|
|
 |
1999
Büyüme oranı: - 6.4
Türkiye
ekonomisi 1999 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6.4 küçülme yaşadı. Bu
rakam son 50 yılın en büyük rakamı olarak tarihe geçti. Milli gelir 204
milyar dolardan 187 milyar dolara indi. Kişi başına düşen milli gelir ise
3.224 dolardan 2.878 dolara geriledi. 1999 yılında her Türk vatandaşının
yıllık geliri 350 dolar azaldı.
Konuyla
ilgili olarak gazetelerde (1 Nisan 2000) yer alan haberler şöyle:
SABAH GAZETESİ
Savaş yılları gibi
SEÇİM belirsizliği, hükümet
arayışı ve Rusya krizine bir de 17 Ağustos depremi eklenince ekonomi 1999
yılında dibe vurdu. Türkiye ekonomisi son 55 yılın en büyük daralmasını
yaşadı.
Kayıp 17 milyar dolar
MİLLİ gelir 204 milyar dolardan
187 milyar dolara indi. Kişi başına düşen milli gelir ise 3.224 dolardan
2.878 dolara geriledi. 1999 yılında her Türk vatandaşının yıllık geliri
350 dolar azaldı.
Tehlike daha büyük
1999 YILINDA dibe vuran
Türkiye, istikrarlı hükümet ile yeniden ayağa kalktı. 2000 yılı canlanmanın
başlangıcı oldu. Şimdi ise 5+5'le gelen siyasi çalkantı herkesi korkutuyor.
Çünkü bu kez fatura çok daha ağır olabilir.
Tarihi
küçülme: % 6.4
Ekonomi 2.Dünya Savaşı
sonrasındaki en kötü yılını 1999'da geride bıraktı. Milli gelir DPT'nin
tahmininin de üzerinde yüzde 6.4 daraldı.
GSMH, 204.6 milyar dolardan
187.3 milyara indi. Kişi başına gelir yüzde 10.3 geriledi ve 2.878 dolara
düştü. Bu rakam 1990'ın sadece yüzde 7 üzerinde.
Önce global kriz, ardından
Rusya krizi derken üzerine bir seçim, altı ay süreyle yeni hükümet arayışları
ve sonunda bir deprem de yaşayınca ekonomi 1999'da çöktü. Dün açıklanan
rakamlar, DPT'nin ve diğer kuruluşların tahminlerinin ötesinde milli gelirin
yüzde 6.4 azaldığını ortaya koydu. Sabah Ekonomi milli gelirdeki küçülmeyi
yüzde 4.5-5 arasında tahmin etmişti. Bu rakam 2. Dünya Savaşı sonrasının
en kötü rakamı. Türkiye ekonomisi 55 yılda hiç bu kadar küçülmedi. Yandaki
tablodan da izlenebileceği gibi, Cumhuriyet'in yokluk yıllarında ve 2.
Dünya Savaşı sırasında yüzde 15'lere varan ekonomik küçülmeler meydana
gelmişti.
DİE'nin dün açıkladığı
verilere göre, Türkiye'nin milli geliri 1999'da 204.4 milyar dolardan 187.3
milyar dolara indi. Bu tam olarak bir yılda 17.3 milyar dolarlık yoksullaşma
demek.
Kişi başına milli gelir
doların artışından dolayı daha da fazla geriledi. 1998 yılındaki 3.224
dolarlık kişi başına gelir 1999 yılında 2.878 dolara indi. Kişi başına
gelir yüzde 10.73 oranında geriledi.
Kişi başına gelir açısından
yeniden 2 binli rakamlara inilmesiyle Türkiye 1990'lı yıllarda kayda değer
bir artış sağlayamamış oldu. 1990 yılında 2.682 dolar olan kişi başına
gelir 10 yılda sadece 196 dolar ve yüzde 7 arttı.
DİE, GSMH'nın cari
fiyatlarla 78 katrilyon 242 trilyon 496 milyar lira (187 milyar 371 milyon
dolar) indiğini açıkladı. Bu bir önceki yıla göre yüzde 6.4 azalmayı işaret
ediyor. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) ise yüzde 5 oranında azaldı.
Yılın dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre GSMH yüzde
6.1, GSYİH yüzde 3.4 geriledi.
Devlet harcadı
özel sektör kıstı
Talepteki daralma açıklanan
99 yılı milli gelir rakamlarıyla ortaya çıktı. Özel sektör tüketim harcamaları
geçen yıl yüzde 3.1 oranında azaldı. Kamu kesimi harcamaları ise 1998 yılına
göre yüzde 6.5 arttı. Sabit sermaye oluşumunun yüzde 16 gibi yüksek bir
oranda azaldığı yılda, ithalatta yüzde 7, ihracatta da yüzde 3.7 daralma
yaşandı. Yılın son çeyreğinde özel sektör harcamalarındaki daralma yüzde
1.9'a indi. Bir önceki çeyrekte bu oran yüzde 2.9 küçülme olarak gerçekleşmişti.
Kamu harcamaları ise üçüncü çeyrekte yüzde 9 oranında artmıştı. Devletin
harcamaları son çeyreğe gelince azaldı. |
Kişi başına gelirde
10 yıl geriye gittik
|
YIL
|
$
|
YIL
|
$
|
|
1990
|
2.682
|
1995
|
2.759
|
|
1991
|
2.621
|
1996
|
2.928
|
|
1992
|
2.708
|
1997
|
3.079
|
|
1993
|
3.004
|
1998
|
3.224
|
|
1994
|
2.184
|
1999
|
2.878
|
|
|
Devlet harcadı özel sektör
kıstı
Talepteki daralma açıklanan
99 yılı milli gelir rakamlarıyla ortaya çıktı. Özel sektör tüketim harcamaları
geçen yıl yüzde 3.1 oranında azaldı. Kamu kesimi harcamaları ise 1998 yılına
göre yüzde 6.5 arttı. Sabit sermaye oluşumunun yüzde 16 gibi yüksek bir
oranda azaldığı yılda, ithalatta yüzde 7, ihracatta da yüzde 3.7 daralma
yaşandı. Yılın son çeyreğinde özel sektör harcamalarındaki daralma yüzde
1.9'a indi. Bir önceki çeyrekte bu oran yüzde 2.9 küçülme olarak gerçekleşmişti.
Kamu harcamaları ise üçüncü çeyrekte yüzde 9 oranında artmıştı. Devletin
harcamaları son çeyreğe gelince azaldı.
Tüketim yüzde 3 daraldı
|
99/1 |
99/2 |
99/3 |
99/4 |
toplam |
| Özel tüketim harcamaları |
-6.3 |
-0.9 |
-2.9 |
-1.9 |
-3.1 |
| Devletin tüketim harcamaları |
10.4 |
2.1 |
9.1 |
5.7 |
6.5 |
| Gayri Safi Sabit Sermaye
Olu |
-19.5 |
-16.2 |
-14.3 |
-14.6 |
-16.0 |
| Mal ve Hizmet İhracatı |
-8.1 |
-10.2 |
-10.6 |
1.2 |
-7.0 |
| Mal ve hizmet ithalatı |
-16.6 |
-0.9 |
-2.1 |
5.2 |
-3.7 |
2000'de canlanma sinyalleri
Geçen yıl en büyük daralma
inşaat sektöründe yaşandı. Sanayi sektörü yüzde 5 daralırken, tek büyüyen
sektör yüzde 3.8 ile mali sektör oldu
1999 yılında tarihinin savaş
yılları hariç en büyük daralmasını yaşayan Türkiye ekonomisi, 2000'le birlikte
canlanma sinyallerini de veriyor. Beyana dayanan KDV ve ihtalat vergilerindeki
olaganüstü artış, bu kıpırdanmanın veriye dayalı sinyallerini oluşturuyor.
- Aylık olarak yayımlanan
bütçe gelirleri kalemlerinde Ocak ve Şubat aylarında kümülatif olarak ithalden
alınan KDV'nin nominal olarak yüzde 153, reel olarak da yüzde 49 arttığını
gösteriyor. Merkez Bankası tarafından kontrolünü ve TL'nin değer kazanmasına
paralel artan ithalat, aynı zamanda da ekonomik aktiviteye de işaret ediyor.
Bu kalemin yanı sıra dün açıklanan 1999 yılı 4. çeyrekteki ithalat vergisindeki
yüzde 12.8'lik artış, ithalatın geçen yılın son üç aylık döneminden itibaren
başladığını gösteriyor. Ocak ve Şubat aylarında iç piyasadaki ekonomik
gelişenin habercisi "Beyana dayanan KDV" kaleminde geçen yılın aynı dönemine
göre yüzde 105 artış gerçekleşti. Reel olarak artış da yüzde 22 oldu.
Hangi sektör ne kadar
daraldı? (TIKLAYINIZ)
RADİKAL GAZETESİ
Krizin faturası çok kabarık
1999 krizinin
ekonomiye faturası yüzde 6.4'lük küçülme oldu. Kişi başına geliri 1993
yılı düzeyine indiren bu oran 54 yıldan bu yana yaşanan en büyük daralma
İSTANBUL
- Türkiye ekonomisi 1999 yılında yüzde 6.4'le İkinci Dünya Savaşı sonrasının
en yüksek oranlı küçülmesini yaşadı. Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE)
verilerine göre, gayri safi milli hasıla (GSMH)geçen yılın son çeyreğinde
yüzde 6.1 küçüldü. Daha önce ilk üç çeyreğe ilişkin olarak açıklanmış GSMH
verileri de revize
edildi. Buna göre ilk çeyrekte
yüzde 8.7, ikinci çeyrekte yüzde 3.2, üçüncü çeyrekte yüzde 7.4 küçülme
yaşandı. Böylece yılın tümünde önceki yıla göre küçülme oranı yüzde 6.4
düzeyinde oluştu ve son 54 yılın küçülme rekoru kırıldı. İkinci Dünya Savaşı
sonrası GSMH'de en büyük küçülme yüzde 6.1'le ekonomik kriz yılı olan 1994'te
yaşanmıştı. 1995'de yüzde 8, 1996'da yüzde 7.1, 1997'de yüzde 8.3, 1998'de
yüzde 3.8'lik büyüme elde edilmişti.
Geçen yıl en hızlı küçülme
yüzde 12.7 ile inşaatta yaşandı. Ticaret sektöründe yüzde 6.8, sanayide
yüzde 5, tarımda yüzde 4.6, ulaştırma ve haberleşmede de yüzde 4 gerileme
görüldü. Dış ticaretteki daralmaya bağlı olarak ithalat vergisi yüzde 5.7
geriledi. Serbest meslek ve hizmetler alanında da yüzde 4.8'lik küçülme
gerçekleşti. Mali kuruluşlar kesimi ise trendin tersine yüzde 5.3 büyüdü.
Devlet hizmetlerinde yüzde 2.7, kâr amacı olmayan kuruluşlarda yüzde 2.5,
konut sahipliğinde de yüzde 1.1'lik büyüme elde edildi.
Gelir
düzeyi yedi yıl geriledi
54 yılın en yüksek oranlı
ekonomik küçülmesinin yaşandığı 1999'da, Türk insanının refah düzeyi yedi
yıl öncesindeki düzeyinin altına geriledi. Geçen yıl kişi başına düşen
milli gelir yüzde 11.6 gerileyerek 2 bin 878 dolara indi. Böylece kişi
başına gelirde 1993 düzeyinin altına inildi. Kişi başına milli gelir 1993'de
3 bin 4 dolar düzeyinde bulunuyordu. 1994'teki ağır krizde hızlı düşüş
gösteren kişi başına gelir, yüksek devalüasyonun da etkisiyle 2 bin 284
dolar düzeyinde oluşmuştu. 1995'de 2 bin 759, 1996'da 2 bin 928 dolar olan
kişi başına milli gelir, 1997'de 3 bin 79 dolara çıkmıştı. 1998 yılında
artışını sürdüren kişi başına gelir 3 bin 256 dolara kadar yükselmişti.
Önceki yıla göre yüzde 11.6 azalan kişi başına gelir, 2 bin 878 dolara
düştü. 1998 yılında kişi başına milli gelir 3 bin 256 dolar düzeyinde gerçekleşmişti.
Tarihin
en kötü yıllarından
Devlet İstatistik Enstitüsü'nün
(DİE), 1999 yılı büyüme hızı olarak açıkladığı yüzde-6.4 rakamı, Türkiye
Cumhuriyeti'nin 75 yıllık tarihinde en kötü altıncı yılının yaşandığını
ortaya koydu. Türkiye ekonomisi 1927 yılında yüzde 12.8, 1932 yılında yüzde
10.7, İkinci Dünya Savaşı yılları olan 1941, 1943 ve 1945 yıllarında da
sırasıyla yüzde 10.3, yüzde 9.8 ve yüzde 15.3 oranlarında küçüldü.
1994'ü
geride bıraktı
Bir dizi devalüasyonun olduğu,
çok sayıda bankanın kapatıldığı ve çeşitli kesimlerin yoğun tepkisine neden
olan 5 Nisan kararlarının alındığı 1994 yılında bile ekonomideki küçülme
yüzde 6.1 olarak gerçekleşmişti. Devlet İstatistik Enstitüsü'nün açıkladığı
rakam 1999'un ekonomik büyüme açısından İkinci Dünya Savaşı sonrası en
kötü yıl olduğunu gösteriyor. Ekonomi geçen yıl, 1998 yılının temmuz ayında
Rusya'nın çöküşünün ardından Türkiye'nin kapısını çalan kriz nedeniyle
hızla küçülmeye başlamıştı. Yılın son çeyreğindeki canlanma umutları ise
17 Ağustos depremi nedeniyle boşa çıkmıştı.
MİLLİYET GAZETESİ
5 eksi 5'i gören yok
Meclis
5 + 5'i tartışırken, ekonomide tarihi küçülme gerçekleşti.
Milli gelir, 2. Dünya
Savaşı'ndan beri ilk kez yüzde 6.4 azaldı
Ekonomik gelişmenin
göstergesi kabul edilen milli gelirde (GSMH) Türkiye geriye saydı. GSMH,
1999 yılında yüzde 6.4 geriledi, kişi başına milli gelir de 3 bin doların
altına indi. Böylece ekonomide 55 yılın küçülme rekoru kırıldı. Bu olumsuz
tabloda depremin etkisi fazla olmadı. Çünkü 17 Ağustos'tan önceki üç ayda
büyüme, eksi 7.4 oldu. Deprem en çok inşaat sektörünü vurdu.
YOKSULLAŞTIK
Ekonomi 1999'da yüzde
6.4 küçülerek, 55 yılın daralma rekorunu kırdı.
Kişi başına milli gelir
2 bin 878 dolara inerek dünya ortalamasının da altına düştü
Harun Gürek
Türkiye 1999 yılında son 55 yılın en yüksek oranlı yoksullaşmanı yaşadı.
Ekonomi, yüzde 6.1 daralmanın yaşandığı 1994 krizinden de yüksek oranda,
yüzde 6.4 oranında küçüldü. Kişi başına düşen milli gelir 3 bin doların
altına inerek 2 bin 878 dolara düştü. Devlet ve bankalar ise büyümeyi sürdürdü.
Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) dün açıkladığı gayri safi milli hasıla
(GSMH) hesaplarına göre, 1998'de, Asya krizi ve uygulamaya konan enflasyonla
mücadele önlemlerinin etkisiyle yüzde 2.2 gibi küçük oranlı bir büyüme
yaşayan ekonomi, 1999'da, dünya ticaretindeki daralma, ekonomik program
ve son olarak da 17 Ağustos depreminin etkisiyle yılı tarihi bir küçülmeyle
tamamladı.
1999 yılında milli gelir cari fiyatlarla yüzde 46.2 artarak 78 katrilyon
242 trilyon liraya yükseldi. Ancak sabit fiyatlarla yapılan hesaplama sonunda,
milli gelir yüzde 6.4 azaldı.
Milli gelirin azalmasında en büyük rolü inşaat sektöründeki durgunluk oynadı.
İnşaat sektörü yüzde 12.7 geriledi. Ticaret yüzde 6.8, ithalat vergisi
yüzde 5.7, sanayi yüzde 5, serbest meslek ve hizmetler yüzde 4.8, tarım
yüzde 4.6 küçüldü.
Geçen yıl sadece 4 sektörde büyüme sürdü. Bunlardan biri bankacılık sektörü.
Bankacılık sektörü krize rağmen yüzde 5.3 büyürken; uygulamaya konan istikrar
programlarına rağmen devlet harcamalarını kısmadı ve yüzde 2.7 genişledi.
Kar amacı olmayan kuruluşlar (vakıflar) yüzde 2.5, konut sahipliği yüzde
1.1 büyüdü.
Tarihi küçülme
Daralma
depremden önce başladı
1998 yılını, son dönemdeki daralmayla birlikte yüzde 2.2 gibi düşük oranlı
bir büyümeyle kapatan ekonomi, 1999'un başından itibaren küçülmeye başladı.
Yılın ilk üç aylık döneminde, sanayi, inşaat, ticaret, ulaştırma sektörleri
rekor daralma yaşadı. Ekonomik küçülme, yılın üçüncü üç aylık dönemine
denk gelen 17 Ağustos depremiyle daha da derin boyutlara indi.
55 yılın rekoru
Ekonomideki en yüksek küçülme yüzde 14.5 ile 2. Dünya Savaşı'nın ardından
çok partili sisteme geçilen 1945'te meydana geldi. Ekonomi 1940 - 1945
dönemindeki beş yılda toplam yüzde 15.3 küçüldü. Daha sonra düzenli büyüme
yaşanan ekonomide, 1975 - 1980 döneminde yüzde 2.8 düzeyinde daralma yaşandı.
Ekonomi 1980'den 1994'e kadar her yıl büyümesini sürdürdü. yalnızca 1988
ve 1989'da büyüme oranı yüzde 1.8 ve 1.9 düzeyinde kaldı. 1994'te, bankacılık
sektöründeki başlayan ve Türkiye'deki en büyük kriz olarak tanımlanan ekonomik
bunalım yüzünden yüzde 6.1 gerileme yaşandı. Ardından gelen yıllarda ise
büyüme sürdü. GSMH 1995'te yüzde 6.1, 1996'da yüzde 5.3, 1997'de yüzde
8.7 arttı. 1998'de ise büyüme yüzde 2.2 düzeyinde kaldı.
Dünya ortalamasının altına indik
Ekonomideki küçülme kişi başına GSMH tekrar 3 bin doların altına düşmesine
neden oldu. 1994 krizinden sonra yüzde 27 gerilemeyle 2 bin 184 dolara
inen kişi GSMH düzenli artarak 1998 yılında 3 bin 224 dolara çıkmıştı.
1999'da ise yüzde 11.6 düşerek 2 bin 878 dolara indi
Türkiye, kişi başına GSMH 3 bin doların altına düşerek, Dünya Bankası verilerine
göre, 2 bin 950 olan dünya ortalamasının da altına düştü. Türkiye, 2 bin
878 dolarlık kişi başına GSMH ile, dünya sıralamasında 3 bin 80 dolar olan
Panama ile 2 bin 880 dolar olan Güney Afrika'nın altına düştü.
HÜRRİYET GAZETESİ
Meğer
99'da dibe vurmuşuz
Deprem felaketinin Türkiye
ekonomisine faturası netleşti. Türkiye ekonomisi 1999 yılını yüzde 6.4'lük
küçülme ile tamamladı. Bu dönemde, ekonominin temel direklerinden sanayi
sektörü yüzde 5, ticaret ise yüzde 6.8 oranında daraldı. Ekonomi böylece
99'da küçülme rekoru kırdı. Bundan önceki rekor yüzde 6.1'lik küçülmeyle
94 krizinde yaşanmıştı.
YAŞANAN iki büyük
deprem felaketinin ekonomideki faturası netleşti. Devlet İstatistik Enstitüsü
(DİE), 1999 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 6.4 oranında küçüldüğünü
açıkladı. 1999 yılı üçer aylık dönemler toplamı olarak elde edilen GSMH
değeri, cari fiyatlarla 78 katrilyon 242 trilyon 496 milyar lira olarak
hesaplandı. Gelişme hızları ise cari fiyatlarla yüzde 46.2, sabit fiyatlarla
yüzde - 6.4 oldu.
Yılın dördüncü 3 aylık döneminde
ise GSMH'nin cari fiyatlarla 23 katrilyon 698 trilyon 141 milyar lira olurken,
gelişme hızının da bir önceki yılın aynı dönemine oranla cari fiyatlarla
yüzde 48.5, sabit fiyatlarla da yüzde - 6.1 olduğu belirlendi.
1999 yılında sektörler itibariyle
bakıldığında, sanayi yüzde 5 oranında küçüldü.
Geçen yıl sabit fiyatlarla
tarım sektörü yüzde 4.6, inşaat yüzde 12.7, ticaret yüzde 6.8 daraldı.
Ekonomik daralma, ulaştırma ve haberleşmede yüzde 4, serbest meslek ve
hizmetlerde yüzde 4.8 ve ithalat vergisindeyüzde 5.7 oldu.
Buna karşılık 1999'da bir
önceki döneme göre mali kuruluşlar yüzde 5.3, konut sahipliği yüzde 1.1,
devlet hizmetleri yüzde 2.7 ve kar amacı olmayan kuruluşlar ise yüzde 2.5
büyüdü.
SON ÜÇ AY
Ekim-Aralık aylarını kapsayan
dördüncü 3 ayda ise sabit fiyatlarla büyüme hızı tarımda yüzde - 8.3, sanayide
yüzde - 2.6, inşaatta yüzde - 15.2, ticarette yüzde - 0.7, ulaştırma ve
haberleşmede yüzde - 7.4, serbest meslek ve hizmetlerde de yüzde - 4.2
ve konut sahipliğinde - 0.8 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde büyüme, mali
kuruluşlarda yüzde 3.8, devlet hizmetlerinde yüzde 2, kar amacı olmayan
kuruluşlarda yüzde 5, ithalatvergisinde de yüzde 12.8 oldu.
HARCAMA GRUPLARI
Yılın dördüncü 3 ayında,
harcama grupları bazında özel nihai tüketim harcamalarında yüzde 1.9, gayri
safi sabit sermaye oluşumunda yüzde 14.6 azalma oldu.
Bu dönemde, mal ve hizmet
ihracatı yüzde 1.2, mal ve hizmet ithalatı yüzde 5.2, devletin nihai tüketim
harcamaları ise yüzde 5.7 oranında büyüdü.
1999 yılının tamamına bakıldığında
da devletin nihai tüketim harcamalarında büyüme yüzde 6.5 olarak gerçekleşirken,
bu dönemde özelnihai tüketim harcamaları yüzde 3.1, gayri safi sabit sermaye
oluşumu yüzde 16, mal ve hizmet ihracatı yüzde 7 ve mal ve hizmet ithalatı
da yüzde 3.7 oranında daraldı.
Fuat Miras: Küçülme 2000
hedefini etkilemez
TOBB Başkanı
Fuat Miras 1999 yılındaki yüzde 6.4'lük ekonomik küçülmeyi değerlendirirken,
‘‘Bunun önümüzdeki dönemde büyümeye etki edeceği anlamına gelmiyor. Enflasyon
kontrol altına alınırsa büyüme de kontrol altına alınmış olur’’ diye konuştu.
Miras, rant ekonomisi kaynaklarının faizlerin düşmesi nedeniyle boşta olduğunu
ifade etti.
Fillerin ezdiği çim olmaktan
bıktık
ATO Başkanı
Zafer Çağlayan, 99 yılının Türkiye için kötü bir yıl olduğunu, Türkiye'nin
99 yılında biraz daha sefilleştiğini söyledi. Bugün asıl gündemin cumhurbakanlığı
seçimi değil, büyüme ve kalkınma olduğunu vurgulayan Çağlayan, ‘‘Benim
çok sevdiğim bir atasözü var. ‘Filler sevişir çimler ezilir, filler dövüşür
gene çimler ezilir.' Biz çim olmaktan bıktık' dedi.
Deprem cebimizden 378 dolar
götürdü
DEVLET İstatistik
Enstitüsü'nün (DİE) 1999 yılının tamamını kapsayan Gayri Safi Milli Hasıla
(GSMH) sonuçlarına göre, Türkiye'nin kişi başına milli geliri 2 bin 878
dolara düştü. Bu rakam, 1998 yılında 3 bin 256 dolar düzeyinde gerçekleşmişti.
Böylece, felaketler yılı 1999, her Türk vatandaşının cebinden 378 dolar
götürdü.
DÜNYA GAZETESİ
IMF'ye verilen niyet mektubunda yüzde
2 olacağı belirtilen 1999 küçülme oranı yüzde 6.4 oldu
Ekonomiye tarihi fren
1994 krizini yüzde 6.1 küçülme
ile atlatan Türkiye, 1999'da daha ağır bir fatura ile karşılaştı. Ekonomi
1999'da Cumhuriyet tarihinde hiç görülmediği ölçüde daralırken, kişi başına
milli gelir de yüzde 11.6 azalarak 2 bin 878 dolar oldu. En fazla daralma
yüzde 12.7 ile inşaat sektöründe gerçekleşirken sanayi de yüzde 5 küçüldü.
2000 yılında ekonominin
tekrar ısınması ve başta inşaat sektörü olmak üzere sektörlerde pozitif
büyüme hızının yakalanması hedefleniyor. 2000 için IMF'ye verilen büyüme
taahhütü yüzde 5-5.5 aralığında büyümenin olacağı öngörüsünde bulunulmuştu.
Büyümenin yüzde 3 olmasının
hedeflendiği 1999'da ekonomik fatura, 1994 krizinden bile büyük oldu.
DİE, 1999 yılı büyüme rakamlarını
açıkladı. Devlet İstatistik Enstitüsü'nün verilerine göre, ekonominin yüzde
6,4 daraldığı 1999, Türkiye Cumhuriyet tarihinin en büyük daralmasının
yaşandığı yıl oldu. Oysa aralık ayında IMF'ye verilen 'Niyet Mektubu'nda
daralmanın yüzde 2 olacağı tahmin edilmişti.
Geçen yılda büyümenin tahmin
edilmesine karşın, yıl boyunca ekonomi sürekli küçülen bir trend izledi.
1999'un birinci çeyreğinde yüzde 8,7 olan küçülme oranı, daha sonraki üçer
aylık dönemlerde yüzde 3,2; yüzde 7,4 ve yüzde 6,1 olarak gerçekleşti.
Ekonomi 1999'da Cumhuriyet
tarihinde hiç görülmediği ölçüde daralırken, kişi başına milli gelir de
yüzde 11.6 oranında azalarak 2 bin 878 dolar oldu. En fazla daralmanın
yüzde 12.7 ile inşaat sektöründe gerçekleştiği 1999'da sanayi de yüzde
5 küçüldü.
Büyüme hedeflenmişti
Oysa 1999 ekonomi programında
tarımın yüzde 1, sanayinin yüzde 3.2, hizmetler sektörünün ise yüzde 3.5
büyümesi bekleniyordu. Bütün ekonomik gerçekleşmeler bunun tersi yönde
oldu ve küçülme yaşandı.
2000 yılında ekonominin
tekrar ısınması ve başta inşaat sektörü olmak üzere sektörlerde pozitif
büyüme hızının yakalanması hedefleniyor. 2000 için IMF'ye verilen taahhütte
yüzde 5-5.5 aralığında büyümenin olacağı öngörüsünde bulunuldu.
Kişi başına milli gelir
2.878 dolar
1999'da gayrisafi milli hasıla
değeri cari fiyatlarla 78 katrilyon 242 trilyon 496 milyar lira, sabit
fiyatlarla ise 111 trilyon 684 milyar lira oldu. Kişi başına milli gelir
dolar değeriyle yüzde 11.6 oranında azalarak 2 bin 878 dolara, sabit fiyatlarla
ise yüzde 7.7 oranında azalarak 1 milyon 735 bin 949 TL'ye geriledi.
Marmara depreminin yaşandığı
ağustos ayını da içinde alan üçüncü çeyrekte daralma yüzde 7.4 oldu. Küçülmenin
en düşük olduğu dönem ise yüzde 3.2 ile ikinci çeyrekte gerçekleşti. 1999
yılı dördüncü döneminde de daralma yüzde 6.1 olarak gerçekleşti.
Sanayi yüzde 5 küçüldü
Sektörler bazında ise en
yüksek daralma yüzde 12.7 ile inşaat sektöründe görüldü. Tarımın yüzde
4.6 oranında daraldığı 1999 yılında sanayi yüzde 5, ticaret yüzde 6.8,
ulaştırma ve haberleşme yüzde 4, serbest meslek ve hizmetler yüzde 4.8
oranında küçüldü.
Sözkonusu yıl gelişme hızının
en yüksek olduğu sektör yüzde 5.3 ile mali kuruluşlarda gerçekleşti. Mali
kuruluşları yüzde 2.7 ile devlet hizmetleri, yüzde 2.5 ile kar amacı olmayan
kuruluşlar, yüzde 1.1 ile de konut sahipliği izledi.
Harcama gruplarındaki gelişme
hızlarına bakıldığında özel nihai tüketim harcamaları yüzde 3.1 oranında
daralırken, devletin nihai tüketim harcamaları yüzdea 6.5 oranında artış
gösterdi. Mal ve hizmet ihracatı yüzde 7 oranında, mal ve hizmet ithalatı
ise yüzde 3.7 oranında geriledi.
Harcamalar yüzde 3,1 azaldı
Yılın dördüncü 3 ayında,
harcama grupları bazında özel nihai tüketim harcamalarında yüzde 1.9, gayri
safi sabit sermaye oluşumunda yüzde 14.6 azalma oldu. Bu dönemde, mal ve
hizmet ihracatı yüzde 1.2, mal ve hizmet ithalatı yüzde 5.2, devletin nihai
tüketim harcamaları ise yüzde 5.7 oranında büyüdü.
1999 yılının tamamına bakıldığında
da devletin nihai tüketim harcamalarında büyüme yüzde 6.5 olarak gerçekleşirken,
bu dönemde özel nihai tüketim harcamaları yüzde 3.1, gayri safi sabit sermaye
oluşumu yüzde 16, mal ve hizmet ihracatı yüzde 7 ve mal ve hizmet ithalatı
da yüzde 3.7 oranında daraldı.
|
Oral: 99
özelliği olan bir yıldı
|
| Maliye
Bakanı Sümer Oral ekonomideki 6.4'lık daralmayı değerlendirirken "1999
yılı özelliği olan bir yıldı. 1998 yılında hükümet görevden ayrılmak zorunda
kaldı. Hükümet kurma çalışmaları sürdü sonra yeni bir hükümet kuruldu,
aynı zamanda seçim yılı. Seçim yılının özelliklerini olduğunu inkar edemeyiz
bu bir gerçektir. Onun arkasından iki tane asrın son yılında Türkiye asrın
en büyük iki felaketi ile karşılaştı. Bunlardan etkilenmemiş olması mümkün
değil. Böyle bir yıldır" dedi. Oral, "Bütün bunları gözönüne alarak 2000
yılından itibaren uygulanan program büyümeyi belli bir düzeyde tutacak.
Yüzde 5'in üzerinde tutulacak. Hem de enflasyonu Avrupa'da ve dünyada olduğu
gibi büyümeyi sağlayacak, gelir dağılımın düzgün hale getirecek bir düzeye
doğru aşağıya çekme politikası uygulanıyor. Bunun mücadelesi veriliyor.
Dolayısıyla artık 2000 ve ondan sonraki yılları kazanmaya bakalım. Kaybedilen
zaman geçen asırda kalsın. Yeni asırla birlikte hep kazançlarımız olsun
onun için gerekenler yapılıyor" dedi. |
|
Prof. Dr.
Altuğ: Talep düşürülünce böyle oldu
|
Marmara
Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Altuğ, 1999 yılı büyüme hızının
yüzde -6.4 olarak çıkmasının hükümetin uyguladığı politikaların bir sonucu
olduğunu söyledi.
Büyüme hızı ile ilgili değerlendirmede
bulunan Prof. Dr. Altuğ, enflasyonu önlemek için talebin düşürüldüğünü
belirterek, "İstikrar için yapılan işlerin sonucu negatif büyüme olarak
karşımıza çıktı" dedi.
Kişi başına milli gelire
de değinen Altuğ, bugün Türkiye'de kişi başına milli gelir hesaplamalarını
gelir gruplarına göre yapmak gerektiğini ifade ederek, alt gelir grubunun
milli geliri ve üst gelir grubunun milli gelirinin ayrı ayrı belirlenmesini
önerdi.
Büyümenin pozitife çevrilmesi
için "Türkiye'de düzensizliğin bir düzen olduğunu kabul etmemek" gerektiğini
de ifade eden Altuğ, şunları kaydetti:
"Türkiye'de ekonomik disiplin
gibi bir şey hiç yok. Türkiye'de serbest piyasa iki ayaktır. Birincisi
serbest bırak, ikincisi kontrol et. Türkiye'de tek ayaklıdır serbest pazar
ekonomisi. İkinci ayağı olan kontrol mekanizması çalışmamaktadır. O çalıştırılmalıdır.
Türkiye'nin bir numaralı
sorunu kayıtdışı ekonomiyi kayıt altına almaktır. Bununla birlikte düzeni
sağlamak lazım. Bu olmadıkça Türkiye hiç bir sorunu çözemez." |
CUMHURİYET GAZETESİ
Cumhuriyet tarihinin
en büyük küçülmesi yaşandı
Türkiye gittikçe
yoksullaşıyor...
**Anayasa değişiklikleri paketinin
ilk oylamada yeterli destek bulmamasının hükümet krizine neden olacağı
endişeleri yayılırken Türkiye ekonomisi, cumhuriyet tarihinin en büyük
küçülmesini yüzde 6.4'le 1999 yılında yaşadı. Hükümetin 1998 yıl sonundaki
yüzde 3'lük büyüme öngörüsüne karşın, 2000 yılı bütçe görüşmeleri sırasında
eksi yüzde 2 olarak revize ettiği hedefin bile 3 kat üzerinde bir gerileme
gerçekleşti.
**Marmara Üniversitesi Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Osman Altuğ, 1999 yılı büyüme hızının yüzde -6.4 olarak
çıkmasının hükümetin uyguladığı politikaların bir sonucu olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Altuğ, enflasyonu önlemek için talebin düşürüldüğünü belirterek
"İstikrar
için yapılan işlerin sonucu negatif büyüme olarak karşımıza çıktı" dedi.
Hükümetin 1998 yıl sonundaki
yüzde 3'lük büyüme öngörüsüne karşın 2000 yılı bütçe görüşmeleri sırasında
eksi yüzde 2 olarak revize ettiği hedefin bile 3 kat üzerinde bir gerileme
gerçekleşti.
ANKARA/İSTANBUL (Cumhuriyet)
- Anayasa değişiklikleri paketinin ilk oylamada yeterli destek bulmamasının
hükümet krizine neden olacağı endişeleri yayılırken Türkiye ekonomisi,
cumhuriyet tarihinin en büyük küçülmesini yüzde 6.4'le 1999 yılında yaşadı.
Hükümetin 1998 yıl sonundaki
yüzde 3'lük büyüme öngörüsüne karşın, 2000 yılı bütçe görüşmeleri sırasında
eksi yüzde 2 olarak revize ettiği hedefin bile 3 kat üzerinde bir gerileme
gerçekleşti.
En başta inşaat olmak üzere,
tarımda, sanayide, ticarette, ulaştırma ve haberleşmede, serbest meslek
ve hizmetlerde gerilemeler yaşanırken 1999 yılında en yüksek büyümeyi yüzde
5.3'le mali kuruluşlar gösterdi.
DİE'nin 1999 yılı büyüme
hızına ilişkin son çeyrek rakamını da belirlemesiyle, geçen yıl yüzde 6.4'le
büyük bir gerileme yaşandığı ortaya çıktı. Bu gerilemede, dünyada Asya
bunalımına koşut yaşanan sıkıntıların yanında, hükümetin enflasyonla mücadele
politikaları etkili oldu. Enflasyonla mücadeleyi ekonominin küçültülmesine
dayandıran hükümetler, içeride talebi bastırıcı politikalar ve düşük ücretlendirme
yoluna gittiler. Faiz gelirinin yükseldiği ekonomide üretim dururken, 2000
yılında uygulamaya konulan politikalarla da faizlerde yaşanan düşüşe karşın
henüz üretimde bir canlanma görülmüyor.
Hükümet, IMF'yle uyguladığı
politika çerçevesinde 2000 yılında yüzde 5.5'lik büyüme öngörüyor. Bu hedef
ise, ekonomide büyük düşüşlerin yaşandığı yılın ertesinde yükselme ve dışalımla
tüketime dayalı olarak canlanma beklentilerine dayanıyor. Bu
canlanma beklentisinin lokomotifi
olarak da depreme bağlı olarak inşaat sektörü gösteriliyor.
Ulusal gelir, cari fiyatlarla
78 katrilyon 242 trilyon 496 milyar lira, 1987 yılı fiyatlarıyla 111 trilyon
684 milyar lira oldu. Gayri safi yurtiçi hasıla ise 1999 yılında yüzde
5 küçüldü. Yılın son çeyreğinde, mevsimsel düşüş yaşanan inşaat sektöründe
deprem nedeniyle faaliyetlerin artması beklentisine karşın, yüzde 15.2'yle
tüm sektörler içindeki en yüksek düşüş yaşandı.
1994'teki rekor kırıldı
Türkiye ekonomisinde 1986
yılından bu yana en büyük gerilemenin gerçekleştiği 1999 yılı dışında ulusal
gelirdeki en büyük küçülme, yüzde 6.1'le DYP Genel Başkanı Tansu Çiller,
SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın 'ın iktidar olduğu 1994 yılında yaşanmıştı.
Marmara Üniversitesi Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Osman Altuğ , 1999 yılı büyüme hızının yüzde -6.4 olarak
çıkmasının hükümetin uyguladığı politikaların bir sonucu olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Altuğ, enflasyonu önlemek için talebin düşürüldüğünü belirterek,
''İstikrar için yapılan işlerin sonucu negatif büyüme olarak karşımıza
çıktı'' dedi.
Milli gelir geriledi
**Cumhuriyet tarihinin en
yüksek oranlı ekonomik küçülmesinin yaşandığı 1999 yılında, Türk insanının
refah düzeyi 7 yıl öncesinin altına geriledi. DİE verilerine göre geçen
yıl kişi başına düşen milli gelir yüzde 11.6 gerileyerek 2 bin 878 dolara
indi. Böylece kişi başına gelirde 1993 düzeyinin de altına inildi. Kişi
başına milli gelir 1993 yılında 3 bin 4 dolar düzeyinde bulunuyordu.
ANKARA (ANKA) - Cumhuriyet
tarihinin en yüksek oranlı ekonomik küçülmesinin yaşandığı 1999 yılında,
Türk insanının refah düzeyi 7 yıl öncesindeki düzeyinin altına geriledi.
DİE verilerine göre geçen yıl kişi başına düşen milli gelir yüzde 11.6
gerileyerek 2 bin 878 dolara indi. Böylece kişi başına gelirde 1993 düzeyinin
de altına inildi. Kişi başına milli gelir 1993 yılında 3 bin 4 dolar düzeyinde
bulunuyordu. 1994 yılındaki ağır ekonomik krizde hızlı bir düşüş gösteren
kişi başına gelir, yüksek devalüasyonun da etkisiyle 2 bin 284 dolar düzeyinde
oluşmuştu. 1995 yılında 2 bin 759 dolar, 1996'da 2 bin 928 dolar olan kişi
başına milli gelir 1997'de 3 bin 79 dolara, 1998'de de 3 bin 256 dolara
kadar yükselmişti.
HANGİ SEKTÖR NE KADAR DARALDI
| GSMH
1999- Sabit fiyatlarla (yüzde) |
| SEKTÖRLER |
1.Dönem |
2.Dönem |
3.Dönem |
4.Dönem |
Toplam |
| Tarım |
-5.0 |
-4.7 |
-3.2 |
-8.3 |
-4.6 |
| Sanayi |
-9.8 |
0.8 |
-8.3 |
-2.6 |
-5.0 |
| İnşaat |
-10.5 |
-11.5 |
-12.9 |
-15.2 |
-12.7 |
| Ticaret |
-13.2 |
-4.1 |
-9.3 |
-0.7 |
-6.8 |
| Ulaştırma / Haberleşme |
-7.5 |
1.1 |
-2.4 |
-7.4 |
-4.0 |
| Mali Kuruluşlar |
7.8 |
7.5 |
2.5 |
3.8 |
5.3 |
| Konut Sahipliği |
2.0 |
2.1 |
1.0 |
-0.8 |
1.1 |
| Serbest Mes. ve Hizmet. |
-8.5 |
-0.8 |
-5.8 |
-4.2 |
-4.8 |
| Devlet Hizmetleri |
7.8 |
0.7 |
0.8 |
2.0 |
2.7 |
| Kar Amacı Olmayan Kuruluşlar |
1.9 |
0.8 |
2.3 |
5.0 |
2.5 |
| İthalat Vergisi |
-21.6 |
-4.7 |
-6.0 |
12.8 |
-5.7 |
| GSYİH |
-9.1 |
-1.7 |
-6.0 |
-3.4 |
-5.0 |
| GSMH |
-8.7 |
-3.2 |
-7.4 |
-6.1 |
-6.4 |
(1.4.2000)
  |