Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
BAYKAL'IN BASIN TOPLANTISI (28.1.2002)
2001 ŞUBAT KRİZİ

CHP ARJANTİN RAPORU...
Ocak 2002
Arjantin'de 2001 yılı sonunda yaşanan ekonomik kriz ve yolaçtığı sosyal ve siyasal çalkantılar konusunda CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Başdanışmanı Bülent Tanla'nın hazırladığı rapor...
Bülent Tanla, Arjantin'de yaşanan gelişmeleri yerinde incelemek amacıyla 5-11 Ocak 2002 tarihleri arasında bu ülkeye gitti. Tanla'nın hazırladığı rapor, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın 28 Ocak 2002'de düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.
 
ARJANTİN RAPORU

SUNUŞ

Arjantin'de yaşanan ekonomik krizin, sosyal patlamaya oradan da siyasal dalgalanmalara dönüşerek dünya çapında ses getirmesi dikkatleri Arjantin'e çevirdi. İki ülkenin de bir süredir izlemekte olduğu IMF politikaları, Türkiye içi ve dışında Arjantin'le Türkiye arasında çeşitli yönlerden karşılaştırmalar yapılmasına yol açmaktadır. Bu karşılaştırmaları kağıt üzerinden çıkarıp, onlara somut bir gerçeklik ve derinlik kazandırmanın yolu, durumu yerinde gözlemekten geçiyordu. Yaşanan ekonomik krizle ilgili ayrıntılı olarak bilgilenme ve gerçekçi bir değerlendirme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Arjantin çalışmamız bu gereksinimin sonucu olarak gerçekleşmiştir.

Bu nedenle Arjantin hükümetinin istifasından hemen sonra süratle hareket edip Arjantin'in yerinde incelenip araştırarak değerlendirmesine karar verilmiştir. Bu çalışmayı yapmak üzere CHP'den Bülent Tanla görevlendirilmiştir. 27 Aralık 2001 tarihinde bu düşünce Buenos Aires Büyükelçimiz Sayın Erhan Yiğitbaşoğlu'na bildirilmiştir. Süratli ve gerçekçi biçimde yapılan bir planlama ile 5-11 Ocak 2002 tarihinde düşüncemiz programlanan biçimde gerçekleştirilmiştir.

Hazırlanan ve Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yayınlanan bu rapor, Arjantin'de yaşanan ekonomik krizin doğru ve güvenilir bilgilerle gerçekçi bir değerlendirme yapılabilmesi için hazırlanmıştır.

Buenos Aires Büyükelçiliğimizin koordinasyonunda gerçekleştirilen bu çalışmada eski Cumhurbaşkanı Buenos Aires Eyalet Senatörü Dr. Raul Alfonsin, Aralık ayında istifa eden ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Domingo Cavallo, Uluslararası İşçi Federasyonu Genel Sekreteri Juan Manuel Palacios, Ipsos ve Gallup Araştırma kuruluşlarının başkanları, AP, Financial Times, Ansa gibi uluslararası basın kuruluşlarını ve yerli basın televizyon kuruluşlarının yazar ve yöneticileri, iş adamları, sosyolog, sanatçı, stratejik danışmanlık kuruluş yöneticileri ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir.

İndec İstatistik Enstitüsü, Dış Ticaret ve Özelleştirme Müdürlüklerinden gerekli bilgiler toplanmış, Buenos Aires Büyükelçiliğimizin hazırladığı bilgi notu da çalışmalarımızda değerlendirmeye alınmıştır.

YAKIN GEÇMİŞ

Arjantin, yüzölçümü olarak Türkiye'nin üçbuçuk katına (2.795 milyon km2) yakın olmasına karşı, nüfusu Türkiye'ninkinin yarısını biraz aşmaktadır (37 milyon). Küçük bir yerli nüfus dışında İspanyol, İtalyan, Polonya'lı, Alman kökenli göçmenlerin torunlarından oluşan bir kitledir. Resmi dil İspanyolcadır. Öteki Güney Amerika ülkelerinde olduğu gibi büyük çoğunluk Katoliktir. Dış görünüşü itibariyle az gelişmiş bir ülkeden çok kalkınma basamaklarında epey yol almış bir izlenim bırakmaktadır. Gıda ve canlı hayvan, mineral yakıtlar, tahıl ve makina başlıca ihraç mallarıdır. 1910'larda beş altı yıl süreyle Arjantin'in toplam milli geliri ABD'ninkinden fazla olmuştur. İkinci Dünya Savaşının dışında kalması bu ülkeyi Türkiye'ninkinden çok daha avantajlı bir konuma sokmuş, ancak bu dönemde temeli atılan popülist politikalar günümüze kadar uzanan ekonomik, sosyal ve siyasal çalkantıların da temel nedeni olmuştur. Kişi başına yıllık geliri Türkiye'dekinin üç katı 7500 dolardır. 140 milyar dolara yakın dış borcu, toplam 250 Milyar dolar borcu, 14 milyon yoksulu, 8 milyon resmi işsizi mevcuttur.

19. yüzyılın ilk yarısında Güney Amerika'nın en küçük nüfuslu ülkelerinden biri olan Arjantin'in ekonomisi de Latin Amerika'nın yüzde 2-3'ü oranındaydı. "Latin Amerika Güney Amerika'yla birlikte Meksika'yı da kapsamaktadır. Arjantin ülkesi 1853'e kadar başkent Buenos Aires'le çeşitli iller arasında kanlı iç savaşlara sahne oldu. Arjantin'in bugünkü federal yapısı ve eyaletlerin merkezden kolayca uzaklaşıp kendi başlarına buyruk kararlar alabilmelerinin, eyaletlerin kendi "paralarını" çıkarıp mali disipline uymamalarının kökeninde bu olgu bulunmaktadır.

1853'e kadar süren iç savaşın, savaş sonrası dönemde 1853'de onaylanan ulusal Anayasanın ardından, yerlilerin hakimiyetinde bulunan, kıta topraklarının yüzde 40'ı işgal edilmiş, tarım ve büyükbaş hayvan ihracatı başlamış, buradan elde edilen gelirler ulusal kalkınmaya yönlendirilmiş ve çoğunluğu İngiltere kökenli olmak üzere ilk yabancı sermaye gelişi başlamıştır. Bu arada da Arjantin-Paraguay ittifakıyla Brezilya-Uruguay itilafı arasında beş yıl sürecek bir savaş yaşanacak, güneydeki bölgelerin işgaliyle Pampaların ekonomik yükselişi dönemine girilecektir. Siyasette bugüne damgasını vuran bir gelişme, altı yıllık başkanlık dönemleri de bu yılların ürünüdür.

1890-1910 yıllarında olağanüstü büyük bir ekonomik gelişme yaşanmıştır. Arjantin 1910'larda 100. Yılını kutlarken dünyanın onuncu büyük ekonomisi, yedinci ihracatçısı durumundadır. Büyüme hızı ABD'ninkinden fazladır. Arjantin bu dönemde, oldukça verimli çalışan, liberal-muhafazakâr ideolojiyi benimsemiş seçkinlerce yönetilmiştir. Yine bu yıllarda, beyaz nüfusu, en yüksek düzeye çıkmıştır. Kalabalık Avrupalı göçmen yığılması da bu dönemde gerçekleşmiştir.

1910-1930'larda büyüme bir miktar azalsa da, ülke ekonomisi Meksika'yı ikiye katlamakta, Brezilya'nınkinden yüzde 25 daha büyük bir büyüklüğe ulaşmaktaydı. Ülkede canlı bir demokratik yaşam gözleniyordu.

Arjantin'de 1930-1983 yılları "kronik siyasal istikrarsızlık" dönemi olarak nitelenmektedir. Bu dönemi, 6 hükümet darbesi, 2-3 yılda bir değişen 15'i asker, 8'i sivil başkanlar, Albay Peron'un Adaletçi Partisi'nin siyasal sahneye damgasını vurması, ülkenin sanayileşme sürecinde Avrupa'dan göçün azalıp komşu ülkelerden göçün başlaması, ekonominin güçsüzleşmesi ve nihayet İngiltere'ye karşı başlatılıp yenilgiyle sonuçlanan Malvinas (Falkand) savaşı, özetlemektedir. Bu dönemde Arjantin'de insan hakları ihlalleri en uç noktalara varmıştır.

1983-2001 arası demokrasi yeniden kurulmuş, Alfonsin, Menem ve De la Rua yönetimlerinde Arjantin'in en uzun demokratik süreci yaşanmıştır. Alfonsin yönetimi (Radikal parti) 1989'da hiper enflasyona yenik düşecek, "El Turco" Menem'in Neo-liberal Peroncu yönetimi enflasyonu dizginleyecek, kamu hizmetlerini özelleştirip, ekonomiyi dışa açacaktır. Arjantin Washington çizgisinde bir siyaset güdecek, Brezilya, Uruguay ve Paraguay'la birlikte Güney Yarım Küre Ortak Pazarı Mercosur'un kurucu üyeleri arasında yer alacaktır.

1999'da iş başına gelen radikal De La Rua yönetimi iktisadi durgunlukla baş edememiş, işsizlik, güvensizlik artmış, sosyal sorunlar büyümüştü. 21. Yüzyıl başında Arjantin ekonomisi gayrisafi milli hasıla olarak Güney Amerika'nın sadece sekizde birine sahiptir. Meksika ve Brezilya ekonomileri iki buçuk kat daha büyüktür ve Arjantin'in dünya ekonomisindeki payı sadece yüzde 4 ile 40. sıradadır.

Arjantin Güney Amerika'nın kişi başına en yüksek gelir düzeyine ve en eğitimli nüfusuna sahiptir. Bütün öteki Güney Amerika halklarından çok daha hızlı ve etkili reaksiyon verme geleneği vardır. Üç yıldır Güney Amerika ortalamasından yüzde 4,5 daha az büyüyen Arjantin, bu trend devam ederse 2010'daki ikiyüzüncü yılına 1810'da olduğu gibi Güney Amerika'nın yüzde 5-6'sı bir gelire sahip olarak girecektir.

2002 başlarındaki Arjantin, 43 aydır süren bir resesyon, yüzde 20'lerde rekor bir işsizlik, son seçimlerde protesto anlamına beyaz oy kullanma oranında tarihinde görülmemiş bir artış tablosu göstermektedir. 20 Aralık 2001'den beri yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal kriz otuz kişinin hayatına, çok sayıda yaralanma, tutuklanma ve yağmalamaya, iki kez sıkıyönetim ilanına, iki hafta içinde beş başkanın görevi üstlenmesine, genel bir bezginlik havasının ortaya çıkmasına neden olmuştur.

ARJANTİN'İN SON YILLARI

1997 yılında büyük umutlarla, yolsuzluk ve adaletsizlikle mücadele sloganıyla Arjantin'in en köklü partisi olan Union Civica Radikal (Radikal Parti) ile demokratik sol eğilimli Ferapaso Partisi arasında kurulan "Alianza" cephesi, önce 1997 yılında yapılan kısmi kongre seçimlerinde yüzde 45.6 oy alarak seçimlerden birinci parti olarak çıkmıştır. Daha sonra 1999 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oylarını artıran Alianza adayı Fernando de la Rua, ilk turda seçilmek için gerekli olan oy oranını geçerek yüzde 48.5 oyla Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Alianza'nın küçük ortağı olan Ferapaso Partisi'nin başkanı olan Carlos "chacho" Alvares de aynı seçimlerde Cumhurbaşkanı yardımcılığına gelmiştir.

Vergi artışları, IMF'yle 7.4 milyar dolarlık stand-by anlaşmasıyla 2003'e kadar bütçe açıklarını sıfırlama taahhüdü, çalışma yasası, 1000 Peso'nun üzerinde maaş alan kamu çalışanlarının maaşlarında yüzde 12-15 arası indirim, siyasetçilerin adlarının karıştığı çeşitli rüşvet olayları ardından yaşanan kriz, 2000 Kasımında yeni bir ekonomik paketin açıklanmasına yol açmıştı.

Bu paketle birlikte çoğunluğu muhalefette bulunan Peroncu eyalet valilerinin harcamalarında kısıntıya gidilmiş, işçi sendikaları bir yıl içinde üçüncü genel grevi düzenlemişlerdir.

2000 sonunda IMF'yle Ocak'ta imzalanan stand-by anlaşması gözden geçirilerek toplam 39.7 milyar dolara ulaşan "ekonomik zırh" paketi üzerinde anlaşılmıştır. Bu pakette IMF fonları yanısıra, Dünya Bankası, Amerikan Kalkınma Bankası, İspanya ve yerel bankalarca açılacak krediler de yer almıştır.

Ancak uyanan olumlu hava kısa sürmüş, iki ekonomi bakanı peşpeşe görevden ayrılmıştır. Menem'in 1991-1996 arasında Ekonomi Bakanlığı'nı yapan "konvertibilite"nin mimarı Domingo Cavallo göreve tekrar gelmiştir.

Cavallo'nun icraatı sermaye mallarının gümrük oranlarını indirmek, lüks malların gümrük vergilerini yükseltmek, bankacılık işlemleri vergisini uygulamaya koymak, bazı vergileri indirmek olmuştur. Ancak 2001 Haziranında, 30 milyar dolarlık kısa vadeli borcun, yüzde 16 gibi yüksek bir faizle uzun döneme yayılması, faiz oranının yüksekliği nedeniyle eleştiriyle karşılanmış ve olumlu psikolojik hava kaybolmuştur.

Cavallo'nun daha sonraki icraatı Peso'nun değerinin ABD doları ve euro'nun ortalamasını temel alan bir paket oluşturmak olmuş, ancak Temmuz ayından itibaren, Arjantin'in borçlarını ödeyemeyeceği endişeleri artmıştır. Ülke riski buna bağlı olarak yükselmiş, borsa düşmüş, döviz rezervleri ve banka mevduatları ciddi şekilde azalmıştır.

Bundan sonra paketler paketleri kovalamış, kamu çalışanlarının ve emeklilerin maaşları düşürülmüş, banka işlem vergisi ve akaryakıt taşıma vergisi oranları yükseltilmiştir. Cavallo iç ve dış borçların gönüllü ertelenmesi ve faizlerin düşürülmesi için bir borç değişim operasyonuna girmiştir. Kasım sonunda, Peronist Adaletçi Partiden senatör Ramon Puerta'nın Cumhurbaşkanı vekili statüsü de taşıyan Senato başkanlığına getirilmesi ekonomik krize dönüşmüş, 30 Kasım'da bankalalardan bir günde 1.4 milyar dolar çekilmiştir. Hükümet, bankalardan nakit para çekilmesine, yurtdışına yapılacak transferlere kısıtlamalar getirmiştir.

İki yıl içindeki yedinci genel grevin ardından yağmalar ve gösteriler meydana gelmiş, Cumhurbaşkanı De la Rua 19 Aralık'ta olağanüstü hal ilan etmiş, Ekonomi Bakanı Cavallo istifa etmiştir. 20 Aralıkta milli mutabakat hükümeti kurmakta başarısız olduğu için istifa eden De la Rua'nın yerine 22 Aralıkta San Luis Valisi Rodriguez Saa seçilmiş, 3 Mart 2002'de yapılacak seçimlerde seçilecek yeni cumhurbaşkanının Nisanda göreve başlaması kararlaştırılmıştır.

Saa dış borç ödemelerini durdurmuş, konvertibilitenin süreceğini, yeni bir para biriminin "argentino"nun likidite ihtiyacını karşılayacağını duyurmuştur. Ancak Peronist Valilerden destek bulamayınca da 30 Aralıkta o da istifa etmiştir.

1 Ocak 2002'de büyük bir çoğunlukla, 2003 Aralık ayına kadar görevde kalmak üzere, 1984-1991'de Menem'in Cumhurbaşkanı yardımcısı, 1991-1999 arasında Buenos Aires eyalet valisi, 14 Ekim 2001'de Buenos Aires eyalet senatörü seçilen A. Eduardo Duhalde Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Duhalde herkesin paralarını yatırdıkları cinsten alacakları teminatı, işsizlik sigortası taahhüdü gibi sözlerle başladığı icraatına, devalüasyon, kira sözleşmelerinin Peso'ya çevrilmesi, ikili kur, dış ticarette kısıntı önlemleriyle devam etmektedir.

Arjantin'de 1990-1999 arası gelirler yüzde 57 artış göstermiş, bu oran Buenos Aires eyaletinde yüzde 127'yi bulmuştur. Gelir konsantrasyonu 1975-1990 yılları arasında iki katına çıkmış, 1990 yılında nüfusun en fakir yüzde 10'luk bölümü gelirin yüzde 21.5'ini alırken bu rakam 1999'da yüzde 10-15'lere inmiştir. Varlıklılardan oluşan en üst yüzde 10'luk bölümün toplam gelirdeki payı yüzde 33,6'dan yüzde 36,7'ye yükselmiştir.

De la Rua döneminde bankalardan nakit çekilmesine getirilen kısıtlamalar (Corralito) güveni yok ettiği gibi, bankalarda hesabı bulunan kredi kartı kullanan nüfusun yüzde 40'ının bu grubun yanı sıra piyasada bulunan sınırlı miktardaki nakitle ayakta duran, çalışan, emekli, işçi, yarı-işsiz fakir yüzde 60'lık kesimi tam bir çaresizliğe itmiş ve sosyal patlamaya yol açmıştır. Ipsos Araştırma Kuruluşu verileriyle, Arjantin'de yüksek gelir grubu nüfusun yüzde 10'unu, orta sınıf yüzde 45'ini, yoksul ve açlık sınırında yaşayanlar da yüzde 45'lik bir oranı oluşturuyor. Arjantin'deki olayların, sosyal patlamanın "tetikleyicisi" bu yüzde 45'lik orta sınıftır. 

Sonraki sayfa


(16 MART 2002)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2002 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.