|
Başbakan
Ecevit'in "Liderler Turu" sonrası yaptığı açıklama...
(20
OCAK 2000)
Cumhurbaşkanlığı seçimi
konusundaki görüşmelerim tamamlanmış bulunuyor. Bu konuda DYP Genel Başkanı
Sayın Tansu Çiller ile, lütfedip yaptığı ziyaret sırasında görüşmüştüm.
Bugün de Sayın Devlet Bahçeli ile Sayın mesut Yılmaz’la, Sayın Recai Kutan
ile görüştüm
Bu konudaki kişisel düşüncelerimi,
bir yılı aşkın bir süredir dile getiriyordum. Sayın Süleyman Demirel’in
Cumhurbaşkanlığı’nda çok başarılı bir sınav verdiğini ve bir süre daha
bu görevdeki hizmetlerinin devamında ülke yararını gördüğümü belirtiyordum.
Tabiî Sayın Demirel’in bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı’nda kalabilmesi
için bir Anayasa değişikliği yapmak gerekiyor. O nedenle bu süreci daha
fazla uzatamazdık. Durumun aydınlığa kavuşabilmesi, bir Anayasa değişikliği
yapılacaksa ona zaman kalabilmesi için bu temasları şimdiden yapmakta yarar
gördüm.
Şu ana kadar yaptığım görüşmelerin
ışığında edindiğim genel izlenimleri şöyle özetleyebilirim:
Cumhurbaşkanlığı seçiminin
bir kriz nedeni olmaması gerektiğinde bütün parti liderleri birleşiyorlar.
Yine bütün parti liderleri, bir Cumhurbaşkanı’nın iki dönem daha görev
yapma olanağının tanınmasında da görüş birliği içindeler. Sayın Demirel’in
de bu olanaktan yararlanabilmesi gerektiğini kabul ediyorlar. Böylelikle
Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olarak bazı olumlu düşünceler, yapıcı
düşünceler şimdiden dile getirilmiş bulunuyor.
Biraz daha ayrıntı isterseniz;
DYP Genel Başkanı Sayın Tansu Çiller, 7+7 değil, 5+5 yıllık bir Cumhurbaşkanlığı
dönemi; yani, 5’er yıllık iki dönemin uygun olacağını düşünüyor. Sayın
Recai Kutan; 4+4 formülünün daha uygun olacağını düşünüyor. Sayın Çiller,
Sayın Süleyman Demirel’in bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı’nda kalabilmesinde
yarar görüyor. Sayın Mesut Yılmaz da; Sayın Süleyman Demirel’in bir dönem
daha Cumhurbaşkanlığı’nda bir dönem daha kalabilmesi için uygun bir formül
bulunabileceğini düşünüyor. Sayın Devlet Bahçeli, konuyu derhal Partisi’nin
Başkanlık Divanı’na götüreceğini belirtti. Ben Sayın demirel’in görevinin
bir süre daha uzatılmasının gerekçelerinden biri olarak; bölgemiz ülkelerinde
kendisinin çok büyük hizmetler verdiğini, birçok itilafların, anlaşmazlıkların
çözümüne katkıda bulunduğunu ve bütün bu bölgede Orta Asya’dan başlayıp,
Balkanlar’a kadar giden bölgede adeta bir ortak manevî lider konumuna geldiğini
söylemiştim. Genellikle bu izlenimin doğru olduğunun kabul gördüğüne inanıyorum.
Nitekim Sayın Bahçeli açıkça Sayın Demirel’in bölgemizdeki etkisinin doğru
olduğunu ifade etti. Tabii kesin bir sonuç henüz belli değil, fakat zannederim
bu konuda bir görüş birliği sağlama olanağı bir hayli yüksek durumda. Cumhurbaşkanlığı
seçiminin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum ve bütün partilerin son aylarda
ortaya koydukları uzlaşı ortamı, uzlaşı kültürü içinde çok sağlıklı bir
seçim yapılmasının sağlanabileceğine inanıyorum.
Bugün bir sevindirici olay
daha oldu; Yunanistan Dışişleri Bakanı ile bizim Dışişleri Bakanımız’ın,
Sayın Papandreu ve Sayın Cem’in imzaladıkları anlaşmalar, iki komşu ve
müttefik ülkenin işbirliğini geliştirme bakımından çok ileri bir adım oluşturuyor.
Bildiğiniz gibi dört önemli anlaşma imzalandı. Yakında çifte vergilendirmeye
son verilmesi konusunda da bir protokol için anlaşmaya varılabileceğini
umuyorum. Genellikle iki komşu ülke arasında yapıcı bir diyalog ortamının
oluşması son derece de sevindiricidir. Bir süre sonra aramızdaki temel
sorunların da, bir diyalog ortamı ve süreci içinde ele alınabileceği ve
hatta çözüme ulaştırılabileceği umudunu taşıyorum, bu vesile ile yunanistan
Başbakan’ı Sayın Simitis’i de resmen Türkiye’ye davet etmiş durumdayız.
Ekonomi ile ilgili olarak
kısaca bazı bilgiler vermek istiyorum. Akaryakıt üzerindeki vergilerin
oransal vergiden, maktu vergiye çevirilmesi için bir yasa değişikliği hazırladık.
Bu önümüzdeki bir iki gün içinde Bakanlar Kurulu Üyeleri’nin imzalarına
sunulacaktır. Akaryakıt üzerindeki oransal vergiler devlet gelirlerini
yükseltiyor ama halka akaryakıt fiyatları arttıkça aşırı yük getiriyor.
Halkın bu yükten kurtulabilmesi için oransal vergiyi, maktu vergiye çevirmenin
uygun ve adaletli olacağını düşündük. Ayrıca enflasyona karşı kararlı bir
mücadele yürütülürken, kamu kuruluşlarının yapacakları zamlarda ölçüyü
kaçırmamaları gerektiğine inanıyoruz. Devlet eğer buna gereken özeni ve
dikkati göstermezse, özel sektör de vaad ettiği katkıları yapamayabilir.
Kamu kesiminin akaryakıta zam kararını değerlendirerek ve tabiî dünyadaki
fiyat hareketleri göz önünde tutularak zam oranı; benzinde yüzde 10’dan
yüzde 3’e, gazyağında ise yüzde 5.1’den 2.5’e indirildi.
Bu arada Anayasa’da yapmış
olduğumuz değişiklik ile uyumlu olarak bildiğiniz gibi bir Tahkim Yasası
tasarısı hazırlanmıştı. Meclis bu tasarının biran önce görüşülmesi isteğimizi
uygun buldu. Bildiğiniz gibi kısa sürede tasarı komisyondan çıktı ve muhtemelen
bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülecektir ve umarım ki olumlu
bir sonuca bağlanacaktır.
Bu arada tabiî çok önemli
bir gelişme, Hizbullah terör örgütüne yönelik operasyonlar hızla yürümektedir
ve beklenenin ötesinde sonuçlar vermektedir. Bu kuruluşun azılı bir cinayet
örgütü olduğu anlaşılmıştır. Bütün kamuoyu buna karşı isyan etmektedir.
Bizim Hizbullah terör örgütüne yönelik operasyonlarımız, tamamen kendi
Emniyet Teşkilatımız’ın istihbaratına dayanmaktadır. Bunu gazetelerde çıkan
bazı haberler bağlamında belirtme gereğini duyuyorum. Biz birçok bölge
ülkesiyle olduğu gibi İsrail’le de istihbarat alış verişi yapıyoruz bu
çok doğaldır, bütün dünyada yaygın bir uygulamadır. Fakat Türkiye’deki
Hizbullah örgütünün cinayetleriyle ilgili olarak İsrail’den alınan herhangi
bir istihbarata dayanmış değiliz tamamen kendi Emniyet Teşkilatımız’ın
yaptığı istihbarata, hem Güneydoğu’da hem İstanbul’da, Ankara’da ve başka
illerde yaptığı istihbarata dayanarak bu başarılı operasyon gerçekleştirilmiştir.
Bu konuda Emniyet Teşkilatımız’ın çok büyük bir hizmeti olmuştur. Onun
için bütün Emniyet Teşkilatımız’ı kutluyorum. Bildiğiniz gibi İstanbul’a
kaçırılan işadamlarımızın takibi sonucunda örgüt evinin yerini emniyetimiz
belirledi ve yapılan operasyon sonucunda 10 yurttaşımızın cesetini buldu.
Ayrıca Ankara’da bildiğiniz gibi 3 yurttaşımızın ceseti bulunmuş durumda.
Çalışmalar aralıksız olarak ve çok yaygın bir biçimde sürdürülüyor ve Hizbullah
örgütünün, bu cinayet örgütünün kaynağının tamamen kurutulması için gereken
süre boyunca bu operasyon devam edecektir.
SORULAR-CEVAPLAR
SORU: Cumhurbaşkanlığı seçimi
konusunda bundan sonra hangi yol izlenecek?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Genel
eğilimler, bir süre daha görevin uzatılabilmesi yönünde olduğu için bir
Anayasa değişikliği yapılacaktır. Onun için de yeterli zaman vardır.
SORU: Efendim Sayın Bahçeli
size ne zaman cevap verecek?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Bugün
görüştüm kendisiyle eminim ki geciktirmeden verecektir.
SORU: Sayın Başbakan üzerinde
çalıştığınız formül gerçekleşmezse başka bir alternatif var mı?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hayır
şu anda gerçekleştirmekte yarar gördüğümüz seçenek üzerinde çalışıyoruz.
Olumsuz bir olasılık üzerinde durmuyoruz.
SORU: Sayın Mesut Yılmaz’ın,
Sayın Demirel’in bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı’nda kalması yönünde görüş
bildirdiğini beyan ettiniz, bu konuda bir süre önerisi oldu mu?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Değişik
öneriler var, 7+7 üzerinde pek durulmuyor. 5+5, 4+4 veya sürenin, bir süre
daha uzatılarak 10 yıla ulaştırılması gibi değişik seçenekler dile getiriliyor.
Bu önümüzdeki günlerde yapacağımız diyalog sürecinde daha kesin bir sonuca
bağlanacaktır.
SORU: Sayın Yılmaz’ın bu
konuda bir önerisi var mı?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Şu
sırada hiçbir Genel Başkan bağlayıcı ayrıntıya girmek istemiyorum. Fakat
dediğim gibi değişik seçenekler var,önemli olan iki dönem hizmet yapabilme
olanağının Cumhurbaşkanlarına tanınması ve bu bağlamda Sayın Demirel’in
de bir görevde kalmasına genellikle sıcak bakıldığı izleniminin edinilmiş
olması.
SORU: Efendim, bu Anayasa
değişikliği konusunda halk seçsin yönünde istekler var, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Evet
onu da konuştuk. O konuda bildiğiniz gibi Fazilet Partisi ile Doğru Yol
Partisi’nin eğilimleri vardı, yani Cumhurbaşkanı doğrudan halk tarafından
seçilsin eğilimi vardı. Fakat bundan sonuç alınamayacağını gördükleri için
ısrarlı değiller. Diğer seçenekler üzerinde de demokratik bir yaklaşımla
durmayı kabul ediyorlar.
SORU: Sayın Mesut Yılmaz,
Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan çıkarılarak başka bir cezaevine nakledilmesini
ve ona tanınan ayrıcalıkların kaldırılmasını istiyor, sizin bu konudaki
düşünceniz nedir?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hayır,
bu konuda Sayın Mesut Yılmaz’ın neler söylediğini ayrıntıları ile bilmiyorum.
Fakat bu konuya hiç girilmedi aramızda.
SORU: Sayın Başbakan, bir
Anayasa değişikliği olacaksa görev süresinin uzatılması konusunda hiç kuşku
yok ki MHP’nin tavrı çok önemli. Bugün Sayın Bahçeli’nin konuyu Başkanlık
Divanı’na götüreceni söylediniz. Acaba konuşmanız sırasında herhangi bir
niyet hissettiniz mi?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hayır,
ayrıntıya da girmedim. Çünkü kendisi hakkıdır, gerekli gördüğüne göre,
Başkanlık Divanı’nda konuyu görüşecektir, görüşmeden önce de kişisel düşünce
açıklaması beklenemezdi. Fakat Sayın Demirel’in, bölgemizdeki etkisi ve
etkinliği konusunda benim gözlemlerime Sayın Bahçeli’nin de katıldığını
gördüm.
SORU: Efendim bugün Cumhurbaşkanı
ile görüşeceksiniz, bu temaslar hakkında kendisine bilgi verecek misiniz?
Daha önce bu konuyu kendisiyle görüştünüz mü, tepkisi ya da eğilimi ne
yönde?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Tabiî
bilgi vereceğim. Açıklamıştım zaten bu konuda girişimde bulunma eğiliminde
bulunduğumu. Sayın Demirel’den herhangi bir istek gelmediğini de belirtmiştim.
Fakat kendisinin de onayını alarak bu girişimde bulunuyoruz.
SORU: İkinci bir tur yapacak
mısınız?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Gerek
olabilir.
SORU: Sayın Mesut Yımaz’ın
da aday olabileceği söyleniyor...
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hayır
kendisi öyle bir niyet belirtmedi.
SORU: Sayın Başbakan MHP’den
olumsuz bir cevap gelirse ısrarlı olur musunuz?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hayır
ben şimdi olumsuz varsayımları düşünemem. O ayrıntılara girmeyim hiçbir
partiyi bağlamam doğru olmaz. Dediğim gibi değişik seçenekler üzerinde
duruluyor yani ilke olarak genel anlamda bir uzlaşı çözümünün ortaya çıkabileceği
anlaşılıyor. Bu uzlaşıyı zorlaştarak herhangi bir düşünce de söylemem tabiî
doğru olmaz. Ama önümüzdeki haftalarda durum daha belirginleşecektir buna
inanıyorum.
Teşekkür ederim.
KAYNAK:
BAŞBAKANLIK İNTERNET SİTESİ
(21.3.2000)
  |