Kıymetli Basın Mensupları,
Aziz Arkadaşlarım,
Yiğit Bozkurtlar,
Milliyetçi Hareket Partisi bugün burada Cenab-ı Allah’ın yardımlarıyla,
Türkiye sevdalısı yiğit arkadaşlarımın coşkulu katkı ve katılımlarıyla
anlamlı bir buluşmayı ifade eden büyük kongresini tamamlamış bulunmaktadır.
Bu vesileyle kongremize iştirak eden başta yabancı misafırler olmak
üzere, bütün davetlilere, basın mensuplarına değerli delegelere ülkemizin
her köşesinden buraya sakın eden vefakar ve çilekeş ülküdaşlarıma, dava
arkadaşlarıma gösterdikleri ilgiden ve katkılarından dolayı teşekkürlerimi
iletiyorum. Hepinize bir kez daha saygı ve selamlarımı sunuyorum.
Takdir edileceği üzere, kongremiz, birçok açıdan ülkemiz ve milletimiz
için mühim kararların alındığı, Türk Milllyetçilerinin büyük bir geleceğe
hazırlandığı, tarihi bir kurultay olmuştur.
Bugünkü buluşmamız, sadece takvim açısından 21. yüzyılın başlangıcına
tesadüf ettiği için değil, aynı zamanda insanlığın yaşadığı bir çağ değişimiyle
örtüşmesi itibariyle de önem kazanmıştır.
Kongremiz, bize adım attığımız yeni yüzyılı, dünyada meydana gelen değişmeleri,
her şeyden önce Türkiye’nin bugününü ve geleceğini ele alıp değerlendirme
imkanı vermiştir. Burada yapılan çalışmalar bir durum muhasebesi olduğu
kadar, geleceğe dair fikir ve projelerin ele alındığı bir zemin olmuştur.
Aziz Dava Arkadaşlarım;
Bilindiği gibi, yeni bir yüzyıla geçiş, sadece bir zaman diliminin değişmesi
demek değildir. Çağ değişimiyle ifade ettiğimiz, bir dönemi karakterize
eden olaylar ve gelişmelerin nitelik ve niceliklerinde meydana gelen köklü
gelişmeleri kapsamaktadır.
Sanayi ötesi çağ veya bilgi çağı şeklinde tanımlanan yeni bir gelişme
dalgası, tesirlerini şimdiden bütün yeryüzünde ortaya koymaya başlamıştır.
Türkiye’de, düşünen insanlar özellikle siyaset yapma sorumluluğuna sahip
olan herkes içine girdiğimiz yüzyılı, yaşamaya başladığımız yeni çağı çok
iyi analiz edip değerlendirmek durumundadır.
Bizler Türk Milliyetçileri olarak bu sorumluluğu herkesten fazla duyan,
duymak mecburiyetinde olan insanlar olduğumuzun bilincindeyiz. Çünkü, biliyoruz
ki. yeni gelişme ve dinamikleri kavrayamayanlar, gerekli atılım ve dönüşümleri
başaramayacak olanlardır.
Yakın tarihte çağ değişimini kavrayamamış olmanın beraberinde getirdiği
ağır maliyeti, biz Türkler kadar yaşayan başka bir millet olmamıştır.
Çünkü, Türkiye 18. yüzyılda başlayan yeni gelişmeleri zamanında fark
edip kavrayamamış olmanın bedelini, iki yüz yıl süren bir "geri kalmışlık"
süreciyle çok ağır bir şekilde ödemiştir.
Bu yüzden, bugün yeni çağın dinamiklerini kavrayıp Türkiye’ye taşıma
mecburiyeti vardır. Bunun için, köklü bir dönüşümü başarmak ve geri kalmışlığın
bütün tortularını tasfiye etmek, önümüzde tarihi ve milli bir görev olarak
durmaktadır.
Bugün, burada yeni yüzyılla bir sözleşme yapıyoruz. Türk Milleti’nin
yeni yüzyıla ilişkin katkılarının olacağını ilan ediyoruz.
Bu sözleşme, her şeyden önce çağın ekonomik, teknolojik ve siyasi alanda
yükselen dalgalarıyla Türkiye’nin birikim ve iddialarının buluştuğu bir
alanı ifade etmektedir.
Aynı zamanda Türk siyaset alanını toplumsal ihtiyaç ve taleplere göre
biçimlendirmeyi, toplumun siyaset, medya ve ekonomi ile ilişkilerini demokratikleştirmeyi
kapsayan bu sözleşme, ülkemizi küresel rekabete açacak ekonomik büyüme
ve performansı ortaya koymayı hedeflemektedir.
Türkiye 21. yüzyılda düşünce, inanç, siyaset yapma, sosyal ve ekonomik
hak ve özgürlükleri de zenginleştiren bir sözleşme ile yol aldığında, Türk
insanının yaratıcılığını engelleyen bütün bağlardan kurtularak gelişmesini
hızlandıracağına şüphe yoktur.
Çok Değerli Dava Arkadaşlarım,
Sayın Basın Mensupları,
Yüzyılla yaptığımız sözleşme, kısacası, Türk Milliyetçilerinin büyük
Türk milletini
yaşadığımız çağın lider ülkesi haline dönüştürme mücadelesini ifade
etmektedir. Türkiye çağın teknolojileriyle üretemeyen, çağın imkanlarını
kullanamayan, çağın
akışına yön veremeyen bir ülke olamaz.
Türkiye’yi geri kalmışlığın göstergeleri olan yoksulluk ve yolsuzluk
ekonomilerinden, temel hak ve özgürlüklerin yetersiz olduğu, terör ve şiddet
olaylarının yaşandığı bir ülke manzarasından çok uzaklara götürmek zorundayız.
Bizim milliyetçiliğimiz, Türk Milleti’ne tarihi derinliğimiz içerisinde
yoğrulmuş olan milli değerleriyle, çağın birikimi olan gelişmeleri birlikte
yaşatmayı milli ve evrensel olanı birlikte değerlendirmeyi esas almıştır.
Böyle bir yaklaşımı benimsemiş Türk milliyetçileri, yüzyılla yaptıkları
bu sözleşmenin, her bir maddesini hayata geçirmek için büyük bir yürüyüş
başlatmışlardır.
Bu kongre bu kutlu yürüyüşün kararını veren kongredir. Yeni tarihi ve
insani bir yürüyüşü başlatan bir kongredir.
Bugün hepimize düşen görev, bu kongrede ortaya konan yaklaşımlar içerisinde,
teşkilatlarımıza döndüğümüz zaman büyük bir heyecanla çalışmaya başlamaktır.
Türkiye’nin önündeki yeni çağın dinamiklerini kavrama meselesini başarmak,
fedakar ülkücü insanların işidir. Bunu gerçekleştirmek ise, bütün teşkilatlarımızın
ve milletvekillerimizin siyasetimizi milletimizle bütünleştirecek çalışmalarıyla
ve geleceğe güçlü bir şekilde hazırlamalarıyla mümkün olacaktır.
Biliyor ve inanıyorum ki, Türk milliyetçileri Allah rızasından ve Türkiye
sevdasından başka bir şey düşünmeden yaşayan dava ve gönül insanlarıdır.
Büyük dava adamlarının inandıkları şeyleri başarmalarını engelleyecek hiçbir
şey yoktur. Unutmayalım ki, başarı azmi ve inancı, en az başarının
yarısıdır.
Muhterem Dava Arkadaşlarım,
Kıymetli Basın Mensupları,
Milliyetçi Hareket Partisinin bu büyük kongresi. bütün Türkiye’ye ve
insanlığa açıkça şu mesajı vermektedir:
Tarihin yaşayan en köklü milletlerinden birisi olan Türk Milleti, kendi
kimlik ve kişiliğiyle, içine girdiğimiz yüzyılda başı dik ve onurlu bir
şekilde ileri bir yaşama seviyesine ulaşmak için yeni bir atılım hazırlığındadır.
Bu hazırlık yeni bir medeniyetin kuruluş hazırlığıdır. Türk Milleti’ni
bu yeni medeniyetin inşasında tarihi geleneğine ve birikimlerine uygun,
çok önemli bir rol beklemektedir. Türk milliyetçilerinin bugün yapması
gereken, bunun bilincini hiç kaybetmeden tarihi misyonunu hayata geçirmek.
Türkiye’yi yeni bir dirilişe, yeni bir medeniyete hazırlamaktır.
Bu hazırlık başlamıştır. Türk Milleti’ne, hepimize, hepinize kutlu ve
uğurlu olsun.
Cenab-ı Allah yolumuzu açık, gönlümüzü zengin, zihnimizi berrak, varlığımızı
daim kılsın.
Hepiniz Allah’a emanet olun.
|