Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER 
İlgili Sayfalar
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMALARI
ECEVİT'İN AÇIKLAMALARI

Başbakan Ecevit'in "Liderler Turu" ile ilgili olarak gazetelerde yer alan yorumlar... 
 

Top ikinci kez Bahçeli'nin sahasında

Sedat ERGİN - HÜRRİYET - 21.1.2000

Başbakan Bülent Ecevit'in başlattığı liderler turu ile birlikte Türkiye dünden itibaren cumhurbaşkanlığı seçimi menziline girmiş bulunuyor.

Ecevit, dünkü temaslarından sonra bu girişiminin başarı şansı konusunda kamuoyuna oldukça iyimser bir izlenim yansıtmış bulunuyor.

Dünkü açıklamadan yola çıkarsak, Süleyman Demirel'in görev süresinin uzaması konusundaki tutumlarını en belirgin şekilde ortaya koyan iki liderin Başbakan Ecevit ve DYP Lideri Tansu Çiller olduğu söylenebilir.

ANAP Lideri Mesut Yılmaz, Demirel'in görevinin ‘‘bir süre daha uzatılmasına sıcak baktığını’’ söylemekle birlikte, anlaşılan yalnızca 3 yıllık bir süre artırımına taraf gözüküyor. 

Daha önemlisi, Yılmaz'ın bugüne kadar Türk kamuoyu karşısında Demirel'in görev süresinin uzatılması konusunda Ecevit ve Çiller ölçüsünde kendisini bağlayıcı kuvvetli bir taahhütte bulunmaktan kaçınmış olmasıdır.

Bu gönülsüzlük hali, Yılmaz'ın atacağı adıma karar vermeden önce havanın biraz daha netleşmesini bekleyip görme hesabıyla izah edilebilir. 

Yine de en azından ilk aşamada, Yılmaz'ın Ecevit'in bu girişimine ciddi bir engellemede bulunmasını beklemek isabetli olmaz.

Bunun nedeni, Ecevit ile Yılmaz arasında 1997 yılından bu yana centilmence ve uyumlu bir şekilde yürüyen özel ilişkide yatıyor.

Yılmaz'ın Ecevit'i ortada bırakması, bu özel ilişkinin ruhuna aykırı bir durum yaratır. Bunun tek istisnası, ANAP grubunun gizli oylamada Demirel'i engellemeye gitmesi olabilir. 

Aslında dünkü açıklamalarla birlikte cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin denklemde kilit konuma gelen siyasi aktör MHP lideri Devlet Bahçeli'dir.

Çünkü Meclis'te yaklaşık 306'lık bir blok oluşturabilecek olan muhtemel bir DSP-ANAP-DYP ittifakı, gerek Anayasa değişikliğinde, gerek Demirel'in ilk iki turda seçiminde gerekli olan 367 sayısına ulaşabilmek için MHP'nin (127) desteğine ihtiyaç duyacaktır.

Bahçeli, nasıl Öcalan kararında son sözü söyleyen aktör olduysa, bu kez de cumhurbakanlığı seçiminde aynı stratejik konumu kazanmış bulunuyor.

Gelgelelim, Bahçeli, bugüne dek Demirel'in görev süresinin uzaması konusunda hiçbir şekilde kendisini bağlamış değil.

MHP Lideri, Cumhurbaşkanı'nın görevi yürütüş şekli hakkında övücü ifadeler kullanmış olmakla birlikte, iş süre uzatımına geldiğinde kartlarını sonuna kadar elinde tutmak isteyen bir tutum izledi.

Ayrıca, Demirel'in YÖK Başkanı Prof. Kemal Gürüz'ün görev süresini uzatması üzerine Bahçeli'nin Demirel'i açıkça eleştirmiş olması da bir faktör olarak hesaba katılmalı.

Bahçeli, dün yaptığı manevrayla, bir taraftan Demirel'e kısmen sıcak bir bakış yansıtırken, diğer yandan topu partisinin yetkili kurullarına atarak kartlarını yine kapalı tutmuş oldu.

Burada Bahçeli'nin karşılaşacağı bir güçlük, partisinden Demirel'in ismine gelecek itirazlardır.

İkinci güçlük, bu girişimin Öcalan kararının hemen ertesine rastlamış olmasıdır. Bu durumda, MHP'nin hep kendisine dayatılan çözümleri onaylayan bir parti konumuna düştüğü şeklindeki eleştiri ve yakınmalar artabilir.

Ancak Bahçeli, adımlarını ayarlarken Türkiye'nin yakaladığı istikrar havasının sekteye uğratılmaması gereğini de dikkate almak durumundadır.


Cumhurbaşkanlığı seçimi

Fikret BİLA - MİLLİYET  - 21.1.2000

       Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in bir kez daha seçilmesine olanak sağlayacak Anayasa değişikliği için liderlerle ilk tur görüşmesini dün yaptı.
       Başbakan Ecevit, Demirel'in yeniden seçilmesi konusunda samimi.
       Bu düşüncesini yaşama geçirmek için öncelikle koalisyon ortaklarıyla uzlaşmaya varması gerekiyor.
       Bu uzlaşma sağlanmış durumda mı?
       Ecevit, bu sorumuzu dünkü görüşmemizde "kesin sonuç henüz belli değil" biçiminde yanıtlıyor.
       Liderlerin, Demirel formülüne bakışları nasıl?
       Başbakan, bu sorunun yanıtını çok dikkatli bir üslupla şöyle veriyor:
       - Sayın Çiller, Sayın Demirel'in bir daha seçilmesini uygun buluyor. Sayın Yılmaz, Sayın Demirel'in bir kez daha seçilmesi için bir formül bulunabileceğini söylüyor. Sayın Bahçeli, konuyu Başkanlık Divanı'na götüreceğini söylüyor. Ben, Sayın Demirel'in bütün bölgede bir manevi lider konumuna geldiğini ifade ediyorum. Sayın Bahçeli de bunun doğru olduğunu söylüyor. Sayın Kutan, (4 artı 4) formülünü öneriyor.
       * * *
       ECEVİT'in bu sözlerinde üzerinde durulması gereken iki nokta, MHP lideri Bahçeli ve ANAP lideri Yılmaz'ın yaklaşımlarıdır. ANAP lideri Yılmaz, DYP lideri Çiller gibi, "Demirel yeniden seçilmelidir" dememiş, "bir formül bulunabilir" demiş. Bu nüans gibi görünen fark, önemli olabilir.
       Ecevit'in "3 yıl önerenler de var" sözleri, Yılmaz'ın bu görüşünü de koruduğuna işaret sayılabilir. Bahçeli'nin ise konuyu Başkanlık Divanı'na götürerek zaman kazanmak istediği anlaşılıyor. Bahçeli, Ecevit'le yaptığı görüşmede de kendini bağlamış görünmüyor.
       Şimdilik görünen şu:
       Liderler Cumhurbaşkanı'nın iki kez seçilmesi konusunda görüş birliği içindeler. Ancak bu henüz Demirel'in iki kez seçilmesi anlamına gelmiyor.
       * * *
       ECEVİT'in liderlerle yaptığı ilk tur görüşmeleri sonucunda, referandumsuz Anayasa değişikliği için gerekli olan 367 oy ortaya çıkmış durumda mı?
       Bunu söylemek zor.
       Başbakan'ın Demirel'le görüştükten bir süre sonra, liderlerle ikinci bir tur görüşme yapması olasılığı yüksek. Durumun daha da netleşmesi için buna gereksinim olduğu anlışılıyor.
       Ayrıca, bugüne kadar "Benim bir talebim yok" diyen Cumhurbaşkanı Demirel'in tavrı da belirleyici olacaktır.
       Anayasa değişikliğinin referandum aralığında bir oyla Meclis'ten geçmesi olasılığı liderleri düşündüren bir husustur.
       Böyle bir zorunluluğun, "Demirel'i oylama, referandumu başkanlık seçimine dönüştürme" niteliğine bürünmesi liderlerin arzu etmediği bir durum.
       "Kişi ve süre pazarlığı" sürecek gibi...
       Birinci tur sonucunda henüz tünelin ucu görünmüş değil.



 

Ecevit, Demirel formülü için destek arayışında

Bilal ÇETİN  - RADİKAL - 21.1.2000
Şu anda garanti olan matematiksel destek, 221 oy. Fakat Anayasa değişikliği için en az 367 oy gerekiyor
Seçim sürecinin başlamasına yaklaşık üç aylık bir süre olmasına rağmen cumhurbaşkanlığı seçiminin krizsiz atlatılması için şimdiden yoğun bir siyasi trafik başlamış durumda. Tansu Çiller'in Anayasa değişikliği atağının ardından dün de Başbakan Bülent Ecevit hızlı bir liderler turu gerçekleştirdi. Başbakan Ecevit'in niyeti ve isteği öteden beri belli: Bir dönem daha Demirel...
"Birincisi Sayın Demirel bu dönemde çok başarılı bir sınav verdi" diyor Ecevit. İkinci önemli gerekçesi de bu seçimi krizsiz, kazasız belasız atlatabilmek. Aslında Ecevit dün değil, aylar öncesinden beri bu seçimi krizsiz atlatmanın tek yolunun şimdiki Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile bir dönem daha devam etmekten geçtiğini görüyordu ve hesaplarını ona göre yapıyordu. Dünkü girişiminin de ana konusu Demirel'e bir dönem daha cumhurbaşkanlığı olanağı sağlamanın yolunu açmaktı Ecevit'in.
Ecevit'in önerdiği Demirel formülüne FP dışında bugüne kadar hiçbir parti çok net karşı tavır göstermedi. FP'de de Genel Başkan Recai Kutan'dan çok partinin diğer yöneticileri ve milletvekilleri tepki gösteriyor Demirel formülüne. Diğer partilerin genel başkanlarından Demirel formülüne karşı negatif bir tutum yok. Ancak açık bir destek de gelmiyor. Onun için dün Ecevit liderlerin kafalarının arkasındaki düşünceyi, alternatif bir formülleri olup olmadığını çözmeye çalıştı. Tansu Çiller geçen hafta yapılan görüşmede, Anayasa'yı değiştirerek bir kişinin 5'er yıllık iki dönem cumhurbaşkanı seçilebilmesine olanak sağlayacak bir formülü ve bu çerçevede Demirel'e de adaylık yolunun açılmasına destek olacaklarını açıkladı.

Gereken 367, elde var 221
DSP de öteden beri bu görüşü savunduğuna göre şu anda garanti olan matematiksel destek, 221 oy. Fakat, Anayasa değişikliği için en az 367 milletvekilinin oyuna ihtiyaç var.
Yine Ecevit'in dünkü açıklamasına bakılırsa ANAP lideri Mesut Yılmaz da beşer yıllık iki dönem ve Demirel formülüne soğuk değil. Ancak, Yılmaz, Demirel'in ikinci dönemdeki görev süresinin 5 yıl değil, toplam 10 yıllık süreyi tamamlaması için gereken 3 yıl olarak belirlenmesi önerisini getiriyor. Böylelikle bu Meclis görev süresini tamamladığında Demirel'in de süresi dolacak ve bundan sonraki genel seçimlerle oluşacak yeni Meclis yeni cumhurbaşkanını da seçecek. Böylelikle Meclis'lerin görev süresi ile cumhurbaşkanlarının görev süresi arasında da paralellik sağlanıyor. 
FP Genel Başkanı Recai Kutan'ın önerdiği 4 artı 4 formülü de bu yönde düşünülmüş bir formül. Ancak Yılmaz, Demirel'e 3 veya 5 yıllık bir ikinci dönemin önünü açmayı kabul ederken, FP en azından şimdilik Demirel'e sıcak bakmıyor. 
Bu nedenle Demirel formülünün hayata geçirilebilmesi için MHP, anahtar konumda. Çünkü bugün itibariyle FP'nin Demirel'e destek verme ihtimali zayıf olduğundan Anayasa değişikliği için gerekli 367 oyu bulabilmek ancak MHP'nin tam desteğine bağlı. 
Şu anda DSP (136), DYP (85) ve ANAP'ın (85) milletvekili sayıları toplamı 306'da kalıyor. Oysa Anayasa değişikliği için en az 367 oy gerekiyor. Ki ayrıca yapılacak bir gizli oylamada genel başkanlar 'evet' dese bile milletvekillerinin tamamının Demirel formülü yönünde oy kullanıp kullanmayacakları da meçhul. O nedenle MHP'nin desteğine ihtiyaç var. O durumda bile gizli oylamadan ne çıkacağını kestirebilmek zor.
Örneğin, dün Ecevit'in açıkladığına göre Yılmaz, Anayasa değişikliğine ve Demirel'e 3 veya 5 yıllık bir dönem daha seçilme hakkı verilmesine sıcak. Ancak ANAP'ta Yılmaz'a çok yakın bazı milletvekillerinin tutumları ise çok farklı. ANAP kurmayları, Demirel formülüne karşı oldukları gibi, bu aşamada bir Anayasa değişikliğine de şiddetle karşı çıkıyorlar. Onların gönlünde yatan genel başkanları Yılmaz'a Çankaya yolunu açacak bir formül bulabilmek. Zaten o nedenle de sık sık '276'yı bulmak mı daha kolay, 367'yi mi?' diye soruyorlar.
Aynı şekilde Demirel'e karşı MHP'de de belli bir muhalefet var. Bahçeli de dünkü görüşmede Ecevit'e net bir yanıt vermiyor, "Konuyu partimin başkanlık divanında değerlendireceğiz" diyor. Şimdi MHP Başkanlık Divanı'ndan ne yönde bir karar çıkacak? Bu karar olumlu çıksa bile gizli oylamada MHP milletvekilleri Demirel için yapılacak bu Anayasa değişikliğinin lehinde oy verecekler mi vermeyecekler mi, o da belli değil.
Onun için Ecevit her ne kadar "Umutluyum" dese de Demirel formülünü Meclis'ten geçirebilmek çok da kolay gözükmüyor.


(21.3.2000)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş