Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
PARTİLER VE PROGRAMLARI

BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ
2001
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 25 Eylül 2001'de kuruldu. Partinin Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'dır.
 
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Programı'nın "İktisadi Politikalar" ve "Sosyal Politikalar" başlıklı 5 ve 6. bölümleri şöyle:


V- İKTİSADİ POLİTİKALAR

  • İKTİSADİ KALKINMANIN ESASLARI ve GENEL YAKLAŞIMIMIZ
Üretim ve ihracat, ekonomik anlayışımızda öncelik taşımaktadır.

Kalkınmada en büyük faktörün yetişmiş insan olduğu gerçeğinden hareket edilecektir.

Ekonomide makroekonomik istikrar sağlanacaktır.

Bozulan sosyal dengeler ve gelir dağılımı düzeltilecek, işsizliğe, yoksulluğa son vermek için ekonomik refah geniş kitlelere yayılacaktır.

Bu hedefe ulaşmak için rekabete dayalı piyasa ekonomisi benimsenecek; ancak haksız rekabet de engellenecek ve insanımızın girişimciliği teşvik edilecektir.

Ekonomik hayatta devletin görevi; ekonomik istikrarı ve müteşebbis için en uygun ortamı sağlamak, sosyal ekonomik altyapı yatırımlarını zamanında gerçekleştirmek ve piyasa ekonomisinin toplum yararına işlemesini temin etmek olacaktır.

Enflasyonun kalıcı çaresi ve ekonomik istikrarın sağlanması ile kalkınmanın gerçekleşmesi, gelir seviyesinin yükseltilmesi ve gelir dağılımının adaletli olması ancak yaygın bir üretim ve ihracat seferberliği ile mümkün olacaktır.

Ülkenin kalkınmasında farklı özellik taşıyan bölgelerin dinamik yapısı ve cazip tarafları öne çıkarılacaktır. Belli sektörlerin, belli bölgelere yoğunlaşması teşvik edilerek dünya pazarlarında rekabet edecek konuma getirilecektir.

Ekonomik gelişme için, dar bölge yaygın sanayi sistemi ile üretim teşvik edilerek hayata geçirilecektir.

  • ENFLASYON VE KALICI ÇÖZÜMÜ
Ekonomik istikrarın bozulması ve yüksek enflasyon, zincirleme etkileriyle gelir dağılımını ve toplumsal barışı bozan siyasi ve sosyal bir tehlike haline gelmiştir.

Türkiye'de yıllardır kronik hale gelmiş enflasyon, kaynak israfına ve istihdam kaybına yol açmıştır.

Enflasyonla mücadelede başarısız olunmasının en büyük nedeni, enflasyona getirilen yanlış teşhistir. Bugüne kadar talep enflasyonu teşhisinde ısrar edilerek IMF telkinlerine uyulmuş, bu doğrultuda faizler yükseltilerek talep daraltıcı politikalar izlenmiş, tedavülde olması gereken para piyasadan çekilerek enflasyonun yükselmesine yol açılmış, piyasada oluşan durgunluk, işletmelerin kapanmasına, işşizliğin artmasına sebep olmuştur. Bu yanlış politikalar yüzünden ülkemizde stagflasyona yol açılmış ve ülke ekonomisi iflas noktasına getirilmiştir.

Oysa Türkiye'deki enflasyon, maliyet enflasyonudur, dolayısıyla çözüm, üretim faktörlerinin maliyetlerini azaltmakla mümkündür.

Bu noktada kamunun ödediği yıllık faizler sıfır noktasına indirilmeye çalışılarak oluşacak fark , proje mukabilinde kredi olarak üretime kaynak olarak aktarılacaktır. Bir başka ifadeyle devletin faiz yükü azaltılacak, buna karşılık emisyon hacmi genişletilerek proje karşılığı kredi verilerek üretim teşvik edilecektir. Üretim ve ihracat artırılacak ve yıllardır yaşanan enflasyon ortadan kaldırılarak makro ekonomik dengeler sağlanacaktır.

  • DEVLETİN EKONOMİDEKİ ROLÜ ve FAALİYET ALANLARI
Ekonomik gelişmenin güvenli ve sürekli kalabilmesi için devletin başlıca görevi; siyasal, sosyal ve ekonomik istikrarın temin edilerek ekonomik gelişme ortamının hazırlanmasıdır.

Devlet, tanzim edici olacak, vatandaşların iktisadi girişimlerini destekleyecek, ihtilaflarını çözecek, iktisadi istikrarı temin edici kurallar koyacak, kaynak bulmaya yardımcı olacak ve engelleri kaldırarak verimi artıracaktır.

Devlet, alt yapının hazırlanmasında öncülük edecektir.

Orman, su, maden, enerji gibi doğal kaynaklar konusunda mülkiyeti devlet tasarrufunda olmakla beraber ulusal güvenlik açısından stratejik olan alanlar hariç, geliştirme ve işletme hakları, devletin koyacağı esaslar içerisinde özel sektöre verilebilecektir.

Bu konunun teminatı, bağımsız ve etkin yargı olacaktır.

  • YABANCI SERMAYE, GELİR DAĞILIMI ADALETİ ve REKABET
Serbest rekabet, bir ekonomik gelişme, üretim ve kalite yarışı olarak görülecek; haksız rekabete fırsat verilmeyecektir.

Yabancı sermaye, ülkemizin egemenliğini zedelememek kaydıyla kalkınmada bir unsur olarak değerlendirilecektir.

Bütün ekonomik faaliyetlerde hedef; üretimin artırılması, kalitenin yakalanması ve gelirin adil bir şekilde tabana yayılması olacaktır.

Üretimde kalite ve verimliliği artırma ve maliyetleri düşürmeye yönelik politikalarla ihracat desteklenecektir.

  • VERGİLER
Vergilendirmede başlıca şu kıstaslar esas alınacaktır

Vergilendirmede adalet gözetilecektir.

Vergilerin türleri ve oranları düşürülecektir.

Vergiler, kurumlaşmayı ve yatırımları teşvik edecek şekilde yeniden düzenlenecektir.

İşçi, memur ve esnaf gibi belli bir gelir düzeyinin altında olanlardan vergi alınmayacaktır.

  • TEŞVİKLER
Yatırım teşvikleri tabana yayılacaktır. Devlet bu konuda yatırım ve üretimi şart koşacak ve paranın ürün olarak geriye dönmesini teminat altına alacaktır.
  • YATIRIMLAR ve ENERJİ
İktisadi ve sosyal kalkınmanın başlıca unsuru alt yapı yatırımlarıdır.

Enerji, kara ve demir yolu, liman, yurt içi ve yurt dışı haberleşme; kara, hava ve deniz ulaştırması gibi temel alt yapının yatırımlarını yapmak devletin asli görevleri arasındadır. Ancak geri ödeme gücüne sahip projeleri, devletin koyacağı esaslar çerçevesinde halkın iştiraki ile yapılmasını teşvik etmek yerinde olacaktır.

Ülkemiz, primer enerji kaynakları bakımından fakir bir konumdadır. Bu enerji kaynaklarının % 55’i ithal edilmektedir. Düzenli, ucuz ve güvenilir enerji kaynaklarına bir an önce kavuşulması ilk alt yapı hedefleri arasında olacaktır.

Bu sebeple, başta Güneydoğu olmak üzere petrol arama faaliyetlerine hız verilecektir.

Ülkemizin madenleri arasında büyük yer tutan kömür yataklarımızdan elde edilen kömürün kalitesi iyileştirilecek.

Elektrik üretiminde kömüre dayalı termik santrallerin geliştirilmesi sağlanacak.

Elektrik üretimi ve tarım sulaması için baraj yapımına planlı programlı bir tarzda devam edilecek, zengin su kaynaklarımız değerlendirilecektir.

Jeo-termal enerji kaynakları, rüzgar ve güneş enerjisinden faydalanılması ile ilgili aktif stratejik projelere de işlerlik kazandırılacaktır.

Günümüzde nükleer enerjiye sahip olmak, hem ekonomik hem de savunma açısından bir zarurettir. Çevrenin korunması kaydıyla nükleer santraller kurulacaktır.

Enerji sektöründe de yerli ve yabancı sektörün yatırım yapmalarına imkan sağlayacak düzenlemeler yapılacaktır.

Organize sanayii bölgeleri ile sanayi kuruluşlarına kendi ihtiyacını karşılamak üzere otoprodüktör santral kurmaları teşvik edilecektir.

  • SANAYİLEŞME ve TEKNOLOJİ
Rekabete dayalı serbest piyasa ekonomisinde önem verilen kaliteli bol üretim için devlet, alt yapıyı hazırlayarak hür teşebbüsü sanayiye teşvik edecektir. Öyle ki hantal tesisler yerine kaliteye ve çok üretime önem vererek yaygınlaşan bir politika izlenecektir.

Sanayi üretiminde hedef sadece iç ihtiyacı karşılamak olmayıp ihracata yönelik makro projeler geliştirilecektir ki döviz girdisiyle ülke ekonomisine katkı yapılabilsin. Özellikle bilgi toplumu ve iletişim çağının şartları dikkate alınarak bilgi teknolojisine, elektronik sanayiye önem verilecektir.

Sanayileşmenin, ekonominin belkemiğini teşkil ettiği gerçeğinden hareketle tarım ve hayvancılığın da teknolojik imkan ve yatırımlarla geliştirilmesi esas alınacaktır.

Türkiye’nin teknolojik atılımını gerçekleştirebilmek için şu alanlara öncelik verilecektir:

İleri teknolojiler teşvik edilecektir.

Ülke sanayii, esnek üretim teknolojilerine yönlendirilecektir.

TÜBİTAK gibi AR-GE(Araştırma-Geliştirme) kurumlarının imkanları genişletilecektir.

Ulaşımda demir yolu, metro, raylı sistemlere ve denizciliğe ağırlık verilecektir.

Uzay, havacılık ve savunma sanayilerinde alan ve ürün bazında yatırım ve gelişme stratejisi oluşturulacaktır.

Biyo-teknolojide AR-GE’ye önem verilecektir.

Çevre dostu ve enerji tasarrufu sağlayıcı teknolojiler tercih edilecektir.

  • TARIM ve HAYVANCILIK
Tarım sektörü, stratejik bir sektör olarak ele alınacaktır.

Geniş tarım alanlarına, geniş çaplı ormanlara ve ülkemizin büyük bir kesiminde yapılan hayvancılığa baktığımızda bu önemi daha iyi anlarız.

Tarımda makineleşmeye ve modernizasyona özel önem verilecektir.

Daha ziyade tarımla uğraşan köylümüz, sosyal yapımızın ana istikrar unsuru olduğu gibi tarım üretimi de iktisadi gelişmenin ve özellikle sanayi sektörünün başlıca kaynağıdır.

Türkiye bol suyu, zengin toprak alanları ve değişik iklim şartlarıyla bugünkünden kat kat daha fazla üretim yapabilecek kapasiteye ve potansiyele sahip bulunmaktadır.

Tarım sektöründe hızlı bir gelişmenin temini için aşağıdaki tedbirlere öncelik verilecektir.

Tarım ve tarıma dayalı sanayi ilişkileri, üretim-pazarlama zinciri içinde bir bütün olarak ele alınacaktır.

Başta yol, su, elektrik olmak üzere, köy ve şehir arasındaki alt yapı farklılıkları giderilecektir.

Hayvancılığın ve buna dayalı et, süt ve diğer ürünler sanayii ile su ürünlerinin her yönüyle geliştirilmesi sağlanacaktır.

Tohumculuğun geliştirilmesi için gerekli bütün tedbirler alınacak ve gerekli teşvikler sağlanacaktır.

Tarım ürünlerinde kalite ıslahı, standardizasyon ve ambalajlama konularına büyük önem verilecektir.

Gübre, tarım ve makineleri sanayi ve tarımsal ilaçlar konusunda yatırımlar teşvik edilecektir.

Tarım işçisi ve yatırımcısı, üretime yönelik faydalı projeler için teşvik edilerek, tarım ürünleri seferberliği başlatılacaktır.

Tarımda teknolojik gelişme ve iktisadi verimlilik dikkate alınarak; tarım reformu yapılacaktır.

Tarımsal araştırma ve geliştirme hizmetlerine ağırlık verilecektir.

  • ORMANCILIK, MADENCİLİK ve SU ÜRÜNLERİ
Mevcut ormanlarımızın verimli bir şekilde işletilmesi sağlanacaktır.

Orman içi köylülerimiz gelirlerini artırmak ve refah seviyesini yükseltmek için tarım ve hayvancılık devletçe desteklenecektir.

Denizler ve iç su kaynaklarından elde edilen su ürünleri üretiminin artırılması ve pazarlanması için üreticilere teknik ve finans yardımı yapılacaktır.

  • ULAŞTIRMA ve HABERLEŞME (TELEKOMÜNİKASYON)
Alt yapıların geliştirilmesi ve verimliliğin artırılmasının temel şartı olan ulaştırma ve haberleşme hizmetlerinin etkin ve verimli seviyeye kavuşturulması sağlanacaktır.

Kara yolu ağının standartlara uygun olarak eksiklikleri giderilecek, kalitesi yükseltilecek, trafiğin yoğun olduğu bölgelerde oto yollar, diğer bölgelerde ise bölünmüş yollar yapılmasına özen gösterilecektir.

Trafik kazalarını önlemek için yol kalitesi artırılacak ve gerekli yasal düzenlemeler de yapılacaktır.

Mevcut demir yolu ağımızın uzunluğu artırılacak ve kalitesi yükseltilecektir.

Taşımacılığın demir yolundan ve deniz yolundan yapılmasına ağırlık verilecektir.

Telekomünikasyon ve haberleşme alanında en son teknolojiler kullanılarak, kaliteli ve süratli hizmet esas alınacaktır.

  • ESNAF, SANATKARLAR ve KOBİLER
Ülkemizde esnaf ve sanatkarlar ile küçük ve orta ölçekli işletmeler hem ekonomik ve sosyal gelişmenin kaynağı, hem de istikrarlı ve dengeli kalkınmanın vazgeçilmez unsurudur.

Ekonomik krizlerin bir nevi sigortası olan KOBİ’ ler özellikle desteklenecek ve teşvik edilecektir. Bunların çağdaş teknolojiyi kullanmaları sağlanacak, üretimle ilgili her türlü bilgi ile donatılacak; yatırım ortakları, teknoparklardan yararlanma ve küçük sanayi sitelerinin kurulması ve desteklenmesi öncelikli konular arasına alınacaktır.

VI- SOSYAL POLİTİKALAR

Sosyal Politikanın Esasları

Maddi ve manevi kalkınmanın temel amacı, insana hizmet ve sosyal gelişmenin sağlanmasıdır. Sosyal gelişmenin sürekliliği iktisadi gelişme ile yakından ilgilidir.

Anayasamıza göre,Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir sosyal hukuk devletidir. Bunun manası; devlet olarak sosyal gelişmeyi ve insanımızın refah ve mutluluğunu artırmayı hedef almaktır. Bu sosyal adalet ve fırsat eşitliğinin yaygınlaştırılması, bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının giderilmesi, herkesin insanca yaşayacak bir iş ve gelirle normal bir hayat standardına kavuşturulması demektir.

  • SOSYAL KALKINMADA DEVLETİN ROLÜ
Sosyal hukuk vasfıyla devlet, istihdam, eğitim ve öğretim, sağlık, konut ve sanayileşme ile ilgili tüm hizmet ve faaliyetlerin tanzimi, teşviki ve yönlendirilmesi ile görevlidir. Bütün vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden yararlanmaları sosyal güvenlik anlayışımızın esaslarını teşkil eder. Devlet, sosyal güvenlik ve sosyal yardım politikası ve uygulama esaslarını, çalışmayı ve muhtaçların korunmasını esas alacaktır.

İşçi, memur, çiftçi, küçük esnaf ve sanatkar, emekli, dul ve yetimler ile kimsesizlerin sosyal güvenliğe kavuşturulmaları, eğitim ve öğretimde fırsat eşitliği sağlaması, devletin sosyal politikasının gereği olacaktır.

  • GÜÇLÜ DEVLET GÜÇLÜ MİLLET
IMF’ci partiler, liberalizm adına vatandaşın güvenliğinden, sağlığından, eğitiminden, ekmeğinden kesiyor, faizci – tefeci hortumcuya yediriyor. Bir yılda iç ve dış borç faizlerine ödedikleri para 45 katrilyon Türk lirası. BTP bu küresel soyguna son vererek hortumculardan kestiği 45 katrilyonu milletimize dağıtacaktır.

Bütün siyasi iktidarlar, IMF dayatmaları doğrultusunda devleti küçültme söylemi ile zorunlu kamu harcamalarını dahi kısarak tüm vergi gelirlerini faizlere tahsis etmişlerdir. Son yıllarda kamu harcamalarına ayrılan pay milli gelirimizin %26’ sına kadar düşürülmüştür.

BTP tek başına iktidara gelecek, millet devletine güvenecek. Çünkü BTP, projeleri ile güçlü devlet, güçlü millet anlayışı doğrultusunda eğitimli, sağlıklı geleceğe güvenle bakan nesiller yetiştirecektir.

BTP, güçlü devlet, güçlü millet projesi ile, devleti küçültme bahanesi ile terk edilen eğitim, sağlık, sosyal güvenliğe gereken payı ayıracak ve başta altyapı ve stratejik sektörler olmak üzere kamu yatırımlarına hız verecek, tarım ve sanayiye destek verecektir.

  • SOSYAL GÜVENLİK REFORMU
Sosyal güvenlik alanında köklü bir reforma giderek tüm vatandaşlarımızın sosyal güvenlik şemsiyesinden faydalandırılması esas alınacaktır.

EMEKLİLERİMİZİN YÜZÜ GÜLECEK

Emeklilerimizin vergi ve kesintileri kaldırılarak, maaşlarına eklenecektir. Çalışanlar ile emekliler ve emeklilerin kendi aralarındaki (memur-işçi – bağ-kur) maaş farkları daha makul ve adil hale getirilecektir.

MAAŞ KUYRUKLARINA SON - HER EMEKLİYE KREDİ KARTI

Yıllardır emeklilerimize maaş ödemeyi çile haline getiren iktidara hayret etmemek mümkün değil. BTP, emeklilerimizin maaşını çekmek için kullandığı bankamatiğe, kredi kartı fonksiyonu ilave ederek emeklinin maaş kuyruğunda bekletilmesine son verecektir.

HASTANE KUYRUKLARINDA CAN VERMEYE SON

Emeklilerimize ikamet ettikleri yerlerdeki özel hastanelerden yararlanma imkanı getirilerek hastane kuyruklarına son verilecektir.

  • AİLE ve GENÇLİK
Toplumun temeli olan ailenin korunması, sağlam bir yapıya kavuşturulması millet olarak istikbalimizin teminatı olacaktır.

Ailenin güçlendirilmesi hedefine yönelik olarak ekonomik, sosyal ve diğer bütün düzenlemeler yapılacaktır.

Aile içinde kadına layık olduğu önem verilerek yeri korunacak ve her türlü istismarı önlenecektir.

Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımızın, -her türlü hak ve hürriyetlerle donatılarak- toplumdaki saygınlığı teslim edilecektir.

Keza; yine aile içinde gençliğe özel bir önem verilecek; gençlerin istikbalimizin teminatı olduğu gerçeğine göre hareket edilecektir.

Toplumumuzun yarısının 20 yaş ve altındaki gençlerden oluştuğu düşünülürse bu konuya ne kadar köklü plan ve projelerle eğilmek gerektiği ortaya çıkmaktadır.

GENÇLİK VE AİLEYE GÜÇLÜ DESTEK

1- Faizsiz bir yıl geri ödemesiz yuva kredisi: Evlenmek ve yuva kurmak isteyen genç eşlere ev kurma desteği sağlanarak sağlıklı aile yapımızın korunması ve geliştirilmesi sağlanacaktır. Evlenmek isteyen ve imkanı olmayan eşler, bir yıl geri ödemesiz, ikinci ve üçüncü yılda taksitle ödeme koşulu ile yuva kredisi alarak evliliğini yapabilecek.

2- Her mahalleye sağlık ocağı, sağlık ocağından diğer hastanelere sevk imkanı tanınarak kadın ve çocuklarımıza sağlık hizmeti verilecektir.

3- Kimsesiz yaşlılara maaş bağlanacaktır. Geçimleri devlet garantisinde olacaktır. Şehit yakınlarına, kimsesiz çocuklara, özürlü ve dul kadınlara maaş bağlanacaktır. Özürlü ailelerin ilaç ve bakım masrafları karşılanacaktır.

4- Kadınlara beldelerde kültürel ve sportif faaliyetler yapabilecekleri, çocuklarını eğlendirebilecekleri sosyal merkezler açılacaktır.

5- Ev hanımlarına beceri kursları ile belli beceriler kazandırılacaktır ve el becerilerine sahip, iş yapmak isteyen ev hanımlarına ihtiyaç duydukları makine için finans desteği sağlanacaktır.

6- Ev hanımlarına prim ödemeksizin emekli olma hakkı verilecektir.

7- Doğum yapan her anneye ortalama bir memur maaşı kadar doğum yardımı yapılacaktır. Her doğan çocuk için vasat memur maaşının beşte biri kadar çocuk yardımı yapılacaktır. Bu yardım çocuğun iş sahibi olmasına kadar devam edecektir.

  • ÇALIŞMA HAYATI
Genel Bakış

Çalışma hayatı düzenli, istikrarlı ve barışçı bir hale getirilecek; bu hususta gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılacaktır.

Özel girişimciliğin teşvik edilmesi yanında sosyal devlet ve sosyal güvenlik mevzuatının da dengeli ve pratik bir düzeye getirilmesi sağlanacaktır.

İşçi ve işverenin haklarını adaletli bir şekilde düzenleyen, çalışanlar için iyi şartlar ve iş yanında verimlilik sağlayan yeni bir çalışma mevzuatı geliştirilip tatbike konacaktır.

Toplu sözleşmeler bir kavga mantığından çıkarılarak bir uzlaşma ve anlaşma zeminine çekilecektir.

Sendika kurma, toplu sözleşme, grev ve lokavt hakları, özgür ve demokratik ortamda çalışma hayatını düzenleyen ana unsurlardır. Bütün bu demokratik haklar, bir kavga mantığı ile değil, ülkeye hizmet, hizmette yarış ve yarışta ileriye gitmek için olacaktır.

İşçilerimizin çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve iş güvenliğinin sağlanmasıyla ilgili tedbirler alınacak, gerekirse yasal düzenlemeler yapılacaktır.

Yurt dışında bulunan işçilerimizin her çeşit hak ve menfaatlerinin korunması için gerekenler yapılacaktır.

İstihdam

En büyük sosyal adaletsizliklerden birisi olan işsizliğin azaltılması ve istihdam sorununa köklü ve kalıcı bir çözüm bulunması, devlet olmanın gereği ve bir zarurettir. Bunu bir temenni olmaktan çıkarıp uygulanan bir realiteye dönüştürmek için üretime yönelik yatırımlara önem verilecektir.

Teknolojik gelişme ve iktisadi verimlilik arttıkça tarım sektörünün istihdam gücü o oranda azalmaktadır. İlave istihdam imkanları ancak hizmetler ve sanayi sektöründe gerçekleşecektir. Bu yüzden, tasarrufların artırılması ve kaynakların en iyi şekilde kullanılması ile verimli yatırımlar sağlanacaktır.

Orta ve yüksek öğretim, sosyal ve iktisadi hedeflerin gerektirdiği insan gücü planlamasına göre yeniden yapılanacak, mesleki eğitime ve ara teknik elemanın yetiştirilmesine önem verilecektir.

İşsizliğin azaltılması ve istihdamın artırılmasına yönelik olarak tarım ürünleri sanayii de geliştirilecektir.

Becerikli ve kaliteli iş gücünü istihdam edecek ve rekabet üstünlükleri olan sektörler teşvik edilecektir.

  • TÜKETİCİ HAKLARI
İnsanımızın temiz, kaliteli ve ucuz mal, eşya, gıda tüketimi en tabii hakkıdır.

Tüketicinin korunması için her türlü idari ve yasal tedbir alınacaktır.

  • SAĞLIK
SAĞLIKTA REFORM PROJESİ

BTP’ nin gerçekleştireceği sağlık reformunun hedefi vatandaşımıza bulunduğu mahalde en güvenilir, en kaliteli sağlık hizmetini sunabilmektir.

Tüm vatandaşlar genel sağlık sigortası kapsamına alınacak, adil ve eşit sağlık hizmeti sağlanacaktır. İlaç ücretsiz verilecektir. Sağlık hizmeti verilerken basamaklı sevk sistemi uygulanacaktır.

Her vatandaşın tedavi imkanlarından insan onuruna yakışır bir şekilde istifade etmesini temin edecek sağlık güvencesi sağlanacaktır.

Tedavi hizmetlerine standartlar getirilecek, özel sektör teşvik edilecektir.

Sağlık hizmetlerindeki rekabet teşvik edilecektir. Rekabette ise iş tanımı, kalite standardı sıkı denetime tabi tutulacaktır.

Sağlık hizmetlerinde, merkezi bilgisayar otomasyonuna geçilecektir.

Sağlık hizmetlerinde Toplam Kalite Yönetmeliği esasları belirlenecek, uygulanacak ve denetlenecektir.

  • GENÇLİK ve SPOR
Türk gençliğinin zihnen ve bedenen geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Spor, gençliğimizin bedenî gelişmesinin vazgeçilmez unsurudur.

Eğitimden alt yapı sorunlarına kadar sporla ilgili her türlü tedbir alınacak ve bu bağlamda gençliğe sahip çıkılacaktır.

  • KÜLTÜR ve SANAT
Kültür ve sanat, milletlerin gelişmesi ve ulusal kimliklerini korumak bakımından çok önemlidir.

Edebiyat, musiki, folklor, sinema vb. etkinlik sahaları ülkeye ve insanlığa hizmetin bir vasıtası olabilir.

Tarihi ve kültürel kimliğimizin korunması, yaşatılması ve tarihi mirasımıza sahip çıkılmasının en etkili yolu kültür ve sanat yoluyla olabilir.

Güzel Türkçe’mizin yapısı ve karakterini bozacak, onu yozlaştıracak hareketlere yol verilmeyecek, ana dilimizin gelişimi tabii seyri içinde temin edilecektir.

  • ŞEHİRLEŞME ve KONUT
Artan nüfusun çeşitli sebeplerle şehre akın etmesi, şehir ve konut meselesini ciddi bir sosyal sorun haline getirmiştir.

Şehirlerin anormal büyümesinden ziyade orta büyüklükteki şehirlerin çoğaltılması, rahat, huzurlu bir hayat ortamının hazırlanması sağlanacaktır.

Buna paralel olarak imar planları kısa sürede tamamlanarak planlı bir şehircilik anlayışı hakim kılınacaktır.

Gittikçe gelişen haberleşme ve ulaştırma imkanları sebebiyle, iş sahalarını bütün yurt sathına yayarak göçün önlenmesi sağlanacak; şehirlerimiz de planlı, huzurlu ve uyumlu ve de yaşanabilir bir hale getirilecektir. Bu hususta her çaptaki belde, ilçe, il ve metropol şehirlerimizde arsa planlaması ve üretilmesine gidilecektir.

Konut yönünden insanımız desteklenecek, bu hususta öncelik dar ve orta gelir sahiplerine tanınacaktır. Bunun için yerel yönetimlerin toplumsal konut üretmeleri teşvik edilecektir.

  • ÇEVRE
Sağlıklı bir hayat, ancak çevrenin korunması ile yaşanabilir.

Çevrenin korunması hem huzurlu bir hayatın devamı, hem de turizmin gelişmesinin bir gereğidir. Kentleşme ve sanayileşmenin doğal çevreyi tahrip etmemesi için etkin tedbirler alınacaktır.

  • TURİZM
Ülkemizin coğrafi güzelliği ve tarihi zenginliğinin farkında olarak, bu yapıyı bozmadan turizm sektörünü destekleyeceğiz. Ülkemizin coğrafi zenginliği deniz ve kumdan, tarihi zenginliği Bizans kalıntılarında ibaret değil. Bu gerçekten hareketle, yayla turizminden termal turizme, kültür turizminden iç turizme kadar keşfedilmemiş zenginliğimizi açığa çıkaracak ve onu dövize çevirecek bir turizm politikası ile tüm bölgelerimiz bu sektörden istifade etmiş olacaktır. Türkiye’nin coğrafi, tarihi ve kültürel yönleri ile tanıtımına ağırlık verilerek komşularımızdan başlayarak, turizm ve ticareti bir dostluk köprüsüne dönüştüreceğiz.
  • KİTLE İLETİŞİM
Çağımızı bilgi çağı yapan, dünyayı bir ekrana sığdıracak kadar küçülten, şüphesiz kitle iletişim araçlarıdır.

Elektronik sanayiinin gelişmesi, son safhada uydu yoluyla haberleşmeyi ve nihayet İnternet’i ortaya çıkarmıştır. Artık İnternet yoluyla dünyanın her yerinden bilgi almak ve vermek mümkün olabilmektedir.

Kitle iletişim araçları içerisinde aynı zamanda bir nevi yaygın eğitim türü olan medyanın yeri büyüktür. Medyanın (gazete, dergi, radyo, televizyon...), hem doğru haber alma, hem de kamuoyu oluşturma, tanıtım gibi hayati görevleri vardır.

Devlet, kitle iletişim kuruluşlarına özel önem verecek ve destekleyecektir. Medya, yapıcı görev yapması yönünde teşvik edilecektir.

  • KAMU İDARESİ
Kamu İdaresinin Esasları

Devlet idaresinde temel düstur; ‘devlet, millet içindir’ anlayışıdır.

İnsanımıza sunulacak hizmetlerin verimli ve süratli olabilmesi, devletin ve bürokrasinin hantal yapıdan kurtulup, hızlı yoldan karar alabilmeye bağlıdır. Bu sebeple iş ve zaman kaybına sebep olan ve hizmetlere engel olan bürokratik tıkanıklık giderilecek, devlet en hızlı şekilde ve bütün kolaylıkları da göstererek vatandaşın hizmetinde olacaktır.

Bunun için aşırı merkeziyetçilik yerine karşılıklı güvene dayalı, yetkiyi merkezden çevreye yayan bir yapı kurulacaktır.

Üniter devlet modeli çerçevesinde mahalli teşkilatların yetki ve sorumlulukları artırılacaktır. Bunun yansıması olarak hem yönetime katılım hem de hizmetlerin çoğalması sağlanacaktır.

Kamu idaresi, iktisadi ve sosyal politikalarla paralellik arz edecektir. Bu sebeple kamu sektöründeki eleman sayısının artırılması yerine, kalifiye ve gerekli eleman istihdam edilecek ve gizli işsizlik ve buna bağlı olarak devletin zarara uğraması önlenecektir.

DEVLET MEMURLARI

Devlet memurlarında halka hizmet asıl olacaktır.

Memurlar arasında terfi, taltif ve ücret sisteminin çalışmayı teşvik edecek şekilde yönlendirilmesi esas alınacaktır.

Memurlar, gerekli ve yeterli istifadenin sağlanabilmesi için ücret ve sosyal imkan yönünden desteklenecek; mesleki ve idari yönden gelişmelerinin sağlanması; bilgi, görgü, lisan gibi imkanlarının artırılması için gerekli önlemler alınacaktır.

Bölgesel şartlar, yaş durumu, maluliyet gibi hususlar hem ücret hem de emeklilikte etkin olacaktır. Emekli memurlarla ilgili sosyal ve iktisadi tedbirler, sürekli değişen hayat şartlarını dikkate alacak şekilde düzenlenecektir.
 

Önceki sayfa      Sonraki sayfa



(28 EYLÜL 2002)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2002 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.