Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER 
Konuşmanın bölümleri
LİDERLER ZİRVESİ
CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ
İlgili Sayfalar
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMALARI
ÖCALAN TARTIŞMASI



Başbakan Ecevit ile Öcalan konusundaki Liderler Zirvesi ve Cumhurbaşkanı Seçimine ilişkin TRT-1 Ana Haber Bülteninde yapılan mülakat...  

(13 OCAK 2000)

MESUT ERTUGAY: Efendim, dün 7,5 saatlik bir zirvenin, görüşmenin sonucunda aldığınız karar, dün gece geç saatlerden itibaren Türkiye’yi rahatlatan bir karar olarak yorumlandı. Bu rahatlamanın gerekçelerini iletir misiniz?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Herşeyden önce Türkiye, uluslararası ilişkilerle ilgili, kendisini bağlayıcı hukuk metinleri bakımından yapılması gerekeni yapmıştır. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’nun bireysel başvuru hakkını 1987 yılında kabul etmişti. Avrupa İnsan Hakları Divanı’nın zorunlu yargı yetkisini 1990 yılında kabul etmişti. Bu Divan’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne dönüşmesiyle ilgili protokol de 1997 yılında, yine bir kanunla onaylanarak yürürlüğe girmişti. Anayasamız, usulüne uygun olarak yürürlüğe konan uluslararası anlaşmaların kanun hükmünde olduğunu belirtir. Bu nedenle uluslararası anlaşmalar, diğer kanunlarla bir bakıma eşit düzeydedir.

Biz bu açıdan uluslararası hukukun gereğini yerine getirdik, böylelikle uluslararası alanda, özellikle Batı Avrupa’da Türkiye’nin hukuka ne kadar saygılı bir devlet olduğu bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Eğer Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, ‘Öcalan hakkındaki idam cezasının infazını erteleyin’ istemine uymasaydık, bütün Avrupa ülkeleriyle ilişkilerimiz ciddî bir buhrana girecekti. Bir kere böyle bir buhran olasılığının ortadan kalkması, tabiî vatandaşlarımızın huzurunu artırmıştır.

Ayrıca biz, erteleme istemine uyma kararını alırken, bunu koşulsuz olarak kabul etmediğimizi de açıkça vurguladık. Eğer ne kadar devam edeceği belli olmayan bu erteleme süreci bazı iç veya dış çevreler tarafından Türkiye aleyhinde istismar edilecek olursa, örneğin Türkiye’de yeniden bölücü terörü canlandırma yolunda kışkırtmalar için vesile olarak değerlendirilirse, veya Türkiye’de bölücü akımı siyasallaştırma yoluyla karanlık amaçlarına doğru ilerlemek isteyenlerin kullandıkları bir yol haline
getirilmek istenecek olursa, o zaman bu ertelemeyi kesme kararını aldık. Veya İnsan Hakları Mahkemesi’nin belirleyeceği süre sona ermiş olmasa bile, eğer bu süreç Türkiye aleyhinde istismar edilecek olursa, gene üç genel başkan biraraya geleceğiz ve bu süreyi sona erdirebileceğiz. Nihai karar değişmeyecektir.

MESUT ERTUGAY: Dosya Meclis’e mi gidecektir?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Evet, dosya Meclis’e gidecektir. Türkiye’deki iç hukuk süreci tamamlanmıştır. Bunun gereği olarak da ertelemenin sonunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi infazı onaylama veya onaylamama konusunda özgür iradesiyle kendi kararını verecektir. Bu konuda kimsenin en küçük bir tereddütte bulunmasına gerek yoktur. Yine vatandaşlarımız, inanıyorum ki, Hükûmet’in aldığı bu kararla Türkiye’de huzurun daha da genişleyeceği kanısını edinmişlerdir ve özellikle de açıklamızda Türkiye’nin aleyhinde yapılabilecek istismarlara fırsat vermeyeceğimizin belirtilmiş olması,
vatandaşlarımızın huzurunu daha da çok artırmıştır.

MESUT ERTUGAY: Efendim, iç hukuk süreci sona ermiştir diyoruz ama, sonuçta şu cümleyi söyleyebilir miyiz, davayla hukukî süreç devam ediyor, çünkü Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ve Uluslararası Anlaşmalara karşı attığı imzalardan kaynaklanan yükümlülükleri var?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Ben de o nedenle ‘sadece hukuk süreci değil, iç hukuk süreci sona erdi’ dedim.

MESUT ERTUGAY: Efendim dün aldığınız kararın öncesine dönmek söz konusu olduğunda bazı yorumlar, bazı eleştiriler vardı, dosyanın Başbakanlık’ta bekletilmesi açısından. Bunlardan bir tanesi; Meclis’in yetkileri engellenmiş olacak şeklindeydi. Bu eleştirilere karşı yanıtınız ne olacak?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Bizim dış hukuk açısından ilişkilerimiz, yükümlülüklerimiz, hepsi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yasa konumuna getirilmiştir. O bakımdan Türkiye Büyük Millet Meclisi, bizim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden gelen infazı erteleme isteğini kabul etmemizi haklı bulmuştur. Eğer bunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetkilerini çiğneyen veya Anayasamız’a aykırı herhangi bir davranış olsaydı, herhalde Türkiye Büyük Millet Meclisi buna izin vermezdi.

Şunu da vurgulamak isterim; biz şehit analarının, şehit çocuklarının, ailelerinin acılarını ulusça yüreğimizde paylaşıyoruz. Biz eğer dün geceki kararı almasaydık, Türkiye yeni şehitler verme durumunda kalabilirdi. Bundan bütün şehit analarının, ailelerinin emin olmalarını istiyorum, diliyorum Türkiye Cumhuriyeti Devleti hangi hükûmet tarafından yönetiliyor olursa olsun, Türkiye’nin bölünmesine asla izin vermeyecektir. Evlâtları boşuna can vermiş olmayacaklardır.

Bakın terör giderek yavaşlıyor, tamamen ortadan kalkması hemen olamaz ama, hızla yavaşlıyor. Bunun yeniden canlandırılması, yeniden ailelerin felâketlere uğramaları önlenmiş oluyor. Şehit ailelerinin, bunu da gereği gibi değerlendireceklerinden hiç kuşkum yok.

MESUT ERTUGAY: Efendim, şehit aileleri söz konusu olduğunda ikna edilmesi gereken, iknaya ihtiyacı olan bir kesim aklımıza geliyor. Bunun için herhangi bir çalışmanız, herhangi bir programınız var mı önümüzdeki günler için?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Tabii, biz bu kararı hangi gerekçelerle ve hangi yetkileri kullanarak, hangi yükümlülüklerin gereği olarak aldığımızı dünden beri açıklıyoruz ve açıklamaya devam edeceğiz. Ayrıca sivil toplum örgütlerine bu konuda büyük görev düşüyor. Hukukçulara büyük görev düşüyor ki, zaten birçok hukuk uzmanı bu kararın doğru olduğunu şimdiden belirtmişlerdir.

Medyaya; yazılı ve görsel basına büyük görevler düşüyor. Bu konuda gerek gazeteler, gerek radyo ve televizyonlar da üzerlerine düşen görevi büyük bir sorumluluk bilinci içinde yerine getiriyorlar. Bu topyekûn, bütün milletçe üstlenmemiz gereken bir görevdir. Neden bu karar alındı, bu karar alınmasaydı neler olabilirdi, bu kararın alınmasıyla neler olacaktır veya olmayacaktır? Bunları, toplumun bütün ilgili kesimlerinin önümüzdeki günlerde, açıklayacaklarına güveniyorum. Şimdiden bunun olumlu işaretleri gelmeye başlamıştır.

MESUT ERTUGAY: Bu karar, Hükûmetinizin uyguladığı ekonomik politikalara doğru orantılı elbette ve bu politikaların geleceği de gündeme geliyor. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Tabii, eğer siyasal anlamda veya sosyal anlamda krize yolaçacak bir davranış içine girmiş olsaydık, ekonomi bundan derhal olumsuz yönde etkilenecekti. Oysa şimdi tam tersine çok olumlu yönde etkilendiği gözleniyor. Borsa bir rekor kırdı, faizlerdeki düşüş süreci de devam ediyor ve vatandaşlarımız Türkiye’nin geleceğine güvendikleri, artık enflasyon sürecinin sonunun yaklaştığını gördükleri, Hükûmet’e ve devlete güvenleri arttığı için artık paralarını faize yatırmak yerine üretken alanlara yöneltmeyi tercih eder duruma geldiler.

Ekonomide birçok olumlu gelişme oluyor. Bu arada petrol türevlerine de yüzde 5 oranında bir indirim yapıldı. Umarım ki, başka konularda da fiyat artışlarının durması, yavaşlaması veya ortadan kalkması yolunda adımlar atılabilecektir.

Ayrıca dış dünyada çok olumlu etkiler ortaya çıktı. Birçok Avrupa ülkesinde daha bugünden yayınlanmaya başlanan yorumlar, Türkiye’nin Avrupa’daki, dünyadaki saygınlığının dün gece aldığımız kararla büsbütün arttığını göstermektedir.

MESUT ERTUGAY: Efendim yine dünkü zirveye döndüğümüzde, kamuoyunun gerçekten merak ettiği bazı küçük noktalar var. Bu da zirvenin süresinden kaynaklanıyor. 7,5 saat gibi uzunca bir süre biraradaydınız. En çok merak edilen konu da şu; Liderler bu konuda birbirlerini ikna için mi bu kadar zaman harcadılar, yoksa ortak bir konsensus zaten vardı da bu konu üzerinde mi çalışıldı?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Biz Hükûmet’i oluşturan koalisyon partilerinin genel başkanları olarak sık sık biraraya geliyoruz ve şimdiye kadar belki dikkatten kaçtı ama, toplantılarımız da bir hayli uzun sürüyor. Gerçi daha önce 7,5 saat süren bir toplantımız olmayabilir, şimdi anımsamıyorum ama, ona yakın uzunlukta toplantılarımız olmuştu. Bu toplantılarda herşeyi enine boyuna irdeliyoruz ve yalnız üç genel başkan oturup konuşmuyoruz, hangi konular gündemde öncelikli yer tutuyorsa, o konunun uzmanı olan, yetkilisi olan Bakan arkadaşlarımızı, bazen teknokratları, bürokratları da çağırıyoruz ve uzun görüşmeler oluyor. O şekilde de uzlaşma ortamı gelişiyor.

Demokrasinin, hep belirttiğim gibi, kesin bir gereği olan uzlaşım kültürü gitgide yerleşiyor. Özellikle 57’nci Cumhuriyet Hükûmeti döneminde siyasette uzlaşının çok somut örnekleri ortaya çıkmaya başladı. Yalnız Hükûmet’te, Hükûmet ortakları arasında değil, Hükûmet’le Meclis’teki muhalefet arasında da, birçok toplum kesim arasında da bir uzlaşma sürecine giriliyor. Onun için dünkü karar tabiî enine boyuna düşünülmesi gereken bir karardı. Aldığımız kararın olumlu sonuçları ne olabilir, olumsuz sonuçları ne olabilir? Bunlar en ince ayrıntılarına kadar incelendi. Devletin bu konudaki raporları gündeme geldi, onlar incelendi. Başlangıçta bazı görüş ayrılıkları olsa bile bu uzun irdeleme sürecinde o görüş ayrılıkları da aşılmış oldu ve yeni bir uzlaşı örneği verilmiş oldu.

MESUT ERTUGAY: Sayın Ecevit, dün zirve sonrasında basına açıkladığınız metni siz mi yazdınız efendim?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hayır, o da ortak bir çalışmanın ürünü.

MESUT ERTUGAY: Sayın Ecevit, bu Hükûmet’in önündeki ve Türkiye’nin önündeki dönemeç diyelim,
dönüldükten sonra Hükûmetiniz’in önümüzdeki günlerdeki performansı hangi konular üzerinde yoğunlaşacak?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Bu Hükûmet yaklaşık 7 aylık görev süresi içinde yasama alanında çok büyük atılımlar yaptı; 100’ü aşkın yasa değişikliği veya yeni yasa tasarısı, ki bunların da birçoğu reform niteliğinde veya altyapı niteliğinde, Meclis’ten başarıyla ve kısa sürede geçti. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri gece gündüz çalıştılar. Çalışmalarını hiç aksatmadan sürdürdüler. Önümüzde daha Meclis gündeminde yer alması gereken başka önemli yasalar var.

Örneğin bunlardan hemen ele alınması gerekenlerden biri; uluslararası tahkimi kolaylaştırma yolunda yapılmış olan Anayasa değişikliğinin Uyum Yasası: Bunu hazırladık, bugün ben de son imzayı attım ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuyoruz, Meclis tatilden döner dönmez bu öncelikli yerini alacaktır.

Ayrıca, yeni bir Türk Ceza Yasası hazırlandı, yeni bir Türk Medenî Yasası hazırlandı. Bunun gibi daha başka önemli yasalar da Meclis gündeminde öncelikli yerini tutmuş durumda. Onlarla ilgileneceğiz elbette ve Meclis’in bu önümüzdeki aylarda da çok verimli bir çalışma sürecini devam ettireceğine güveniyorum.

Ekonomi, gündemimizde öncelikli bir yer tutuyor. Uzun yılların müzmin yüksek enflasyon sürecinden sonra, enflasyonun normal düzeylere indiği bir süreci başlatmış bulunuyoruz. Bunun ilk belirtileri, biraz önce belirttiğim gibi, ortaya çıkmaya başladı. Örneğin; faizlerde yüzde 50’lerden yüzde 30’lara, 40’lara kadar iniş sürecine girildi. Bu hiç kuşkusuz enflasyonun giderek aşağıya çekilmesini de hızlandıracaktır, kolaylaştıracaktır.

20 küsûr yılın yüksek enflasyonu öyle 1-2 ayda sona ermez tabîi ama, bu yılın ilk yarısı içinde bu sorunu da çözme yolunda somut adımların olumlu sonuçları alınmaya başlayacaktır.

Bu arada Türkiye’de terör yavaşladıkça ve Türkiye’nin uluslararası alandaki saygınlığı arttıkça, örneğin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilâtı’nın toplantısındaki başarımız büyük prestij kazandırmıştır Türkiye’ye. Başka bazı alanlarda attığımız adımlar büyük prestij kazandırmıştır. O arada Türkiye, Avrupa Birliği’nde adaylık statüsünü elde etmiştir. Bütün bunların sonucu olarak Türkiye’ye bir dış sermaye akımı bekliyoruz, bunun umut verici haberleri gelmeye başladı. Bu ayın 27’sinde İsviçre’nin Davos kentinde her yıl yapılan Ekonomik Doruku’nun yeni bir toplantısı olacak, buna beni de çağırdılar ve Türkiye’ye bu önemli toplantının gündeminde önemli bir yer verdiler.

Benim de katılmayı umduğum bu toplantı vesilesiyle pekçok büyük uluslarüstü şirketin temsilcileriyle biraraya gelme, görüş alışverişinde bulunma olanağını elde edeceğiz. Onlara Türkiye’deki yatırım olanakları, yatırımlarda sağlanan kolaylıklar, teşvikler konusunda ayrıntılı bilgi verilecektir.

Davos Toplantısı’nı iyi değerlendirebilirsek, ki çok iyi bir hazırlık yapıyoruz, dış sermayenin ekonomimize katkısında ve yap-işlet-devret uygulamalarının genişlemesinde büyük mesafe alacağımıza inanıyorum.

MESUT ERTUGAY: Sayın Bülent Ecevit, yine idam cezasıyla ilgili bir soru sormak istiyorum size; Liderler Zirvesi’nden çıkan son karar, idam cezasının kaldırılması sürecini nasıl etkiler?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hiçbir şekilde etkilemez, o ayrı bir konudur.

MESUT ERTUGAY: Gündeme gelir mi, bu önümüzdeki 1,5 - 2 yıl içinde?

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Tabiî gündeme gelir. Fakat ertelemeyle bunun ilgisi yok. Erteleme sadece bu idam cezasının infazının bir süre sonraya bırakılması anlamına geliyor. İdam konusu tabîi Türkiye’nin gündeminde öncelikli bir yer tutmaya başladı. Ben bu konuda Demokratik Sol Parti’nin Genel Başkanı olarak rahat konuşabiliyorum. Çünkü benim partim öteden beri ilke olarak idam cezasına karşı. Bunun Öcalan davasıyla ilgili tavrımızla herhangi bir ilgisi yok. İlke olarak karşıyız fakat henüz bu fikre alışamayanlar da var. Fakat idam cezasını uygulamaya devam etmenin bazı ciddî sakıncaları artık görülmeye başlandı. Örneğin Emniyet Teşkilâtımız’ın, İstihbarat Teşkilâtımız’ın büyük özveri ve başarı göstererek başka ülkelerde yakaladıkları veya yakalanmasını sağladıkları birtakım suçluları, bu yüzden Türkiye’ye getiremiyoruz çünkü bunlar, Türkiye’ye iade edilsin dediğimiz vakit, muhatabımız olan Avrupa Devletleri, “Sizde idam cezası var, onun için bu idamlık suç ithamlarıyla karşı karşıya bulunan kimseleri size iade edemiyoruz” diyorlar.

O yüzden de birçok suçla ilgili gerçekler de maalesef karanlıkta kalıyor. Bir Susurluk olayı meselâ hâlâ büyük ölçüde karanlıkta kaldı. Başka birçok olay karanlıkta kaldı. Neden? Çünkü bunların failleri, sanıkları yurtdışına kaçtıklarında orada yakalansalar bile, yine Türkiye’ye gönderilmiyorlar, yahut son haftalarda bir örneği görüldüğü gibi, “Ancak çok hafif bazı suçlarından dolayı bu kimseleri yargılayabilirsiniz” koşuluyla gönderiyorlar. Aynı kimse sayısız cinayete veya devlet soygununa katılmış olsa bile Türkiye’de adaletin pençesinden kurtuluyor. Oysa idam cezası kalkmış olsa, bu engelden de kurtulmuş olacağız. Ama dediğim gibi, dün aldığımız kararla bu konunun doğrudan ilişkisi yoktur.


MESUT ERTUGAY: Sayın Ecevit, yine ülkenin gündemindeki son derece önemli konulardan biri; Cumhurbaşkanlığı seçimi ve bir seçim sürecine de ülke yavaş yavaş giriyor. En azından tartışma bazında giriyor. Sizin bu konuda bir liderler turu yapacağınızı biliyoruz. Geçmişte böyle bir açıklamanız vardı. Bir öneri paketiyle mi gideceksiniz, yoksa yalnızca bir görüş alışverişi mi olacak? 

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hem görüş alışverişi, hem de öneri tabiî. Ben uzun zamandan beri; en az 1 yıl önceden beri Sayın Demirel’in Cumhurbaşkanlığı süresini uzatma olanağını verecek, uzatma şansını sağlayacak bir Anayasa değişikliğinin gerekli olduğunu savunuyorum. Bu 7+7’lik iki dönem Cumhurbaşkanlığı olabilir. 5+5 olabilir, o önemli değil.

Fakat şu sırada Sayın Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı olarak ülkemize yapmakta olduğu hizmetleri sürdürmesinde büyük yarar görüyorum. Özellikle bu Orta Asya Cumhuriyetleri’yle akraba milletlerle, Kafkas Cumhuriyetleri’yle, başka bazı eski Sovyetler Birliği Devletleri’yle bazı Balkan ülkeleriyle ilişkilerimize Sayın Demirel’in çok büyük katkıları oldu. Bütün o ülkelerde âdeta bir doğal lider gibi kabul ediliyor.

Şu sırada o ülkelerle ilişkilerimizi geliştirmemizde büyük fayda var. O ülkelerin kendi aralarındaki ihtilafların çözümünde Türkiye’ye büyük görevler düşüyor ve Sayın Demirel’in de bu görevleri başarıyla yerine getirdiği görüldü. Onun için ben böyle bir yenilemenin doğru olacağını uzun zamandan beri belirtiyordum. Şimdi artık bu konuda bazı somut adımlar atma aşamasına gelmiş bulunuyoruz. Çünkü mayıs ortalarında Cumharbaşkanlığı seçimi yapılacak. Eğer Sayın Demirel’in aday olabilmesini
sağlamamız gerekiyorsa, ki ben ona inanıyorum, o zaman bir Anayasa değişikliği de gerekecek, onun için şimdiden bu konuda düşünmeye, birlikte fikir oluşturmaya ihtiyacımız var.

Bugün Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Sayın Tansu Çiller’in ziyareti sırasında kendisi de bu düşünceyi kabul ettiğini, uygun bulduğunu söyledi. Önümüzdeki birkaç gün içinde Meclis’te temsil edilen diğer partilerin sayın genel başkanlarıyla; yani hem koalisyon ortağımız partilerin genel başkanlarıyla, hem de Fazilet Partisi’nin Genel Başkanı’yla bir görüşme yapacağım ve o görüşmelerde bu konuyu da gündeme getirmeye çalışacağım.

MESUT ERTUGAY: Sayın Bülent Ecevit ana haber bültenimize katıldınız, çok teşekkürler iyi akşamlar diliyoruz.

        
 


KAYNAK: BAŞBAKANLIK İNTERNET SİTESİ
(9.3.2000)
 
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş