Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
İPTAL KARARI (19.7.2001)

KİRA ARTIŞINA SINIRLAMA... 
18 Şubat 2000
Hükümetin enflasyonla mücadele programına paralel olarak öngördüğü, kira artışlarına sınırlama getiren yasa tasarısı, 16 Şubat 2000 tarihinde TBMM 'de kabul edildi. Gayrimenkul kiraları 2000 yılında yüzde 25, 2001'de yüzde 10 oranında artırılabilecek.  

Ancak, Anayasa Mahkemesi, sözkonusu yasayı, 19 Temmuz 2001'de Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.
 

Taşınmazın bulunduğu bölgedeki geçerli artış yasayla belirlenen oranların altında ise bu oranlar uygulanmayacak. Kiranın, yabancı para veya kıymetli madene endeksli olarak belirlendiği sözleşmelerde ayrıca yıllık artış yapılmayacak. Kiranın artış sınırlarının aşılması amacıyla yeniden kira sözleşmesi yapılamayacak. Kira tespit davalarında da bu sınırlamalara uyulacak. Yasa, geçmişe yönelik olarak  uygulanmayacak, yayımındaki sonra yapılan sözleşmeler için geçerli olacak.  

Muhalefet milletvekilleri düzenlemeye mülkiyet hakkını kanuna aykırı şekilde sınırlandırdığı ve vatandaşları kanuna karşı hile yoluna sevk ettiği gerekçesiyle karşı çıktılar. DSP İstanbul Milletvekili İsmail Aydınlı ve arkadaşlarının kira artış oranının sınırlandırılması uygulamasının yasanın yürürlüğe girmesinden önceki sözleşmeler için geçerli olmasına ilişkin önergeleri de kabul edilmedi.  

Bu arada, bu yasaya paralel olarak düşünülen vakıf kiralarının sınırlandırılmasına ilişkin tasarı da Genel Kurul'da kabul edildi. Vakıf kiraları da 2000 yılında yüzde 25 artış oranı ile sınırlandırıldı.  

Yasa, 18 Şubat 2000 tarihinde yürürlüğe girdi.
 


Kanun No: 4531 Resmi Gazete: 18 Şubat 2000  - 23968 
 
 

GAYRİMENKUL KİRALARI HAKKINDA KANUNA 
BİR GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ 
HAKKINDA KANUN

MADDE 1. – 18.5.1955 tarihli ve 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. 

GEÇİCİ MADDE 7. – Sözleşmelerde kararlaştırılan kira paraları 2000 yılında yıllık % 25, 2001 yılında ise yıllık % 10 oranında artırılabilir. Ancak, taşınmazın bulunduğu bölgede rayiç kira parasındaki artış bu oranların altında ise bu oranlar uygulanmaz. 

Kira parasının yabancı para veya kıymetli madene endeksli olarak belirlendiği sözleşmelerde ayrıca yıllık artış uygulanmaz. 

Kira parasının artış sınırlarının aşılması amacıyla yeniden kira sözleşmesi yapılamaz. 

Kira tespit davalarında da yukarıdaki sınırlamalara uyulur. 

MADDE 2. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. 

MADDE 3. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 



GENEL GEREKÇE

Anayasa Mahkemesinin 26.3.1963 tarih ve 3/67 sayılı kararı ile 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunun kira parasının artışına sınırlama getiren 2 ve 3 üncü maddelerini iptal etmesi üzerine ortaya çıkan boşluk Yargıtay’ın değişik tarihli kararları ile Medeni Kanunun 1 inci maddesi uyarınca hâkimin hukuk yaratması yoluyla doldurulmaya çalışılmıştır. Ancak, bu uygulama zaman içinde çeşitli faktörlerin etkisiyle değişim göstermiş ve dönemler itibarıyla farklı uygulama esaslarının kabul edilmesi sonucunu doğurmuştur. 

Kira parası, taşınmaz mala yatırılan sermayenin ancak bir bölümünü oluşturmaktadır. Bundan başka, kiralayanların kontrolü dışında meydana gelen sosyal, ekonomik, yasal ve idarî bir çok etken taşınmaz malın değerini enflasyon hızının üstünde ve diğer mallardan daha fazla oranda artırmaktadır. Bu artışın da gelir olarak nitelendirilmesi gereklidir. 

Bu nedenle, ekonomik göstergelerdeki değişmelerin her zaman tam olarak kira parasına da yansıtılmasını gerektiren, ekonomi esaslarının öngördüğü bir zorunluluktan da söz edilemez. Bu durum karşısında kira parasının tespitinde esas alınmak üzere bulunan ekonomik göstergelerdeki artış oranının kira parasına yansıma derecesiyle birlikte bu oranın objektif bir veriye dayanması da gereklidir. 

Ayrıca, son dönemlerdeki enflasyon hızının düşüşüne karşılık çoğunlukla geçmişten gelen alışkanlıkla kira bedellerinin yüksek oranlarda artırılması eğilimleri sürdürülmeye çalışılmaktadır. Kira bedellerindeki ekonominin genel durumundan farklı şekildeki artışların ekonomik göstergelere de olumsuz olarak yansıması, aynı şekilde yine kira bedelindeki artışları olumsuz etkileyerek bir kısır döngüye de neden olmaktadır. 

Ekonomik göstergelerdeki artışın, aynı şekilde çalışanların gelirine yansıdığını da ileri sürmek mümkün bulunmamaktadır. Ekonomi kurallarına göre hak ve nesafete uygun, makul bir kira parasının saptanmasında kiracıların durumu ve ekonomik güçlerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. 

Bu değerlendirmeler sonucu, kira paralarında Hükümetlerin temel ekonomik hedeflerine bağlı olarak belirli oranda artış gösterilmesi bu temel hedeflere ulaşılmasını sağlayacak ve gerek kentlere yönelik yoğun göç gerekse son dönemdeki doğal afetten kaynaklanan arz-talep dengesizliği nedeniyle kira paralarındaki artışın diğer fiyatları da yükseltmesi önlenebilecektir. 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1. – Anayasa Mahkemesinin 26.3.1963 tarih ve 3/67 sayılı kararı ile iptal edilmiş olan 2 nci maddenin yerine getirilmiş olan bu madde ile Hükümetlerin hedeflerine bağlı olarak ekonomik göstergelerdeki yıllık değişimlerin kira parası artışlarına yansıtılması esası getirilmiştir. Bu yolla mülkiyet hakkının esasına dokunulmadan kira parasının artışına bir sınırlama getirilerek, taraf yararlarının uzlaştırılması sağlanmıştır. Ayrıca, bölgelerdeki farklı ekonomik ve sosyal gelişmeler sonucu kira paraları Toptan Eşya Fiyat Endekslerindeki artış oranlarında seyretmediği takdirde kiracıların mağduriyetlerine neden olunmaması için bu durumda bölge rayicinin kira parasının artışında esas alınabileceği öngörülmüştür.

Kira parasının yabancı para veya kıymetli madene endeksli olarak belirlendiği kira sözleşmelerinde, bu endekslerin zaten ekonomideki değişikliklere paralel olarak Türk Parası karşısında artış göstermesi nedeniyle ayrıca bir artış öngörülmemiştir.

Kira parasında belirlenen bu artış oranlarının aşılması amacıyla her kira döneminde yeniden sözleşme düzenlenmesi engellenmiştir.

Dava yoluna başvurularak kira parasının artırılmasının talep edilmesi halinde yukarıda belirtilen esasın uygulanacağının öngörülmesiyle mahkemeler nezdinde büyük miktarlara ulaşan dava yükünün azaltılması sağlanmaya çalışılmıştır.

Madde 2. – Yürürlük maddesidir.

Madde 3. – Yürütme maddesidir.



(18 ŞUBAT 2000 - 19 TEMMUZ 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş