|
DÜNYA BANKASI
KREDİSİ...
Dünya
Bankası, IMF ile imzalanan "Stand-by" düzenlemesi çerçevesinde yürürlüğe
konulan ekonomik programın desteklenmesi için Türkiye'ye verilecek 759.6
milyon dolarlık krediyi, 18Mayıs 2000 tarihinde onayladı.
Devlet Bakanı Recep Önal,
Dünya Bankası'na 10 Mart'ta verilen ‘‘Kalkınma politikası’’ başlıklı
mektubu da açıkladı. 30 maddeden oluşan mektupta, Türkiye'nin ekonomik
gerçekleşmeleri ve reformları yeralıyor.
Banka’nın Yönetim Kurulu’nda
18 Mayıs 2000 tarihinde onaylanan, 759,6 milyon ABD Doları tutarındaki
Ekonomik Reform Kredisi'nin (Economic Reform Loan-ERL) vadesi,
5 yılı geri ödemesiz olmak üzere toplam 15 yıl.
Hazine Müsteşarlığı'ndan
yapılan açıklamada, söz konusu kredi ile
-
kamu harcama reformunu da içeren
makroekonomik program,
-
sosyal güvenlik reformu,
-
tarım reformu,
-
telekomünikasyon reformu,
-
enerji sektörü reformu ve
-
özelleştirme programının
destekleneceği bildirildi.
Krediye ilişkin anlaşma,
27 Mayıs'ta Ankara'da Devlet Bakanı Recep Önal ile Dünya Bankası Başkanı
James Wolfensohn tarafından imzalanacak.
Dünya Bankası'na verilen "Kalkınma
Politikası" başlıklı mektubun ana hatları şöyle:
(Mektubun tam metni için tıklayınız)
Ekonomik reform programının amacı,
yüksek enflasyondan kurtularak, sürdürülebilir, eşit bir büyüme sağlayarak,
Türkiye'yi 21.yüzyıla hazırlamak ve AB'ye erken girişi sağlamaktır.
Programın ilk sonuçları cesaret vericidir.
Hükümetin faiz dışı fazla oranı, Gayri Safi Milli Hasıla temelinde hedefi
yüzde 1 oranında aşmıştır.
Programın amacı, enflasyonu, 2000
yılı sonunda yüzde 25'e indirerek, yüzde 5-5.5 büyüme sağlamaktır.
Borç stokunun istikrara kavuşturulabilmesi
ve mali uyum için, 2000 ile 2002 yılları arasında, özelleştirmeden nakit
18 milyar dolarlık bir gelir hedeflenmektedir.
2000 yılında, GSMH temelinde,
yüzde 3.7 oranında kamu sektörü faiz dışı fazlası bekleniyor.
Mevcut vergi ve benzeri önlemlerin,
2000 yılında, GSMH'nın yüzde 2'si oranında bir gelir getirmesi hedeflenmektedir.
Harcama alanında, 2000 yılında GSMH'nın
yüzde 2.4'ü oranında bir tasarruf hedefleniyor.
Önceden açıklanan döviz kuru
ve para politikası, her üç ayda bir gözden geçirilerek, 1 Temmuz 2001'e
kadar devam ettirilecek.
Enflasyon indirme politikası, kamu
kesimi çalışanlarının maaşlarının enflasyon hedefine endekslenmesiyle sürdürülecek
ve bu politika özel sektör için açık bir sinyal olacak.
İthalatın artması çerçevesinde,
ödemeler dengesinin, 2000 yılında, GSMH'nın yüzde 2'si oranında, 2001 ve
2002 yıllarında ise 1.5-2 oranında açık vermesi bekleniyor.
Sürdürülen yapısal reformların
temel amacı, makro ekonomik istikrarı ve eşit, sürdürülebilir büyümeyi
sağlamaktır.
Hükümet, 2000 yılındaki geçici parasal
ve mali önlemleri daha kalıcı hale getirerek, 2001-2002 yılı bütçesini
desteklemek amacındadır.
Sosyal güvenlik reformu ile mali
ve eşitlikçi bir sosyal güvenlik sistemi amaçlanıyor.
Sosyal güvenlik reformu ile 2000 yılında
sosyal güvenlik sisteminde GSMH'nın binde 5'i kadar bir tasarruf bekleniyor.
İşsizlik sigortası fonu, bütçeye
bir yük getirmeyecek ve bu sistem yakın bir şekilde izlenerek, gerekli
politika değişiklikleri yapılabilecek.
Sosyal güvenlik sisteminin ikinci aşaması
olan idari ve kurumsal reformlar 2000 yılında uygulamaya sokulacak.
Gönüllülük esasına dayanan ve bu
yıl içinde uygulamaya sokulacak olan Özel Emeklilik Fonları projesi, sosyal
güvenlik reformunun üçüncü aşamasını oluşturuyor.
Bankacılık Düzenlemeve Denetleme Kurulu
bankacılıkla ilgili tüm yetkilere sahip olacak.
TARIM REFORMU
Tarım reformu, desteklemeden
kaynaklanan kamusal maliyetlerin azalmasını ve tarımın yeniden yapılandırılmasını
amaçlıyor.
Tarım reformu çerçevesinde, Ziraat
ve Halkbank'ın sübvansiyonlu kredileri, 2000 yılında nominal olarak yüzde
55'inin üstüne çıkmayacak.
Tarım ürünleri destekleme alım fiyatları
dünya fiyatları çerçevesinde belirlenecek.
Devletin elindeki tarımla ilgili
varlıklar yeniden yapılandırılarak, özelleştirilecek ve devlet orta vadede
tarımdaki direk rolünü bırakacak.
Enerji sektörü ve altyapı
yatırımlarında özel sektörün katılımını teşvik etmek için yasal düzenlemeler
yapılmıştır ve yapılmaya devam edilecektir.
Telekomünikasyon piyasasının
özelleştirilmesi çerçevesinde, Türk Telekom'un yüzde 20'lik stratejik yatırımcıya
satışı bu yıl içinde yapılacaktır.
Enerji sektöründe, liberal
bir piyasa oluşturulacaktır.
Elektrik piyasası yasası çerçevesinde,
devletin elindeki elektrik dağıtım şirketleri ve santrallerin satılması
amaçlanmaktadır.
PETROL KANUNU
Petrol Kanunu'nda yapılacak
değişiklikle, doğalgaz sektörü reforme edilerek, AB standartlarında bir
sektör oluşturulacaktır.
2000 yılı içinde, özelleştirmeden amaçlanan
7.6 milyar dolarlık gelir, şeffaf ve etkin bir karar verme mekanizmasıyla
gerçekleştirilebilir.
Hükümet, reform programlarında uzlaşma
oluşturmak için, Türkiye'nin sosyal güvenlik ağını güçlendirmeye kararlıdır.
Hükümet yukarıda bahsedilen
reform programını uygulamada kararlıdır.
(20 MAYIS 1999)
  |