Cumhurbaşkanı
seçimi tartışması...
Bahçeli:
''Türk demokrasisinin ve siyasetçisinin rüştünü ispat etmesinin araçlarından
birisi olacak bu sınavı başarmak zorundayız.''
MHP
Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı seçimi
tartışmaları ile ilgili olarak 22 Şubat 2000 tarihinde partisinin TBMM
Grup toplantısında, ''Türk demokrasisinin ve siyasetçisinin rüştünü ispat
etmesinin araçlarından birisi olacak bu sınavı başarmak zorundayız'' dedi.
Cumhurbaşkanı
seçimi tartışmasının Türkiye gündemini boğmasına izin verilmemesi gerektiğini
bildiren Bahçeli, ''her partinin ve çevrenin, çeşitli siyasi
hesaplar yapmadan, yeni krizlere ve çatışmalara kapı aralamadan sonuca
ulaşmanın önemini kavraması gerekmektedir'' diye konuştu.
Bahçeli'nin bu konuşması,
kamuoyunda, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a bir ''uyarı''
olarak yorumlandı. Bahçeli'nin Yılmaz'a, ‘‘İşi yokuşa sürmeyin. Uzlaştığımız
5 artı 5'i hayata geçirin’’ mesajını verdiği şeklinde değerlendirildi.
MHP
Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bahçeli'nin grup konuşmasının Cumhurbaşkanlığı
seçimi ile ilgili bölümü aynen şöyle:
Hatırlanacağı
üzere, daha önce Cumhurbaşkanlığı seçimlerini değerlendirirken birkaç noktanın
altını ısrarla çizmiştik.
Bunlardan
birincisi, Cumhurbaşkanlığı görev süresi ve seçilme yöntemi ile kimin seçileceği
konusunun ayrı ayrı ele alınmasının gerekliliğidir. Son günlere gelinceye
kadar, görev süresi ve iki kez üst üste seçilebilme hakkını ifade eden
“5+5 formülü” üzerinde bütün partiler arasında görüş birliğinin sağlandığı
kamuoyunca bilinmektedir. Ancak, bugün gelinen noktada, Cumhurbaşkanlığı
seçimlerinde yeniden başa dönüldüğü görülmektedir.
İkincisi,
bu tartışmaların Türkiye gündemini boğmasına izin verilmemesi meselesidir.
Seçilme yöntemi ve görev süresi hususunda oluşan mutabakatı hayata geçirmek,
işi yokuşa sürmemek, bu açıdan da önem taşımaktadır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin
kendi doğal ve demokratik mecrasında yeni krizlere yol açmadan çözmek şarttır.
Meselenin diğer boyutunu, anayasa değişikliğinin referandumsuz gerçekleşmesini
sağlayacak bir iradenin ortaya konulması oluşturmaktadır. Parti olarak,
Türkiye’nin boş yere zaman ve enerji kaybetmemesi için böyle bir duyarlılığın
ve kararlılığın sergilenmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz.
Sonuç
olarak, huzurlarınızda bir hususa özellikle vurgu yapmak istiyorum.
Türk
demokrasisinin ve siyasetçisinin rüştünü ispat etmesinin araçlarından birisi
olacak bu sınavı başarmak zorundayız. Her partinin ve çevrenin, çeşitli
siyasi hesaplar yapmadan, yeni krizlere ve çatışmalara kapı aralamadan
sonuca ulaşmanın önemini kavraması gerekmektedir. Ayrıca, Türk milletinin
temsilcisi Yüce Meclis'in bu meseleyi en iyi şekilde sonuçlandıracağına
şüphe yoktur.
Unutulmamalıdır
ki, Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Türk siyaseti ve siyasetçisi için bir ölüm
kalım mücadelesi değil, demokrasimizi ve devlet yönetimimizi daha iyi noktaya
taşımanın bir aracıdır.
(24.2..2000)
  |