T.C.
BAŞBAKANLIK
HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI
Ankara, 20 Kasım 2001
Mr. Horst Köhler
Başkan
Uluslararası Para Fonu
Washington D.C. 20431
ABD
Sayın Bay Köhler
1. Mayıs ayında uygulamaya koyduğumuz güçlendirilmiş ekonomik
program kapsamında istikrar ve reform yolunda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
Kamu maliyesi alanında gösterilen kuvvetli çabalar sonucu, kamu sektöründe
henüz iki yıl öncesindeki yüksek oranlı faiz dışı açıkların aksine büyük
bir faiz dışı fazla oluşturulmuştur. Siyaset ile ekonomik kurumların idaresinin
daha fazla birbirinden ayrılması ve şeffaflığın artırılması ilkelerini
öne çıkaran ve daha rekabetçi bir ekonomik yapının temellerini atan önemli
yapısal reformlar başlatılmıştır. Bankacılık sektörü reformu, kamu maliyesinde
şeffaflık, deregülasyon ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bağımsızlığına
ilişkin önemli kanunlar çıkarılmıştır.
2. Kapsamlı reformların doğası gereği, ülke içinde zaman zaman
normal olarak ortaya çıkan anlaşmazlıklara rağmen, reformların olumlu etkisi
yaz sonuna doğru görülmeye başlanmıştı. İstikrar ve reform süreci zorlu
ve kapsamlı bir süreç olmuştur. Tarım destekleme fiyatları, kamu sektörü
ücretleri ve telekom dahil bazı ana sektörlerdeki özelleştirme çalışmalarına
ilişkin olarak kamuoyunda yapılan tartışmalar zaman zaman finansal göstergelerin
iyileşmesini sekteye uğratmıştır. Buna rağmen, Eylül ayı başlarında enflasyon
düşmüş, dış cari denge fazla vermeye başlamış ve devlet iç borçlanma senetleri
faiz oranları düşüş eğilimi göstermişti. Dalgalı döviz kuru rejimi daha
etkin bir şekilde çalışmaya başlamış ve döviz piyasasında Türk Lirası'nın
değeri istikrar kazanmıştı. Ayrıca, krizin başlattığı ekonomik daralmanın
sona yaklaştığına dair işaretler alınmaktaydı.
3. 11 Eylül'de meydana gelen trajik olaylar ekonomideki olumlu
ivmeyi bozmuş ve ekonominin genel görünümüne ilişkin beklentileri kötüleştirmiştir.
Olaylardan hemen sonra finansal piyasalar sert tepki vermiş; devlet iç
borçlanma senetleri faiz oranları 10-15 puan yükselmiş, hisse senedi fiyatları
hızla düşmüş ve Türk Lirası önemli miktarda değer kaybetmiştir. Olaylardan
bu yana uluslararası çevrelerden sağlanacak ilave finansal destek beklentilerinin
etkisiyle finansal göstergelerde düzelme görülmesine rağmen, ekonomi üzerindeki
genel olumsuz etkiler ancak yeni yeni kendini göstermeye başlamıştır. Turizm
gelirleri düşmektedir ve yılın ilk sekiz ayında başarılı bir performans
izleyen ihracat da etkilenecektir. Bu iki gelişme ekonomik aktivitedeki
toparlanmanın başlangıcını geciktirecek ve dış cari dengeyi zayıflatacaktır.
Türkiye'nin uluslararası sermaye piyasalarından kaynak kullanımının daha
kısıtlı hale gelmesi ve yatırımcıların Türk tahvillerine olan talebinin
zayıflaması ile, sermaye girişi de azalmaktadır.
4. Buna rağmen, ekonomik programımızın sıkı uygulaması devam
ettirilmiştir. Stand-by düzenlemesi kapsamındaki 9. Gözden Geçirme'nin
tamamlanmasından sonra banka yeniden yapılandırılması, kamu maliyesinin
iyileştirilmesi ve para politikası gibi ana alanlarda daha fazla ilerlemeler
kaydedilmiştir. 10. Gözden Geçirme'nin tamamlanmasına ilişkin tüm performans
kriterleri yerine getirilmiştir (Ek A). Türk Telekom'un şirketleşme planının
geliştirilmesine yardım etmek üzere danışmanların atanması, Avrupa Birliği
standartları ile uyumlu, şeffaflığı ve etkinliği artıracak Kamu İhale Kanunu'nun
Meclis'e sunulması ve çeşitli kamu kurumlarına ilişkin hesap ve mali görünüm
raporlarının 2002 yılı bütçe tasarısı ile birlikte sunulması hususlarındaki
üç yapısal kriter de yerine getirilmiştir (Ek B).
5. 11 Eylül olaylarından sonra kötüleşen genel görünüm karşısında,
2002-2004 dönemini kapsayan güçlendirilmiş bir program hazırlanmaktadır.
Bu kapsamda uluslararası camiadan ilave finansal destek talep etmekteyiz.
Orta vadeli bu program şimdiye dek makroekonomik ve finansal istikrar alanlarında
elde edilen kazanımların üzerine inşaa edilecektir. Program kapsamında,
bankacılık reformunun tamamlanması, özelleştirmenin ve genelde özel sektör
gelişiminin tekrar canlandırılması ile kamu sektöründe yönetişim ve etkinliğin
artırılmasına ilişkin kararlı adımlar atılacaktır. Programın bu yıl sonundan
önce tamamlanıp, IMF'ye sunulması beklenmektedir.
6. 11 Eylül olaylarının Türkiye'ye olan etkisini azaltmaya yönelik
tedbirler de halihazırda alınmaktadır. Özellikle, 2002 yılının iddialı
mali hedeflerine ulaşılmasına ve içinde bulunulan durum nedeniyle geçici
güçlüklerle karşı karşıya kalan, mali yapısı sağlam reel sektör kuruluşlarının
desteklenmesine izin verecek acil tedbirler yürürlüğe konmaktadır. Bu ve
diğer politika tedbirleri, ekonomik programa olan desteği artırmak amacıyla,
halkımıza ve ülke içindeki ve dışındaki yatırımcılara anlatılmaya devam
edilecektir.
7. Bu kapsamda, Standby Düzenlemesi çerçevesinde, 10. Gözden
Geçirmenin tamamlanması talep edilmektedir. Ayrıca, 14. paragrafta belirtildiği
üzere, programın para politikasına ilişkin performans kriterlerinde ve
2001 yıl sonu gösterge niteliğindeki hedeflerinde değişiklik talep edilmektedir.
Özellikle, para politikasına bir çıpa sağlamak amacıyla, 2001 yılı sonu
gösterge niteliğindeki para tabanı üst limitinin performans kriterine dönüştürülmesi
önerilmektedir. 2001 Aralık sonu konsolide bütçe faiz dışı harcamalarına
ilişkin performans kriterinin de 17. Paragrafta da belirtildiği üzere değiştirilmesi
talep olunmaktadır. Bu mektupta tarif edilen politika ve tedbirlerin programın
amaçlarının gerçekleştirilmesi için yeterli olacağına inanılmaktadır. Ancak
gerekli olduğu takdirde, programın yolunda ilerlemesini sağlamak amacıyla
Fon'la yakın bir şekilde istişare edilerek ilave tedbirler alınmasına hazır
bulunulmaktadır.
Makroekonomik Çerçeve
8. Kötüleşen dış koşullar ekonomik toparlanmayı geciktirmekte,
enflasyonla mücadele çabalarımızı güçleştirmekte ve dış cari hesabı zayıflatmaktadır.
Yılın ikinci üç aylık döneminde beklenenden hızlı bir küçülme görülmesi,
daha evvel %-5.5 olarak tahmin edilen 2001 yılı reel GSMH büyümesinin aşağıya
doğru revize edilmesi ihtiyacını ortaya koymuştur. 11 Eylül şoku ekonomik
toparlanmayı daha da geciktirmiş olup, halihazırda 2001 yılı reel GSMH
büyümesi %-8.5 olarak tahmin edilmektedir. 2002 yılında bir toparlanma
beklenmeye devam edilmekle beraber, reel büyüme tahmini bir puan düşürülerek
%4'e çekilmiştir. Enflasyona ilişkin olarak ise, Türk Lirası'nın daha da
değer kaybetmesi, yıl sonu TÜFE enflasyonu tahmininin %58'den %65'e çıkarılması
gerektiğine işaret etmektedir. Bu oran bile enflasyonda bir yavaşlama olduğunu
göstermektedir. Zira yılın ilk yarısında yıllık bazda %75 seviyesindeki
enflasyon oranı, yılın ikinci yarısında, yine yıllık bazda %56 seviyesine
inmiştir. Gelecek yıl için ise, Para Politikası Kurulu'nun tavsiyesi üzerine,
enflasyon hedefi, Hükümet ve Merkez Bankası tarafından %35 olarak belirlenmiştir.
Son olarak, ekonomik yavaşlama ve Türk Lirası'nın değer kaybı, 2001 yılında
dış cari hesapta önemli bir iyileşme yaratmıştır. Yılın son çeyreğinde
turizm ve ihracat gelirlerinde gerçekleşmesi beklenen kayba rağmen, cari
hesabın tüm yılda 2.25 milyar ABD doları fazla vermesi beklenmektedir.
2002 yılı cari açığının, 11 Eylül şoku, ekonomide beklenen toparlanma,
ve 2001'deki büyük reel değer kaybından sonra daha istikrarlı bir reel
döviz kurunun ortak etkisiyle, yaklaşık 2 milyar dolara ulaşacağı tahmin
edilmektedir. Mevcut koşullar altında projeksiyonların ciddi belirsizlikler
içerdiği çok iyi bilinmekte olup, makroekonomik çerçevede meydana gelebilecek
değişiklikler gerektirdiği takdirde, politikaların bu değişikliklere göre
ayarlanması için hazır bulunulmaktadır.
9. Durgunluğun derinliği dikkate alındığında, bir yandan güçlü
mali durum muhafaza edilirken, diğer yandan da ekonominin arz yönüne ayrı
bir önem verilmesi gerekmektedir. Ağustos ayı içinde, bu alanda olası tedbirleri
araştırarak teklifte bulunmak üzere özel sektör ağırlıklı üst düzey bir
komite oluşturulmuştur. Ekonomik toparlanmayı desteklemek üzere alınacak
tedbirler, serbest rekabetle uyumlu, şeffaf ve bütçe hedefleri ile tutarlı
olacaktır. Bugüne kadar iki yaklaşım benimsenmiştir. İlk olarak, sağlam
mali yapıya sahip firmaların faaliyetleri için gerekli krediyi alabilmelerine
yardımcı olmayı teminen, kamuya ait fonların bu amaca yönelik olarak kullanılmasından
kaçınılarak, özel sektör önderliğinde özel teşebbüslerin borçlarının yeniden
yapılandırılması kolaylaştırılacaktır (paragraf 24'e bakınız). İkinci olarak,
etkileri dar bir alanla sınırlı olan ve geçici bir süre uygulanacak iki
vergi indirimi (Ek Motorlu Taşıt Alım Vergisi indirimi ile dayanıklı tüketim
malları üzerindeki KDV indirimi) yürürlüğe konulmuştur. Sadece 2001 yılı
sonuna kadar geçerli olacak bu vergi indirimleri, dayanıklı tüketim maddeleri
sektöründe biriken stokların eritilmesini amaçlamaktadır. KDV oranları,
Haziran ayında zaten mal ve hizmetlerin büyük kısmı için artırılmış olup,
maliye politikası hedeflerimiz, 2001 veya 2002 yılında daha fazla bir geçici
veya diğer türlü indirimlere imkan vermemektedir.
Borç Yönetimi
10. Güçlü bütçe uygulamasının yanısıra, Hazine kağıtlarına olan
talebi artırmak için Temmuz ayı sonunda alınan tedbirler, önümüzdeki aylarda
iç borcun rahatlıkla çevrilebilmesi imkanını sağlamıştır. Sonuç olarak,
2001 yılı sonuna kadar kamunun özel sektör tarafından çevrilmesi gereken
borcuna ilişkin yeni borçlanma / toplam itfa oranı dikkate değer biçimde
düşüş göstermiştir. Kamu borcunun herhangi bir aksaklığa yer vermeden çevrilmesini
sağlamak için, borçlanma stratejisi ile kamu bankalarının yeniden yapılandırılması
çok yakın bir şekilde koordine edilmeye devam edilecektir. Hazine, programın
banka yeniden yapılandırılması stratejisine uygun olarak, kamu bankalarına
ve TMSF bankalarına (Tasarruf Mevduat ve Sigorta Fonu'nca devralınan bankalara)
verilen yeniden sermayelendirme amaçlı kağıtları, bu bankaların kısa vadeli
yükümlülüklerini azaltmalarını sağlamak ve özel bankalara olabilecek mevduat
kayışını karşılamak amacıyla nakit olarak ödemiştir. Uygulanan politika,
mevduat tabanının da istikrarlı kalmasıyla bu bankaların kısa vadeli yükümlülüklerinde
2001'in ikinci yarısında keskin bir düşüş yaşanmasını sağlamıştır. Önümüzdeki
dönemde, kamu bankalarında mevduat çekişlerini karşılamak için gerekli
olan tutarın üstündeki likiditenin Hazine'nin özel sektörden borçlanma
ihtiyacını düşürmekte kullanılması sağlanacaktır. Kamu bankalarının güçlü
finansman pozisyonlarının ve mevduatlarında süregelen artışın, bu bankaların
kamu borcunun çevrilmesi sürecine katkıda bulunmasına önemli ölçüde imkan
vermesi beklenmektedir.
11. 2002 yılında kamu borcunun çevrilebilmesini daha da kolaylaştıracak
ek adımlar atılacaktır. Yukarıda anlatıldığı üzere, kamu bankalarının borcun
çevrilmesine katılma potansiyeli, bütçeye gelecek ek dış destekle beraber,
2002 yılında özel sektörden yapılması gerekecek borçlanmayı ulaşılabilir
düzeyde tutacaktır. Bu, borç çevrilmesini kolaylaştıracak ve reel faiz
oranlarında düşüşe yardımcı olacaktır. Borç çevriminin herhangi bir aksaklığa
uğramadan yapılabilmesini daha da kolaylaştırmayı teminen, aşağıdaki adımlar
atılacaktır:
-
İç borçlanma gereğinin azaltılması için her türlü çaba gösterilecektir.
Bu amaçla yatırımcı talebi izin verdiği ölçüde Eurobond ihraç edilecektir.
Özelleştirme hususunda da ısrarlı bir politika takip edilecektir (paragraf
27'ye bakınız).
-
İç borcun vadesini uzatmaya yönelik olarak, piyasa talebini karşılayacak
geniş yelpazede borçlanma enstrümanları kullanılacaktır. Bu bağlamda, döviz
cinsi veya dövize endeksli kağıtlarla borçlanmaya, kamunun kur riskini
sınırlama gereği de gözönünde bulundurularak, devam edilecektir. Aynı zamanda,
değişken faizli kağıtlarla borçlanma hususu da düşünülmektedir. Bu amaçla,
değişken faizli kağıtlar piyasasının likiditesini artırıcı adımlar atılacaktır.
Bu kapsamda, sözkonusu kağıtların fiyat ve getiri hesaplamalarında standart
metodların kullanılması teşvik edilecek ve faiz risklerinin, bankacılık
düzenlemeleri, teminat için değerlemesi ve diğer resmi amaçlar için doğru
şekilde ölçülmesi temin edilecektir.
-
Düzenli ihale programlarına ek olarak, kamu kağıtlarına olan talep tabanını
bankaların dışına da taşımak ve daha istikrarlı hale getirmek için, kamu
kağıtlarının doğrudan halka arzına devam edilecektir. En geniş yatırımcı
tabanının tespit edilmesi ve buradaki talebin karşılanmasının temin edilmesi
amacıyla yurtiçindeki yatırımcılarla olan diyalog artırılacaktır.
12. Hazine'nin borçlanma stratejisi, bankacılık sisteminden gelen
bilgi akışı geliştirilerek daha da güçlendirilmiştir. Bu amaca yönelik
olarak, her hafta biraraya gelen özel bir komite kurulmuştur. Komite, Hazine,
Merkez Bankası, BDDK, TMSF, SPK ve kamu bankaları temsilcilerinden oluşmaktadır.
Komiteye üye kuruluşların yöneticilerine haftalık bir rapor dağıtılmasını
da içerecek şekilde geliştirilen bilgi akışı, Hazine'ye borçlanma startejisinin
oluşturulmasında yardımcı olacaktır.
Para Politikası
13. Enflasyon hedeflemesinin uygulanmaya başlanmasının, başarılı
geçiş koşullarının oluşmasının beklendiği gelecek yıla ertelenmesine karar
verilmiştir. Enflasyon hedeflemesinin, koşulların el verdiği en kısa zamanda
nominal çıpa olarak kullanılması hususunda kararlılığımız devam etmektedir.
Ancak, 11 Eylül olaylarına bağlı olarak ortaya çıkan son zamanlardaki döviz
kuru zayıflığının iç fiyatlara yansıması, bu yılın son çeyreğinde geçilmesi
düşünülen yeni rejim açısından oldukça zor bir başlangıca neden olabilecekti.
Sözkonusu erteleme, aynı zamanda, kamu finansmanının istikrara kavuşmasında
ilerleme sağlanması ve bankacılık sektörünün daha da kuvvetlendirilmesi
için zaman kazanılmasını sağlayarak, yeni rejimin başlangıç koşullarını
iyileştirecektir. 2002 yılında resmi enflasyon hedeflemesi rejimine geçilmesi
öncesinde, 2002 yıl sonu için %35 TÜFE artışı hedefleyen, 2003'de %20 ve
2004'de %12 oranında TÜFE artış oranı öngören, orta dönemli bir enflasyonu
düşürme yolu ilan edilmiştir. Aynı zamanda, enflasyon hedeflemesine yönelik
teknik hazırlıklar devam etmekte olup, bu kapsamda, üçer aylık Para Politikası
Raporu'nun Kasım ayında yayımlanması planlanmaktadır. Sözkonusu rapor,
enflasyon hedeflemesine geçilmesiyle yayımlanmaya başlanacak enflasyon
raporunun bir ön raporu niteliğindedir. Yeni faaliyete geçen Para Politikası
Kurulu ise TCMB'nin başlıca hedefi olan fiyat istikrarıyla uyumlu bir para
politikasının ilke ve stratejilerinin belirlenmesinden sorumludur. Kurul,
halihazırda ilk toplantısını gerçekleştirmiş olup, şeffaflığın artırılmasına
yönelik çabalarımızın bir parçası olarak, toplantılarının ardından basın
açıklamaları yayımlamaya başlayacaktır. Enflasyonla mücadele, aynı zamanda,
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'ndaki Hazine'ye kredi açılmasına
yönelik olarak 5 Kasım 2001 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile getirilen
yasal engelden de kuvvet alacaktır. Hükümet, enflasyonu düşürme çabalarında
kendi üzerine düşen sorumluluğu sıkı bir mali disiplin sağlamak suretiyle
yerine getirecektir. Ayrıca, program uygulamasıyla etkileşim içerisinde
bulunulan gruplarla devam eden görüşmelerimizde ve Ekonomik ve Sosyal Konsey'in
(yıl sonundan önce gerçekleştirilecek) bir sonraki toplantısında, beklenen
enflasyon hedefiyle uyumlu olarak ileriye dönük fiyat ve ücret belirlenmesi
teşvik edilecektir.
14. Ara dönemde, mevcut parasal hedefler ve uygulamaya yönelik
genel stratejiler yürürlükte kalacaktır. Nihai olarak, enflasyon hedeflemesine
geçilmesiyle tutarlı olarak, son günlerdeki faiz oranlarına ilişkin kararlar,
önümüzdeki dönemde enflasyonun ulaşacağı seviyeye artan bir ağırlık vermiştir.
Aynı zamanda, mevcut parasal program dahilinde, Net İç Varlıklar ve Net
Uluslararası Rezervlere ilişkin performans kriterleri rahatlıkla tutturulmuştur.
Parasal taban da benzer şekilde, gösterge niteliğindeki üst sınırın oldukça
altında tutulmuştur. 2001 sonu için, Net İç Varlıklar (NİV) ve Net Uluslararası
Rezervlerdeki (NUR) değişime ilişkin gösterge niteliğindeki hedeflerin
değiştirilmemesi, ancak Net Uluslararası Rezervlerdeki (NUR) değişimin
performans kriterine dönüştürülmesi talep olunmaktadır. Parasal programın
güçlendirilmesi ve enflasyon hedeflemesine geçiş dönemi esnasında bir nominal
çıpanın bulunmasının sağlanması amacıyla, parasal tabana ilişkin gösterge
niteliğindeki hedeflerin de performans kriterine çevrilmesi talep olunmaktadır.
Para programı, 2002 yılına ilişkin parasal taban artışının, reel üretim
artışı ve hedeflenen enflasyonla tutarlı olarak gerçekleşmesini sağlayacaktır.
Parasal tabana ilişkin hedefler, döviz tevdiat hesaplarının oranında bir
artış olduğu takdirde düşürülecek, Türk Lirası cinsinden mevduatların oranında
artan güvene bağlı olarak bir yükselme kaydedilmesi halinde ise artırılacaktır
. (1)
15. Serbest döviz kuru rejiminin işleyişi daha da geliştirilecektir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca daha önceden ilan edilmiş döviz satışı
ihaleleri dışındaki döviz piyasasına yönelik ihtiyari müdahalelerin kesin
bir şekilde kısıtlanması uygulamasına devam edilecektir. Bununla birlikte,
döviz piyasasının işleyişini geliştirecek ek kurumsal adımlar atılmaktadır.
Döviz piyasalarındaki vadeli işlem kontratlarının (Forward ve Futures)
gelişimini güçlendirmek amacıyla, sözkonusu finansal araçların fiyatlandırılmasına
temel teşkil edecek bir Türkiye Bankalararası Fiyat Teklif Oranının (Turkish
Interbank Offer Rate) uygulanmaya başlanması teşvik edilecektir. Buna ek
olarak, futures sözleşmelerinin vergilendirme ve muhasebeleştirilmesine
yönelik prosedürlere açıklık getirilecektir. Futures piyasalarının sözkonusu
gelişimi, ihracat ve ithalatçıların, döviz kuru belirsizliğine karşı koruma
sağlamalarına izin verecektir. Aynı zamanda, Hazine ve Özelleştirme İdaresi,
kamu iktisadi teşebbüslerinin yüklü döviz işlemlerinin döviz piyasasında
önemli dalgalanmalara yol açmasını engellemek amacıyla bu kurumların finansal
yönetimlerini geliştirecek önlemler almaktadırlar.
Maliye Politikası
16. Maliye politikası 2001 yılında beklenen seyri izlemeye devam
etmektedir. Konsolide kamu sektörü faiz dışı fazlasına ilişkin Temmuz ayı
sonu ve Eylül ayı sonu performans kriterlerine rahatça ulaşılmıştır. Eylül
ayı sonu itibariyle, faiz dışı fazla, GSMH'nın %5.6 seviyesine ulaşarak,
bu süre için program hedefi olan %3.4'ü rahatlıkla aşmıştır. Konsolide
Kamu Sektörü genel dengesi de her iki tarihte programla uyumlu olarak gerçekleşmiştir
(Temmuz sonuna ilişkin gösterge niteliğindeki alt sınır, teknik sebeplerden
ötürü aşılmıştır- 2001 Aralık sonu için revize edilmiş gösterge niteliğindeki
alt sınırı da gösteren Ek E'ye bakınız). Konsolide bütçe, tahmin edilenden
daha iyi vergi gelirleri ve sıkı harcama disiplinine (faiz dışı harcamalara
ilişkin Haziran sonu ve Eylül sonu performans kriterleri yerine getirilmiştir)
bağlı olarak, Ekim ayı sonu itibariyle GSMH'nın % 4.8'i oranında (beklentilerin
yaklaşık GSMH'nın %1'i kadar üzerinde) güçlü bir faiz dışı fazla vermiştir.
17. 2001 yılının tümü için, GSMH'nın %5.5'i olarak belirlenen
yıl sonu kamu sektörü faiz dışı fazla hedefine ulaşılması beklenmektedir,
ancak konsolide bütçe faiz dışı harcamaları muhtelemen hedefini aşacaktır.
Trend büyüme dikkate alınarak hesaplandığında, bu, GSMH'nın %8'i seviyesinde
etkileyici bir mali uyum çabasını göstermektedir. Oldukça güç bir süreç
olmasına rağmen, bu çaba Türkiye'nin güveni tekrar tesis etmesine ve gelecek
yıldan başlayarak Borç/GSMH oranında hızlı bir düşüş sağlamasına zemin
hazırlamaya yardım etmiştir. Konsolide kamu sektöründe, daha yüksek enflasyonun
gelirler üzerindeki etkisi, sabit bütçe harcama tavanlarına uyum ve bütçe
dışı fonlar ile kamu iktisadi teşebbüslerinin yatırım harcamalarının ertelenmesi;
yüksek enflasyonun işletme maliyetleri üzerindeki etkisini karşılamaya
fazlasıyla yeterli olacaktır. Ancak, konsolide bütçede, ücretlerin ve emekli
maaşlarının beklenenin üzerindeki enflasyon oranları ile tutarlı olarak
endekslenmesi daha yüksek harcamalara sebep olacaktır. Bu nedenle, konsolide
bütçe faiz dışı harcamasına ilişkin Aralık sonu performans kriterinde bununla
uyumlu bir miktarda değişiklik yapılması talep edilmektedir (Ek F). Diğer
alanlardaki harcamalar ise bütçede nominal olarak öngörülen limitlerle
sınırlı olacaktır. Gelecekteki gelir performansına ilişkin belirsizlik
ve finansman durumunu güvenceye alma gereksinimi dikkate alınarak, beklenenin
üzerinde gerçekleşecek her türlü muhtemel gelirin tasarruf edilmesi planlanmaktadır.
9. Paragrafta bahsedilen iki geçici indirim haricinde vergi oranlarını
düşürmekten veya vergileri kaldırmaktan kaçınılacaktır.
18. 2002 yılı kamu sektörü faiz dışı fazlasına ilişkin program
hedefi GSMH'nın %6.5'i olarak muhafaza edilecektir. Kamu sektörü gelirlerinde
keskin bir sıçrama öngörülmemesi ve bazı yeni programları destekleme ihtiyacı
sebebiyle, tedbirlerin belirlenmesi büyük bir çaba gerektirmektedir. Ekonomik
koşullar olumsuz olduğu sürece, borç sürdürülebilirliğinin sağlanması için
bu yaklaşım dışında başka bir alternatif yoktur. Hedeflenen faiz dışı fazlanın,
beklenen ekonomik toparlanma ve daha düşük reel faiz oranları ile birlikte,
kamu sektörü borç rasyosunun zaman içinde düşmesini kolaylaştırması beklenmektedir.
Bu da faiz oranlarının daha fazla düşmesine yol açacaktır. Bu iddialı hedefe
ulaşmayı sağlayacak tedbirler, takip eden birkaç paragrafta özetlenmekte
ve EK G'de ayrıntılı bir biçimde açıklanmaktadır.
19. 2002 yılı konsolide bütçe faiz dışı fazlasının GSMH'nın %5.6'sına
gelecek şekilde artırılması planlanmaktadır. Bu hedefe ulaşabilmek amacıyla,
GSMH'nın % 25'i kadar faiz dışı gelir tahsil edilmesi ve GSMH'nın % 19.4'ü
kadar faiz ödemeleri dışında harcama yapılması hedeflenmektedir. Gelirler
açısından, vergi oranlarında yüksek artışlar yapmaktan kaçınılacaktır.
Ancak, akaryakıt tüketim vergisi ve motorlu taşıtlar vergisindeki reel
artışlar da dahil olmak üzere, bazı vergi artışlarının yapılması gerekmektedir.
Harcamalara ilişkin olarak ise, personel maliyetleri sıkı bir şekilde kısıtlanacak,
memur ve kamu işçisi alımı asgari seviyede tutulacaktır. Ücret dışı harcamalara
kısıtlama getirilmesinde, yatırım programının rasyonel hale getirilmesi
ve tarımsal destekleme sisteminin yeniden düzenlenmesini de kapsayan önemli
adımlar atılacaktır.
20. 2002 yılında kamu sektörünün geri kalan kısmında, GSMH'nın
%0.9'una denk bir faiz dışı fazlaya ulaşmayı hedeflemekteyiz. Sosyal güvenlik
kuruluşlarının ve yerel yönetimlerin faiz dışı pozisyonlarının dengede
kalması beklenmektedir. Bütçe dışı fonlara ilişkin olarak beklenen küçük
orandaki kötüleşme, GSMH'nın %0.2'sine denk gelen bir faiz dışı açığa (artan
sosyal harcamalar nedeniyle) tekabül etmektedir. Ancak, sözkonusu açık,
işşizlik sigortası fonunda sağlanacak küçük bir fazlayla telafi edilecektir
(2001 ile karşılaştırıldığında görülen azalma Mart'ta başlayacak olan işsizlik
sigortası ödemelerini ve primlerde istihdamı artırmak amaçlı yapılan indirimi
yansıtmaktadır). Bu nedenle, kamu sektörünün geri kalanı için hedeflenen
faiz dışı fazlanın kamu iktisadi teşebbüslerinden sağlanması beklenmektedir.
Buna ulaşmak için, harcamalar ve gelirler açısından hemen hemen eşit dağılım
gösteren, bir çok tedbir alınmaktadır. Harcamalara ilişkin olarak, personel
maliyetlerinin kontrol altında tutulması ve yeniden yapılandırma faaliyetleri
üzerinde yoğunlaşılacaktır. Gelir önlemleri, muafiyetlerin kaldırılmasını
ve KİT tarifelerinin artırılmasını içermektedir. Bu tedbirleri desteklemek
üzere, üçer aylık dönemler itibariyle gerçekleşen performans ve uygulamaları
izlemek amacıyla Hazine Kontrolörleri atanmıştır.
21. Sıkı bir maliye politikası uygulanırken, toplumun en zayıf
kesimlerini korumak amacıyla, sosyal alanda reel harcamalar artırılacaktır.
2002 yılında eğitim, sağlık ve sosyal korumayı (Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma
Fonu, çiftçilere doğrudan gelir desteği ve sosyal güvenlik kurulşlarını
kapsamaktadır) içeren kamu sektöründeki genel sosyal harcamaların GSMH'nın
%14.5'ini aşması beklenmektedir. Bu husus Dünya Bankası'nın PFPSAL programı
ile desteklenen harcama yönetimi programı kapsamında Hükümetimiz tarafından
belirlenmiş bir kriterdir. Bu sayılanlara ilave sosyal girişimler; işsizlik
sigortası sistemini (2002 yılı başında ödeme yapmaya başlayacaktır); Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü'nün programlarını; istihdamın
kaydırılmasını ve özelleştirme sonucunda işten çıkartılacak işçiler için
(Dünya Bankası'nın Özelleştirme Sosyal Destek Projesi kapsamında desteklenen)
yeniden yerleştirme programlarını kapsamaktadır.
22. GSMH'nın %6.5'ine tekabül eden faiz dışı fazla hedefine ulaşmak
amacıyla alınacak tüm tedbirlerin, 2002 Ocak ayına kadar uygulamaya konulması
sağlanacaktır. Koalisyon hükümeti liderleri EK G'de açıklanan tüm tedbirleri
onaylamış ve bu tedbirlerin bir kısmı halihazırda yürürlüğe girmiştir.
Meclis'in Bütçe'yi yukarıda anlatıldığı şekliyle 14 Aralık'a kadar onaylaması
beklenmektedir. Diğer tedbirler, mevcut kanunlardaki değişikliklerin kabul
edilmesi, çok sayıda genelgenin yayımlanması ve Kamu İktisadi Teşebbüslerinde
ise bu kuruluşların Yönetim Kurulları tarafından alınacak kararların ardından
yürürlüğe girecektir. Sözkonusu tedbirler sene sonuna kadar tamamlanacak
ancak, halihazırda yoğun olan Meclis takvimi nedeniyle yasal değişiklik
gerektiren bazı tedbirler 2002 Ocak ayı içerisinde görüşülecektir. Yukarıda
belirlenen tedbirlerin hedefe ulaşmada yeterli olacağı düşünülmektedir.
Büyük kamu sektörü kuruluşlarının bütçelerinin onaylanma süreçleri dahil,
bu tedbirlerin yürürlüğe konulması sürecinde bazı sapmaların ortaya çıkması
halinde, konsolide kamu sektörü faiz dışı fazla hedefini karşılamak amacıyla
Fon ile istişare edilerek acil önlemler alınacaktır.
23. 2001 yılı mali hususlara ilişkin yapısal gündemi öngörüldüğü
şekilde ilerlemektedir:
-
Harcama yönetimini iyileştirme konusundaki çabalarımız sonuçlarını göstermeye
devam etmektedir. Bir çok kamu sektörü kuruluşunun, hesapları ve finansal
görünümleri Meclise sunulmuştur (böylece bir yapısal kriter karşılanmıştır).
Avrupa Birliği standartları ile uyumlu bir Kamu İhale Kanunu 20 Kasım 2001
tarihinde Meclis'e sunulmuştur (15 Ekim için yapısal kriter). Yıl sonuna
kadar döner sermayelerin sayısının yarıya indirilmesi hususunda planlandığı
gibi ilerlenmektedir (diğer bir yapısal kriter).
-
Eylül ayı başında, finansal kuruluşlarda pek çok farklı işlem çeşidi için
Vergi Kimlik Numarası (VKN) kullanma zorunluluğunun başlamasıyla vergi
idaresinin iyileştirilmesine ilişkin önemli bir adım atılmıştır. VKN kapsamı,
2002 yılının başına kadar önemli ölçüde artmış olacak ve denetim programını
geliştirmek amacıyla kullanılacaktır. Ancak, büyük ölçüde ekonomideki küçülme
ve önceki mevcut stoğun üzerine yüksek faiz oranlarının eklenmesi sebebiyle
artan, özel sektörün birikmiş vergi borcu stoğunun yıl sonu için belirlenmiş
olan GSMH'nın %2'si seviyesini (yapısal kriter) aşmasından endişe edilmektedir.
Yeni gecikmiş vergi borçlarının en aza indirilmesine yardımcı olmak amacıyla,
konuyla ilgili çalışanlara, beyanda bulunmayanların takibi ve vergi alacaklarının
tahsilatı hususunda katı zaman sınırları getirilmiş olup, sözkonusu sınırlara
gösterilecek uyum izlenecektir.
Bankacılık Reformu
24. Özel bankacılık sisteminin güçlendirilmesi politikası, orta
vadeli büyümeye hızlı bir geri dönüşü desteklemek amacıyla izlenmeye devam
edilmektedir. Bu politikanın temel öğesi, tüm özel bankaların en az yüzde
8'lik sermaye yeterlilik oranını 2001 sonuna kadar sağlamalarını ve bunu
muhafaza etmelerini temin etmektir:
-
Özel bankalar sermayelerini artırmak ve faaliyetlerini geliştirmek yönünde
adımlar atmaya devam etmektedir. Körfez Bank'ın Osmanlı Bankası'yla birleşmesi
31 Ağustos 2001 tarihinde tamamlanmış olup, ikinci bir adım olarak Garanti
Bankası ile birleşme süreci devam etmektedir.
-
BDDK finansal açıdan zayıf bankalar için halihazırda ortaya konulmuş olan
sermaye güçlendirme planlarına gösterilen uyumu yakından takip etmektedir.
BDDK, üzerinde uzlaşılan plana uymayan herhangi bir bankaya Bankalar Kanunu'nda
tanımlanan yaptırımları ivedilikle uygulamaya kararlı olmaya devam etmektedir.
-
BDDK üzerinde uzlaşılan yeniden sermayelendirme planlarını, Eylül sonu
verileri ışığında yeniden değerlendirecek olup, ihtiyaç duyulduğu takdirde
bankalardan mevcut planlarını daha da güçlendirmelerini talep edecektir.
Ayrıca, diğer bazı ilave bankalarla yeniden sermayelendirme planları üzerinde
uzlaşma ihtiyacı olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme de yapılacaktır.
-
BDDK, kredi portföyünün kötüleşmesi nedeniyle kredi riskine karşı oluşabilecek
muhtemel zayıflıklar ışığında, kredi sınıflandırılması ve karşılık ayrılmasına
ilişkin düzenlemenin uygulanmasını daha da güçlendirmek için her türlü
çabayı gösterecektir. BDDK, denetimlerinde varlık kalitesine daha fazla
odaklanacak olup, bankaların tüm tahsil edilemeyen kredilerini belirlemelerini
temin edecektir.
-
Bankaların tahsil edilemeyen kredilerine ilişkin sorunun çözüme kavuşturulması
amacıyla, bir varlık yönetim şirketinin kurulması da dahil olmak üzere
çok farklı seçenekler, özel sektör ile işbirliği halinde incelenmektedir.
Tahsil edilemeyen kredilere ilişkin çözüm stratejisi 2002 yılı Ocak ayına
kadar tamamlanacaktır. Sözkonusu stratejinin varlık yönetim şirketinin
kurulmasını içermesi halinde, sözkonusu şirketinin kurulması önündeki yasal
ya da diğer uygulamaya yönelik engellerin bir an önce ortadan kaldırılmasına
çalışılacaktır. Bu durumda bahsekonu şirket, kamu kaynaklarına baş vurulmadan
finanse edilecektir.
-
Tahsil edilemeyen krediler sorununun şirketlerin zayıflayan performansına
kaçınılmaz bir biçimde bağlı olduğu ve sözkonusu zayıf performansın giderilmesinin
ekonomik toparlanma için hayati önem taşıdığı göz önüne alındığında, şirketlerin
borçlarının yeniden yapılandırılmasını kolaylaştırmaya kararlıyız. Bu amaçla,
Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Kanun taslağı hazırlanmaktadır.
Sözkonusu Kanun, borçların kamu kaynaklarına başvurulmadan ve denetimden
taviz verilmeden yeniden yapılandırılmasını sağlayacak, piyasa temelli
bir yaklaşım öngörmektedir. Şirketlerin borçlarının yeniden yapılandırılması
önündeki yasal engellerin de hızlı ve kararlı bir biçimde çözülecektir.
Bu kapsamda, İcra ve İflas Kanunu'ndaki değişiklik Ocak 2002 itibariyle
Meclis'e sunulacaktır.
25. TMSF bankalarının yeniden yapılandırılması alanında hızlı ilerlemeler
sağlanmaktadır. Kalan sekiz TMSF bankasının 2001 sonuna kadar çözümlenmesinin
tamamlanması hedefi yönünde planlandığı gibi ilerlenmektedir.
-
Sümerbank, 10 Ağustos 2001 tarihinde Temmuz ayı Niyet Mektubu'nda yeralan
banka çözümlenmesine ilişkin ilkelerle uyumlu bir biçimde Oyak Grubu'na
satılmıştır.
-
Kalan TMSF bankalarına ilişkin olarak, Demirbank'ın HSBC'ye satışı 29 Ekim
2001 tarihinde tamamlanmıştır. Sitebank'ın satış süreci 8 Ağustos tarihinde
başlamış ve NovaBank S.A. ile 22 Ağustos tarihinde gizlilik anlaşması imzalanmıştır.
Bankanın ön incelemesi Ekim ayı sonuna doğru tamamlanmış olup, NovaBank
S.A.'ın teklifi TMSF tarafından incelenmektedir. İktisat Bankası'nın satışına
ilişkin ilk teşebbüs ilgi gösteren tek yatırımcının teklif vermemesiyle
sonuçlanmıştır. Benzer biçimde Koçbank'ın Etibank için verdiği teklif yeterli
bulunmamış ve banka Ekim ayı ortasında yeniden satışa sunulmuştur. Kent
Bank'ın satış süreci 30 Ekim'de başlatılmıştır. Kalan TMSF bankaları (Tarişbank,
Bayındırbank ve EGS Bank) planlandığı gibi 2001 sonuna kadar çözüme kavuşturulacaktır.
Son olarak, 1 Temmuz 2001 tarihi itibariyle bankacılık lisansı iptal edilmiş
olan Türk Ticaret Bankası yasal temyiz süresi tamamlanır tamamlanmaz gönüllü
tasfiyeye gidecektir.
-
BDDK, TMSF bankalarının çözüme kavuşturulmasını tamamlamak amacıyla bu
bankaların satılamamış mevduatları ile bunlara karşılık gelen varlıklarını
faal durumdaki bankalara ihale yöntemiyle satacaktır. Ziraat Bankası kalan
mevduat ve bunlara karşılık gelen varlıkları satın almayı kabul etmiştir.
Ziraat Bankası'nın mevduat kaçışı nedeniyle beklenmeyen biçimde likidite
ihtiyacı içerisine girmesi halinde, gereken likidite nihai borç veren merci
olması itibariyle Merkez Bankası'nca sağlanacaktır. TMSF, devralınan bankalardan
birini varlık yönetimi için köprü banka olarak tutup tutmamak hususunda
2001 yılı Kasım ayı sonuna kadar karar verecektir (böyle bir bankanın mevduat
kabul etmesine izin verilmeyecektir).
-
TMSF bankalarının mevduat faiz oranlarının özel bankalarca uygulanan oranlarla
uyumlu olmasını temin etmeye devam edeceğiz.
-
Ekim ayı sonu itibariyle 6,000'e yakın şirket kredisi dosyası ve 36,500
tüketici kredisi dosyası TMSF bünyesindeki Tahsilat Birimi'ne transfer
edilmiştir. Bu rakam orijinal olarak belirlenen 1,200 dosya hedefinden
önemli miktarda fazladır. Bu sayı kalan diğer TMSF bankalarından 2001 sonuna
kadar transfer edilecek dosyalarla daha da büyüyecektir. BDDK, Tahsilat
Birimi'nin bu kadar yüksek düzeydeki ek dosya ile başa çıkabilmek için
yeterli düzeyde elemana sahip olmasını 2001 sonuna kadar temin edecektir.
BDDK, etkin kredi tahsili için prosedürlerin 2002 yılı Şubat ayı sonundan
önce uygulamaya konulması için 6 danışmanlık şirketini TMSF'ye danışmanlık
hizmeti verme ihalesine katılmaya davet etmiştir. Bu şirketlerden üçü teklif
vermiş olup, kazanan teklif 2001 yılı Kasım ayı sonuna kadar belirlenecektir.
26. Kamu bankalarının özelleştirmeye hazırlık sürecinde yeniden
yapılandırılmasında yeni ilerlemeler sağlanmaktadır.
-
Ziraat ve Halk Bankaları'nın zararlarını azaltmak ve bu bankaların, ekonomik
faaliyetleri daha etkin bir biçimde destekleyebilmesini sağlamak amacıyla
yürütülen operasyonel yeniden yapılandırma planları ile uyumlu olarak,
toplam çalışan sayısı Nisan ayı başından Ekim ayı sonuna kadar %20 oranında
düşürülmüştür. Bugüne kadar, 59 şube kapatılmıştır. Bazı bölgelerde, kapatılan
şubelerin bankacılık dışı faaliyetleri posta idarelerine devredilmiştir.
Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu, Hükümet'ten bu bankalarda rasyonelleştirme
çalışmalarının 2002 yılı ortasına kadar tamamlanması hususunda talimat
istemiştir. Hükümet sözkonusu talimatı Aralık ayı ortasına kadar çıkartacaktır.
Orta vadeli plan, halen, yeniden yapılandırma süreci sonunda sağlanması
öngörülen rekabetçi üstünlük ve ticari hedeflere ilişkin ilkeler doğrultusunda
bu bankaların özelleştirilmesidir.
-
Emlakbank'ın lisansının iptal edilmesini takiben bankanın varlık ve yükümlülükleri
bankacılık ve bankacılık dışı varlık ve yükümlülükler olarak ikiye ayrılmıştır.
Bankacılık varlık ve yükümlülükleri Ziraat Bankası'na devredilmiş olup,
varlık ve yükümlülükler arasındaki fark, 1,7 katrilyon TL'lik hazine tahvili
ihraç edilerek kapatılmıştır. Bankacılık dışı varlıklar ise, tasfiye edilecekler
(14 Eylül tarihli hisedarlar toplantısında bunlar için tasfiye memurları
atanmıştır) ve diğerleri olarak (TOKİ tarafından devralınan gayrımenkuller
da dahil olmak üzere) iki kategoriye ayrılmıştır.
-
Vakıfbank'ın özelleştirilmesi süreci başlatılmış olup, bankaya bu süreçte
yardımcı olmak üzere 2 Kasım tarihinde, bir yatırım bankası danışman olarak
seçilmiştir. Potansiyel yatırımcılara mektuplar gönderilerek bankayı alma
konusundaki ilgilerini gösterir tekliflerini, 2002 yılı başına kadar sunmaları
talep edilecektir. Nihai talepler Nisan sonu/Mayıs başına kadar istenecek
olup, kazanan teklif Mayıs ayı sonunda belirlenecektir.
Yapısal Reformlar
27. Büyük ölçekli kamu şirketlerinin satışına ilişkin hazırlıklara
devam edilmektedir. TÜPRAŞ ve POAŞ'ın hisselerinin yeniden halka arz edilmesine
ilişkin hazırlıklar 11 Eylül öncesinde son aşamaya gelmişti ancak, kötüleşen
piyasa koşulları sözkonusu ihracların gelecek yılın başına ertelenmesini
zaruri kılmıştır. İSDEMİR, çalışan sayısının azaltılması ve ERDEMİR ile
birleştirilmesi yöntemleri de dahil olmak üzere, yeniden yapılandırılmaktadır.
Bunu müteakiben ERDEMİR'deki kamu hisse payı %50'nin altına indirilecektir.
Türk Hava Yolları'nın operasyonel yeniden yapılandırılması, her ne kadar
bu sektörde dünya çapında yaşanan gerileme şirketin mali durumunu bozmuş
ve satış imkanını zayıflatmış olsa da, devam etmektedir. Tütün Kanunu ilk
taslağın Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesini takiben yeniden Meclis'e
sunulmuş olup, Meclis'in sözkonusu Taslak Kanunu 2002 yılı Ocak ayı başında
kabul etmesi beklenmektedir. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı TEKEL'in ve
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin özelleştirme planlarını, her ne kadar
sözkonusu planların tamamlanması yasamaya ilişkin gecikmeler nedeniyle
orijinal son tarih olan 2001 yılı sonunun ötesine kalabilecek olsa da,
tamamlamaya çalışmaktadır. Enerji sektöründe düzenleyici kurul 2 Kasım
2001 tarihinde atanmıştır. Ayrıca, enerji santralleri ve dağıtım şebekelerinin
satışına ilişkin hazırlıklar (Dünya Bankası'nın desteğiyle) sürmektedir.
İki doğal gaz dağıtım şirketinin Özelleştirme İdaresi portföyüne alınması
süreci başlatılmıştır. 31 Ekim 2001 tarihinde Türk Telekom Yönetim Kurulu
şirketleşme planı için bir danışman firma seçmiştir (böylece bir yapısal
benchmark yerine getirilmiştir). 2001 yılında bugüne kadar toplam 2.8 milyar
ABD Doları tutarında özelleştirme geliri elde edilmiştir. 2002 yılında
ise 1.5 milyar ABD Doları tutarında özelleştirme geliri elde edilmesi beklenmektedir.
28. Yönetişimi iyileştirmek ve doğrudan yabancı yatırımı çekmek
için bir dizi adımlar atılmaktadır. Bu kapsamda önemli bir adım olan uluslararası
standartlar ile tutarlı yeni Kamu İhale Kanunu'nun Meclis'e sunulmasına
yukarıda değinilmişti. Bunun ötesinde, iktisat politikalarının şeffaflığını
artırmak amacıyla kamu sektörüne ilişkin verilerin kalitesini artırmak
yönündeki çabalarımız daha da güçlendirilecektir. Bu amaçla ve daha genel
olarak kamu kaynaklarının yönetimini geliştirmek amacıyla, 2002 yılı ortasına
kadar Meclis'e Kamu Maliyesi Yönetimi ve İç Kontrol Yasası'nı sunacağız.
Ayrıca, Eylül ayı ortasında Ankara'da Dünya Bankası Yabancı Yatırımlar
Danışmanlık Hizmetleri Birimince yürütülen yatırımın önündeki idari engellere
ilişkin çalışmanın tavsiyelerinin gözden geçirildiği bir konferans gerçekleştirilmiştir.
Konferansın bulguları ışığında yapılan bir eylem planı Bakanlar Kurulu'na
sunulmuştur. Sonuç olarak, önümüzdeki dönemde diğerlerinin yanısıra şunların
gerçekleştirilmesi planlanmaktadır:
-
15 Ocak 2002 tarihine kadar yukarıda bahsedilen yatırımın önündeki idari
engeller çalışmasının bulguları ışığında yeni bir Yabancı Sermaye Kanun
Taslağının Meclis'e sunulması;
-
2001 yılı sonuna kadar Çalışma İzni Kanun Taslağının Meclis'e sunulması;
-
2002 yılı Ocak ayı sonuna kadar yatırım teşviği alınması için gerekli belge
sayısını azaltan bir yasa taslağının tamamlanması;
-
2002 yılı Ocak ayı sonuna kadar inceleme raporları sunulmadan ve finansman
bonosu teminatı verilmeden yapılabilecek asgari KDV iadesi miktarının artırılması.
29. Yatırım ortamının iyileştirilmesini sağlayacak diğer tedbirlere
ilişkin çalışmalar da sürmektedir. Türk Ticaret Kanunu, Arazi Geliştirme
Kanunu, Vergi Kanunu ve yatırım ortamını etkileyen diğer yasal düzenlemeler
gözden geçirilmektedir. Aynı zamanda, yolsuzlukla mücadele kapsamında alınabilecek
ek tedbirlerin belirlenmesi çalışmaları devam etmekte olup, bu tedbirler
kamu sektöründe daha iyi yönetişimi sağlamak üzere oluşturulacak kapsamlı
ve iddialı bir hareket planında yer alacaktır. Bu plan 2001 yılı sonundan
önce hazırlanacak olup, ilki 20-21 Eylül 2001 tarihlerinde gerçekleştirilen
bir dizi konferans sonucu elde edilecek bulguları baz alacaktır. Ayrıca,
seçkin uluslararası iş çevrelerini biraraya getirecek bir yatırımcı konferansı
düzenlenmesi çalışmaları sürmektedir. Sözkonusu konferans ekonomik programımızın
yerli ve yabancı finans piyasalarına daha iyi anlatılmasına yardımcı olacak
ve doğrudan yabancı sermaye girişini destekleyecektir.
30. Yapısal ve sosyal konularda Dünya Bankası ile yakın işbirliği
içinde çalışmaya devam etmekte ve bu konularda Dünya Bankası'nın desteğini
beklemekteyiz.
İyi dileklerimizle,
Kemal DERVİŞ
Ekonomiden Sorumlu Devlet
Bakanı |
Süreyya SERDENGEÇTİ
TCMB Başkanı |
(1) Aynı zamanda, teknik nedenlerden (Ek
C ve D) ötürü NİV ve NUR hedeflerinin tanımında değişiklik yapılması teklif
edilmektedir. İlk olarak , parasal tabanın istenen seyirde olmasına rağmen,
Türk Lirasındaki program tahminlerinin üzerindeki değer kaybı, suni olarak
Net İç Varlıkları artırmaktadır (TCMB'nin kamuya açmış olduğu döviz cinsinden
kredilerin değer kazanması nedeniyle). Bu duruma çözüm olarak, NIV'in cari
döviz kuru yerine 2001 Temmuz sonu (para programının en son revize edildiği
dönem) döviz kuru baz alınarak hesaplanması talep edilmektedir. İkincisi,
NUR'daki değişime ilişkin olarak kullanılmamış herhangi bir kısmın, bütünüyle
öbür döneme aktarılması talep olunmaktadır. Bu yaklaşım, TCMB devirlerinin
kamunun ödeme ihtiyaçlarıyla daha iyi örtüşmesine izin verecektir. Ancak,
NUR performans kriterlerinin kendisi değiştirilmeyecektir.
EKLER
A. Kantitatif
Performans Kriterleri ve Gösterge Niteliğindeki Hedefler
B. Yapısal Politikalar Listesi, 2001
C.Türkiye Cumhuriyet Merkez BankasıParasal Taban
Üzerinde Performans Kriterleri ve Gösterge Niteliğindeki Hedefler 1/ (Trilyon
TL)
D. Net Uluslararası Rezervlerdeki Değişime İlişkin
Performans Kriteri (milyon ABD Doları)
E. Konsolide Kamu Sektörü Kümülatif Genel Dengesine
İlişkin Gösterge Niteliğindeki Alt Sınırlar
F. Konsolide Bütçe Kümülatif Faiz Dışı Harcamalarına
İlişkin Performans Kriterleri
G. Maliye Politikası Tedbirleri
|