Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER 
İlgili Sayfalar
101. MADDE DEĞİŞİKLİĞİ
TEKLİFLER MECLİS BAŞKANLIĞI'NDA
ANAYASA KOMİSYONU GÖRÜŞMELERİ
GENEL KURUL GÖRÜŞMELER
GÜN GÜN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Anayasa değişikliği...
Koalisyon partilerinin Anayasa'nın 69 ve 86. maddeleriyle ilgili değişiklik teklifi imzaya açıldı

TBMM Partilerarası Uzlaşma Komisyonu'nun bir görüşbirliğine varamaması üzerine, Koalisyon ortaklarının üzerinde anlaştığı Anayasa'nın 69 ve 86. maddeleri ile ilgili değişiklik teklifi 7 Mart 2000 tarihinde iktidar gruplarında imzaya açıldı. 

İktidar partilerinin üzerinde uzlaşmaya vardıkları, cumhurbaşkanının görev süresini düzenleyen 101'nci maddede değişiklik öngören teklif için daha önce imza toplanmıştı. 

Siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran 69'ncu madde üzerindeki teklif ve milletvekillerinin özlük haklarını düzenleyen 86'ncı maddedeye ilişkin teklifler ise, imzaya açılmadan Partilerarası Uzlaşma Komisyonu'nda paket üzerinde mutabakat aranmıştı. Fazilet Partisi'nin (FP), 69'ncu maddede öngörülen değişikliği yeterli bulmayarak, daha ileri düzenleme istemesi nedeniyle Komisyon'da uzlaşma sağlanamıştı. 

Koalisyon partilerinin verdikleri değişiklik teklifleri şöyle:
 


TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ 69 UNCU MADDESİNDE 
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ

MADDE 1-  7.11.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 69 uncu maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak o partinin kanunla belirlenen ölçülere göre bu nitelikteki fiillerin işlendiğinin yetkili mahkemelerce kesin hükme bağlandığı ve bu kesin hükümlerin odak oluşturmaya yeterli olduğu hususunun Anayasa Mahkemesince tesbit edilmesi halinde karar verilir."

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halkoylamasına sunulması halinde tümüyle oylanır.

GENEL GEREKÇE

Anayasanın 69 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, bir siyasî partinin, 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden dolayı temelli kapatılmasına, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verileceği hükme bağlanmaktadır.

Anılan hükümde, bir siyasî partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki “Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf, zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez” hükmüne aykırı eylemlerin işlendiği bir odak haline gelip gelmediğinin tespiti Anayasa Mahkemesine bırakılmakta; ancak bu fiillerin işlendiği konusunda mahkeme kararı bulunması gibi koşullar öngörülmediğinden, Anayasa Mahkemesine soyut ve sınırları belirsiz bir takdir yetkisi tanınmış olmaktadır.

Anayasa Mahkemesinin, bir siyasî partinin yukarıda sözü edilen fiillerin işlendiği bir odak durumuna geldiğini belirleyebilmesi için, öncelikle bu fiillerin işlendiğine karar vermesi, başka bir ifadeyle, bu eylemleri işleyen failleri yargılaması gerekmektedir.

Oysa, Anayasa Mahkemesi, Anayasanın 148 inci maddesine göre sadece bu maddenin üçüncü fıkrasında sayılan kişileri görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılayabilmekte; bunun dışındaki kişilerin Anayasa Mahkemesince yargılanmasına ise olanak bulunmamaktadır.

Yine bu ilkeye uygun olarak, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun “Siyasî partilerin kapatılması davaları” başlıklı 33 üncü maddesine göre, siyasî partilerin kapatılmasına ilişkin davalar dosya üzerinden incelenmekte ve karara bağlanmakta; diğer bir anlatımla bu davalarda, suç oluşturan eylemlerin işlenip işlenmediğini belirleyecek bir yargılama usulü de bulunmamaktadır.

Bu nedenle, yukarıda sayılan eylemlerin işlenip işlenmediğinin yetkili mahkemelerce yapılacak bir yargılama sonucunda belirlenip kesin hükme bağlanmasından sonra, bu kesin hükümlerin odak oluşturmaya yeterli olup olmadığının Anayasa Mahkemesince tespit edilmesini ve bu tespite dayanarak kapatma kararı verilmesini sağlayacak bir düzenlemeye gereksinim duyulmaktadır.

Teklifle, yukarıda açıklanan gereksinimin karşılanması amaçlanmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1. – Madde, genel gerekçede belirtilen nedenlerle, 68 inci maddenin dördüncü fıkrasına aykırı eylemlerin işlendiğinin yetkili mahkemelerce kesin hükme bağlanması koşulunu öngörmekte ve bu kesin hükmün odak oluşturmaya yeterli olup olmadığını belirleme yetkisi ile odak haline gelme nedeniyle temelli kapatmaya karar verme yetkisi yine Anayasa Mahkemesine bırakılmaktadır.

Madde 2. – Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği ve halkoylamasına gidilmesi halinde tümüyle oylanacağı hükme bağlanmaktadır.



 
 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ 86 NCI MADDESİNDE 
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ

MADDE 1-  7.11.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir" şeklinde değiştirilmiş; fıkranın sonuna "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler ve üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam eder" ibaresi eklenmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasında geçen "sosyal güvenlik kuruluşları" ibaresi "T.C. Emekli Sandığı" olarak değiştirilmiştir.

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halkoylamasına sunulması halinde tümüyle oylanır.

GENEL GEREKÇE

Anayasanın 86 ncı maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yolluklarının kanunla düzenlenmesini öngörmekle birlikte, emeklilik işlemlerinin ne şekilde yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme içermemektedir. Bu durum, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik haklarına ilişkin yasal düzenlemeleri anayasal dayanak yönünden boşlukta bırakmakta ve Anayasa Mahkemesince iptaline neden olmaktadır.

Oysa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik haklarının, bütün üyeler ile bunların emeklilerini kapsayacak biçimde ayrı bir şekilde düzenlenmesi, emeklilik hakları bakımından eşitliğin sağlanabilmesi için zorunludur. Zira, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik işlemlerine ilişkin olarak çıkarılan kanunların çeşitli defalar Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle doğan yasal boşluklar yüzünden, T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilen Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile diğer sosyal güvenlik kurumlarından emekli olanlar arasında eşitsizlik ortaya çıkmaktadır.

Bu hususlar, 3671 sayılı Kanunun bazı hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle çıkarılmış olan 4505 sayılı Kanunla Anayasa ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçelerine uygun olarak giderilmiş bulunmaktadır. Ancak Anayasaya uygunluğu sağlamak üzere yapılmış olan sözkonusu düzenlemelerin genel esaslarının Anayasaya da yansıtılmasında, bir daha iptale yol açılmaması için yarar görülmektedir.

Hazırlanan Teklifle, TBMM üyeleri ile emeklilerinin emeklilik işlemlerinin kanunla düzenlenmesi ve bunların T. C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmesi öngörülmekte; üyeliği sona erenlerden istekte bulunanların da ilgilerinin devam etmesine olanak sağlanmaktadır. Böylece, bütün Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklilerinin, emeklilik haklarından aynı derecede yararlanabilmeleri sağlanacaktır. Bu değişikliklere paralellik sağlamak üzere maddenin 2 nci fıkrasındaki sosyal güvenlik kuruluşları ibaresi de T. C. Emekli Sandığı olarak değiştirilmektedir.

Diğer taraftan, Sayın Cumhurbaşkanının 4505 sayılı Yasayı onaylaması sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazmış olduğu yazıda batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin özlük haklarının TBMM tarafından belirlenmesi için Anayasa değişikliği yapılması yönündeki görüşü de teklifin hazırlanmasında dikkate alınan bir diğer husus olmuştur.

Hazırlanan teklifle, gerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin, gerekse üyelerinin saygınlığını zedeleyici tartışmaların sona erdirilmesi hedeflenmiştir.

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1. —Madde ile, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemlerinin kanunla düzenlenmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklilerinin T. C. Emekli Sandığı ile ilişkilendirilerek, üyeliği sona erenlerin de ilgilerinin devam etmesi öngörülmektedir. Böylece, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik işlemlerinin kanunla düzenlenmesi konusunda anayasal dayanak sağlanmakta, T. C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmesi suretiyle de, farklı sosyal güvenlik kuruluşları ile ilgi kurulmasından doğan, emeklilik haklarına ilişkin eşitsizlikler giderilmekte, aynı emeklilik hak ve imkânlarından yararlanmaları sağlanmaktadır.

Bu değişikliklere paralellik sağlamak üzere maddenin 2 nci fıkrasındaki sosyal güvenlik kuruluşları ibaresinin de T. C. Emekli Sandığı olarak değiştirilmesi öngörülmektedir.

Madde 2. —Madde ile, Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi, halk oylamasına sunulması halinde ise bir bütün olarak oylanması öngörülmektedir.


1982 Anayasası'nın değiştirilmesi istenen 69. maddesi (altıncı fıkra) şöyle:

B. Siyasi partilerin uyacakları esaslar
    Madde 69 - Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir. 
    Siyasi partiler, ticari faaliyetlere girişemezler.
    Siyasi partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir.
    Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
    Bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.
   Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir.
    Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.
   Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.
   Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayangerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır. 
    Siyasi partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenme ve kapatılmaları ile siyasi partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.

1982 Anayasası'nın değiştirilmesi istenen 86. maddesi şöyle:
Ödenek ve Yolluklar 
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir. ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yollukda ödenek miktarının yarısını aşamaz. 
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendilerine sosyal güvenlik kuruluşları tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez. 

Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir. 

69. Maddede geçen 68. maddenin 4. fıkrası da şöyle:

Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez. 
 


(7.3.2000) 
sayfa başı