Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
KİM KİMDİR
İlgili Sayfalar
6. KONGRE
BAHÇELİ'NİN KONUŞMASI

MHP'nin 6. Kongresi...
Bahçeli'nin teşekkür konuşması

(5 Kasım 2000)

MHP'nin 5 Kasım 2000 tarihinde gerçekleştirilen 6. Büyük Kongresinde, Devlet Bahçeli, yeniden genel başkan seçildikten sonra "teşekkür" konuşması yaptı. 

Bahçeli konuşmasında, yeni çağın dinamiklerini kavrayıp, Türkiye'ye taşıma mecburiyeti olduğunu belirterek, ''Bunun için, köklü bir dönüşümü başarmak ve geri kalmışlığın bütün tortularını tasfiye etmek önümüzde tarihi ve milli bir görev olarak durmaktadır. Bugün, burada yeni yüzyılla bir sözleşme yapıyoruz. Türk milletinin, yeni yüzyıla ilişkin katkılarının olacağını ilan ediyoruz'' dedi. 

Türk Milleti'nin, yeni yüzyılda, başı dik ve onurlu bir şekilde ileri bir yaşama seviyesine ulaşmak için yeni bir atılımın eşiğinde olduğunu" belirten Bahçeli, "Türk Milliyetçilerinin bugün yapması gereken, Türkiyeyi yeni bir dirilişe, yeni bir medeniyete hazırlamaktır. Bu hazırlık başlamıştır" şeklinde konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin teşekkür konuşması şöyle:
 
Kıymetli Basın Mensupları,
Aziz Arkadaşlarım,
Yiğit Bozkurtlar,

Milliyetçi Hareket Partisi bugün burada Cenab-ı Allah’ın yardımlarıyla, Türkiye sevdalısı yiğit arkadaşlarımın coşkulu katkı ve katılımlarıyla anlamlı bir buluşmayı ifade eden büyük kongresini tamamlamış bulunmaktadır.

Bu vesileyle kongremize iştirak eden başta yabancı misafırler olmak üzere, bütün davetlilere, basın mensuplarına değerli delegelere ülkemizin her köşesinden buraya sakın eden vefakar ve çilekeş ülküdaşlarıma, dava arkadaşlarıma gösterdikleri ilgiden ve katkılarından dolayı teşekkürlerimi iletiyorum. Hepinize bir kez daha saygı ve selamlarımı sunuyorum.

Takdir edileceği üzere, kongremiz, birçok açıdan ülkemiz ve milletimiz için mühim kararların alındığı, Türk Milllyetçilerinin büyük bir geleceğe hazırlandığı, tarihi bir kurultay olmuştur.

Bugünkü buluşmamız, sadece takvim açısından 21. yüzyılın başlangıcına tesadüf ettiği için değil, aynı zamanda insanlığın yaşadığı bir çağ değişimiyle örtüşmesi itibariyle de önem kazanmıştır.

Kongremiz, bize adım attığımız yeni yüzyılı, dünyada meydana gelen değişmeleri, her şeyden önce Türkiye’nin bugününü ve geleceğini ele alıp değerlendirme imkanı vermiştir. Burada yapılan çalışmalar bir durum muhasebesi olduğu kadar, geleceğe dair fikir ve projelerin ele alındığı bir zemin olmuştur.

Aziz Dava Arkadaşlarım;

Bilindiği gibi, yeni bir yüzyıla geçiş, sadece bir zaman diliminin değişmesi demek değildir. Çağ değişimiyle ifade ettiğimiz, bir dönemi karakterize eden olaylar ve gelişmelerin nitelik ve niceliklerinde meydana gelen köklü gelişmeleri kapsamaktadır.

Sanayi ötesi çağ veya bilgi çağı şeklinde tanımlanan yeni bir gelişme dalgası, tesirlerini şimdiden bütün yeryüzünde ortaya koymaya başlamıştır.

Türkiye’de, düşünen insanlar özellikle siyaset yapma sorumluluğuna sahip olan herkes içine girdiğimiz yüzyılı, yaşamaya başladığımız yeni çağı çok iyi analiz edip değerlendirmek durumundadır.

Bizler Türk Milliyetçileri olarak bu sorumluluğu herkesten fazla duyan, duymak mecburiyetinde olan insanlar olduğumuzun bilincindeyiz. Çünkü, biliyoruz ki. yeni gelişme ve dinamikleri kavrayamayanlar, gerekli atılım ve dönüşümleri başaramayacak olanlardır.

Yakın tarihte çağ değişimini kavrayamamış olmanın beraberinde getirdiği ağır maliyeti, biz Türkler kadar yaşayan başka bir millet olmamıştır.

Çünkü, Türkiye 18. yüzyılda başlayan yeni gelişmeleri zamanında fark edip kavrayamamış olmanın bedelini, iki yüz yıl süren bir "geri kalmışlık" süreciyle çok ağır bir şekilde ödemiştir. 

Bu yüzden, bugün yeni çağın dinamiklerini kavrayıp Türkiye’ye taşıma mecburiyeti vardır. Bunun için, köklü bir dönüşümü başarmak ve geri kalmışlığın bütün tortularını tasfiye etmek, önümüzde tarihi ve milli bir görev olarak durmaktadır.

Bugün, burada yeni yüzyılla bir sözleşme yapıyoruz. Türk Milleti’nin yeni yüzyıla ilişkin katkılarının olacağını ilan ediyoruz.

Bu sözleşme, her şeyden önce çağın ekonomik, teknolojik ve siyasi alanda yükselen dalgalarıyla Türkiye’nin birikim ve iddialarının buluştuğu bir alanı ifade etmektedir.

Aynı zamanda Türk siyaset alanını toplumsal ihtiyaç ve taleplere göre biçimlendirmeyi, toplumun siyaset, medya ve ekonomi ile ilişkilerini demokratikleştirmeyi kapsayan bu sözleşme, ülkemizi küresel rekabete açacak ekonomik büyüme ve performansı ortaya koymayı hedeflemektedir.

Türkiye 21. yüzyılda düşünce, inanç, siyaset yapma, sosyal ve ekonomik hak ve özgürlükleri de zenginleştiren bir sözleşme ile yol aldığında, Türk insanının yaratıcılığını engelleyen bütün bağlardan kurtularak gelişmesini hızlandıracağına şüphe yoktur.

Çok Değerli Dava Arkadaşlarım, 
Sayın Basın Mensupları, 

Yüzyılla yaptığımız sözleşme, kısacası, Türk Milliyetçilerinin büyük Türk milletini
yaşadığımız çağın lider ülkesi haline dönüştürme mücadelesini ifade etmektedir. Türkiye çağın teknolojileriyle üretemeyen, çağın imkanlarını kullanamayan, çağın
akışına yön veremeyen bir ülke olamaz.

Türkiye’yi geri kalmışlığın göstergeleri olan yoksulluk ve yolsuzluk ekonomilerinden, temel hak ve özgürlüklerin yetersiz olduğu, terör ve şiddet olaylarının yaşandığı bir ülke manzarasından çok uzaklara götürmek zorundayız.

Bizim milliyetçiliğimiz, Türk Milleti’ne tarihi derinliğimiz içerisinde yoğrulmuş olan milli değerleriyle, çağın birikimi olan gelişmeleri birlikte yaşatmayı milli ve evrensel olanı birlikte değerlendirmeyi esas almıştır.

Böyle bir yaklaşımı benimsemiş Türk milliyetçileri, yüzyılla yaptıkları bu sözleşmenin, her bir maddesini hayata geçirmek için büyük bir yürüyüş başlatmışlardır.

Bu kongre bu kutlu yürüyüşün kararını veren kongredir. Yeni tarihi ve insani bir yürüyüşü başlatan bir kongredir.

Bugün hepimize düşen görev, bu kongrede ortaya konan yaklaşımlar içerisinde, teşkilatlarımıza döndüğümüz zaman büyük bir heyecanla çalışmaya başlamaktır.

Türkiye’nin önündeki yeni çağın dinamiklerini kavrama meselesini başarmak, fedakar ülkücü insanların işidir. Bunu gerçekleştirmek ise, bütün teşkilatlarımızın ve milletvekillerimizin siyasetimizi milletimizle bütünleştirecek çalışmalarıyla ve geleceğe güçlü bir şekilde hazırlamalarıyla mümkün olacaktır.

Biliyor ve inanıyorum ki, Türk milliyetçileri Allah rızasından ve Türkiye sevdasından başka bir şey düşünmeden yaşayan dava ve gönül insanlarıdır. Büyük dava adamlarının inandıkları şeyleri başarmalarını engelleyecek hiçbir şey yoktur. Unutmayalım ki, başarı azmi ve inancı,  en az başarının yarısıdır.

Muhterem Dava Arkadaşlarım,
Kıymetli Basın Mensupları,

Milliyetçi Hareket Partisinin bu büyük kongresi. bütün Türkiye’ye ve insanlığa açıkça şu mesajı vermektedir:

Tarihin yaşayan en köklü milletlerinden birisi olan Türk Milleti, kendi kimlik ve kişiliğiyle, içine girdiğimiz yüzyılda başı dik ve onurlu bir şekilde ileri bir yaşama seviyesine ulaşmak için yeni bir atılım hazırlığındadır.

Bu hazırlık yeni bir medeniyetin kuruluş hazırlığıdır. Türk Milleti’ni bu yeni medeniyetin inşasında tarihi geleneğine ve birikimlerine uygun, çok önemli bir rol beklemektedir. Türk milliyetçilerinin bugün yapması gereken, bunun bilincini hiç kaybetmeden tarihi misyonunu hayata geçirmek. Türkiye’yi yeni bir dirilişe, yeni bir medeniyete hazırlamaktır.

Bu hazırlık başlamıştır. Türk Milleti’ne, hepimize, hepinize kutlu ve uğurlu olsun.
Cenab-ı Allah yolumuzu açık, gönlümüzü zengin, zihnimizi berrak, varlığımızı daim kılsın.
Hepiniz Allah’a emanet olun.
 


 



(7 KASIM 2000) 
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş