BANKALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN
Kanun No: 4491
Kabul Tarihi: 17.12.1999
Resmi Gazete: 19.12.1999 - 23911
MADDE 1.- 18/6/1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun
3 üncü maddesinin (3) ve (5) numaralı fıkraları ile (8) numaralı fıkrasının
son iki cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
3. Kurumun karar organı, biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere
yedi üyeden oluşan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruludur. Kurul Başkanı,
Kurumun da başkanıdır. Üyelerin hukuk, iktisat, maliye, bankacılık, işletme,
siyasal bilgiler, kamu yönetimi ve dengi dallarda veya bu dallarla ilgili
mühendislik alanlarında en az lisans düzeyinde, mühendislik dalında lisans
düzeyinde öğrenim görmüş olanların ise belirtilen alanlarda lisansüstü
öğrenim görmüş olmaları gerekir. Üyeler; en az üçü bankacılık olmak üzere
maliye-finans alanında en az 10 yıl deneyim sahibi ve üst düzey yöneticilik
yapmış veya yukarıda sayılan öğrenim dallarında en az 10 yıl öğretim üyeliği
yapan adaylar arasından ilgili Bakanın önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca
atanır. Bakanlar Kurulu, üyelerden birini başkan birini de ikinci başkan
olarak görevlendirir.
5. a) Kurul üyeleri, özel bir kanuna dayanmadıkça resmi veya özel hiçbir
görev alamaz, dernek, vakıf, kooperatif ve benzeri yerlerde yöneticilik
yapamaz, ticaretle uğraşamaz, serbest meslek faaliyetinde bulunamaz, ücret
karşılığı konferans ve ders veremez, sınav ve benzeri görev alamaz, her
türlü ortaklıklarda pay sahibi olamazlar. Kurul üyeleri bu göreve atanmalarını
takip eden 30 gün içinde maliki oldukları payları üçüncü dereceye kadar
kan ve ikinci dereceye kadar sıhri hısımları dışındakilere satmak veya
devretmek suretiyle elden çıkarmak zorundadırlar. Durumlarını bu fıkradaki
hükümlere uygun hale getirmeyen üyeler, üyelikten çekilmiş sayılır.
b) Kurul üyeleri, görevlerinden ayrılmalarını izleyen iki yıl içinde
bu Kanun kapsamına giren kuruluşlarda görev alamazlar. Kurul üyeleri ile
Kurum personelinin uyacakları mesleki ilkeler Kurulun önerisi üzerine Bakanlar
Kurulunca tespit edilir.
Buna ilişkin soruşturmalar, Kurul üyeleri için ilgili Bakanın, Kurum
personeli için ise Kurulun izin vermesi kaydıyla genel hükümlere göre yapılır.
MADDE 2.- 4389 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin (1) numaralı fıkrası
ile (2) numaralı fıkrasının (b) bendinin (bc) alt bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
1. Türkiye’de bir bankanın kurulmasına veya yurt dışında kurulmuş bir
bankanın Türkiye’de ilk şubesinin açılmasına, Kurulun en az beş üyesinin
aynı yöndeki oyuyla alınan kararla izin verilir. İzin için yapılacak başvurulara
ve iznin verilmesine ilişkin esas ve usuller Kurumca düzenlenecek yönetmelikle
belirlenir. Kuruluşa veya Türkiye’de şube açılmasına ilişkin izinler, izin
tarihinden itibaren bir yıl içinde faaliyete geçilmemesi halinde geçersiz
olur.
bc) Hakkında 14 üncü madde uyarınca işlem yapılmakta olan bir bankada
doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on ve daha fazla oranda veya bu oranın
altında olsa dahi yönetim veya denetim kurullarına üye belirleme imtiyazı
veren pay sahibi olmaması,
MADDE 3. – 4389 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin (2) numaralı
fıkrasının (a) bendinin son cümlesi, (b) bendinin ilk cümlesi ile (c) bendi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, (d) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
Yönetim veya denetim kurullarına üye belirleme imtiyazı veren veya intifa
hakkı tanınan hisse senetlerinin devri, yukarıdaki oransal sınırlara bakılmaksızın
Kurulun iznine tabidir.
Sermayenin doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on ve daha fazlasına veya
bu oranın altında olsa dahi yönetim veya denetim kurullarına üye belirleme
imtiyazı veren hisse senetlerine sahip olan ortakların kurucularda aranan
nitelikleri taşıması şarttır.
c) Banka sermayesinin % 10 veya daha fazlasına sahip olan tüzel kişilerin
sermayesinin doğrudan veya dolaylı olarak (a) bendinde belirtilen oranlar
veya esaslar dahilinde el değiştirmesi Kurulun iznine bağlıdır. İzin, devralan
ortağın kurucularda aranan nitelikleri taşıması şartıyla verilebilir. Bu
hüküm tüzel kişi ortağın yönetim ve denetimini belirleyen sermaye paylarının
bir başka tüzel kişiye ait olması halinde gerçek kişi ortak ya da ortaklara
ulaşılıncaya kadar uygulanır.
MADDE 4.- 4389 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (1) numaralı
fıkrası, (2) numaralı fıkrasının (a) bendi, (3) ve (5) numaralı fıkraları,
(6) numaralı fıkrasının (c) ve (f) bendleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş,
(6) numaralı fıkrada yer alan (e) ve (g) bentleri metinden çıkarılmış,
(h) bendi (e) bendi olarak teselsül ettirilmiş, (4), (7) ve (8) numaralı
fıkraları metinden çıkarılmış, (9) numaralı fıkrasının (c ) bendinden sonra
gelen ikinci cümlesi ile (12) numaralı fıkrası ise aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
1.Bir bankanın vereceği nakdi krediler ile teminat mektupları, kefaletler,
aval, ciro ve kabuller gibi gayrinakdî krediler, satın alacağı tahvil ve
benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya da herhangi
bir şekil ve surette vereceği ödünçler, varlıkların vadeli satışından doğan
alacaklar, vadesi geçmiş nakdi krediler ve gayrinakdî kredilerin nakde
tahvil olan bedelleri, ortaklık payları izlendikleri hesaba bakılmaksızın
bu Kanun uygulamasında kredi sayılır.
2. a) Bir banka gerçek veya tüzel bir kişiye doğrudan veya dolaylı olarak
özkaynaklarının yüzde yirmibeşinden fazla kredi veremez, aval ve kefaletlerini
kabul edemez. Bir adi ortaklık tarafından kullanılmak üzere verilecek krediler,
sorumlulukları oranında ortaklara verilmiş kredi sayılır.
3. Bu Kanun uygulamasında dolaylı pay sahipliği, dolaylı kredi ve dolaylı
iştirak tanımları ile kredi sınırlarının hesabında gayrinakdî kredilerin
dikkate alınma oranları Kurulca belirlenir.
5. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü üyesi ülkeler ile Kurulca kabul
edilecek diğer ülkelerin merkezî yönetimleri, merkez bankaları ve kredi
kurumları ile yapılan işlemler veya bunlarca çıkarılan ya da ödenmesi garanti
edilen bono, tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları ve verilen diğer
garantiler karşılığı yapılan işlemler Kurulca belirlenen oranlar dahilinde
dikkate alınır.
c) Kurulca belirlenecek esaslar dahilinde bankaların kendi aralarındaki
işlemler,
f) Bedelsiz edinilen ortaklık payları ile ortaklık paylarının herhangi
bir fon çıkışı gerektirmeyen değer artışları.
(a) bendi hükümleri, yönetim kurulu üyeliklerinde bulunan banka sermayesinin
doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on ve daha fazlasına sahip olan gerçek
kişi ortaklar ile tüzel kişi ortakların hissedarları hakkında uygulanmaz.
12. Bankalar, kredileri ile diğer alacaklarından doğmuş veya doğması
beklenen, ancak miktarı kesin olarak belli olmayan zararlarını karşılamak
amacıyla karşılık ayırmak zorundadırlar. Karşılık ayrılacak kredi ve alacakların
nitelikleri ile karşılıklara ilişkin esas ve usuller Kurulca belirlenir.
Bu karşılıklardan Bakanlar Kurulunun belirlediği esaslar çerçevesinde teminatsız
kalan kredilere tekabül eden kısmı, ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.
MADDE 5.- 4389 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (a) bendi yürürlükten kaldırılmış, izleyen bentler buna göre
teselsül ettirilmiştir.
MADDE 6.- 4389 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (4) numaralı
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
4. Bankalar, Türkiye Bankalar Birliğinin görüşü alınarak Kurulca tespit
edilecek kapsam ve uygulama esasları çerçevesinde, doğrudan ve dolaylı
iştirakleri ile yönetim ve denetimine sahip oldukları ortaklıkları ve/veya
ortakları ile bu ortakların doğrudan veya dolaylı olarak sahip veya yönetim
ve denetimine hakim oldukları malî ve malî olmayan ortaklıkların hesaplarını
konsolide ederek konsolide malî tablolar hazırlamak zorundadır. Bu Kanuna
göre yürürlüğe konulan standart oranlar bankalarca Kurul tarafından belirlenecek
esas ve ilkeler çerçevesinde konsolide esasa göre de hesaplanır ve uygulanır.
Kurulca hesapları hazırlanacak konsolide malî tablolar kapsamına alınan
gerçek ve tüzel kişiler, kendilerinden bu kapsamda istenen her türlü bilgi
ve belgeleri ilgili bankalara ve Kuruma vermekle yükümlüdür.
MADDE 7.- 4389 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin (2), (3), (4)
ve (5) numaralı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye aşağıdaki
(6) ve (7) numaralı fıkralar eklenmiştir.
2. a) Kurum, bir bankanın varlıklarının vade itibariyle taahhütlerini
karşılayamadığını veya bu durumun gerçekleşmek üzere olduğunu veya likiditeye
ilişkin düzenlemelere uymadığını tespit ettiği takdirde; bankadan, onaylayacağı
bir plan dahilinde bu durumun düzeltilmesini isteyebileceği gibi uygun
bir süre vererek;
aa) Uzun vadeli veya duran değerlere yatırım yapılmaması,
ab) İştirakler ve gayrimenkuller gibi duran değerlerin elden çıkarılması,
Da dahil olmak üzere, likiditenin güçlendirilmesi amacıyla, uygun göreceği
her türlü tedbirin alınmasını isteyebilir.
b) Kurum, bir bankanın özkaynaklarının sermaye yeterliliğine ilişkin
düzenlemelere göre yetersiz kaldığını ya da bu durumun gerçekleşmek üzere
olduğunu tespit ettiği takdirde; bankadan, onaylayacağı bir plan dahilinde,
sermaye artırımı veya sermaye benzeri kaynak temin edilmesi suretiyle bu
durumun düzeltilmesini isteyebileceği gibi,
ba) Kâr dağıtılmaması, yönetim kurulu üyeleri ile genel müdür ve yardımcılarına
huzur hakkı, ikramiye, prim, aynî ve nakdî sosyal yardım ya da her ne ad
altında olursa olsun verilen ek ödemelerin durdurulması,
bb) Zarar doğurduğu tespit edilen faaliyetlerinin sınırlandırılması
veya durdurulması,
bc) Verimi düşük veya verimsiz varlıklarının elden çıkarılması,
Da dahil olmak üzere, özkaynakların güçlendirilmesi amacıyla, uygun
göreceği her türlü tedbirin alınmasını isteyebilir.
3. Kurum, bir bankanın;
a) Bu maddenin (2) numaralı fıkrası kapsamında alınması istenen tedbirleri
kısmen ya da tamamen almadığını, bu tedbirlerin kısmen veya tamamen alınmış
olmasına rağmen malî bünyesinin güçlendirilmesine imkân bulunmadığını ya
da malî bünyesinin bu tedbirler alınsa dahi güçlendirilemeyecek derecede
zayıflamış olduğunu,
b) Yükümlülüklerini vadesinde yerine getiremediğini,
c) Bu madde hükümlerinin uygulanmasında Kurulca belirlenecek değerleme
esasları çerçevesinde yükümlülüklerinin toplam değerinin varlıklarının
toplam değerini aştığını,
d) Faaliyetine devamının mevduat sahiplerinin hakları ve malî sistemin
güven ve istikrarı bakımından tehlike arzettiğini,
Tespit ettiği takdirde, Kurul, en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla
alınan kararla temettü hariç ortaklık hakları ile bankanın yönetim ve denetimini
Fona devretmeye veya bankacılık işlemleri yapma ve/veya mevduat kabul etme
iznini kaldırmaya yetkilidir.
4. Kurum, bir bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı
olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortakların, banka kaynaklarını
bankanın emin şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde doğrudan
veya dolaylı olarak kendi lehlerine kullandıklarını veya bankayı bu suretle
zarara uğrattıklarını tespit ettiği takdirde Kurul, en az beş üyesinin
aynı yöndeki oyuyla alınan kararla bunların temettü hariç ortaklık hakları
ile bankanın yönetim ve denetimini Fona devretmeye yetkilidir.
5. a) Fon, (3) numaralı fıkra hükümlerine göre temettü hariç ortaklık
hakları ile yönetim ve denetimi kendisine devredilen bankanın devir tarihi
itibariyle düzenlenecek bilançosunu esas almak suretiyle;
aa) Uygun göreceği aktiflerini, teşkilatını ve aksine talebi olmayan
personeli ile devir tarihi itibariyle mevduat toplamları en yüksek beş
bankaca uygulanan faiz oranları ortalamasını geçmemek üzere işlemiş faizleriyle
birlikte sigortaya tâbi tasarruf mevduatını ve pasifte yer alan karşılık
kalemlerini, kurulacak bir bankaya ya da mevcut bankalardan istekli olanlara
devretmeye ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin
kaldırılmasını Kuruldan istemeye,
ab) Sigorta kapsamında bulunan mevduat tutarını aşmamak ve hisselerinin
tamamına sahip olmak kaydıyla, sermayesine tekabül eden zararlarını devralmaya,
Yetkilidir. Devralınan zararlara istinaden yapılacak ödemelerin karşılığını
temsil eden hisseler başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Fona intikal
eder.
Hakkında bu fıkranın (aa) alt bendi hükümleri uygulanan bankanın devredilen
aktiflerinin toplamının devredilen pasiflerinin toplamını karşılamaması
halinde aradaki fark Fon tarafından ödenir. Bu halde ve hakkında bu fıkranın
(aa) alt bendi hükümleri uygulanan bankanın bankacılık işlemleri yapma
ve mevduat kabul etme izninin kaldırılması durumunda bu Kanunun 16 ncı
maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları uygulanmaz. Bu Kanunun 16 ve/veya
17 nci maddelerine göre iflas masaları kurulması halinde, Fon ödediği tutar
kadar bunlara imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder.
b) Fon, (4) numaralı fıkra hükümlerine göre temettü hariç ortaklık hakları
ile yönetim ve denetimi kendisine devredilen bankanın;
ba) Anılan fıkrada belirtilen şekilde kullanılan kaynaklarının veya
uğradığı zararın, vereceği süre içinde iade veya tazmin edilmesini ve hisselerin
Kurulca uygun görülecek gerçek ve tüzel kişilere devredilmesini istemeye,
bb) Yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak, tek başına veya
birlikte elinde bulunduran ortakları ile tüzel kişi ortaklarının sermayesinin
yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi hissedarlarından kendilerine,
eşlerine ve velayet altındaki çocuklarına ait taşınmaz mal ve iştiraklerini,
haczi caiz olan taşınır mal, hak ve alacaklarını ve menkul kıymetlerini
ve her türlü kazanç ve gelirleri ve ayrıca bildirimden önceki iki yıl içinde
ivazlı veya ivazsız olarak iktisap ettikleri veya devrettikleri taşınmaz
mal, haczi caiz taşınır mal, hak, alacak ve menkul kıymetlerini gösterir
birer mal beyannamesi vermelerini istemeye,
bc) Yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak, tek başına veya
birlikte elinde bulunduran ortaklarının malvarlıkları üzerine teminat aranmaksızın
ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz kararları ile ilgililerin yurt dışına çıkmasına
yasaklama dahil, alacaklıların menfaati için zorunlu olan her türlü muhafaza
tedbirinin alınmasını ilgili mahkemeden istemeye,
Yetkilidir.
Bu bent hükümlerine göre istenen mal beyannamesinin en geç yedi gün
içinde Fona verilmesi zorunludur. Bu mal beyanının hüküm ve sonuçları hakkında
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümleri geçerlidir. Bu bent
hükümleri çerçevesinde alınan tedbir ve haciz kararları, karar tarihinden
itibaren altı ay içinde dava veya icra veya iflas takibine konu olmazsa
kendiliğinden ortadan kalkar. Fonun ilgililer hakkında 2004 sayılı İcra
ve İflas Kanununun Onbirinci Bap hükümlerine göre açacağı iptal davasında
aciz vesikası şartı aranmaz.
Bu maddenin (4) numaralı fıkrasında belirtilen şekilde kullanılan kaynaklar
veya uğranılan zarar verilen süre içinde iade veya tazmin edilmediği takdirde
bu zarar veya kullanılan kaynakların miktarına bakılmaksızın bu ortaklara
ait hisseler Fona intikal eder. Bu kaynaklar veya uğranılan zarar, verilen
süre içinde iade veya tazmin edilse dahi uğranılan zararın özkaynakları
aştığının tespiti halinde ise bankanın hisselerinin tamamı başkaca bir
işleme gerek kalmaksızın Fona intikal eder.
c) Bu Kanun hükümlerine göre temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim
ve denetimleri veya hisseleri Fona intikal eden bankaların, alacaklarını
dava veya takip yoluyla tahsil etme cihetine gitmeleri halinde 492 sayılı
Harçlar Kanununun 2 nci, 23 üncü, 29 uncu maddeleri ve 2548 sayılı Cezaevleri
ile Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara
Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesi hükümleri
uygulanmayacağı gibi, her türlü ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde
teminat şartı aranmaz. Fonun ve Fona intikal eden bankaların alacaklarına
ilişkin davalarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun seri muhakeme usulü
hükümleri uygulanır.
6. Fon, (5) numaralı fıkra hükümlerine göre hisseleri kendisine intikal
eden bankanın;
a) Gerektiğinde malî ve teknik yardım da sağlamak suretiyle, varlık
ve yükümlülüklerini kısmen veya tamamen, mevcut bankalardan istekli olanlara
ya da kurulacak bir bankaya devretmeye veya bankayı isteklisi bulunan başka
bir bankayla birleştirmeye,
b) Malî sistemde güven ve istikrarın sürdürülmesini teminen, Kurulca
gerekli görülen hallerle sınırlı olmak üzere; malî bünyesinin güçlendirilmesi
ve yeniden yapılandırılması için gerektiğinde sermayesini artırmaya, Merkez
Bankasının görüşü alınmak suretiyle kanuni karşılık yükümlülüklerini cezai
faizlerini de kaldırmak suretiyle ertelemeye veya düşürmeye, iştirak, gayrimenkul
ve diğer aktiflerini satın almaya veya bunları teminat olarak alıp karşılığında
avans vermeye ya da mevduat yapmaya, alacaklarını, zararlarını devralmaya,
bu şekilde sahip olduğu aktifleri ve hisse senetlerini iskonto veya sair
suretlerle üçüncü kişilere satmaya, vadeleri uzatılmak kaydıyla borçlarını
garanti etmeye, her türlü alacak ve varlıkların nakde tahvilini kendisi
sağlayabileceği gibi, yapacağı anlaşmalar çerçevesinde kamusal sermayeli
olanlar da dahil olmak üzere diğer bankalar aracılığıyla Fon nam ve hesabına
bunları nakde tahvil ettirmeye,
Ve gerekli göreceği her türlü tedbiri almaya ya da banka hakkında (5)
numaralı fıkranın (aa) alt bendi hükümlerini uygulamaya yetkilidir. Bu
fıkra ve (5) numaralı fıkra hükümlerine göre yapılan devir işlemlerinde
alacaklı ve borçluların rızası aranmaz.
Fon bu fıkra ile kendisine verilmiş olan görevleri doğrudan veya Fonun
sahip olduğu tüm hak, menfaat ve muafiyetlerden aynı şekilde yararlanan,
kuruluşu ve sermaye artırımı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri
ile 23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun
29 uncu maddesi hükmünden muaf ve sermayesinin tamamına sahip olduğu kamu
tüzel kişiliğini haiz bir şirket aracılığı ile de gerçekleştirebilir.
7. Fon, bu madde hükümlerine göre temettü hariç ortaklık hakları ile
yönetim ve denetimleri veya hisseleri kendisine intikal eden bankada, bankanın
tüm varlıkları ile kayıt ve belgelerinin güvenliğini sağlamak üzere gerekli
her türlü tedbiri almaya ve bu amaçla sınırlı olmak üzere kamu kurumlarının
yardım ve desteğinden yararlanmaya yetkilidir. Fon, yapacağı anlaşmalar
çerçevesinde bu desteği özel kuruluşlardan da sağlayabilir.
Fon tarafından bu maddede yazılı tedbirlerin alınması amacıyla kurulacak
bankanın kuruluşunda ve Fonca yapılan devir ve birleşme işlemlerinde bu
Kanunun 7 nci maddesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri ile devir
ve birleşmeye tabi tutulacak bankaların toplam aktiflerinin sektör içindeki
paylarının % 20’ yi geçmemesi kaydıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci maddeleri uygulanmaz, kuruluşa ilişkin
karar Resmi Gazetede yayımlanır ve banka, Kurumun talebi üzerine Ticaret
Siciline tescil edilir. Bu işlemler her türlü vergi, resim ve harçtan istisna
tutulur. Bu madde hükümleri uyarınca kurulan bankaya geçici bir süreyle
bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni verilir ve banka
verilen izin süresi içinde bu Kanunun 7 ve 8 inci madde hükümleri uygulanmak
suretiyle Fon tarafından Kurulca belirlenecek esas ve usuller dahilinde
üçüncü kişilere devredilir. Verilen izin süresi içerisinde devir işleminin
gerçekleştirilememesi halinde izin süresi Kurul tarafından uzatılabilir.
Bankaya geçici bir süreyle verilen bankacılık işlemleri yapma ve mevduat
kabul etme izni devir halinde sürekli hale getirilir. (5) numaralı fıkra
hükümlerine göre Fona intikal eden hisseler bu Kanunun 7 ve 8 inci maddesindeki
hükümleri uygulanmak suretiyle Fon tarafından Kurulca belirlenecek esas
ve usuller dahilinde üçüncü kişilere devredilir.
Bu madde hükümleri uyarınca, bankaların hisselerinin veya temettü hariç
ortaklık hakları ile yönetim ve denetimlerinin Fona devrine veya bankacılık
işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izinlerinin kaldırılmasına ilişkin
Kurul kararları Resmi Gazetede yayımlanır.
MADDE 8.- 4389 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin (1) numaralı
fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş, (2) numaralı fıkrasının son cümlesi,
(5) numaralı fıkrasının (b) bendi ve (6) numaralı fıkrasının (a) bendi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Fon, 14 üncü madde hükümlerine göre hisseleri ve/veya yönetim ve denetimi
kendisine intikal eden bankaların malî bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden
yapılandırılması ve üçüncü kişilere devri ve bu Kanun ile kendisine verilen
diğer işleri de yapmakla görevli ve yetkilidir.
Olağanüstü hallerde Fon, Hazine Müsteşarlığından izin almak kaydıyla
borçlanabileceği gibi ihtiyaç hasıl olduğunda Hazine Müsteşarlığınca Fona
ikrazen verilmek üzere uzun vadeli özel tertip Devlet İç Borçlanma Senedi
ihraç edilebilir. Özel tertip Devlet İç Borçlanma Senetlerinin faiz oranları
ve geri ödeme şartları da dahil olmak üzere tabi olacağı usul ve esaslar
Hazine Müsteşarlığı ile Kurum tarafından müştereken belirlenir. Fon, yaptığı
borçlanmalar üzerinde her türlü tasarruf hakkına sahiptir. Malî yıl bütçe
kanunlarında yer alan borçlanma ile ilgili hükümler bu senetler için de
geçerlidir.
b) Olağanüstü hallerde, Fon kaynaklarının ihtiyacı karşılamaması durumunda
Kurumun talebi üzerine Merkez Bankasınca Fona avans verilir. Alınan avansın
vadesi, tutarı, geri ödeme şekil ve şartları ile uygulanacak faiz oranı
ve diğer hususlar Kurumun görüşü alınarak Merkez Bankasınca belirlenir.
a) Sigortaya tabi olacak tasarruf mevduatının kapsamı, tutarı, sigorta
priminin tarifesi ile tahsil zamanı, şekli ve diğer hususlar Kurulca belirlenir.
Mevduat kabul eden bütün bankalar, kabul ettikleri tasarruf mevduatını
bu kapsam ve şartlar dahilinde sigorta ettirmek zorundadır.
MADDE 9.- 4389 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin (2) numaralı
fıkrası ile 18 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında geçen “Bakanlar
Kurulu” ibareleri “Kurul” olarak, 16 ncı maddesinin (7) numaralı fıkrasında
geçen “14 üncü maddesinin (5) numaralı fıkrası” ibaresi “14 üncü maddesinin
(3) numaralı fıkrası” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 10.- 4389 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (1) numaralı
fıkrasının son cümlesi fıkra metninden çıkarılmış, (2) numaralı fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye aşağıdaki (3) numaralı fıkra eklenerek
izleyen fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
2. Bu madde, 14 üncü maddenin (3), (4) ve (5) numaralı fıkraları gereğince
temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi veya hisseleri Fona
devrolunan bankaların bu maddenin (1) numaralı fıkrasında sayılan ortakları
ile anılan maddenin (4) numaralı fıkrasında belirtilen işlemler ile (3)
numaralı fıkrasının uygulanmasına neden olan işlemlerde sorumluluğu bulunan
ve bu maddenin (1) numaralı fıkrasında sayılan banka görevlileri hakkında
da bankanın iflası aranmaksızın uygulanır.
3. 14 üncü maddenin (5) numaralı fıkrasının (b) bendindeki mal beyannamesine
ve muhafaza tedbirlerine ilişkin hükümler bu maddede de kıyasen uygulanır.
MADDE 11.- 4389 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (2) numaralı
fıkrasının ilk cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye aşağıdaki
(6) numaralı fıkra eklenmiştir.
Mevduat kabul etmeyen bankalar bu Kanunun 10 uncu maddesinin (2), (3)
ve (4) numaralı, 11 inci maddesinin (1), (2), (3), (5), (6), (12) numaralı
fıkraları ile 12 nci maddesi, 14 üncü maddesinin (5), (6) ve (7) numaralı
fıkraları, 15(2/c,d ve e bentleri hariç), 16 ve 17 nci maddeleri hükümleri
dışındaki diğer madde hükümlerine tabidir. Ancak, Kurum bu Kanunun 14 üncü
maddesinin (3) numaralı fıkrasında belirtilen durumları tespit ettiği takdirde
bunların bankacılık işlemleri yapma izni Kurulun en az beş üyesinin aynı
yöndeki oyuyla alınmış kararıyla kaldırılır ve bunlar genel hükümlere göre
tasfiye edilir.
6. Mevduat toplama yetkisi bulunmayan ancak, özel cari hesaplar ve kâr
ve zarara katılma hakkı veren hesaplar yoluyla fon toplayan, ekonomik faaliyetleri
ekipman veya emtia temini veya kiralanması veya ortak yatırımlar yoluyla
finanse eden özel finans kurumları bu Kanunun 10 uncu maddesinin (2) ve
(3) numaralı fıkraları, 12 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası, 14 üncü
maddesinin (5), (6) ve (7) numaralı fıkraları, 15 (2/c, d ve e bentleri
hariç), 16, 17 ve 19 uncu maddeleri ile 20 nci maddesinin (2) numaralı
fıkrası hükümleri dışındaki diğer maddelerine tabi olup, Kurum bu Kanun
hükümleri çerçevesinde bu kurumlara ilişkin kâr ve zarara katılma hakkı
veren hesapların özelliklerini dikkate alarak her türlü düzenleme yapmaya
yetkilidir. Ancak, Kurum bu Kanunun 14 üncü maddesinin (3) ve (4) numaralı
fıkralarında belirtilen durumları tespit ettiği takdirde, özel finans kurumunun
faaliyet izni Kurulun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınmış kararıyla
kaldırılır. Özel finans kurumları açısından emtia veya gayrimenkullerin
finansal kiralanması ya da kâr ve zarara katılma ve benzeri yöntemlerle
yapılan her türlü finansman faaliyetleri de bu Kanuna göre kredi olarak
addolunur. Bu Kanun hükümlerine göre, bu kurumların özel cari hesaplar
ve kâ r ve zarara katılma hakkı veren hesaplar yoluyla topladıkları fonlar
ve diğer taahhütleri de 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun
40 ıncı maddesinin (II) numaralı paragrafının (a) bendi hükümlerine tabidir.
Bu Kanunun 21, 22 ve 23 üncü maddelerinde yer alan ceza hükümleri, özel
finans kurumları ve görevlileri için de uygulanır.
MADDE 12.- 4389 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin (3) numaralı
fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Bu Kanunun 9 uncu maddesinin (6) numaralı fıkrası hükümlerine aykırı
olarak yurt içinde açılan şube ve temsilcilikler hakkında (1) numaralı
fıkranın (c) bendi hükümleri uygulanmakla birlikte, bunlar Kurumun talebi
üzerine valiliklerce geçici veya sürekli kapatılabilir.
MADDE 13.- 4389 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (8) numaralı
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
8. Bankaların mensupları ve diğer görevlileri, sıfat ve görevleri dolayısıyla
öğrendikleri bankalara veya müşterilerine ait sırları bu konuda kanunen
açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar. Bu yükümlülük
görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. Bu madde hükmüne aykırı davrandığı
tespit edilen kişiler için bir yıldan üç yıla kadar ağır hapis ve bir milyar
liradan az olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur. Banka ve müşterilerine
ait sırları açıklayan üçüncü kişiler hakkında da aynı cezalar uygulanır.
Kredilerin takip ve kontrolü için, ana faaliyet konuları para ve sermaye
piyasaları ile sigortacılık olan ve bu konularda özel kanunlarına göre
alınan izin ve ruhsat ile faaliyet gösteren malî kurumlar ile Kurum tarafından
uygun görülecek şirketler arasında müşterileri ile ilgili olarak doğrudan
doğruya veya en az on kurum tarafından kurulacak şirketler vasıtasıyla
yapılacak bilgi alışverişi bu hükmün dışındadır.
MADDE 14.- 4389 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (3) numaralı
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye (6) numaralı fıkra eklenmiştir.
3) 22 nci maddenin (3) , (6), (8) ve (9) numaralı fıkralarında yazılı
suçlardan dolayı ilgili kuruluşların dava açma hakkı saklıdır.
6. Mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun 64 ve 65 inci maddeleri ile
bu Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca işlem yapılan bankalarla ilgili olarak,
Bakan, Fon veya Kurum tarafından atanan yönetim kurulu ve denetleme kurulu
üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılan ve açılacak davalar,
Fon aleyhine açılmış sayılır. Bu kişilerin görevlerini kötüye kullandıklarına
hükmolunması halinde kendilerine rücu edilir. Bu Kanunda yer alan cezalara
ilişkin suçlar için yapılacak kovuşturmalar bu maddede belirtilen usule
tabidir.
MADDE 15.- 4389 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin (d) bendinde
yer alan “1998” ibaresi “1999” olarak, (a) ve (b) bentlerinin ilk cümleleri
ve Geçici 2 nci Maddesinin (j) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, Geçici
2 nci Maddenin (g) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
Kurul Başkan ve üyeleri 31.3.2000 tarihine kadar atanırlar.
Kurum 31.8.2000 tarihine kadar faaliyete geçer.
j) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce iflas etmiş olan bankaların tasfiyesi,
tekemmül ettirilen işlemler saklı kalmak kaydıyla, iflas idareleri tarafından
bu Kanun hükümlerine göre yürütülür. Bu maddenin uygulanmasında iflas idareleri,
bu Kanunun 16 ncı maddesinin 4 üncü, 8 inci ve 9 uncu fıkralarında Fona
verilen yetkileri haizdir ve iflas idarelerinin açacağı dava ve yürütecekleri
takiplerde 492 sayılı Harçlar Kanununun 2 nci, 23 üncü, 29 uncu maddeleri
ile 2548 sayılı Cezaevleri ile Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak
Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında
Kanunun 1 inci maddesi hükümleri uygulanmayacağı gibi, her türlü ihtiyatî
tedbir ve ihtiyatî haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz. Bu Kanunun
yayımı tarihinden önce 25.4.1985 tarihli ve 3182 sayılı Kanunun 23.8.1993
tarihli ve 512 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan
64 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasına dayanılarak yapılan işlemler hakkında
eski hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
MADDE 16.- 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun
40 ıncı maddesinin (II/d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
d) Diğer yetkiler ve görevleri:
Bankaca, banka sisteminde belirsizlik ve güvensizlik oluşması ve fon
çekilişlerinin hızlanması halinde, Kanunun 36 ncı maddesinin (b) fıkrası
kapsamında, haklarında belirsizlik ve güvensizlik oluşan veya 4389 sayılı
Bankalar Kanununun 14 üncü maddesi kapsamında bulunan bankalara, şartları
Banka tarafından kararlaştırılmak üzere, fon çekilişlerini karşılayacak
miktarda kredi verilir.
Bu hüküm gereğince kendisine kredi verilen bankalarla ilgili olarak
bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılması
halinde Banka, verilen kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere iflas masasına
imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder.
MADDE 17.- 16.12.1983 tarihli ve 83/7506 sayılı Özel Finans Kurumlarının
Kurulması, Faaliyetleri ve Tasfiyelerine İlişkin Esas ve Usullere Dair
Bakanlar Kurulu Kararı ile bu karara istinaden çıkarılmış tüm mevzuat yürürlükten
kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1.- 4389 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (2) numaralı
fıkrasının (a) bendindeki oran, dolaylı krediler yönünden, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten 2001 yılına kadar yüzde yetmişbeş, 2002 yılına kadar yüzde
yetmiş, 2003 yılına kadar yüzde altmışbeş, 2004 yılına kadar yüzde ellibeş,
2005 yılına kadar yüzde kırkbeş, 2006 yılına kadar yüzde otuzbeş, 2007
yılına kadar yüzde yirmibeş olarak uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 2.- Kurumun faaliyete geçeceği tarihe kadar, 4389
sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin bu Kanun ile değiştirilen
hükümleri çerçevesinde bankalarla ilgili olarak alınacak tedbirleri kararlaştırmaya,
4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesi kapsamında bulunan bankaların
devir veya birleşmesi veya hisselerinin yeni ortaklara satılması halinde,
bu bankaların eski hissedarlarının hisselerini tamamen elden çıkarması
ve yeni hissedarların banka malî bünyesinin güçlendirilmesi amacıyla bankaya
sermaye veya sermaye benzeri kaynak koyması kaydıyla Fondan da yeni ortaklarca
konulan tutarları aşmamak üzere sermaye veya sermaye benzeri kaynak sağlanması
veya zararların ve diğer aktiflerin devralınması da dahil olmak üzere her
türlü tedbiri almaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu tedbirlere ilişkin
Bakanlar Kurulu kararları ilgili Bakan tarafından yürütülür.
GEÇİCİ MADDE 3.- a) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte faaliyet
gösteren özel finans kurumları mevcut durumlarını 4389 sayılı Bankalar
Kanununun tabi oldukları maddelerine iki yıl içinde intibak ettirmek zorundadırlar.
4389 sayılı Bankalar Kanununun 7 ve 9 uncu maddeleri hükümlerine bu süre
içinde intibak etmeyen özel finans kurumları genel hükümlere göre tasfiye
edilir.
b) 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümleri çerçevesinde özel finans kurumlarına
ilişkin düzenlemeler yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan düzenlemelerin
4389 sayılı Bankalar Kanununa aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına
devam olunur.
MADDE 18.- Bu Kanunun;
a) 7 nci maddesi ile değiştirilen 4389 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin
(5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (aa) alt bendi Kurumun faaliyete başladığı
tarihte,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
Yürürlüğe girer.
MADDE 19.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
GENEL GEREKÇE
4389 sayılı Bankalar Kanunu 18.6.1999 tarihinde Türkiye Büyük Millet
Meclisince kabul edilmiş ve 23.6.1999 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe girmiştir. Sözkonusu Kanun ile konuya ilişkin uluslararası uygulamalara
paralel olarak banka denetim ve gözetim yetkisinin daha etkin bir
şekilde kullanılabilmesini teminen siyasî otoriteden bağımsız karar alma
yetkisine ve idarî ve malî özerkliğe sahip bir kurum oluşturulmuş olmasına
karşın, banka kuruluş izni verilmesi ve faaliyet izninin kaldırılması
gibi temel yetkiler Bakanlar Kuruluna bırakılmıştır. Ancak, konuya
ilişkin uluslararası uygulamalar bu tür kurumların faaliyetlerinin siyasî
iradeden tümüyle bağımsız bir şekilde yürütülmesini öngörmektedir. Bu defa
yapılan değişiklikle, bankalarla ilgili olarak
kuruluştan tasfiyeye kadar olan süreçte alınması gereken kararların
tamamı sözü edilen kurumun karar organı olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurulunun yetkisine bırakılmaktadır.
Diğer yandan, bankaların kullandırabilecekleri kredilerle ilgili olarak
4389 sayılı Kanunla getirilen hükümlerle Avrupa Birliği standartlarına
büyük ölçüde paralellik sağlanmış olmakla birlikte, yapılan son değişikliklerle
mevzuatımız konuya ilişkin Avrupa Birliği direktifine bütünüyle uyumlu
hale getirilmekte, ayrıca konsolide denetim ilkeleri daha açık ve kapsamlı
olarak düzenlenmektedir.
4389 sayılı Kanunla ayrıntılı olarak düzenlenmiş bulunan, sistemde faaliyet
gösteren bankaların malî bünyelerinde meydana gelebilecek zaafiyet nedenlerinin
belirlenmesi ve buna göre gerekli önlemlerin süratle alınarak uygulamaya
konulmasına ilişkin hükümler daha kapsamlı hale getirilmekte, alınan önlemlere
rağmen malî bünyeleri iyileştirilemeyen bankaların gerektiğinde Tasarrruf
Mevduatı Sigorta Fonuna devredilerek rehabilitasyona tabi tutulmalarına
ve yeniden yapılandırılmalarına olanak sağlanarak, bazı bankalarımızda
ortaya çıkabilecek sorunların sistem bütününe sirayet etmesinin önlenmesi
maçlanmaktadır.
|