Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
YASA METNİ (4773)
GENEL VE MADDE GEREKÇELERİ
TASARI METNİ (14 Şubat 2002)
İLK TASLAK (Eylül 2000)
AB ULUSAL PROGRAM
ILO SÖZLEŞMELERİ

İŞ GÜVENCESİ YASA TASLAĞI...
İkinci metin
Mayıs 2001
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca hazırlanan "İş Güvencesi Yasa Taslağı", Eylül (2000) ayında Bakanlar Kurulu'na sunuldu. Ancak taslak, iş dünyasından gelen tepkiler üzerine TBMM'ye sevkedilmedi. Bakanlık Mayıs (2001) ayında ikinci bir taslak hazırladı.

İş Güvencesi Yasası, 8 Ağustos 2002'de TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
 

İlk taslağın tepki alması üzerine, 7 Şubat 2001 tarihinde Ankara'da işçi ve işveren konfederasyonlarının genel başkanlarının katılımıyla yapılan toplantıda, Türk çalışma hayatını düzenleyen yasalarda gerekli değişiklikleri yapmak üzere yasa taslakları hazırlamakla görevli 9 bilim adamından oluşan bir komisyon kuruldu.

Prof. Dr. Metin Kutal, Prof. Dr. Nuri Çelik, Prof. Dr. Münir Ekonomi, Prof. Dr. Toker Dereli, Prof. Dr. Devrim Ulucan, Prof. Dr. Savaş Taşkent, Prof. Dr. Sarper Süzek, Prof. Dr. Algun Çifter ve Prof. Dr. Öner Eyrenci'den oluşan Komisyon, Mayıs 2001'de çalışmalarının ilk bölümünü tamamladı ve İş Güvencesi'ne ilişkin metni Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile işçi ve işveren kesimine sundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, komisyonun hazırladığı metne dayanarak, üzerinde bazı değişikliklerle hazırladığı "İş Güvencesi Yasa Taslağı"nı Bakanlar Kurulu gündemine getirdi. (28 Mayıs 2001)
 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca hazırlanan ikinci yasa taslağı şöyle:
(Mayıs 2001)

İŞ KANUNU İLE SENDİKALAR KANUNUNUN BAZI
MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE BİR GEÇİCİ MADDE
EKLENMESİ IIAKKINDA
KANUN TASARISI

(İŞ GÜVENCESİ - TARIM VE ORMAN İŞÇİLERİNİN 
KAPSAMA ALINMASI)


Madde 1- 25.08.1971 Tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 13. maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Akdin feshinde; bildirim, geçerli sebep, usul, itiraz, sonuç ve işe girme:

Madde 13-

A) Akdin feshinde bildirim

Süresi belirli olmayan sürekli hizmet akitlerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.

Hizmet akdi

    a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,

    b) İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört, hafta sonra,

    c) İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer taraflı yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,

    (d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra,

Feshedilmiş sayılır.

Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.

Bildirim şartına uymayan taraf bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.

İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle hizmet akdini feshedebilir.

İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek akdi feshetmesi, bu maddenin B, C, D, E ve E bentlerinin uygulanmasına engel olmaz.

Bu maddenin B bendinin birinci fıkrası uyarınca, C, D, E ve F bentlerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin hizmet akdinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.

B) Feshin geçerli sebebe dayandırılması

On veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan ve işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili niteliğinde olmayan bir işçinin belirsiz süreli hizmet akdini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

Aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmazlar:

    a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak,

    b) İşyeri sendika temsilciliği veya işçi temsilciliği yapmış olmak, yapmak veya temsilciliğe aday olmak,

    c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak,

    d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, din, siyasi görüş, etnik veya sosyal köken,

    e) 70. maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmalarının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek,

    f) Hastalık veya kaza nedeniyle İş Kanununun 17 nci maddesinin I inci bendinin (b) fıkrasında öngörülen bekleme süresinde işe geçici olarak devam etmemek,

İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir.

C) Akdin feshinde usul

İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.

İşveren bakımından beklenemeyecek haller hariç olmak üzere, hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli hizmet akdi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin bu Kanunun 17. maddesinin II. bendinde gösterilen sebeplerle fesih hakkı saklıdır.

D) Fesih bildirimine itiraz ve usul

Hizmet akdi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği  veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Toplu iş sözleşmesinde hüküm varsa veya taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür. 

Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir.

Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.

E) Geçersiz sebeple yapılan feslıin sonuçları

İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az altı aylık ve en çok bir yıllık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.

İşçinin mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içinde en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları kendisine ödenir.

Bildirim süresine ait ücret işçiye peşin ödenmişse, bu tutar yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin olarak ödenmemişse bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.

İşçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren altı işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmazsa, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. 

Birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.

F) Yeni İşe Girme

Hizmet akdi feshedilen işçi yeni bir işe girer ve mahkemece feshin geçersizliğine karar verilirse, önceki İşine dönmek istemeyen işçi durumu altı iş günü içinde önceki işverenine bildirir. Yazılı olarak yapılacak bu bildirim üzerine belirsiz süreli hizmet akdi işverence geçerli bir sebeple feshedilmiş gibi sayılır ve buna ilişkin hukuki sonuçlar doğar.

Madde 2 - 1475 sayılı Kanunun 17. maddesinin sonuna IV. Bent olarak aşağıdaki hüküm eklenmiştir.

“İşçi, feshin I inci, II inci ve III üncü bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile bu Kanunun 13. maddesinin B, C, D, E ve F bent hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.”

Madde 3 - 1475 sayılı Kanunun 24. maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Toplu işçi çıkarma

Madde 24 - İşveren, ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri ve İşin gerekleri sonucu topluca veya bir ay içinde toplam en az on işçiyi işten çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile işyeri sendika temsilcileri ne veya işçi temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir.

Bu bildirimde düşünülen işçi çıkarmaların sebepleri, bundan etkilenecek işçi sayısı ve grupları ve işe son verme işlemlerinin ne kadarlık bir zaman diliminde gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur. 

Bildirimden sonra temsilcilerle işveren arasında yapılacak görüşmelerde, toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması yahut çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi konuları ele alınır. Görüşmelerin sonunda toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir. 

Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden 30 gün sonra hüküm doğurur.

İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı surette faaliyete son verilmesi halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür.

Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin çıkarılmaları hakkında, işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı yapılıyorsa, toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanmaz.

İşveren toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri bu kanunun 13. maddesinin B, C, D, E ve E bent hükümlerinin engellemek amacıyla kullanamaz; aksi halde işçi maddelere göre dava açabilir.”

Madde 4 - 05.05.1983 tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 30. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 

"İşyeri sendika temsilcisinin belirsiz süreli hizmet akdinin işveren  tarafından feshinde İş Kanununun ilgi hükümleri uygulanır.

Temsilcinin hizmet akdinin sırf temsilcilik faaliyetlerinden dolayı feshedilmesi halinde, 1475 sayılı Kanunun 13. Maddesinin E bendinin birinci fıkrası uyarınca en az bir yıllık ücreti tutarında tazminata hükmedilir. 

İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri temsilcisinin çalıştığı işyerini değiştiremez veya işinde esaslı bir tarzda değişiklik yapamaz. Aksi halde değişiklik geçersiz sayılır."

Madde 5 - 2821 sayılı Kanununun 31. maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir. 

"İşverenin, hizmet akdinin feshi dışında, yukarıdaki üçüncü ve beşinci fıkra hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde, işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere bir tazminata hükmedilir. Sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı hizmet akdinin feshi halinde ise, 1475 sayılı Kanunun 13. maddesinin B, C, D, E ve F bent hükümleri uygulanır. Ancak İş Kanununun 13. maddesinin E bendinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz."

"Deniz İş Kanununa, Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna, Borçlar Kanununa tabi olan işçiler ile tarımdan sayılan işlerde çalışanlara 1475 sayılı Kanunun 13. maddesinin B bendinin birinci fıkrası uyarınca, aynı maddenin B, C, D, E ve F bentlerinin uygulanma alanı dışında kalan işçinin sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı hizmet akdinin feshi iddiası ile açacağı davada, ispat yükümlülüğü işverende olmak üzere 30.01.1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun genel hükümleri uygulanır. İşçiye ödenecek tazminat miktarı için, yukarıdaki fıkra hükmü esas alınır.

İşçinin iş kanunları ve diğer kanunlara göre haiz olduğu bütün hakları saklıdır."

Madde 6 - 1475 sayılı İş Kanununun 6. Maddesinin başlığı ile (III) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki (IV) numaralı bent eklenmiştir. 

"Sanayi, ticaret ve tarım işleri:"

"III. Bu Kanunun uygulanması bakımından tarımda sayılacak işler şunlardır:

a) Her çeşit meyveli ve meyvesiz bitkiler; çay, pamuk, tütün, elyaflı bitkiler; turunçgiller; pirinç, baklagiller; ağaç, ağaççık, omca, tohum, fıde, fidan; sebze ve tarla ürünleri; yem ve süs bitkilerinin yetiştirilmesi, üretimi, ıslahı, araştırılması, bunlarla ilgili her türlü toprak işleri, ekim, dikim, aşı, budama, sulama, gübreleme, hasat, harman, devşirme, temizleme, hazırlama ve ayırma işleri, hastalık ve zararlılarla mücadele, toprak ıslahı, çayır, mera, toprak ve su korunması işleri,

b) Fidanlık ve ağaçlandırma, tabii ve suni tensil, orman koruma ve bakımı (yangın dahil), orman imar ve ıslahı, tohum toplama, ormancılık araştırma (sulama, dikim, yetiştirme, bakım), tali orman yol yapım - onarım, amenajman, silvikültür, orman ürünleri istihsali, ana depolara nakli, son depolarda istif ve tasnif, milli parkların yapım, bakım ve geliştirilmesi işleri,

c) Her türlü iş ve gelir hayvanlarının (arı, ipek böceği ve benzerleri dahil) yetiştirilmesi, üretimi, ıslahı ve bunlarla ilgili bakım, güdüm, terbiye, kırkım, sağım ve ürünlerinin elde edilmesi, toplanması, saklanması işleri ile bu hayvanların hastalık ve asalaklarıyla mücadele işleri,

ç) 854 sayılı Deniz İş Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kara ve su avcı1ığı ve bu yoldan elde edilen ürünlerin saklanması, taşınması ve üretilmesi işleri."

"Yukarıda sayılan işler dışında kalan bir işin bu Kanunun uygulanması bakımından sanayi, ticaret veya tarım işlerinden sayılıp sayılmadığını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilidir." 

Kaldırılan hükümler

Madde 7 - 1475 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının (c), (ç) ve (d) bentleri, Ek 3 üncü maddede yer alan "birinci fıkrasının 2 numaralı bendi ile" ibaresi madde metninden çıkarılmış, Geçici 4. Maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Madde 8 - 1475 Sayılı İş Kanununa aşağıdaki Ek 4. Madde eklenmiştir.

Ek Madde 4 - Tarımdan sayılan işlerde çalışanların, çalışma koşullarına ilişkin hükümleri, hizmet akdi, ücret, işin düzenlenmesi ile ilgili hususlar altı ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

Madde 9 - İş Kanununa aşağıdaki geçici 13. madde eklenmiştir.

Geçici Madde 13 - İşyeri temsilcileri ile ilgili olarak yeni bir düzenleme getirilinceye kadar, işyerinde sendika temsilcilerinin bulunmadığı hallerde, o işyerinde çalışan işçiler tarafından 2821 Sayılı Kanunun 34. maddesinde belirlenen sayıda seçilecek işçi temsilcileri görev yaparlar."

Madde 10 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 11 - Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 



(1 HAZİRAN 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş