| Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Programı'nın "İktisadi Politikalar" ve "Sosyal Politikalar"
başlıklı 5 ve 6. bölümleri şöyle:
V- İKTİSADİ POLİTİKALAR
-
İKTİSADİ KALKINMANIN ESASLARI ve GENEL YAKLAŞIMIMIZ
Üretim ve ihracat, ekonomik anlayışımızda öncelik taşımaktadır.
Kalkınmada en büyük faktörün yetişmiş insan olduğu gerçeğinden hareket
edilecektir.
Ekonomide makroekonomik istikrar sağlanacaktır.
Bozulan sosyal dengeler ve gelir dağılımı düzeltilecek, işsizliğe, yoksulluğa
son vermek için ekonomik refah geniş kitlelere yayılacaktır.
Bu hedefe ulaşmak için rekabete dayalı piyasa ekonomisi benimsenecek;
ancak haksız rekabet de engellenecek ve insanımızın girişimciliği teşvik
edilecektir.
Ekonomik hayatta devletin görevi; ekonomik istikrarı ve müteşebbis için
en uygun ortamı sağlamak, sosyal ekonomik altyapı yatırımlarını zamanında
gerçekleştirmek ve piyasa ekonomisinin toplum yararına işlemesini temin
etmek olacaktır.
Enflasyonun kalıcı çaresi ve ekonomik istikrarın sağlanması ile kalkınmanın
gerçekleşmesi, gelir seviyesinin yükseltilmesi ve gelir dağılımının adaletli
olması ancak yaygın bir üretim ve ihracat seferberliği ile mümkün olacaktır.
Ülkenin kalkınmasında farklı özellik taşıyan bölgelerin dinamik yapısı
ve cazip tarafları öne çıkarılacaktır. Belli sektörlerin, belli bölgelere
yoğunlaşması teşvik edilerek dünya pazarlarında rekabet edecek konuma getirilecektir.
Ekonomik gelişme için, dar bölge yaygın sanayi sistemi ile üretim teşvik
edilerek hayata geçirilecektir.
-
ENFLASYON VE KALICI ÇÖZÜMÜ
Ekonomik istikrarın bozulması ve yüksek enflasyon, zincirleme etkileriyle
gelir dağılımını ve toplumsal barışı bozan siyasi ve sosyal bir tehlike
haline gelmiştir.
Türkiye'de yıllardır kronik hale gelmiş enflasyon, kaynak israfına ve
istihdam kaybına yol açmıştır.
Enflasyonla mücadelede başarısız olunmasının en büyük nedeni, enflasyona
getirilen yanlış teşhistir. Bugüne kadar talep enflasyonu teşhisinde ısrar
edilerek IMF telkinlerine uyulmuş, bu doğrultuda faizler yükseltilerek
talep daraltıcı politikalar izlenmiş, tedavülde olması gereken para piyasadan
çekilerek enflasyonun yükselmesine yol açılmış, piyasada oluşan durgunluk,
işletmelerin kapanmasına, işşizliğin artmasına sebep olmuştur. Bu yanlış
politikalar yüzünden ülkemizde stagflasyona yol açılmış ve ülke ekonomisi
iflas noktasına getirilmiştir.
Oysa Türkiye'deki enflasyon, maliyet enflasyonudur, dolayısıyla çözüm,
üretim faktörlerinin maliyetlerini azaltmakla mümkündür.
Bu noktada kamunun ödediği yıllık faizler sıfır noktasına indirilmeye
çalışılarak oluşacak fark , proje mukabilinde kredi olarak üretime kaynak
olarak aktarılacaktır. Bir başka ifadeyle devletin faiz yükü azaltılacak,
buna karşılık emisyon hacmi genişletilerek proje karşılığı kredi verilerek
üretim teşvik edilecektir. Üretim ve ihracat artırılacak ve yıllardır yaşanan
enflasyon ortadan kaldırılarak makro ekonomik dengeler sağlanacaktır.
-
DEVLETİN EKONOMİDEKİ ROLÜ ve FAALİYET ALANLARI
Ekonomik gelişmenin güvenli ve sürekli kalabilmesi için devletin başlıca
görevi; siyasal, sosyal ve ekonomik istikrarın temin edilerek ekonomik
gelişme ortamının hazırlanmasıdır.
Devlet, tanzim edici olacak, vatandaşların iktisadi girişimlerini destekleyecek,
ihtilaflarını çözecek, iktisadi istikrarı temin edici kurallar koyacak,
kaynak bulmaya yardımcı olacak ve engelleri kaldırarak verimi artıracaktır.
Devlet, alt yapının hazırlanmasında öncülük edecektir.
Orman, su, maden, enerji gibi doğal kaynaklar konusunda mülkiyeti devlet
tasarrufunda olmakla beraber ulusal güvenlik açısından stratejik olan alanlar
hariç, geliştirme ve işletme hakları, devletin koyacağı esaslar içerisinde
özel sektöre verilebilecektir.
Bu konunun teminatı, bağımsız ve etkin yargı olacaktır.
-
YABANCI SERMAYE, GELİR DAĞILIMI ADALETİ ve REKABET
Serbest rekabet, bir ekonomik gelişme, üretim ve kalite yarışı olarak görülecek;
haksız rekabete fırsat verilmeyecektir.
Yabancı sermaye, ülkemizin egemenliğini zedelememek kaydıyla kalkınmada
bir unsur olarak değerlendirilecektir.
Bütün ekonomik faaliyetlerde hedef; üretimin artırılması, kalitenin
yakalanması ve gelirin adil bir şekilde tabana yayılması olacaktır.
Üretimde kalite ve verimliliği artırma ve maliyetleri düşürmeye yönelik
politikalarla ihracat desteklenecektir.
Vergilendirmede başlıca şu kıstaslar esas alınacaktır
Vergilendirmede adalet gözetilecektir.
Vergilerin türleri ve oranları düşürülecektir.
Vergiler, kurumlaşmayı ve yatırımları teşvik edecek şekilde yeniden
düzenlenecektir.
İşçi, memur ve esnaf gibi belli bir gelir düzeyinin altında olanlardan
vergi alınmayacaktır.
Yatırım teşvikleri tabana yayılacaktır. Devlet bu konuda yatırım ve üretimi
şart koşacak ve paranın ürün olarak geriye dönmesini teminat altına alacaktır.
İktisadi ve sosyal kalkınmanın başlıca unsuru alt yapı yatırımlarıdır.
Enerji, kara ve demir yolu, liman, yurt içi ve yurt dışı haberleşme;
kara, hava ve deniz ulaştırması gibi temel alt yapının yatırımlarını yapmak
devletin asli görevleri arasındadır. Ancak geri ödeme gücüne sahip projeleri,
devletin koyacağı esaslar çerçevesinde halkın iştiraki ile yapılmasını
teşvik etmek yerinde olacaktır.
Ülkemiz, primer enerji kaynakları bakımından fakir bir konumdadır. Bu
enerji kaynaklarının % 55’i ithal edilmektedir. Düzenli, ucuz ve güvenilir
enerji kaynaklarına bir an önce kavuşulması ilk alt yapı hedefleri arasında
olacaktır.
Bu sebeple, başta Güneydoğu olmak üzere petrol arama faaliyetlerine
hız verilecektir.
Ülkemizin madenleri arasında büyük yer tutan kömür yataklarımızdan elde
edilen kömürün kalitesi iyileştirilecek.
Elektrik üretiminde kömüre dayalı termik santrallerin geliştirilmesi
sağlanacak.
Elektrik üretimi ve tarım sulaması için baraj yapımına planlı programlı
bir tarzda devam edilecek, zengin su kaynaklarımız değerlendirilecektir.
Jeo-termal enerji kaynakları, rüzgar ve güneş enerjisinden faydalanılması
ile ilgili aktif stratejik projelere de işlerlik kazandırılacaktır.
Günümüzde nükleer enerjiye sahip olmak, hem ekonomik hem de savunma
açısından bir zarurettir. Çevrenin korunması kaydıyla nükleer santraller
kurulacaktır.
Enerji sektöründe de yerli ve yabancı sektörün yatırım yapmalarına imkan
sağlayacak düzenlemeler yapılacaktır.
Organize sanayii bölgeleri ile sanayi kuruluşlarına kendi ihtiyacını
karşılamak üzere otoprodüktör santral kurmaları teşvik edilecektir.
Rekabete dayalı serbest piyasa ekonomisinde önem verilen kaliteli bol üretim
için devlet, alt yapıyı hazırlayarak hür teşebbüsü sanayiye teşvik edecektir.
Öyle ki hantal tesisler yerine kaliteye ve çok üretime önem vererek yaygınlaşan
bir politika izlenecektir.
Sanayi üretiminde hedef sadece iç ihtiyacı karşılamak olmayıp ihracata
yönelik makro projeler geliştirilecektir ki döviz girdisiyle ülke ekonomisine
katkı yapılabilsin. Özellikle bilgi toplumu ve iletişim çağının şartları
dikkate alınarak bilgi teknolojisine, elektronik sanayiye önem verilecektir.
Sanayileşmenin, ekonominin belkemiğini teşkil ettiği gerçeğinden hareketle
tarım ve hayvancılığın da teknolojik imkan ve yatırımlarla geliştirilmesi
esas alınacaktır.
Türkiye’nin teknolojik atılımını gerçekleştirebilmek için şu alanlara
öncelik verilecektir:
İleri teknolojiler teşvik edilecektir.
Ülke sanayii, esnek üretim teknolojilerine yönlendirilecektir.
TÜBİTAK gibi AR-GE(Araştırma-Geliştirme) kurumlarının imkanları genişletilecektir.
Ulaşımda demir yolu, metro, raylı sistemlere ve denizciliğe ağırlık
verilecektir.
Uzay, havacılık ve savunma sanayilerinde alan ve ürün bazında yatırım
ve gelişme stratejisi oluşturulacaktır.
Biyo-teknolojide AR-GE’ye önem verilecektir.
Çevre dostu ve enerji tasarrufu sağlayıcı teknolojiler tercih edilecektir.
Tarım sektörü, stratejik bir sektör olarak ele alınacaktır.
Geniş tarım alanlarına, geniş çaplı ormanlara ve ülkemizin büyük bir
kesiminde yapılan hayvancılığa baktığımızda bu önemi daha iyi anlarız.
Tarımda makineleşmeye ve modernizasyona özel önem verilecektir.
Daha ziyade tarımla uğraşan köylümüz, sosyal yapımızın ana istikrar
unsuru olduğu gibi tarım üretimi de iktisadi gelişmenin ve özellikle sanayi
sektörünün başlıca kaynağıdır.
Türkiye bol suyu, zengin toprak alanları ve değişik iklim şartlarıyla
bugünkünden kat kat daha fazla üretim yapabilecek kapasiteye ve potansiyele
sahip bulunmaktadır.
Tarım sektöründe hızlı bir gelişmenin temini için aşağıdaki tedbirlere
öncelik verilecektir.
Tarım ve tarıma dayalı sanayi ilişkileri, üretim-pazarlama zinciri içinde
bir bütün olarak ele alınacaktır.
Başta yol, su, elektrik olmak üzere, köy ve şehir arasındaki alt yapı
farklılıkları giderilecektir.
Hayvancılığın ve buna dayalı et, süt ve diğer ürünler sanayii ile su
ürünlerinin her yönüyle geliştirilmesi sağlanacaktır.
Tohumculuğun geliştirilmesi için gerekli bütün tedbirler alınacak ve
gerekli teşvikler sağlanacaktır.
Tarım ürünlerinde kalite ıslahı, standardizasyon ve ambalajlama konularına
büyük önem verilecektir.
Gübre, tarım ve makineleri sanayi ve tarımsal ilaçlar konusunda yatırımlar
teşvik edilecektir.
Tarım işçisi ve yatırımcısı, üretime yönelik faydalı projeler için teşvik
edilerek, tarım ürünleri seferberliği başlatılacaktır.
Tarımda teknolojik gelişme ve iktisadi verimlilik dikkate alınarak;
tarım reformu yapılacaktır.
Tarımsal araştırma ve geliştirme hizmetlerine ağırlık verilecektir.
-
ORMANCILIK, MADENCİLİK ve SU ÜRÜNLERİ
Mevcut ormanlarımızın verimli bir şekilde işletilmesi sağlanacaktır.
Orman içi köylülerimiz gelirlerini artırmak ve refah seviyesini yükseltmek
için tarım ve hayvancılık devletçe desteklenecektir.
Denizler ve iç su kaynaklarından elde edilen su ürünleri üretiminin
artırılması ve pazarlanması için üreticilere teknik ve finans yardımı yapılacaktır.
-
ULAŞTIRMA ve HABERLEŞME (TELEKOMÜNİKASYON)
Alt yapıların geliştirilmesi ve verimliliğin artırılmasının temel şartı
olan ulaştırma ve haberleşme hizmetlerinin etkin ve verimli seviyeye kavuşturulması
sağlanacaktır.
Kara yolu ağının standartlara uygun olarak eksiklikleri giderilecek,
kalitesi yükseltilecek, trafiğin yoğun olduğu bölgelerde oto yollar, diğer
bölgelerde ise bölünmüş yollar yapılmasına özen gösterilecektir.
Trafik kazalarını önlemek için yol kalitesi artırılacak ve gerekli yasal
düzenlemeler de yapılacaktır.
Mevcut demir yolu ağımızın uzunluğu artırılacak ve kalitesi yükseltilecektir.
Taşımacılığın demir yolundan ve deniz yolundan yapılmasına ağırlık verilecektir.
Telekomünikasyon ve haberleşme alanında en son teknolojiler kullanılarak,
kaliteli ve süratli hizmet esas alınacaktır.
-
ESNAF, SANATKARLAR ve KOBİLER
Ülkemizde esnaf ve sanatkarlar ile küçük ve orta ölçekli işletmeler hem
ekonomik ve sosyal gelişmenin kaynağı, hem de istikrarlı ve dengeli kalkınmanın
vazgeçilmez unsurudur.
Ekonomik krizlerin bir nevi sigortası olan KOBİ’ ler özellikle desteklenecek
ve teşvik edilecektir. Bunların çağdaş teknolojiyi kullanmaları sağlanacak,
üretimle ilgili her türlü bilgi ile donatılacak; yatırım ortakları, teknoparklardan
yararlanma ve küçük sanayi sitelerinin kurulması ve desteklenmesi öncelikli
konular arasına alınacaktır.
VI- SOSYAL POLİTİKALAR
Sosyal Politikanın Esasları
Maddi ve manevi kalkınmanın temel amacı, insana hizmet ve sosyal gelişmenin
sağlanmasıdır. Sosyal gelişmenin sürekliliği iktisadi gelişme ile yakından
ilgilidir.
Anayasamıza göre,Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir sosyal hukuk devletidir.
Bunun manası; devlet olarak sosyal gelişmeyi ve insanımızın refah ve mutluluğunu
artırmayı hedef almaktır. Bu sosyal adalet ve fırsat eşitliğinin yaygınlaştırılması,
bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının giderilmesi, herkesin insanca
yaşayacak bir iş ve gelirle normal bir hayat standardına kavuşturulması
demektir.
-
SOSYAL KALKINMADA DEVLETİN ROLÜ
Sosyal hukuk vasfıyla devlet, istihdam, eğitim ve öğretim, sağlık, konut
ve sanayileşme ile ilgili tüm hizmet ve faaliyetlerin tanzimi, teşviki
ve yönlendirilmesi ile görevlidir. Bütün vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden
yararlanmaları sosyal güvenlik anlayışımızın esaslarını teşkil eder. Devlet,
sosyal güvenlik ve sosyal yardım politikası ve uygulama esaslarını, çalışmayı
ve muhtaçların korunmasını esas alacaktır.
İşçi, memur, çiftçi, küçük esnaf ve sanatkar, emekli, dul ve yetimler
ile kimsesizlerin sosyal güvenliğe kavuşturulmaları, eğitim ve öğretimde
fırsat eşitliği sağlaması, devletin sosyal politikasının gereği olacaktır.
-
GÜÇLÜ DEVLET GÜÇLÜ MİLLET
IMF’ci partiler, liberalizm adına vatandaşın güvenliğinden, sağlığından,
eğitiminden, ekmeğinden kesiyor, faizci – tefeci hortumcuya yediriyor.
Bir yılda iç ve dış borç faizlerine ödedikleri para 45 katrilyon Türk lirası.
BTP bu küresel soyguna son vererek hortumculardan kestiği 45 katrilyonu
milletimize dağıtacaktır.
Bütün siyasi iktidarlar, IMF dayatmaları doğrultusunda devleti küçültme
söylemi ile zorunlu kamu harcamalarını dahi kısarak tüm vergi gelirlerini
faizlere tahsis etmişlerdir. Son yıllarda kamu harcamalarına ayrılan pay
milli gelirimizin %26’ sına kadar düşürülmüştür.
BTP tek başına iktidara gelecek, millet devletine güvenecek. Çünkü BTP,
projeleri ile güçlü devlet, güçlü millet anlayışı doğrultusunda eğitimli,
sağlıklı geleceğe güvenle bakan nesiller yetiştirecektir.
BTP, güçlü devlet, güçlü millet projesi ile, devleti küçültme bahanesi
ile terk edilen eğitim, sağlık, sosyal güvenliğe gereken payı ayıracak
ve başta altyapı ve stratejik sektörler olmak üzere kamu yatırımlarına
hız verecek, tarım ve sanayiye destek verecektir.
Sosyal güvenlik alanında köklü bir reforma giderek tüm vatandaşlarımızın
sosyal güvenlik şemsiyesinden faydalandırılması esas alınacaktır.
EMEKLİLERİMİZİN YÜZÜ GÜLECEK
Emeklilerimizin vergi ve kesintileri kaldırılarak, maaşlarına eklenecektir.
Çalışanlar ile emekliler ve emeklilerin kendi aralarındaki (memur-işçi
– bağ-kur) maaş farkları daha makul ve adil hale getirilecektir.
MAAŞ KUYRUKLARINA SON - HER EMEKLİYE KREDİ KARTI
Yıllardır emeklilerimize maaş ödemeyi çile haline getiren iktidara hayret
etmemek mümkün değil. BTP, emeklilerimizin maaşını çekmek için kullandığı
bankamatiğe, kredi kartı fonksiyonu ilave ederek emeklinin maaş kuyruğunda
bekletilmesine son verecektir.
HASTANE KUYRUKLARINDA CAN VERMEYE SON
Emeklilerimize ikamet ettikleri yerlerdeki özel hastanelerden yararlanma
imkanı getirilerek hastane kuyruklarına son verilecektir.
Toplumun temeli olan ailenin korunması, sağlam bir yapıya kavuşturulması
millet olarak istikbalimizin teminatı olacaktır.
Ailenin güçlendirilmesi hedefine yönelik olarak ekonomik, sosyal ve
diğer bütün düzenlemeler yapılacaktır.
Aile içinde kadına layık olduğu önem verilerek yeri korunacak ve her
türlü istismarı önlenecektir.
Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımızın, -her türlü hak ve hürriyetlerle
donatılarak- toplumdaki saygınlığı teslim edilecektir.
Keza; yine aile içinde gençliğe özel bir önem verilecek; gençlerin istikbalimizin
teminatı olduğu gerçeğine göre hareket edilecektir.
Toplumumuzun yarısının 20 yaş ve altındaki gençlerden oluştuğu düşünülürse
bu konuya ne kadar köklü plan ve projelerle eğilmek gerektiği ortaya çıkmaktadır.
GENÇLİK VE AİLEYE GÜÇLÜ DESTEK
1- Faizsiz bir yıl geri ödemesiz yuva kredisi: Evlenmek ve yuva
kurmak isteyen genç eşlere ev kurma desteği sağlanarak sağlıklı aile yapımızın
korunması ve geliştirilmesi sağlanacaktır. Evlenmek isteyen ve imkanı olmayan
eşler, bir yıl geri ödemesiz, ikinci ve üçüncü yılda taksitle ödeme koşulu
ile yuva kredisi alarak evliliğini yapabilecek.
2- Her mahalleye sağlık ocağı, sağlık ocağından diğer hastanelere
sevk imkanı tanınarak kadın ve çocuklarımıza sağlık hizmeti verilecektir.
3- Kimsesiz yaşlılara maaş bağlanacaktır. Geçimleri devlet garantisinde
olacaktır. Şehit yakınlarına, kimsesiz çocuklara, özürlü ve dul kadınlara
maaş bağlanacaktır. Özürlü ailelerin ilaç ve bakım masrafları karşılanacaktır.
4- Kadınlara beldelerde kültürel ve sportif faaliyetler yapabilecekleri,
çocuklarını eğlendirebilecekleri sosyal merkezler açılacaktır.
5- Ev hanımlarına beceri kursları ile belli beceriler kazandırılacaktır
ve el becerilerine sahip, iş yapmak isteyen ev hanımlarına ihtiyaç duydukları
makine için finans desteği sağlanacaktır.
6- Ev hanımlarına prim ödemeksizin emekli olma hakkı verilecektir.
7- Doğum yapan her anneye ortalama bir memur maaşı kadar doğum
yardımı yapılacaktır. Her doğan çocuk için vasat memur maaşının beşte biri
kadar çocuk yardımı yapılacaktır. Bu yardım çocuğun iş sahibi olmasına
kadar devam edecektir.
Genel Bakış
Çalışma hayatı düzenli, istikrarlı ve barışçı bir hale getirilecek;
bu hususta gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılacaktır.
Özel girişimciliğin teşvik edilmesi yanında sosyal devlet ve sosyal
güvenlik mevzuatının da dengeli ve pratik bir düzeye getirilmesi sağlanacaktır.
İşçi ve işverenin haklarını adaletli bir şekilde düzenleyen, çalışanlar
için iyi şartlar ve iş yanında verimlilik sağlayan yeni bir çalışma mevzuatı
geliştirilip tatbike konacaktır.
Toplu sözleşmeler bir kavga mantığından çıkarılarak bir uzlaşma ve anlaşma
zeminine çekilecektir.
Sendika kurma, toplu sözleşme, grev ve lokavt hakları, özgür ve demokratik
ortamda çalışma hayatını düzenleyen ana unsurlardır. Bütün bu demokratik
haklar, bir kavga mantığı ile değil, ülkeye hizmet, hizmette yarış ve yarışta
ileriye gitmek için olacaktır.
İşçilerimizin çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve iş güvenliğinin
sağlanmasıyla ilgili tedbirler alınacak, gerekirse yasal düzenlemeler yapılacaktır.
Yurt dışında bulunan işçilerimizin her çeşit hak ve menfaatlerinin korunması
için gerekenler yapılacaktır.
İstihdam
En büyük sosyal adaletsizliklerden birisi olan işsizliğin azaltılması
ve istihdam sorununa köklü ve kalıcı bir çözüm bulunması, devlet olmanın
gereği ve bir zarurettir. Bunu bir temenni olmaktan çıkarıp uygulanan bir
realiteye dönüştürmek için üretime yönelik yatırımlara önem verilecektir.
Teknolojik gelişme ve iktisadi verimlilik arttıkça tarım sektörünün
istihdam gücü o oranda azalmaktadır. İlave istihdam imkanları ancak hizmetler
ve sanayi sektöründe gerçekleşecektir. Bu yüzden, tasarrufların artırılması
ve kaynakların en iyi şekilde kullanılması ile verimli yatırımlar sağlanacaktır.
Orta ve yüksek öğretim, sosyal ve iktisadi hedeflerin gerektirdiği insan
gücü planlamasına göre yeniden yapılanacak, mesleki eğitime ve ara teknik
elemanın yetiştirilmesine önem verilecektir.
İşsizliğin azaltılması ve istihdamın artırılmasına yönelik olarak tarım
ürünleri sanayii de geliştirilecektir.
Becerikli ve kaliteli iş gücünü istihdam edecek ve rekabet üstünlükleri
olan sektörler teşvik edilecektir.
İnsanımızın temiz, kaliteli ve ucuz mal, eşya, gıda tüketimi en tabii hakkıdır.
Tüketicinin korunması için her türlü idari ve yasal tedbir alınacaktır.
SAĞLIKTA REFORM PROJESİ
BTP’ nin gerçekleştireceği sağlık reformunun hedefi vatandaşımıza bulunduğu
mahalde en güvenilir, en kaliteli sağlık hizmetini sunabilmektir.
Tüm vatandaşlar genel sağlık sigortası kapsamına alınacak, adil ve eşit
sağlık hizmeti sağlanacaktır. İlaç ücretsiz verilecektir. Sağlık hizmeti
verilerken basamaklı sevk sistemi uygulanacaktır.
Her vatandaşın tedavi imkanlarından insan onuruna yakışır bir şekilde
istifade etmesini temin edecek sağlık güvencesi sağlanacaktır.
Tedavi hizmetlerine standartlar getirilecek, özel sektör teşvik edilecektir.
Sağlık hizmetlerindeki rekabet teşvik edilecektir. Rekabette ise iş
tanımı, kalite standardı sıkı denetime tabi tutulacaktır.
Sağlık hizmetlerinde, merkezi bilgisayar otomasyonuna geçilecektir.
Sağlık hizmetlerinde Toplam Kalite Yönetmeliği esasları belirlenecek,
uygulanacak ve denetlenecektir.
Türk gençliğinin zihnen ve bedenen geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Spor, gençliğimizin bedenî gelişmesinin vazgeçilmez unsurudur.
Eğitimden alt yapı sorunlarına kadar sporla ilgili her türlü tedbir
alınacak ve bu bağlamda gençliğe sahip çıkılacaktır.
Kültür ve sanat, milletlerin gelişmesi ve ulusal kimliklerini korumak bakımından
çok önemlidir.
Edebiyat, musiki, folklor, sinema vb. etkinlik sahaları ülkeye ve insanlığa
hizmetin bir vasıtası olabilir.
Tarihi ve kültürel kimliğimizin korunması, yaşatılması ve tarihi mirasımıza
sahip çıkılmasının en etkili yolu kültür ve sanat yoluyla olabilir.
Güzel Türkçe’mizin yapısı ve karakterini bozacak, onu yozlaştıracak
hareketlere yol verilmeyecek, ana dilimizin gelişimi tabii seyri içinde
temin edilecektir.
Artan nüfusun çeşitli sebeplerle şehre akın etmesi, şehir ve konut meselesini
ciddi bir sosyal sorun haline getirmiştir.
Şehirlerin anormal büyümesinden ziyade orta büyüklükteki şehirlerin
çoğaltılması, rahat, huzurlu bir hayat ortamının hazırlanması sağlanacaktır.
Buna paralel olarak imar planları kısa sürede tamamlanarak planlı bir
şehircilik anlayışı hakim kılınacaktır.
Gittikçe gelişen haberleşme ve ulaştırma imkanları sebebiyle, iş sahalarını
bütün yurt sathına yayarak göçün önlenmesi sağlanacak; şehirlerimiz de
planlı, huzurlu ve uyumlu ve de yaşanabilir bir hale getirilecektir. Bu
hususta her çaptaki belde, ilçe, il ve metropol şehirlerimizde arsa planlaması
ve üretilmesine gidilecektir.
Konut yönünden insanımız desteklenecek, bu hususta öncelik dar ve orta
gelir sahiplerine tanınacaktır. Bunun için yerel yönetimlerin toplumsal
konut üretmeleri teşvik edilecektir.
Sağlıklı bir hayat, ancak çevrenin korunması ile yaşanabilir.
Çevrenin korunması hem huzurlu bir hayatın devamı, hem de turizmin gelişmesinin
bir gereğidir. Kentleşme ve sanayileşmenin doğal çevreyi tahrip etmemesi
için etkin tedbirler alınacaktır.
Ülkemizin coğrafi güzelliği ve tarihi zenginliğinin farkında olarak, bu
yapıyı bozmadan turizm sektörünü destekleyeceğiz. Ülkemizin coğrafi zenginliği
deniz ve kumdan, tarihi zenginliği Bizans kalıntılarında ibaret değil.
Bu gerçekten hareketle, yayla turizminden termal turizme, kültür turizminden
iç turizme kadar keşfedilmemiş zenginliğimizi açığa çıkaracak ve onu dövize
çevirecek bir turizm politikası ile tüm bölgelerimiz bu sektörden istifade
etmiş olacaktır. Türkiye’nin coğrafi, tarihi ve kültürel yönleri ile tanıtımına
ağırlık verilerek komşularımızdan başlayarak, turizm ve ticareti bir dostluk
köprüsüne dönüştüreceğiz.
Çağımızı bilgi çağı yapan, dünyayı bir ekrana sığdıracak kadar küçülten,
şüphesiz kitle iletişim araçlarıdır.
Elektronik sanayiinin gelişmesi, son safhada uydu yoluyla haberleşmeyi
ve nihayet İnternet’i ortaya çıkarmıştır. Artık İnternet yoluyla dünyanın
her yerinden bilgi almak ve vermek mümkün olabilmektedir.
Kitle iletişim araçları içerisinde aynı zamanda bir nevi yaygın eğitim
türü olan medyanın yeri büyüktür. Medyanın (gazete, dergi, radyo, televizyon...),
hem doğru haber alma, hem de kamuoyu oluşturma, tanıtım gibi hayati görevleri
vardır.
Devlet, kitle iletişim kuruluşlarına özel önem verecek ve destekleyecektir.
Medya, yapıcı görev yapması yönünde teşvik edilecektir.
Kamu İdaresinin Esasları
Devlet idaresinde temel düstur; ‘devlet, millet içindir’ anlayışıdır.
İnsanımıza sunulacak hizmetlerin verimli ve süratli olabilmesi, devletin
ve bürokrasinin hantal yapıdan kurtulup, hızlı yoldan karar alabilmeye
bağlıdır. Bu sebeple iş ve zaman kaybına sebep olan ve hizmetlere engel
olan bürokratik tıkanıklık giderilecek, devlet en hızlı şekilde ve bütün
kolaylıkları da göstererek vatandaşın hizmetinde olacaktır.
Bunun için aşırı merkeziyetçilik yerine karşılıklı güvene dayalı, yetkiyi
merkezden çevreye yayan bir yapı kurulacaktır.
Üniter devlet modeli çerçevesinde mahalli teşkilatların yetki ve sorumlulukları
artırılacaktır. Bunun yansıması olarak hem yönetime katılım hem de hizmetlerin
çoğalması sağlanacaktır.
Kamu idaresi, iktisadi ve sosyal politikalarla paralellik arz edecektir.
Bu sebeple kamu sektöründeki eleman sayısının artırılması yerine, kalifiye
ve gerekli eleman istihdam edilecek ve gizli işsizlik ve buna bağlı olarak
devletin zarara uğraması önlenecektir.
DEVLET MEMURLARI
Devlet memurlarında halka hizmet asıl olacaktır.
Memurlar arasında terfi, taltif ve ücret sisteminin çalışmayı teşvik
edecek şekilde yönlendirilmesi esas alınacaktır.
Memurlar, gerekli ve yeterli istifadenin sağlanabilmesi için ücret ve
sosyal imkan yönünden desteklenecek; mesleki ve idari yönden gelişmelerinin
sağlanması; bilgi, görgü, lisan gibi imkanlarının artırılması için gerekli
önlemler alınacaktır.
Bölgesel şartlar, yaş durumu, maluliyet gibi hususlar hem ücret hem
de emeklilikte etkin olacaktır. Emekli memurlarla ilgili sosyal ve iktisadi
tedbirler, sürekli değişen hayat şartlarını dikkate alacak şekilde düzenlenecektir.
|