Zirve sonunda yayımlanan bildiri şöyle:
(6 Eylül 2001)
TÜRKİYE 1. İŞÇİ VE İŞVEREN KONFEDERASYON
VE SENDİKALARI ZİRVESİ SONUÇ BİLDİRİSİ
05.09.2001, İSTANBUL
TİSK, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ ile Üye İşveren ve İşçi Sendikalarının
Başkan ve Başkan Vekilleri 05.09.2001 tarihinde "işsizlik, işten çıkarmalar
ve kapanan işyerleri sorunu ve çözüm önerileri" ana gündem maddesiyle
toplanarak, ülkemizin yaşadığı ağır ekonomik kriz karşısında gerçekleştirilebilecek
işbirliği yollarını görüşmüşler ve bu doğrultuda aşağıdaki konularda görüşbirliğine
varmışlardır:
1. Tarihinde çok daha büyük zorlukları birlik içinde aşmış olan
ulusumuz, bugünkü krizi de aşacak güç ve yeterliliğe sahiptir. Kriz, aşılacaktır.
Bu koşullarda, toplumsal kesimler arasında somut sorunlara yönelik işbirliği
ve güçbirliği ulusal çıkarlarımız açısından hayati öneme sahiptir. Ayrıca,
çağdaş toplumlarda sosyal taraflar arasında imzalanan ve ulusal hedefler
doğrultusunda işbirliğinin düzenlendiği ortak metinler yararlı sonuçlar
doğurmaktadır.
Bu itibarla ülkemizdeki tüm işçi ve işveren tarafları ulusal çıkarlarımız
için somut konularda, etkili ve kapsamlı bir işbirliği dönemine geçilmesi
konusunda mutabık kalmışlardır.
İşçi ve işveren konfederasyon ve sendikaları faaliyetlerinde işletmenin
işçisi ve işvereniyle bir bütün oluşturduğu gerçeğinden hareketle;
Çağdaş hak ve özgürlükler ve çalışma koşulları rehber alınarak;
- işsizliğin azaltılması ve istihdamın artırılması ve
- işletmenin rekabet gücünün geliştirilmesi
amaçlarını esas alacaklardır. Bu amaçla bir ulusal istihdam stratejisinin
oluşturulmasına çalışılacaktır.
Politika ve uygulamalarda, taraflar her iki amacın da takipçisi olacak;
bu iki amaç arasında denge ve uyum sağlayacaklardır.
2. Ekonomik kriz, ülkemizde çok önemli üretim, yatırım, ihracat
ve istihdam kayıplarına neden olmakta; ülkemizi geriye götürmekte, ulusal
onurumuzu zedeleyici davranışlara yol açmaktadır.
Öncelikle işyeri kapanmaları, işsizlik ve yoksulluk artışının önlenmesi,
akabinde hızlı kalkınma dönemine geçilmesi, üreten ve istihdam yaratan
reel sektördeki kan kaybının durdurulması ve reel sektörün güçlenmesi ile
mümkün olabilir. Nitekim uluslararası planda ülkelerin gücü, üretim sektörünün
çetin rekabet karşısında ayakta kalabilmesiyle ölçülebilmektedir. Devletimiz,
bu amaçla, üretkenliği artırıcı ve yatırımları teşvik edici sistemli bir
politika geliştirmeli ve uygulamalıdır.
3. 2001 Eylül ayında, reel sektörün yaşadığı sorunları, bunların
kaynaklarını, işten çıkarmaları ve benzeri sorunları analiz etmek amacıyla
ortak bir anket çalışması yapılacaktır. Anket sonuçları Ekim ayında kamuoyuna
açıklanacaktır.
4. Ekonomik kriz nedeniyle kapanan reel sektör işletmelerinin
ekonomiye kazandırılması, işsiz kalan işçilerin işlerine kavuşturulması,
güç durumda bulunan firmaların durumunun objektif olarak değerlendirilmesi,
istihdamın ve yatırımların teşvik edilmesi için işçi ve işveren konfederasyonlarının
ve diğer sivil toplum kuruluşlarının yönetiminde ve hükümetten bağımsız,
toplumun gönüllü mali desteklerini esas alacak bir fon oluşturulması
için ortak değerlendirme çalışmalarına başlanacaktır.
5. Vatandaşlarımızın yurtdışında bulundurdukları tasarruflar
çok büyük boyuttadır. Bu kaynakların Türk Ekonomisine yönlendirilmesi,
ekonomik krizden çıkışımıza önemli katkılarda bulunacaktır. Esasen bugüne
kadar yurtdışında çalışan işçilerimiz ve girişimcilerimiz her fırsatta
Türkiye’ye çok ciddi desteklerde bulunmuşlardır. ülkemize kaynak akışının
daha da artırılması amacıyla, yurtdışındaki çeşidi kişi ve kurumlarla temasa
geçilecektir.
6. Günümüzün dünya ekonomisi gerçekten paralelinde Türk Lirasının
itibarının artırılması esasında Türk ekonomisinin güçlenmesine bağlıdır.
Ancak, Türk ekonomisinin dolarizasyonu ulusal onurla bağdaşmayan ve ekonomik
krizi daha da derinleştiren bir etki yapmaktadır.
7. Türkiye’de üretme şevki yeniden canlandırılmalı, rant ekonomisinden
üretim ekonomisine geçilmesini sağlayacak düzenlemeler, üretkenliği artırıcı
araştırma ve geliştirme çalışmaları ve Türk sanayiinin dünya ölçeğinde
tutulan marka yaratma çabaları etkin bir biçimde desteklenmelidir. Gerek
giderek büyüyen ve ekonomik istikrarı bozan ithalatın dengelenmesi, gerek
vergi ve döviz geliri, gerekse Türk halkına istihdam yaratılması bakımından,
ülkemizde kayıtlı sektörde üretilen kaliteli malların tüketilmesinin özendirilmesi
gereklidir. Kuruluşlarımız "Tüketimde, Türkiye’de üretilen Malı Tercih
Et" mesajını içeren bir kampanya başlatacaktır.
8. TİSK, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ müşterek politikalar geliştirmek
ve bilimsel çalışmaların işçi ve işveren sendikacılığına olumlu katkısını
sağlamak amacıyla ortak bir Araştırma Merkezi oluşturacaklardır.
9. Kuruluşlarımız, ülkemizin daha da güçlenmesinde ve krizin
aşılmasında, demokratikleşmenin, mevzuatta yer alan sendikal hak ve özgürlüklerin
kullanılmasının, örgütlenme konusundaki haklarını etkili bir biçimde kullanan
bir toplumun yaratılmasının, yolsuzlukla etkili bir biçimde mücadelenin,
bazı kişi ve kuruluşlarca kriz bahanesiyle bu işbirliğine zarar verici
davranışlardan kaçınılmasının son derece önemli olduğuna inanmaktadır.
Her bir vatandaşımızın ve kuruluşlarımızın işçi-işveren işbirliğine
destek vererek katılması, ülkemizin elde edeceği başarıyı artıracaktır.
Öte yandan, bu amaçla Hükümetimizi işbirliğini üçlü yapıya kavuşturmaya
çağırıyoruz.
İşçi ve işveren konfederasyon ve sendikalarının başlattığı bu işbirliğinin
diğer sivil toplum kuruluşlarını da kapsayacak biçimde geliştirilmesi için
en kısa zamanda bir toplantı organize edilecektir.
Türkiye, işçi ve işveren kuruluşlarının ulusumuzdan büyük destek alan
bu toplantıyla başlattıkları toplumsal dayanışma ile krizi aşacaktır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
TİSK, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ
ve Üye Sendikalar
|