Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
TASARI METNİ
YENİ EKONOMİK PROGRAM
21 ŞUBAT KRİZİ

TELEKOM'UN ÖZELLEŞTİRİLMESİ YASA TASARISI...
Genel Gerekçe ve Madde Gerekçeleri
10 Mayıs 2001
 

GENEL GEREKÇE

Bu Kanun, telekomünikasyon hizmetlerinin etkin, güvenilir ve verimli olarak, yeni teknolojik gelişmeler ile ortaya çıkan ve giderek artan ihtiyaçlara kamu hizmeti niteliği çerçevesinde cevap verebilecek şekilde yeniden düzenlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.
 

Dünyada son yıllarda telekomünikasyon alanında göze çarpan en önemli gelişme, söz konusu alandaki politika belirleme, idari düzenleme yapma ile işletmecilik işlevlerinin birbirinden ayrılması ve her bir işlevin, o işlevin niteliğine uygun esaslar dairesinde yürütülür hale getirilmesidir. Bu çerçevede, gelişmiş ülkelerde uygulama alanı bulan sektör yapısı genel olarak siyasal sorumluluk taşıyan hükümetin sektör politikaları ile genel esaslar ve hedefleri belirlemesi, faaliyetlerinde özerk nitelikteki bir düzenleyici otoritenin teknik nitelikteki gerekli idari düzenlemeleri yapması ve uygulaması, buna karşılık işletmecilik faaliyetlerinin de ekonomik esaslar dairesinde ticari kuruluşlar tarafından yerine getirilmesini içermektedir.

Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de telekomünikasyon sektörünün yeniden yapılandırılması için ilk girişim 27/1/2000 tarihli ve 4502 sayılı Kanun ile olmuştur. Bu Kanunla, telekomünikasyon sektöründe çok önemli yapısal değişikliklere gidilmiştir.

Ancak, yaşanan gelişmeler karşısında, anılan Kanunla getirilen düzenlemelerin günün koşullarına uyumlaştırılması gereği ortaya çıkmıştır.

Yukarıda belirtilen hususlar ışığında bu Kanunun asıl amacı, yeniden yapılandırılan telekomünikasyon sektöründe düzenleme ve denetleme görevleri verilen, idari ve mali özerkliği haiz Telekomünikasyon Kurumunun yetkilerinin bu Kurumun niteliklerine uygun olarak genişletilmesi, sektörün rekabete açılmasının sağlanması ve bu doğrultuda Türk Telekom hisselerinin satışına ilişkin yeni düzenlemeler yapılmasıdır.

Kanunla, tüm telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin her türlü görev sözleşmesi, imtiyaz sözleşmesi, genel izin ve ruhsat verme yetkisi Telekomünikasyon Kurumuna verilmektedir.

Ayrıca, yakın bir gelecekte gerçekleştirilmesi hedeflenen Türk Telekom hisselerinin özelleştirilmesine ilişkin satış stratejisinin son dönemde global telekomünikasyon piyasalarında yaşanan konjönktürel değişim paralelinde yeniden düzenlenmesi de gereklilik arz etmektedir. Bu bağlamda, Türk Telekom hisselerinden, devamı süresince tekel mahiyetinin yaratabileceği sakıncalar da dahil ekonomik ve güvenlik ile ilgili olarak milli yararların korunması amacıyla, Şirketin yetkili kurullarında alınacak kararlarda Devlete söz ve onay hakkı verecek imtiyazlı hisse haricindeki tüm hisselerinin satılabileceği hükmü getirilmiştir. Ancak, yapılan bu yeni düzenleme ile yabancı gerçek veya tüzel kişilerin doğrudan ya da dolaylı olarak şirketin çoğunluk hisselerine sahip olamayacaklarına ve gerçekleştirilecek tüm satış işlemlerinde yukarıda bahsi geçen şart ile karşılıklılık ilkesinin göz önünde bulundurulacağı hükme bağlanmıştır.

Türk Telekom hisselerinin satışında T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü ile Türk Telekom çalışanları ve küçük tasarruf sahiplerine %5 pay ayrılacaktır. Bu payın satışı halka arz yöntemiyle ve sermaye piyasası mevzuatına uygun olarak gerçekleştirilecektir.

Değer tespiti sonuçları ile satışa sunulacak hisselerin ne kadarının ve hangi satış yöntemiyle satılacağına, çalışanlar ve küçük tasarruf sahiplerine ayrılan %5’lik payın ne oranda satılacağına, değişen şartlar çerçevesinde, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunun karar vermesi esası getirilmiştir. Ayrıca, hisselerin blok satışında ihale usulüne açıklık kazandırılmıştır.

İhale komisyonunu oluşturan kuruluşlarda da yeniden düzenlemeye gidilmiştir. Hisseleri satışa çıkartılacak olan kuruluşun satış işlemlerini yürütecek komisyonda temsilci bulundurmasının sakıncaları gözönüne alınarak, ihale komisyonunda Ulaştırma Bakanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığından iki ve Hazine Müsteşarlığından bir temsilci bulundurulması hükmü getirilmiştir.

Bunun yanında, Dünyanın dev telekom şirketleri ile rekabet etmesi istenilen Türk Telekomun nitelikli personel istihdam edebilmesini teminen Türk Telekomda asli ve sürekli görevleri ifa eden personelin Genel Kurulda belirlenmekte olan maaşlarına Kanunla getirilen üst sınır yükseltilmiştir.

Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının %50’nin altına düşmesi durumunda, bu kuruluşta çalışan 657 sayılı Kanuna tabi personel ile sözleşmeli personelin özlük haklarının güvence altına alınması amacıyla düzenlemelere gidilmiştir.

Ayrıca, kuruluşta çalışan personelden emeklilik hakkını elde etmiş ve 2002 yılı sonuna kadar elde edeceklerin emekliliklerini teşvik etmek amacıyla emekli ikramiyesi ve kıdem tazminatının %30 fazla ödenmesi hususu esasa bağlanmıştır. 


MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- Türk Telekom ana sözleşmesinde yapılacak değişikliklerin, kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar Ulaştırma Bakanınca onaylanarak yürürlüğe girmesi hükmü getirilmiştir. Ayrıca, 406 sayılı Kanunun 4502 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesinde; Türk Telekomun Anayasanın 165 inci maddesinde belirtilen düzenleme dışında, tamamen özel hukuk hükümlerine tabi olacağı, sadece 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümlerinin uygulanacağı hususu düzenlenmiştir. Ancak uygulamada, sermayesinin yandan fazlası Devlete ait olan kurum ve kuruluşlara uygulanan diğer mevzuat hükümlerinin Türk Telekoma uygulanıp uygulanmayacağı yönünde tereddüt bulunduğundan konu belirgin hale getirilmiştir. Ayrıca, savaş, sıkıyönetim, olağanüstü hal ve seferberlik durumlarında telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak 697 sayılı Ulaştırma ve Haberleşme Hizmetlerinin Olağanüstü Hallerde ve Savaşta Ne Suretle Yürütüleceğine Dair Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniyle ilgili diğer özel kanunların hükümlerinin saklı kalacağı hükme bağlanmıştır.

Madde 2- Telekom sektöründe son yıllarda meydana gelen teknolojik gelişmeler, sektörün yapısını değiştirmiş, bu çerçevede genel olarak siyasal sorumluluk taşıyan hükümetin, sektör politikaları ile genel esaslar ve hedefleri belirlemesi, faaliyetlerinde özerk nitelikteki bir düzenleyici otoritenin teknik nitelikteki gerekli idari düzenlemeleri yapması ve uygulaması, buna karşılık işletmecilik faaliyetlerinin de ekonomik esaslar dairesinde ticari kuruluşlar tarafından yerine getirilmesi gündeme gelmiştir. Buradan hareketle, telekomünikasyon hizmetlerinin milli güvenlik ve ulusal bağımsızlık hususlarındaki endişeler doğrultusunda Devlet tarafından tekel olarak yürütülmesi gerekliliği ortadan kalkmış, anılan hususların imtiyazlı hisse teşkili ile garanti altına alınması yeterli hale gelmiştir.

Bu bağlamda, 4502 sayılı Kanunla 3 1/12/2003 olarak belirlenen tekel süresinin sona erme tarihi, yakın bir gelecekte gerçekleştirilmesi hedeflenen Türk Telekom özelleştirmesi ile ilişkili hale getirilmiştir. Böylece, sektörde özelleştirme ile birlikte hem Türk Telekomun rekabet ortamına daha hızlı hazırlanması hem de sektörün daha hızlı ilerleyebilmesi temin edilmiş olacaktır. Bu çerçevede, Türk Telekomdaki kamu payı %50’nin altına düştüğünde, Türk Telekomun tüm tekel haklarının 31/12/2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkacağı hükmü getirilmektedir.

Madde 3- 4502 sayılı Kanunun Genel Gerekçesinin 1 inci sayfasında şu ifadeler yer almaktadır: “Dünyada son yıllarda telekomünikasyon alanında göze çarpan en önemli gelişme, söz konusu alandaki politika belirleme, idari düzenleme ile işletmecilik görevlerinin birbirinden ayrılması ve her bir işlevin, o işlevin niteliğine uygun esaslar dairesinde yürütülür hale getirilmesidir. Bu çerçevede, gelişmiş ülkelerde uygulama alanı bulan sektör yapısı genel olarak siyasal sorumluluk taşıyan hükümetin sektör politikaları ile genel esaslar ve hedefleri belirlemesi, faaliyetlerinde özerk nitelikteki bir düzenleyici otoritenin teknik nitelikteki gerekli idari düzenlemeleri yapması ve uygulaması, buna karşılık işletmecilik faaliyetlerinin de ekonomik esaslar dairesinde ticari kuruluşlar tarafından yerine getirilmesini içermektedir.” Kanunun yukarıdaki esaslar dairesinde telekomünikasyon sektörünü yeniden yapılandırmayı amaçladığı ifade edilmektedir. Ancak yukarıda çerçevesi çizilen yapılandırma, Kanuna lisans verme konusunda amaca uygun biçimde yansıtılamamıştır. Zira yukarıdaki ifadelere göre ‘teknik nitelikteki lisans verme ve lisansla ilgili usul, esas ve şartları tespit konusunda gerekli idari düzenlemeleri yapma ve uygulama yetkisi’ Kuruma bırakılmalıdır. Avrupa Birliğinin direktiflerinde de lisans verme yetkisinin ulusal düzenleyici kurumlara bırakılması gerektiği ifade edilmektedir.

Bu çerçevede, telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin görev ve imtiyaz sözleşmesi yapma ve telekomünikasyon ruhsatı ve genel izin verme yetkisi bu madde ile Telekomünikasyon Kurumuna devredilmektedir. Buradan hareketle, bu madde ile telekomünikasyon alanında ilgili lisansları vermeye yetkili kılınan Telekomünikasyon Kurumu, bahse konu lisanslar çerçevesinde işletmeciler tarafından yerine getirilen uygulamaları denetlemeye aykırılık halinde idari para cezası uygulamaya ve milli güvenlik ve kamu düzeni gereklerince gerekli her türlü tedbiri almaya yetkili kılınmıştır.

Madde 4- Türk Telekom hisselerinin blok satışı ile ilgili olarak 2000 yılında açılan iki ihaleye de yatırımcıların yeterli ilgi göstermedikleri görülmüştür. Gerek uluslararası telekomünikasyon sektöründe yaşanan durgunluk, gerekse bahse konu ihalelerin koşulları nedeniyle, blok satış ihalesinde satışa sunulacak hisse oranının yükseltilmesi gündeme gelmiştir. Bu doğrultuda, telekomünikasyon hizmetlerinin ulusal güvenlik ve bağımsızlık açısından önemine binaen, daha önce gerek 4502 sayılı gerekse 697 sayılı Kanunlarla yasal bazda düzenlenmiş ve bu Kanunla da getirilmekte olan yeni düzenlemelerin destekleyici bir öğesi olarak, devamı süresince tekel mahiyetinin yaratabileceği sakıncalar da dahil ekonomik ve güvenlik ile ilgili olarak milli yararların korunması amacıyla, Şirketin yetkili kurullarında alınacak stratejik kararlarda Devlete söz ve onay hakkı verecek bir imtiyazlı hisse dışındaki tüm hisselerin satılabileceği hükmü getirilmektedir.

Telekomünikasyon sektörünün kendine has yapısı nedeniyle ulusal güvenlik ve bağımsızlık açısından milli yararların korunabilmesini teminen, İmtiyazlı hisseyi temsilen Hazine Müsteşarlığının Türk Telekom Yönetim Kurulunda bir üye bulundurması, imtiyazlı hisse sahibine Genel Kurula katılma ve konuşma hakkı verilmesi, imtiyazlı hisse sahibinin milli yaranların korunması amacıyla ana sözleşme değişiklikleri, yeni şirketler kurulması veya kurulu bulunan şirketlere iştirak edilmesi, uluslararası telekomünikasyon birliklerine katılınması veya uluslararası anlaşmalara taraf olunması, yönetim kontrolünü etkileyecek oranlardaki nama yazılı hisselerin devri ve nama yazılı hisselerin devrinin pay defterine işlenmesi konularında onay vermesi, imtiyazlı hisse sahibinin sermaye artırımlarına katılmayacağı ve kardan pay almayacağı hükümleri getirilmektedir.

Yabancı gerçek veya tüzel kişilerin Türk Telekomdaki hisse oranının %45’i geçemeyeceği ve bunların doğrudan ya da dolaylı olarak şirketin çoğunluk hisselerine sahip olamayacakları ve yönetim ve denetimde oy çoğunluğuna sahip olamayacakları ile tüm satış işlemlerinde bu şart ve karşılıklılık ilkesinin gözönünde bulundurulacağı da getirilen hükümler arasında bulunmaktadır.

Türk Telekom hisselerinin %5'inin Türk Telekom ve T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı çalışanları ile küçük tasarruf sahiplerine halka arz yöntemiyle satışı öngörülmüş olup, bu şekilde öncelikle çalışanlar olmak üzere küçük tasarruf sahiplerinin de Şirkete ortak olması amaçlanmaktadır.

Türk Telekom hisselerinin ne oranda satılacağına, uluslararası telekomünikasyon sektöründe yaşanan gelişmeler ve ulusal ekonominin seyri de dikkate alınarak, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının görüşü ve Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca karar verileceği, blok satış yapılması halinde ihale şartlarının ihale tarihinden en az 45 gün önce, kesinleşmiş ihale sonuçlarının ise 15 gün içinde Resmi Gazete’de ve Türkiye çapında yayımlanan yüksek tirajlı iki gazetede, yurt dışında ise uygun görülecek basın ve yayın organında en az bir defa yayımlanacağı, blok satışta 4046 sayılı Kanunda yer alan kapalı teklif usulünün uygulanacağı ve satışa ilişkin nihai devir işlemlerinin Bakanlar Kurulunca onaylanacağı hükme bağlanmıştır.

Madde 5- Yaşanan son ekonomik gelişmeler neticesinde, Türk Telekom özelleştirmesi kapsamında hisse satışından elde edilecek satış gelirleri ile telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin görev ve imtiyaz sözleşmesi, ruhsat ve genel izin satışlarından elde edilecek gelirlerin tamamının Hazineye aktarılması hükme bağlanmıştır.

Madde 6- Hisseleri satışa çıkartılacak olan bir kuruluşun, kendisi ile ilgili değer tespiti ve satış işlemlerini yürütecek komisyonlarda temsilci bulundurmasının sakıncaları olacağı düşüncesinden hareketle, bu madde ile, sözkonusu komisyonlarda şirket hisselerinin sahibi olan kuruluşun yanı sıra, telekomünikasyon sektörü ve özelleştirme konularında uzmanlaşmış kuruluşların daha fazla katılımının sağlanması hedeflenmiştir. Aynı şekilde, telekomünikasyon sektöründe yer alan tüm işletmecilere aynı mesafede olması gereken Sermaye Piyasası Kurulu gibi düzenleyici kurumların da bahse konu komisyonlarda temsilci bulundurmamaları gerektiği mütaala edilmiştir.

Bu itibarla, anılan madde ile Türk Telekomun özelleştirme sürecinde teşkil edilen değer tespit ve ihale komisyonlarında sektör ve özelleştirme tecrübesi daha fazla olan Ulaştırma Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığının ikişer, hissedar konumundaki Hazine Müsteşarlığının ise bir temsilci bulundurulması hükme bağlanmıştır.

Anılan madde ile bahse konu komisyonların teşkili ve çalışma esasları düzenlenmiş, komisyonların karar alma süreci açıklığa kavuşturulmuştur.

Ayrıca, 406 sayılı Kanunda aynı değerlendirme prosedürüne tabi tutulmuş bulunan Türk Telekom hisselerinin değer tespiti ile telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin verilecek lisansların (görev ve imtiyaz sözleşmesi, telekomünikasyon nıhsatı, genel izin) ücretlerinin tespitinin, hisse değerinin tespitinin özelleştirmeye yönelik bir işlem olması ve telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine yönelik olarak verilecek lisansların ücretlerinin belirlenmesinin ise pazar liberalizasyonuna yönelik bir mahiyet arzetmesi nedeniyle, sözkonusu lisans ücretlerinin asgari değerlerinin tespiti Kuruma bırakılmıştır. Kurumun belirleyeceği bu asgari değerler Bakanlar Kurulu tarafından onaylanacaktır.

Madde 7- Türk Telekomun, yakın bir gelecekte tam rekabete açılacak sektörde faaliyetlerini başarı ile sürdürebilmesini teminen, misyonu şirketi özelleştirmeye hazırlamak olan profesyonel yöneticiler eliyle yönetilmesi ve bu sayede hızla ticarileşmesi önkoşul olarak görülmektedir.

Bu önkoşulun yerine getirilebilmesi amacıyla, işletme, finans-muhasebe, bankacılık, pazarlama ve hukuk gibi değişik alanlardan da profesyonel yöneticilerin atanabilmesini mümkün kılmak üzere 4502 sayılı Kanun ile getirilen “telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübe sahibi olmak” koşulunun kaldırılması hükme bağlanmaktadır. Ayrıca, değişen telekomünikasyon piyasalarında, Türk Telekom’un dünyanın dev telekom şirketleri ile rekabet etmesi Şirketin nitelikli personel istihdam edebilmesine bağlı olup, yöneticilerin Genel Kurulda belirlenmekte olan ücretlerine Kanunla getirilen üst sınır yükseltilmektedir. Bunun yanında, Şirket Yönetim Kurulu’na atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yüksek öğrenim görme şartları aranacağı hükmü getirilmektedir.

Madde 8- Madde ile 406 sayılı Kanuna üç ek madde eklenmektedir.

Ek 27 nci madde ile; telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin görev ve imtiyaz sözleşmesi yapma ve telekomünikasyon ruhsatı ve genel izin verme yetkisi bu madde ile Telekomünikasyon Kurumuna devredilmekte, imtiyaz sözleşmesi akdedilerek yürütülecek olan telekomünikasyon hizmetleri veya alt yapısına yönelik yetkilendirmeye ilişkin planların Kurum tarafından hazırlanarak Ulaştırma Bakanlığına gönderilmesi ve Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmesi ve Kurum tarafından yürütülmesi esası getirilmekte, ayrıca görev ve imtiyaz sözleşmeleri, telekomünikasyon ruhsatı ve genel izinlerin asgari değerlerinin, Kurumun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceği hükmü de getirilmektedir.

Ek 28 inci madde ile; milli yararlanın korunmasını teminen Türk Telekom ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli Savunma Bakanlığı ve ülke güvenliği, emniyet ve asayiş ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları arasında telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak imzalanan tüm sözleşme ve protokollerin geçerliliğini aynen koruyacağı esasa bağlanmaktadır.

Ek 29 uncu madde ile; Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının %50’nin altına düşmesi durumunda, bu kuruluşta çalışan 657 sayılı Kanuna tabi personel ile sözleşmeli personelin özlük haklarının güvence altına alınması amacıyla yeni düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.

Bu çerçevede, Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının %50’nin altına düşmesi durumunda, hisse devir sözleşmesinin imzalanmasından itibaren 30 gün içerisinde, bu kuruluşta çalışan 657 sayılı Kanuna tabi personel ile sözleşmeli personel olup başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilecek personele ilişkin hükümler getirilmiştir.

Nakledilecek personelin başka kamu kurum ve kuruluşlarına atanmasına kadar geçecek süredeki aylık, ücret, ikramiye ve sosyal hak ve yardımlar ile bu döneme ilişkin harcırah, sağlık yardımı gibi özlük hakları ile yine aynı personelin başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakli sürecinde aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarında meydana gelebilecek farkın Hazine’ce karşılanması öngörülmektedir.

Bu madde gereğince nakledilecek personelden 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetvelde belirtilen personelin, eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve taminat (ek tazminat hariç) haklarının şahıslarına bağlı olarak atandıkları görevlerde kaldıkları sürece saklı tutulması esası getirilmektedir.

Madde 9- 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 4000 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesi ile Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi Genel Müdürlüğünün; T.C Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi olarak ikiye ayrılması nedeniyle, personelin ihtiyari olarak iştirak ettiği PTT Biriktirme ve Yardım Sandığının da, her türlü varlıkları bölüştürülmek suretiyle ikiye ayrılması gerekli bulunmaktadır.

Söz konusu ikiye ayrılma hali, 4502 sayılı Kanunda Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin Sağlık Yardim Sandığı ile Kefalet Sandıkları için de öngörülmüştür. Diğer ikiye ayrılmalarda gerçekleştirildiği üzere, bu ikiye ayrılmada da halen üye olan personelin tüm hak ve yükümlülükleri bölünmeden önceki durumda olduğu gibi saklı kalacaktır.

Madde 10- 4157 sayılı Kanuna bir madde eklenerek anılan Kanunda ve diğer mevzuatta Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi Genel Müdürlüğüne yapılan atıfların Türkiye Cumhuriyeti Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü ile Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne yapılmış sayılacağı hükmü getirilmiştir.

Madde 11- 406 sayılı Kanunun 4000 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesi ile Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi Genel Müdürlüğünün; T.C Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi olarak ikiye ayrılması nedeniyle, ikiye ayrılması öngörülen PTT Biriktirme ve Yardım Sandığı’nın ayrım işlemleri için düzenleme yapılmıştır.

Madde 12- Bu Kanun ile telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin görev ve imtiyaz sözleşmesi yapma ve telekomünikasyon ruhsatı ve genel izin verme yetkisinin Telekomünikasyon Kurumuna devrine ilişkin olarak 9/4/1987 tarihli ve 3348 sayılı Kanun ve diğer mevzuat genelindeki düzenlemelere atıfta bulunulmaktadır.

Geçici Madde 1- Bu Kanun ile düzenlenen imtiyazlı hisse ve kapsamının, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde Şirket ana sözleşmesine dahil edilmesi hükme bağlanmıştır.

Geçici Madde 2- Bu Kanun ile telekomünikasyon hizmetlerinde lisans verme yetkisinin Telekomünikasyon Kurumuna verilmesine ilişkin düzenlemenin, mevcut sözleşmelere yansıması sağlanmak istenmiş tir. Ayrıca, taraflara, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren bir ay içinde sözleşmeleri yeniden gözden geçirme ve mutabakat sağlanan hususların değiştirilmesi imkanı getirilmektedir. Değişiklik yapılmasına ilişkin mutabakat sağlanması sürecinde GSM Lisans Sözleşmelerinde Hazine payı ile ilgili olarak yer alan hükümlerle ilgili olarak Kurumun Hazine Müsteşarlığının görüşünü alması esası getirilmektedir. Bir ayın sonunda değişikliğe ilişkin mutabakat sağlanamaması halinde bir ay içinde Ulaştırma Bakanlığı ile görev, GSM görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalayarak veya Ulaştırma Bakanlığından telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin alarak halihazırda hizmet veren işletmeciler, bu Kanuna ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde ve mevcut sözleşmelerinde yer alan hak ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, görev veya imtiyaz sözleşmelerini Kurum ile yenilemek zorundadır. Bu süre zarfında imtiyaz sözleşmelerinin yenilenmemesi halinde Kurum, 406 sayılı Kanunun bu Kanunla değişik 2 nci maddesinin (f) fıkrasındaki yetkilerini kullanacaktır.

Ayrıca, her durumda, yenilenen sözleşmelerin 406 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendinde yer alan hükümlere tabi olması hususu getirilmektedir.

Geçici Madde 3- Türk Telekom 406 sayılı Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi olup, sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan kamu kurum kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuatın Türk Telekoma uygulanmayacağı hususundaki düzenleme sonucu, Şirkette 1475 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalışanlar ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta olanlardan istekleri üzerine iş mevzuatına geçmiş veya geçecek olanların gerek Türk Telekomda gerekse başka kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ve bu sürelere ilişkin tazminat haklarının korunabilmesi ve uygulamada tereddüde düşülmemesi için açıkça ifade edilmiştir.

Türk Telekomun, 406 sayılı Kanunun 4502 sayılı Kanun ile değişik 2 inci maddesinin (b) bendine göre, bazı telekomünikasyon hizmetlerini yürütmek üzere kuracağı ya da iştirak edeceği Şirketlerin, nitelikli ve bilgi birikimine ihtiyaç duyulan personelinin sektörde alt yapı sahibi temel telekomünikasyon işletmecisi durumunda bulunan Türk Telekomdaki insan kaynağından karşılanması zorunluluk arzettiğinden, bu Şirketlere geçecek sözkonusu personelin kazanılmış haklarının korunması amaçlanmıştır.

Geçici Madde 4- Hisse satışı sürecinin kolaylaştırılması amacıyla, Türk Telekomun istihdam yapısında değişikliğe gidilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren kuruluşta çalışan personelden 4502 sayılı Kanuna göre iş mevzuatına geçmiş veya geçecek olanlar da dahil 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre emeklilik hakkını kazanmış olanlara Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay, bu hakkı 2002 yılı sonuna kadar kazanacak olanlara da kazandıkları tarihten itibaren üç ay içinde emeklilik başvurusunda bulunmaları halinde emekli ikramiyeleri ve kıdem tazminatlarının %30 fazlasıyla ödenmesi ve bu farkın Hazinece karşılanması hükmü getirilmektedir.

Geçici Madde 5- Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının %50’nin altına düşmesi durumunda, ek 27 nci maddede belirtilen personelin naklinin yapılmasını müteakip ek 22 nci madde ve 4502 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi yürürlükten kalkacağı, ek 22 nci maddenin (e) bendi uyarınca T.C. Emekli Sandığı ile irtibatları devam eden personelin herhangi bir işleme gerek kalmaksızın T.C. Emekli Sandığı ile ilgisinin ise aynı esaslar dahilinde kesenekler ilgililerden, karşılıkları ise Türk Telekom tarafından ödenmek suretiyle devam ettirileceği hükmü getirilmektedir.

Geçici Madde 6- Türk Telekom tarafından yürütülmekte olan uydu hizmetlerinin milli güvenlik ve ülke savunması açısından stratejik önemi dikkate alınarak, bu hizmetleri yürütmek üzere 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bir kamu iktisadi kuruluşunun kurulması hükmü getirilmektedir.

Madde 13- Yürürlük maddesidir.

Madde 14- Yürütme maddesidir. 
 
 



(10 MAYIS 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş