkı devrinden, 0.5 milyar ABD Doları GSM lisans satışının ilk taksidinden
sağlanmıştır. 2000 yılında tamamlanan özelleştirme işlemlerinden 2001 için
2.1 milyar ABD Doları tutarındaki özelleştirme geliri (ki bunun 2 milyar
ABD Doları GSM lisans satışından sağlanmıştır) şimdiden temin edilmiş bulunmaktadır.
Dolayısıyla orjinal hedefin altına düşülmüş olunmasına rağmen, 2000 yılında
tamamlanan özelleştirme işlemlerinden 5.6 milyar ABD Doları sağlanmıştır
ve bu tutar özelleştirme programının başladığı 1986 yılından beri toplanılan
özelleştirme geliri kadardır.
35. 2001 yılında özelleştirme
sürecini hızlandırmak için, Hükümet kuvvetli yönetim hakkı devriyle beraber
Türk Telekom hisselerinin %33.5'ini stratejik yatırımcılara satış ihalesini
yapacaktır. Bu amaçla;
-
Hükümet, 14 Aralık 2000'te ihale
duyurusunu Resmi Gazete'de yayınlamış ve ihale komisyonu, ihale şartnamesini
aynı tarihte onaylamıştır (ön koşul).
-
14 Ocak 2001'e kadar güçlü yönetim
hakkı devrini içeren ihale şartnamesi ve konuya ilişkin bilgi veren bir
metin (information memorandum) kamuoyuna açıklanacaktır (5inci gözden geçirmenin
tamamlanması için bir koşul).
-
İhale komisyonu nihai ihale
belgelerini - yetkilendirme anlaşması ve tarife düzenlemeleri dahil- yayınlayacak
ve 30 Mart 2001'e kadar tekliflerin verilmesini talep edecektir (yapısal
performans kriteri); ve
-
Mayıs 2001 sonuna kadar ihale
komisyonu kazanan teklifi seçecektir.
Türk Havayolları(THY)'nin
%51 hissesinin satışı için ihale duyurusu, satış 2001 Mart sonuna kadar
sonuçlandırılmak (yapısal benchmark) üzere 14 Aralık 2000 tarihinde yapılmıştır
(ön koşul).
36. Elektrik sektöründe
rekabete dayalı bir piyasa için uygun düzenleyici çerçevenin oluşturulması
ve bu sektördeki devlet varlıklarının doğrudan satış yoluyla elden çıkarılması,
ekonomik etkinliğin artmasını ve yabancı doğrudan yatırımları çekmeyi hedefleyen
reform stratejimizin temel unsurlarıdır. Bu amaçla;
-
14 Aralık 2000 tarihine kadar
ve Dünya Bankası Ekonomik Reform Kredisi'ne uygun olarak bir elektrik piyasası
kanunu Parlamento'ya sunulacaktır (ön koşul). Bu kanun (i) tarife politikası
üzerinde tam yetkiye sahip bağımsız bir düzenleyici kurum oluşturmaktadır,
(ii) devlete ait enerji üretim santralleri ve dağıtım şirketlerinin doğrudan
satışına yönelik bir çerçeveyi belirlemektedir, (iii) devlete ait enerji
üretim ve dağıtım şirketleri için işletme haklarının devrine ilişkin finansman
işlemlerinin tamamlanması amacıyla son tarih olarak 31 Mart 2001'i belirlemektedir.
Bu kanunun 2001 Ocak ayı sonuna kadar hayata geçirilmesi yapısal performans
kriteridir.
-
2001 Ocak ayı sonuna kadar kamu
iktisadi teşebbüslerine ilişkin kanun (233 sayılı Kanun), TEAŞ'ın birbirinden
farklı elektrik üretim, dağıtım ve satış şirketleri olarak yeniden yapılandırılmasına
müsaade edecek şekilde değiştirilecektir.
-
TEAŞ'ın yeniden yapılandırılmasına
ilişkin bir kararname 2001 Ocak ayının sonuna kadar çıkarılacaktır.
-
2001-02 döneminde ortaya çıkacak
potansiyel elektrik arzı eksikliğinin karşılanmasına yardımcı olması amacıyla,
2002 yılına kadar bitirilmesi koşuluyla, Hazine garantisi almaya uygun
29 Yap-İşlet-Devret projesi listesi- toplam yaklaşık 1.5 gwh kapasiteye
sahip- 31 Aralık 2000 tarihine kadar ilan edilecektir. Elektrik arzındaki
iyileşme dikkate alındığında bunlardan başka Yap-İşlet-Devret projesi hazine
garantisi alamayacaktır.
-
İşletme haklarının devri için
son tarih olan 31 Mart 2001 tarihinden sonra devlet idaresinde kalan elektrik
dağıtım şirketlerinin satışına ilişkin ön-yeterlilik ihalesi 15 Nisan 2001'e
kadar başlatılacaktır.
37. 2001 yılında daha
fazla ilerleme kaydedilmesi için 20 Aralık 2000 tarihine kadar Özelleştirme
İdaresi'ne ilave şirketler devredeceğiz (biraz gecikmeli de olsa programın
yapısal kriterleri arasında yer alan tedbirler gerçekleştirilmiş olacaktır).
Bu şirketlerin arasında tarım şirketlerinin (aşağıya bkz.) yanısıra MKEK
(Makina ve Kimya)'in ve ETİ Holding'in bazı fabrikaları yeralmaktadır.
38. Toplam olarak
ve 2000 yılında gerçekleştirilen işlemlerden 2001 yılında sağlanması beklenen
gelirler de dahil olmak üzere, 2001 yılında toplam özelleştirme gelirlerinin
6-7 milyar ABD Doları (GSMH'nın %3-3½'si) seviyesine ulaşmasını beklemekteyiz.
Özelleştirme İdaresi'ne işletme maliyetleri ve KİT'lere transferler için
kullanılacak 1.1 milyar ABD Doları hariç, tüm bu özelleştirme gelirleri
ve bunlara başka herhangi bir kaynaktan eklenebilecek meblağlar, borç azaltılmasında
kullanılmak üzere Hazine'ye aktarılacaktır.
Sosyal Güvenlik Reformu
39. 1999 yılında kabul
edilen kapsamlı sosyal güvenlik reformunun üzerine inşa ederek, Hükümet
sosyal güvenlik fonlarının yönetiminin geliştirilmesini ve gönüllü özel
emeklilik sisteminin uygulanmasını amaçlayan ikinci bir reform paketi düzenlemiştir.
Eylül ayında dört kanun hükmünde kararname yürürlüğe girmiştir ancak, (geçici
olarak yürürlükte olsalar bile) en son Anayasa Mahkemesi kararına dayanarak
bunların kanun haline gelebilmesi için Meclis'e sunulmaları gerekmektedir.
Bu kanunlar, SSK (başlıca kamu sosyal güvenlik fonu), Bağ-Kur (serbest
meslek sahipleri ve çiftciler için emeklilik fonu) ve IS-KUR'un (İşsizlik
sigortasının idaresinden sorumlu kurum) faaliyetlerini gözetime tabi tutacak
bir sosyal güvenlik kurumunun tesis edilmesi ve sosyal güvenlik kuruluşlarının
idari yeniden yapılandırılmasını amaçlamaktadır. Meclis'e sunulmuş olan
diğer düzenleme ise SSK ve Bağ-Kur'daki (sağlık primleri ve Bağ-Kur'daki
ortak ödemelerin artırılması gibi) bazı katsayıların ayarlanması ve gönüllü
özel emeklilik sisteminin uygulamaya konmasını öngörmektedir.
Kamu Maliyesi Yönetimi
ve Şeffaflık
40. Kamu maliyesi
yönetimini ve şeffaflığı iyileştirmeye devam etmeye kararlıyız. Standart
ve Kodların Uygulamasının Raporu-Kamu Maliyesi Şeffaflığı Modül'ü Temmuz
ayında yayımlanmıştır. Yılın ilk yarısında 25 bütçe içi ve 2 bütçe dışı
fonu kapattıktan sonra, diğer 21 bütçe içi fonu ve 4 bütçedışı fonu 2000
Ekim ayı içinde kapatmayı amaçlamıştık (yapısal benchmark). Ancak, Anayasa
Mahkemesi'nin kararı nedeniyle gerekli kanun hükmünde kararnameler Bakanlar
Kurulunca kabul edilememiştir. Bunlar kanun olarak Parlamentoya sunulacak
ve 2001 yılı Şubat ayı ortasına kadar yürürlüğe girecektir (yapısal benchmark).
Kalan 15 bütçe fonunun (Dünya Bankası'ndan alınan kredileri kanalize etmek
için ihtiyaç duyulan, Destekleme Fiyat İstikrar Fonu, DFİF, hariç) ve bir
bütçe dışı fonun kapatılmasına ilişkin gerekli kanun 9 Aralık tarihli Niyet
Mektubunda belirtildiği üzere 2001 yılı Haziran ayı sonuna kadar yürürlüğe
konulacaktır (yapısal benkchmark). Sonuç olarak (DFİF haricinde) tüm bütçe
fonları 2002 bütçesinde kaldırılacak, ve bütçe dışı fonların sayısı 6 ile
sınırlandırılacaktır. Bütçe içi veya dışında yeni fon yaratılmayacaktır.
41. Kamu maliyesi
şeffaflığı alanında ise, kamu sektörü için açık borçlanma kuralları ve
limitleri ortaya koyan ve Hazine'nin devirli kredi -on-lending- ve borç
garantilerini de bütçe kapsamına alan kamu finansmanı ve borç yönetimi
kanunu 2001 yılı Haziran ayı sonuna kadar Meclis'e sunmaya niyetliyiz (yapısal
benchmark). Kamunun ihtiyati yükümlülüklerine (contingent liabilities)
ilişkin olarak ise, devlet garantilerinin vade yapısını ve diğer ihtiyati
yükümlülüklerin koşullarını açıklayarak şeffaflığı artırmaya devam ettik.
2001 yılında, Hazine hesaplarına ilişkin aylık raporlara IMF'in Kamu Finansmanı
İstatistikleri standartları doğrultusunda "borç verme eksi geri ödeme"
kalemi eklenecek ve böylelikle bütçe dengesi kapsamı garantili borca ilişkin
net Hazine ödemesini içerecek şekilde genişletilecektir. 1999 Aralık'taki
Niyet Mektubu'nda bahsedildiği üzere, 2001 Bütçe Kanunu, 2001'de verilecek
yeni garantiler için açık limitler koymaktadır. (böylelikle bir yapısal
kriter gerçekleştirilmiştir.)
42. Harcama yönetimini
iyileştirmek için 2001 ortasına kadar devlet birimlerindeki harcama ve
maliyetlerin daha iyi takip edilmesini sağlayacak bilgisayarlı muhasebe
sistemi uygulamasını tamamlayacağız. Ayrıca, 2002 yılı bütçesi kapsamında
pilot uygulama için (Dünya Bankası'nın Kamu Mali Yönetimi Projesi desteği
ile gerçekleştirilecek) 2001 Haziran ayına kadar uluslararası standartlara
uygun yeni bir bütçe sınıflandırması tamamlanacaktır. 2001 yılında ayrıca,
2002 bütçesi ile pilot uygulamayı başlatmak amacıyla tahakkuk bazlı muhasebe
sistemine geçilmesine ilişkin gerekli çalışmaları başlatmak niyetindeyiz.
Vergi İdaresi:
43. 2000 ve 2001'de,
vergi sisteminin etkinliğini ve adaletini sağlamanın gerekli koşulu olan,
tüm mükelleflerin vergi mevzuatına tam olarak uymalarını artırmak amacıyla
vergi idaresinin kuvvetlendirilmesi çalışmalarına devam edeceğiz. Bu amaçla,
planlandığı üzere tüm önemli vergi dairelerinde (vergi gelirlerinin %90'ından
fazlasını tahsil eden) bilgisayar ortamına geçilmesi tamamlanmış olup,
2001'de hemen hemen kalan tüm diğer vergi dairelerinde de bilgisayar ortamına
geçilecektir. Vergi mükellefine ait verilerin (üçüncü kişilere ilişkin
bilgiler de dahil olmak üzere) işlenmesini ve paylaşılmasını, üç veri işleme
merkezini birleştirip, yeniden organize ederek iyileştireceğiz ve vergi
mükelleflerine vergi kimlik numarası verilmesi uygulamasını zamanla daha
da geniş bir tabana yayacağız. Vergi numaralarına ilişkin spesifik adımlar
Ocak ayı gözden geçirmesi sırasında belirlenecektir. Bu iyileştirmelere
dayanarak, vergi mükelleflerinin denetim ve tasdik kapsam ve boyutunu genişleterek,
vergi kanunlarının ve düzenlemelerinin uygulanmasını kuvvetlendireceğiz.
Bu tedbirler, vergi tahsilatını artıracak ve herhangi bir vergi affı olmadan
gecikmiş vergi borçlarının azalmasına yol açacaktır.
Tarım Politikaları
44. Tüm dolaylı destek
politikalarından 2002 sonuna kadar kademeli olarak vazgeçilmesi ve doğrudan
gelir desteği (DDG) sisteminin uygulanmasına geçilmesini amaçlayan tarım
politikalarının reformunda, program dahilinde şimdiye kadar önemli ilerlemeler
kaydedilmiştir. Bu, tarım politikalarının ekonomik olarak daha etkin hale
getirilmesini sağlayacak, bütçeye maliyeti üzerinde daha sıkı bir kontrole
ve kaynakların en fakir çiftçilere daha iyi yönlendirilmesine izin verecektir.
Tütün destekleme fiyatları 2000 yılında hedeflenen enflasyonla aynı doğrultuda
artırılmıştır. Buğday destekleme fiyatı ile dünya fiyatı arasındaki fark
%35'e düşürülmüştür. Kasım'da açıklanan şeker pancarı destekleme fiyatları
%25 artırılmıştır. Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri (TSKB) Kanunu'nun
onaylanmasından sonra, yeniden yapılandırılmalarına hazırlık amacıyla finansal
durumlarının incelenmesinde ilerleme kaydedilmiştir. 2000/01 ürün sezonu
için iş planları bütün TSKB için onaylanmış ve 2000 bütçe tahsisatları
doğrultusunda kalınmıştır. Son olarak, kredi sübvansiyonları tamamen kaldırılmıştır.
45. İleriye baktığımızda,
2001 yılında buğday destek alım fiyatları hedeflenen enflasyon seviyesini
aşmayacak bir oranda artırılacak ve dünya fiyatları ile arasındaki fark
en fazla %20 olacaktır. 2001 bütçesinde ödenek ayrılmış bulunan doğrudan
gelir desteği, ulusal düzeye yaygınlaştırılacaktır. Ödemeler yılda iki
taksitle yapılacaktır. 2001 Temmuz ayına kadar çiftçi kayıtlarının büyük
ölçüde tamamlanması beklenmekte olup, kayıtlı çiftçiler için ilk taksit
ödemesi 2001'in ikinci yarısında yapılacaktır. Bu reformun Dünya Bankası
tarafından Tarım Reformu Yatırım Projesi (ARIP) ile desteklenmesini bekliyoruz.
46. Dolaylı destek
politikalarının kaldırılması devletin tarımsal ürünlerin üretim ve pazarlanmasındaki
payının daha azaltılmasına neden olacaktır. Bu da, bu alanda çalışan KİT'lerin
hızla özelleştirilmesini sağlayacaktır. Bu kapsamda, TŞFAŞ'nin (Şeker pancarı
alım ve işlenmesi ile ilgili KİT) en az altı şeker fabrikasının özelleştirilmelerinin
2001 sonuna kadar tamamlanması amacıyla 20 Aralık 2000'e kadar Özelleştirme
İdaresinin portföyüne transfer edilecektir (ön koşul). Geriye kalan şeker
fabrikaları, 2002 sonuna kadar özelleştirilmeleri tamamlanmak amacıyla
2001 yılı içinde Özelleştirme İdaresi portföyüne transfer edilecektir.
Şeker piyasasının reformunu sağlayacak olan Şeker Kanunu 15 Şubat 2001'e
kadar Parlamento'ya sunulacak ve 15 Mart 2001'e kadar onaylanacaktır. TEKEL'in
yeniden yapılandırılması ve tütün sektörünün reformu konusunda;
-
TEKEL'i yeniden yapılandıran
bir kararname ve TEKEL'in tüm tütün işleme birimlerini Özelleştirme İdaresi
portföyüne devrine izin veren Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı Ocak 2001
sonuna kadar çıkarılacaktır.
-
2000 yılı başlarında Parlamento'ya
sunulan Alkollü İçkiler Kanunu Ocak 2001 sonuna kadar çıkarılacaktır.
-
Tütün için destekleme alım politikalarını
ortadan kaldıran, tütün alımlarında ihale mekanizmasını oluşturacak Tütün
Kanunu 2001 Ocak ayı sonuna kadar çıkarılacaktır.
Bankacılık
47. Hükümet bankacılık
sektörünü, sektördeki disiplini kuvvetlendirmek ve bankalara olan güveni
devam ettirmek amaçlı iki yönlü bir strateji ile güçlendirmek kararlılığındadır.
Bu stratejinin kilometre taşları bağımsız Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu'nun kurulması ve Sn. Başbakan'ın, (ikinci bir açıklamaya kadar)
Hükümetin mevduat kabul eden yerel bankalardaki mevduat sahiplerini ve
bu bankaların diğer kreditörlerini tamamen garanti altına aldığını açıklamasıdır.
İzleyen paragrafda: (i) BDDK'nın başladığından bu yana yaptığı faaliyetler,
(ii) mevduat sahipleri ve kreditörlere ilişkin garantinin uygulanmasında
atılan adımlar, (iii) TMSF tarafından halihazırda devralınmış bankaların
çözüme kavuşturulması ve varlıklarının değerlerinin bir kısmının tahsiline
ilişkin strateji, (iv) bankacılık sisteminin geri kalanının sıhhatinin
korunması için strateji (v) kamu bankalarına yönelik tedbirlere ilişkin
bilgi (vi) bankacılık gözetimine ilişkin diğer hususlar, üzerinde odaklanmaktadır.
48. Bankacılık Düzenleme
ve Denetleme Kurumu (BDDK) Haziran 1999'da kabul edilen Bankalar Kanunu
ile kendisine verilen tüm sorumlulukları hukuken üstlenmiş ve bir yapısal
performans kriterini yerine getirerek 2000 yılının Ağustos ayı sonu itibariyle
tamamen faaliyete geçmiştir. Hazine ve Merkez Bankası'ndaki bankacılık
gözetim bölümleri kapatılmış, bu birimlerin personeli şimdi BDDK içinde
BDDK tarafından yönetilen bir tüzel kişilik haline getirilen Tasarruf Mevduatı
Sigorta Fonu personeli ile birlikte BDDK'ya transfer edilmiştir. Gereken
ek personelin büyük bir kısmı halihazırda işe alınmıştır. TMSF tarafından
devralınan bankaların alacaklarının tahsiliyle görevli bir Varlık Yönetim
Birimi (VYB) de kurulmuş olup kendisine devredilen varlıkların etkin yönetimini
sağlamak için personel alınmaktadır.
49. BDDK tüm bankaların
durumlarını bilançolarının ve gelir tablolarının uzaktan incelenmesi ve
bankalarda yerinde denetimler yapılması yoluyla dikkatli bir biçimde izlemektedir.
Kredi sınıflandırması ve karşılık ayrılması kuralları önemli oranda güçlendirilmiştir.
BDDK, bankacılık sektörünün düzenli bir biçimde güçlendirilmesini sağlamak
ve banka başarısızlıklarının devlete ve TMSF'na olan maliyetini asgariye
indirmek amacıyla, ve kanunun gerektirdiği gibi, ödeme kabiliyetini (solvabilitesini)
yitiren herhangi bir bankaya anında müdahale etmeye kararlıdır. Bunlara
uygun olarak, Türkiye'de bir ofisi bulunan yabancı bir banka şubesinin
ruhsatı Eylül ayında iptal edilmiş olup, şube şu an tasfiye edilmektedir.
Solvabilitesini yitirmiş iki banka daha 27 Ekim tarihi itibariyle ve bir
banka da 6 Aralık tarihinde TMSF tarafından devralınarak, halen TMSF kontrolu
altındaki 8 bankaya katılmıştır. Bu üç banka faaliyetlerine devam etmektedirler
ve TMSF tarafından risk ağırlıklı varlıkların en az % 8'ine kadar tam anlamıyla
yeniden sermayelendirilecektir. Ayrıca, 6 Aralık tarihinde solvabilitesini
yitirmiş bir yatırım bankasının lisansı iptal edilmiş olup, söz konusu
banka tasfiye edilecektir.
50. Hükümet, 6 Aralık
2000 tarihinde, tüm mevduatların ve diğer kreditörlerin geçici olarak tam
güvenceye alındığını ilan etmiştir (banka sahiplerinin mevduatları, suç
teşkil eden fiillerle ilgili mevduatlar, bağlı krediler ve ortakların özsermayeleri
hariç). Sözkonusu garanti, Bankacılık Kanunu'na göre TMSF tarafından yönetilecek
olup, mevduat toplayan tüm yerel bankaları kapsamaktadır (yerel bankaların
BDDK'ya konsolide hesaplarını sunmak zorunda olduğu yabancı ülkelerdeki
şubeleri dahil). Garanti, solvabilitesini yitirmiş (insolvent) veya diğer
türlü taahhütlerini yerine getiremeyen bankalara BDDK'nın müdahalesi ile
işlerlik kazanacaktır. Buna benzer şekilde, geçtiğimiz yıllar içinde sekiz
bankaya müdahale edilmiş ve böylece hem mevduat sahiplerinin, hem de diğer
kreditörlerin varlıklarına sürekli şekilde ulaşabilmeleri sağlanmıştır.
Garanti için varolan hukuki çerçeveyi anlatmak üzere teknik çalışmalar
yapılmaktadır. Bu çalışmalar sonucu mevdut sahiplerini ve diğer kreditörleritam
güvence altına alan garantinin kapsamı ve içeriği hakkında kamuya bilgi
veren bir açıklama yapılacak (yasal yönlerine ve işleyişine ilişkin hususlar
da dahil olmak üzere) ve yine bu çalışmalar sonucu garantinin işleyişinin
finansmanını idare edecek yöntemlere ilişkin Hazine ile TMSF arasında bir
protokol yapılacaktır. Bu açıklama 15 Ocak 2001'e kadar yapılacaktır (5inci
gözden geçirmenin tamamlanması için koşul).
51. TMSF'nin mali
ihtiyaçları, Hazine'nin TMSF'na açacağı krediler ile karşılanmaya devam
edilecektir. TMSF'na açılan kredilerin faiz oranları, faiz ödeme ve anapara
geri ödeme planı, Fon'un, yeterli likit rezerv biriktirme ihtiyacı dahil,
finansal ihtiyaçları ile uyumlu olacaktır. TMSF'nin mevduat sahiplerine
ve kreditörlere herhangi bir rahatsızlık vermeden müdahale edilen bankaların
asgari maliyetle çözüme kavuşturulmasını (tasfiye etmek veya yeniden sermayelendirip
satmak) sağlamak için, Hazine'den ihtiyaç oldukça borçlanma yetkisi vardır.
52. BDDK kontrolu
altındaki 10 bankanın çözüme kavuşturulması konusuna ilişkin olarak 16
Kasım'da stratejisini ilan etmiştir. BDDK stratejisini belirlerken Temmuz
ayında Merkez Bankası'na bu konuda tavsiyede bulunmak üzere tutulan müşavirlerin
önerileri de Kurumun bilgisine sunulmuştur. Ekim ayından önce TMSF'nda
bulunan sekiz banka için sözkonusu strateji şu adımlardan oluşmaktadır:
-
TMSF, sahibi olduğu bankaları
tam anlamıyla yeniden sermayelendirmek için gerekli, döviz ve TL cinsinden
devlet kağıtlarını Hazine'den borç olarak almıştır. Bu amaçla, iki yıl
ödemesiz ve geri kalanı sonraki 10 yılda geri ödenecek 6.1 milyar ABD Dolarlık
bir kredi 16 Kasım'da sonuçlandırılmıştır.
-
Bankalar 7 Aralık'ta devlet
tahvillerinin transferi suretiyle risk-ağırlıklı varlıklarının en az %8'i
kadar yeniden sermayelendirilmiştir. Zararları bu şekilde yaratılan sermaye
karşılığında silinecektir.
-
Banka sahipliği için daha katı
uygunluk kriterleri içeren yeni düzenleme BDDK tarafından çıkarılmıştır.
Yeni düzenleme, 5 Kasım tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmış olup, TMSF'nin
elinde bulunan bankaların potansiyel alıcılarının seçilmesini sağlayacaktır.
53. Bu adımları müteakiben,
TMSF daha önceden duyurmuş olduğu, kontrolünde bulunan tüm bankaların satışına
ilişkin takvimi izleyecektir.
-
Potansiyel yatırımcıların, bankalar
satışa sunulduğunda teklif vermeye ehil olabilmek için BDDK'den tüm koşulların
yerine getirildiğine dair teyit almaları gerekmektedir. Yatırımcıların
bankalarla ilgilendiklerini gösteren mektuplar TMSF tarafından 15 Aralık'a
kadar alınmalıdır. BDDK da potansiyel yatırımcılara onayını 22 Aralık 2000
tarihine kadar bildirecektir.
-
BDDK tarafınca onaylanan her
bir potansiyel alıcıya sözkonusu bankalar hakkında temel bilgiler verilecek
olup, bunlardan 15 Ocak 2001 tarihine kadar hangi banka ya da banka kombinasyonunu
satın almak üzere ilgilenebileceklerini bildirmeleri istenecektir.
-
TMSF ön yeterliliği geçmiş potansiyel
yatırımcılardan gelecek bilgiler ışığında, sıkı kriterlere bağlı kalarak
hangi bankaları satışa sunacağını veya diğer durumda çözüme kavuşturacağını
20 Ocak tarihine kadar belirleyecektir (beşinci gözden geçirme için ön
koşul). Her durumda, mevduat sahipleri ve kreditörler tam anlamıyla güvence
altına alınacaktır. Satışa sunulacak bankalara ilişkin bilgi, 24 Nisan
2001'e kadar tekliflerin verilmesi talebiyle birlikte 20 Şubat 2001'e kadar
sağlanacaktır (6. gözden geçirme için ön koşul). Bu dönem boyunca alıcılara
bankalar hakkında ayrıntılı bilgiye erişim hakkı verilecektir ("due diligence").
-
Her paket(ler) için alıcı(lar)
7 Mayıs 2001'den geç olmamak kaydıyla seçilecektir.
54. TMSF tarafından Ekim
2000'de devralınan iki bankanın finansal yeniden yapılandırılması gerçekleştirilecek
ve Ocak 2001 sonuna kadar çözümlerine ilişkin detaylı planlar kamuya açıklanacaktır.
TMSF'nun sahibi olduğu diğer sekiz bankadakine benzer bir yol izlenecek
ancak her aşamada iki aya kadar bir gecikme olabilecektir. 2000 Aralık
ayında devralınan bankanın çözümüne ilişkin zaman çizelgesi Ocak 2001 gözden
geçirmesi sırasında ele alınacaktır.
55. Yukarıda ifade
edilen stratejinin bir parçası olarak, çözüme kavuşturulacak bankaların
takipteki alacakları Varlık Yönetim Birimi'ne devredilecektir. Açıklık
politikasına uygun olarak ve tahsil miktarlarını azamiye çıkarmak için
TMSF, VYB'nin faaliyetine ilişkin olarak kabul edilen prosedürleri kamuya
açıklayacaktır. Açıklama, (i) varlık transferi prosedürleri, (ii) kredilerin
geri dönüşünü azamiye çıkaran prosedürler, (iii) VYB'nin performansının
izlenmesi ve değerlendirilmesi yöntem ve dayanakları dahil VYB'nin faaliyet
prensipleri hakkında bilgi ihtiva edecektir. Bu açıklama VYB'ne kötü varlıkların
devrinden önce yapılacaktır.
56. Bankacılık Kanunu'nun
öngördüğü üzere, gelecekte müdahale edilebilecek herhangi bir bankanın
çözüme kavuşturulması da yukarıdaki paragraflarda tanımlanan prosedüre
benzer prosedürleri takip ederek yapılacaktır.
57. Kamu bankalarına
ilişkin olarak, Halk Bank'ın ve Ziraat Bankası görev zararları stoğu, bu
bankalara ilişkin yeniden yapılandırma planlarında kaydedilen ilerlemeye
uygun olarak piyasa faizi taşıyan devlet kağıtlarına dönüştürülecektir.
Görev zarar stoğu üzerine 2001'de tahakkuk edecek faiz, Ziraat Bankası
için aylık ağırlıklı ortalama Hazine bonosu ve iskontolu tahvil faizi çarpı
1.33 ve Halk Bankası için ise çarpı 1.60 olacaktır. Kamu bankalarının özelleştirilme
stratejisi 2000 yılı Kasım ayı içinde kabul edilen kanun temel alınarak
ilerletilecektir.
58. Bankacılık camiası
ile iç risk yönetim sistemleri ve sermaye yeterlilik koşullarının piyasa
riskini yansıtacak şekilde ayarlamasına ilişkin yeni düzenlemeler taslağı
üzerinde olan istişare devam etmekte olup, bu istişare sözkonusu düzenlemelerin
en başta planlandığı gibi Ağustos ayı sonunda kabul edilmelerini geciktirmiştir.
Düzenlemeler, Ocak 2001 sonuna kadar kabul edilecek (yapısal benchmark)
ve 1 Ocak 2002'den itibaren geçerli olacaktır.
59. Haziran 1999'da
onaylanan Bankalar Kanunu'nun gerektirdiği gibi BDDK, 2001 Ocak ayı sonuna
kadar hissedarlara dolaylı kredi verilmesini yeniden tanımlayan bir düzenleme
çıkaracaktır (bağlı kredilendirme).
60. Kredi karşılıklarının
vergiden düşürülebilmesi konusunda, banka denetim düzenlemeleri gereği
bankaların ayırmak zorunda oldukları karşılıkların tümüyle vergiden düşürülmesine
izin veren bir vergi düzenlemesi kabul edilecektir. Aynı zamanda, genel
karşılıkların vergiden düşürülmesi uygulamadan kaldırılacaktır. Bu düzenleme
2001 Mart ayı sonuna kadar kabul edilecek ve 1 Nisan 2001'den itibaren
uygulanmak üzere geçerli olacaktır (yapısal benchmark).
İstatistiksel Hususlar
61. Ekonomik politika
için istatistik veri tabanını iyileştirme son yıllarda süre gelen bir çabadır.
Bu amaçla, Merkez Bankası banka kredi oranları hususunda yakın zamanda
yeni raporlama zorunlulukları getirmiştir. Önümüzdeki dönemde, son yıllarda
bu alanda karşılaşılan güçlükler dikkate alındığında (özellikle dış hizmet
hesaplarında), ödemeler dengesi istatistiklerinin derlenmesindeki kurumsal
kapasitenin kuvvetlendirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla, Merkez Bankası
Kanunu'nda yapılacak değişiklik Merkez Bankası'na açıkça ödemeler dengesi
istatistiklerini derleme görevini verecek ve banka dışı kurumlardan da
bu amaçla gerekli bilgiyi (bankalar dahil) talep etme yetkisi olacaktır.
Merkez Bankası, dış hizmetler gelirlerinin ölçülmesini iyileştirme yönündeki
çabalarını devam ettirmek niyetindedir.
* * *
62. Bu mektupta söz edilen
politika ve önlemlerin programın amaçlarının gerçekleştirilmesinde yeterli
olacağına inanılmaktadır, fakat gerekli olduğu takdirde programı istenen
seyrinde devam ettirmek üzere Fon'la düzenli istişareler sürdürülerek ilave
önlemler alınmasına da hazır bulunulmaktadır. Düzenleme kapsamında yapılacak
kullanımlar, 2001 yılının ilk çeyreğinde aylık gözden geçirmelerle ondan
sonra da programın sonuna kadar üçer aylık gözden geçirmelere tabi olacaktır.
En iyi dileklerimizle,
|
|
|
Recep ÖNAL
|
Gazi ERÇEL
|
|
Ekonomiden Sorumlu Devlet
Bakanı
|
Merkez Bankası Başkanı
|
Ek A
Ek B-J
KAYNAK:
T.C.
BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI
(22 ARALIK 2000)
  |