Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
EKONOMİK PROGRAM GENEL STRATEJİSİ
DERVİŞ'İN BASIN TOPLANTISI (19.3.2001)
21 ŞUBAT KRİZİ
ZİRVEDE KRİZ

YENİ EKONOMİK PROGRAM...
Merkez Bankası Başkanı'nın açıklamaları...
19 Mart  2001
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in düzenlediği basın toplantısında, para ve kur politikalarına dönük açıklamalarda bulundu. 
 
Serdengeçti, döviz kurunun serbestçe oluşumunu engeleyecek müdahalelerde bulunulmayacağını belirtti. Merkez Bankası'nın, sadece piyasalardaki dalgalanmayı gidermek için piyasalara müdahale edeceğine işaret eden Serdengeçti, piyasaların bozulan dengesinin yeniden oturtulacağını söyledi. Serdengeçti, "Döviz kuru seviyesi ile ilgili herhangi bir taahhüdümüz yok. Merkez Bankası önümüzdeki dönemde, piyasalara likidite sağlama konusuna öncelik verecek ve operasyonlarda bu amaca yönelik olacak" şeklinde konuştu.  
 
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin açıklamaları şöyle:
(19 Mart 2001)

Bilindiği gibi kasım ayının üçüncü yarısında mali piyasalarda yaşanan dalgalanmalar sonucunda faiz oranları yükselmiş, dövize talep artmış ve Merkez Bankası o dönemde 6 milyar dolarlık döviz satmıştır.

Uluslararası kuruluşların mali desteği ve uygulanmakta olan programın güçlendirilmesinin etkisiyle mali piyasalardaki tedirginlik hızla giderilmiş. Ve Merkez Bankası döviz rezervleri takip eden dönemde 5 milyar dolar bir artış göstermiştir. Ancak mevcut yapısal sorunlara ilave olarak kasım ayındaki kriz bankacılık sistemini daha da kritik hale getirmiştir. 

Özellikle faizlerdeki hızlı yükseliş, kamu bankaları ve bazı özel bankaların mali yapılarını bozmuş ve bankacılık sisteminin mevcut yapısal sorunlarını daha da ağırlaştırmış. Şubat ayına geldiğimizde, hazine ihalesi öncesindeki olumsuz gelişmeler, uygulanan programa olan güvenin tamamen kaybolmasına neden olmuş ve Türk lirasına karşı ciddi bir atak meydana gelmiştir. Nitekim 19 Şubat’ta 7.6 milyar dolarlık döviz talebi olmuş. 

Merkez Bankası yüksek seviyedeki bu döviz talebine karşı likiditeyi kontrol etmeye çalışmış, likidite sıkışıklığı özellikle kamu bankalarının aşırı düzeydeki günlük likidite ihtiyaçları nedeniyle ödemeler sisteminin kilitlenmesine neden olmuştur. Bu ortamda uygulanmakta olan döviz kuru sisteminin sürdürülmesinin ekonomiye getireceği zararlar göz önüne alınarak döviz kurları 22 Şubat’ta dalgalanmaya bırakılmıştır. 

Hepinizin bildiği gibi 2000 yılbaşında uygulamaya konulan program, döviz kurlarının 2001 yılı ortasında bir band içinde seyretmesini ve üçüncü yılın sonunda da enflasyonu tek haneye indirmesiyle birlikte, kurların tamamen dalgalanmaya bırakılmasını hedeflemekteydi. Ancak mali piyasalara olan güvenin az olması sonucunda mevcut döviz kuru rejiminin terkedilmesi ve kurların dalgalanmaya bırakılması zorunlu hale gelmiştir. 

Merkez Bankası, dalgalı kura geçilmesiyle birlikte piyasalara işlerlik kazandırabilmek için bir dizi operasyon yapmıştır. Kilitlenen ekonomik sistemi tekrar işler hale getirebilmek için 26 Şubat’tan itibaren piyasaların Türk lirası ihtiyacı karşılanmıştır. Türk lirası piyasalardaki likidite ihtiyaçlarının giderilmesiyle birlikte kriz sırasında yüzde 2 bini aşan günlük faiz oranları yüzde 80’lere kadar gerilemiştir. Bu operasyonlar çerçevesinde yine Merkez Bankası, bankalara döviz repo imkanları tanıyarak dış yükümlülüklerini aksatmadan yerine getirmelerini sağlamaya çalışmıştır. 

Son günlerde döviz piyasasında sakinleşme gözlenmekle birlikte işlem hacimlerinin sığlığı nedeniyle piyasa henüz dengeye kavuşmuş değil. Bankacılık sisteminin dış yükümlülükleri için gerekli döviz likiditesi sağlanmaya devam edilecektir. Piyasaların normal çalışabilmesi için büyük çaba göstereceğiz. Ancak bu piyasalarda serbest de oluşacaktır. Döviz fiyatıyla ilgili herhangi bir taahhüdümüz yoktur. 

Merkez Bankası önümüzdeki dönemde piyasalarda istikrarı sağlama çabalarına öncelik verecek ve operasyonlarını bu amaca yönelik olarak sürdürecektir. Bu aşamada kamu bankalarıyla ilgili olarak yapılacak operasyonla ilgili kısa bir bilgi vermek yararlı olacaktır. 

Bilindiği gibi, kamu bankaları yapısal sorunları nedeniyle aşırı borçlanma şeyiyle karşı karşıya bulunmaktadırlar. Kamu bankalarının yaklaşık 17 katrilyon liralık gecelik borçlanma ihtiyaçları, faiz oranlarının dengeye kavuşmasını engellemekte ve para politikası uygulama imkanını da sınırlandırmaktadır. Mali piyasaları sürekli şey halinde tutan bu sorunun öncelikle çözülmesi gerekmektedir. Bu sorunun çözüme kavuşturulması için hazine, kamu bankalarının görev zararı alacakları karşılığında bu bankalara tahvil ve bono verecektir. 

Kamu bankaları, belirli bir program dahilinde bu tahvil ve bonolar karşılığında Merkez Bankası’na repo veya satış karşılığı temin edilebilir likiditeyle diğer bankalara ve banka dışı gelişme olarak gecelik borçlanmalarında azalacaklar. 

Merkez Bankası ve Hazine, artan likiditeyi piyasada ters repo veya bono tahvil satışlarıyla çekeceklerdir. 

Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası, ekonomideki enflasyonist baskıları gidermek amacıyla parasal bir şeye öncelik vererek, ancak para politikası uygulamasında ödemeler sisteminin ve döviz piyasalarının etkin bir şekilde çalışması da... 

Para politikası uygulamasında mevcut varlıklar ve net uluslararası rezervler büyüklükleri takip edilecek, parasal büyüklükler aracılığıyla enflasyonist bekleyişler etkilenmeye çalışılacaktır. Merkez Bankası, döviz piyasalarına sadece döviz kurundaki aşırı dalgalanmaları gidermek ve piyasaların işleyişlerini düzenli hale getirmek için müdahale edecektir. Döviz kurlarının serbestçe oluşumunu engelleyici bir müdahalede bulunmayacaktır. 

Öte yandan, önümüzdeki günlerde yeni bir Merkez Bankası kanunu tasarısı hazırlanarak meclise sunulacaktır. Tasarıda, Merkez Bankası’nın temel amacının fiyat istikrarını sağlam olarak belirlenmesi, ana politikasının belirlenmesi ve uygulanmasından sorumlu olacak para politikası kurulunun oluşturulması, Merkez Bankası şeyine atama ve görevden alma usullerinin değişmesi ve bir çok başka değişiklikler öngörülmektedir. 

Ayrıca para politikası uygulamasında şeffaflık ve hesap verilebilirlik arttırılarak dönemsel raporlama sistemi getirilecektir. Piyasalarda istikrarın sağlanmasıyla birlikte, para politikası uygulamasında fiyat istikrarına yönelinecektir. Daha sonra da gerekli ön koşulların oluşmasıyla birlikte orta vadede Merkez Bankası enflasyon hedeflemesi sistemine geçecektir. Sayın Bakan’ın da vurguladıkları gibi Türkiye, enflasyonu yenmek zorundadır. 

Toplumda gözetlediğimiz birçok rahatsızlığın esas kaynağı, 20 yıla yakın bir süredir yaşadığımız, herkesi spekülatif faaliyetlere yöneltmiş olan yüksek enflasyon olmuştur. Bunu hükümet ile tam bir uyum içinde ve güçlü bir maliye politikasının desteğiyle mutlaka yeneceğiz.

Teşekkür ediyorum. 
 



KAYNAK: NTVMSNBC
(19 MART 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.