T.C.
BAŞBAKANLIK
HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI
Mr. Horst Köhler
Başkan
Uluslararası Para Fonu
Washington D.C. 20431
ABD
Sayın Bay Kohler,
1. İddialı ekonomik reform programımızı kararlılıkla uygulamaya
devam etmekteyiz. Mayıs ve Haziran ayları sonu için ilgili sayısal performans
kriterleri karşılanmış olup, gerek bankacılık gerekse diğer yapısal alanlarda
önemli ilerlemeler sağlanmıştır (Ek A ve B). Bu kapsamda, stand-by düzenlemesinin
9. gözden geçirilmesinin tamamlanmasını talep ediyoruz. Aynı zamanda, revize
edilmiş yıllık enflasyon tahminlerimizle tutarlı olarak, 2001 yılının kalan
kısmı için konsolide bütçe faiz dışı kümülatif harcamalarına ilişkin üst
sınırların da revize edilmesini talep ediyoruz. Ayrıca, parasal tabana
ilişkin endikatif üst sınırların ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın
Net İç Varlıklarına ilişkin performans kriterinin, güncellenmiş makroekonomik
çerçevemiz doğrultusunda yılın kalan kısmı için değiştirilmesini talep
ediyoruz. Diğer tüm performans kriterleri ve endikatif hedefler ise muhafaza
edilmektedir.
2. Yılın ilk yarısında yaşanan zorlukların ardından, ekonomi,
güçlendirilmiş programa olumlu tepki vermeye başlamıştır. GSMH, 2001 yılının
ilk çeyreğinde yıllık bazda % 4.2 oranında küçülmüş olup, ikinci çeyrekte
daha da küçülmüş olması beklenmektedir. Ayrıca, reel faiz oranlarının ısrarlı
bir şekilde çok yüksek seviyelerde seyretmesi ve iç talebin küçülmesi bankaların
ve şirketlerin bilançolarına yük getirmiş ve başta büyük bir istihdam
kaynağı olan küçük ve orta ölçekli işletmeler olmak üzere özel sektör girişimcileri
üzerinde baskı oluşturmuştur. Diğer taraftan, kısmen, artan ihracat ve
turizmde yaşanan patlamanın etkisiyle, ekonomide canlanma sinyalleri alınmaya
başlanmıştır: kapasite kullanımı Nisan ayından Haziran ayına kadar yüzde
üçün üzerinde üzerinde yükselmiş olup, Merkez Bankası’nın iktisadi eğilim
anketleri, katılımcıların artan güvenini yansıtmaktadır. Ayrıca, Türk Lirası’nda
Şubat ayında görülen yüksek düzeydeki değer kaybının yarattığı enflasyonist
etkilerin büyük bir kısmı şu ana kadar gerçekleşmiş görünmekte olup, enflasyonda
Mayıs ayında başlayan yavaşlama, TÜFE artışının %3 seviyesinde gerçekleşmesi
ile Haziran ayında da aynı seyri sürdürmüştür. Son olarak, yaşanan yavaşlama
ve Türk Lirası’ndaki değer kaybı dış cari hesapta göze çarpan bir düzelmeye
yol açmıştır.
3. İleriye baktığımızda, devam eden uluslararası finansal destek
ile birlikte, programda daha fazla ilerleme kaydedilmesi, güvenin tekrar
tesis edilmesini, faizlerin düşürülmesini ve ekonomik toparlanmanın kolaylaşmasını
sağlayacaktır. 26 Haziran 2001 tarihli mektupla güncellenen, 3 Mayıs 2001
tarihli mektubumuz halen 2001-2002 döneminde uygulayacağımız politikaları
anlatan ana doküman olup, bu mektup ile, çeşitli alanlarda tekrar güncelleştirilmektedir.
IMF’den (1999-2002 yılları için yaklaşık 19 milyar ABD Doları taahhüt edilmiştir)
ve Dünya Bankası’ndan (2001-03 yılları için 6.2 milyar ABD Doları taahhüt
edilmiştir) sağlanan büyük çaplı mali destek yeterli resmi finansman kaynağı
konusunda güvence sağlamaktadır. Özel sektörün katılımına ilişkin olarak
ise, yabancı ticari bankalarla 12-13 Haziran 2001 tarihlerinde yapılan
toplantıları müteakiben katılımcılara mektuplar yollanmış ve bankalardan,
Türkiye’ye açtıkları kredilerin, program uygulandıkça 11 Aralık 2000 tarihindeki
seviyesine yükseltilmesini teminen, Haziran ayı ortasındaki kredi seviyelerini
korumaları yönünde taahhüt istenmiştir. Şimdiden bazı yanıtlar alınmış
olup, kredi seviyelerini muhafaza etmekte güçlük çeken bankalar ile temaslarımız
sürmektedir. Bu mektupta ifade edilen politika ve tedbirlerin programın
amaçlarının gerçekleştirilmesi için yeterli olacağına inanıyoruz, ancak
gerekli olduğu takdirde, programın yolunda ilerlemesini sağlamak amacıyla
Fon’la düzenli istişare edilerek ilave tedbirler almaya hazır bulunmaktayız.
İletişim Politikası
4. Ekonomi politikalarımızı ve program kapsamındaki ilerlemeleri
anlatmaya yönelik olarak büyük gayret sarfedilmektedir. Son aylarda bu
konuda ekonomi politikalarının ve program kapsamındaki gelişmelerin daha
aktif biçimde açıklanmasını sağlamak amacıyla, Ekonomiden Sorumlu Devlet
Bakanı ve diğer üst düzey yetkililerin Türkiye’de yaptığı girişimler, yabancı
yatırımcılarla yurtdışında yapılan toplantılar ve resmi kuruluşların internet
sayfalarında programı anlatmak üzere yayımlanan açıklamalar ve dökümanlar
ile Hazine’nin basınla ilişkiler biriminin daha aktif kılınması da dahil
olmak üzere, bazı önemli adımlar atılmıştır. Ayrıca, niyet mektuplarını
yayımlamaya devam etmekte olup, IMF uzman raporlarının da yayımlanmasına
karar vermiş bulunuyoruz. Önümüzdeki dönemde, mutat yerel basın açıklamaları
yapmaya; ekonomi politikalarını daha iyi açıklayabilmek için gayret sarf
etmeye; ve ana uluslararası finans merkezlerinde ve Türkiye’de tanıtım
amaçlı ek toplantılar yapmaya devam edeceğiz. Dahası, uluslararası yatırımcılarla
halihazırdaki aktif temaslarımızın üzerine inşaa etmek üzere, belli başlı
diğer bazı gelişmekte olan ülkelerde yapıldığı gibi daha resmi bir yatırımcı
konseyi oluşturma konusunu irdelemekteyiz. Sözkonusu konsey, yatırımcı
güvenini daha da artırmaya yardımcı olarak, sermaye akımlarındaki dalgalanmaları
azaltacak ve piyasa beklentilerindeki değişiklikleri izleme kabiliyetimizi
güçlendirecektir.
Makroekonomik Çerçeve
5. Son veriler ışığında 2001 yılı için makroekonomik projeksiyonlarımızı
revize etmiş bulunuyoruz. İlk çeyrekte üretimdeki düşüş beklenenden fazla
olmasına rağmen, ekonomik faaliyetlere ilişkin öncü göstergeler ve ihracata
ilişkin gelişmeler üçüncü çeyrekten itibaren üretimde bir toparlanma olacağını
göstermektedir. Bugüne kadar ekonomik aktivitede görülen yavaşlamayı dikkate
alarak, orijinal program tahminlerine göre 2001 yılının tümü için % 3 olarak
gerçekleşmesi beklenen reel GSMH’daki küçülmeyi, %5½ olarak öngörmekteyiz.
Türk Lirası’nın ilk etaptaki değer kaybı sebebiyle enflasyonda yılın ikinci
çeyreğinde görülen artış orijinal tahminlerin çok az üzerinde gerçekleşmiş
olmasına rağmen son dönemde enflasyonda yaşanan düşüş, 2001 yılının sonuna
kadar aylık %2’lik enflasyon hedefimizin gerçekleştirilebilir olduğunu
göstermektedir. Şu anda, tüm yıl için, TÜFE artışının (Aralık-Aralık) orijinal
olarak tahmin edilen %52.5 oranına kıyasla %58 düzeyinde olmasını bekliyoruz.
Önümüzdeki oniki ayda (Haziran-Haziran) TÜFE artış oranının yaklaşık %30-35
aralığına gerilemesini bekliyoruz. Cari hesabın ise (orijinal olarak dengede
olması beklenirken), turizmin güçlü bir performans sergilemesi, ihracatın
(özellikle otomotiv sektöründe) artması ve ithalatın azalması sonucunda,
tüm yıl için 5 milyar ABD Dolarlık (GSMH’nın %3’ü) bir fazla vermesini
bekliyoruz.
Maliye Politikası ve Borç Yönetimi
6. Maliye politikası beklenen seyri izlemiştir. Mayıs ayı sonuna
kadar konsolide kamu sektörü faiz dışı fazlası, 2001 yılı GSMH’nın %3.4’ü
seviyesine ulaşarak, program hedefini GSMH’nın %1.7’si oranında aşmıştır.
Sözkonusu olumlu performans, gelir vergisinin (özellikle faiz üzerinden
alınan stopaj vergisinin) beklenenin üzerinde gerçekleşmesi; bütçe dışı
fonların yatırımlarının gecikmesi; ve kamu iktisadi teşebbüslerinin, özellikle
tarımsal alanda, tahminlerin altında harcama yapması nedeniyle gerçekleşmiştir.
Konsolide bütçeye ilişkin olarak, faizdışı harcamalar Mayıs sonu için belirlenmiş
olan üst limit içerisinde kalmış ve Haziran sonu için kümülatif faiz dışı
denge, program tahminlerinin GSMH’nın %0.2’si kadar üstünde gerçekleşmiştir.
Politika uygulamaları açısından ise, telefon hizmetlerine uygulanması önerilen
KDV artışının iptalinin gelirlere olan etkisinin, yurtdışına çıkışlarda
alınacak harçlar ve vadeli mevduat hesaplarından alınacak özel işlem vergisi
ile telafi edilmesini bekliyoruz.
7. Tahmin edilenin üzerindeki gelir artışının devam etmesi beklentisi
ve kamu iktisadi teşebbüslerinin beklenenden iyi bir mali görünüm sergilemeleri
nedeniyle, GSMH’nın %5.5’i olarak belirlediğimiz 2001 yılı konsolide kamu
sektörü faiz dışı fazlası hedefimize ulaşma yolunda ilerlemeye devam etmekteyiz.
Daha yüksek enflasyonun, yılın ikinci yarısında GSMH’nın %0.2’si kadarlık
bir ek gelir elde edilmesini sağlayarak, daha düşük büyümenin gelirler
üzerindeki olumsuz etkisini fazlasıyla telafi etmesi beklenmektedir. Bu
durum, yılın ilk yarısında beklenenin üstünde (GSMH’nın %0.2’si kadar)
gerçekleşen gelirler ve Türk Telekom’da Haziran ayında beklenenin üzerinde
gerçekleşen tarife artışı (yılın tamamında GSMH’nın %0.1’i kadar bir ek
gelir) ile birleştirildiğinde makroekonomik çerçevede yapılan revizyon
nedeniyle reel kamu harcamalarında görülen zayıflamayı telafi etmek için
alan sağlamaktadır. Her türlü durumda, yılın ilerleyen bölümünde bazı sapmaların
ortaya çıkması halinde, faiz dışı fazla hedefine ulaşılmasının sağlanması
amacıyla ihtiyari faiz dışı harcamalar düşürülecek ve gerekli olduğu takdirde
gelir önlemleri alınacaktır.
8. Faiz dışı harcamalarda yeni makroekonomik çerçeve ile tutarlı
olan artışlar ve faiz dışı fazla hedefi, reel kamu harcamalarının ya orjinal
seyrini korumasını, ya da krizin, krizden en fazla etkilenen kesim üzerindeki
etkilerinin azaltılmasını hedeflemektedir. Faizdışı harcamalardaki bu artışın
yaklaşık GSMH’nın % 0.4’ü kadarlık kısmı, konsolide bütçede yansıtılacak
olup, bu artış emekli ve memur maaşlarının enflasyona endekslenmiş olmasından
ve sosyal güvenlik kuruluşlarına sağlık harcamalarını reel olarak sabit
tutabilmeleri amacıyla aktarılan ek kaynaklardan oluşmaktadır. Bu artışı
yansıtan revize edilmiş konsolide bütçe faiz dışı harcama üst sınırlarına
ilişkin performans kriterleri Ek C’de yer almaktadır. TL’nin tahmin edilenden
daha fazla değer kaybetmesi nedeniyle su, elektrik, doğal gaz vb. maliyetler
ile tarım sübvansiyonlarının maliyetinin (ABD Doları cinsinden ifade edilmeleri
sebebiyle) artması muhtemel olmakla birlikte, bu ilave maliyetleri mevcut
bütçe ödenekleri ile sınırlı tutabileceğimizi tahmin ediyoruz. Harcamalar,
geniş tanımlı kamu kesiminde ise GSMH’nın %0.1’i kadar artacak olup, sözkonusu
artış Dünya Bankası’ndan Sosyal Riskin Azaltılması Projesi’nin finansmanını
desteklemek amacıyla sağlanması beklenen kredinin gerekli kıldığı harcamaları
yansıtmaktadır. Sözkonusu kredi toplumun en fakir kesimi için eğitim, sağlık,
ve diğer sosyal harcamaları artırmayı hedeflemektedir. Bu, son dönemde
yaşanan ekonomik zorluklar dikkate alınarak, sosyal güvenlik ağını güçlendirmeye
ve desteklemeye yönelik olarak devam etmekte olan çabalarımızı yansıtmaktadır.
Diğer bütün harcama kalemleri için ise mevcut bütçe ödeneklerine bağlı
kalınacaktır.
9. Kamu maliyesinin bütününü kuvvetlendirmek ve genel bütçe yönetimini
iyileştirmek amacıyla daha ileri adımlar atılmaktadır. Konsolide kamu sektörü
faiz dışı fazlasını daha da artırarak GSMH’nın %6.5’i seviyesinde gerçekleşmesini
sağlamak amacıyla 2002 yılı kamu maliyesi stratejisi hazırlanmaktadır.
Bu, sıkı harcama kısıtları gerektirecek olup, bütçe çağrısında kuruluşlardan,
harcama taleplerini reel artış olmayacak bir düzey ile sınırlamaları istenmiştir.
Konsolide bütçe teklifinin Ekim ayında sonuçlandırılması beklenmektedir.
Harcamalar önümüzdeki mali yılda kısılırken, yeni bir devlet ihale kanunu’nun
uygulanması suretiyle kamu harcamalarının etkinliğinde artış sağlanmasını
ümit etmekteyiz. Sözkonusu kanunun, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği ile
istişare edilmesi akabinde, 15 Ekim 2001 tarihine kadar Meclis’e sunulması
beklenmektedir (yapısal kriter). Bütçe içi kısıtlamaları ve nakit akış
planlarını daha da desteklemek amacıyla, harcama taahhütlerinin düzenli
olarak izlenilmesine başlanacaktır. Bilgisayarlaştırılmış yeni muhasebe
sistemi faaliyete geçene (2001 yılının sonunda) ve taahhütlerin raporlanmasını
da kapsayacak biçimde genişletilene kadar, izleme aracı olarak 2001 yılının
üçüncü çeyreğinin sonundan başlamak üzere, üçer aylık anketler kullanılacaktır.
Aynı zamanda, harcama planları nedeniyle oluşan vergi yükünü hafifletmek
amacıyla, vergi tabanını genişletmenin yolları aranmaktadır. Bu çerçevede,
geçen yıl IMF’den vergi politikası ve idaresi konusunda teknik yardım almıştık.
Şimdi de Türk vergi sistemini 2001 yılı sonuna kadar iyileştirmek için
orta vadeli bir strateji oluşturmak üzere Dünya Bankası ile ortak çalışmalar
yürütüyoruz. Son olarak, vergi kimlik numaralarının finansal işlemlerde
kullanılması konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmeye devam edilmekte
olup, uygulamanın 1 Eylül 2001 tarihinde başlaması beklenmektedir ve vergi
idareleri için sıkı performans standartları hazırlanarak, vergi alacaklarının
tahsilatını sağlamaya yönelik çabalar yoğunlaştırılacaktır.
10. Kamu borcunun sorunsuzca çevrilmesinin sağlanması amacıyla,
kamunun borçlanma ihtiyacını ve maliyetini düşürecek bir dizi adımlar atılmaktadır:
-
Kamu kesimi güçlü faiz dışı bütçe pozisyonunu koruyacaktır. Sözkonusu fazla,
dış kaynakların da kullanımı ile birlikte, 2001 yılının kalan bölümünde
Hazine’nin borçlanma ihtiyacının itfa miktarlarının oldukça altında kalmasını
sağlayacaktır.
-
26 Temmuz 2001 tarihinde kamu borcunun çevrilmesi riskinin daha da azaltılmasına
yönelik bir tedbirler paketi açıklanmıştır. Banka pasiflerinde uzun vadeye
yönelimi teşvik etmek amacıyla mevduattan alınan stopaj vergisini, uzun
vadeli mevduata daha düşük, kısa vadeli mevduata daha yüksek oranlar uygulanmak
kaydıyla, elde edilen vergi gelirini fazla etkilemeksizin, farklılaştırma
uygulamasına gidilecektir. Hazine kağıtlarının küçük yatırımcılar tarafından
daha fazla miktarda doğrudan tutulmasını teşvik etmek amacıyla, Devlet
İç Borçlanma Senetleri’ni satın alanlara uygulanmakta olan gelir vergisi
muafiyetinin 4,9 milyar TL’den 2002 yılı sonuna kadar (sistemin bu tarihte
daha kapsamlı bir reforma tabi tutulması planlanmaktadır) 50 milyar TL’ye
yükseltilmesini önermekteyiz. Merkez Bankası, bankacılık sektöründeki aracılık
maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla, mevduatlar için ayrılan TL cinsi munzam
karşılıklara faiz ödemeye başlayacaktır. Son olarak, ithalatın finansmanı
önündeki engellerin kaldırılması amacıyla yurtdışı ithalat kredileri üzerinden
alınan vergi %6’dan %3’e düşürülecektir. Sözkonusu önlemlerin önemli bir
mali etki yaratması beklenmemektedir. Sapmalar görüldüğü takdirde mali
hedeflerimize ulaşmak amacıyla ilave önlemler alınacaktır.
-
Buna ilaveten, kamu bankalarının ve Merkez Bankası’nın Hazine’nin yükümlülüklerinin
çevrilmesine iştirak etmesiyle, Hazine’nin özel bankalardan toplam borçlanması
önemli ölçüde azalacaktır. Önümüzdeki aylarda yapılacak itfaların hemen
hemen üçte biri kamu bankalarına ve Merkez Bankası’na olan yükümlülüklerdir.
Orjinal programda da öngörüldüğü üzere, sözkonusu itfalar sonucu piyasaya
çıkacak likidite, ya doğrudan kamu bankalarının borcun çevrilmesine iştiraki
vasıtasıyla, ya da dolaylı olarak itfaların mevduat sahiplerinin özel bankalara
yönelmesini finanse ettiği ölçüde, Hazine kağıtlarına olan talebi artıracaktır.
Kamu bankalarının mali yapısı, Mayıs ayında yeniden sermayelendirilmelerinin
ardından, büyük ölçüde kuvvetlenmiş ve bu bankalardan diğer bankalara olan
mevduat kayışı tahmin edildiği kadar hızlı gerçekleşmemiştir. Öyle ki,
sözkonusu bankaların zaman zaman, borcun çevrilmesine doğrudan katılacak
seviyeye ulaşmaları beklenmektedir. Bu amaçla, kamu bankalarına yapılacak
olan Hazine itfalarının sözkonusu bankalarının likidite ihtiyacının karşılanması
için gerekli olmayan kısmı, üç ayda bir kupon ödemeli ve piyasa faiz oranları
taşıyan yeni Hazine kağıtları ile yapılacaktır. Bu tedbir, kamu bankaları
bilançolarının, bu bankalar orjinal stratejimize paralel olarak satışa
hazırlanırken, sağlam kalmasını temin edecek ve bu arada da özel bankalardan
borçlanılan miktarların, itfa tutarları altında kalmasını sağlayarak borcun
çevrilmesi riskini düşürecektir. Kamu bankalarının, mevduat çekişleri nedeniyle
likidite ihtiyacı içerisine girmesi halinde gereken likidite ivedilikle
Hazine tarafından sağlanacaktır. Aynı zamanda Hazine, orjinal stratejimize
paralel olarak, müdahale edilen bankaların bilançolarını küçültmek amacıyla,
TMSF bünyesindeki bankalara olan yükümlülüklerini nakit olarak ödemeye
devam edecektir.
-
Yeni Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Kanun Tasarısı (bir yapısal kriter
yerine getirilerek) Meclis’e sunulmuş olup, borç yönetiminin güçlendirilmesi
için gerekli yasal çerçeveyi sağlayacaktır. Yeni yasal çerçevenin 2001
yılı Kasım ayı sonuna kadar yürürlüğe girmesi beklenmektedir.
-
Özel emeklilik ve sigorta fonlarının kurulmasına ilişkin olarak geçtiğimiz
günlerde kabul edilen yasa ile bankalar haricindeki mali kurumların Hazine
ihalelerine katılımının zamanla artması beklenmektedir.
11. Türkiye’nin kamu borç yükünün sürdürülebilir olduğuna dair
güven, programın başarılı olmasında önemli bir unsurdur. Türkiye’nin borç
yükü, 2001 yılına ilişkin daha muhafazakar büyüme ve enflasyon varsayımları
gözönüne alınarak, dönem başı faiz oranlarının geçmiş on yılın yüksek ortalamalarına
yakın seviyelerde seyretmesi halinde bile sürdürülebilir durumundadır.
Programımızın temel hedefi olan sürdürülebilir hızlı büyümenin sağlanabilmesi
için, reel faiz oranlarının önemli ölçüde düşmesi gerekmektedir. Bu kapsamda,
programın uygulanmasında ilerlemeler sağlanmaya devam edilmesinin, piyasa
güvenini daha da kuvvetlendireceğine ve faiz oranları ile diğer makroekonomik
değişkenlerin program hedeflerine yaklaşmasına katkı sağlayacağına inanılmaktadır.
Para ve Döviz Kuru Politikası
12. Enflasyon hedeflemesine geçiş planlarımızda hızla ilerleme
kaydetmekteyiz. Bu amaca yönelik olarak, Merkez Bankası, bilgi tabanını
güçlendirmekte ve modelleme ve araştırma çalışmalarını hızlandırmakta önemli
ilerleme kaydetmiştir. Para politikası kararları şimdiden giderek artan
ölçüde enflasyon gerçekleşme beklentisine göre belirlenmektedir. Sözkonusu
parasal çerçevede kamuoyu ve piyasalar ile iletişim önem taşıyacağından,
para politikasının şeffaflık ve etkinliğini artırmak amacıyla bazı mekanizmalar
oluşturmak yönündeki çabalarımızı, enflasyon raporlarının düzenli biçimde
yayımlanması da dahil olmak üzere, hızlandıracağız. Bir sonraki enflasyon
raporu Ekim ayı başında yayımlanacaktır. Kamu maliyesindeki beklenen düzelmeyi,
bankacılık reformundaki hızlı ilerlemeleri ve TL’de ilk etapta yaşanan
değer kaybının fiyatlar üzerindeki olumsuz etkisinin tamamlanmış olmasını
dikkate alarak, 2001 yılının son çeyreğinden itibaren enflasyon hedeflemesini
resmi olarak para politikasının nominal çıpası haline getirmeyi planlamaktayız.
Sözkonusu dönemde, üçer aylık endikatif bir enflasyon yolu ile desteklenen,
2002 yılı enflasyon hedefini ilan edeceğiz. Merkez Bankası, aradaki dönemde,
enflasyona ilişkin gelişme ve beklentileri düzenli olarak değerlendirecek
ve bu değerlendirmeler ışığında faiz oranlarını enflasyonla mücadele hedefi
ile tutarlı bir biçimde ayarlayacaktır. Program uygulandıkça ve enflasyon
düşmeye devam ettikçe, hernekadar Merkez Bankası enflasyondaki süregelen
düşüşü desteklemek amacıyla faiz oranlarını artırmaya hazırlıklı olsa da,
kısa vadeli faiz oranlarının azalan bir trend izlemesini beklemekteyiz.
13. Parasal taban, enflasyon hedeflemesine geçiş sürecinde, enflasyonla
mücadelenin nominal çıpası olmaya devam edecektir. Yenilenen makroekonomik
çerçeve ile uyumlu olarak ve para talebinin mevsimselliğini daha yakından
yansıtacak biçimde, parasal tabana ilişkin revize hedefler belirlemiş bulunuyoruz
(Ek D). Merkez Bankası, parasal taban hedefinin yakalanmasında yardımcı
olmak üzere, gerektiğinde döviz satacak (bir sonraki paragrafa bakınız)
ve para piyasası oranlarını ayarlayacaktır.
14. İhtiyari döviz müdahaleleri, işlemlerin yumuşatılması ile
sınırlı olacaktır. Merkez Bankası, program politikası ile uyumlu olarak,
iki tip döviz işlemi gerçekleştirmeye devam edecektir. İlk olarak, Merkez
Bankası dış borçlanmanın iç ödemeler için bütçede kullanılması sonucu iç
piyasadaki likidite üzerinde oluşan etkiyi telafi etmek üzere piyasada
döviz satacaktır. Bu amaçla, Merkez Bankası sözkonusu dış desteğin tamamını
özel bir hesapta tutacaktır. Bu kaynakların iç ödemeler için kullanılan
kısmı önceden ilan edilmiş ihalelerle satılacaktır. İkinci olarak, Merkez
Bankası, geçici döviz kuru dalgalanmalarını yumuşatmak amacıyla, zaman
zaman müdahalelerde bulunabilecektir. Ancak, piyasanın aleyhine pozisyon
alınmasını engellemek amacıyla, sözkonusu müdahaleler, dalgalı kur rejimi
ile tutarlı olarak, nadiren ve iki yönde de yapılacaktır.
Bankacılık Sektörü Reformları
15. Bankacılık sektöründeki reform kapsamında hızlı ilerlemeler
sağlanmaya devam edilmiştir. Finansal durumu zayıf olduğu belirlenen özel
bankalarla, sermayelerinin 2001 yılı sonuna kadar yeterli düzeylere çıkarılmasına
ilişkin planları içeren taahhüt mektupları imzalanmıştır. Geçerli yeniden
sermayelendirme planları taahhüt edemeyen beş bankaya 10 Temmuz 2001 tarihinde
el konulmuştur. Dört Fon bankasından, potansiyel yatırımcılar tarafından
ilgi gösterilmeyen üç tanesi (Etibank, Interbank ve Esbank) 2 Temmuz 2001
tarihinde ikinci bir geçiş bankası (Etibank) altında birleştirilmiştir.
Ayrıca, Bank Ekspres yerel bir gruba satılmış, uluslararası bir banka (HSBC)
Demirbank’ın satış ihalesini kazanmış olup, bu bankaya ilişkin satış ve
alım anlaşması görüşmeleri 20 Eylül 2001 tarihine kadar sürdürülecektir.
Sümerbank’ın satışına ilişkin görüşmeler ise halen devam etmektedir. Satışa
ilişkin bir anlaşma sağlanamaması halinde, tasfiye prosedürleri Eylül ayı
sonundan önce başlatılacaktır. 9 Temmuz 2001 tarihinde Emlak Bankası’nın
lisansını iptal etmiş bulunuyoruz. Bankanın bankacılık aktifleri ile yükümlülükleri
T.C. Ziraat Bankası’na aktarılmış olup, T.C. Ziraat Bankası sözkonusu varlıkları
bünyesine almak için yeterli düzeyde sermayelendirilmiştir. Kamu bankalarının
kar/zarar, likidite ve faiz oranı marjlarını izlemeye yönelik bir izleme
sistemi oluşturulmuştur. Kamu bankalarının bağımsız dış denetimi tamamlanmış
olup, sözkonusu bankaların operasyonel yeniden yapılandırılmasında rehberlik
edecek dış danışmanlar atanmış bulunmaktadır. Kamu bankalarının yeniden
yapılandırılmasını ve aynı zamanda bankaların ve iştiraklerinin birleştirilmesini
kolaylaştıracak bir kanun kabul edilmiştir.
16. Özel bankaların finansal durumlarını güçlendirecek pek çok
adım daha atılmaktadır.
-
Sermaye güçlendirme planları taahhüt eden finansal durumu zayıf
bankalara ilişkin olarak, sözkonusu bankaların üzerinde anlaşılan planlara
gösterecekleri uyumu yakından izlemek üzere bir çerçeve oluşturulmuş bulunmaktadır.
BDDK, sözkonusu plana bütünüyle uymayan herhangi bir bankaya Bankalar Kanunu’nda
öngörülen yaptırımları ivedilikle uygulayacaktır.
-
Özel bankaların finansal durumu izlenmeye devam edilecek ve stratejimiz,
finansal açıdan güçsüz olduğu belirlenen bankaların sermaye güçlendirme
planları üzerinde BDDK ile görüş birliğine varmaları zorunlu kılma yönünde
muhafaza edilecektir. Bu planlar üzerinde anlaşma sağlanılamayan her durumda,
sözkonusu bankalar ivedilikle bir sonraki gözden geçirmeye kadar çözüme
kavuşturulacaktır.
-
Güçlendirilmiş düzenleyici bir çerçeve bankacılık reformlarının uygulanmasını
etkin kılacaktır. Bu çerçevede, bağlı kredilendirmeye ilişkin olarak değiştirilmiş
bir düzenleme yayımlanmıştır.
17. TMSF tarafından devralınan bankaları 2001 yılı sonuna kadar
çözüme kavuşturma hususundaki kararlılığımız devam etmekte olup, bu arada
sözkonusu bankaların operasyonel yeniden yapılandırılmalarına devam edilecektir.
-
TMSF bünyesindeki bankaların mevduat faiz oranlarının, özel bankalarınki
ile uyumlu olmasını ve bu bankaların likit kalmaya devam ederken minimum
vade ilkelerine sadık kalmalarını temin etmeye devam edeceğiz.
-
Son olarak müdahale edilen beş bankanın (Kentbank, EGS Bank, Bayındırbank,
Tarişbank ve Sitebank) çözüm stratejileri Bankalar Yeminli Murakıpları’nın
değerlendirmeleri tamamlanır tamamlanmaz (ki Eylül ayı sonundan önce gerçekleşmesi
beklenmektedir) sonuçlandırılacaktır.
-
Yasal süreç tamamlanır tamamlanmaz Türk Ticaret Bankası’nın çözüme kavuşturulması
için gönüllü tasfiye yoluna gidilmesine ilişkin bir strateji oluşturmuş
bulunmaktayız. Sözkonusu çözüm sürecinin iki ay içerisinde başlatılmasını
bekliyoruz.
-
İktisat Bankası’na ilişkin satış süreci Bankalar Yeminli Murakıpları’nın
mali değerlendirmeleri tamamlanır tamamlanmaz başlayacaktır. İktisat Bankası
ve Etibank (ikinci geçiş bankası), 2001 yılı sonuna kadar satılamaz ise
gönüllü tasfiyeye tabi tutulacaktır.
-
TMSF’nun Tahsilat Birimi yakın bir gelecekte tam anlamıyla faaliyete geçecektir.
Bugüne kadar, 74 kişi istihdam edilmiş olup, çalışan sayısı 2001 yılı sonuna
kadar 100’e çıkarılacaktır. Kredi tahsiline ilişkin yeni yönetmelik BDDK
Yönetim Kurulu tarafından kabul edilmiş olup, Resmi Gazete’de yayınlanmak
üzere, Temmuz ayı sonuna kadar Başbakanlığa sunulacaktır. Sümerbank, Bank
Ekspres ve Türk Ticaret Bankası’nın 75 milyar TL’nin üzerindeki geri dönmeyen
kredilerinin büyük çoğunluğu Tahsilat Birimi’ne devredilmiş olup, Etibank,
Interbank, Esbank, Demirbank ve İktisatbank’ın dosyaları 2001 yılı Eylül
ayı sonuna kadar Tahsilat Birimi’ne devredilecektir.
18. Kamu bankalarını özelleştirmeye hazırlama çalışmaları ilerlemektedir.
-
T.C. Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası’nın operasyonel yeniden yapılandırmasına
(şube ve çalışan sayısının azaltılması) ilişkin ilerleme sağlanmıştır.
Şube kapatma ve çalışan sayısını azaltma kriterleri üzerinde çalışılmakta
olup, bu alanlarda 18 ay içerisinde rasyonel düzeye inilmiş olacaktır.
-
Emlak Bankası’nın varlık ve yükümlülüklerinin 9 Temmuz 2001’de T.C. Ziraat
Bankası’na devredilmesini takiben 17 Ağustos 2001 tarihinde Emlak Bankası
Genel Kurulu bir tasfiye memuru atamak üzere toplanacaktır. Ek olarak,
Emlak Bankası’nın tüm şubeleri ilk aşamada T.C. Ziraat Bankası’na devredilmiş
olmakla beraber, şuanda Ağustos 2001 sonuna kadar T. Halk Bankası’na devredilecek
şubeleri belirleme süreci içerisinde bulunmaktayız.
-
Vakıfbank’ın özelleştirilmesi süreci piyasa koşulları izin verir vermez
yeniden başlayacaktır. Daha esnek satış metodlarına izin veren bir kanunun
kabul edilmesini takiben, kanunun yürütülmesine ilişkin Bakanlar Kurulu
Kararı imzaya açılmış bulunmaktadır.
19. Stratejimizin, mali olarak sağlıklı durumdaki bankaları güçlendirmesini
ve birleştirmesini temin etmesini sağlayacağız. Bu amaçla, TMSF bünyesindeki
bankalar ile sermayesi yetersiz özel bankaların çözüme kavuşturulmasına
ilişkin temel ilkeleri oluşturmuş bulunuyoruz : (i) satılacak ya da birleştirilecek
herhangi bir banka önceden yeterince sermayelendirilmelidir; (ii) bankanın
yeni sahibi, aranan niteliklere bütünüyle sahip olmalıdır; (iii) bankanın
yeni sahibi aynı zamanda, bankanın gelecekteki karlılığını teminen ikna
edici bir iş planı sunabilmelidir; ve (iv) yeniden sermayelendirilmiş banka
ödeme gücünü haiz/karlı olmalı ve daha baştan tüm ihtiyati düzenlemelerle
uyum içinde olmalıdır. Sözkonusu ilkelerin BDDK ve TMSF’nin dahil olduğu
tüm gelecek banka satış ya da çözümlerinde uygulanmasını temin edeceğiz.
20. BDDK’nın nitelikli insan gücünü muhafaza etmek ve istihdam
edebilmek amacıyla, denetimi altındaki kurumlarınki ile uyumlu istihdam
koşulları sunmak üzere, gerekli yasal dayanağa ve mali kaynaklara sahip
olmasını temin edeceğiz. Bankacılık sisteminin sıhhati büyük ölçüde BDDK’nın
sorumluluklarını yürütme biçimine bağlı olup, bu da kurumun insan gücü
kalitesi ile ilgilidir. Benzer biçimde, TMSF bünyesindeki Tahsilat Birimi
de kredi tahsillerini azamiye çıkarmak ve vergi mükelleflerine olan maliyeti
asgariye indirmek üzere, tecrübeli özel sektör bankacılık uzmanlarını istihdam
edebilmek için gereken mali kaynaklara sahip olacaktır.
Özelleştirme, İş Ortamı ve Yönetişim
21. Büyük ölçekli kamu varlıklarının satışına ilişkin hazırlıklar
planlandığı gbi ilerlemektedir. Varlık satışlarının zamanlaması piyasa
koşullarına bağlı olarak belirlenmeye devam edecek olmakla beraber, gerekli
hazırlıklar için adımlar atılmaktadır.
-
Özelleştirme İdaresi TÜPRAŞ ve POAŞ’a ilişkin taslak teklifleri tamamlamakta
olup, halka arzların planlandığı gibi 2001 yılının son çeyreğinde gerçekleştirilmesi
beklenmektedir.
-
Hükümet, Haziran ayında Meclis tarafından kabul edilen Tütün Kanunu’nu,
Meclis tekrar toplandığında, en kısa süre içinde yeniden Meclis’e sunacaktır.
Geçiş döneminin aşılmasına ilişkin endişeler Dünya Bankası tarafından desteklenen
bir çok proje vasıtasıyla giderilmektedir. Özelleştirme İdaresi TEKEL ve
Şeker Fabrikaları’nın özelleştirilmesine ilişkin olarak, Ekonomik Reform
Kredisi altında Dünya Bankası’na verilen taahhütlerimiz ile tutarlı, özelleştirme
planlarını 2001 yılı sonuna kadar hazırlayacaktır.
-
İşletme Hakkı Devri için halihazırda imzalanmış ancak sonuçlandırılmamış
bulunan sözleşmeler dışındaki elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının
özelleştirilmesi için hazırlıklar hemen başlatılacaktır. Halihazırda imzalanmış
ancak sonuçlandırılmamış sözleşmeler ise (değiştirilen Elektrik Piyasası
Kanunu ile belirlenen yeni bitirme tarihi olan) Ekim 2001 sonundan evvel
ya sonuçlandırılacak ya da başka şekilde çözüme kavuşturulacaktır. Daha
sonra 3 Mayıs 2001 tarihli Ekonomik Politikalar Bildirgesi’nde öngörüldüğü
üzere kalan varlıkların satışına hız verilecektir. Yeni Elektrik Piyasası
Kanunu’nun uygulanmasında Dünya Bankası’ndan yardım alınmaktadır.
-
Enerji Bakanlığı ile birlikte, doğal gaz şirketlerinin BOTAŞ’tan Özelleştirme
İdaresi portföyüne alınmasına ilişkin hazırlık çalışmaları yürütülmektedir.
-
PETKİM ve Türk Havayolları’nın özelleştirmeye hazırlanmaları amacıyla bu
şirketlerin finansal pozisyonlarını iyileştirmek üzere operasyonel yeniden
yapılandırma (PETKIM’de bazı fabrikaların kapatılması, THY’de ise uçak
satışı ve personel azaltılması suretiyle) çalışmaları gerçekleştirilmektedir.
Ayrıca, ERDEMİR’in İSDEMİR ile birleştirilerek özelleştirilmesi için hazırlıklar
yapılmaktadır.
-
Türk Telekom’un özelleştirilmesine ilişkin olarak bir çok adım atılacaktır:
kuruluş, Dünya Bankası’nca kabul görecek ve şirketin özelleştirmeye hazırlanması
sürecinde faaliyetlerini iyileştirecek bir şirketleşme planını 2001 yılı
sonuna kadar oluşturmak amacıyla faydalanılacak danışmanları, 2001 yılı
Ekim ayı sonuna kadar tutacaktır (yapısal kriter); Türk Telekom’un özelleştirilmesi
için ihale komisyonu kısa sürede atanacaktır; Özelleştirme İdaresi, özelleştirme
planını hazırlamaya başlayacak olup, sözkonusu planın 2001 yılı sonuna
kadar tamamlanması beklenmektedir (yapısal kriter). IFC’nin (Uluslararası
Finans Kurumu) özelleştirme öncesi yatırım yardımından da faydalanma imkanı
araştırılmaktadır.
-
Geçtiğimiz günlerde kamuya ait arazilerin satışını düzenleyen iki kanun
çıkarılmıştır. Bu kanunlar, arazi satışını kolaylaştıracak, taksitle ödeme,
satış işlemlerinde vergi ve harçlardan muafiyet ve emlak vergisinden muafiyet
gibi teşvik mekanizmalarının temelini oluşturmaktadır. Arazi satışını gerçekleştirmek
için Maliye Bakanlığı’nın başkanlığı altında, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü,
Turizm Bakanlığı ve diğer ilgili kuruluşların katılımıyla bir koordinasyon
komitesi oluşturulmuştur. Ayrıca, değer belirleme prosedürleri dahil
olmak üzere taşınmazların satışının detaylarını anlatan genelge ve yönetmelikler
de kabul edilmiştir.
Sonuç olarak, programda öngörüldüğü üzere 2001 yılının kalan kısmında özelleştirmeden
gelmesi beklenen 1 milyar ABD Dolarlık gelirin sağlanacağı inancımız devam
etmektedir.
22. Aynı zamanda iş ortamını iyileştirmek amacıyla planlanan
adımlar atılmaktadır. Dünya Bankası (FIAS) tarafından hazırlanan yatırımın
önündeki idari engellerin ortadan kaldırılmasına ilişkin çalışma planlandığı
gibi Haziran ayında tamamlanmıştır. Raporun Yönetici Özeti bölümü ilgili
kurumlara Eylül ayında yapılacak çalışma toplantısına hazırlık olarak görüşlerini
almak amacıyla gönderilmiştir. Konuya ilişkin bir eylem planı Eylül ayı
sonuna kadar Bakanlar Kurulu’na sunulacaktır.
23. Kamu sektöründeki yönetişimi iyileştirmeye yönelik stratejimiz
de uygulanmaktadır:
-
Temmuz ayı başlarında yolsuzlukla mücadele yollarına ilişkin Dünya Bankası
destekli bir çalışma toplantısı yapılmıştır. Bir çalışma grubu bu toplantıdaki
bulgular ışığında, Eylül ayında yapılması planlanan yolsuzlukla mücadele
konferansı öncesinde bir hareket planı hazırlamaktadır. Sn. Başbakan şeffaflığı
artırma insiyatifi kapsamında tüm ilgili kuruluşlara bu konuya ilişkin
tavsiyelerini soran ve bu amaçla özel komiteler oluşturan bir genelge göndermiştir.
Bu yöntemin kuruluşları daha doğrudan bir şekilde bu çabanın bir parçası
haline getirmeye yardım etmesi beklenmektedir.
-
Kamu harcamaları yönetimi konusunda ise Dünya Bankası ile işbirliği halinde
hazırlanan Kamu Harcamaları ve Kurumsal Gözden Geçirme Çalışması tamamlanmış
olup, harcama yönetimindeki iyileştirme stratejisi uygulanmaktadır. İlk
adım olarak, Yüksek Planlama Kurulu’nun kamu yatırımlarının rasyonelleştirilmesine
ilişkin kararı kabul edilmiş ve harcamacı kuruluşlara, 2002 Yılı Bütçe
Çağrısı’yla, bütçelerini makroekonomik hedefler doğrultusunda hazırlamaları
talimatı verilmiştir. Sözkonusu stratejinin uygulanmasının bir parçası
olarak, harcama yönetimine ilişkin ve Kasım ayında gerçekleştirilmesi planlanan
bir konferans hazırlamaktayız.
24. Varlığını sürdürebilir konumda bulunan özel sektör şirketlerinin,
ekonomik aktivitedeki geçici daralmadan gördükleri etkinin hafifletilmesi
için gereken adımlar atılmaktadır. Avrupa Yatırım Bankası’ndan temin edilen
uzun vadeli kredilerin bir kısmını ve diğer kaynakları küçük ve orta ölçekli
işletmelere aktarmaktayız. Türk Eximbank’ın fonlanmasına da, mali kısıtlarımız
dahilinde devam edilmektedir.
Sosyal Diyalog ve Gelirler Politikası
25. Ekonomik programımız sosyal görüş birliği ve diyalog sağlanması
gereğine riayet eden bir programdır. Bu amaçla, Ekonomik ve Sosyal
Konsey’in kanuni statüsü belirlendikten sonraki ilk toplantısı Ağustos
2001’de gerçekleştirilecektir. Ayrıca, asgari ücret, fiyat ve ücret beklentilerine
rehberlik etmek üzere, yılın geri kalanı için tahmin edilen enflasyonla
da tutarlı olarak, Temmuz ayından itibaren %19.8 oranında artırılmıştır.
26. Son olarak, Dünya Bankası’nın desteğiyle bir dizi geliştirilmiş
sosyal politika yürütmekteyiz. Bunlar: (i) krizin sosyal etkisinin daha
yakından izlenmesi; (ii) gelecek yılın ortasından itibaren işsizlik sigortasının
uygulamaya konması hazırlıkları; (iii) sosyal güvenlik ağlarının çocuklar
başta olmak üzere toplumun en zayıf kesimleri için güçlendirilmesi; (iv)
özelleştirme sonucu işini kaybetmiş işçilere nakdi yardım ve yeniden istihdam
programlarının sağlanması; (v) sağlık, eğitim ve sosyal koruma harcamalarının
(GSMH’ya oran olarak) son üç yılın ortalamasının üzerinde muhafaza edilmesi;
ve (vi) 2001 yılının kalanında çiftçilere doğrudan gelir desteğinde bulunulmasıdır.
İyi dileklerimizle
Kemal Derviş
Ekonomiden Sorumlu Devlet
Bakanı
|
Süreyya Serdengeçti
Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası Başkanı
|
Ekler
A. Kantitatif Performans Kriterleri
ve Endikatif Hedefler
B. 2001 Yılı Yapısal Koşulları
C. Konsolide Bütçe Faizdışı Kümülatif
Harcamalarına İlişkin Performans Kriterleri
D. TCMB Parasal Tabana İlişkin Performans
Kriterleri
|