Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER 
İlgili Sayfalar
GÜN GÜN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMALARI

RADİKAL GAZETESİ  - İSMET BERKAN -  20 ŞUBAT 2000
 


"GÜNİZ SOKAĞA SIĞMAM"

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'den, çok yakın bir dostuna: Çankaya'da düzgün iş yaptım. Güniz Sokak'taki evime dönerim, ama oraya sığmam!

Çankaya'dan sonra
Demirel Çankaya'dan inerse ne yapacak? Bu soruya hep, "Görev süremi layıkıyla doldurmayı düşünüyorum" yanıtı veren Demirel, önceki gün Güniz Sokak'a döneceğini söyledi. Zaten kimse Demirel'in çiçek bakarak yaşayacağını düşünmüyor.
'Ne dediği belli'
Son sözlerin anlamını Demirel'in yakın bir dostuna sordum. İşte yanıt: "Ne dediği belli. 'Köşk'te düzgün iş yaptım. Ne borcum, ne alacağım var. Güniz Sokak'taki eve dönerim. Ama o eve sığmam.' Söylediği budur."

Demirel nereye gidecek?


Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, önceki gün Zagreb'e giderken gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Sorulardan biri şuydu: "Seçilemezseniz Ankara'da mı, Isparta'da mı, yoksa İstanbul'da mı oturacaksınız?"
Cumhurbaşkanı bu soruyu şöyle yanıtladı: "Bizim muhitimiz Ankara'dır."

Soru: "Öyleyse Güniz Sokak'ta siyasete devam mı edeceksiniz?"
Cevap:"Biz ülkeye hizmet için varız. Ülkeye hizmet etmenin çeşitli yolları vardır."

Yer Ankara, ODTÜ Kongre Merkezi. CNN Türk için hazırlanan İnönü Belgeseli'nin tanıtım töreninde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İsmet Paşa'nın kızı Özden Toker'e kendisini paşayla birlikte gösteren bir fotoğraf armağan ediyor.

Tören sonrası kokteylde Özden Toker, Demirel'e fotoğraf için teşekkür ediyor, "Sizin arşivinizde başka resimler de vardır" diyor. Demirel cevap veriyor: "Evet var. Arşiv çok düzenli. Şimdi onları Isparta'ya göndereceğim."

Yine aynı tören sonrası kokteyli. CNN Türk Genel Müdürü Taha Akyol, Demirel'e belgeseli beğenip beğenmediğini soruyor, Demirel "Çok beğendim" diyor. Taha Akyol atılıyor: "O zaman bize söz verir misiniz sizin belgeselinizi de biz yapalım?" Demirel'den cevap: "Dur bakalım sen de beni belgesellik yaptın."

Bundan aylar önce gazetelerde Hacı Ali Demirel'in bir demeci çıktı: "Süleyman Demirel için Isparta'da anıt mezar yapacağız."
Sonra bu konudan bir daha hiç söz edilmedi. Acaba Demirel kardeşine kızmış mıydı?
Arada bir Isparta'da, eski Amerikan başkanlarının yaptığı gibi bir merkez ve kütüphane kurulacağı haberleri beliriyor ve kayboluyor. Acaba Demirel'in arşivini oraya göndermek istemesi de bundan mı?
Neredeyse iki yıldan beri pek çok kişinin zihnini meşgul eden bir soru var: Demirel Çankaya'dan inerse ne yapacak?

Bir seferinde, daha Ecevit'in bir dönem daha cumhurbaşkanlığı önerisi ortada yokken Demirel'e bu soruyu ben de sormuştum. Demirel bana da, daha sonra aynı soruyu değişik biçimlerde soracak diğer meslektaşlarıma da hep aynı cevabı verdi: "Ben burada görev süremi layıkıyla tamamlamaya çalışıyorum."

Demirel'in Ankara'da bir 'karargâh evi' var, meşhur Güniz Sokak'taki ev. İstanbul'da biri içinde 17 Ağustos depremini ve o gecenin hatıralarını yaşadığı Ulus semtindeki ev, biri de epeydir hiç kullanmadığı Tuzla'da deniz kenarındaki yazlık ev olmak üzere iki evi daha var. Elbette ailenin Isparta'da da evi bulunuyor.
Herhalde kimse 17 Mayıs günü Demirel Köşk'ten indikten sonra bahçesinde çiçek bakımıyla ilgileneceğini düşünmüyor. Demirel bunca yıldır yaptığını bugün değiştirecek değil. Gündelik olaylarla ilgilenmeye, gerekirse bu konularda demeçler vermeye devam edecekti.

Gazetecilerin merak ettiği bir başka şey, acaba Demirel yakın dostlarıyla, teklifsiz ve güvenerek konuştuğu arkadaşlarıyla sohbetlerinde bu konuya, yani geleceğiyle ilgili konulara hiç değiniyor muydu?
Yakın dostları, güvendiği arkadaşları yakın zamana kadar hep "Hayır, bu konulardan tek kelimeyle bile söz etmiyor" dediler. Zaten Demirel'in en güvendiği insanla bile 'Bir gün bu sözlerim basına nasıl olsa yansır' diye düşünerek konuştuğu da biliniyor.

Sadece bir kez Demirel'in bugün Demokrat Türkiye Partisi'nde görev yapan bir dostuna, "Bir parti lazım" dediği bizlere kadar ulaştı. Ama bu sözün üstünde de o kadar durulmadı.

Dün öğlen saatlerinde Demirel'in bir yakın dostuyla sohbet ediyorum. Arada bir Çankaya Köşkü'nde Demirel ailesiyle akşam yemeğine kalan, sık sık Cumhurbaşkanı'yla konuşan, gerçekten yakın bir dost.
Ona, Demirel'in "Güniz Sokak'a dönerim" sözlerini soruyorum, "Ne demek istiyor?"

Aslında ikimiz de biliyoruz Demirel'in ne demek istediğini. Demirel bu cümleyi özenle seçti, gerekirse "Ne yani orası benim evim, sokakta mı kalacağım" demek için cümleyi böyle kurdu. Ama cümle aynı zamanda 'siyasetten uzak kalmam' anlamına da geliyor.

"Bak" diyor Demirel'in yakın dostu, "Baba'nın ne dediği belli. Bugüne kadar da aynı şeyi söyledi. 'Çankaya'da düzgün iş yaptım. Kimseye borcum yok, kimseden alacağım yok. Herkesle helalleştim. Güniz Sokak'taki eve dönerim. Ama o eve de sığmam.' Bana söylediği budur. Sen ne anlarsan anla."

Siz ne anlıyorsunuz, 'Güniz Sokak'a sığmam' sözünden? Evin çok küçük olduğunu, odaların yetmediğini mi? İsmet Paşa'nın deyimiyle, 'Güldürmeyin beni!'
 


(10.4.2000)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş