Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
II. DEMOKRASİ PROGRAMI (1998)
1983 PROGRAMI
PARTİLER VE PROGRAMLARI

DOĞRU YOL PARTİSİ
II. DEMOKRASİ PROGRAMI
2001
Doğru Yol Partisi (DYP) 23 Haziran 1983'de, 1960 ve 1980 müdahaleleriyle kapanan Demokrat Parti (DP) ve Adalet Partisi (AP) misyonunu sürdürmek amacıyla kuruldu.

Partinin genel başkanı 13 Haziran 1993'den bu yana Tansu Çiller'dir.
 

Çiller döneminde hazırlanan "II. Demokrasi Programı", Nisan 2001'de dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeler dikkate alınarak güncelleştirildi.

Programın güncelleştirilmiş şekli 10 bölümden oluşmaktadır.
 


Doğru Yol Partisi'nin (DYP) "II. Demokrasi Programı"nın, "Devletin Yeniden Yapılandırılması", "Ekonomi Politikası", "Eğitim Reformu", bölümleri şöyle:
(2001 tarihli metin)

DEVLETİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI

Devletin ana siyasi işlevleri, yönetimde etkinlik, adalet, ülkenin çıkar ve haklarının dış dünyaya karşı korunması, hukukun üstünlüğüne dayalı politika, ekonomi ve enformasyon alanlarında gerçek bir demokrasisinin kurulmasıdır.

Demokratikleşme, etkin ve güçlü devlet olmak, ekonomide “liberalleşme” ve “özelleştirme”, yönetimde “yerelleşme” ve “gönüllüleştirme” ilkeleri çerçevesinde gerçekleşmektedir.

Ülkemizde vatandaş-devlet ilişkileri bozulmuştur. Vatandaş-devlet ilişkileri yeniden gözden geçirilerek, bu ilişkilerin yeniden tanımlanması ve bu tanımlamaya göre devletin yeniden yapılandırılması öncelikli hedefimiz olacaktır.

Bireylerin güçlendirilip yetkilendirilerek; sivil toplum kuruluşlarının egemenliğinde yeni bir kamu alanı oluşturulması, halkın ve bu kuruluşların bir araya gelerek yeni politikalar üretecekleri bir ortam hazırlanması ve bu suretle değişime uyum ve hız kazandırılması sağlanacaktır.

Devlet Erkleri arasında kuvvetler ayırımına dayalı bir denge ve karşılıklı kontrol sistemi kurularak, antidemokratik girişimlerin önü kesilecektir.

Kamu, rant dağıtım yeri olmaktan çıkarılarak, siyasette hizmet yarışı anlayışı hakim kılınacak, kamu hizmetleri gelişen ve değişen dünya şartlarına ve toplumun isteklerine cevap verir hale getirilecektir.

Halkımız; kendisini namuslu. şerefli, akıllı olarak kabul eden, kendisine iyi muamele eden, işlerini gayret ve hevesle çözmek isteyen bir yönetim anlayışı istemektedir. Bu itibarla; bürokrasi yaratan değil, halk ile beraber sonuç alan bir yönetim yapısı kurulacaktır.

Yönetim, halktan topladığı vergilerle çalıştığının bilincinde olmalıdır. Bunun sonucu olarak da her türlü eylem ve işleminden ötürü halka hesap vermekle kendini sorumlu görecektir.

Vatandaş, bürokrasi çarkları altında boğulmaksızın, en tabii hakkı olan bilgi edinme hakkını kolaylıkla kullanabilecektir.

Halkın temsilcilerinin karar alma ve denetim süreçlerinde etkisi arttırılacaktır.

Kanunlarda yetki ve görevler açıkça tarif edilecek, sorumlular ve sorumluluklar ortaya konulacak, görevli kuruluşların görevlerini yapmaları sağlanacak, bunların topu diğer kuruluşlara atmaları önlenecek, hak arama kolaylaştırılacak, bu suretle rüşvet bataklığından çıkılacaktır.

Kamu kesiminde yapılan ihalelerin hızlandırılması ve şeffaflaştırılması sağlanacaktır.

Halkımıza hizmetleri en iyi kalitede ve en ucuz biçimde getirmek yönetimin en önemli görevidir. Yönetim bunu yaparken hizmetlerde bir standart tespit edecek ve vatandaşlar bu hizmetlerden aynı standartlarda yararlandırılacaktır.

Bu suretle merkezdeki iş takipleri de sona erecek, işlerin organizasyonu, karar verme ve uygulama süreçleri taşrada halkın önünde ve kontrolünde cereyan edecektir.

Merkezi İdare esas olarak aşağıdaki görevleri yapacaktır.

• Savunma, adalet, güvenlik ve dış politika,
• Kamu hizmetleri ile ilgili ulusal politika ve hizmet standartlarının belirlenmesi,
• Eğitim, sağlık ve çevrenin korunması ile ilgili temel politika ve stratejilerin üretilmesi,
• Sosyal güvenlik hizmetleri,
• Ulusal düzeyde yürütülen büyük projeler,
• Ülke istatistik ve projeksiyonlarının hazırlanması,
• İş ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi,
 
Başbakanlık, hedefleri tayin eden, strateji belirleyen, standart koyan ve koordinasyon görevini ifa eden bir konuma getirilecektir.

Başbakanlık ve bakanlık teşkilatlarında bağlı ve ilgili kuruluşlar azaltılacak, icrai özellik taşıyanlar, icracı bakanlıklar bünyesine alınacaktır.

Bakanlar Kurulu 25 bakanla sınırlandırılacak, sayısı 5'i geçmeyecek olan devlet bakanları, Başbakan'ın koordinasyon görevine yardım edecek ve siyasi danışmanlığını yapacaklardır.

Verimliliği ortadan kalkan kamu kurum ve kuruluşları kaldırılacaktır.

Merkezi Yönetim yetkilerinin büyük ölçüde valiliklere, bakanlıkların taşra teşkilatına, yerel yönetimlere ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına devri sağlanacaktır.

Esnaf, Sanatkar ve KOBİ Bakanlığı gibi bazı yeni bakanlıklar kurulacak ve Devlet Bakanlarından biri devletin yeniden yapılandırılması ile görevlendirilecektir.

Dış güvenlik hizmetini sağlamak üzere, ordumuzun çağın gerektirdiği teknoloji ile donatılması için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmayacaktır.

Çok asker istihdam etmek yerine, hareketli, vurucu ve çağdaş silahlara sahip daha makul ölçekli birlikler kurulacaktır.

Jandarma ve emniyet teşkilatları, günün ihtiyaçlarına göre İçişleri Bakanlığı'na bağlı olarak yeniden örgütlenecek ve koordinasyon sağlanacaktır.

Atamalarda ve terfilerde siyasi baskılar kaldırılacak, kamu personelinin istihdamında objektif kriterlere göre liyakat ve ehliyet prensibi yeniden egemen kılınacaktır.

Kamu personelinde verimliliği ve adaleti sağlayan bir ücret sistemine geçilecek, anlamsız ayrıcalıklar ortadan kaldırılacaktır.

Yerel yönetimlerin geniş yetki ile donatılması ülkenin birlik ve bütünlüğünün gelişmesine olumsuz değil olumlu etkiler yapacaktır. Kendilerine yönetim sorumluluğu tanınanların başarı ve başarısızlıklarının sorumlusu da yine kendileri olacak ve merkezi hükümet suçlanmaktan kurtulacaktır.

Demokrasinin beşiği yerel yönetimlerdir. Halk kendi sorunlarına ilgi duymaktadır. Bu sorunlar hakkında karar verme ve çözümüne katkıda bulunma eğilimindedir. Yerel yetkililerin yaptıkları işlemleri ilgi duyduğu ve mali olarak katkıda bulunduğu için denetlemeye çalışmakta, idareyi şeffaf ve açık olmaya zorlamaktadır. Vatandaşlarca hazırlanan karar ve taslakların, belli sayıda imza ile tamamlandıktan sonra yerel yönetim meclislerince görüşmeye alınması ya da referanduma gitme usulü getirilecektir.

Sağlıklı bir demokratik katılım sağlanabilmesi için “mahalle kurulları” oluşturulacaktır.

Devlet vergi gelirlerinden alınan ve iller Bankası aracılığı ile dağıtılan paylar büyük ölçüde arttırılacaktır.

Yerel Yönetimlere kanunla belirtilen sınırlar içinde serbestçe vergi oranı belirme yetkisi verilecektir.

Merkezi idare; yerel yönetimlerin neyi nasıl yapacaklarına müdahale etmeyecek, sadece yapılan işlerin veya alınan kararların hukuka uygun olup olmadığını incelemek ve hukuka aykırı gördüklerini yargı mercilerine götürerek iptalini istemekten ibaret olacaktır.

Köylerin, bir yerel yönetim birimi olarak çok küçük ölçekte olduğu gerçeği karşısında köylere bazı hizmetlerin sunulmasını kolaylaştırmak amacıyla, gerekli altyapıya sahip ilçelerin bir yerel yönetim birimi haline getirilmesi gerçekleştirilecektir.

İller Bankası, yerel yönetimlerimizin yatırımlarını gerçekleştirebilmek için orta ve uzun vadeli iç ve dış piyasadaki kredi kaynaklarına ulaşabilmelerini sağlayacak gerçek bir aracı mali kurum haline getirilecektir.

EKONOMİ POLİTİKASI

DYP, ekonominin sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasını, halkın geçim sıkıntılarının giderilmesini ve refah düzeyinin arttırılmasını en öncelikli hedef olarak almaktadır. Bu amaçla ekonomik büyümeyi, başta ihracata yönelik üretimin arttırılması yoluyla sağlayan ve bu sayede enflasyon ve işsizlikle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesine öncelik veren politikalar izleyecektir.

Ekonomide tam ve eksiksiz rekabet koşullarında hür teşebbüs düzeni esastır. Bu çerçevede rekabetin önündeki tüm engeller kaldırılacak, tekelci ve haksız rekabetin yerine haklı rekabet düzeni sağlanacaktır.

Gelir dağılımını iyileştirmede, gelir transfer politikaları, yeni bir yaklaşımla daha adil ve etkin bir biçimde uygulanacaktır.

Dengeli kalkınmanın en önemli araçlarından biri olan sermayenin tabana yayılması için yatırım, istihdam ve üretim her yönüyle teşvik edilecektir. Bu çerçevede büyük sanayi kuruluşlarının yanı sıra, KOBİ'lerin verimliliği artırılacak ve ekonominin motor gücü olmaları sağlanacaktır.

Dışa açık serbest piyasa ekonomisi temel politika olarak özenle ve tavizsiz uygulanacak ve bir yandan ihracat, diğer yandan da yabancı sermaye girişi teşvik edilecektir.

Avrupa Birliği adaylık sürecinde, işleyen bir piyasa ekonomisinin varlığı temel hedefimiz olacaktır.

Sürdürülebilir bir büyüme ortamını oluşturmak, korumak ve Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü arttırmak amacıyla teknoparklarla bilim-endüstri işbirliği azami seviyeye çıkarılacaktır.

Yüksek düzeyde genetik ve bilgi teknolojilerinin eğitim, tarım ve diğer alanlarda yaygın kullanımı sağlayacak, bu alanda Türkiye'nin bölgesinde lider ülke konumuna gelmesi hedeflenecektir.

Böylece bir yandan ülke ekonomisi istikrarlı bir kalkınma sürecine girerek zenginleşirken, diğer yandan da gelir dağılımındaki adaletsizlikler giderilerek halkın satın alma gücü arttırılıp, refah düzeyi yükseltilecektir.

Mevcut ekonomik istikrar programı titiz bir şekilde revize edilecek; üretime dayalı büyüme esas alınacak, bu programın özellikle memur, emekli, işçi, çiftçi ve esnaf üzerindeki yükü azaltılacak, bu çerçevede dar ve sabit gelirlilerin alım gücü kayıpları telafi edilecektir.

• Bu bağlamda kısa ve orta vadeli (3+1) toplam 4 yıllık bir ekonomiyi güçlendirme programı uygulamaya konulacaktır.
• İlk yıl alınacak acil karar ve tedbirlerle ekonomik krizin derinleşmesi önlenerek yangın söndürülecek ve böylece ekonomi rayına oturtulacaktır.
• Bu çerçevede bankacılık sistemi, kalıcı düzenlemelerle sağlıklı ve güvenilir bir yapıya kavuşturulacaktır.
• Kamu açıklarını azaltmak amacıyla, tüm kamu kuruluşlarında savurganlık önlenecek, harcamalarda bütçe disiplini esas olacaktır.
• Üretimde reel sektörü canlandırmak üzere, vergi ve prim indirimleri yoluyla işgücü maliyetini azaltan tedbirler uygulanacaktır.
• Ayrıca Maliye, SSK ve Bağ-Kur'a olan birikmiş vergi ve prim borçları için ödeme kolaylığı getirilecektir.
Sonuçta, zengin ülke fakirleşen halk yerine bireyin girişim gücünü ön plana çıkaran ve destekleyen ekonomik politikalar sayesinde, ülkemizin önümüzdeki on yıl içinde büyük ülkeler arasında Büyük Türkiye olarak yerini alması sağlanacaktır. Bu çerçevede üretim kapasitesi, dış talebi esas alan bir büyüme stratejisi izlenerek artırılacak ve fert başına milli gelirin 10.000 $'lar düzeyine çıkarılması temel hedefimiz olacaktır.

Çünkü DYP, Türk insanının yaratıcı ve girişimci niteliğinin farkında olan ve onu desteklemek suretiyle her türlü hedefe Kolaylıkla ulaşabilmenin etkin bir yol olduğuna inanan köklü bir partidir.

Maliye Politikası
Vergi politikamızın temel hedefi;

• düşük oranlı, geniş tabanlı,
• geliri kavrayan ve kayıt altına alan,
• yatırım, üretim ve istihdamı teşvik eden,
• özellikle lüks tüketimi vergileyen,
• emeğin vergi yükünü hafifleten,
• çağdaş vergi anlayışıyla uyumlu,
• etkin bir yönetim ve denetim gücüne sahip,
• kolay uygulanabilir,
• verimli ve adil bir vergi düzeni oluşturmaktır.
Herkesten kazancına ve ödeme gücüne göre “az kazanandan az, çok kazanandan çok” prensibine uygun olarak vergi alınacaktır.

Verginin: toplumsal uzlaşma, gönüllü katılım ve temel vatandaşlık görevi olarak benimsenmesi ve bu anlayışla yerine getirilmesi sağlanacaktır.

Bütçe politikamızın temel hedefi;

• savurganlığı önleyen,
• mali disiplini sağlayan,
• harcamalarda verimliliği esas alan,
• kamu açıklarını kontrol altına alarak azaltan,
• bütçe birliği anlayışına uygun,
• etkin ve dengeli bir bütçe programı uygulamaktır.
Halktan toplanan vergiler, ülke öncelikleri ve ihtiyaçları doğru tesbit edilerek yine halka hizmet için yerinde harcanacaktır.

Kamu personelinin liyakat esasına dayalı, norm kadro ve görev tanımları yapılarak özlük haklarının yeniden düzenlenmesi gerçekleştirilecektir.

Özelleştirme:
Özelleştirme faaliyetlerinde satış gelirlerinin yüksekliği hedef alınmayacak, buna mukabil işletmenin ekonomiye katkısını arttıracak ehil yatırımcılara geçmesi sağlanacaktır.

Hızla ve kapsamlı teknolojik yenilenmeyi sağlayan, mülkiyeti tabana yayan, şeffaf bir özelleştirme programı aksatılmadan ve takvimi daraltılarak uygulanacaktır.

İşletme bazında yapılacak özelleştirmelerde, sermayenin tabana yayılmasını sağlamak için yöre halkına ve işçilere öncelik tanıyacak şekilde düzenleme yapılarak, buna ilişkin siyasi irade ortaya konulacaktır.
Yabancı sermayenin özelleştirme uygulamalarına katılımını sağlayacak özendirici düzenlemeler yapılacaktır.

KOBİ'ler:
DYP, öteden beri Türk ekonomisinin “çok dinamik ve değişen şartlara kolay uyum sağlayan” temel özelliğinin, esnaf ve KOBİ tabanından kaynaklandığının bilincinde olmuştur. bu anlayışla, 1996 yılında uygulamaya konulan Esnaf ve KOBI Çerçeve Kararnamesi örneğinde olduğu gibi, sanayi üretimi ve ticarette istihdamın asıl itici gücü olan bu kesimin önünü açan destekleyici politikalarına, ihmale uğramış yılların kaybını da giderecek şekilde, bıraktığı yerden süratle devam edecektir.

Ürün Borsaları:
Bölgesel özellikler dikkate alınarak, tarımsal ürünlerin rekabet ortamında işlem göreceği ürün ihtisas borsaları kurulacaktır.

Ürün bazında bölgesel tarım ihtisas borsaları;

• Karadeniz bölgesinde çay, fındık, mısır,
• İç Anadolu bölgesinde buğday, şekerpancarı,
• Erzurum, Ankara, İstanbul illerinde canlı hayvan ve et,
• Trakya bölgesinde ayçiçeği,
• Güneydoğu Anadolu bölgesinde bakliyat,
• İzmir ve Adana'da pamuk,
• İzmir'de çekirdeksiz kuru üzüm şeklinde oluşacaktır.
Mali Piyasalar:
Dünya ile entegre olmuş bir finans sektörü hedefine ulaşmak amacıyla, mali mevzuat gözden geçirilerek yenilenecektir. Kamuoyunun daha sağlıklı bir şekilde bilgilendirilmesi için mali raporlamada şeffaflığı geliştiren ve mali tabloların gerçek durumu uluslararası standartlara uygun bir şekilde yansıtmasına imkan veren önlemler alınacaktır. Serbest piyasa ekonomisinin oluşturulmasında çok önemli bir yere sahip olan finans merkezlerinin bu konumu gözönüne alınarak, İstanbul bir uluslararası finans merkezi haline getirilecektir.

DYP'nin “Öncelikli Sektörler Politikası” çerçevesinde tarım, turizm, tekstil ve konut alanlarını ekonomik hamlemizin ana unsurları olarak görmekteyiz.

Tarım
Tarım sektöründe geniş kapsamlı Doğrudan Gelir Desteği Politikasına geçilecektir. Destekleme politikaları sadece stratejik tarım ürünlerinde (hububat, şeker pancarı, süt et, gibi) gıda güvenliğini sağlayacak ölçüde gerçekleştirilecektir.

Ürün borsaları sistemi yaygınlaştıracak, yurtdışı piyasalarla entegre bir duruma getirilecektir. Mevcut borsalar geliştirilerek Gelecekte İşlem Borsaları oluşturulacaktır. Tarım ürünlerinin yurtiçi ve yurtdışı arz talep projeksiyonları ve fiyat/maliyet analizleri yapılarak, göreli üstünlüğümüz olan ürünlerin üretimi özendirilecektir. Yurtiçi ve yurtdışı piyasaları kapsayan etkili bir pazar-enformasyon ve analiz sistemi oluşturulacaktır.

Tarımda verimliliği artırmak ve üretimde devamlılığı sağlamak amacıyla, asgari işletme büyüklükleri belirlenerek bu işletme büyüklüklerinin altına düşülmesini önleyici politikalar izlenecektir. Sertifikalı işletmecilik ve ihtisas işletmeleri özendirilecektir.

Tarımsal faaliyetlerin bütün aşamaları (üretim-işleme-pazarlama) ile ilgili, tarımsal kooperatifçilik ve mesleki örgütlenme teşvik edilecektir.

Hayvancılık özel önem ve öncelik verdiğimiz bir konudur.

Türkiye pek çok bitkisel ve hayvansal ürüne gen kaynağı olan önemli bir ülkedir. Bu gen kaynaklarının araştırılması, geliştirilmesi ve etkin bir şekilde kullanımı için gerekli önlemler alınacaktır. Ayrıca, diğer ülkelerden ithal edilecek damızlık ve tohumlarla yeni gen kaynakları sağlanacak ve etkin bir şekilde kullanılacaktır.

Bölgesel iklim, toprak yapıları ve sulamaya açılan ve açılacak alanlardaki tarımsal üretim potansiyeli ile uluslararası pazarlardaki karşılaştırmalı üstünlüklerimiz dikkate alınarak AGRO Endüstri'ye yönelik yatırımlar teşvik edilecektir.

Tarım ve sanayi sektörleri arasındaki bütünleşmenin özendirilmesi ile bir taraftan tarımsal üretim için pazar garantisi, diğer taraftan gıda sanayii için hammadde sağlama kolaylığı gerçekleştirilecek, bu konuda kurulması beklenen üretici birliklerinin aktif rol almaları sağlanacaktır.

Turizm
Ülkemizde atıl duran turizm potansiyeli harekete geçirilecektir. Bu amaçla, Türk turizminin dünya turizminden aldığı payı artırmak üzere;

Görev, yetki ve sorumlulukları belirlenmiş; sektörün öncü temsilcileri olan (TÜRSAB, TÜROB ve Turizm Yatırımcıları Birliği gibi) kuruluşların aktif katılımıyla Ulusal Turizm Ajansı kurulacaktır. Oluşturulan bu ajans turizm sektöründe tek yetkili ve sorumlu olarak hizmet verecektir. Ajansın yapılandırılmasında hizmetin bölgesel ve yerel olarak gerçekleşmesini sağlayacak düzenlemeler getirilecektir.

Böylelikle turizm sektörü kendi konusu ile ilgili hızlı karar alma ve uygulama imkanına kavuşacak, bürokratik yaklaşımın yarattığı statükodan kurtulacak, liberal bir anlayış ile serbest piyasa ekonomisi içerisinde ileriye dönük projeksiyonlar geliştirilecektir.

Deniz-güneş-tarih üçgenine oturtulan Türk turizminin daha geniş bir yelpazede (dağ, kış, sağlık turizm vb.) hizmet vermesi ve ürün çeşitliliğinin sağlanması için yeni alanlarda, coğrafi bölge olarak da Akdeniz'in yanısıra Ege ve diğer bölgelere yoğun yatırım yapılması teşvik edilecektir.

Turizm gelirlerini artırmak amacıyla, turizm bölgelerinin altyapı yatırımları hızla tamamlanacaktır.

Havayolu taşımacılığı uluslararası rekabet gücüne ulaştırılacaktır. Bu çerçevede THY'nın özelleştirilmesi turizm sektörüne katkı sağlayacak şekilde değerlendirilecektir.

Turizm pazarlamasında yurt dışındaki gerek Türk ve gerekse yabancı seyahat acentalarıyla işbirliği imkanları geliştirilecektir.

Tekstil
Türkiye ihracatının lokomotif sektörü olan tekstil, deri ve hazır giyim sektörüne rekabet imkanlarını artıracak teşvikler getirilecektir.

Eximbank kredileri, tekstil sektörünün ihtiyaçları dikkate alınarak miktarı ve kullanımı artırılacaktır.

Dış pazarı genişletme amacıyla, fuar ve tanıtım faaliyetleri desteklenecektir.

Bu alanda yapılan ortak yatırımlar için yabancı sermayeye güven ortamı tam olarak sağlanacaktır. Bu çerçevede, uluslararası nitelikte marka yaratma çabaları desteklenecektir.

İhtisas gümrükleri artırılarak dış ticaret faaliyetine hız ve etkinlik kazandırılacaktır.

Konut:
Konut arz talebine yeterli kaynak sağlamak üzere, sermaye piyasası içerisinde faaliyet gösterecek ve uzun vadeli konut kredisi açabilecek kurumların oluşturulması için bankacılık sisteminde bu amaçla yeni düzenlemeler yapılacaktır.

Kentlerdeki barınma sorununa sağlıklı bir çözüm getirilmesi amacıyla alt yapısı hazır arsa üretimi ve toplu konut uygulamaları desteklenecek, belediyelerin bu yöndeki çalışmalara öncelik vermesi teşvik edilecektir.

Toplu konut idaresinin arsa üretme ve kredi verme konularına ağırlık vermesi ve kredilendirilen projelerde, proje ve inşaat kalitesinin denetiminin yapılması sağlanacaktır.

Konut yapımında alt ve düşük gelir gruplarına hitap edecek ve bu kesimleri ev sahibi yapacak şekilde uydu kent projeleri geliştirilecektir.

Lojmanlar; güvenlik, adalet ve zorunlu diğer hizmetler dışında, öncelikle evi olmayan ve bunlardan yararlanan kamu görevlilerine satılacaktır. Bu çerçevede emeklilik ikramiyelerinin satış bedeline mahsuben imkan sağlayacak şekilde bir model geliştirilecektir.

EĞİTİM REFORMU

Eğitim, istenilen bir hayat düzeyine ulaşmanın göstergesi olan kalkınmanın en etkili araçlarından biridir. Büyük Önder Atatürk'ün işaret ettiği “muasır medeniyet seviyesine ulaşmak” vecizesini hayata geçirebilmek için, millet olarak büyük bir zenginliğimiz olduğunu kabul ettiğimiz gençlerimizi çağın gereklerini yerine getirebilecek, çalışma hayatımızın ihtiyaçlarını karşılayabilecek bilgi ve becerilerle donatmak öncelikli hedefimiz olacaktır.

Eğitimin ilk hedefi, bireyi sadece ekonomik bir kaynak değil, bir insan olarak yetiştirmektir. Bunun için hiç kimse, ilgi, istek ve yeteneğinin olmadığı bir alanda eğitime zorlanmayacaktır.

Gençlerimiz, yetişkinlik dönemlerinde sadece Türkiye'de değil, dünyanın bütün ülkelerinde çalışabilecek şekilde yetiştirilecektir.

Öğrenim ücretini ödeyemeyecek öğrenciye: karşılıksız ve karşılıklı burs, veya borçlanma metodlarıyla desteklenerek. yüksek öğrenim ücretini mezuniyet sonrasında ödeyebilme imkanı verilecektir.

Mahalli idarelerin eğitim yönetimi ve finansmanı konusundaki yetki ve sorumlulukları artırılacaktır.

Okullar sadece öğrencilerin değil, bölge halkının da faydalanacağı eğitim merkezleri olacaktır.

Özellikle kırsal kesimlerle yeni eğitim sitelerinde çoklu program uygulaması sağlanarak, öğrencinin yönlendirilmesi ve sanayi için gerekli olan ara insan gücü yetiştirilmesine yönelik geniş alternatifler sunulacaktır.

Öğretmenlerin çağdaş ve ileri bir eğitimle kaynağından yetiştirilmesi ve eğitimle ilgili kararlarda etkili olmaları sağlanacaktır.

Öğretmenlerin maddi durumlarının üst seviyeye çıkartılarak, başka işlerle uğraşmaları önlenecektir.

Zorunlu eğitim çağında olup da, okula devam etmeyen her çocuk Devletin ayıbıdır.

Hiçbir kimsenin hiçbir gerekçeyle eğitim hakkı kısıtlanamaz.

Her temel eğitim okulu bünyesinde en az iki ana sınıfı açılacaktır.

Bir yıllık okul öncesi eğitim, Devlet okullarında parasız olacaktır.

Temel eğitim, her aşamada seçmeli dersler konarak, yönlendirmeli olacaktır.

Nüfusu az ve dağınık yerleşim birimleriyle, okulu bulunmayan yerleşim birimlerindeki çocukların ilköğretime kavuşturulması için yatılı ve/veya pansiyonlu ilköğretim bölge okulları yaygınlaştırılacaktır.

Gelir düzeyi düşük ailelerin çocuklarına kitap ve kırtasiye gibi malzeme yardımları yapılacaktır.

Öğrencilerin istek ve yetenekleriyle uyumlu olarak ortaöğretim kurumları ve programları arasında yatay ve dikey geçişlerine imkan verecek düzenlemeler yapılacaktır.

Ortaöğretimde mesleki-teknik eğitim veren okullara ağırlık verilecek, öğrencilerin üçte ikisi bu alanlara yönlendirilecektin.

Okul dışı kalmış gençlerimiz için çıraklık eğitimi ve yaygın eğitim genişletilerek sürdürülecektir.

Kadınlarımızın üretici ve kendilerine yakışan bir statü ile bir meslek sahibi olmaları ve topluma karşı görevlerinin bilincinde birer vatandaş olarak eğitilmelerine önem ve öncelik verilecektir.

Ortaöğretim öğrenci yurtları ülke çapında yaygınlaştırılacaktır.

Özel eğitime muhtaç engelli çocuklarımız ile üstün yetenekli çocuklarımızın yetiştirilmeleri için özel eğitim kurumlar yaygınlaştırılacak ve özel projeler geliştirilecektir.

İlköğretim kademesinde başlayan yabancı dil ve bilgisayar eğitimi,ortaöğretim kademesinde yaygınlaştırılarak geliştirilecektir.

Bugünkü üniversiteye giriş sınavı kaldırılacaktır.

Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) yeniden yapılandırılarak uluslararası normlara göre üniversitelerimizin standartlarını belirleyen ve denetleyen bir planlama ve koordinasyon kurumuna dönüştürülecektir.

Üniversite sanayi işbirliği ile teknoparklar kurulması teşvik edilecektir.

Öğretim elemanı ihtiyacı için yurtdışına öğrenci gönderilmeye devam edilecektir.

Eğitim dışı kalmış geniş kitlelere eğitim fırsatı vermek için uzaktan eğitim teknikleri ile yeni imkanlar sunulacaktır
 

Önceki sayfa      Sonraki sayfa



(10 EKİM 2002)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2002 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.