Başbakanlık'tan konuyla ilgili olarak yapılan yazılı
açıklama şöyle:
(16 Kasım 2001)
BAŞBAKANLIK BASIN MERKEZİNDEN BİLDİRİLMİŞTİR
Başbakan Bülent ECEVİT, Başbakan Yardımcıları Devlet BAHÇELİ, Mesut
YILMAZ ve H.Hüsamettin ÖZKAN ile ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal
DERVİŞ'in katılımı ile Başbakanlıkta 12 Kasım 2001 tarihinde görüşülen
''2002 yılında kamu kesiminde alınacak tasarruf önlemleri''ne ilişkin çalışmalar
tamamlanmış ve kamuoyuna aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun görülmüştür.
Uygulanmakta olan ve uluslararası mali kuruluşlarca da çok büyük mali
kaynaklarla desteklenmekte olan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı, Türkiye
ekonomisinin uzun yıllardır birikerek kronikleşen temel sorunlarına, yapısal
reformlar ile güçlü mali ve parasal politikalarla kökten çözüm getirmeyi;
bunun sonucunda da sürdürülebilir büyüme sürecine girilmesini, makro ekonomik
istikrarın tesis edilmesini, toplumsal refah seviyesinin yükseltilerek
gelir dağılımındaki adaletsizliğin önlenmesini ve gelecekte Türkiye'nin
çağdaş sanayileşmiş ülkeler arasında yer almasını hedeflemektedir.
Programın uygulama sürecinde, toplumun çeşitli kesimleri geçiş döneminden
kaynaklanan bazı sıkıntılar yaşayabilmekte ve büyük fedakarlıklar göstermek
zorunda kalabilmektedir. Bu nedenle, asli görevi, toplumdan aldığı kaynaklarla
yine topluma en iyi hizmeti adil ve etkin şekilde götürmek olan devletin,
bu görevini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için daha etkin bir
yapıya kavuşması gerekmekte; devletin organizasyonunu teşkil eden kamu
sektörünün de diğer tüm kesimler gibi kendi üzerine düşen fedakarlıkları
yerine getirmesi gerekmektedir.
11 Eylül'de meydana gelen ABD'ye yönelik terörist saldırıların dünya
ekonomik konjonktüründe yarattığı olumsuzlukların, Türkiye ekonomisini
de etkileyebileceği göz önünde tutulduğunda, 2002 yılında yapısal reformların
ve disiplinli mali politikaların kararlılıkla uygulanmasının daha da önem
kazanmaktadır.
2002 yılında kamu kesimindeki faiz dışı fazlanın, GSMH'ya oranının,
yüzde 6.5 düzeyindeki gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir. Bu hedefe ulaşmada,
kamu kurum ve kuruluşlarında maliyetleri düşürmek ve kamu harcamalarının
reel ekonomi üzerindeki yükünü azaltmak amacıyla, harcamaların azaltılması
ve gelirlerin artırılması yönünde aşağıdaki önlemlerin alınması kararlaştırılmıştır.
Kamunun yerel hizmetlerinin "yerinde" verilmesi, eşgüdümü güçlendirilerek,
hizmet maliyetlerini azaltacak, makine parkından daha etkin yararlanılmasını
sağlayacak; dolayısıyla, etkinliği ve verimi artıracaktır. Bu amaçla konsolide
bütçeye dahil kuruluşların bölge müdürlükleri kaldırılacak ve bu kurumların
görevlerinin yerine getirilmesi konusundaki düzenlemeler, 2002 yılını içinde
tedricen gerçekleştirilecektir.
Enerji sektöründeki dağıtım kayıpları ve kaçak kullanımdan doğan toplam
maliyet, sonuçta toplumun kayıtlı elektrik abonesi kesimine daha yüksek
enerji faturası olarak yansımaktadır. Bu kayıpların azaltılması yönünde
gerekli önlemler alınacaktır.
Kamu tarafından topluma sağlanan mal ve hizmetlerin adil, ayrıcalıksız
ve en etkin biçimde sunulması gerekmektedir. Bu temel prensip doğrultusunda,
KİT'ler tarafından sağlanan hizmetlerin fiyatlandırılmasındaki ticari olmayan
bedelsiz ve tarife altı uygulamalar kaldırılacaktır.
Kamu kesimindeki tasarruf ve yükün adil dağıtılması ilkeler doğrultusunda,
kamu lojmanlarından yararlananların mümkün olduğu ölçüde piyasa rayiçlerine
yakın bir bedel ödemeleriyle ilgili uygulama, maaş düzeyleri de dikkate
alınarak orta vadeli bir program çerçevesinde gerçekleştirilecektir.
Bütçe üzerindeki yükü giderek artan sağlık harcamalarının daha adil, daha
disiplinli ve daha kontrollü bir yapı içinde gerçekleşmesi sağlanacaktır.
Bu alandaki israfa son verilmesini teminen, ilaç sektöründeki yasal düzenlemeye
tabi ilaç kar oranlarının gözden geçirilmesine karar verilmiş; gelişmiş
ülkelerde uygulanmakta olan ilaçların tane ile satılması da ilke olarak
benimsenmiştir.
İlaç israfının önlenmesi hususunda diğer bir tedbir de, 2002 yılından
başlamak üzere, yüzde 10'luk ilaç katılım payının, ilgililerin maaş ve
aylıklarından kesilmesi uygulamasına geçilmesidir.
Geçmiş ekonomik krizlerin reel sektör ve finans sektörü üzerindeki olumsuz
etkilerinin bir yansıması olarak istihdam ve reel ücret konusunda diğer
kesimlerde yaşanan sıkıntılar, kamu sektöründeki ücret politikalarının
belirlemesinde de göz önünde tutulmak zorundadır. Bu nedenle, memur maaşlarının
dönem başı artışları; 2002 yılı Ocak ayında yüzde 10, Temmuz ayında ise
yüzde 5 oranları ile sınırlı tutulacaktır. Ancak, ortalamada göreli olarak
çok düşük olan memur maaşlarının enflasyon karşısında aşınmasını bir ölçüde
önlemek amacıyla, 2001 yılında uygulanan enflasyona endeksleme sistemi
aynı esaslar çerçevesinde devam ettirilecektir.
Düşük üretim ve/veya verimlilik performansı gösteren işletmelerdeki işçilik
maliyetlerinin azaltılması için gerekli önlemler alınacaktır.
Emeklilik hakkını elde etmiş olup 50 yaş üzerinde bulunan ve işçi sendikalarının
da yer aldığı bir komisyon tarafından değerlendirildikten sonra kamu kurumlarının
kurum yöneticileri tarafından uygun görülecek işçilerin, her türlü yasal
haklarının ödenerek emekli edilmelerine olanak sağlanması, faiz dışı bütçe
harcamalarının yüzde 40'ına ulaşan personel giderlerinde tasarrufa gidilebilmesi
ve kamu hizmetinin ortalama birim maliyetinin orta vadede düşürülebilmesi
için gerekli görülmektedir.
KİT'lerdeki personel harcamalarının rasyonel hale getirilebilmesi için,
bütçeden kaynak aktarılan KİT'lere yeni personel alınmayacak; bunun dışında
kalan KİT'lerde ise yeni işe alma sınırlandırılacaktır.
İşçilik maliyetleri, her KİT'in yapısına uygun metodlarla azaltılacaktır.
Bu konuda alınacak diğer bir önemli önlem de; KİT'lerin faaliyet dışı kalan
birimlerinde üretime ilişkin prim ödemelerinin kaldırılmasıdır.
İstihdam maliyetinin azaltılmasının yanısıra, işletmecilik giderlerinin
de düşürülmesi için gerekli önlemlerin alınması KİT'lerin mali yapılarında
yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle ortaya çıkan finansman ihtiyacını
azaltacaktır.
Tarımsal destekleme politikasındaki köklü değişiklikler çerçevesinde, endüstriyel
bitkilerde uluslararası fiyatların elverişliliği de göz önüne alınarak,
destekleme prim ödemelerinin sadece soya fasulyesi ve kanola ile sınırlı
tutulmasına karar verilmiştir. Ayrıca, Doğrudan Gelir Desteği kapsamında
çiftçiye yapılacak destek ödemelerinde, uluslararası piyasalardaki fiyatlar
ve enflasyon hedefleri de göz önünde bulundurulacaktır.
Sosyal güvenlik sisteminde bugüne kadar yapılan reformların etkisinin kalıcılığını
tesis etmek, 2001 yılında yaşanan olumsuzlukların sosyal güvenlik kuruluşlarının
üzerindeki etkilerini bertaraf etmek amacıyla SSK ve Bağ-Kur prim ödemelerinde
tahsilat oranının yükseltilmesi için gereken yasal ve idari tedbirler alınacaktır.
Yıl sonu faiz dışı fazla hedefine ulaşılabilmesi amacıyla Akaryakıt Tüketim
Vergisi, Özel İşlem Vergisi ve Motorlu Taşıtlar Vergisinde gerekli ayarlamalar
yapılacaktır. Bunların yanı sıra; ATV kapsamında olmayan doğalgaz 2002
yılbaşından itibaren bu verginin kapsamına alınacak, bunun nihai tüketiciye
fiyat artışı olarak yansımasının önlenmesi amacıyla da belediyelere doğalgaz
maliyet bedeli üzerinden pay alma yetkisi tanıyan Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı genelgesinde gerekli düzenleme yapılacaktır.
Emlak Vergisi'ne ilişkin yasal düzenlemede değişiklik yapılarak büyükşehir
belediyelerinin emlak vergisi gelirlerinin artırılması hedeflenmektedir.
Bu şekilde vergi gelirleri artacak olan söz konusu belediyelerin, genel
bütçe vergi gelirlerinden aldıkları pay düşürülerek bütçeye kaynak yaratılması
hedeflenmektedir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
|