Doğru Yol Partisi'nin (DYP) 1983 tarihli Programı'nın "Temel Düşünceler", "Cumhuriyetin Temel Müesseseleri" ve "Ekonomik Düzen"
başlıklı 1, 2 ve 3. bölümleri şöyle:
DOĞRU YOL PARTİSİ
PROGRAMI
Doğru Yol, Cumhuriyet'tir.
Doğru Yol, Milli Mücadele'dir.
Doğru Yol, Demokrasi'dir
Doğru Yol, Milli Misak'tır.
Doğru Yol, Milli Hakimiyet'tir.
Doğru Yol, Milli İrade'dir.
Doğru Yol, Millet Üstünlüğü'dür.
Doğru Yol, Milliyetçilik'tir
Doğru Yol, Milli Birlik'tir.
Doğru Yol, Vatanı Sevmektir.
Doğru Yol, İmandır.
Doğru Yol, Manevi Değerlere İnançtır.
Doğru Yol, Laik Türkiye'dir.
Doğru Yol, İnsan Haklarına Saygı'dır.
Doğru Yol, Sevgi'dir.
Doğru Yol, Atatürk'ü Anlamak'tır.
Doğru Yol, Refah Devleti'dir.
Doğru Yol, Kalkınma'dır.
Doğru Yol, Yapıcılık'tır.
Doğru Yol, İnşa'dır.
Doğru Yol, Sanayileşmek'tir.
Doğru Yol, Tarım Reformu'dur.
Doğru Yol, İmar'dır.
Doğru Yol, Adil Gelir Dağılımı'dır.
Doğru Yol, Sabır'dır
Doğru Yol. Selamettir.
Doğru Yol, Adalet'tir.
Doğru Yol, Hak Yolu'dur. Millet Yoludur.
BİRİNCİ BÖLÜM
TEMEL DÜŞÜNCELER
GAYE
MADDE 1 - Doğru Yol Partisi, milli iradeyi üstün irade, nihai
karar mercii olarak saymak ve saydırmak.
Milli birlik ve beraberliği, ülke, bütünlüğünü, insan haklarına saygılı,
milliyetçi, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olarak kurulmuş bulunan
Türkiye Cumhuriyetini, demokratik rejim ve parlamenter düzeni korumak ve
kollamak;
Hür ve demokratik nizam içinde vatandaşın ve devlet güvenliğini sağlamak;
Milletin haklarının, milli, manevi ve tarihi değerlerin savunucusu ve
onlara sahip çıkmak;
Kalkınmayı hürriyet içinde, medeniyetçi ve hamleci bir anlayışla sağlamak;
Sosyal adaleti gerçekleştirmek, sosyal güvenliğe bütün vatandaşları
kavuşturarak çaresizliği ortadan kaldırmak, refahı tabana yaymak ve böylece
fukaralığı ve işsizliği sona erdirmek;
Türkiye'yi ezilmeyen horlanmayan, korkmayan, başı dik, yarınından emin
hür insanların yaşadığı bir ülke, Türk Devletini güçlü, sayılan, dostluğu
aranan bir büyük devlet yapmak gayelerini gerçekleştirmek;
Hürriyet, adalet, huzur ve refah içinde bir millet; güçlü. büyük bir
ülke hedeflerine varmak için millete ve vatana hizmet etmek Doğru Yol Partisi'nin
kuruluş sebebi ve gayesidir.
KİŞİNİN TEMEL HAKLARI
MADDE 2 - İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde ifadesini bulan
kişi haklarının ve temel hürriyetlerinin gerçekleşmesi ve korunmasını zaruri
görürüz.
MADDE 3 - Kişinin, insan haysiyetine yaraşır, dokunulmaz, vazgeçilmez,
ihlal edilemez haklarının bulunduğu, bu hakların ve bunları kullanma yetki
ve hürriyetinin Devletin kesin teminatında bulunduğu, kişi güvenliğini,
hürriyetlerin tamamı veya bir kısmını feda etmeden sağlamanın mümkün ve
zaruri olduğu inancındayız.
Kişinin hürriyet ve güvenliğinin gerçek garantisini hür, demokratik
nizamın kesintisiz işlemesinde ve milli irade üstünlüğünün her şartla geçerli
kalmasında görüyoruz.
MADDE 4 - Hür ve demokratik Batı ülkeleri insanının hak ve hürriyetlerini
korumakta sahip olduğu hukuki garantileri Türk vatandaşı için de sağlamak
hedefimizdir.
KAMU DÜZENİNİN KORUNMASI
MADDE 5 - Hangi maksat ve vasıta ile yapılmış olursa olsun, anarşi,
terör ve bölücülüğü, kişinin temel haklarını ortadan kaldıran veya kullanılmasını
engelleyen bütün eylemleri Devletin ve toplumun güvenliğine yönelmiş, bertaraf
edilmesi bütün Devlet organlarının görevi olan faaliyetler sayarız. Her
meşru vasıta ile karşısında oluruz.
Anayasal kuruluşlar, bütün Devlet organları, gerçek ve tüzel kişiler
toplumun ve Devletin güvenliğini zedeleyici davranışlardan kaçınma durumundadırlar.
Devletin ve Cemiyetin güvenliği, bütünlüğünün muhafazası ve devamlılığının
tehlikeden uzak olmasıdır.
Hiçbir yetki ve hürriyetin Devlet ve toplum güvenliği aleyhine kullanılmasına
müsamaha edilemeyeceği gibi, Devlet ve toplum güvenliği bahane edilerek,
hiçbir hürriyetin ortada kaldırılması veya sürekli kısıtlanması kabul edilemez.
MİLLİ BÜTÜNLÜĞÜN KORUNMASI
MADDE 6 - Irk, din, mezhep, kültür, mahalli gelenek farklılıkları
oluşturmaya veya bunları tahrik ederek milli bu tünlüğü bozmaya yönelik
cereyanlara karşı durmayı; ilim fikir ve vicdan hürriyeti alanındaki gelişmeler
için şart olar. müsamahayı baltalayacak taassup ve hurafelerden milletimizi
masun tutmayı milli görev sayarız.
Ülkenin bütünlüğü, bölünmezliği münakaşa edilemez Milletin birliğini
zedeleyici. tehdit veya tehlikeye maruz bırakıcı bütün davranışlara karşıyız.
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ
MADDE 7 - Hukuk Devletinin bütün müesseseleri ile tesisi ve korunmasını
başlıca görev biliriz.
Kanunun herkes için eşit uygulanmasını sağlamak ve kişilerin ve yöneticilerin
hak, yetki ve sorumluluklarının önceden belirlenmiş, aleni ve milli irade
kararlan ile kabul edilmiş kaidelere tabi olması hukuk devletinin şartıdır.
EGEMENLİK
MADDE 8 - Rejimin temel ilkesi, vazgeçilmez kısmen dahi olsa
devredilmez, taviz verilmez prensibi “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir”
Anayasa hükmüdür.
Bu hükmü, Atatürk ilkelerinin esası, milletin kendi kaderini tayin hakkı
sayarız.
Milli iradenin üstün irade olması, bütün Devlet güç ve yetkilerinin
milli iradenin tercihine dayanmaları halinde meşru olabileceği inancındayız.
Egemenlik hakkı ile ilgili yetkilerin kullanılmasını, milli iradenin
önceden müsaadesi ve sürekli denetiminde mümkün görürüz.
MEŞRUİYET
MADDE 9 - Anayasa ve Cumhuriyet Kanunlarına ülkede yaşayan bütün
fert]erin ve bütün Devlet organlarının saygı ve riayetini şart görürüz.
Anayasa dahil, kaide koyma yetkisi münhasıran Egemenlik halkının salıibindedir.
Koyduğu kaideleri aynı usul içinde kaldırmak veya değiştirmek milli iradenin
kararına bağlıdır.
ÜSTÜN ORTAK DEĞERLER
MADDE 10- Milli birliğimizin ve bekamızın sahip olduğumuz milli,
tarihi değerlerin, hars ve kültürün, milli ve manevi inanç ve şuurun, dilimizin
korunmasına bağlı olduğu inancındayız.
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ
MADDE 11 - Türk Milliyetçiliğini, büyük milletimizin bütünlüğünü
ve beraberliğini sağlamak, milli ihtiyaç ve menfaatleri her türlü şahıs
ve zümre menfaatinin üstünde tutmak, nesiller arasında şuurlu bir tesanüt
kurmak, milli, tarihi ve manevi değerlere saygı göstermek ve yeni nesilleri
milli tarih şuuru içinde, milli gerçeklere bağlı olarak yetiştirmek manasında
anlıyoruz.
Milliyetçilik anlayışımız, milli hudutlar içinde birleştirici ve bütünleştiricidir.
LAİKLİK
MADDE 12 - Türkiye Cumhuriyeti laik bir Devlettir. Laik Devlet,
dine karşı, inançlara karşı Devlet değildir.
Laik Devlet, idaresinin kaideleri dine dayalı olmayan Devlettir. Kimse
sahip olduğu inanç yüzünden, laik Devlette, kınanamaz. Laik Devlette inanç
yasak edilemeyeceği gibi, kimse de inanç sahibi olmaya zorlanamaz.
Her vatandaşın mensup olduğu din ve inancın icabı olan ibadeti serbestçe
icra hakkına sahip olduğu inancındayız.
Laikliği, fikri ve vicdanı hür bir cemiyet için gerekli bir unsur olarak
görürüz.
TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN TEMİNATI
MADDE 13 - Anayasa, kanunlar ve hukukun temel prensiplerine fertlerin
ve bizzat Devletin, kesiksiz riayeti, hürriyet nizamının vazgeçilmez şartıdır.
Basın hürriyetini, radyo ve televizyonun temel Devlet yapısının savunucusu
olmasını ve tarafsız idaresini, fikri ve akademik hürriyetleri, tarafsız
mahkemeler ve hakim teminatı ile idarenin hukuki murakabesini, temel hak
ve hürriyetlerin garantisi sayarız.
İKİNCİ BÖLÜM
CUMHURİYETİN TEMEL MÜESSESELERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
MADDE 14 - Hür, genel, tek dereceli seçimlerle oluşmuş, Millet
adına Egemenlik hak ve yetkisini kullanabilen, rejimin en yüce müessesesidir
TBMM ülkede belli bir oranda taraflara sahip Anayasal düzene aykırı
olmayan fikir gruplarının temsiline imkan verici, ancak, istikrarlı hükümetlerin
kurulması ve yaşamasını mümkün kılacak bir yapıya sahip olmalıdır.
Kanun yapabilir, denetleme yapabilir bir organ olarak sürekli işlerliğini
sağlayan engellemeleri aşan, icabında kendisini yenileyebilen kaidelere
sahip olmasını gerekli görürüz.
CUMHURBAŞKANI
MADDE 15 - Cumhurbaşkanını, ülkenin ve milletin bütünlüğünü temsil
eden, sahip olduğu büyük manevi prestij sayesinde Anayasal organlar arasındaki
ahengin korunmasını gözeten, partilerüstü tarafsız, bilgi hizmet ve tecrübesi
ile geniş bir milli güveni haiz, şahsiyeti ile demokratik düzenin üst denge
unsuru olarak görüyoruz.
YARGI
MADDE 16 - Kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasını, hukukun üstünlüğünün
sağlanmasını, tarafsız, bağımsız ve adil yargı gücünün ucuz ve sür'atli
işlemesine bağlı görürüz.
Yargının, tarafsızlığını zedeleyici etkilerden korunabilmesi, özlük
haklarının tümünü ihtiva edecek şumulde hakim teminatının sağlanmasına
bağlıdır.
Anayasa Mahkemesi kararları ile, Egemenlik hakkının gerçek sahibinin
iradesi arasında çelişki olmamasını zaruri görürüz.
Adalet personelinin hayat şartları, bina ve araç durumlarını, kısa sürede
güvenilir ve süratli adalet tevziine müsait seviyeye getirme kararındayız.
BAKANLAR KURULU
MADDE 17 - Bakanlar Kurulu, bütün rejimin en önemli organlarından
biridir.
Yürütme yetki ve görevini icra eden bu organın, bu faaliyetinin istikrar
ve ahengi gerektirdiği inancındayız. Yasama ve yargı dışındaki bütün kuruluşların,
özelliklerine uygun idari istisnaları olmakla birlikte hepsinin hükümetin
emrinde ve ona karşı sorumlu olduğu gerçeğinden hiçbir şartta fedakarlık
yapılmaması gereğini savunuruz.
İdari kararların yargı denetimine tabi oluşunu hukuk devletinin gereği
sayarız. Ancak, bu denetimin idare yerine karar verme, takdir yetkisinin
kısıtlama veya idarenin kararlarının geçerliliğini şüpheli hale düşürme
sonucuna varmasını doğru bulmayız.
ÖZERK VE BAĞIMSIZ KURULUŞLAR
MADDE 18 - Özerkliği, kamu hizmetinin daha sür'atli, fikri faaliyetlerin
daha tarafsız ve bağımsız yapılabilmesini temin için bazı müesseselerin
genel idarenin birtakım kaidelerinin dışında tutulması olarak anlamaktayız.
Özerklik veya bağımsızlık hükümranlık şeklinde anlaşılamaz.
Üniversitelerin ilmi, bağımsızlığının gerekleri yerine getirilirken,
ülkenin mali gücü, insan gücü kaynaklan ve istihdam politikaları bertaraf
edilemez.
GÜVENLİK HİZMETLERİ
MADDE 19 - Ülkenin iç düzeninin korunması, asayiş ve huzurun
sağlanması, anarşi, terör ve bölücülük teşebbüsleri ile sürekli ve tesirli
mücadelenin sürdürülerek bunların tehdit olmaktan çıkarılması, güvenlik
kuvvetlerinin görevidir.
Güvenlik kuvvetlerinin, vatan savunmasının, ülkenin stratejik konumu
dikkate alınarak, gerektiği seviyede teçhizi için iç ve dış bütün imkanların
harekete geçirilmesini zaruri görürüz.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, vatan savunmasının, ülkenin stratejik konumu
dikkate alınarak, gerektiği seviyede teçhizi için iç ve dış bütün imkanların
harekete geçirilmesini zaruri görürüz.
MAHALLİ İDARELER
MADDE 20 - Mahalli idarelerin mali imkanlarının, hizmetleri yeterli
düzeyde gerçekleştirecek kendi gelirleri olarak sağlanması esastır. Belirli
zaruri kamu hizmetlerinin sağlanamamasında gerektiğinde genel bütçeden
yardım yapılmalıdır.
Mahalli idarelerin merkezi idare ile münasebetleri, denetlenmeleri demokratik
vasıflarını zedelemeyecek, ancak, kamu vesayetini tesirli kılacak kaidelere
bağlanmalıdır.
SİYASİ PARTİLER
MADDE 21 - Siyasi teşkilatlanma hürriyeti demokratik rejimin
başta gelen göstergesidir. Siyasi Partilerin memleketin idaresi hakkında
farklı fikir ve metodlara sahip olmaları ve bunları savunmalarını tabii
buluruz. Ancak siyasi mücadelenin rejimi tahrip etmeden ve Devleti tehlikeye
düşürmeden yapılmasını da zaruri görüyoruz.
Rejimin gayrimeşru saymadığı bütün fikirler siyasi teşkilatlanma imkanı
bulabilmelidir
Siyasi Partilerin iç idarelerinde, demokrasi usul ve teamüllerin, tatbik
edilmesini milli iradenin serbestçe, tecellisi bakımından gerekli görürüz.
KAMU PERSONELİ
MADDE 22 - Kamu hizmetinde çalışanlarla ilgili Devlet politikası,
hizmetin vatandaşa kolay seviyeli, yerinde ve yeterince ulaştırılması esasına
göre tespit edilmelidir.
Kamu personelinin çalıştırılmasında güçlük çekilen bölge ve hizmetlerde
görevi cazip kılıcı imkanlar sağlayarak eksiklikler giderilmeli, mecburi
hizmet en son ve zaruri halde mahdut bir uygulama olarak tutulmalıdır.
Ehliyet, kıdem ve sorumluluk personel rejiminin esasını teşkil etmeli,
yüksek vasıflı teknisyen ve idarecilerin gerektiğinde Devlet kadrolarına
alınmasını veya orada tutulmasını mümkün kılan elastikiyete sahip olmalıdır.
Kamu personeline yıllık fiyat artışlarını dikkate alan, kıdem ve üstlenilen
görevin sorumluluğuna göre bir ücret rejimini gerekli görürüz.
Kamu hizmetinde çalışanların statülerinin Devlet tasarrufları ile değiştirilmelerine
müktesep hakların korunması öncelikle gözetilmelidir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
EKONOMİK DÜZEN
KARMA EKONOMİ ANLAYIŞIMIZ
MADDE 23 - Ekonomik düzen hürriyetçi demokratik rejimin güçlenmesi,
kişinin hürriyet içinde refaha kavuşması gayesini gerçekleştirmelidir
Mülkiyet, miras, hür teşebbüs kurma, dilediği işi seçme haklarının kişinin
vazgeçilmez temel haklarından olduğuna inanırız
Ekonomik hayatta Devletin gerektiğinde üretici, genelde düzenleyici
destekleyici ve caydırıcı tesirli bir role sahip olması gereğine inanırız.
Serbest piyasa ve rekabet nizamını gerçekleştirmek ve ekonomiyi bu düzende
geliştirmek kararındayız.
Kalkınmanın plana bağlanarak gerçekleştirilmesini gerekli görürüz.
Planlamanın gayesi, Devletin bütün ekonomik faaliyetlerini merkezi bir
plana bağlamak değildir.
Kalkınma planları, kamu için emredici olacaktır. Hür teşebbüs düzeni
için orta ve uzun vadeli hedef ve politikaları belirleyerek yol gösterici,
yönlendirici, özendirici veya caydırıcı olacaktır. Serbest piyasa nizamım
engellemeyecek İstikrar içinde gelişmesini sağlayacaktır.
İKTİSADİ VE MALİ POLİTİKALARIN GAYESİ
MADDE 24- İktisadi ve mali politikaların gayesi:
Kaynakları en rasyonel şekilde kalkınmanın emrine verme.
Hızlı kalkınma,
Sürekli ve dengeli büyüme,
İşsizliği asgari düzeye indirme,
Refahı tabana yayma,
Sosyal güvenlik imkanlarını artırmak,
Güçlü ve müreffeh Türkiye idealine varmaktır.
SANAYİ POLİTİKALARI
MADDE 25 - Sanayide gelişme için aşağıdaki ilkelere uyulmasını
zaruri görürüz.
Rekabet gücü olan sanayi: Kapasitesi, teknolojisi, ürününün vasfı, standardı
ve maliyeti benzer mamullerle iç ve dış pazarlarda boy Ölçüşebilecek sanayidir.
Yeni kurulacak sanayi bu şartlara uygun kurulmalı, mevcutlar ise, bu şartlara
uydurulmalıdır
Öncelikle yerli ham madde ve işgücünü birlikte ve ayrı ayrı değerlendirmeye
elverişli sanayi kurulmalıdır.
Yüksek istihdam imkanı veren işgücü yoğun sanayi öncelikle kurulmalıdır
Sanayileşme ile istihdam problemine müessir çözüm getirebileceği inancındayız.
Ancak, işgücü yoğun sanayii teknolojik gerekleri ve gelişmeleri terketmeden
gerçekleştirmek zaruridir.
Yeni ihraç imkanı veren sanayi kurulmalıdır.
Modem ilim, teknoloji ve idareyi Türkiye'ye getirecek vasıfta sanayi
kurulmalıdır. Kurulu sanayi gelişmeleri takip edebilecek ve kendini bunlara
uyduracak bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Özel himayelere, sun'i desteklere muhtaç olmayan, yaşama gücü olan bir
sanayi kurulmalıdır.
Sanayileşmenin süratle gerçekleşmesi için siyasi istikrarı ekonomik
ve mali politikalarda kararlılık ve devamlılığı zaruri görürüz.
Sanayileşmenin yukarıda belirtilen şartlara uygun gerçekleşebilmesi
için, kalkınma planları kuruluş safhasından itibaren, yönlendirici ve özerıdirici
mekanizmaları derpiş etmelidir.
Sanayiin ülke sathında dengeli dağılımı ekonomik ve sosyal icapla dikkate
alınarak gerçekleştirilmelidir.
KÜÇÜK SANAYİ
MADDE 26 - Küçük sanayiin gelişmesinin desteklenmesine önem veririz.
Küçük sanayi, lüzumlu teknik bilgi pazarlama organizasyonu, kredi ve
benzeri yardımlar sağlanarak desteklenmelidir.
Her boydan sanayiin günden güne daha gelişmiş altyapıya ihtiyacı olmaktadır.
Bu ihtiyacın sanayi siteleri ve sanayi bölgeleri tesisi ile karşılanmasını
Devletin öncelikli ifa etmesi gerekli görevlerinden biri sayarız.
TARIM
MADDE 27 - Tarım politikalarının gayesi: Toprak insan ilişkilerini,
kişinin dilediği işi seçme hürriyeti, azami verim ve istihdam meselelerini
dikkate alarak düzenlemek
Modem teknoloji girdilerle verimliliği arttırmak.
Toprak ıslahı, korunması ve sulama imkanlarını genişletmek.
Tarıma dayalı sanayii yaygınlaştırmak.
Köye ve köylüye bu politikalar vasıta ile refahı ve medeniyet nimetlerini
götürmektir.
Çiftçinin topraklandırılmasını zaruri görürüz, Ancak, bunun dar manda
toprak dağıtımı şeklinde değil, zirai kalkınmayı sağlayacak bir büyük programın
parçası olarak görürüz.
ESNAF VE ZANAATKARLAR
MADDE 28 - Esnaf ve zanaatkarın sermaye, kredi, hammadde ihtiyaçlarını
karşılayabilmek, mamullerini değerlendirmek için, teşkilatlanmalarının
teşvik etmek Devletin teknik ve mali imkanları ile kendilerine destek olmak
gerektiğine kaniiz.
Gerek sanayiin desteklenmesi, gerekse istihdam probleminin hallinde
küçük işyeri sahiplerinin önemli rolleri olduğuna inanırız.
ENERJİ POLİTİKALARI
MADDE 29 - Enerji konusunu, sanayileşme medenileşme ve kalkınmanın
temel unsurlarının başında görmekteyiz. Enerji kıtlığı beraberinde geri
kalmışlığı ve fakirliği getirdiğinden konuya doktriner katılıklardan uzak
bir görüşle bakarız.
Hedefimiz, öncelikle milli kaynaklara dayalı, ucuz kalkınma ihtiyaçlarına
zamanında ve yeterince cevap veren enerji üretimidir.
Sahip olduğumuz hidrolik ve termik kaynakların sür'atle değerlendirilmesine
öncelik verilmelidir. Ancak, öz kaynaklarımızdan yeterli enerjiyi üretene
kadar enerji ithaline veya petrole dayalı enerji üretimine devamını kaçınılmaz
görürüz.
Türk vatandaşının fen başına enerji tüketiminde gelişmiş ülkeler seviyesine
bir an önce varması için gerekli bütün gayretin sarfedilmesine taraftanz.
Jeotermal ve tabii gaz, biogaz gibi yerli enerji kaynaklarının süratle
geliştirilmesi, nükleer enerji üretiminin ülkemiz için zaruri olduğu inancını
taşırız.
Doğu Anadolu Kalkınma Projesini ve benzerlerini, sadece enerji meselesi
değil, büyük bir istihdam imkanı, refahı sadece O bölgeye götürmek değil,
bütün ülkenin dengeli kalkınması için hayati sayarız.
Bu ve benzeri projelerin özel yürütme modelleri ile gerçekleştirilmeleri,
iç finansmanı için bir özel kalkınma fonu teşkilini gerekli görürüz.
TABİİ KAYNAKLAR
MADDE 30 - Madenlerimizin değerlendirilmesinden; aramadan işletmeye
kadar, bütün faaliyetlerde büyük istihdam imkanı vermesini, sanayiimizin
gelişmesine destek olmasını, sahip Olduğu ihracat potansiyeli ile döviz
dengemize önemli katkılar beklenir.
Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yeraltı kaynaklarının, kamu veya
özel sektör tarafından ayrı ayrı veya birlikte aranması veya işletilmesini
uygun görürüz.
Devlete ait olan arama ve işletme hakkının gerçek ve tüzel kişilere
devrinde, kamu veya özel teşebbüs için katı sınırlar düşünülmesine taraftarız.
Özel ve kamu kaynaklarının yeterli bulunmaması halinde veya yeni teknoloji
ve önemli dış pazar imkanı getirilmesi şartı ile belli sahalarda yabancı
sermayeden istifade edilmesinde sakınca görmeyiz.
Maden rezervlerinin aranması ve tesbitinde başta petrol olmak üzere
hammaddelerine öncelik verilmesini gerekli görürüz.
ULAŞTIRMA
MADDE 31 - Ulaştırma politikamız, Türkiye'nin her yerine her
mevsimde ulaşabilme, en ekonomik ulaştırma sistem ve imkanlarını öncelikle
destekleme, sosyal ve ekonomik gelişmeyi hızlandırıcı demiryolu, karayolu
ve denizyolu bağlantılarını üretim ve tüketim bölgelerinin ihtiyaçlarını
da dikkate alarak sağlamaktır. Ulaştırma sektöründen önemli miktarda döviz
geliri sağlamayı mümkün görürüz.
Ekonomik gelişmenin icaplarını dikkate alan bir haberleşme sistemi,
uydulardan yararlanma imkanı da dahil sür'atle yaygınlaştırılmalıdır.
EKONOMİK İSTİKRAR
MADDE 32 - Enflasyonla sürekli mücadele istikrar politikalarımızın
ana unsurlarından birini teşkil eder. Ancak, enflasyonla mücadele kalkınmadan
vazgeçmeden, orta ve dar gelirlilere bu mücadelenin yükünü adaletsiz bir
şekilde yüklemeden yapılmalıdır.
Fiyat istikrarının fevkalade icaplar dışında idari müdahalelerle değil,
ekonomik tedbirlerle sağlanmasını gerekli görürüz.
MALİ POLİTİKA
MADDE 33 - Mali idarenin, ekonomik gelişme ve gelir dağılımında
denge sağlama bakımından, istikrarına büyük önem veririz.
Mali politikamızın esasını, milli tasarrufların arttırılması, kamu hizmetlerinin
ve devletin diğer sosyal görevlerinin ifası için gerekli mali imkanları
temin etmek, ekonominin istikrardan uzaklaştığı anlarda bütçe giderleri
ve vergi gelirlerini buhranın aşılmasında birer vasıta olarak kullanmak,
milli borç, para ve kredi politikaları yolu ile ekonominin gelişmesi ve
istikrarın korunmasına müsai para arzını sağlamak, mali teşviklerle yatırımları
ve tasarrufları yönlendirmek teşkil eder.
KAMU GELİRLER
MADDE 34 - Vergiyi, kamu hizmetlerini, devletin iktisadi ve sosyal
görevlerini ifa için lüzumlu bir kaynak ve ekonomik ve mali politikaların
uygulanmasında kullandığı müessir bir araç olarak görürüz.
Uygulanan vergi politikasının, vatandaşın kazancına ve gelirine serbestçe
tasarruf etme yetkisini baltalayan, yeni teşebbüslerden vazgeçiren, sermaye
birikimini önleyen veya cezalandıran sonuçlar doğurmaması gerekir.
Vergi ödeme iktidarı olan her vatandaşın mali gücü ile mütenasip olarak,
adil ve genel esaslar dairesinde vergiye tabi tutulması lüzumuna ve ancak
bu surette vergi adaletinin gerçekleşebileceğine inanıyoruz.
KAMBİYO POLİTİKALARI
MADDE 35 - Kambiyo mevzuatımız, dış ekonomik ilişkilerimizin
bugünkü ihtiyaçlarına uygun değildir, eskimiştir, dağınıktır, güçleştirici
ve lüzumunu kaybetmiş hükümler ihtiva eder.
Dış ticaret ve döviz kazandırıcı diğer muamelelerin ve dövizle ilgili
işlemleri basitleştirici, kolaylaştırıcı uygulamaların öncelikle getirilmesini,
serbest kambiyo rejimine tedricen geçişe elverişli bir sistemi, dış ekonomik
münasebetlerimizin gelişmesi için zaruri sayarız:
YABANCI KAYNAK
MADDE 36 - Dış kaynağı, hedef alınan kalkınma hızını ve ekonominin
dışardan temini gerekli zaruri ihtiyaçlarını karşılamaya yeterli miktar
ve zamanda, en uygun şekilde ve şartlarda elde etmek hedefimizdir.
Öncelikle milli ekonominin azami dış kaynak sağlayacak tarzda idare
edilmesi gereklidir. Bu maksatla, ihracat, turizm, navlun gelirleri, işçi
dövizleri, transit hizmetleri ve serbest bölge uygulamalarının sağlayacağı
gelirler, dış ülkelerde Türk müteşebbislerinin aldıkları taahhüt işlerinin
gelirlerinin arttırılması için, teşvik ve destek tedbirlerinin ihtiyaçlara
uygun tarzda getirilmesi ve süratle asgari formalite ile uygulanmasını
zaruri görürüz.
Yabancı sermaye ve dış kredi girişlerinin desteklenmesi ve kolaylaştırmasını
sadece döviz açığının karşılaşması için değil, dış ekonomik ilişkilerimizin
de geliştirilmesi bakımından gerekli sayarız.
DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER
MADDE 37 - Avrupa Ekonomik Topluluğu ile işbirliği kalkınma hedeflerimizin
gerçekleşmesinde bir itici faktör, sanayi ve tarım üretiminde rasyonelleşme
vasıtası, Türkiye'nin dünya ticareti içinde artan bir oranda yer alma kararı
olarak anlamaktayız. Ortak Pazar tam üyeliğimizin bir an önce gerçekleşmesini
ülkenin menfaatine olduğu inancındayız.
Orta Doğu ve İslam ülkeleri ile ekonomik münasebetlerimizin geliştirilmesine
özel önem verilmesine taraftarız.
|