|
Denizli
Milletvekili Adnan Keskin ve 28 Arkadaşının, Uğur Mumcu Cinayetinin Açıklığa
Kavuşturulması Amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci Maddeleri
Uyarınca Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergesi
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
BAŞKANLIĞINA
Faili meçhul cinayetler,
ülke gündemindeki yerini korumaya devam etmektedir. Bu cinayetler kamuoyunca
yakından izlenmekte ve toplumu çok derinden etkilemektedir. Ne var ki,
yapılan soruşturmalar kamuoyunu tatmin edecek bir aşamaya ulaştırılamamıştır.
Kamuoyu ve basın bu olayla ilgili esrar perdesinin kaldırılamamış olmasından
büyük rahatsızlık duymaktadır. Diğer siyasî cinayetlerin önemli bir kısmında
olduğu gibi, Uğur Mumcu cinayetinde de, suçluların bulunamamış ve cezalandırılamamış
olması, bu meçhul failleri yüreklendirici bir ortam yaratmış, diğer yandan
da devlete olan güveni ciddî bir biçimde sarsmıştır.
19 uncu Dönemde TBMM’de temsil
edilen siyasî partilerin grup başkanvekillerince verilen Meclis Araştırma
Önergesi, TBMMGenel Kurulunun 9.2.1993 tarihindeki 65 inci birleşiminde
kabul edilerek bir Araştırma Komisyonu oluşturulmuştur. Bu komisyon 12.10.1995
tarihinde çalışmalarını tamamlayarak, hazırladığı raporu başkanlığınıza
sunmuştur.
186 sayfadan ibaret bu rapor
incelendiğinde, özellikle Uğur Mumcu cinayeti ile ilgili olarak bazı kamu
görevlilerinin adeta olayı örtbas etmeye dönük gayretler içinde oldukları
izlenimi edinilmektedir. Bu nokta, basın ve kamuoyunca da fark edilmiş,
olayın incelenmesi ile cinayetin bir an önce açıklığa kavuşması istemini
içeren ve 3 milyona yakın yurttaşımızın imzaladığı dilekçelerden büyük
bir bölümü 23.1.1995 tarihinde TBMMBaşkanlığına ve İçişleri Bakanlığına
iletilmiştir. Kamuoyu, cinayetle ilgili soruşturmanın parlamento denetimince
yapılmasını, siyasî partilerden ve TBMM’den talep etmektedir.
Uğur Mumcu cinayeti ile aynı
günlerde ortaya çıkarılan İslamî Hareket Örgütünün, İran bağlantılı olarak,
diğer eylemlerinin yanısıra, Uğur Mumcu cinayetini de işlediği yolunda
dönemin yetkililerinin açıklamaları, Türk ve dünya kamuoyunda yankı bulmuş
ve örgütün diğer kadrosunun ele geçirilmesi halinde, Uğur Mumcu cinayetinin
de çözümlenebileceği, yetkililerce ifade edilmiştir.
Örneğin, dönemin İçişleri
Bakanı İsmet Sezgin, “bu örgüt üyelerinden Ekrem Baytap, Zübeyir Gümüş,
Abdullah Yiğit ve Mustafa Kayacan sahte kimlikli İrfan Çağırıcı isimli
kişilerden, herhangi birinin yakalanması halinde, Mumcu olayının aydınlatılmasında
önemli mesafe alınacağı”nı açıklamıştır.
27.5.1996 Pazartesi akşamı,
Salih Güngör’ün hazırlayıp sunduğu ve ATV’de yayımlanan “operasyon” adlı
programda, dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin’in “Uğur Mumcu’yu İrfan
Çağırıcı öldürdü” yolundaki açıklaması geniş yankı bulmuştur. Dolayısıyla
bu iddia, bilgi ve bulgular karşısında olay yeni bir boyut kazanmıştır.
Diğer taraftan, İslamî Hareket
Örgütünün soruşturması sırasında, örgüt üst düzey sorumlusu olarak açıklanan
Şefik Polat’ın, yakalandığı halde serbest bırakılması, soruşturma komisyonunun
ortaya çıkardığı örgüt mensubu bazı kişilerin gözaltına alınma belgelerinde
yapılan tutanak tahrifleri, Ayhan Aydın adındaki bir yurttaşın olaydan
bir gün önce ve olay günü Uğur Mumcu’nun arabasının civarında dolaşarak
bomba yerleştirdikleri konusunda yaptığı ihbar ve bu kişileri teşhis etmesine
karşın hakkında, Ankara DGM Başsavcılığınca yalancı tanıklıktan dava açılması
ve sanığın beraat etmesi, bu örgüte yönelik ihbarların zamanında değerlendirilmeyerek
örgüt mensuplarının firarına neden olunması, delil toplamadaki baştan savma
tutum ve özensizlik, Adalet Bakanlığı müfettişlerinin saptadığı gibi, olayı
soruşturan eski DGM savcısı Ülkü Coşkun’un beklenen duyarlılığı göstermediği
izlenimini uyandıracak tutum ve davranış içinde olduğu, Araştırma Komisyonunun
paylaştığı önemli gelişmeler olmuştur.
Faili meçhul cinayetler içinde,
Uğur Mumcu önemli bir halkadır. Bu cinayetin faillerinin ortaya çıkarılması,
diğer siyasî cinayetleri ve bu cinayetleri işleyenlerin mensup oldukları
örgütlü suç odağının da aydınlatılmasında en önemli aşama olacaktır.
12.10.1995 gün ve 10/90 esas
numaralı Meclis Araştırma Komisyonu raporunda, Uğur Mumcu cinayetine ayrılan
bölümdeki bilgiler ve son zamanlarda ortaya çıkan yeni gelişmeler, iddia
ve bilgiler ışığında, yeni bir araştırma adeta kaçınılmaz hale gelmiştir.
Bu nedenlerle Anayasanın
98 ve TBMMİçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması
açılmasını talep ediyoruz.
Saygılarımızla.
| Adnan
Keskin |
Önder
Sav |
| Denizli |
Ankara |
| Mahmut
Işık |
İsmet
Atalay |
| Sivas |
Ardahan |
| Eşref
Erdem |
D.
Fikri Sağlar |
| Ankara |
İçel |
| Fatih
Atay |
Nihat
Matkap |
| Aydın |
Hatay |
| Zeki
Çakıroğlu |
Yahya
Şimşek |
| Muğla |
Bursa |
| Ali
Rıza Bodur |
İrfan
Gürpınar |
| İzmir |
Kırklareli |
| Ali
Şahin |
Birgen
Keleş |
| Kahramanmaraş |
İzmir |
| Ahmet
Güryüz Ketenci |
Atila
Sav |
| İstanbul |
Hatay |
| Oya
Araslı |
Ayhan
Fırat |
| İçel |
Malatya |
| Fuat
Çay |
Yusuf
Öztop |
| Hatay |
Antalya |
| Algan
Hacaloğlu |
Metin
Arifağaoğlu |
| İstanbul |
Artvin |
| Şahin
Ulusoy |
Orhan
Veli Yıldırım |
| Tokat |
Tunceli |
| Haydar
Oymak |
Mehmet
Sevigen |
| Amasya |
İstanbul |
| Celal
Topkan |
Bekir
Kumbul |
| Adıyaman |
Antalya |
| Altan
Öymen |
|
| İstanbul |
|
KAYNAK:
TBMM İNTERNET SİTESİ
(BU BELGE 29 HAZİRAN 2000
TARİHİNDE BELGENET ARŞİVİNE ALINMIŞTIR)
  |