|
DSP Seçim Bildirgesi'nin "Ulusal Sol’un adı Demokratik Sol" başlıklı birinci bölümü şöyle: (1)
SESSİZ DEVRİM
DSP’nin Ülke Sorunlarına
YAKLAŞIMLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Demokratik Sol Parti
2002 Seçim Bildirgesi
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına
Türk Ulusu denir.
Mustafa Kemal Atatürk
Ulusalcı Demokratik Sol Atatürk’ün yoludur.
Bülent Ecevit
I. Ulusal Sol’un adı Demokratik Sol
Demokratik Sol Parti Halkın Özlemlerinden Doğdu
Bu özlemler; emeğin hakkını gözetirken girişimciliği özendiren, köylüyü
göçe zorlamadan yerinde kalkındırıp sınaileştirmeyi amaçlayan, “pazar ekonomisi”ni
işletirken pazarda tekellerin, kartellerin egemenliklerinin kırılmasını
isteyen, vurgunu önlerken dürüstlüğü ödüllendirmeye çalışan, ekonomiyi
dünyaya açarken bağımsızlığın güçlendirilmesini isteyen, çoğulculuğu desteklerken
ulusal birliği pekiştirmeyi amaçlayan, laikliği ödünsüz korurken inançlara
saygıyı koruyan insanların özlemleriydi.
Bu özlemleri gerçekleştirmek isteyenler siyasete ve yönetime etkili
ve dengeli katılımlarıyla demokrasiye gerçeklik kazandırmak istediler.
Bu çabaların sonucunda da Demokratik Sol Parti doğdu.
Demokratik Sol, yeni ve çağdaş solun, ithal malı değil yerli solun,
yani “ulusal solu”n adı oldu ve gelişti. Ulusal birliği pekiştirdi, laik
Cumhuriyeti sağlamlaştırdı, toplumsal değerlerdeki yozlaşmanın önüne geçmeye
çalıştı.
Böylece solda sağlıklı birlik Demokratik Sol Parti’nin çağdaş doğrultusunda
ve tutarlı yapısında gerçekleşmeye başladı.
Geçmişin Olumsuzluklarının Giderilmesi ve Sağlıklı Bir Ekonomik Yapı İçin
Bedel Ödemeyi Göze Aldık
Ülkemizde uzun yıllardan beri uygulanan politikaların yarattığı ekonomik
krizin boyutları uluslararası kuruluşların desteğini zorunlu kıldı.
Bu programların kısa vadeli sonuçları bazı sıkıntıları da beraberinde
getiriyordu ve toplumun her kesiminin özverisini gerektiriyordu.
Bu bedele, ekonomik istikrarın sağlanması ve geleceğin kurtarılması
adına katlanıldı.
Ancak temel amaç, istikrarın sağlanmasından sonra ülkenin üretim kapasitesinin
harekete geçirilerek ekonomik büyümenin sosyal adalet içinde sağlanması,
işsizliğin giderilmesi, sağlıklı bir yatırım ortamının kurulması idi.
Ekonomik programların halkı rahatlatacak sonuçlarının alınması sürecine
girildiği bir sırada seçimlere yaklaşık iki yıl kala ülkemiz bir baskın
erken seçime zorlandı. Demokratik Sol Parti, yıllardan beri yaratılan istikrarsızlığın
giderilmesi için katlanılmak zorunda kalınan bedelin faturası ile karşı
karşıya bırakılmak istenildi.
DSP ve Ecevit; Neyin Engeli Olarak Görüldü?
Ekonomik istikrar adına katlanılan özverilerin sonuna gelinip yeni bir
yatırım ortamına geçilirken sağlanılan kaynakların bölüşümünde DSP bazı
çevrelerce bir engel olarak görüldü.
DSP, bu kaynakların toplum katmanları arasında hakça dağıtılmasını,
kalkınmanın ve gelişmenin dengeli bir biçimde gerçekleştirilmesini amaçlıyordu.
Oysa bazı kesimler, yaratılan kaynakların tamamının kendilerine aktarılmasını
amaçlıyorlardı. Sınırlı da olsa başka kesimlere aktarılacak kaynakların
yaratacağı olumlu etkinin de DSP’ye değil, çıkarları dolayısıyla destekledikleri
başka partilere yansımasını istiyorlardı.
Böylece yarattıkları istikrarsızlıktan ülkeyi kurtarmak için katlanılan
özverinin toplumda yarattığı tepkilerin bedeli DSP tarafından ödenecek,
yeni ortamın kazanımlarından ise belli kesimlerin yararlanması sağlanırken,
yaratılan iyimserliğin getirisi başka siyasal partilerin olacaktı.
DSP’ye Karşı Komplo
Yapısal reformlar meyvesini vermeye başlarken, yapılan düzenlemelerden
çıkarı bozulan güç odakları, emellerine ulaşmak için önce DSP’yi ele geçirmek
ve Ecevit’siz Hükümet formülünü devreye sokmak istediler. Bu planlarını
uygulayamayınca da parti grubumuzu böldüler. Ama Ecevit’siz ve DSP’siz
hükümet amacına ulaşamadılar.
Grubumuzdaki bölünmeye karşın örgütümüz dimdik ayakta kaldı. Örgütümüz
üzerindeki oyunlarından sonuç alamayınca da yapay anketlerle partimize
yönelik halk desteğinin önünü kesmeye çalıştılar. Fakat her oyun geri tepiyor
ve tepecektir.
Bu arada, başta Kıbrıs olmak üzere dış ilişkilerimizde güçsüz bir Türkiye
yaratmak isteyen bazı çevreler de “Ecevit’siz ve DSP’siz hükümet” formülü
için harekete geçtiler. Ama onlar da yerli işbirlikçileri gibi amaçlarına
ulaşamayacaklardır.
Özetle DSP ve Ecevit, demokrasi tarihinde eşi görülmemiş bir komployla
karşı karşıya bırakıldı. Ancak gerek iç, gerek dış kaynaklı her girişim,
ulusalcı solun yegane temsilcisi DSP’nin örgüt gücü ve halkımızın desteğiyle
boşa çıkarılmaktadır.
|