İnönü'nün
1. Olağanüstü Kurultay konuşması şöyle:
26/ XII/1938 tarihinde Üsnomal Büyük Kurultayda Genel
Başkan İnönü tarafından söylenen nutuk
Büyük Kurultayın Sayın Üyeleri;
Büyük Partimizin esas bünyesinde bugün aldığınız kalbi ve nizami kararla,
beni değişmez Genel Başkan seçtiniz. Yüksek teveccühünüzün ve samimi itimadanızın
ifadesi olarak aldığım bu karardan dolayı sizlere teşekkür ederim. Bu anda,
omuzlarımda bulunan Genel Başkanlık vazifesini; Partinin, büyük milletimizin
hayrından ve hizmetinden başka gayesi olmayan, maksadıma uygun bir surette
ifa etmek için, bütün varlığımı sarfedeceğim (Alkışlar). Sizlerden ve Partinin
bütün azasından birlik, beraberlik, yardım beklerim.
Aziz arkadaşlarım; Büyük Kurultay; kurtuluş mücadelesinin en evvel işlemeye
başlayan, içerden ve dışardan her türlü insafsız hücumlara milletimizin
maruz kaldığı günlerde onun iradesini ilan etmek üzere meydana atılan,
en eski teşkilatımızdır. Bence ebedi Şefimiz Atatürk’ün, kendisine kadar
ve kendisinden sonra, burada ve diğer memleketlerde yapılan milli mücadelelerden
en kıymetli farikasını, bu kurultay ve onun manası teşkil etmektedir (Bravo
sesleri). Atatürk; kurtuluş mücadelesini, siyasi ve askeri sahnelerde,
evvela Kurultayda, sonra Büyük Millet Meclisi içinde idare etti. Sulh ve
harbin siyasetini inkıtasız bir Millet Meclisi ile idare edebilmek zihniyetini
ve kudretini, bugün dahi çok memleketlerde göremiyoruz (Bravo sesleri).
Atatürk, Kurultayları yalnız millet hayatının lüzumlu bir makanizması olarak
takdir etmekle kalmazdı, onu samimi ve derin bir sevgi ile de severdi.
Büyük Kurultayın duygusunu söylediğime emin olarak, bütün gelecek Kurultaylar
adına da Atatürk’e karsı hiç bir zaman solmayacak olan sevgi ve tazim hislerimizi
ifade etmekle şeref duyarım (Alkışlar).
Arkadaşlar; Kurultayımızın bu üsnomal toplantısı, senelik Parti toplantılarından
sonra vuku bulduğuna dikkati celp etmek isterim. Her biriniz köylerden
başlayarak vilayetlere kadar milletimizin şikayetlerini ve dileklerini
dinlemiş bulunuyorsunuz. Büyük Meclisin ve Cümhuriyet hükümetinin faaliyetlerine
başlıca temel, halkımızın şikayetlerine ve dileklerine vefa etmek olduğu
düşünülürse (Bravo sesleri) Parti teşkilatımızın senelik çalışmalarının,
milletin idaresinde ne kadar verimli bir kolaylık olduğu göze çarpar. Şikayet
ve dileğin, bir defada ve bir lahzada tatmin edilmesi, şimdiye kadar hiç
bir millete nasip olmadı ve nasip olmayacaktır. Ancak şikayet ve dilekle
hülasa olunan milletin ameli arzusu, hiç bir teşkilatta, bizim Partimizin
sinesinde olduğu kadar, esas tutulmamıştır. Hepimizin en kıymetli alakamız,
milletin en ehemmiyetsiz zannolunacak şikayetine kadar vukuf sahibi olmak
ve milletin en pahalı ve en güç sayılacak dileklerine kadar tedbir bulmaya
çalışmaktır. Kanunlarla ve Büyük Millet Meclisinin emanetlerile vazife
almış olan memurlar, vekiller, hepimiz, millet hizmetinde şeref bulan vatandaşlar
olarak, onun ihtiyaçlarına yetişmek hislerile meşbuuz (Alkışlar, bravo
sesleri). Büyük, küçük bütün vazifelerin, iyi ve temiz ifa olunması, emellerimizin
başındadır. Parti toplantılarının temiz ve pürüzsüz çalışmasının sonunda,
bu sözlerimde arzu ettiğiniz manayı bularak, muhitlerinize döneceğinizi,
ümit ediyorum.
Aziz arkadaşlar;
Partimizin, karşısında bulunduğu vazifeler vardır. Vazifelerin, bundan
sonra, ehemmiyetleri azalmış değil, daha ziyade artmıştır. Sağlam bünyeli,
yüksek istdiatlı, asil bir milletin siyasi hayatına, istikamet vermek iddiasındayız.
Geçmiş tarihin fırtınaları içinde geç ve eksik kalmış taraflarımızı, sür’atle
tamamlamak ve ilerletmek vazifesindeyiz (Alkışlar). Milletlerin geçimsiz
ve birbirine emniyetsiz bulundukları bir zamandayız. Milletlerin bir aile
efradı gibi, birbirinin dertlerini anlayarak, bu küçük kürenin kucağında
kardeşçe yaşayabilmeleri aziz emelimizdir. Fakat arkadaşlar, milletlerin
birbiri ile iyi geçinebilmelerini, yalnız bizim arzumuz temin edemez. Hatta
bizim, milletler arasında kopacak muhtemel bir fırtınadan uzakta bulunmamız
bile, yalnız bizim tedbirimiz ve kat’i arzumuzla temin edilmeyebilir. Demekki,
kaybedilmiş zamanları telafi etmeyi ve milletimizi sür’atle ilerletip yükseltmeyi,
türlü sekteler ve manialara maruz kalmak ihtimalleri içinde, başarmaya
mecburuz (Alkışlar). Partinin bütün azası, çalışkan bir vatanperver olduğu
kadar milletin beraberliğini candan seven ve millet kuvvetlerinin hiç bir
sebeple dağılmamasına dikkat eden bir vatanperver gibi davranmaya mecburdur.
Cümhuriyet Halk Partisinin, bütün vatandaşları kendisinin muhabbet ve hizmet
muhitinde toplamaya çalışan zihniyetini, ifade etmiş oluyorum. Şimdi, size
bu zihniyetin, milletin bünyesinde kök salmış olduğunu da göstereceğim.
Atatürk gibi her tarihin ve her devrin büyük bir kudreti, siyaset sahnesinden
maddeten çekildikten sonra da, bütün dünyanın hayret ve takdiri karşısında
sabit oldu ki, bu aziz memleketin hiç bir köşesinde ve bu büyük milletin
hiç bir ocağında, Cumhuriyet aşkından başka bir hava esmemiştir. (Sürekli
alkışlar). 15 senelik türlü müşkülat içinde bir hayattan sonra, Cümhuriyet
rejiminin verdiği bu imtihan; onun, zannedildiğinden çok daha sağlam ve
derin kökte, sarsılmaz .bünyede olduğunu, bütün dünyaya isbat etmiştir
(Alkışlar). Siz ve hepimiz, büyük acı içinde, bu bahtiyar müşahedeyi yapabildiğimizden
dolayı, yürekler dolusu iftihar edebiliriz.
Sayın arkadaşlar: Partimiz; millet menfaatinde, küçük hislerin üstüne
çıkabilen bütün vatandaşları tatmin edecek en sağlam prensipleri, en az
teferruatla tesbit edebilmiştir. Türkiyenin yenileşmesi ve yükselmesi gibi
hiç olmazsa, iki yüz senedenberi devam eden mücadele, bizim rejimimizde
ve prensiplerimizde, en sade ve ameli ifadesini bulmuştur. Mutlak olarak
zikredilen hiç bir siyasi prensip; ifratı ve tefriti, ve türlü. şekilde
yanlış tatbikı öne sürülerek, tenkit edilmekten kurtulamaz. Partimizin
hüviyetini tarif eden altı prensibimiz de, fena ellerde ve yanlış tatbikat
ile eksik gösterilebilir. Fakat bu gayretler yersiz ve beyhudedir. Tam
ölçüsü verilmediği halde faydasını muhafaza edebilecek, hiç bir ilaç yoktur.
Şimdiye kadar isbat ettik ki prensiplerimizi esas olarak daima iyi ellerde
.bulundurmaya ve tedbirleri, zamanı geldiği vakit cesaretle, fakat daima
tedbir ‘ve basiretle tatbik etmeye çalıştık (Alkışlar). Geçmiş zamanın
muhasebesi, son zamanlarda, hiç bir milletin siyasi partisine nasip olmamış
kadar müsbet ve verimlidir. Gelecekte de, cesaretle basiretin, bize, ayni
müsbet neticeleri vadetmekte olduğuna, kat’i olarak kaniiz. Anlayışımızda
ve icraatımızdaki ana hatlarda zaaf göstermek şöyle dursun, milletin daima
ilerleyen ve yükselen taze ve canlı anlayışı ile, vatanımıza, daha geniş
feyizler temin edeceğimize katiyyen güveniyoruz (Alkışlar).
Aziz arkadaşlarım! Milletimizin en dar muhitlerine ve en küçük ihtiyaçlarına
kadar sorulup çare bulmaya çalışmak, önümüzdeki senelerin çalışmalarında
yeni bir farika olacaktır. Halk çocuğu vatandaşlar tarafından, halk içinde
geçirilen bu çalışma hayatının, devlet otoritesini en sağlam bir surette
koruyarak, halk idaresinin feyizlerini, en geniş bir surette temin edeceğine
inanıyoruz (Alkışlar). Hiç bir koruyucu tedbir, insan vücudunu hasta olmaktan
kurtaramadığı gibi, hiç bir milletin bünyesi de, en iyi tedbirler içinde,
marazi arızalar göstermekten kurtarılamaz. Fakat, vatandaşlarım emin olsunlar
ki, uyanık, dikkatli ve vazife hissini beşeri her duygunun üstünde tutan
vazife sahipleri olarak, millet idaresinde lüzumlu görülecek tedbirleri,
zamanında ve kararında almakta asla tereddüt etmeyeceğiz (Sürekli alkışlar).
Vatandaşlarımızın, Büyük Millet Meclisi etrafında ve sade bir vatandaş
olmakla hayatının bütün gururunu dolduran Reisicümhur etrafında tesanüdü
o derecededir ki, icap ederse, bütün Türk Milletini, varı ile ve canı ile
bir hudut üzerinde, şimdiye kadar bu millet tarihinde görülmemiş sür’at
ve hevesle, toplayabileceğimizden asla şüphe etmiyorum (Bravo sesleri,
şiddetli ve sürekli alkışlar).
Aziz arkadaşlarım! Vatandaşlarda ve teşkilatı esasiyenin tarif ettiği
vatandaşlarda, bu vatanın daimi sahip ve sakinleri sıfatile, emniyet içinde
yaşamak huzuru kalbi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve Cümhuriyet hükümetinin
samimihedefidir. Hiç bir milletin kendisine uygun gördüğü bir tedbir, bizim
memleketimizde taklit olunamaz. Hiç bir vatandaş, kanunların kendisine
temin ettiği nimetlerden mahrum edilemez (Alkışlar). huzur içinde, müşterek
vatanın yükselmesine çalışmak sahası, bütün vatandaşlar için açıktır. Bu
memlekette, bütün kuvvetleri özünde toplamış olan tek kudretli varlık,
Türkiye Büyük Millet Meclisidir (Bravo sesleri, alkışlar). Onun tedbirlerile,
teşkilatı esasiyesi ve kanunlarile, hepimiz üzerine teveccüh eden mükellefiyetler
ve vazifeler, diğer bütün vazife ve mükellefiyetlerimizin üstünü ve nazımıdır.
Aziz arkadaşlarım;
Sizi muhabbetle selamlarım. Sizi gönderen teşkilat arkadaşlarımıza
ve içinde yaşadığınız millet ve memleket yuvalarına Genel Başkanınızın
sevgi ve saygılarını beraber götürmenizi isterim. (Başımız üstüne sesleri,
şiddetli ve sürekli alkışlar).
|