Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
PARTİ PROGRAMI
PARTİLER VE PROGRAMLARI
TÜRKİYE'DE SEÇİMLER

DSP SEÇİM BİLDİRGESİ
2002
Demokratik Sol Parti (DSP), 3 Kasım 2002 Milletvekili Erken Genel Seçimleri'ne ilişkin "Seçim Bildirgesi"ni, DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit 14 Eylül 2002'de düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.

"Sessiz Devrim" başlığıyla yayınlanan seçim bildirgesi, 189 sayfadan oluşuyor.
 

(Seçim Bildirgesi, 9 web sayfası halinde yayına konulmuştur)
 
DSP Seçim Bildirgesi'nin "Ulusal Sol’un adı Demokratik Sol" başlıklı birinci bölümü şöyle: (1)

SESSİZ DEVRİM

DSP’nin Ülke Sorunlarına

YAKLAŞIMLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Demokratik Sol Parti
2002 Seçim Bildirgesi

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Ulusu denir.
Mustafa Kemal Atatürk

Ulusalcı Demokratik Sol Atatürk’ün yoludur.
Bülent Ecevit
 

I. Ulusal Sol’un adı Demokratik Sol

Demokratik Sol Parti Halkın Özlemlerinden Doğdu

Bu özlemler; emeğin hakkını gözetirken girişimciliği özendiren, köylüyü göçe zorlamadan yerinde kalkındırıp sınaileştirmeyi amaçlayan, “pazar ekonomisi”ni işletirken pazarda tekellerin, kartellerin egemenliklerinin kırılmasını isteyen, vurgunu önlerken dürüstlüğü ödüllendirmeye çalışan, ekonomiyi dünyaya açarken bağımsızlığın güçlendirilmesini isteyen, çoğulculuğu desteklerken ulusal birliği pekiştirmeyi amaçlayan, laikliği ödünsüz korurken inançlara saygıyı koruyan insanların özlemleriydi.

Bu özlemleri gerçekleştirmek isteyenler siyasete ve yönetime etkili ve dengeli katılımlarıyla demokrasiye gerçeklik kazandırmak istediler. Bu çabaların sonucunda da Demokratik Sol Parti doğdu.

Demokratik Sol, yeni ve çağdaş solun, ithal malı değil yerli solun, yani “ulusal solu”n adı oldu ve gelişti. Ulusal birliği pekiştirdi, laik Cumhuriyeti sağlamlaştırdı, toplumsal değerlerdeki yozlaşmanın önüne geçmeye çalıştı.

Böylece solda sağlıklı birlik Demokratik Sol Parti’nin çağdaş doğrultusunda ve tutarlı yapısında gerçekleşmeye başladı.

Geçmişin Olumsuzluklarının Giderilmesi ve Sağlıklı Bir Ekonomik Yapı İçin Bedel Ödemeyi Göze Aldık

Ülkemizde uzun yıllardan beri uygulanan politikaların yarattığı ekonomik krizin boyutları uluslararası kuruluşların desteğini zorunlu kıldı.

Bu programların kısa vadeli sonuçları bazı sıkıntıları da beraberinde getiriyordu ve toplumun her kesiminin özverisini gerektiriyordu.

Bu bedele, ekonomik istikrarın sağlanması ve geleceğin kurtarılması adına katlanıldı.

Ancak temel amaç, istikrarın sağlanmasından sonra ülkenin üretim kapasitesinin harekete geçirilerek ekonomik büyümenin sosyal adalet içinde sağlanması, işsizliğin giderilmesi, sağlıklı bir yatırım ortamının kurulması idi.

Ekonomik programların halkı rahatlatacak sonuçlarının alınması sürecine girildiği bir sırada seçimlere yaklaşık iki yıl kala ülkemiz bir baskın erken seçime zorlandı. Demokratik Sol Parti, yıllardan beri yaratılan istikrarsızlığın giderilmesi için katlanılmak zorunda kalınan bedelin faturası ile karşı karşıya bırakılmak istenildi.

DSP ve Ecevit; Neyin Engeli Olarak Görüldü?

Ekonomik istikrar adına katlanılan özverilerin sonuna gelinip yeni bir yatırım ortamına geçilirken sağlanılan kaynakların bölüşümünde DSP bazı çevrelerce bir engel olarak görüldü.

DSP, bu kaynakların toplum katmanları arasında hakça dağıtılmasını, kalkınmanın ve gelişmenin dengeli bir biçimde gerçekleştirilmesini amaçlıyordu.

Oysa bazı kesimler, yaratılan kaynakların tamamının kendilerine aktarılmasını amaçlıyorlardı. Sınırlı da olsa başka kesimlere aktarılacak kaynakların yaratacağı olumlu etkinin de DSP’ye değil, çıkarları dolayısıyla destekledikleri başka partilere yansımasını istiyorlardı.

Böylece yarattıkları istikrarsızlıktan ülkeyi kurtarmak için katlanılan özverinin toplumda yarattığı tepkilerin bedeli DSP tarafından ödenecek, yeni ortamın kazanımlarından ise belli kesimlerin yararlanması sağlanırken, yaratılan iyimserliğin getirisi başka siyasal partilerin olacaktı.

DSP’ye Karşı Komplo

Yapısal reformlar meyvesini vermeye başlarken, yapılan düzenlemelerden çıkarı bozulan güç odakları, emellerine ulaşmak için önce DSP’yi ele geçirmek ve Ecevit’siz Hükümet formülünü devreye sokmak istediler. Bu planlarını uygulayamayınca da parti grubumuzu böldüler. Ama Ecevit’siz ve DSP’siz hükümet amacına ulaşamadılar.
Grubumuzdaki bölünmeye karşın örgütümüz dimdik ayakta kaldı. Örgütümüz üzerindeki oyunlarından sonuç alamayınca da yapay anketlerle partimize yönelik halk desteğinin önünü kesmeye çalıştılar. Fakat her oyun geri tepiyor ve tepecektir.

Bu arada, başta Kıbrıs olmak üzere dış ilişkilerimizde güçsüz bir Türkiye yaratmak isteyen bazı çevreler de “Ecevit’siz ve DSP’siz hükümet” formülü için harekete geçtiler. Ama onlar da yerli işbirlikçileri gibi amaçlarına ulaşamayacaklardır.

Özetle DSP ve Ecevit, demokrasi tarihinde eşi görülmemiş bir komployla karşı karşıya bırakıldı. Ancak gerek iç, gerek dış kaynaklı her girişim, ulusalcı solun yegane temsilcisi DSP’nin örgüt gücü ve halkımızın desteğiyle boşa çıkarılmaktadır.
 

Sonraki Sayfa



(21 EYLÜL 2002)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2002 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.