PROGRAMIN GENEL STRATEJİSİ
-
Kasım ve Şubat aylarında yaşanan krizler özellikle bankacılık
kesiminin zaafiyetlerini artırmış, mali piyasalarda önemli dalgalanmalara
ve istikrarsızlığa neden olmuştur. Böyle bir ortamda hazırlanacak programın
genel stratejisi üç aşamadan oluşacaktır.
-
Birinci aşamada, bankacılık sektörüne ilişkin tedbirler süratle
alınarak, mali piyasalarda belirsizlik azaltılacak ve kriz ortamından en
kısa sürede çıkılacaktır.
-
İkinci aşamada özellikle faiz ve döviz kurunun belirli bir
istikrar kazanması sağlanacak, böylece ekonomik birimlere orta vadeli bir
perspektif kazandırılacaktır.
-
Üçüncü aşamada, makroekonomik dengeler tesis edilerek ekonomide
yılın ikinci yarısından itibaren istikrarlı bir büyüme ortamı sağlanacaktır.
-
Bu temel stratejiler çerçevesinde, enflasyonla mücadele de
kararlılıkla sürdürülecektir. Mart ve Nisan aylarında yükselmesi beklenen
aylık fiyat artışları, uygulanacak olan sıkı maliye ve aktif para politikalarıyla,
ve özellikle bankacılık kesiminin daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasıyla
birlikte tekrar düşme eğilimine girecektir.
-
Dalgalı kur sistemine geçilmesi ile turizm ve ihracat gelirleri
artacak olup, bu gelişmeler ödemeler dengesini olumlu yönde etkileyecektir.
-
Ekonomik program ve yapısal reformların etkin uygulanması,
doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını artıracaktır. Bu süreci daha da
hızlandırmak için gerekli tüm mevzuat alt yapısı süratle tamamlanacaktır.
-
Enflasyonla mücadelede önemli bir araç olan gelirler politikasının
sağlıklı olarak sürdürülmesi amacıyla toplumun tüm kesimlerinin desteğinin
sağlanması temel amaçtır.
-
Diğer taraftan, başta bankacılık ve özelleştirme olmak üzere
2000 yılında önemli adımlar atılmış olan yapısal reformların hayata geçirilmesinde
kararlılık sürdürülecektir.
-
Ekonomik programımız, güven ortamının yeniden tesis edilmesi
ve siyasi kararlılığın çok keskin bir biçimde programın çözüm önerilerinin
arkasına konulması temeline dayanacaktır.
-
İçinde bulunduğumuz şartlar, programın ilk aşamasında, ekonomik
istikrarın sağlanmasının bir ön koşul olduğunu göstermektedir. Programın
nihai amacı ise, enflayonu tek haneli rakamlara çekmek, gelir dağılımını
düzelterek sosyal adaleti temin etmek ve sürdürülebilir büyüme ortamını
sağlamaktır.
-
İçinde bulunulan durum, başta kamu bankaları olmak üzere
bankacılık sisteminin çok ciddi bir biçimde ele alınmasını gerekli kılmaktadır.
Bu nedenle programda bu sorunun çözümü öncelikli hedef olacaktır. Bu, ilk
etapta kamu kaynaklarının kullanılmasını gerektirmektedir.
-
Enerji sektöründeki devam etmekte olan liberalizasyon süreci,
süratle ve kararlılıkla yürütülecektir.
-
Enflasyonla mücadele, para politikasına ve orta vadede enflasyon
hedeflemesine dayanacaktır. Bankacılık sektöründeki düzenlemeler enflasyonla
mücadele programının önemli bir unsurudur. Kısa vadede para politikası
piyasalarda istikrarı sağlamaya yönelik olarak uygulanacaktır.
-
Programın diğer önemli dayanağı gelir (ücret, fiyat) politikasıdır.
Bu açıdan toplumun tüm kesimlerinden destek sağlanması son derece önemlidir.
KAMU MALİYESİ
2001 yılı konsolide bütçe faiz dışı fazlası hedefine ulaşmak
için alınması gereken politika tedbirleri aşağıdadır:
-
Başta enerji ve petrol sektörü olmak üzere ithale dayalı
ürünlerin fiyatları kurdaki değişiklikleri, artan maliyetleri ve tümüyle
ekonomik gerçekleri yansıtacak şekilde geciktirilmeden ayarlanacaktır.
-
Akaryakıttaki otomatik fiyatlandırma mekanizmasına devam
edilecek ve Akaryakıt Tüketim Vergisi en az hedeflenen enflasyon ölçüsünde
ayarlanacaktır.
-
Dar gelirli çiftçilerin doğrudan gelir desteği sistemi ile
güçlendirilmesi temel ilke olacaktır. Bu çerçevede devlet destekleme fiyatları,
hedeflenen enflasyonu (TÜFE) aşmayacak şekilde artırılacak ve kuruluşların
finansman imkanları dikkate alınarak miktar kısıtlamasına gidilecektir.
-
Kamu kesiminde çalışan memur ve sözleşmeli personelin maaşları
hedeflenen enflasyon oranını yansıtacak şekilde artırılacaktır.
-
Tüm kesimleri ilgilendirmeyen ve ücret adaletini hedeflemeyen
münferit ücret artış talepleri dikkate alınmayacaktır.
-
Kamu işçilerinin ücretleri, istihdam kaybına yol açılmadan
1999 – 2000 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmeleriyle sağlanan reel artışlar,
bütçe imkanları ve kamu işletmelerinin ödeme kabiliyeti dikkate alınarak,
kamu kesimi çalışanları arasında ücret adaleti gözetecek şekilde ayarlanacaktır.
-
Aralık 2000’de alınan gelir getirici önlemler eksiksiz uygulanacaktır.
-
Banka kredileriyle ilgili özel karşılıkların tamamen vergiden
düşürülmesine imkan veren kanuni düzenleme çıkarılacaktır.
-
Gider artışına yol açacak yeni teşkilat kurulması ve yeni
kadro ihdası dahil kaynağı olmayan harcama artırıcı hiç bir öneri gündeme
getirilmeyecektir.
-
Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlardan, fonlardan ve döner
sermayelerden konsolide bütçe kapsamındaki kurumlara ve KİT’lere kesinlikle
işçi nakli yapılmayacaktır.
-
İşletmelerin verimliliği ve etkinliği dikkate alınarak, emekliliği
gelmiş kamu işçileri her türlü kanuni hakları verilerek emekliliğe sevk
edileceklerdir.
-
Maliye Bakanlığı’nın uygun gördüğü ödenek kalemlerinde blokaj
uygulanacaktır.
-
Vergi gecikme zammı oranı piyasa faiz oranları dikkate alınarak
ve mükellefin vergi ödemekten kaçınmasını önleyecek düzeyde belirlenecektir.
-
Vergi numarası uygulamasının yaygınlaştırılmasına hız verilecektir.
-
Çok zorunlu haller dışında yatırım programına yeni proje
alınmayacak ve yıllara sari ihalelere gidilmeyecektir.
-
Kamu maliyesinde harcamaların disiplin altına alınmasının
yanısıra, gelir artırıcı önlemler de araştırılacaktır. Bu şekilde sağlanılabilecek
yeni imkanlar, sosyal adaleti artırmak ve borç stoğunu düşürmek amacıyla
kullanılacaktır.
GELİRLER POLİTİKASI
-
Hedeflenen enflasyonla uyumlu gelirler politikası uygulanması
esastır.
-
Ayrıca, özelleştirmenin istihdam boyutu ve yoksullukla mücadele
ile ilgili olarak uluslararası kuruluşlarla koordineli bir strateji yürütülecektir.
-
İş çevreleri ve işçi temsilcileriyle yoğun diyalog kurularak
ılımlı ücret ve fiyat artışları sağlanacaktır. Kamu ücretlerinin tespiti
konusunda kamu işveren sendikaları; Maliye Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı
ve Hazine Müsteşarlığı ile koordinasyon içinde tespit edilecek ortak ücret
stratejisi çerçevesinde müzakereleri yürütecektir.
-
Yüksek Planlama Kurulu düzenli olarak toplanacak, Ekonomik
ve Sosyal Konsey ekonomik gelişmeler hakkında düzenli olarak bilgilendirilecek
ve sosyal kesim temsilcileri ile bire bir görüşmelerde bulunarak fiyat
ve ücret konularında ekonomik programın hedefleri ile uyumlu hareket etmeleri
sağlanacaktır.
ÖZELLEŞTİRME
-
Türk Telekom’un özelleştirilme şansının artırılması için
aşağıdakiler yapılacaktır:
-
Türk Telekom’un %51’inin blok olarak, kalan hisselerinin
halka arz yöntemi ve çalışanlarına satılması yoluyla tamamının özelleştirilmesine
olanak sağlayacak yasal değişiklikler hızla yapılacaktır. Ayrıca, katma
değerli hizmetlerin lisans devirlerine ilişkin deregülasyon çalışmaları
hızlandırılacaktır.
-
Türk Telekom Yönetim Kurulu’nun en öncelikli görevi şirketi
özelleştirmeye hazırlamak olup, Yönetim Kurulu bu kapsamda ihale komisyonu
ile yakın işbirliği içinde olacaktır.
-
Üçüncü nesil mobil telefon (UMTS) lisansının satışına ilişkin
hazırlık çalışmaları yapılacaktır.
-
THY, TEKEL ve Şeker fabrikaları başta olmak üzere Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı’nın mevcut portföyünde bulunan kuruluşların özelleştirilmesi
hızla tamamlanacaktır.
-
Özelleştirme portföyüne alınacak yeni kuruluşların özelleştirmeye
hazırlık çalışmaları Hazine Müsteşarlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
tarafından müştereken yürütülecektir.
-
Sivil Havacılık Kanunu’nda hemen değişiklik yapılarak Türk
Hava Yolları iç hat uçuş fiyatlarını, ayrıca Hükümet onayına gerek kalmaksızın
serbestçe belirleyecektir.
BANKACILIK
Bankacılık sektörü ekonomik programın acil olarak çözüm
bulması gereken en büyük sorundur. Zaten büyük sorunları olan bankacılık
sektörünün yapısı, Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleri ile daha da bozulmuştur.
Şu anda bu sorun tüm ekonomiyi tehdit eder niteliktedir.
Kamu Bankaları
Kamu bankaları gecelik piyasadan çok yüksek miktarda borçlanma
mecburiyetindedir. Bu bankacılık sistemini tehdit eden en acil sorundur.
Bu sorunun çözümü için 3 kamu bankasına yaklaşık 13 katrilyon TL tutarında
bir kaynak sağlanması gerekmektedir. Bu bankaların % 8’lik sermaye yeterliliği
oranına ulaşmaları için ise sermaye katkısı olarak ilaveten Hazine tarafından
3 katrilyon TL civarında sermaye aktarılması gerekmektedir. Bu acil sorunun
bir ölçüde çözümü için, oluşmuş görev zararları karşılığında piyasa koşullarında
Hazine tarafından devlet iç borçlanma senedi ihrac edilecektir. Daha sonra,
görev zararları karşılığı verilen bu kağıtlar nakde çevrilmek suretiyle
kamu bankalarının bilançoları önemli ölçüde küçültülecektir. Yurtdışından
sağlanacak kaynaklar öncelikle bu amaca tahsis olunacaktır.
Ayrıca, getirilecek çözümlerin kalıcı olması, benzer sorunların
zaman içinde tekrar oluşmaması ve piyasanın güveninin tesis edilebilmesi
için önemli yapısal değişikliklerin gerçekleştirilmesi şarttır. Bu amaçla;
-
3 kamu bankası için ortak bir yönetim kurulu oluşturulacak,
bu yönetim kuruluna profesyonel bankacılar atanacak ve siyasi hiç bir baskı
olmadan çalışacaktır.
-
Bu şekilde oluşturulacak yönetim kuruluna Bakanlar Kurulu
Kararı ile yapılacak bir değişiklikle yeniden yapılandırma yetkisi de verilecektir.
-
Emlak Bankası’nın Ziraat Bankası ile birleştirilmesi Bankalar
Kanunu çerçevesinde yapılacaktır.
-
Sözkonusu kamu bankalarının ortak yönetim kurulu, fon yönetiminin
profesyonelce yapılması için gerekli tedbirleri alacaktır.
-
Bundan sonra kamu bankalarına zarar oluşturacak görev verilmeyecektir.
Hükümetin sosyal açıdan gerekli gördüğü hallerde yardıma gerçekten muhtaç
bazı kesimlere kamu bankaları kanalıyla verilecek destek, bütçeye konulacak
ödeneklerden karşılanacaktır. Bu çerçevede, mevcut görev zararlarına ilişkin
Kanun ve Kararnamelerin iptali ile ilgili yasal düzenlemeler hemen yapılacaktır.
-
Bu yeniden yapılanma sürecinde, ekonominin ve özellikle küçük
ve orta ölçekli özel girişimin en verimli şekilde çalışabilmesi için, sadece
kamu bankaları değil tüm bankacılık sistemi gözönünde tutularak, yeni bir
perspektif getirilmesi amacıyla her türlü çaba gösterilecektir.
-
Kamu bankalarının piyasa kurallarına ve karlılık esasına
uygun bir şekilde çalışması esastır. Bu amaçla fazla şubeler kapatılacak
ve emekliliği hak eden personel emekli edilecektir.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Kapsamındaki
Bankalar
TMSF’ye devredilen bankaların likidite ihtiyaçları kamu
bankalarına benzer bir yöntemle çözülecek ve sorun yaratan kısa vadeli
yükümlülükleri, bir plan dahilinde tasfiye edilecektir.
TMSF kapsamındaki bankalarla ilgili yapılacak her türlü
işlem sırasında, mudilerin ve kreditörlerin alacakları, Aralık 2000 tarihinde
Hükümet tarafından ilan edilen garanti kapsamında tam güvence altında olmaya
devam edecektir.
Fon bankalarının sorunlu alacaklarının tahsili ile ilgili
yasal düzenleme süratle yapılmalıdır.
TMSF kapsamındaki bankaların sorunlarının ele alınarak,
2001 takvim yılı içinde çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
PARA POLİTİKASI
-
Dalgalı döviz kuru rejimine geçilmesi ile birlikte Merkez
Bankası’nın para politikası yeni bir çerçeve almıştır. Yeni dönemde para
politikasının nihai politika amacı fiyat istikrarı olmaya devam edecektir.
Tek ve nihai hedef olan fiyat istikrarını desteklemek amacıyla finansal
piyasalardaki istikrarı korumak da Merkez Bankası’nın öncelikleri arasındadır.
Mali piyasalardaki istikrarı sağlama ve koruma amacına yönelik olarak,
kamu bankalarının sorunlarının çözülmesi ve mali sistem üzerinde yarattıkları
baskının en aza indirgenmesine yönelik uygulamaların hayata geçirilmesi
ve bankacılık sisteminin tümüne yönelik politikanın açıklanması büyük önem
taşımaktadır.
-
Merkez Bankası aşağıda belirtilen hedefler çerçevesinde tutarlı
ve aktif bir para politikası uygulayacaktır. Buna göre, Merkez Bankası
nihai amacı doğrultusunda kendi bilançosundan Net İç Varlıklar ve Net Uluslararası
Rezervler büyüklüklerini operasyonel hedef olarak izlemeye devam edecektir.
Net İç Varlıklar için belirlenecek değerler Merkez Bankası’nın para talebinin
üzerinde para yaratmasını kısıtlayarak iç varlık genişlemesinin enflasyona
yol açmasını engelleyecektir. Net Uluslararası Rezervler yeni program öncesi
geçerli olan kur rejimi çerçevesine göre dengeleyici değişken rolünü önemli
oranda yitirmesine rağmen yeni politikaların kredibilitesini yansıtacak
bir sinyal mekanizması olarak algılanması, Net Uluslararası Rezervlerin
açıklanan hedefle birlikte izlenmesini gerektirmektedir.
-
Dalgalı kur rejimiyle birlikte Merkez Bankası’nın döviz piyasalarına
müdahaleleri döviz kurunda kısa dönemde oluşacak aşırı dalgalanmaları telafi
etme yönünde olabilecek ancak döviz kurunun uzun dönem denge değerini etkileyecek
içerik ve boyutta olmayacaktır.
-
Tek ve nihai hedef olan fiyat istikrarı Merkez Bankası’nın
kurumsal altyapısını güçlendirmeye yönelik olarak hazırlanan yeni Merkez
Bankası Kanunu’nda açık ve net bir biçimde yer almaktadır.
-
Merkez Bankası aktif para politikası gereği, iç varlık genişlemesini
kontrol altında tutmaya devam edecek orta vadede ise kısa dönem faizleri
daha etkin olarak kullanılabilecek ve gerekli ön koşulların oluşması ile
beraber enflasyon hedeflemesine geçilebilecektir.
ACİL YASAL DÜZENLEMELER
-
Şubat 2001 Krizi’nin mali etkisini yansıtacak şekilde Ek
Bütçe Kanunu’nun çıkarılması ve Bütçe Kanunu’nun bazı maddelerinde (borçlanma
limiti ve görev zararı gibi) değişikliklerin yapılması,
-
Bankalar Kanunu’nda gerekli değişikliklerin yapılması,
-
Kalan fonların kapatılmasına yönelik yasal düzenlemenin yapılması,
-
İcra ve İflas Kanunu’nda banka tasfiyesinin kolaylaştırılması
amacıyla gerekli değişikliklerin yapılması,
-
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na Avrupa Birliği normlarına
uygun bir yapı getirecek yeni Merkez Bankası Kanunu’nun çıkarılması,
-
Telekom’un %51’inin satışına izin veren Kanun’un çıkarılması,
-
Tütün Kanunu ve Şeker Kanunu’nun çıkarılması,
-
Kamu İhale Kanunu ve kamulaştırmalara ilişkin yasal değişiklikler
yapılması,
-
Borçlanma Kanunu’nun çıkarılması,
-
Sivil Havacılık Kanunu’nda gerekli değişikliğin yapılması,
-
Petrol ve Doğalgaz Kanunlarının çıkarılması,
-
Mevcut görev zararlarına ilişkin Kanun ve Kararnamelerin
iptali ile ilgili yasal düzenlemeler yapılması,
-
Banka kredileriyle ilgili özel karşılıkların tamamen vergiden
düşürülmesine imkan veren kanuni düzenleme çıkarılması,
|