|
Türkiye Cumhuriyeti'nin 59. Hükümeti'nin Programı şöyle: (3)
58 inci Hükümet döneminde, hükümet programında yer alan ve Acil Eylem
Planı kapsamında yürütülen karar ve uygulamalara devam edilecektir.
Tarım sektöründe verimliliğin ve üretimin artırılması, üretici gelirlerinin
istikrara kavuşturulması, bu kesime yönelik teşviklerin rasyonel kullanılması,
hayvancılık potansiyelinin yeniden canlandırılması ve en üst düzeye çıkarılması,
ulusal ormancılık politikası doğrultusunda uzun vadeli bir ana plan hazırlanarak,
gerekli destek ve teşviklerin sağlanması temel amacımızdır. Alternatif
ürün projesi ile üretimin iç ve dış pazar talebine göre yönlendirilmesi
sağlanacaktır.
Tarım, ormancılık ve hayvancılık ürünlerinin dünya piyasalarına arzı
teşvik edilecek, sektörün kendi kendine yeterliliğine destek verilerek
yoksulluğun ortadan kaldırılmasına ağırlık verilecek, karma ve alternatif
tarımsal üretim ve metotları teşvik edilerek, tarım sektöründe çeşitlenme
ve farklılaşma sağlanacak, tarım sektörüne daha rekabetçi yapı kazandırmak
amacıyla, piyasa fiyatlarına duyarlı üretim sistemlerinin oluşmasına imkân
sağlanacaktır. Sektörün piyasa yapısının güçlendirilmesi için gerekli yasal
ve kurumsal düzenlemeler yapılacaktır.
Tarım sektörü politikaları, istihdam ve sosyal politikalar olarak ele
alınacak, katmadeğer artışına odaklı destek ve teşvikler sağlanacaktır.
GAP bir bütün olarak değerlendirilecek ve toprak reformu ile birlikte bölgenin
ekonomik altyapısı yeniden planlanacak ve sonuçlandırılacaktır. GAP İdaresi
bu bölgeye nakledilecektir.
Ulusal kalkınma hedefleri ve stratejileri ışığında sanainin yeniden
yapılandırma sürece hızlandırılacaktır. Hedef endüstrilerin önceliklerinin
belirlenmesinde mevcut olanaklar ve kapasiteler, endüstriyel yetenekler,
piyasa fırsatları ve uzun dönem rekabet olasılığı göz önünde bulundurulacaktır.
Patent, marka ve endüstriyel tasarımlarla ilgili haklar korunacak ve sınaî
mülkiyet alanında yapılacak yatırımlar desteklenecektir. Ayrıca, organize
sanayi bölgeleri, nitelikli sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitelerine
gereken önem verilecektir.
Bölgesel sanayiin rekabet derecesi iyileştirilecek ve standartları artırılacaktır.
Ekonominin dışa açılmasında ve ödemeler dengesinin olumlu yönde bir trend
izlemesinde, imalat sanayiin uluslararası mal ve hizmet ticaretindeki performansı
büyük önem taşımaktadır.
İmalat sanayiin dış rekabet gücünün artırılması, mukayeseli avantajlar,
alternatif maliyetler, ticaret hadleri ve serbest ticaretin rolü ve önemi
dikkate alınarak değerlendirilecektir. Bu çerçevede, sorunun demokratik
piyasa koşullarında çözümüne ağırlık verilecektir. Büyük sanayi kuruluşlarının
yurtdışında faaliyette bulunarak rekabet güçlerini dış piyasalara taşımaları
teşvik edilecektir.
Türkiye, tarihî ve kültürel birikimiyle, farklı doğal güzellikleri ve
misafirperver insanlarıyla büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Hükümetimiz,
Türkiye'nin bu potansiyelinin tamamını turizmin hizmetine sunmak için bilinçli
çalışma yapılması gerektiğine inanmaktadır. Türkiye'de turizm gelirlerinin
artırılması ve turistik bölgelerin çeşitlendirilmesi, dünyadaki ekonomik,
sosyal, kültürel gelişmelerin yakından izlenmesine ve turizm potansiyelimizin
etkin bir biçimde tanıtımına bağlıdır.
Bir turizm ülkesi olarak “Türkiye” markasının oluşturulmasına dönük
tanıtma projelerine önem verilecek, bu projelerin özellikle dışticaret
ve yabancı sermaye politikalarımızla koordinasyonu gözetilecektir. Ülkemizin
zengin turizm potansiyeli harekete geçirilerek, dünya turizm pastasında
önemli bir yer tutan iş-kongre, fuar, spor ve kültür turizmi alanlarında,
dinlence turizminde ülkemizin zengin turizm potansiyelini geliştirecek
adımlar atılacaktır.
Bilgi toplumuna geçiş sürecinde oldukça önemli olan ulaşım ve iletişim,
ekonomik birimlerin demokratik bir ortam içinde faaliyette bulunmaları
ve özgürleşmeleri bakımından son derece önemlidir. Ulaşım sistemiz, deniz
taşımacılığı ve demiryolu işletmeciliği öncelikli olmak üzere hazırlanmakta
olan Ulaşım Ana Planı çerçevesinde, kara ve hava ulaşımıyla da bir bütünlük
içerisinde ele alınarak, ulaşım modları arasında denge sağlanacaktır. İletişim
alanında serbestleştirme ve özelleştirme çalışmalarına ve sektörle ilgili
mevzuat düzenlemelerine hız verilecektir.
Hedeflenen 15 000 km bölünmüş yol çalışmalarına zor mevsim şartlarına
rağmen, süratle başlanmış olup, devam etmektedir. Huzurlarınızda, bu konuda
yoğun bir şekilde çalışan tüm valilerimize ve ilgili kuruluşlara da teşekkür
ediyorum. Hür türlü haberleşme ve iletişim imkânlarının ülkenin her yerleşim
birimine ulaşması sağlanacaktır.
Millî gelirin, istihdamın ve ekonominin dışa açılma sürecindeki faaliyetlerin
büyük bir kısmı hizmetler sektörü tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu
kapsamda iç ve dış ticaret, iç ve dış müteahhitlik hizmetleri, turizm,
iç ve dış taşımacılık son derece önemlidir. Bu sektörlerin ekonomiye katkılarının,
ekonomik prensipler çerçevesinde artırılmasına yönelik düzenleme ve uygulamalara
yer verilecektir.
Çalışma hayatıyla ilgili mevzuata ulusal ve uluslararası gelişmeler
ışığında günün koşullarına uygun bir yapı kazandırılacaktır. İşsizlik,
sadece, önemli bir üretim faktörünün israfı değil, aynı zamanda, büyük
ölçüde bir insanlık problemi olarak ele alınacaktır. İşsizliğin çözümünde,
sadece toplam talebin yönetiminde kullanılan para ve maliye politikaları
değil, bunlarla birlikte arz yanlı politikalar da kullanılacaktır.
Sosyal güvenlik kuruluşlarında, norm ve standart birliği sağlanacak,
uluslararası sözleşmeler ve sosyal güvenliğin temel ilkeleri çerçevesinde
çağdaş, bütünleştirilmiş bir sosyal güvenlik ağı sağlanacaktır.
İşgücü piyasalarının yapısı ve özellikleri, son yıllarda önemli ölçüde
değişime uğramaktadır. İstihdamın ve işsizliğin endüstriyel ve meslekî
dağılımı, istihdam statüsü, geçmiş dönemlere göre farklı bir trende girmektedir.
Bu nedenle, işçi ve işveren kuruluşlarının rol ve fonksiyonlarının etkinliğini
artırıcı ortam oluşturulacaktır.
Çevrenin sermaye stoku olarak ele alınması gereken hava, ısı, su, mineral
ve diğerleri, tüm ekonomik birimlerin faaliyetlerinin yapı ve kalitesini
doğrudan etkilemektedir. Bu konuda duyarlılık artırılacak ve söz konusu
stokta değişim yaratan çevresel yapıda kötüye gidiş, gürültü, kirlenme
ve değişim maliyetlerini belirlemek amacıyla sosyal refah ağırlıklı gelişim,
yaklaşım geliştirilecektir. Bu çerçevede, ekonomik birimlere sosyal sorumluluk
yaklaşımı benimsetilecektir
Enerji kaynaklarının tümünden en etkin ve verimli bir şekilde yararlanılacaktır.
Enerji darboğazının oluşmaması için, maliyet ve fiyatlamayı da dikkate
alan bir planlama yapılacak, çevreci nükleer enerji kaynakları da devreye
sokulacaktır. Yurtdışı enerji kaynakları ve bunun imkânları, ekonomik kriterler
gözardı edilmeden çeşitlendirilerek değerlendirilecektir.
Hükümetimizin enerji politikasının temelinde, ulusal çıkarlarımızı koruyarak,
enerji arzının güvenliğini ve devamlılığını sağlamak, serbest rekabete
dayalı bir enerji piyasası oluşturmak ve duyarlı olduğumuz çevreyi ve insan
sağlığını korumak bulunmaktadır. Aynı zamanda, Türkiye'yi bir enerji köprüsü
haline getirebilmek için hükümetimiz azami çaba içinde olacaktır.
Yeraltı kaynaklarımızın zenginliği, ülkemize mukayeseli bir üstünlük
sağlamaktadır. Hükümetimiz, zengin yeraltı kaynaklarımızın ülke gelişmesine
arzu edilen bir düzeyde katkıda bulunması için, ulusal çıkarlarımızı öne
çıkararak, etkin bir madencilik programını süratle uygulamaya koymak isteğindedir.
Tüketicinin korunmasında en etkin yöntem ve yaklaşımlar hızlı bir şekilde
uygulamaya konulacaktır. Bu çerçevede yasal yapı, sivil toplum kuruluşları
ve tüketiciyi koruyan kurumların yaygınlaştırılması ve desteklenmesi, üretim
süreçlerinde kalite anlayışının yaygınlaştırılması, tüketicilerin bilinçlendirilmesi
üzerinde önemle durulacaktır.
Devleti halka hizmet etme aracı olarak gören Hükümetimiz, bir sınıf
ve kesimin değil bütün vatandaşlarımızın refah ve mutluluğunu sağlayacak
sosyal politikalar yürütecektir. Bu bağlamda yoksullar, bakıma muhtaç yaşlılar,
çocuklar ve işsizler için özel programlar oluşturulacak, zor durumdaki
vatandaşlarımıza, terkedilmiş ve kimsesizlik duygusu yaşatılmayacaktır.
Hükümetimiz, işsizleri, fakirleri, düşkünleri, hastaları, özürlüleri gözeten,
onların insan onuruna yakışacak şekilde yaşamalarını sağlayacak bir sosyal
devlet anlayışını uygulamaya koyacaktır.
Hükümetimize göre eğitim, her alandaki kalkınmanın en önemli unsurudur.
Beşerî sermayeyi etkin kullanmayan toplumlar, rekabet şanslarını kaybetmeye
mahkûmdur. Eğitim alanında oluşacak zaaflar, hiçbir alandaki üstünlükle
giderilemez. Buna karşılık, eğitim alanında yakalanacak üstün seviyeler,
diğer tüm alanların toplam kalitesini yükseltir. Eğitime bu bilinçle yaklaşan
Hükümetimiz, bu alanda giderek artan zaafları gidermeyi öncelikli hedeflerden
saymaktadır.
Eğitim kalitesinin artırılması, eğitimde fırsat eşitliğinin gerçek anlamda
sağlanması ve eğitim sisteminin ideolojik kavgaların arenası olmaktan çıkarılması
yetkin ve yetenekli bireylerin yetiştirilmesi açısından son derece önemlidir.
Yükseköğretim kurumları dahil, eğitim-öğretim kurumlarımızın ihtiyaçlara
uygun eğitim-öğretim hizmeti sunması, etkin eğitim ve istihdam planlamalarının
yapılmasına bağlıdır.
Bu nedenlerle, Hükümetimiz, eğitim alanında köklü bir reform hareketine
girişecektir. Her alanda olduğu gibi, Türk Millî Eğitim sisteminde de insan
merkezli nitelikli bir eğitim modeline geçmek üzere, toplumun ihtiyaçlarına
ve çağdaş uygarlık gereklerine göre yeniden yapılanma sağlanacaktır.
Anayasamızda tanımlanan laiklik ilkesi, din ve vicdan hürriyetine etkinlik
ve işlerlik kazandırılarak, dinin, dinî duyguların veya dince kutsal sayılan
değerlerin ve sembollerin siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlamak
amacıyla istismar edilmesi veya kötüye kullanılmasını önleyebilecek bir
din eğitimi ve öğretimi, Anayasamızda tanımlanan çerçevede uygulamaya konulacaktır.
Öğretmenlik mesleğinin toplumda hak ettiği itibarı yakalayabilmesi için,
öğretmenlerin niteliklerinin yükseltilmesine paralel olarak, çalışma şartları
iyileştirilecektir. Eğitim ve öğrenim hakkının kullanılmasının önündeki
engeller kaldırılacak; eğitim, hayat boyu sürecek bir süreç olarak kabul
ve teşvik edilerek, kademeler arasında yatay ve dikey geçiş imkânları sağlanacaktır.
Hükümetimiz, üniversitelerin çağdaş anlamda öğretim ve araştırma kurumu
olmalarını sağlayacak düzenlemeleri gerçekleştirecektir. Yüksek Öğretim
Kurumu (YÖK), üniversiteler arasında koordinasyon sağlayan, standartlar
belirleyen bir yapıya kavuşturulacak; üniversiteler, idarî ve akademik
özerkliği olan, öğretim elemanları ve öğrencilerin serbestçe bilimsel faaliyette
bulunduğu, araştırma ve öğretim kurumları düzeyine çıkarılacaktır.
Üniversiteler, her çeşit düşüncenin, demokratik bir ortamda, hoşgörü
içinde öğretilip tartışıldığı, yasakların ve sınırlamaların olmadığı özgür
bir foruma dönüştürülecektir. Meslekî ve teknik eğitime talebi düşüren,
haksız ve adaletsiz uygulamalara sebep olan mevcut üniversiteye yerleştirme
sistemi, yarışmayı teşvik edecek ve adaleti sağlayacak şekilde değiştirilecektir.
Meslek eğitimi veren meslek yüksek okulları, meslek standartlarına uyumlu
niteliklere sahip insangücü yetiştirecek bir şekilde yeniden ele alınacaktır.
Hükümetimiz, millî değerlerin, birey, aile ve toplumu ayakta tutan manevî
dinamiklerin korunup geliştirilmesi konusunda azamî gayret içerisinde olacaktır.
Millî kültürümüzdeki esas yapıyı, üslubu koruyarak evrensel değerlerle
millî kültürümüz arasındaki etkileşimi en üst noktaya çıkarmayı amaçlamakta,
gerçek bir çağdaş kültür atmosferi oluşturmanın bu yoldan geçtiğine inanılmaktadır.
Bu iki alanı, çatışma konusu olmaktan çıkarıp, her iki unsurun zenginliklerinden
birlikte yararlanmak, kültür politikamızın temelidir.
Hükümetimiz, kültürün taşıyıcı unsurları olan dil, edebiyat, folklor,
musiki, plastik sanatlar, etnografya, sinema, temsili sanatlar alanlarındaki
mevcut yapıyı, yaklaşım ve anlayışı eksik ve sağlıksız bulmaktadır. Bütün
bu alanlarda konunun uzmanlarının ve sivil toplum örgütlerinin de görüşlerinden
yararlanılarak yeni ve doyurucu politikalar geliştirilecektir. Ayrıca hükümetimiz
kültürel mirasın korunmasına azamî hassasiyet gösterecektir.
Mevcut sağlık sistemi bütün yönleriyle çağdaş gelişmelerin gerisinde
kalmış; maliyetler, sistem kaçakları nedeniyle çok artmış, sağlık hizmetleri
ulaşılamaz hale gelmiş, standart birliği kalmamıştır. Sağlıklı bir nesil
yetiştirebilmek için, sağlık hizmetlerinin tüm vatandaşların ulaşabileceği
bir yapıya kavuşturulabilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.
Sosyal güvenlik kuruluşlarının asıl yapması gereken işlerini engelleyen
sağlık işleriyle uğraşması, bu kuruluşları da verimsiz hale getirmiştir.
Mevcut sağlık sistemimiz, kurumsal yapı, işleyiş, personel yapısı ve dağılımı
itibariyle ihtiyaca cevap veremeyecek hale gelmiştir. Hükümetimiz, köklü
değişiklikler yaparak herkesin ulaşabileceği nitelikli ve etkin çalışan
bir sağlık sistemini oluşturmakta kararlıdır.
Devlet, herkesin temel sağlık hizmetlerini, gerekirse özel sektörle
işbirliği yaparak yerine getirecektir. Etkin ve kaliteli bir sağlık sistemi,
nitelikli bir toplum için vazgeçilmezdir. Hükümetimiz, sağlık hizmetlerinin
yerine getirilmesini sosyal devlet anlayışının vazgeçilmez unsurları arasında
görmektedir. Sağlık hizmetleri bütünsel bir anlayışla ele alınacak, yeni
bir yapılanma ve işbirliğine gidilecektir.
Aile, toplumun temeli ve toplumsal dayanışmanın oluşmasında rol oynayan
önemli bir kurumdur. Toplumsal mutluluk, dayanışma, barış, sevgi ve saygının
yolu aileden geçer. Yaşanan bütün olumsuzluklara ve ekonomik sıkıntılara
rağmen toplum olarak ayakta duruşumuzu, büyük çapta sağlam aile yapımıza
borçlu olduğumuz açıktır. Hükümetimiz aile merkezli politikalara öncelik
verecektir.
Kadınlarımız, sadece toplumumuzun yarısını oluşturdukları için değil,
birey ve toplumun gelişimi ile sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde özel
bir konuma sahiptirler. Yılların ihmali sonucu biriken her türlü sorunlarıyla
ilgilenilmesi, hükümetimizin öncelik verdiği bir konudur.
Gençlik, ülkenin sadece zenginliği değil, aynı zamanda dinamizminin
ve değişim potansiyelinin de kaynağıdır. Dolayısıyla, genç nüfusa sahip
olmak Türkiye için büyük bir imkândır. Hükümetimiz, toplumun gençlere,
gençlerin de Türkiye'ye güvenini sağlamayı temel hedefleri arasında görmektedir.
Seçilme yaşı 25'e indirilecektir. Özgür düşünceli, kendi başına karar
verebilen, sorgulayan, kendi toplumunun ve evrensel doğrulardan haberdar
olan ve hayatın güçlükleriyle baş edebilecek donanımlı ve yetenekli gençler
yetiştirmek önemli hedeflerimiz arasındadır. Dünyanın ve Türkiye'nin gelişen
ve değişen şartları dikkate alınarak yeni bir spor politikası oluşturulacaktır.
Sporun her dalında uluslararası standartları yakalamak için her türlü destek
verilecektir.
Özgür, bağımsız, çoksesli bir yazılı ve görsel basın, demokratik rejiminin
önemli güvencelerinden biridir. Yazılı ve görsel basın sektöründe tekelleşme
ve kartelleşmenin önlenmesi için ilgili mevzuat yeniden düzenlenecektir.
Medyanın, toplumun ihtiyaçlarını önplanda tutan yayınlar yapması özendirilecektir.
Özel hayatın ve özel haberleşmenin güvenliğiyle ilgili her türlü teknik
ve yasal önlemler alınacaktır.
Çağımızın devlet anlayışında, özürlülerin kendi kendine yetmesi, belli
bir bilgi ve kültür düzeyine ulaşması, meslek edinip üretken hale gelmesi
ve çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurarak toplumsal hayata katılmasının
sağlanması devlete yüklenen anayasal bir görevdir. Devlet, özürlü vatandaşlarının,
eğitim, rehabilitasyon, sağlık, hukuk, yönetim gibi alanlardaki ihtiyaçlarını
karşılamak suretiyle, başkalarına en az muhtaç olarak yaşamalarını sağlayacaktır.
Bedensel ve zihinsel özürleri nedeniyle insanlar arasında ayırım yapılmasına
izin verilmeyecektir. Bu ilke, hükümetimizin özürlülerle ilgili politikasının
temelini oluşturacaktır. Bunların gerçekleştirilmesi için her türlü tedbir
alınacaktır.
Bir ülkedeki yönetimin kalitesini ve toplumun medeniyet dairesindeki
konumunu ne tür kentler ürettiği belirler. Bu nedenle, kentleşme ve konut
meselesi teknik muhtevasının çok ötesinde anlamlara sahiptir. Sağlıksız
ve çirkin şehirleşmenin önüne geçilerek, şehirlerin yaşanabilir mekânlar
haline getirilmesi hükümetimizin temel önceliklerinden biri olacaktır.
Gecekondu bölgelerinde yaşayanlara yönelik ucuz konutlar üretilecektir.
Uzun vadeli programlarla, şehirlerin, yaşanabilir, sağlıklı, ulaşım ve
altyapı sorunları çözülmüş, çevre güzelliği taşıyan mekânlar olması için
gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
|