| Cumhurbaşkanı Sezer'in yazıda, yabancıların yönetim ve
denetimde oy çokluğuna sahip olmalarını önleyecek düzenlemelere şirket
ana sözleşmesinde yer verilmesinin gerekliliğine dikkat çektiği belirtildi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Basın Başdanışmanı Metin Yalman, 25 Mayıs'ta
Çankaya Köşkü'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Cumhurbaşkanı
Sezer'in Telekom Yasası'nı onaylamakla birlikte, hükümete bir de ek yazı
gönderdiğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in yazıda belirttiği çekinceler ve
yapılması gerekenler şöyle sıralandı:
1- Türk Telekom'da özelleştirme sürecinin başlatılması sonucu
kamu payının yüzde 50'nin altına düşmesi durumunda 406 sayılı Yasa'nın
4673 Sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle değiştirilen ek 17. maddesinin birinci
ve ikinci fıkralarıyla imtiyazlı hisseye tanınan hak ve yetkilere,
2- Yasa'nın 7. maddesiyle 406 Sayılı Yasa'ya eklenen ek 28.madde
uyarınca, Türk Telekom ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli Savunma Bakanlığı
ve ülke güvenliği, emniyet ve asayiş ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları
arasında Telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak imzalanan
ve imzalanacak olan tüm sözleşme ve protokollerin geçerliliğini koruyacağına
ilişkin kurala,
3- 3 Mayıs 2001 gününde IMF'ye verilen Niyet Mektubu'nda 'Yabancıların
Türk Telekom'daki hisse oranlarının yüzde 45'i aşmamasını öngören ve çoğunluk
hisseye sahip olabilecek stratejik yatırımcı konsorsiyumunda yabancıların
çoğunlukta bulunması halini dışlamayan düzenleme'den söz edilmekte ise
de, 406 sayılı Yasa'nın 4673 sayılı Yasa'nın 3. maddesiyle değiştirilen
ek 17. maddesinin üçüncü fıkrasında, 'Yabancı gerçek veya tüzel kişilerin
Türk Telekom'daki hisse oranı yüzde 45'i geçemez ve bunlar doğrudan ya
da dolaylı olarak şirketin çoğunluk hisselerine sahip olamazlar. Yabancı
gerçek ve tüzel kişilere Türk Telekom'un yönetim ve denetiminde oy çoğunluğu
sağlanamaz. Tüm satış işlemlerinde bu şart ve karşılıklılık ilkesi göz
önünde bulundurulur.' denildiğinden, yabancıların yönetim ve denetimde
oy çoğunluğuna sahip olmalarını önleyecek düzenlemelere, Şirket Ana Sözleşmesi'nde
yer verilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir.
|