Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER 
İlgili Sayfalar
101. MADDE DEĞİŞİKLİĞİ
69 VE 86. MADDE DEĞİŞİKLİKLERİ
ÜÇLÜ PAKETTEKİ İMZALAR
ANAYASA KOMİSYONU GÖRÜŞMELERİ
GÜN GÜN ANAYASA  DEĞİŞİKLİĞİ

Anayasa değişikliği...
Anayasa Komisyonu Raporu

Cumhurbaşkanı'nın görev süresini düzenleyen 101, siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran 69 ve milletvekillerinin özlük haklarını düzenleyen 86. maddelere ilişkin Anayasa değişiklik teklifleri, 23 Mart 2000 tarihinde TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edildi. 

Anayasa Komisyonu'nun raporu şöyle: 

Anayasa Komisyonu Raporu

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Anayasa Komisyonu 24.3.2000

Esas No. : 2/479, 2/478, 2/477

Karar No. : 15
 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Başkanlıkça 8.3.2000 tarihinde Komisyonumuza Esas Komisyon olarak gönderilen;

– Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz ve Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller ile 399 Milletvekilinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 101 inci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/477),

– Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz ile 243 Milletvekilinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 86 ncı Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/478),

– Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz ile 251 Milletvekilinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 69 uncu Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/479),

Komisyonumuzun 23.3.2000 tarihli toplantısında görüşülmüştür.

2/477 Esas No.lu Kanun Teklifi ile; Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıl olarak öngörülmekte ve aynı kişinin en fazla iki kez Cumhurbaşkanı seçilebilmesi imkânı getirilmektedir. Bunun yanı sıra bu düzenlemeden mevcut Cumhurbaşkanının da yararlanması amaçlanmaktadır.

2/478 Esas No.lu Kanun Teklifi ile; Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri ile emeklilerinin emeklilik işlemlerinin kanunla düzenlenmesi ve bunların T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmesi öngörülmekte, üyeliği sona erenlerden istekte bulunanların da ilgilerinin devam etmesine imkân sağlanmaktadır. Bu düzenleme ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin emeklilik haklarına ilişkin anayasal boşluk doldurulmaktadır.

2/479 Esas No.lu Kanun Teklifi ile; Anayasanın 69 uncu maddesinin altıncı fıkrasının değiştirilmesi öngörülerek; bir siyasî partinin Anayasanın 68 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak o partinin kanunla belirlenen ölçütlere göre bu nitelikteki fiilleri işlediğinin yetkili mahkemelerce kesin hükme bağlandığı ve bu kesin hükmün odak oluşturmaya yeterli olduğu hususunun Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verileceği hükme bağlanmaktadır. Bu şekilde; odak haline gelmenin tespitinde bazı koşullar getirilmesi suretiyle Anayasa Mahkemesine tanınan soyut ve sınırları belirsiz takdir yetkisi sınırlanmakta; siyasî partilerin bu nedenle kapatılmasında yargı kararı aranmaktadır.

Komisyonumuzda; üçü de Anayasanın farklı maddelerinde değişiklik öngören tekliflerin İçtüzüğün 35 inci maddesine göre birleştirilerek görüşülmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Birleştirilen tekliflerin tümü üzerinde yapılan görüşmelerde :

– Anayasanın 69, 86 ve 101 inci maddelerinde öngörülen düzenlemelerin istikrarı bozacağı, Cumhurbaşkanlığı seçiminde daha kısa sürelerle kriz yaşanmasına yol açacağı,

– Cumhurbaşkanının 5+5’lik süre için seçilmesinin özellikle ikinci beş yıl için, geniş yetkileri olan fakat sorumsuz Cumhurbaşkanının tarafsızlığını tartışma konusu yapacağı, Cumhurbaşkanını siyasî alana çekeceği,

– Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimi için 69 ve 86 ncı madde değişikliklerinin gündeme getirilmesinin kamu vicdanında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni yaralayacağı ve siyasî etik açısından tartışılacağı,

– Cumhurbaşkanının süresi ile ilgili olarak öncelikle 7 yıllık süresinin neden getirildiğine dikkat çekilmesi gerektiği, 5 yıla indirilmesinin gerekçelerinin yeterli olmadığı ve dünyada 7 yıllık süre örneklerinin de bulunduğu,

– Mevcut 7 yıllık sürenin ve bir daha seçilmenin Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri ve sorumluluk ile uyum içinde olduğu, 5+5’lik sürenin geçerli olduğu ülkelerde görevinin temsili olmaktan öteye gitmediği bu nedenle bu sürenin benimsenmesi durumunda görev yetkilerinin yeniden gözden geçirilmesinin ve bu halde halk tarafından seçilmesinin uygun olacağı,

– Mevcut Cumhurbaşkanının 101 inci maddede öngörülen değişiklikten yararlandırılmasının doğru olmadığı, halen görevde olan Cumhurbaşkanına bu değişiklikten yararlanma imkânının tanınmasının diğer üyelerin ve kişilerin haklarını zedeleyebileceği, mevcut 7 yıllık süresinin ilk beş yıl olarak mı kabul edileceğinin açık olmadığı, 5+5 yıllık süresinin mevcut Cumhurbaşkanı için görev yaptığı 7 yıla ilave olarak mı tanınacağı hususlarının açık olmadığı,

– Şu anki Cumhurbaşkanının bu değişikliğe göre tekrar seçilmesi durumunda üç yıl daha görev yapması gerektiği, bunu aşan sürede yapacağı işlemlerin meşruiyetinin tartışma konusu olacağı,

– Türkiye’de istikrarın bir kişiye ya da kişilere bağlanamayacağı dolayısıyla kanunların soyut, objektif ve gayri şahsî yapılması gerektiği bu konuda yanlış uygulamalara yol açılmaması,

– Parlamentonun yeni bir Cumhurbaşkanı seçebilecek güç ve yeterlilikte olduğu,

– 69 uncu madde değişikliğinin ülkenin bütünlüğü açısından tehlikeli olduğu, laik düzene savaş açmış kişi ve kuruluşların partileşmesi halinde bunların önlenemeyeceği,

– 69 uncu maddede öngörülen koşullar nedeniyle Anayasa Mahkemesinin takdir yetkisinin olabildiğince daraltıldığı,

– 86 ncı maddede öngörülen değişiklik teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarını zedeleyeceği,

– Yapıya inmeyen değişikliklerin çözüm olamayacağı, millî egemenliğin yansıması olmayan bu türlü çözümlerin sürekli olamayacağı, önerilerin millî ihtiyaçlara cevap verip vermediği yönünden incelenmesi özellikle 5+5’in yansımalarının dikkate alınması gerektiği,

– Referandumun tüm Anayasa değişiklikleri için zorunlu hale getirilmesinin Anayasa yapımı açısından önemli ve gerekli olduğu,

Tekliflerin aleyhinde olarak dile getirilmiştir.

Teklifin lehinde ise;

– 69 uncu maddede öngörülen değişiklikle siyasî partilerin kapatılmasının zorlaştırıldığı bunun yerinde ancak yetersiz bir düzenleme olduğu, kapatılan bir siyasî partinin devamı olma hususunun da kriterleriyle Anayasada düzenlenmesi gerektiği,

– Onayladığımız uluslararası belgeler ve özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açısından siyasî partileri korumaya yönelik daha ileri düzenlemelerin zorunlu olduğu,

– Anayasa Mahkemesine odak olmanın tespitiyle ilgili olarak tanınan sınırsız ve belirsiz takdir yetkisinin sınırlanmasının olumlu bir adım olacağı,

– Milletvekillerinin özlük hakları ile ilgili 86 ncı maddede öngörülen düzenlemenin bu konuya Anayasal dayanak getirmesi açısından -Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gözönüne alındığında- yerinde olduğu,

– Cumhurbaşkanlığı seçiminin şahıslara indirgenmek suretiyle değerlendirilmemesi gerektiği, bu düzenlemenin pek çok ülkede olan düzenlemeye parallellik arz ettiği,

Üyelerimizce ifade edilmiştir.

Tümü üzerinde yapılan bu görüşmelerden sonra maddelere geçilmesi oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Tekliflerin birleştirilerek görüşülmesi kararı doğrultusunda madde numaraları 69, 86 ve 101 olarak sıralanmış ve sırasıyla maddelerin görüşülmesine geçilmiştir.

69 uncu madde ile ilgili görüşmelerde, çok kısa süreli eylemlerde dahi odağın meydana gelebileceği bu hallerde yargı kararının beklenmesinin doğru olmayacağı belirtilmiştir. Siyasî partilerin odak olma hali nedeniyle kapatılması hususunda kriterlerin belirlenmesinin doğru ancak kesin hüküm oluşmadan partinin odak haline geldiğinin kesin olarak ortada olması durumunun da düzenlenmesi gereğine dikkat çekilmiştir. Öngörülen değişikliğin bu şekliyle son derece tehlikeli bir gelişmeye neden olacağı ifade edilmiştir. Buna karşılık bazı üyelerimiz 69 uncu maddede öngörülen değişikliğin demokrasi adına önemli bir adım olduğunu, siyasî partilerin kapatılmasının zorlaştırılacağını kaldı ki onayladığımız uluslararası sözleşmelerin gereğinin de parti kapatmanın zorlaştırılması olduğuna dikkat çekmişlerdir. Ancak bu durumun bir siyasî partinin özellikle oy almak gayesiyle milleti din, bölge vs.farklılıklarıyla istismar etmesinin bir nedeni olamayacağı ve buna izin verilmeyeceği de ifade edilmiştir.

Siyasî partilere tanınan hürriyetlerin ülkenin birlik ve beraberliğini, devletin üniter yapısını bozmak yolunda kullanılmasının hiç bir ülkede mümkün kılınmadığı belirtilmiştir.

Suç ve cezaların şahsiliği prensibinden hareketle suç oluşturan eylemleri işleyen kişilerin cezalandırılması, bunun bir partiye mal edilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Bazı üyelerimiz bu noktada yasama dokunulmazlığı müessesesine dikkat çekerek dokunulmazlığının kaldırılması süreci ve yargının işleyişinin uzun sürmesi nedeniyle suç teşkil eden eylemleri işleyenlerin cezalandırılmasının nerede ise imkânsız hale getirildiğini, Anayasa Mahkemesinin elinin kolunun bağlanacağını ifade etmişlerdir.

Bu madde ile ilgili olarak kapatılan bir siyasî partinin devamı olma hususunun kriterleriyle 69 uncu maddede tanımlanması yönünde verilen önergeler Komisyonumuzda oy çokluğu ile kabul edilmemiştir.

69 uncu madde önerilen şekliyle oya sunulmuş ve Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

86 ncı madde ile ilgili olarak; bu konuda yapılan düzenlemelerin tümünün Anayasa Mahkemesinden döndüğü, bu değişiklikle milletvekillerinin özlük hakları konusunda Anayasal dayanak getirildiği belirtilmiştir. Bu düzenlemenin özü itibariyle doğru ancak zamanlama açısından yanlış olduğu ifade edilmiştir. 86 ncı maddenin 69 ve 101 inci maddelerle birlikte görüşülmesinin Türkiye Büyük Millet Meclisinin kamuoyu nezdinde yaralayacağı, sıkı bir ekonomik politika uygulanan bu dönemde gündeme getirilmesinin doğru olmadığı ifade edilmiştir.

Milletvekillerinin milletin vekili oldukları, her hal ve şartta hür irade ile oy kullanmaları her türlü baskıdan uzak kamu yararı için çalışmalarının amaçlandığı, bu nedenle verilen parasal hakların fonksiyonlarının bir gereği olduğuna dikkat çekilmiştir. Ancak bu düzenleme yapılırken malî kriter getirilmemesinin bir eksiklik olduğu, taban kriterin belirlenmesi gerektiği söylenmiştir. 86 ncı madde ile ilgili olarak verilen önerge önce kabul edilmiş ancak daha sonra verilen tekrir-i müzakere önergesinin kabulü ile madde teklifte yer aldığı şekliyle tartışmaya açılmış ve bu haliyle oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Kabul edilen bir önerge ile de metinde geçen T.C. kısaltmasının “Türkiye Cumhuriyeti” olarak yazılması kararlaştırılmıştır.

Cumhurbaşkanının seçimi ile ilgili 101 inci maddede değişiklik yapılmasını öngören teklif üzerinde söz alan üyelerimiz, bu madde değişikliğinin ülkemize ne getireceği ve ne götüreceği hususlarının tartışılmadığını, yeterince incelenmediğini, yansımalarının dikkate alınmadığını, her yasama döneminde Meclisin Cumhurbaşkanı seçme durumuyla karşı karşıya kalacağını bunun da tarafsızlığı korumayı zorlaştıracağını belirtmişlerdir. Bazı üyelerimiz ise 5+5 sisteminin dünyanın pek çok ülkesinde uygulanan bir sistem olduğunu bu düzenlemenin istikrar açısından faydalı olacağını ifade etmişlerdir.

Bu görüşmelerden sonra 101 inci maddeye yönelik değişiklik ve birleştirme kararı nedeniyle 4 üncü madde olan yürürlük ve halk oylamasına gidilmesiyle ilgili madde oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Kanun yazım tekniğine uygunluk sağlanması açısından Komisyona redaksiyon yetkisi verilmesi, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi süreci ve 16 Nisan 2000’de aday olma süresinin başlaması nedeniyle mevcut Cumhurbaşkanının da aday olabileceği gözönüne alınarak teklifin Genel Kuruldaöncelikle görüşülmesinin önerilmesi ve birleştirilen metnin tümü oya sunulmuş ve Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun onayına arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile sunulur.
 
Başkan Başkanvekili Sözcü
Ertuğrul Yalçınbayır N. Kemal Atahan Ş. Bülent Yahnici
Bursa Hatay Ankara
Kâtip Üye Üye
Sühan Özkan Ahmet İyimaya M. Zeki Sezer
İstanbul Amasya Ankara
Üye Üye Üye
H. Tayfun İçli Salih Çelen Şaban Kardeş
Ankara Antalya Bayburt
Üye Üye Üye
Ayvaz Gökdemir Fahrettin Kukaracı Mehmet Şandır
Erzurum Erzurum Hatay
  (Tümüne muhalifim)  
Üye Üye Üye
Edip Özgenç Cavit Kavak Osman Kılıç
İçel İstanbul İstanbul
Üye Üye Üye
Mehmet Ali Şahin Mustafa Verkaya Işın Çelebi
İstanbul İstanbul İzmir
(Demokrasimizin gelişimine ciddi bir katkı sağlamadığı    
 için muhalifim)    
Üye Üye Üye
Mehmet Özcan Mustafa Kamalak Mehmet Sağlam
İzmir Kahramanmaraş Kahramanmaraş
(Muhalifim) (İmzada bulunmadı)  
Üye Üye Üye
Sadık Yakut Mehmet Kundakçı Şeref Malkoç
Kayseri Osmaniye Trabzon
    (Muhalifim;
    muhalefet şerhi yazacağım)

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA

Anayasanın değiştirilmek istenen üç maddesiyle ilgili muhalefet şerhimin açıklamasını sunuyorum. Gereğini saygılarımla dilerim.

– Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili Anayasa’nın 101 inci maddesindeki değişiklik önergesiyle birlikte partilerin kapatılmasını zorlaştıran 69 uncu maddenin ve milletvekillerinin özlük haklarını düzenleyen 86 ncı maddenin aynı paket içinde yer alması uygun düşmemiştir.

– Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ülkemizde genellikle bunalımlı geçtiği bilinmektedir. Anayasamıza göre 7 yılda bir yapılan Cumhurbaşkanı seçiminin, yeni değişiklik önergesiyle 5 yıla indirilmesi, “Cumhurbaşkanı Seçimi Krizi” ile daha kısa sürelerle karşılaşılması anlamındadır.

– 5 yıl görev yapan Cumhurbaşkanının, ikinci beş yıllık dönem için deneyiminden yararlanmak, çok yerinde bir düşünce olmakla birlikte, Anayasamıza göre yetkileri çok, fakat herhangi bir sorumluluğu olmayan Cumhurbaşkanı, ikinci beş yıllık dönem için aday olması halinde tarafsızlığını kaybedebilir. Yeniden seçilebilmek uğruna yetkilerini bir baskı aracı olarak kullanabilir.

– Anayasamızın 69 uncu maddesinde yapılmak istenen değişiklikle kurulmuş veya kurulacak siyasal partilerin kapatılması hemen hemen imkânsız hale gelecektir. Çünkü, değişiklik önergesiyle bir siyasal partinin kapatılabilmesinin ön koşulu yerel, yetkili, ilk derece mahkemelerin kesinleşmiş hükümlerinin bulunması aranacaktır. Ülkemizde mahkeme kararlarının kesinleşmesi yıllarca sürebilmektedir. Türkiye Cumhuriyetinin demokratik, laik düzenine karşı ve ülke bütünlüğüne karşı açık veya gizli savaş açmış partilerin kapatılma davasında Anayasa Mahkemesinin eli kolu bağlanmakta, Mahkemenin geniş araştırma yapması, değerlendirme ve takdir yetkisi alabildiğine kısıtlanmaktadır. Mahkemelere tanınan her türlü delili değerlendirme hakkı en yüksek mahkeme, Anayasa Mahkemesinden sakınılmaktadır.

Böylece laik, demokratik Cumhuriyetimizin yasal savunma mekanizmasını elinden almış olacağımızdan derin endişe duymaktayım.

Dünyanın hiç bir demokratik ülkesinde ülke bütünlüğü ve demokratik düzene hileli yollarla savaş açmış kişi ve kuruluşlara izin verilmemektedir.

Değerli komisyon üyelerine ve sayın milletvekillerine saygı sunarım.

24.3.2000

Mehmet Özcan

İzmir


ESAS NO. 2/477-2/478 VE 2/479 ESAS NO.’LU TEKLİFLERLE İLGİLİ

MUHALEFET ŞERHİMDİR

Mevcut Anayasa’da değişiklik yapılacaksa bu daha fazla demokrasi, daha fazla insan hakları ve daha geniş katılımcılık için yapılır.

Halbuki gerek 69/6, gerek 86 ve gerekse 101. maddede yapılan değişiklikler hiçbir demokratik anlam ifade etmemektedir.

Anayasanın 69 uncu maddesinde yapılan değişiklik siyasi partileri, güvence açısından bugünün bile gerisine düşürmekte, bir tek parti mensubunun kesinleşmiş mahkeme kararının bile ilgili partinin odak haline gelmesi sebebiyle kapatılması için kafi sayılabilecektir.

Mevcut durumu aynen muhafaza edip, beşer yıllık süreler ile bir kişinin ikinci defa Cumhurbaşkanı seçilmesine imkân tanımak demokratik bir adım sayılamaz.

Bu, kamuoyunun da yakınen tanık olduğu gibi kişiye özel bir değişikliktir. Belki halk tarafından seçilme imkânı sağlansaydı, demokratik bir adım sayılabilirdi.

Bu gerekçelerle teklif paketine muhalifim.

Mehmet Ali Şahin

İstanbul


ANAYASA KOMİSYONUNUN KABUL ETTİĞİ METİN

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN

DEĞİŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ

MADDE 1. – 7.11.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 69 uncu maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak o partinin kanunla belirlenen ölçütlere göre bu nitelikteki fiilleri işlediğinin yetkili mahkemelerce kesin hükme bağlandığı ve bu kesin hükmün odak oluşturmaya yeterli olduğu hususunun Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir.”

MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir” şeklinde değiştirilmiş; fıkranın sonuna “Türkiye Büyük MilletMeclisi üyeleri ile bunların emeklileri Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler ve üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam eder” ibaresi eklenmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasında geçen “sosyal güvenlik kuruluşları” ibaresi “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 3. – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 101 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından beş yıllık bir süre için seçilir. Bir kimse, en fazla iki kez Cumhurbaşkanı seçilebilir.”

MADDE 4. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halk oylamasına sunulması halinde tümüyle oylanır.


NOT:
Anayasa Komisyonu Başkanı Ertuğrul Yalçınbayır, rapora muhalif olmasına karşın, bu durum raporda yer almamıştır. Yalçınbayır'ın rapora muhalefetinin raporda ''SEHVEN'' yeralmadığı, Anayasa değişiklikleri ile ilgili görüşmelerin yapıldığı 29 Mart 2000 tarihinde, Birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Ali Ilıksoy tarafından Genel Kurul'a duyurulmuştur. 


KAYNAK: TBMM İNTERNET SİTESİ (389 SIRA SAYILI RAPOR) 
(29.3.2000) 
sayfa başı