Doğru Yol Partisi'nin (DYP) "II. Demokrasi Programı"nın, "Devletin Yeniden Yapılandırılması", "Ekonomi Politikası", "Eğitim Reformu",
bölümleri şöyle:
(2001 tarihli metin)
DEVLETİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI
Devletin ana siyasi işlevleri, yönetimde etkinlik, adalet, ülkenin çıkar
ve haklarının dış dünyaya karşı korunması, hukukun üstünlüğüne dayalı politika,
ekonomi ve enformasyon alanlarında gerçek bir demokrasisinin kurulmasıdır.
Demokratikleşme, etkin ve güçlü devlet olmak, ekonomide “liberalleşme”
ve “özelleştirme”, yönetimde “yerelleşme” ve “gönüllüleştirme”
ilkeleri çerçevesinde gerçekleşmektedir.
Ülkemizde vatandaş-devlet
ilişkileri bozulmuştur. Vatandaş-devlet ilişkileri yeniden gözden geçirilerek,
bu ilişkilerin yeniden tanımlanması ve bu tanımlamaya göre devletin yeniden
yapılandırılması öncelikli hedefimiz olacaktır.
Bireylerin güçlendirilip
yetkilendirilerek; sivil toplum kuruluşlarının egemenliğinde yeni bir kamu
alanı oluşturulması, halkın ve bu kuruluşların bir araya gelerek yeni politikalar
üretecekleri bir ortam hazırlanması ve bu suretle değişime uyum ve hız
kazandırılması sağlanacaktır.
Devlet Erkleri arasında
kuvvetler ayırımına dayalı bir denge ve karşılıklı kontrol sistemi kurularak,
antidemokratik girişimlerin önü kesilecektir.
Kamu, rant dağıtım
yeri olmaktan çıkarılarak, siyasette hizmet yarışı anlayışı hakim kılınacak,
kamu hizmetleri gelişen ve değişen dünya şartlarına ve toplumun isteklerine
cevap verir hale getirilecektir.
Halkımız; kendisini
namuslu. şerefli, akıllı olarak kabul eden, kendisine iyi muamele eden,
işlerini gayret ve hevesle çözmek isteyen bir yönetim anlayışı istemektedir.
Bu itibarla; bürokrasi yaratan değil, halk ile beraber sonuç alan bir yönetim
yapısı kurulacaktır.
Yönetim, halktan
topladığı vergilerle çalıştığının bilincinde olmalıdır. Bunun sonucu olarak
da her türlü eylem ve işleminden ötürü halka hesap vermekle kendini sorumlu
görecektir.
Vatandaş, bürokrasi
çarkları altında boğulmaksızın, en tabii hakkı olan bilgi edinme hakkını
kolaylıkla kullanabilecektir.
Halkın temsilcilerinin
karar alma ve denetim süreçlerinde etkisi arttırılacaktır.
Kanunlarda yetki
ve görevler açıkça tarif edilecek, sorumlular ve sorumluluklar ortaya konulacak,
görevli kuruluşların görevlerini yapmaları sağlanacak, bunların topu diğer
kuruluşlara atmaları önlenecek, hak arama kolaylaştırılacak, bu suretle
rüşvet bataklığından çıkılacaktır.
Kamu kesiminde yapılan
ihalelerin hızlandırılması ve şeffaflaştırılması sağlanacaktır.
Halkımıza hizmetleri
en iyi kalitede ve en ucuz biçimde getirmek yönetimin en önemli görevidir.
Yönetim bunu yaparken hizmetlerde bir standart tespit edecek ve vatandaşlar
bu hizmetlerden aynı standartlarda yararlandırılacaktır.
Bu suretle merkezdeki
iş takipleri de sona erecek, işlerin organizasyonu, karar verme ve uygulama
süreçleri taşrada halkın önünde ve kontrolünde cereyan edecektir.
Merkezi İdare esas
olarak aşağıdaki görevleri yapacaktır.
• Savunma, adalet, güvenlik ve dış politika,
• Kamu hizmetleri ile ilgili ulusal politika ve hizmet standartlarının
belirlenmesi,
• Eğitim, sağlık ve çevrenin korunması ile ilgili temel politika ve
stratejilerin üretilmesi,
• Sosyal güvenlik hizmetleri,
• Ulusal düzeyde yürütülen büyük projeler,
• Ülke istatistik ve projeksiyonlarının hazırlanması,
• İş ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi,
Başbakanlık, hedefleri
tayin eden, strateji belirleyen, standart koyan ve koordinasyon görevini
ifa eden bir konuma getirilecektir.
Başbakanlık ve bakanlık
teşkilatlarında bağlı ve ilgili kuruluşlar azaltılacak, icrai özellik taşıyanlar,
icracı bakanlıklar bünyesine alınacaktır.
Bakanlar Kurulu 25
bakanla sınırlandırılacak, sayısı 5'i geçmeyecek olan devlet bakanları,
Başbakan'ın koordinasyon görevine yardım edecek ve siyasi danışmanlığını
yapacaklardır.
Verimliliği ortadan
kalkan kamu kurum ve kuruluşları kaldırılacaktır.
Merkezi Yönetim yetkilerinin
büyük ölçüde valiliklere, bakanlıkların taşra teşkilatına, yerel yönetimlere
ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına devri sağlanacaktır.
Esnaf, Sanatkar ve
KOBİ Bakanlığı gibi bazı yeni bakanlıklar kurulacak ve Devlet Bakanlarından
biri devletin yeniden yapılandırılması ile görevlendirilecektir.
Dış güvenlik hizmetini
sağlamak üzere, ordumuzun çağın gerektirdiği teknoloji ile donatılması
için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmayacaktır.
Çok asker istihdam
etmek yerine, hareketli, vurucu ve çağdaş silahlara sahip daha makul ölçekli
birlikler kurulacaktır.
Jandarma ve emniyet
teşkilatları, günün ihtiyaçlarına göre İçişleri Bakanlığı'na bağlı olarak
yeniden örgütlenecek ve koordinasyon sağlanacaktır.
Atamalarda ve terfilerde
siyasi baskılar kaldırılacak, kamu personelinin istihdamında objektif kriterlere
göre liyakat ve ehliyet prensibi yeniden egemen kılınacaktır.
Kamu personelinde
verimliliği ve adaleti sağlayan bir ücret sistemine geçilecek, anlamsız
ayrıcalıklar ortadan kaldırılacaktır.
Yerel yönetimlerin
geniş yetki ile donatılması ülkenin birlik ve bütünlüğünün gelişmesine
olumsuz değil olumlu etkiler yapacaktır. Kendilerine yönetim sorumluluğu
tanınanların başarı ve başarısızlıklarının sorumlusu da yine kendileri
olacak ve merkezi hükümet suçlanmaktan kurtulacaktır.
Demokrasinin beşiği
yerel yönetimlerdir. Halk kendi sorunlarına ilgi duymaktadır. Bu sorunlar
hakkında karar verme ve çözümüne katkıda bulunma eğilimindedir. Yerel yetkililerin
yaptıkları işlemleri ilgi duyduğu ve mali olarak katkıda bulunduğu için
denetlemeye çalışmakta, idareyi şeffaf ve açık olmaya zorlamaktadır. Vatandaşlarca
hazırlanan karar ve taslakların, belli sayıda imza ile tamamlandıktan sonra
yerel yönetim meclislerince görüşmeye alınması ya da referanduma gitme
usulü getirilecektir.
Sağlıklı bir demokratik
katılım sağlanabilmesi için “mahalle kurulları” oluşturulacaktır.
Devlet vergi gelirlerinden
alınan ve iller Bankası aracılığı ile dağıtılan paylar büyük ölçüde arttırılacaktır.
Yerel Yönetimlere
kanunla belirtilen sınırlar içinde serbestçe vergi oranı belirme yetkisi
verilecektir.
Merkezi idare; yerel
yönetimlerin neyi nasıl yapacaklarına müdahale etmeyecek, sadece yapılan
işlerin veya alınan kararların hukuka uygun olup olmadığını incelemek ve
hukuka aykırı gördüklerini yargı mercilerine götürerek iptalini istemekten
ibaret olacaktır.
Köylerin, bir yerel
yönetim birimi olarak çok küçük ölçekte olduğu gerçeği karşısında köylere
bazı hizmetlerin sunulmasını kolaylaştırmak amacıyla, gerekli altyapıya
sahip ilçelerin bir yerel yönetim birimi haline getirilmesi gerçekleştirilecektir.
İller Bankası, yerel
yönetimlerimizin yatırımlarını gerçekleştirebilmek için orta ve uzun vadeli
iç ve dış piyasadaki kredi kaynaklarına ulaşabilmelerini sağlayacak gerçek
bir aracı mali kurum haline getirilecektir.
EKONOMİ POLİTİKASI
DYP, ekonominin sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasını, halkın geçim
sıkıntılarının giderilmesini ve refah düzeyinin arttırılmasını
en öncelikli hedef olarak almaktadır. Bu amaçla ekonomik büyümeyi, başta
ihracata yönelik üretimin arttırılması yoluyla sağlayan ve bu sayede enflasyon
ve işsizlikle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesine öncelik veren politikalar
izleyecektir.
Ekonomide tam ve
eksiksiz rekabet koşullarında hür teşebbüs düzeni esastır. Bu çerçevede
rekabetin önündeki tüm engeller kaldırılacak, tekelci ve haksız rekabetin
yerine haklı rekabet düzeni sağlanacaktır.
Gelir dağılımını
iyileştirmede, gelir transfer politikaları, yeni bir yaklaşımla daha
adil ve etkin bir biçimde uygulanacaktır.
Dengeli kalkınmanın
en önemli araçlarından biri olan sermayenin tabana yayılması için yatırım,
istihdam ve üretim her yönüyle teşvik edilecektir. Bu çerçevede büyük
sanayi kuruluşlarının yanı sıra, KOBİ'lerin verimliliği artırılacak
ve ekonominin motor gücü olmaları sağlanacaktır.
Dışa açık serbest
piyasa ekonomisi temel politika olarak özenle ve tavizsiz uygulanacak
ve bir yandan ihracat, diğer yandan da yabancı sermaye girişi
teşvik edilecektir.
Avrupa Birliği adaylık
sürecinde, işleyen bir piyasa ekonomisinin varlığı temel hedefimiz
olacaktır.
Sürdürülebilir
bir büyüme ortamını oluşturmak, korumak ve Türkiye'nin uluslararası
rekabet gücünü arttırmak amacıyla teknoparklarla bilim-endüstri işbirliği
azami seviyeye çıkarılacaktır.
Yüksek düzeyde genetik
ve bilgi teknolojilerinin eğitim, tarım ve diğer alanlarda yaygın kullanımı
sağlayacak, bu alanda Türkiye'nin bölgesinde lider ülke konumuna gelmesi
hedeflenecektir.
Böylece bir yandan
ülke ekonomisi istikrarlı bir kalkınma sürecine girerek zenginleşirken,
diğer yandan da gelir dağılımındaki adaletsizlikler giderilerek halkın
satın alma gücü arttırılıp, refah düzeyi yükseltilecektir.
Mevcut ekonomik
istikrar programı titiz bir şekilde revize edilecek; üretime dayalı
büyüme esas alınacak, bu programın özellikle memur, emekli, işçi, çiftçi
ve esnaf üzerindeki yükü azaltılacak, bu çerçevede dar ve sabit gelirlilerin
alım gücü kayıpları telafi edilecektir.
• Bu bağlamda kısa ve orta vadeli (3+1) toplam 4 yıllık bir
ekonomiyi güçlendirme programı uygulamaya konulacaktır.
• İlk yıl alınacak acil karar ve tedbirlerle ekonomik krizin derinleşmesi
önlenerek yangın söndürülecek ve böylece ekonomi rayına oturtulacaktır.
• Bu çerçevede bankacılık sistemi, kalıcı düzenlemelerle sağlıklı ve
güvenilir bir yapıya kavuşturulacaktır.
• Kamu açıklarını azaltmak amacıyla, tüm kamu kuruluşlarında savurganlık
önlenecek, harcamalarda bütçe disiplini esas olacaktır.
• Üretimde reel sektörü canlandırmak üzere, vergi ve prim indirimleri
yoluyla işgücü maliyetini azaltan tedbirler uygulanacaktır.
• Ayrıca Maliye, SSK ve Bağ-Kur'a olan birikmiş vergi ve prim borçları
için ödeme kolaylığı getirilecektir.
Sonuçta, zengin
ülke fakirleşen halk yerine bireyin girişim gücünü ön plana çıkaran
ve destekleyen ekonomik politikalar sayesinde, ülkemizin önümüzdeki on
yıl içinde büyük ülkeler arasında Büyük Türkiye olarak yerini alması
sağlanacaktır. Bu çerçevede üretim kapasitesi, dış talebi esas alan bir
büyüme stratejisi izlenerek artırılacak ve fert başına milli gelirin 10.000
$'lar düzeyine çıkarılması temel hedefimiz olacaktır.
Çünkü DYP, Türk insanının yaratıcı ve girişimci niteliğinin farkında
olan ve onu desteklemek suretiyle her türlü hedefe Kolaylıkla ulaşabilmenin
etkin bir yol olduğuna inanan köklü bir partidir.
Maliye Politikası
Vergi politikamızın temel hedefi;
• düşük oranlı, geniş tabanlı,
• geliri kavrayan ve kayıt altına alan,
• yatırım, üretim ve istihdamı teşvik eden,
• özellikle lüks tüketimi vergileyen,
• emeğin vergi yükünü hafifleten,
• çağdaş vergi anlayışıyla uyumlu,
• etkin bir yönetim ve denetim gücüne sahip,
• kolay uygulanabilir,
• verimli ve adil bir vergi düzeni oluşturmaktır.
Herkesten kazancına
ve ödeme gücüne göre “az kazanandan az, çok kazanandan çok” prensibine
uygun olarak vergi alınacaktır.
Verginin: toplumsal
uzlaşma, gönüllü katılım ve temel vatandaşlık görevi olarak benimsenmesi
ve bu anlayışla yerine getirilmesi sağlanacaktır.
Bütçe politikamızın temel hedefi;
• savurganlığı önleyen,
• mali disiplini sağlayan,
• harcamalarda verimliliği esas alan,
• kamu açıklarını kontrol altına alarak azaltan,
• bütçe birliği anlayışına uygun,
• etkin ve dengeli bir bütçe programı uygulamaktır.
Halktan toplanan vergiler,
ülke öncelikleri ve ihtiyaçları doğru tesbit edilerek yine halka hizmet
için yerinde harcanacaktır.
Kamu personelinin
liyakat esasına dayalı, norm kadro ve görev tanımları yapılarak özlük haklarının
yeniden düzenlenmesi gerçekleştirilecektir.
Özelleştirme:
Özelleştirme faaliyetlerinde
satış gelirlerinin yüksekliği hedef alınmayacak, buna mukabil işletmenin
ekonomiye katkısını arttıracak ehil yatırımcılara geçmesi sağlanacaktır.
Hızla ve kapsamlı
teknolojik yenilenmeyi sağlayan, mülkiyeti tabana yayan, şeffaf bir özelleştirme
programı aksatılmadan ve takvimi daraltılarak uygulanacaktır.
İşletme bazında yapılacak
özelleştirmelerde, sermayenin tabana yayılmasını sağlamak için yöre halkına
ve işçilere öncelik tanıyacak şekilde düzenleme yapılarak, buna ilişkin
siyasi irade ortaya konulacaktır.
Yabancı sermayenin
özelleştirme uygulamalarına katılımını sağlayacak özendirici düzenlemeler
yapılacaktır.
KOBİ'ler:
DYP, öteden beri
Türk ekonomisinin “çok dinamik ve değişen şartlara kolay uyum sağlayan”
temel özelliğinin, esnaf ve KOBİ tabanından kaynaklandığının bilincinde
olmuştur. bu anlayışla, 1996 yılında uygulamaya konulan Esnaf ve KOBI Çerçeve
Kararnamesi örneğinde olduğu gibi, sanayi üretimi ve ticarette istihdamın
asıl itici gücü olan bu kesimin önünü açan destekleyici politikalarına,
ihmale uğramış yılların kaybını da giderecek şekilde, bıraktığı yerden
süratle devam edecektir.
Ürün Borsaları:
Bölgesel özellikler
dikkate alınarak, tarımsal ürünlerin rekabet ortamında işlem göreceği ürün
ihtisas borsaları kurulacaktır.
Ürün bazında bölgesel tarım ihtisas borsaları;
• Karadeniz bölgesinde çay, fındık, mısır,
• İç Anadolu bölgesinde buğday, şekerpancarı,
• Erzurum, Ankara, İstanbul illerinde canlı hayvan ve et,
• Trakya bölgesinde ayçiçeği,
• Güneydoğu Anadolu bölgesinde bakliyat,
• İzmir ve Adana'da pamuk,
• İzmir'de çekirdeksiz kuru üzüm şeklinde oluşacaktır.
Mali Piyasalar:
Dünya ile entegre
olmuş bir finans sektörü hedefine ulaşmak amacıyla, mali mevzuat gözden
geçirilerek yenilenecektir. Kamuoyunun daha sağlıklı bir şekilde bilgilendirilmesi
için mali raporlamada şeffaflığı geliştiren ve mali tabloların gerçek durumu
uluslararası standartlara uygun bir şekilde yansıtmasına imkan veren önlemler
alınacaktır. Serbest piyasa ekonomisinin oluşturulmasında çok önemli bir
yere sahip olan finans merkezlerinin bu konumu gözönüne alınarak, İstanbul
bir uluslararası finans merkezi haline getirilecektir.
DYP'nin “Öncelikli Sektörler Politikası” çerçevesinde tarım, turizm,
tekstil ve konut alanlarını ekonomik hamlemizin ana unsurları olarak görmekteyiz.
Tarım
Tarım sektöründe
geniş kapsamlı Doğrudan Gelir Desteği Politikasına geçilecektir. Destekleme
politikaları sadece stratejik tarım ürünlerinde (hububat, şeker pancarı,
süt et, gibi) gıda güvenliğini sağlayacak ölçüde gerçekleştirilecektir.
Ürün borsaları sistemi
yaygınlaştıracak, yurtdışı piyasalarla entegre bir duruma getirilecektir.
Mevcut borsalar geliştirilerek Gelecekte İşlem Borsaları oluşturulacaktır.
Tarım ürünlerinin yurtiçi ve yurtdışı arz talep projeksiyonları ve fiyat/maliyet
analizleri yapılarak, göreli üstünlüğümüz olan ürünlerin üretimi özendirilecektir.
Yurtiçi ve yurtdışı piyasaları kapsayan etkili bir pazar-enformasyon ve
analiz sistemi oluşturulacaktır.
Tarımda verimliliği
artırmak ve üretimde devamlılığı sağlamak amacıyla, asgari işletme büyüklükleri
belirlenerek bu işletme büyüklüklerinin altına düşülmesini önleyici politikalar
izlenecektir. Sertifikalı işletmecilik ve ihtisas işletmeleri özendirilecektir.
Tarımsal faaliyetlerin
bütün aşamaları (üretim-işleme-pazarlama) ile ilgili, tarımsal kooperatifçilik
ve mesleki örgütlenme teşvik edilecektir.
Hayvancılık özel
önem ve öncelik verdiğimiz bir konudur.
Türkiye pek çok bitkisel
ve hayvansal ürüne gen kaynağı olan önemli bir ülkedir. Bu gen kaynaklarının
araştırılması, geliştirilmesi ve etkin bir şekilde kullanımı için gerekli
önlemler alınacaktır. Ayrıca, diğer ülkelerden ithal edilecek damızlık
ve tohumlarla yeni gen kaynakları sağlanacak ve etkin bir şekilde kullanılacaktır.
Bölgesel iklim,
toprak yapıları ve sulamaya açılan ve açılacak alanlardaki tarımsal üretim
potansiyeli ile uluslararası pazarlardaki karşılaştırmalı üstünlüklerimiz
dikkate alınarak AGRO Endüstri'ye yönelik yatırımlar teşvik edilecektir.
Tarım ve sanayi
sektörleri arasındaki bütünleşmenin özendirilmesi ile bir taraftan tarımsal
üretim için pazar garantisi, diğer taraftan gıda sanayii için hammadde
sağlama kolaylığı gerçekleştirilecek, bu konuda kurulması beklenen üretici
birliklerinin aktif rol almaları sağlanacaktır.
Turizm
Ülkemizde atıl duran turizm potansiyeli harekete geçirilecektir. Bu
amaçla, Türk turizminin dünya turizminden aldığı payı artırmak üzere;
Görev, yetki ve
sorumlulukları belirlenmiş; sektörün öncü temsilcileri olan (TÜRSAB, TÜROB
ve Turizm Yatırımcıları Birliği gibi) kuruluşların aktif katılımıyla Ulusal
Turizm Ajansı kurulacaktır. Oluşturulan bu ajans turizm sektöründe
tek yetkili ve sorumlu olarak hizmet verecektir. Ajansın yapılandırılmasında
hizmetin bölgesel ve yerel olarak gerçekleşmesini sağlayacak düzenlemeler
getirilecektir.
Böylelikle turizm
sektörü kendi konusu ile ilgili hızlı karar alma ve uygulama imkanına kavuşacak,
bürokratik yaklaşımın yarattığı statükodan kurtulacak, liberal bir anlayış
ile serbest piyasa ekonomisi içerisinde ileriye dönük projeksiyonlar geliştirilecektir.
Deniz-güneş-tarih
üçgenine oturtulan Türk turizminin daha geniş bir yelpazede (dağ, kış,
sağlık turizm vb.) hizmet vermesi ve ürün çeşitliliğinin sağlanması için
yeni alanlarda, coğrafi bölge olarak da Akdeniz'in yanısıra Ege ve diğer
bölgelere yoğun yatırım yapılması teşvik edilecektir.
Turizm gelirlerini
artırmak amacıyla, turizm bölgelerinin altyapı yatırımları hızla tamamlanacaktır.
Havayolu taşımacılığı
uluslararası rekabet gücüne ulaştırılacaktır. Bu çerçevede THY'nın özelleştirilmesi
turizm sektörüne katkı sağlayacak şekilde değerlendirilecektir.
Turizm pazarlamasında
yurt dışındaki gerek Türk ve gerekse yabancı seyahat acentalarıyla işbirliği
imkanları geliştirilecektir.
Tekstil
Türkiye ihracatının
lokomotif sektörü olan tekstil, deri ve hazır giyim sektörüne rekabet imkanlarını
artıracak teşvikler getirilecektir.
Eximbank kredileri,
tekstil sektörünün ihtiyaçları dikkate alınarak miktarı ve kullanımı artırılacaktır.
Dış pazarı genişletme
amacıyla, fuar ve tanıtım faaliyetleri desteklenecektir.
Bu alanda yapılan
ortak yatırımlar için yabancı sermayeye güven ortamı tam olarak sağlanacaktır.
Bu çerçevede, uluslararası nitelikte marka yaratma çabaları desteklenecektir.
İhtisas gümrükleri
artırılarak dış ticaret faaliyetine hız ve etkinlik kazandırılacaktır.
Konut:
Konut arz talebine
yeterli kaynak sağlamak üzere, sermaye piyasası içerisinde faaliyet gösterecek
ve uzun vadeli konut kredisi açabilecek kurumların oluşturulması için bankacılık
sisteminde bu amaçla yeni düzenlemeler yapılacaktır.
Kentlerdeki barınma
sorununa sağlıklı bir çözüm getirilmesi amacıyla alt yapısı hazır arsa
üretimi ve toplu konut uygulamaları desteklenecek, belediyelerin bu yöndeki
çalışmalara öncelik vermesi teşvik edilecektir.
Toplu konut idaresinin
arsa üretme ve kredi verme konularına ağırlık vermesi ve kredilendirilen
projelerde, proje ve inşaat kalitesinin denetiminin yapılması sağlanacaktır.
Konut yapımında
alt ve düşük gelir gruplarına hitap edecek ve bu kesimleri ev sahibi yapacak
şekilde uydu kent projeleri geliştirilecektir.
Lojmanlar; güvenlik,
adalet ve zorunlu diğer hizmetler dışında, öncelikle evi olmayan ve bunlardan
yararlanan kamu görevlilerine satılacaktır. Bu çerçevede emeklilik ikramiyelerinin
satış bedeline mahsuben imkan sağlayacak şekilde bir model geliştirilecektir.
EĞİTİM REFORMU
Eğitim, istenilen bir hayat düzeyine ulaşmanın göstergesi olan kalkınmanın
en etkili araçlarından biridir. Büyük Önder Atatürk'ün işaret ettiği “muasır
medeniyet seviyesine ulaşmak” vecizesini hayata geçirebilmek için,
millet olarak büyük bir zenginliğimiz olduğunu kabul ettiğimiz gençlerimizi
çağın gereklerini yerine getirebilecek, çalışma hayatımızın ihtiyaçlarını
karşılayabilecek bilgi ve becerilerle donatmak öncelikli hedefimiz olacaktır.
Eğitimin ilk hedefi,
bireyi sadece ekonomik bir kaynak değil, bir insan olarak yetiştirmektir.
Bunun için hiç kimse, ilgi, istek ve yeteneğinin olmadığı bir alanda
eğitime zorlanmayacaktır.
Gençlerimiz, yetişkinlik
dönemlerinde sadece Türkiye'de değil, dünyanın bütün ülkelerinde çalışabilecek
şekilde yetiştirilecektir.
Öğrenim ücretini
ödeyemeyecek öğrenciye: karşılıksız ve karşılıklı burs, veya borçlanma
metodlarıyla desteklenerek. yüksek öğrenim ücretini mezuniyet sonrasında
ödeyebilme imkanı verilecektir.
Mahalli idarelerin
eğitim yönetimi ve finansmanı konusundaki yetki ve sorumlulukları artırılacaktır.
Okullar sadece öğrencilerin
değil, bölge halkının da faydalanacağı eğitim merkezleri olacaktır.
Özellikle kırsal
kesimlerle yeni eğitim sitelerinde çoklu program uygulaması sağlanarak,
öğrencinin yönlendirilmesi ve sanayi için gerekli olan ara insan gücü yetiştirilmesine
yönelik geniş alternatifler sunulacaktır.
Öğretmenlerin çağdaş
ve ileri bir eğitimle kaynağından yetiştirilmesi ve eğitimle ilgili kararlarda
etkili olmaları sağlanacaktır.
Öğretmenlerin maddi
durumlarının üst seviyeye çıkartılarak, başka işlerle uğraşmaları önlenecektir.
Zorunlu eğitim
çağında olup da, okula devam etmeyen her çocuk Devletin ayıbıdır.
Hiçbir kimsenin
hiçbir gerekçeyle eğitim hakkı kısıtlanamaz.
Her temel eğitim
okulu bünyesinde en az iki ana sınıfı açılacaktır.
Bir yıllık okul
öncesi eğitim, Devlet okullarında parasız olacaktır.
Temel eğitim, her
aşamada seçmeli dersler konarak, yönlendirmeli olacaktır.
Nüfusu az ve dağınık
yerleşim birimleriyle, okulu bulunmayan yerleşim birimlerindeki çocukların
ilköğretime kavuşturulması için yatılı ve/veya pansiyonlu ilköğretim bölge
okulları yaygınlaştırılacaktır.
Gelir düzeyi düşük
ailelerin çocuklarına kitap ve kırtasiye gibi malzeme yardımları yapılacaktır.
Öğrencilerin istek
ve yetenekleriyle uyumlu olarak ortaöğretim kurumları ve programları arasında
yatay ve dikey geçişlerine imkan verecek düzenlemeler yapılacaktır.
Ortaöğretimde mesleki-teknik
eğitim veren okullara ağırlık verilecek, öğrencilerin üçte ikisi bu alanlara
yönlendirilecektin.
Okul dışı kalmış
gençlerimiz için çıraklık eğitimi ve yaygın eğitim genişletilerek sürdürülecektir.
Kadınlarımızın üretici
ve kendilerine yakışan bir statü ile bir meslek sahibi olmaları ve topluma
karşı görevlerinin bilincinde birer vatandaş olarak eğitilmelerine önem
ve öncelik verilecektir.
Ortaöğretim öğrenci
yurtları ülke çapında yaygınlaştırılacaktır.
Özel eğitime muhtaç
engelli çocuklarımız ile üstün yetenekli çocuklarımızın yetiştirilmeleri
için özel eğitim kurumlar yaygınlaştırılacak ve özel projeler geliştirilecektir.
İlköğretim kademesinde
başlayan yabancı dil ve bilgisayar eğitimi,ortaöğretim kademesinde yaygınlaştırılarak
geliştirilecektir.
Bugünkü üniversiteye
giriş sınavı kaldırılacaktır.
Yüksek Öğrenim Kurumu
(YÖK) yeniden yapılandırılarak uluslararası normlara göre üniversitelerimizin
standartlarını belirleyen ve denetleyen bir planlama ve koordinasyon kurumuna
dönüştürülecektir.
Üniversite sanayi
işbirliği ile teknoparklar kurulması teşvik edilecektir.
Öğretim elemanı
ihtiyacı için yurtdışına öğrenci gönderilmeye devam edilecektir.
Eğitim dışı kalmış
geniş kitlelere eğitim fırsatı vermek için uzaktan eğitim teknikleri ile
yeni imkanlar sunulacaktır
|