Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
2001 ŞUBAT KRİZİ

CHP ARJANTİN RAPORU...
(4)
Ocak 2002
Arjantin'de 2001 yılı sonunda yaşanan ekonomik kriz ve yolaçtığı sosyal ve siyasal çalkantılar konusunda CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Başdanışmanı Bülent Tanla'nın hazırladığı rapor...
ARJANTİN RAPORU

ÖZELLEŞTİRME VE YABANCI SERMAYE

Arjantin'de 1980'li yıllarda kamu kuruluşları devlete çok yük oldukları ve zarar verdikleri gerekçesiyle, bu kuruluşların tamamı 1990-1995 yılları arasında özelleştirilmiştir. Arjantin, IMF'nin de dünya'ya örnek gösterdiği özelleştirmeden 20-25 milyar dolar arasında bir gelir elde etmiştir.

Özelleştirmeye talip olan yerli ve yabancı firmalar, satın alacakları kamu kuruluşundaki çalışan işçilerin işten çıkartılarak tazminatlarının verilmesini, bu kuruluşların iç ve dış borçlardan arındırıldıktan sonra kuruluşları satın alabileceklerini şart olarak öne sürmüşlerdir. Bu şartları yerine getiren devlet yaklaşık 50-60 milyar dolarlık bir yükü üstlenmiştir. Ayrıca bu kuruluşları satın alan yerli-yabancı özel sektör, bu kuruluşlara teknoloji ve modernizasyon çalışmaları için 60-70 milyar dolar para harcamışlardır.

Eski Cumhurbaşkanı Alfonsin'in, diğer siyasetçiler ve halkın belirttiği gibi özelleştirme konusunda gerçekler ve genel değerlendirmeler "IMF‘in Arjantin'de dünyaya örnek olarak gösterdiği özelleştirme uygulamaları, en kötü ve yanlış örneklerdir. Şirketlerin borçlarını devlet tarafından üstlenilerek, devletten şirketlere önemli kaynaklar aktarılmıştır. İşçiler kitleler halinde devlet tarafından kapı dışarı edilmişlerdir. Bankaların özellikle Citibank'ın organizasyonlarında yaratılan fonlarla bu kuruluşlar özelleştirilmiştir. Menem dönemindeki özelleştirme uygulamalarında, yolsuzluk, rüşvet ve kayırmalar yapılmıştır. Gelen paralar ticaret ve spekülatif işlemlerde kullanılmıştır. Yabancı paralar yüksek banka faizlerini, bonoları ve borsayı tercih etmiştir. Para üretime ve sanayileşmeye, reel sektöre gitmemiştir. 1990 yılları başında dünyanın her yanından Arjantin'e para yağmaya başlamış, borsa, faiz, bono ve spekülatif yollarla 25 milyar dolara yakın bir para mazgallardan su gibi akıp gitmiştir.

Arjantin'de Tarım Sektörü, Petrol ve Petro Kimya, Elektrik Enerjisi, Gaz, Turizm, Finans, Telekomünikasyon, Ulaştırma, Savunma sektörlerindeki tüm kamu kuruluşları satılarak yüzde 98'i özelleştirilmiş durumdadır.

1990-2001 yılları arasında Arjantin'e gelen yabancı sermayenin ülkelere göre dağılımı:

Avrupa Birliği ülkeleri ağırlıklı olarak yatırımları gaz, petrol, telekomünikasyon, altyapı yatırımları, finans sektörü ve ulaştırma alanlarında bulunmaktadır.

Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi aşaması ile yabancı sermayenin ülkeye girmesi süreçlerinde Arjantin hükümeti, yatırımcıların dolar bazında fiyat dahil her türlü hakları güvence altına alan anlaşma yapmışlardır.

YOLSUZLUK-RÜŞVET

1989-1999 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı yapan "El Turco" Carlos Menem dönemi Arjantin'in tarihinde en büyük rüşvet ve yolsuzluk sahnelerine sahip olmuştur. La Rioja eyalet valiliğinden Arjantin devlet başkanlığına gelen Menem, hem rüşvet hemde playboyluğu ile ülkesinde ünlüdür. Suriyeli bir aileden gelmesi, avukat diploması rağmen kendi ana dili İspanyolca'yı pek iyi konuşamamasından dolayı medya Menem'i alay konusu etmiştir. Cumhurbaşkanlığı protokollarına El Turco basit kişiliğinin yanı sıra diplomasi ve iş dünyası ile bağ kurmaya çalışınca ayrı kutuplar oluşturmuş ve medya tarafından alay konusu olmuştur. Cumhurbaşkanlığı sarayında pizzanın yanında şampanya içince ismi "Pizza ve şampanya" olarak kalmıştır.

Özellikle Orta Amerika ülkelerinde dejenere olmuş olan rüşvet Güney Amerika için de geçerlidir. Arjantin'de "El Turco" Menem hükümeti sırasında (1989-1999) yolsuzluk ve rüşvet son haddine ulaşmıştır. Hırvatistan ve Ekvador'a gizli silah satan şebekenin başında bulunan Menem (6 ay göz hapsi) ile Savunma Bakanı Erman Gonzalez, Kara Kuvvetleri Komutanı General Balza hapis yatmışlar. Şu anda tutuksuz olarak yargılanmaları devam etmektedir.

Yalnızca Menem'in 10 yıllık Cumhurbaşkanlığı sırasında rüşvet olarak 5 milyar dolar aldığı öne sürülmektedir. Siyasetçilerin yanı sıra bazı hakimlerin de para yedikleri basında devamlı olarak yazılmıştır. İşçi sendikaları kanunu onaylanırken eski Cumhurbaşkanı Fernando de La Rua'nın muhalefetteki 10 Peronist senatörün her birine 1 milyon dolar vererek oylarını satın aldığı ortaya çıkarılmıştır.

Ağustos ayında ortaya çıkan ve hükümetin çalışma yasasının, senatoda kabul için bazı Peronist Adaletçi Partisi (Partido Justicialista) senatörlere rüşvet verdiği iddiaları sonrasında, Cumhurbaşkanı yardımcısı Alvarez'in, Cumhurbaşkanını olayı örtbas etmek istemekle suçlayarak 6 Ekim tarihinde görevinden istifa etmesi yolsuzlukların hükümet için bir anlamda sonun başlangıcı olmuştur.

İki dönem Cumhurbaşkanlığı yapan Menem, etrafına topladığı ekibi ile Arjantin kit'lerini özelleştirirken cebini doldurmayı unutmadı. Kit'leri hediye edercesine özelleştiren Menem'in bu operasyonlardan komisyon aldığı iddia edilmektedir. Arjantin devletine ait "Banco de la Nacion" Bankasının bilgisayarlarla donatılmasında 500 milyon dolar IBM'in kasasına aktarılırken, bu operasyonun 300 milyon doları aşmayacağı ortaya çıktı. Bu mehkeme halen devam etmektedir. Nüfus kağıdı basımı ve düzenlemesi için Siemens firmasının büyük kazançlar elde ettiği ortaya çıkınca Menem'den sonra göreve gelen De la Rua bu anlaşmayı iptal etti.

KIRILMA NOKTALARI

Özelleştirme uygulamaları, yabancı sermaye akışı, dış ticaret dengesi ve borç yönetimi sürerken bütçe harcamaları ve eyaletlerin borçlanmaları disiplin altına alınamamıştır. 1997-2000 yılları arasında merkezi devlet büyük harcamalar yaparken eyaletler de büyük harcamalar yapmışlardır. Bu harcamalar önce dış kaynaklarla, sonra da yüksek faizlerle Arjantin bankalarından temin edilmiştir. Sonuç olarak özelleştirme uygulamalarındaki memur ve işçilerin işten çıkarılması ve borçların devlet tarafından ödenmesi kamunun piyasaya olan borçlarının kabul edilmesi Arjantin ekonomisine 100 milyar dolara mal olmuştur.

Arjantin'e gelen yabancı sermaye ve özelleştirilen kamu kuruluşları beklenen zaman ve kapasitede yatırıma ve üretime geçip arzu edilen büyüme gerçekleşememiş, De la Rua hükümetinin beklediği vergi gelirlerini elde edememesine neden olmuştur. De la Rua hükümeti topladığı vergilerden ayda 1.3 milyar dolarını eyaletlere tahsis zorunda olduğu halde bu paraları veremeyince eyalet harcamalarının kontrol ve disiplini kaybolmuştur.

Eyaletler devlet memurlarının maaşlarını ödeyebilmek ve çeşitli harcamaların yapılabilmesi için karşılıksız bonolar basmışlardır.

Patacon, Lecop ve Lecor adlı karşılıksız bonolardan Patacon, Buenos Aires şehri ve eyaletinde Peso gibi tedavülde ve piyasada geçmektedir. Lecop bütün ülkede, Lecor ise sadece Cordoba eyaletinde vergi ödemelerinde kabul edilmektedir.

Patacon, Lecop ve Lecor'ların miktarları hakkında bilgi edinilememektedir. Vadeleri geldiğinde bu bonoları paraya çevirmesi gereken Merkez Bankasının bu fonları nereden bulacağı merak edilmektedir.

Arjantin halkının bankalarda Peso ve Dolar cinsinden yaklaşık 65 Milyarlık bir mevduatı bulunmaktadır. Arjantin hükümeti şimdi bu paraları bloke etmiş hesap sahiplerine kontrollü biçimde ödemektedir. Arjantin halkının bankalardaki tasarruflarının dağılımı şu şekildedir.

ALINAN YENİ KARARLAR

Cavallo'nun aldığı konvertibilite kararına göre 1 Peso=1 Dolar uygulamasına 10 yıllık bir süreden sonra 6 Ocak 2002'de Senato'nun olağanüstü iktisadi durum yasasını onaylaması ile son verildi. Hükümet 6 Ocak 2002 tarihinde devalüasyon yaparak 1 Dolar= 1.40 Peso değerini açıkladı. Hükümet büyük tepki ve protestolara yol açan, halkın bankalarda bloke ettiği el koyduğu ve kullandırmadığı 60-65 milyar dolar tutarındaki tasarruflarına ödeme planını açıkladı. Buna göre halk 10 yıllık bir süreden beri devletin güvencesinde ve söz verdiği 1 Peso=1 Dolar kuralına göre işlem görmekte olduğu paralarını artık aşağıda açıklanan esaslara göre elde edebilecek.

Vadeli dolar hesapları bir seneden önce çekilemeyecek. Geri ödeme aylık taksitlerle yapılacak. 10.000 Peso'ya kadar olan hesapların ödemesi önümüzdeki Mart ayında; 5.000 dolara kadar olanlar Ocak 2003'e kadar; 30.000 doların üstünde olanlar ise Eylül 2003'ten itibaren ödenmeye başlanacak. Bankalardaki tasarruflardan, Peso'ya yıllık faiz %7, Dolar'a da %2 olarak uygulanacak

ALINAN DİĞER ÖNLEMLER

Kur Tipi:
İlk aşamada sabit olan ve ileride dalgalanmaya bırakılacak olan kur tipini hükümet seçecek. İki dolar olacak, biri dış ticaret için sabit (1,40 Peso), diğeri turistler ve diğer işlemler için olmak üzere serbest olarak uygulanacak

Kredi kartları:
Kanunun çıkış tarihine kadar kredi kartlarıyla yapılan dolar harcamaları, ülkede yapılmış olmak kaydıyla, bire bir kurdan Peso'ya çevrilecek.

Bankacılık Tedbirleri:
Kısıtlamalar devam etmekte, ancak ücretlilerin hesaplarından başlamak üzere, mevduatların iadesi için ek bir takvim ön görülüyor.

Peso'ya Çevirme:
Bankalara olan 100.000 doların altındaki borçlar, konut alma veya yenileme kredisi, kişisel kredi, otomobil kredileri olmak şartıyla Peso'ya çevrilecek.

Kamu Hizmetleri:
Bütün kamu hizmetleri 1$=1 Peso bazında Peso'ya çevrilecek.

İşten Çıkarmalar:
İşverenler 90 gün müddetle gerekçesiz işten çıkaramayacaklar, çıkarırlarsa iki misli tazminat ödeyecekler.

Para Çekme:
Bütün tasarruf sahipleri hesaplardan ayda sadece bir defa 1500 Peso çekebileceklerdir.

SONUÇ:

BİR ÇÖKÜŞÜN ANATOMİSİ

Arjantin sosyal yapısı ve kültürü ile dikkate değer özellikler taşıdığı gibi, gelecek vaadeden bir ekonominin yanlış uygulamalar sonucu, nasıl çıkmaza girdiğinin de zengin malzeme sunan toplumsal bir labaratuvarı olmuştur. Arjantin'in yakın geleceği bocalamalar içinde geçeceğe benzemekte, toplumsal çalkantıların eksik olmayacağı tahmini yapılmaktadır.

Arjantin gerçeğini anlamamıza yardımcı olacak ilk düzlem eyalet yapısı, Peroncu miras ve neoliberal politikalar üçlüsünden oluşmaktadır.

Arjantin'in eyalet yapısı, bütünleştirici politikalar güdülmesine, homojen bir mali disiplin anlayışının tesisine ve bütün ülkeyi kapsayan bir eşgüdümün sağlanmasına engel oluşturmaktadır.

1910'larda, 1930'lardaki performansıyla bütün dünyanın dikkatlerini üzerine çeken Arjantin, 1940 yıllarından itibaren uygulamaya başlayan ve serpintileri bugüne kadar uzanan paternalist, popülist, kaynakları tek yönlü kullanan, sendika-işveren içiçeliğiyle ciddi bir sosyal muhalefet oluşumunu set çeken Peroncu anlayışın zararını çekmiştir. Ekonomide rasyonalite, rekabet, verimlilik verimlilik ilkeleri yok edilmiştir.

Darbe dönemi sonrası işbaşına gelen Alfonsin yönetimi demokrasiyi tesis ederken hiperenflasyonun önüne geçememiştir. Sonraki Menem iktidarının izlediği neoliberal politikaların oluşturduğu kırılma noktası bugünkü krizin esas nedenidir.

İkinci bir düzlem olarak bu neoliberal politikaların uygulanışında ortaya çıkan araz ve sakıncaları yolsuzluklar ve kötü yönetim, bütçe disiplini zaafi ile durgunluk ve işsizlik olarak toparlamak uygun olacaktır.

Menem uygulamaları, ekonomiyi rahatlatmaya değil, tam tersine kısa vadeli ferahlamalar için orta ve uzun vadeyi ipotek altına almaya yönelik olmuştur.

Özelleştirmeler işletmelerin değerinin altında yapılmış, devlet hazine garantisi vererek kamu iktisadi teşebbüslerinin kıdem tazminatlarını da, piyasaya olan borçlarını da, üstlendiği gibi, teknoloji yatırımlarını da finanse etmiştir. Birinci kalemin kamuya maliyeti 100 milyar dolar, teknoloji yatırımlarınınki ise 65 milyar dolar olmuştur.

Ahbap çavuş ilişkileri, eş dost kayırmacılığıyla yolsuzluklar rasyonel bir ekonominin oluşumunu engellediği gibi yönetime olan güveni de yeniden tesisi son derece güç olacak biçimde sarsmıştır.

Bütçe disiplini sağlayamayan hükümetler eyaletlere vermeleri gereken tahsisatı ödeyemeyince, valiler önce dış kaynak bulmaya çalışmış, ardından bankalardan yüksek faiz almış, bunlar da yetmeyince patacon, lecop, lecor gibi kendi paralarını basarak memur maaşlarını ödeme yolunu seçmişlerdir. IMF ve ona destek olan yabancı ülkelerden alınan 7.4 milyar ve 39.7 milyar dolardan oluşan ekonomik zırh programı da, ekonomik büyümeyi sağlayamamış, üretimi arttıramamış, borcu borçla ödeme döngüsü ağırlaşarak devam etmiştir. Ayrıca 95 milyar dolarlık yabancı sermaye girişi de ekonomiyi yüzdürmeye yetmemiştir. Gelen paralar üretime, büyümeye dönüştürülememiştir. Kamu maliyesi disiplin altına alınamamış, hazine birliği sağlanamamış, harcamalar denetlenememiş, vergi gelirleri düşmüştür.

43 ay süren küçülme ve durgunluk sonrası işsizlik yüzde 20'ye çıkmış, hükümet en kolay ve sakıncalı yola giderek "corralito"ya (bankalardaki paraların dondurulması) başvurmuştur. Bu duruma hazırlıklı olmayan, devletine güvenmiş orta sınıf tepkisi de böyle doğmuştur. Burada dikkati çeken nokta lumpen bir tepkinin olmayışı, ortalığı karıştırmak isteyen radikal unsurların bu grup tarafından kolayca tecrit edilebilmiş olmasıdır.

Üçüncü bir analiz düzlemi de, yönetimlerin toplumsal tepkileri dikkate almayarak yanlışta uzun süre ısrar etmelerinden, Arjantin "ulus devletinin" zaaflarından ve gelinen noktada olmazsa olmaz bir dayanışma oluşturmaktan geçmektedir.

Arjantin yönetimleri toplumsal tepki ve uyarılara duyarsız kalarak sosyal politikaları ihmal etmiş, De la Rua'nın yardımcısı Alvarez'in istifasında olduğu gibi yönetimin en üst düzeyindeki anlaşmazlıkların nasıl birer alarm sinyali olduğunu görmezden gelmiştir. Tam tersi uygulamalarda memur maaşlarıyla oynayarak toplumsal tepki körüklenmiştir.

Arjantin son yüzyılda ulus toplumu oluşturmanın sancılarını çekmektedir. Cumhurbaşkanı Eduardo Duhalde acı içinde "ortak kader bilincimizi yitirdik" demektedir. Kötü yönetimler bu bağlamda belirleyici olmuş, ulus devletin oluşumu ve güçlenmesine set çekmiştir.

Arjantin'in ertelenen borçlarını nasıl ödeyeceği temel sorusunun yanıtı ne olursa olsun, bu amaçla topyekün bir dayanışma gerekmektedir.

Yeniden bir iç çatışmanın eşiğine gelen Arjantin'de esas zaaf güven duygusunun kaybolmuş olmasıdır. Dışlayıcı politikaların, neoliberal modelin enkazını kaldırmak epey zaman alacaktır.

 

Önceki sayfa    İlk sayfa

(16 MART 2002)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2002 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.