Doğru Yol Partisi'nin (DYP) "II. Demokrasi Programı"nın, "Önsöz", "Sunuş" ile "Çağdaş Anayasal Düzen", "Adalet Reformu",
bölümleri şöyle:
(2001 tarihli metin)
II. DEMOKRASİ PROGRAMI
(Güncelleştirilmiş Özeti)
ÖNSÖZ
Kurtuluş Savaşı sonrasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye
Cumhuriyeti'nin o dönemde içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve siyasal
şartlar nedeniyle, uzun süre tek partili sistemi tercih eden Türkiye'nin;
1946'da dönemin Tek Partisi içinden demokrasi kıvılcımlarını saçan ve “Dörtlü
Takrir” şeklinde ifadesini bulan ilk çıkış hareketinden sonra yapılan çok
partili seçimde, halkın gerçek temsilcisi olan Demokrat Parti iktidara
gelmiş ve bunun sonucunda Halk-Devlet bütünleşmesi 1950-1960 döneminde
gerçekleştirilmiştir.
1960 yılında demokrasiye yapılan ilk müdahale sonucunda parlamenter
sistem kesintiye uğramış, 1961 Anayasası'nın kabulü ile yeni döneme Demokrat
Parti'nin felsefesini aynen benimseyen Adalet Partisi ile girilmiş ve AP
1965 seçimlerinde tek başına iktidara gelerek demokrasi ve kalkınma hamlesini
yeni bir anlayışla devam ettirmiştir.
Demokrasinin özüyle hiçbir şekilde bağdaşmayan 1971 muhtırası ile demokratik
rejim yara almış, ancak Meclisin açık olması sayesinde bu yara daha çabuk
sarılabilmiştir. Daha sonraki yıllarda çok partili sistemin getirdiği koalisyon
hükümetlerinden kaynaklanan siyasal ve ekonomik istikrarsızlık sokağa yansımış
ve bunun sonucunda 1 980de Meclisin de kapatıldığı bir müdahale daha gerçekleşerek
demokrasi yeniden kesintiye uğratılmıştır. 1980-83 yıllarında yaşanan bu
ara dönemden sonra yapılan ilk seçimlere, gerçek demokrasinin temsilcisi
olan Demokrat Parti ve Adalet Partisi'nin ilkelerini aynen benimseyen ve
bu güzide partilerin devamı olan Doğru Yol Partisi; haksız yere sokulmamış
ve yöneticileri sürekli bir tacizle karşı karşıya bırakılmıştır.
Buna mukabil DYP yılmamış, elindeki demokrasi meşalesiyle toplumu aydınlatmaya,
demokrasiyi bir yaşam biçimi haline getirmek için sistemli çalışmasına
devam etmiş ve daha hür ortamda yapılan 1987 seçimlerinde Mecliste bir
grup kurmuş, takip eden 1991 yılı seçimlerinde ise en fazla oy alan parti
olarak tekrar iktidara gelmiştir. Bu dönemde lider değişimini demokratik
bir yöntemle gerçekleştiren DYP, 1995 seçimlerinden de başarıyla çıkmış
ve Türkiye'de 10 yıldan fazla süregelen terörün belini kırarak ülkeyi huzura
kavuşturmuş ve yoluna devam etmiştir.
Sürekli olarak siyasi ve ekonomik liberalizmi gündeme getiren DP-AP-DYP
geleneği, bugün küreselleşmenin temel unsuru haline gelen; özgürlük,
demokrasi, ekonomik ve sosyal refah hedefini daha 1950'li yıllarda
ortaya koyarak ileri görüşlülüğünü kanıtlamıştır.
Dünyanın bugünkü yeni koşullarına uyum sağlamanın gereği olarak demokratik
düzenin, ekonomik ve siyasi liberalizmin yeniden tanımlanması, bugünün
dinamik siyasi gelişmelerine uzak kalmış Anayasanın bu gelişmelere ayak
uydurabilecek bir hale getirilmesi ve hantal işleyen Devlet çarkının hızlı
bir yapıya kavuşturulması büyük bir önem arzetmektedir.
2
İşte DYP, bu ihtiyaçlara cevap verme noktasından hareketle yeni bir
anlayışla; çağdaş anayasal düzenin tesisine, hukuk devletinin daha iyi
işlemesini teminen kamu yönetiminin yeniden yapılandırılarak yetkilerin
merkezden yerel yönetimlere aktarılmasına ağırlık veren, ekonomide hak
düzenini ve insanca yaşamı ön planda tutan, sağlık ve eğitim reformu gibi
büyük prestij projelerini gündeme getiren II. Demokrasi Programını hazırlayarak
toplumun dikkatine sunmuştur.
Doğru Yol Partisi, temel hedefi olan tam demokrasinin gerçekleşmesini
sağlamak üzere; hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik yaşamın tüm topluma
yayılması, haklı rekabete dayalı serbest piyasa ekonomisinin yerleşmesi
ile halkın huzur ve refah içinde yaşaması için öncülük görevini yapmaya
devam etmektedir. Bu ulvi amacı gerçekleştirmek için DYP, yapıcı ve kararlı
mücadelesini azimle sürdürecektir.
Bu çerçevede daha önce hazırlanan II.Demokrasi Programı, bu defa dünyada
ve ülkemizdeki gelişmeler dikkate alınarak güncelleştirilmiş ve özet olarak
takdim edilmiştir. Bu programın ülkemize hayırlı olmasını diler, sevgi
ve saygılarımı sunarım.
Prof. Dr. Tansu ÇİLLER
Doğru Yol Partisi
Genel Başkanı
SUNUŞ
Medeni dünyanın, ekonomik alanda üzerinde mutabakata vardığı standartlar
gibi, siyasi ve sosyal alanlarda da kabul edilen evrensel değerler vardır.
Bu değerlerin başında demokratik hukuk devleti ile, insan hak ve hürriyetleri
gelmektedir.
Cumhuriyet, Anadolu'daki bin yıllık tarihi tecrübemizin sonucunda elde
ettiğimiz kazanımların en önemlisidir. Ancak, Cumhuriyetimizin demokrasi
ile taçlanması ve süslenmesi gerekmektedir.
Yeni milenyumda sağ ve sol kavramları büyük çapta anlamlarını yitirmiştir.
Artık insanlar duruşları itibariyle demokrat olanlar ve olmayanlar olarak
ayrılmaktadırlar.
Esasen demokrasinin bizatihi kendisi bir yaşam biçimi, bir hayat
felsefesi olmayıp; farklı yaşama biçimlerine, farklı din, dil, mezhep ve
kültürlere sahip insanların bir arada barış içinde yaşamalarını temin eden
bir sistemdir.
Toplumsal dayanışma ve uzlaşmanın sağlanması; her grup, kesim ve
topluluğun kendi öz değerlerine bağlı kalarak diğerlerine tahammül etmesi,
saygı duyması ve onları kabullenmesi ile mümkündür.
Bugün ülkemizin önünde bulunan birçok meseleyi, devletin hukukunu üstün
tutan bir anlayış yerine, bireyi öne çıkaran ve hukukun üstünlüğüne
dayalı bir demokratik devlet anlayışıyla çözebileceğimiz açıktır.
Medeni dünya milletleri arasında yer almamızın, büyükler arasında
bir Türkiye sevdamızın olmazsa olmaz şartı da budur.
Devlet; işletmeci, dayatmacı hatta engelleyici olmaktan çıkacak,
düzenleyici olacaktır.
Devletin, çoğulculuk içersinde bütün kurumlar ve kesimler arasında ahenkli
bir anlayış sağlaması, adeta bir orkestra şefi mahareti ile çok farklı
enstrümanlardan çıkan sesleri gürültü ve düzensiz sesler olmaktan çıkarıp
bir armoniye dönüştürmesi, demokratik hukuk devletinin gereği olduğu gibi
milli birlik ve dirliğimizin de teminatıdır.
Sözü edilen devlette merkeziyetçi bir anlayış değil, üniter devlet
yapısı içerisinde adem-i merkeziyetçi bir anlayış vardır. Artık parlamenter
demokrasi yerini katılımcı demokrasiye bırakmaktadır.
DYP milletimizin tarihi, kültürel, dini, folklorik, etnografik bütün
değerlerine sahip çıkan, bunların bizi diğer milletlerden farklı kılan,
bizi biz yapan unsurlar olduğuna inanan bir milliyetçilik anlayışına sahiptir.
DYP ideolojik platformda değil, demokratik prensipler platformunda siyaset
yapan ve bu tarzı toplumun selameti açısından tavsiye eden bir partidir.
Halkımıza toplumsal uzlaşma zemini olarak sunduğumuz prensipler; hukukun
üstünlüğüne dayalı demokratik cumhuriyet, insan hak ve hürriyetlerine ve
bu çerçevede din, vicdan ve düşünce hürriyetine mutlak saygı, özel teşebbüse
dayalı serbest piyasa ekonomisinden ibarettir.
DYP'nin milliyetçilik anlayışında anayasal vatandaşlığa dayalı, yurttaşlık
bilincini esas alan, külfet ve nimet paylaşımında müşterekliği öngören
bir yaklaşım vardır.
Avrupa Birliği'ne aday olduğumuz bu süreçte kültürel kimliğin ve öz
değerlerin muhafazasından yanayız. Dolayısıyla milli ve dini hassasiyetlerimizi
koruyarak medeni dünya ile entegre olmak mümkündür ve arzuladığımız da
budur.
DYP, liberal aynı zamanda milliyetçi, muhafazakar ve demokrat bir
partidir.
Buradaki muhafazakarlık ekonomik alanla değil, kültürel ve manevi alanla
ilgilidir. Toplumu oluşturan, toplumun çimentosu mahiyetinde olan kültürel
ve manevi değerlerin muhafazası, liberal ekonomi uygulayan demokratik batılı
ülkelerin de benimsediği bir muhafazakarlık şeklidir. Çünkü muhafazakarlık,
körü körüne bağlanmayı ve nasıl olursa olsun mevcudu korumayı değil, korunmaya
değer şeylerin korunmasıyla ilgili bir duyarlılıktır. Böyle bir muhafazakarlık.
değişimi engellemez. aksine teşvik eder.
Laikliği, din ve vicdan hürriyetinin teminatı olarak anlıyoruz.
Laikliğin, demokrasinin ve Cumhuriyetimizin vazgeçilmez unsurlarından
biri olduğu gerçeğinden hareketle DYP, laiklik karşıtı çıkışlara da laikliğin
din düşmanlığına dönüştürülmesine de karşıdır.
İrtica ile mücadeleden kastedilen şey, dini; siyasi, ekonomik veya
başka çıkarlarına alet eden, dini kullanarak kendileri gibi düşünmeyen
veya yaşamayan insanlar üzerinde baskı kurmaya çalışanlarla mücadele etmekse,
DYP bunu sonuna kadar destekler.
Eğer irtica ile mücadele ile kastedilen şey, dini hassasiyetleri
baskın olan ve bu çerçevede hayatlarını tanzim eden insanların sindirilmesi,
itilip kakılması, kamusal alanın dışına itilmesi, tek tip insan yetiştirme
projesi çerçevesinde uygulamaya konan bir plan, bir tertip ise DYP buna
şiddetle karşıdır.
Bu ülkenin dindar insanlarını, devletin icraatlarıyla gayri memnun
vatandaşlar haline getirmek, laiklik karşıtı eğilimlerin güçlenmesini sağlamak
anlamına gelir.
Bu itibarla Doğru Yol Partisi, yukarıdaki mülahazalardan hareketle
bütün toplumu; bürokratik otoriteye değil, demokratik halk egemenliğine
dayalı bir devlet anlayışının olduğu, hür teşebbüsün teşvik gördüğü, insan
hak ve hürriyetlerinin en gelişmiş manada mevcut olduğu, din ve vicdan
hürriyeti önünde hiçbir engelin bulunmadığı, düşünce ve ifade hürriyetlerinin
bir lüks değil, temel bir hak olduğu, tek tip yaklaşımların reddedildiği,
çoğulcu bir yapının yarolduğu, merkeziyetçi değil, katılımcı bir iradenin
benimsendiği büyük Türkiye'nin gerçekleştirilmesi için tam demokrasi
ekseninde uzlaşmaya, bütünleşmeye ve gayrete davet etmektedir.
ÇAĞDAŞ ANAYASAL DÜZEN
Modern Devlet: özgür bireylerden oluşan, özgürlükleri genişleten, özgür
toplumun devletidir. Böyle bir yapıda bireye birinci planda değer veren,
devletin bireyin hizmetinde olduğu anlayışı sergilenmelidir.
Parlamenter Demokrasiyi
benimseyen ve Üniter Devlet anlayışını temel alan bir yapıda halk
tarafından seçilmiş ve yetkileri artırılmış Cumhurbaşkanı ile, siyasi istikrar
sağIanmalı ve kuvvetler ayrılığı tam anlamıyla tesis edilmelidir.
Anayasa, halkın
iradesi esas alınarak bireysel hak ‘ve özgürlükleri genişletecek, sınırlamaları
kaldıracak şekilde yeniden düzenlenecektir.
Sivil toplum örgütleri,
çağdaş demokratik yaşamın temel unsurları olarak anayasal güvence ve statüye
kavuşturulacaktır.
Herkesin düşünce
ve kanaatlerini açıklama ve yayma hakları üzerindeki engeller kaldırılacaktır.
Bu özgürlük, serbestçe bilgi edinme ve gerçekleri öğrenme hakkını da kapsayacaktır.
Anayasa: sadece
iç ve dış güvenlik, adalet ve eğitim hizmetlerini üstlenen bir merkezi
idareyle, ekonomik ve sosyal altyapıdan oluşan diğer kamu hizmetlerini
yerel yönetimlere devreden, ekonomik faaliyetlerden çekilen etkin ve dinamik
bir devlet yapısını esas alacak şekilde düzenlenecektir.
Siyasi Partiler
Kanunu'nda gerekli düzenlemeler yapılmak suretiyle, parti-içi demokrasinin
işlemesi hukuki müeyyidelere bağlanarak kuvvetlendirilecektir. Seçimle
oluşan kurumların yetkisi artırılacak, denetim aşağıdan yukarıya doğru
etkin hale getirilecektir.
Üye kayıtlarının
objektif ve hukuka uygun yapılması için, hakim denetimi şart koşulacaktır.
Delege seçimleri hakim gözetiminde yapılacaktır. Gerekli kontrolün otomasyon
ortamında sağlanmasına yönelik idari ve hukuki düzenlemeler yapılacaktır.
Üye kayıtlarının
hakim denetimine alınmasıyla birlikte. Milletvekili. Belediye Başkanı ve
Belediye Meclisi Üyeleri ile İl Genel Meclisi Üyeleri adaylarının seçimi,
bütün üyelerin katılımıyla önseçimle yapılacaktır.
Daha demokratik
ve katılımcı bir seçim için, vatandaşın tercihini esas alan ve daraltılmış
bölge sistemini benimseyen bir yapılanmaya gidilecektir.
Siyasi Partiler
Kanunu'nda yapılacak değişiklikle, partilerin seçim ittifakı yapabilmelerine
imkan tanınacaktır. Seçim ittifakları ile seçimden sonra koalisyon ortaklığı
gibi işbirliğinin seçimden önce önü açılacak, seçmenin partiler bloku arasında
tercihte bulunması mümkün hale gelecektir.
Seçim ve Siyasi
Partiler Kanunu'na, seçim harcamalarına sınır getiren ve yargıç denetimine
alan düzenlemeler eklenecektir.
Medya gerekli yasal
güvencelerle haksız rekabete karşı korunacak ve tekelleşmeler önlenecek,
fikir hürriyeti ve haber alma hakkı teminat altına alınacaktır.
Kişi hak ve özgürlüklerini,
özellikle şahsiyet haklarını zedeleyen yayınların önlenmesi için, yargılamanın
hızlandırılması ve cezaların ağırlaştırılması yoluna gidilecektir.
Yayınların ahlaki
denetimi konusunda sivil toplum örgütlerinden yararlanılacaktır.
ADALET REFORMU
Çağdaş değerlere saygılı bir hukuksal düzenin gerçekleştirilebilmesi,
adli sistemin yeniden yapılandırılarak, bu sisteme işlerlik kazandırılması
ile mümkündür.
Yargıçların huzur
içinde ve tarafsızca görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli yargıç
güvencesi tam olarak sağlanacaktır.
İlk soruşturmanın
Cumhuriyet Savcıları tarafından yapılması sağlanacak, bu hizmetin yapılabilmesi
için örgütsel ve idari açıdan doğrudan Cumhuriyet Savcılıkları ile irtibatlı,
adli zabıta teşkilatı oluşturulacaktır.
Avukatlara doğrudan
delil ve belge toplama yetkisi verilecektir. Polis laboratuarları yaygınlaştırılıp
modernize edilecek: delil toplama yöntemleri geliştirilecektir. Sanıktan
suça gitmek yerine, delilden suç ve sanığa ulaşma yöntemi uygulanarak,
insanlık dışı işkence ve yöntemlerin önüne geçilecektir.
Tahkim ve sulh usulü
basitleştirilip yaygınlaştırılacak, bu usulü teşvik eden hükümlerle kolaylaştırılacak;
köylerde ihtiyar heyetleri, şehirlerde belediye bünyesinde kurulacak hakem
kurulu ile dava konusu olabilecek olaylarda, uzlaşma yolları aranmak suretiyle
mahkemelerin iş yoğunluğu azaltılacaktır.
Deliller, duruşma
öncesinde taraflarca temin edilip tamamlanarak, tek celsede adalet
sağlanacaktır.
Mahkemelerle Yargıtay
arasında, yargıyı hızlandıracak ara istinaf mahkemeleri oluşturulacaktır.
Devletin hukuku
değil, milletin hukuku ilkesi getirilecektir. Üstünlüğün hukuku değil,
hukukun üstünlüğü sağlanacaktır.
Hiç kimse düşüncesini
açıklamasından ve inancını yaşamasından dolayı yargılanmayacak ve mahkum
edilmeyecektir.
Savunma hakkının
tam olarak kullanılabilmesi için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
Yargı birliği ilkesi
getirilecek ve mahkemeler tek çatı altında toplanacak; DGM kaldırılacak,
tüm adli yargı kollarının üst mahkemesi Yargıtay olacaktır.
Yargılama sırasında
savcı ile savunma makamı eşit konuma getirilecektir.
En eski kanunlardan
başlanarak hukuk sistemi taranacak, gereksiz ve uygulama imkanı kalmayan
kural ve yasaklar ayıklanacaktır. kanunlar sade, öz ve anlaşılır hale getirilecek;
yasalarımızdaki antidemokratik hükümler çıkarılacaktır.
Cezaevlerinde hücre
ve büyük koğuş yerine daha yaşanabilir şartlara sahip, birkaç kişilik küçük
odalardan oluşan sistem daha da geliştirilecektir.
Cezalarını çekerken,
mahkumların üretime katılmaları sağlanacaktır.
Kabahat türü suçlar,
ön ödeme ile ceza yargısı dışına çıkartılacaktır
|