Adalet
ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) Programı şöyle:
(Giriş - Temel Haklar ve Siyasi İlkeler)
KALKINMA VE DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI
Türkiye sancılı bir zaman diliminde büyük bir değişim arzusu yaşıyor.
Siyaset, ekonomi ve toplumsal yaşamdaki ciddi problemler vatandaşlarımızın
gündelik hayatını ve geleceğini olumsuz yönde etkiliyor. Türkiye, bu sorunların
üstesinden gelecek, vatandaşlarına huzur, güven ve refah sağlayacak, geleceklerine
güvenle bakmalarına öncülük edecek, dinamik ve vizyon sahibi bir "siyasi
oluşum" bekliyor.
Kavramların içinin boşaltıldığı, değerlerin eskitildiği, sözün anlamını
yitirdiği bu dönemde, Türkiye, yeni ve taze bir anlayışa; kararlı, önünü
ve geleceğini görebilen bir harekete; onurlu bir mücadeleye; ayakları yere
basan, yerli ancak çağdaş bilgilerle donanmış kadrolara; ufuk açıcı, gerçekçi
program ve projelere şiddetle ihtiyaç duymaktadır.
Bütün bunları, ekonomik kalkınma hamlesini başlatacak; gelir dağılımındaki
bozuklukları düzeltecek; yoksulluğu ortadan kaldıracak; küskünlükleri giderecek;
birleştirici, kucaklayıcı, toplumsal barışı temin edici, kurumlarla yurttaşlar
arasında güven sağlayıcı, yeni ve dinamik bir siyasal irade gerçekleştirebilir.
Tüm renkliliğiyle, benzerlikleri ve farklılıklarıyla, kısaca eşsiz zenginlikleriyle
Türkiye, kendi içinde, bölgesinde ve tüm dünyada yeniliğin, kalkınmanın,
barışın, huzur ve refahın öncüsü olmaya aday bir potansiyele sahiptir.
Yeter ki, siyasi irade ve kararlılık sahibi kadrolar tarafından yönetilsin.
Türkiye’nin sorunları çözümsüz değildir.
Çünkü;
Türkiye’nin zengin yer altı ve yer üstü doğal kaynakları vardır.
Türkiye, genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir.
Türkiye, çok zengin bir tarihi ve kültürel mirasa sahiptir.
Milletimizin köklü ve zengin bir devlet geleneği vardır.
Türkiye, uluslararası rekabet kabiliyeti yüksek bir girişimci potansiyeline
sahiptir.
Türkiye, bölgesinde etkili olabilecek bir jeostratejik konuma sahiptir.
Türkiye, emsalsiz tabii güzellikleri ve tarihi dokusuyla turistik bir cazibe
merkezidir.
Halkımızın milli ve dini karakterinin ifadesi olan toplumsal dayanışma
ve yardımlaşma hasleti, önemli bir servetimizdir.
Milletimiz, tarih boyunca imkansızlıklar içerisinde pek çok başarıyı gerçekleştirmiştir.
O halde çaresiz değiliz. Bu büyük potansiyeli mutlaka harekete geçirmeliyiz.
Partimizin siyaset sahnesindeki varlık nedeni budur. Türkiye’nin büyük
potansiyelini harekete geçirerek halkımızı mutlu ve ülkemizi itibarlı kılmaya
kararlıyız.
Bu ihtiyaca cevap vermek üzere, geniş bir toplumsal istek doğrultusunda
kurulan Partimiz, binlerce yıldır aynı coğrafya üzerinde barış, dostluk
ve kardeşlik içinde birlikte yaşayan, ortak bir kaderi paylaşan, sevinçleri,
kederleri, kıvançları ortak olan tüm halkımızın partisidir.
Partimiz, dürüst, dinamik, ilkeli kadroları ve ülkemizin ufkunu açacak
bir siyasal perspektif ile halkımızın yıllardır çekmekte olduğu sıkıntıları
sona erdirmeyi, siyasal sistemin problem çözme ve karar alma yeteneğini
geliştirmeyi, ülkemizin kalkınmasının önündeki tüm engelleri ortadan kaldırmayı,
Türkiye’yi layık olduğu aydınlığa kavuşturmayı amaçlamaktadır.
Partimiz, geleneğin ve geçmişin birikimiyle, ülkemizin sorunlarına,
dünya gerçekleriyle paralel biçimde, özgün ve kalıcı çözümler sunmayı hedefleyen,
topluma hizmet etmeyi esas alan, ideolojik platformlarda değil, çağdaş
demokratik değerler platformunda siyaset yapmayı benimseyen bir partidir.
Partimiz, bu vasfıyla, tüm vatandaşlarımızı, cinsiyetleri, etnik kökenleri,
inançları, ve dünya görüşleri ne olursa olsun ayrım yapmaksızın kucaklamaktadır.
Bu çoğulcu anlayış temelinde, yurttaşlık bilincinin geliştirilmesi ve üzerinde
yaşamakta olduğumuz vatana mensup ve sahip olmanın gururunun bütün yurttaşlarımızla
paylaşılması Partimizin temel hedeflerindendir.
"Herkes özgür olmadıkça kimse özgür değildir" özdeyişi, Partimizin
temel ilkelerindendir. Partimiz, bireyi, bütün politikaların merkezine
alarak demokratikleşmenin sağlanmasını, temel insan hak ve özgürlüklerini
temin etmeyi ve korumayı en önemli ödevleri arasında sayar.
Partimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğünün, laik, demokratik,
sosyal hukuk devletinin, sivilleşmenin, demokratikleşmenin, inanç özgürlüğünün
ve fırsat eşitliğinin esas kabul edildiği bir zemindir.
Toplumları ve devletleri tahrip eden yozlaşma, yolsuzluk, usulsüzlük,
çıkarcılık, iltimas, hukuk önünde ve fırsat açısından eşitsizlik, ırkçılık,
partizanlık, despotluk gibi olumsuzluklar Partimizin en yoğun mücadele
edeceği alanlardır.
Halkımız çaresiz değildir. Çare bizzat halkın kendisindedir. Büyük Atatürk’ün
belirttiği gibi, milleti kurtaracak güç, yine kendi azim ve kararlılığıdır.
Halkla özdeşleşen Partimiz, her şeyden önce, toplumda yok olan güven
duygusunu mutlaka yeniden tesis edecektir. Herkesin, yarınlara güvenle
bakmasını, kendisini bu toplumun saygıdeğer ve horlanmayan bir ferdi olarak
hissetmesini sağlamak azim ve karırlılığındayız.
Zorlaştıran değil, kolaylaştıran; iten değil kucaklayan, bölen değil
birleştiren; haklı zayıfları, haksız güçlülere karşı koruyan bir yönetim
anlayışına sahibiz.
Bütün bunları gerçekleştirmek için;
Evrensel ölçülerde hak ve özgürlüklere dayalı bir anlayışı tüm alanlara
yayacak,
Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu kronik sorunları kökten çözecek,
Yıllardır atıl bırakılan beşeri ve fiziki kaynaklarını harekete geçirerek
ülkemizi sürekli üreten ve üreterek büyüyen bir ülke haline getirecek,
Gelir dağılımındaki uçurumu ortadan kaldıracak, böylece tüm halkımızın
refah seviyesini yükseltecek,
Kamu yönetimine vatandaşları ve sivil toplum örgütlerini dahil ederek toplumda
sinerji meydana getirecek,
Kamusal yaşamın her alanında tam şeffaflık ve hesap verme anlayışını hakim
kılacak,
Ekonomi, dış politika, kültür, sanat, eğitim, sağlık, tarım ve hayvancılık
gibi alanlarda çağdaş, akılcı, gerçekçi, ve uygulanabilir,
bir siyasi program takdim ediyoruz. Bu programın Türkiye’nin sorunlarını
çözeceğine ve önünü açacağına inancımız tamdır.
Bu programın en önemli özelliği, bugünün doğru okunması ve geleceğin
doğru projelendirilmesidir. Halkımızın takdirlerine sunduğumuz bu programın
Türkiye için yepyeni bir başlangıç olmasını diliyoruz.
Allah’ın yardımıyla her şey bizimle daha iyi olacak.
Kurucular Heyeti
|
II.
TEMEL HAKLAR VE SİYASİ İLKELER
|
2. 1. TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER
Temel insan hak ve özgürlükleri, insanlığın yüzyıllar boyu süren mücadeleleri
sonucu elde edilmiş kazanımıdır. Bu özgürlüklerin düzeyi medeni bir toplum
olmanın göstergesidir. Medeni dünyanın bir parçası olan Türkiye’nin temel
hak ve özgürlükler açısından hakkettiği konuma getirilmesi, toplumumuzun
da beklentisidir. Dolayısıyla atılacak adımlar, uluslararası kuruluşlar
istediği için değil, insanımız bu hak ve özgürlüklere layık olduğu için
atılmalıdır.
Halkın sağduyuya sahip olduğu ve seçimini doğru yapacağı inancı peşin
kabulümüzdür. Halkın özgür iradesine dayanmadan kurulacak hiçbir yapı,
bireylere özgürlük ve topluma huzur getiremez.
Özgürlükler demokrasinin temelini oluşturur.
Hiçbir bireysel ve kurumsal baskı kabul edilemez.
Bir toplumdaki en önemli güven unsuru, toplum içinde yaşayan bireylerin
kendi hak ve özgürlüklerine saygı duyulduğuna olan inançlarıdır. Bu inanç
tüm sosyal ve iktisadi dinamikleri harekete geçiren temel güçtür. Ayrıca,
bireylerin hak ve özgürlüklerine saygı, demokratik bir siyasi rejimin toplum
tarafından benimsenmesinin, toplumsal barış ve huzurun temel şartıdır.
Partimiz, Atatürk ilke ve inkılaplarını, Türk toplumunu çağdaş uygarlık
seviyesinin üstüne çıkarmanın en önemli vasıtası olarak algılar ve bunu
toplumsal barışın bir unsuru olarak görür.
Temel hak ve özgürlüklerle ilgili olarak Partimiz aşağıdaki hedefleri
gerçekleştirecektir:
Başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi,
Paris Şartı ve Helsinki Nihai Senedi olmak üzere Türkiye'nin taraf olduğu
uluslararası sözleşmelerin insan hakları alanında getirdiği standartlar
uygulamaya geçirilecektir.
İnsan hakları alanında faaliyet gösteren gönüllü kuruluşların, sivil toplum
örgütlerinin görüş ve önerileri dikkate alınacak, devlet organları ile
bu kuruluşlar arasında sıkı bir işbirliği oluşturulacaktır. İnsan hakları
ihlallerinin tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi, insan hakları
eğitimi ve kolluk güçlerinin denetimi konularında bu kuruluşların katılımına
ağırlık verilecektir.
Düşünce ve ifade özgürlükleri uluslararası standartlar temelinde inşa edilecek,
düşünceler özgürce açıklanabilecek, farklılıklar birer zenginlik olarak
görülecektir.
Partimiz, dini, insanlığın en önemli kurumlarından biri; laikliği ise demokrasinin
gerekli şartı, din ve vicdan hürriyetinin teminatı olarak görür. Laikliğin,
din düşmanlığı şeklinde yorumlanmasına da, örselenmesine de karşıdır.
Esasen laiklik her türlü din ve inanç mensuplarının ibadetlerini rahatça
icra etmelerini, dini kanaatlerini açıklayıp bu doğrultuda yaşamalarını;
ancak inançsız insanların da hayatlarını bu doğrultuda tanzim etmelerini
sağlayan bir ilkedir. Bu bakımdan laiklik özgürlük ve toplumsal barış ilkesidir.
Partimiz, kutsal dini değerlerin ve etnisitenin istismar edilerek siyaset
malzemesi yapılmasını reddeder. Dindar insanları rencide eden tavır ve
uygulamaları ve onların, dini yaşayış ve tercihlerinden dolayı farklı muameleye
tabi tutulmalarını anti-demokratik, insan hak ve özgürlüklerine aykırı
bulur. Öte yandan, dini, siyasi, ekonomik veya başka çıkarlara alet etmek
veya dini kullanarak farklı düşünen ve yaşayan insanlar üzerinde baskı
kurmak da kabul edilemez.
Partimiz, bütün vatandaşlarımızın, özgür haber alma ve düşüncelerini yansıtma
hakkını esas kabul eder. Çağımız demokrasilerinin vazgeçilmez koşullarından
biri özgür medyanın varlığıdır. Başta Anayasa olmak üzere medyaya ilişkin
tüm yasal çerçeve ele alınarak, medyanın ifade özgürlüğüne getirilen ve
demokratik toplum düzeninin gerekleri ile bağdaşmayan yasak ve cezalar
kaldırılacaktır. Yazılı ve görsel medyanın özgürlükleri titizlikle korunacak
ve tekelleşmeye fırsat tanınmayacaktır.
İnsan hak ve özgürlüklerini bir davranış biçimi haline getirmek ve bu sayede
insan hakları ihlallerini ortadan kaldırmak için ilköğretim okullarından
ve kamu kuruluşlarından başlamak üzere eğitim programları düzenlenecektir.
Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı bütün unsurlarıyla gerçekleştirilecektir.
Tüm bireylerin hak arama yolları kolaylaştırılacaktır.
Kadın, çocuk ve çalışma hayatına ilişkin hak ve özgürlük alanlarında uluslararası
standartlar ülkemizde de eksiksiz uygulanacaktır.
İşkence, gözaltında ölüm, kayıp, faili meçhul cinayetler gibi demokratik
hukuk devletinde kabul edilemez uygulamaların üstüne ciddiyetle gidilecek,
şeffaflık sağlanacaktır. Bu konuda her vatandaşın şikayeti değerlendirilecek,
caydırıcılığı sağlayan gerekli düzenlemeler yapılacak, sorumlular cezasız
kalmayacaktır.
İnsan hakları ihlalleriyle ilgili şikayetlerin mahkemelerde harçsız ve
bizzat temsil yolu açık tutularak öncelik ve ivedilikle sonuçlandırılabilmesi
için gerekli yasal düzenlemeler yapılacaktır.
Vatandaşların şikayetlerini kamu adına izleyecek kurum ve kuruluşlar oluşturulacaktır.
Partimiz tüm yurttaşların kamu hizmetlerinden hiçbir ayırım gözetilmeksizin
faydalanması için gereken düzenlemelerin yapılmasını öngörür. Bu bağlamda,
devlet ve kurumlarıyla yurttaşlar arasında gittikçe artan güven bunalımı
giderilecek ve yurttaşın devlete ve devletin tüm kurumlarına güvenini inşa
edecek bir yönetim anlayışı tesis edilecektir.
2. 2. SİYASİ İLKELER
Partimiz, siyaseti topluma hizmet etmenin bir aracı olarak görür. Siyasetin
kirlendiği, siyasi alanın iyice daraltıldığı ülkemizde, siyasetin ve siyasetçinin
yeniden saygın ve güven veren bir konuma getirilmesi gerçekleştirmek istediğimiz
bir hedeftir. Siyasetin dürüstlük ve liyakati esas alan bir yapıya kavuşturulması,
siyasetin finansmanın denetlenebilir ve şeffaf olması ülkemizdeki siyaset
kurumunun en temel ihtiyacıdır.
Siyasi partiler, halkın sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel taleplerini
devlete ileten ve devlet mekanizmasını bu doğrultuda çalıştırmak üzere
iktidara talip olan sivil siyasal kuruluşlardır. Halkın gündemini, yasama
ve yürütme organlarının gündemine taşımak siyasi partilerin asli görevidir.
Siyaset, bir toplumun bugününü doğru kurallar ve yöntemlerle inşa etme
ve geleceğini de doğru projelendirme iradesidir.
Partimiz, Türkiye'deki siyaset anlayışının tümden gözden geçirilmesi
gerektiğine inanmaktadır.
Siyaset anlayışımıza göre, milletin iradesi esastır. Millet iradesini
gölgede bırakacak hiç bir uygulamaya müsamaha gösterilemez.
Siyaset ve siyasetçiye güvenin ve itibarın yeniden tesis edilmesi şarttır.
Bu amaçla:
Siyasi Partiler Kanunu değiştirilerek çağdaş demokratik anlayışın gereklerine
uyumlu hale getirilecektir.
-
Partilerin teşkilatlanmaları, üyelikleri, aday tespitleri ve mali yapıları
şeffaf olacaktır.
-
Partilerin hesapları ve adayların seçim harcamaları şeffaf ve denetlenebilir
olacaktır.
-
Parti içi demokrasi, bireyin ve azlık görüş sahiplerinin hukuku ve demokratik
yarışma hakları sağlanarak geliştirilecektir.
-
Siyasi parti yasakları ve siyasi partilerin kapatılması ile ilgili hükümler
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Venedik Komisyonunun çizdiği
ilkeler çerçevesinde yeniden düzenlenecektir.
Seçim Kanunu değiştirilecektir.
-
Vatandaşların ve partili üyelerin özgür seçme ve seçilme hakları tüm unsurlarıyla
gerçekleştirilecektir.
-
Milletvekili seçilme yaşı 25’e indirilecektir.
-
Daraltılmış bölgeli ve tercihli seçim sistemi getirilecektir.
-
Parti adaylarının tespitinde tüm üyelerin katılımıyla yapılacak ön seçim
sistemi esas alınacaktır.
Siyasetin kirlenmesini önleyen yasal düzenlemeler yapılacaktır.
-
Siyaset bir rant aracı görüntüsünden kurtarılacaktır.
-
Seçimle gelen herkesin kanunen vermek zorunda olduğu mal bildirimi şeffaf
olarak kamuoyunun bilgisi ve denetimine sunulacaktır.
-
Milletvekili ve bakanların yargılanmaları önündeki anayasal engeller kaldırılacak;
dokunulmazlık, tüm kamu görevlilerinin yargılanabilmeleri önündeki engeller
ve ayrıcalıklarla birlikte ele alınacak ve milletvekillerinin meclis çalışmalarındaki
oy ve sözlerine inhisar ettirilecektir.
-
Siyasetin alanının daraltılmasına ve saygınlığının gölgelenmesine dönük
tüm teşebbüslere karşı kararlı bir politika izlenecektir.
2. 3. SİYASİ YAPILANMA
Partimiz Türkiye’ye yeni bir siyaset anlayışını getirmeye ve bu anlayışı
öncelikle kendi içinde uygulamaya geçirerek diğer partilere örnek olmaya
kararlıdır.
Demokrasinin temel prensiplerinden birisi olan seçimlerdeki halk etkinliğini
arttırıcı düzenlemelerle katılımcı demokrasinin güçlendirilmesi partimizin
temel amaçlarından biridir.
Halkın merkezi ve yerel yönetimle ilgili karar alma süreçlerine daha
aktif olarak doğrudan katılımını sağlayacak olan referandum kurumunun tesisi
ve etkinleştirilmesi en önde gelen hedeflerimiz arasındadır.
Öncelikle, demokrasinin çekirdek kurumlarından olan partilerin kendi
iç yapılarını demokratikleştirmeleri ve şeffaflaştırmaları, sistemin sağlıklı
işlemesi açısından zorunludur.
ADALET VE KALKINMA Partisi olarak parti içi demokrasinin ve şeffaflığın
yerleşmesi için;
-
Milletvekili aday yoklamalarında bütün üyelerin katılımı ile ön seçim yapılması
önceliğimizdir.
-
İlkeli siyaset açısından genel başkanlık ve milletvekilliği süresini tüzüğümüzde
belirtilen biçimde sınırlandıracağız.
-
Parti bütçesinin yıl içindeki harcama kalemlerini kamu oyuna ilan edecek
ve yıl sonunda millete parti gelirlerinin nasıl harcandığını açıklayacağız.
-
Parti bütçesinin belli bir oranını araştırma ve geliştirme ile parti il
teşkilatlarına tahsis edeceğiz.
-
Parti içi demokratik yarışı serbest rekabet ortamında yapacağız.
-
Partili üyelerin tüzük ve program dahilinde özgürce düşüncelerini ifade
etmelerini sağlayacağız.
-
Parti gruplarında, bağlayıcı grup kararlarını tüzükte sayılı istisnai hallerde
alacağız.
-
İnteraktif siyaseti hayata geçireceğiz.
-
Partimizin iktidarında başta bakanlar olmak üzere tüm atamalarda ehliyet
ve liyakat esas alınacaktır.
2. 4. HUKUK VE ADALET
Hukukun üstünlüğünü esas alan devlet, vatandaşların özgürlük ve haklarının
teminatıdır. Dolayısıyla hukuk devleti olmayan ve hukukun hakim olmadığı
bir toplumda demokratik rejimden bahsedilemez.
Demokrasinin hukuk yoluyla varlık kazandığı demokratik hukuk devletinde
hukukun evrensel ilkelerine saygı, hak arama yollarının açık tutulması,
kanun önünde eşitlik, bireysel hak ve özgürlüklerin korunması, devletin
hukuka bağlılığının güvence altına alınması temel değerlerdir. Bu değerlerin
hayata geçirilmesi anayasa, yasalar ve bağımsız bir yargı ile mümkündür.
Partimiz hukukun üstünlüğüne dayalı yönetim anlayışının teminatı olacaktır.
Ülkemiz bugün hukuk devletinden ziyade kanun devleti görüntüsü vermektedir.
"Devletin hukuku" yerine, "hukuk devleti" anlayışının esas olması gerekir.
Kanunları hukuka, hukuku evrensel adalet ve insan hakları esaslarına dayandırmadıkça,
Türkiye gerçek bir hukuk devleti olamaz ve uluslararası camiada saygın
bir yer edinemez.
Yargısız bir hukuk düzeni düşünülemez. Anayasa ve yasaların metinleri
kadar onları yorumlayacak yargı organlarının da önemi büyüktür.
Partimiz, toplumsal düzenin teminatı olan adalet sistemine azami güvenin
tesisini sağlayacaktır.
Şeffaf ve yolsuzluklardan arınmış bir düzen ancak adaletin işlemesiyle
mümkündür. Partimiz bireylerin gündelik yaşamından uluslararası ilişkilere
kadar önem taşıyan adalet sisteminin karşı karşıya kaldığı sorunları çözmeyi
öncelikli hedefleri arasında görür.
Yukarıda zikredilen tespit ve ilkeler doğrultusunda Partimiz, aşağıdaki
politikaları hayata geçirecektir:
Partimiz özgürlükçü, tüm toplumun ihtiyaçlarına cevap veren, demokratik
hukuk devleti ilkesine ve demokratik ülkelerin standartlarına uygun, toplum
ile devlet arasında yeni bir "toplum sözleşmesi" kurmayı hedefleyen tümüyle
yeni bir anayasa önerisi hazırlayacaktır. Bu öneri, yeni bir "anayasal
mühendislik" denemesi değil, halkın iradesini ve taleplerini demokratik
temelde devlet yapısına yansıtan bir belge olacaktır. Kısa, öz ve açık
biçimde hazırlanacak yeni anayasa teklifimizde;
-
Temel hak ve özgürlüklere ilişkin bölüm evrensel standartlara uygun olacaktır.
-
Cumhuriyetin temel nitelikleri korunarak, devlet yönetiminin esas hükümlerine
yer verilecektir.
-
Yasama, yürütme, ve yargı erkleri arasındaki ilişkiler açık, net ve anlaşılabilir
bir biçimde belirtilecektir.
Kuvvetler ayrımı ilkesi hassasiyetle uygulanacaktır. Yasama, yürütme, ve
yargı güçleri arasında denetim ve denge sağlanacaktır.
Parlamentonun yasa çıkarmada ve denetimde etkin, bağımsız ve verimli olması
için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
Yasama ve yürütme erkinin birbirlerinden net bir biçimde ayrılması için
başbakan hariç diğer tüm bakanların meclis dışından atanmasını sağlayan
sistem değişiklikleri araştırılarak, kamuoyunda tartışmaya açılacaktır.
Bu konuyla ilgili kamuoyunda oluşacak uzlaşmaya paralel olarak gerekli
yasal düzenlemeler yapılacaktır.
Partimiz, sadece kendi içinde değil, parlamento ve toplum içinde de kollektif
iradenin tekil iradelerin yerini almasını sağlayacaktır. Yasalar, sadece
parlamentodaki çoğunluğun değil, toplumun ortak iradesinin ifadesi olacaktır.
Bu nedenle Partimiz hazırlayacağı yasa tekliflerini sivil toplum kuruluşlarının
değerlendirmelerini alarak oluşturacaktır.
Yeni anayasa yürürlüğe girdikten sonra, mevcut tüm kanunlar gözden geçirilecek
ve anayasal sisteme uymayanlar süratle kaldırılacak ya da değiştirilecektir.
Tüm tüzük ve yönetmelikler incelenerek kanunların çizdiği sınırları ve
anayasal ilkeleri ihlal eden hükümler ayıklanacaktır.
Anayasanın ve kanunların herkesi bağlayıcılığına dair ilke titizlikle uygulanacaktır.
Kurallara uymama alışkanlığı ortadan kaldırılacak, kayıt dışılık her sahada
önlenecek, kanunlar ve kurallar konuldukları amaç doğrultusunda uygulanacak
ve bunların kalitesi evrensel standartlara kavuşturulacaktır.
Yargıç tarafsızlığı ve yargı bağımsızlığı tam olarak sağlanacak, yargıç
güvenceleri korunacaktır.
Hukuk eğitiminden başlamak üzere hukukçuların niteliklerini artıracak reformlar
gerçekleştirilecek, avukatlara, hakimlere ve savcılara uzmanlıklarını geliştirebilecekleri
yurt içi ve yurt dışı mesleki eğitim olanakları sunulacaktır.
Yargıçların örgütlü suçlar, haksız rekabet, döviz işlemleri, sigortacılık,
kara para aklama ve sermaye piyasası suçları gibi belli alanlarda uzmanlaşmaları
sağlanacaktır.
Mahkemeler teknolojinin son imkanlarıyla donatılacak, iş yükleri azaltılacak,
mahkeme binaları çağdaş bir görünüme kavuşturulacaktır. "Geç gelen adalet,
adaletsizliktir" özdeyişinden hareket eden Partimiz yargı sürecinin hızlandırılması
için gerekli tüm düzenlemeleri gerçekleştirecektir.
Mahkeme kararlarının aleniliğini tam anlamıyla hayata geçirebilmek amacıyla
öncelikle tüm yüksek mahkeme kararlarına kamunun ulaşabilmesi için gerekli
teknolojik alt yapı kurulacaktır.
Yüksek mahkeme üyelerinin belirlenmesi usulü mahkemelerin bağımsızlığı,
mesleki ölçütler, seçim yapacak organlar ve demokratik ülke deneyimleri
dikkate alınarak yeniden düzenlenecektir.
Kolluk kuvvetlerindeki uyum ve hiyerarşiyi bozmamak kaydıyla adli kolluk
kurulacaktır.
Suçtan zarar görenlerin korunması sistemi tesis edilecektir. Kamu vicdanında
yarattığı tahribat nedeniyle af kanunu çıkarılmasından azami ölçüde kaçınılacaktır.
Yargının etkinliğini ve işleyişini hızlandırmak için "Usul Kanunları" gözden
geçirilecek ve gerekli değişiklikler yapılacaktır.
Ceza infaz kurumları, hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması amacıyla
çağdaş hale getirilecektir.
Devletin en önemli asli görevlerinden biri olan adalet hizmetlerinin hızlı
ve kaliteli olarak yerine getirilebilmesi için, bütçeden ayrılan ödenekler
büyük oranda artırılacaktır.
2.5. DEMOKRATİKLEŞME VE SİVİL TOPLUM
Partimize göre, demokratik bir düzende yurttaşların uymak zorunda oldukları
kurallar kendileri tarafından oluşturulur. Bu nedenle demokrasi, hukuk
kurallarının yurttaşların rızasıyla oluştuğu bir yönetim biçimidir. Bir
demokraside nihai karar ve icra yetkisi, seçimle oluşturulan organ ve kurumlardadır.
Kamusal yaşamı ilgilendiren temel kararlar seçilmişler tarafından alınır.
Demokraside egemenlik halka aittir ve bu özellik, demokratik rejimi, diğer
tüm rejimlerden ayıran temel niteliktir.
Demokrasi hoşgörüye dayanan bir sistemdir. Demokrasilerde vatandaşların
bir kısmının daha üstün hak ve özgürlüklerden ya da ayrıcalıklardan yararlanması
mümkün değildir. Demokrasilerde vatandaşlar yasaların eşit koruyuculuğu
altında özgürce yaşarlar.
Farklı tercihlerin rekabeti, sağlıklı bir demokratik sistemin vazgeçilmez
unsurlarındandır. Bu yarışta çoğunluğun oyunu alanlar iktidara gelir, tüm
ülkenin ya da yerel yönetimlerin sorumluluğunu üstlenirler. Ancak yarışı
kazanmak ve iktidara gelmek çoğunluğun iradesini mutlaklaştırmaz.
Çağdaş demokrasinin en çok önemsenen niteliklerinden birisi çoğunluğun
hiçbir şart altında temel hak ve hürriyetleri tartışma konusu yapamaması
ve azlıkta bulunanların hak ve özgürlüklerine saygılı olmasıdır. Azlıkta
kalan görüşlerin ve muhalefet hakkının anayasal güvencelerle teminat altına
alınması demokrasinin çoğulcu niteliğini pekiştiren bir unsur olarak kabul
edilmektedir.
Vatandaşların kamusal karar mekanizmalarına katılım hakkı, demokratik
rejimin tek yönlü bir rejim olmadığına, yönetenler ile yönetilenler arasında
iki yönlü bir etkileşim olduğuna işaret eder. Bu yönüyle katılım hakkı
sadece vatandaşların seçimlerde oy vermesi değil, kamusal kararların alınması,
uygulanması ve denetlenmesine katkıda bulunma yollarının açık olmasını
ifade eder.
Partimiz demokratikleşmeyi, ülkemiz demokrasisinin tüm bu niteliklere
tam anlamıyla kavuşturulması olarak algılamaktadır. Partimiz çağdaş demokrasilerde
vazgeçilmez kabul edilen ama her şeyden önce kendi vatandaşımızın tercihlerine
saygının temel şartı olan bu ilkelerin ışığında aşağıdaki politikaları
uygulayacaktır:
Vatandaşların siyasete katılımlarında asli işlevi gören ve demokrasinin
vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin hareket ve faaliyet alanlarını
genişletecektir.
Merkezi yönetimin taşra teşkilatına yerel yönetimlerin, yerel sivil oluşumların
ve vatandaşların istemlerini karşılayacak, diyaloga dayalı bir yönetim
anlayışı kazandıracaktır.
Avrupa Birliği üyelerinin uyması gereken asgari standartları gösteren Kopenhag
Kriterlerinin demokratikleşmeye yönelik ilkeleri esas alınarak ulusal hukuk
düzenimizde yapılması gereken değişiklikler mümkün olan en kısa sürede
gerçekleştirilecektir.
Vatandaşların yönetime katılması ve yönetimi denetleyebilmesi için bilgi
ve belgelere ulaşılabilmesini kolaylaştıracak, böylece, vatandaşların bilgiye
ulaşım hakkını etkili olarak kullanabilmesine imkan sağlayan düzenlemeleri
yapacaktır.
Katılımcı ve temsil gücü yüksek bir demokrasinin temelinde yerel yönetimler
yatar. Vatandaşlar ile yönetim arasında günlük hayattaki bağı kuracak olan
yerel yönetimlerin güçlendirilmesi için gerekli tüm anayasal ve yasal düzenlemeleri
gerçekleştirecek ve işlevsel yeni yerel yönetim birimleri oluşturacaktır.
Vatandaşların kendi köyleri, mahalleleri, şehirleri, hizmetlerinden yararlandıkları
ve çalıştıkları kurumları ile ilgili konulardaki görüşlerini, şikayetlerini
ve çözüm önerilerini değerlendirecek ve işleme koyacak mekanizmalar oluşturulacaktır.
Sivil toplum örgütlerinin görüşlerini alarak ilgili yasal düzenlemeleri
değiştirecek, sivil toplum örgütlenmesini çağdaş demokratik ülkelerdeki
düzeye ulaştıracak bir yasal çerçeve çizecektir.
Merkezi ve yerel yönetimler; sivil toplum örgütleri, mesleki kuruluşlar,
sendikalar ve özel sektör temsilcilerinin görüşlerini alacakları ortak
kurul, komisyon, kriz masası ve her türlü platformu oluşturacaktır.
Memur statüsünü yeniden belirleyecek, memurların sendikal örgütlenmelerin
ve haklarını yeniden ele alacaktır.
Seçilme yaşının 25'e indirilmesiyle gençlerin demokratik süreçlere aktif
katılımı sağlanacak ve genç nüfusun ülke yönetiminde sorumluluk alması
teşvik edilecektir.
Demokrasilerin temel niteliklerinden biri olan toplantı ve gösteri özgürlüğünün
daha etkili kullanılabilmesi içi gerekli hukuki düzenlemeler gerçekleştirilecektir.
2.6. DOĞU VE GÜNEYDOĞU
Kimimizin Güney Doğu, kimimizin Kürt, kimimizin de Terör sorunu dediğimiz
olay maalesef Türkiye’nin bir gerçeğidir. Partimiz bu sorunun toplum hayatımızda
neden olduğu olumsuzlukların bilinciyle, bölge halkının mutluluğu, refahı,
hak ve özgürlüklerini gözeten, Türkiye’nin bütünlüğünü ve üniter devlet
yapısıyla birlikte bölgeyi tehdit eden terörün önlenmesinde zaaf yaratmayacak
bir şekilde; gerçeğin tespitinin ötesinde kalıcı, tüm toplumun duyarlılıklarına
saygılı, etkili ve sorunları kökünden çözmeye yönelik bir politika izleyecektir.
Bu bölgemizdeki kültürel farklılıklar, Partimiz tarafından zenginlik
kabul edilmektedir. Resmi dil ve eğitim dili Türkçe olmak şartıyla, Türkçe
dışındaki dillerde yayın dahil kültürel faaliyetlerin yapılabilmesini,
Partimiz ülkemizdeki birlik ve bütünlüğü zedeleyen değil, güçlendiren ve
pekiştiren bir zenginlik olarak görmektedir. Bölgenin geri kalmışlığından
kaynaklanan kimi olumsuzlukların giderilmesini, bölgeye dönük özel düzenlemeler
yoluyla değil, genel demokratikleşme projesi bağlamında düşünmektedir.
Uzun yıllardır yoğun dış destekle süren ve otuz bin insanımızın hayatına
mal olan teröre rağmen, bölge halkının üniter devlet yapısına bağlı olması,
halkımızın sağduyusu ile meselenin etnik bir çatışmaya dönüşmemesi , konunun
iç meselemiz olarak çözülebilir olmasının delilidir.
Partimiz, teröre tepki olarak maksadını aşan ve bölge halkını rahatsız
eden bazı uygulamaların terk edilmesi ve uzun yıllardır devam eden OHAL
uygulamasının tamamen kaldırılmasını hedeflemektedir. Suçlu insanlar karşısında
caydırıcı ve masumları koruyucu bir tavır sergilemesi gereken devletimizin,
suçsuz inanlara şefkatle muamele etmesi gerektiğine inanıyoruz.
Yoğun terör sonrası dönemde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde,
bölgelerarası kalkınmışlık farkını yok edecek, en azından asgariye indirecek
önemli bir adım atılmamıştır. Partimiz yöreye yönelik istihdamı artırıcı
ciddi ekonomik projeler devreye sokarak, terör ortamından şu veya bu şekilde
zarar gören vatandaşlarımızın mağduriyetini giderecek uygulamaları devreye
sokarak ihtiyaç duyulan rehabilitasyonu sağlayacaktır.
Hizmetlerin yetersiz olması, işsizlik, fakirlik ve baskı, terörün beslenmesine
en müsait ortamlardır. Terör ve baskı karşılıklı olarak birbirini besler.
Terörün sonuç olduğunu unutan her yaklaşım sadece baskı ile çözüm üretmeye
yönelir. Oysa bu terörü daha çok güçlendirir. Bu nedenle terörü sona erdirmenin
yolu, temel hak ve hürriyetlere saygılı bir devlet yaklaşımı ile ekonomik
kalkınmayı ve güvenliği aynı bütünün parçaları olarak düşünmekten geçer.
Bölgenin ticari ve ekonomik faaliyetler açısından cazip hale gelebilmesi
için, bölgenin bir çıkmaz sokak konumundan çıkartılıp, komşu ülkelerle
sınır ticareti dahil dinamik bir ticaret ortamı oluşturulması gerekmektedir.
Bu amaçla Partimiz, bölgedeki ticaretin arttırılması için her türlü tedbiri
alacaktır.
Bürokratik, otoriter devlet anlayışına yaslanan çözümler, sadece asayiş
mantığına dayandığı için, uzun vadede sorunları daha da derinleştirmektedir.
Buna karşılık demokratik devlet anlayışı çerçevesindeki yaklaşımlar, ilk
anda endişeyle karşılansa bile, uzun vadede milletimizin birlik ve bütünlüğünü
pekiştiren sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle bölgedeki sorunların sadece
ekonomik kalkınma politikaları ile tam bir çözüme kavuşturulamayacağı,
bütün bunların üstünde kültürel farklılıkları demokratik hukuk devleti
ilkesi çerçevesinde tanıyan yaklaşımların etkili olması gerektiği sorunun
çözümünde gerekli bir adımdır.
Kültürel farklılıklar bölge halkıyla olan müştereklikleri arka plana
atmayı gerektirmez. Aksine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı toplumumuzun
çimentosudur. |