TBMM
deklarasyonu şöyle:
(15 Temmuz 1999 - 21. Dönem 1. Yasama Yılı 34. Birleşim)
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kıbrıs Barış Harekâtının 25 inci yıldönümü
münasebetiyle, 15 Temmuz 1999 tarihinde, özel gündemle toplanmıştır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş'ın iştirakleri,
hükümet ve siyasî partiler sözcülerinin katılımlarıyla yapılan toplantı
sonunda, aşağıdaki hususların Türk ve dünya kamuoyuna duyurulması kararlaştırılmıştır:
25 inci yıldönümünü idrak ettiğimiz Kıbrıs Barış Harekâtı, Ada'daki
Türk varlığına karşı senelerce sürdürülen dinî ve etnik temizlemeye, Kıbrıs
Devletini ortadan kaldırarak Yunanistan'a bağlamak teşebbüs ve darbesine
karşı yapılmıştır. Yirmibeş yıl sonra, NATO'nun Kosova'da Sırplara karşı
benzeri bir harekâta girişmiş bulunması, Kıbrıs Harekâtının ne derece isabetli
olduğunu göstermektedir.
Yirmibeş yıldan beri Kıbrıs'ta kan akmaması sevindirici gerçeğinin bazı
çevreleri âdeta rahatsız ettiğini görmek üzücü olmaktadır. Bu çevreler,
devamlı olarak tertipler geliştirmekte, tahriklere başvurmaktadır. Türk
tarafı, bütün bu tertip ve tahriklere karşı olumlu ve barışçı tutumunu
devam ettirmektedir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye ile beraber, Ada'daki her iki
toplumun varlık ve güvenliğini teminat altına alacak, adil ve devamlı bir
çözüm bulunması yolunda her türlü gayret ve iyiniyeti göstermiştir. Buna
mukabil, Yunan-Rum tarafı, enosis emelinden, 20 Temmuz 1974 öncesine dönmek
politikasından vazgeçmemiş, meseleyi ilgili taraflar arasında görüşmekten
ziyade, dış güçlerin müdahalelerini davet etmiş, her seferinde uzlaşmayı
zorlaştırmıştır. Son olarak, Güney Kıbrıs Rum idaresinin Avrupa Birliği
tam üyeliğine başvurması ve bunun karşı tarafça kabul görmesi çözüm yolunu
tıkamış, Avrupa Birliği çerçevesinde Yunanistan'ın Güney Kıbrıs'a yerleşmesi
kapısını açmıştır. Bunun kabulü mümkün değildir.
Yunanistan'ın dış güçleri Kıbrıs meselesi içine çekmek politika ve çabaları
neticesi, son olarak, G-8'ler Köln Zirvesi nihaî bildirisinde, Kıbrıs konusuna
yer verilmiş, Birleşmiş Milletlere âdeta talimat şeklinde bir çağrıda bulunulmuştur.
Bunu, tümüyle kınıyor ve reddediyoruz.
Bugün, Kıbrıs'ta, Rumların, Zürih ve Londra Anlaşmalarını çiğnemeleri,
Türk unsurunu yok etmeye çalışmaları neticesi doğmuş, iki ayrı devlet gerçeği
bulunmaktadır. Bu gerçeği kabul etmeden, her iki devlete eşit gözle bakmadan
herhangi bir çözüm bulmak mümkün değildir.
Güney Kıbrıs'ın tehlikeli bir şekilde silahlandırılması, Yunanistan'a
tahsisli askerî hava ve deniz üsleri inşası, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının
terör örgütü PKK'ya verdiği destek, Ada'da ve bölgede barış ve istikrara
yönelik tehditlerdir.
Türkiye'nin Kıbrıs'la ilgili garantörlük hakları ve stratejik menfaatları
daima korunarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin devlet statüsü ve güvenliği
dahil, meşru hak ve çıkarlarının aşındırılmasına hiçbir surette müsaade
edilmeyecektir.
Kıbrıs Barış Harekâtının bu anlamlı yıldönümünde, barış ve adil, yaşayabilir
bir çözüm için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin sürdürdüğü kararlılığı
takdirle karşılıyor, destekliyoruz. Millî bir dava olan Kıbrıs konusunda,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine tam desteği,
kesintisiz ve şartsız devam edecektir. Bunda en ufak bir şüpheye yer yoktur.
|