GENEL GEREKÇE
Elektrik enerjisi piyasasını serbest piyasa şartlarında yeniden yapılandırmak
üzere, yatırımlardaki kamu payı daraltılırken özel sektör payının daha
çok artırılması, bunun yanında kamunun denetim ve yönlendirme faaliyetlerindeki
etkinliğinin ise çoğaltılmasına dair hukuki ve idarî düzenlemelerin yapılması
büyük bir önem arz etmektedir.
Hızla büyüyen bir ülke olan Türkiye'nin enerji ihtiyacı, sanayileşme
ve ekonomik büyüme paralelinde büyük bir hızla artmaktadır. Bu hızla artışın
yerli kaynaklarla karşılanabilmesi mümkün değildir. Ülkemiz enerjide net
bir ithalatçı konumundadır. 1999 yılında yerli kaynaklara dayalı enerji
üretimi, toplam birincil enerji talebinin % 35'ini karşılamış olup giderek
azalan trend içerisinde 2010 yılında % 28'ini ve 2020 yılında ise ancak
% 24'ünü karşılayabileceği tahmin edilmektedir.
Diğer taraftan, genel enerji talebindeki artışa paralel olarak elektrik
enerjisi talebi de hızla bir artış kaydetmektedir. Elektrik enerjisi talebi
son yirmi yılda ortalama % 8,5 civarında bir artış göstermiştir.
1980-1990 yılları arası dönemdeki elektrik enerjisi talep artışı kamu
finansman kaynaklarıyla gerçekleştirilmiştir. 1990 yılından itibaren, kamu
finansman kaynakları kısılarak, yatırımlarda özel sektör payının artırılması
yönünde bir politika benimsenmiştir.
Ancak, 1990-1997 döneminde kamu yatırımlarına gerekli ödenek ayrılamaması,
özel sektör yatırımlarının ise mevzuattan kaynaklanan nedenlerle istenilen
ölçüde gerçekleştirilememesi nedeniyle öngörülen elektrik enerjisi kurulu
güç artışı yapılamamıştır.
Yapılan planlama çalışmalarına göre ülkemiz elektrik enerjisi talebinin
2000'li yıllarda yılda ortalama % 8-10 civarında artış göstermesi beklenmektedir.
Bu itibarla, elektrik enerjisi mevcut kurulu gücümüzün bu talebi karşılamak
üzere 2010 yılına kadar yaklaşık iki katına çıkarılması gerekmektedir.
Tesis edilmesi gereken elektrik üretim kapasitesi yanında iletim ve dağıtım
tesisleri yatırımları da dikkate alındığında, elektrik enerjisi sektörünün
çok büyük bir finansman ihtiyacı söz konusu olup, önümüzdeki dönemde yerli
ve yabancı özel sektörün enerji yatırımlarında etkin olarak yer alabilmesi
için yeni düzenlemeler ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu Kanunun amacı, elektrik enerjisi sektöründeki faaliyetlerin düzenli,
hızlı ve etkin bir biçimde yürütülmesini sağlamak üzere, sosyoekonomik
gelişmenin temel girdisi olan elektrik enerjisinin üretimi, iletimi, dağıtımı
ile tüketicilere kesintisiz, güvenli ve düşük maliyetli olarak sunulmasına
yönelik düzenlemenin, yerli ve yabancı özel sektör yatırımcılarının ağırlıklı
olduğu yeni bir piyasa yapısı dahilinde gerçekleştirilebilmesi için gerekli
alt yapının hazırlanmasıdır.
Bu amaç doğrultusunda oluşturulacak olan yeni piyasa yapısı, serbest
rekabetin, tüketicilere yansıyan fiyatlar bazında gelişmesinin sağlanmasını
ve fiyatların gerçek maliyetleri yansıtmasını öngörmektedir. Piyasada halen
yer alan ve gelecekte de yer alabilecek kamu tüzel kişilerinin de gerçek
maliyetler üzerinden çalışmasının temin edilmesiyle gereken şeffaflık sağlanacak;
yeni, ucuz ve verimli yatırımların yapılması teşvik edilecek ve halen piyasada
faaliyet göstermekte olan kamu kurum ve kuruluşlarının genel bütçe üzerindeki
yükü hafifletilmiş olacaktır.
Söz konusu liberal piyasa yapısına tam olarak işlerlik kazandırılması
amacıyla üretim ve dağıtım tesislerinin özelleştirilmesinde izlenecek usule
ilişkin düzenlemelere de Kanunda yer verilmektedir.
Halen, çok sayıda kanun ve kanun hükmünde kararnameye ve bunlara dayalı
olarak çıkarılan yönetmeliklere göre işleyen elektrik enerjisi piyasası
faaliyetlerinin bu Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmelikler kapsamında
yürütülmesi hedeflenmiştir.
Elektrik enerjisi sektörlerini yeniden yapılandırmış olan ülkelerden
pek çoğunda, bu yapılandırma sürecinin temel unsurlarından biri, denetim
ve düzenleme faaliyetlerinde bulunan, siyasal otoriteden bağımsız bir organın
oluşturulması olmuştur. Ülkemizde böyle bir bağımsız organın (Elektrik
Piyasası Düzenleme Kurulunun) oluşturulması da dünyada gözlenen uygulamalarla
uyumlu bir düzenlemedir. Ayrıca, ülkemizin Avrupa Birliği müktesebatına
ve enerji mevzuatına uyumu açısından da bu organın kurulması gerekli görülmektedir.
Nitekim, katılım ortaklığı belgesinin "Enerji'' başlıklı bölümü de elektrik
sektörü için bağımsız bir düzenleyici makamın kurulmasını, bu makamın görevlerini
etkin bir şekilde yerine getirebilmesi için yetki ve araçlarla donatılmasını,
iç enerji piyasasının açılmasını öngörmektedir.
Bu Kanun, piyasada kamu adına denetim ve gözetim görevini yapmak üzere
bağımsız bir düzenleyici idarenin, "Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu''nun
oluşturulması ve teşkilâtlandırılmasını da içermektedir.
Bu Kanun uyarınca öngörülen yeni piyasa yapısı, pazar için rekabet
yapısından pazar içi rekabete doğru yeniden yapılanmayı tanımlamaktadır.
Pazar içi rekabet ortamının yaratılabilmesi için yeterli miktarda özel
yatırımcının Devlet garantileri olmaksızın piyasaya girmesinin sağlanması
ve zaman içerisinde elektrik enerjisi arz fazlası yaratılması gerekmektedir.
Mevcut durumda, piyasa riskleri hemen hemen tümüyle Devlet tarafından
üstlenilmektedir.
Bu Kanun ile teşkilatlandırılan Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu,
elektrik enerjisi piyasasında faaliyet gösterecek tüzel kişiler nezdinde
eşit ve adil bir uygulama yapılacağına dair bir güven ortamı yaratacaktır.
Bu güven ortamında eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin faaliyet
gösterecek tarafsız bir iletim işletmecisi oluşturularak şeffaf piyasa
mekanizmaları tesis edilmesi, piyasa risklerinin paylaşıldığı rekabetçi
bir ortamın hayata geçirilmesi hedeflenmiştir.
Diğer yandan, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunun temsil ve karar
organı olan "Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu'' da sektöre güven telkin
edilmesi dikkate alınarak yapılandırılmıştır.
Elektrik enerjisi sektörümüzde halen, kamunun tek alıcı olduğu, piyasa
risklerinin hemen hemen tümüyle devlet tarafından üstlenildiği ve bu çerçevede
uzun süreli alım garantilerinin ve bu alımlar karşısında yapılması gereken
ödemelere ilişkin Hazine garantilerinin söz konusu olduğu, çok uzun prosedürlerin
yer aldığı bir piyasa yapısı mevcuttur.
Bu itibarla, Kanunun piyasa yapısı açısından bir diğer önemli getirisi,
başta üretim santralı yatırımları olmak üzere elektrik enerjisi piyasasında
yapılacak yatırımların ve sürdürülecek faaliyetlerin olabildiğince basit
olan, belli düzenleme ve denetim usullerince yerine getirilebilmesine imkan
sağlanmasıdır. Kanunun yürürlüğe girmesiyle, herhangi bir tüzel kişinin
piyasada faaliyet gösterebilmesi için bu Kanun ile teşkilatlandırılan Elektrik
Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans alması yeterli olacaktır.
Bu Kanunun amaçlarından bir diğeri de elektrik enerjisinin nakli açısından
doğal tekel konumu arz eden iletim ve dağıtım hizmetlerinden tüm kullanıcıların
ayrım gözetilmeksizin faydalanabilmeleri için gereken düzenlemelerin yapılmış
olmasıdır. Yüksek rekabet potansiyeli olan üretim ve satış faaliyetlerinde
ise giderek artan bir rekabetin oluşmasına imkan sağlayacak düzenlemeler
yapılmıştır. Bu rekabet tüketicilere daha iyi hizmet ve daha ucuz elektrik
fiyatları olarak yansıyacaktır.
Öngörülen yeni piyasa yapısı bu Kanun kapsamında belirlenen bir hazırlık
dönemini takiben işlerlik kazanacak olup tüm piyasa faaliyetleri, bu Kanun
ve bu Kanuna dayalı olarak hazırlık dönemi sonuna kadar çıkarılacak yönetmelikler
vasıtasıyla yürütülecektir.
Hedeflenen serbest piyasa yapısına geçişin mümkün olduğu ölçüde sağlıklı
olmasını teminen gerekli düzenlemeler, geçici maddeler ile yapılmıştır.
Türkiye elektrik enerjisi sektörü yeniden yapılanma sürecinin gerçekleştirilmesi
yolunda bu Kanunun yürürlük kazanması önemli bir safhayı teşkil edecektir.
Bu Kanunun yürürlük kazanmasıyla enerji sektöründeki altyapı yatırımlarının
yerli ve yabancı özel yatırımcılar tarafından hızla tamamlanması imkanı
yaratılmış olacak ve enerji darboğazları ile karşılaşılması önlenebilecektir.
|