Türkiye'de yaşanan olaylar...

 
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
İlgili Sayfalar
CUMHURBAŞKANLARI
CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ SÜRECİ

10. Cumhurbaşkanı seçimi

MİLLİYET GAZETESİ - TAHA AKYOL -  14 NİSAN 2000

"Biz bu işte yokuz"

Ankara, Genelkurmay Başkanı Org. Kıvrıkoğlu'nun Çankaya konusunda 
Başbakan Ecevit'e bu mesajı yolladığını konuşuyor

Kimse "ordunun adayı" değil
BAŞBAKANA yakın bir kaynak, Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun Ecevit'e cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda, "Biz bu işin içinde yokuz" diye mesaj gönderdiğini söyledi. Genelkurmay, herhangi bir emekli asker ya da sivilin ordunun adayı gibi görülmesini istemiyor.

"En ufak bir ima bile yok"
Kıvrıkoğlu'nun orduyu siyasi süreçlerden uzak tutma çabası koalisyon partileri tarafından da memnunlukla karşılanıyor. Devlet Bahçeli, Mesut Yılmaz ve Hüsamettin Özkan "en ufak bir telkin, en ufak bir ima bile gelmediğini, tamamen siyasi sürecin işlediğini" söyledi.

Koalisyon "uzlaşma" arıyor
Ecevit'in liderler zirvesinde, "Kendi partinizden aday çıkarmayın. Adayı uzlaşarak belirleyelim" demesi beklenirken, MHP, politik geçmişe sahip ve halkla ilişkileri olan şaibesiz bir aday istiyor. ANAP lideri Yılmaz da, "önce uzlaşma" diyor. 

Ankara kulisi

       ANKARA'DA iki gün kalarak cumhurbaşkanı seçimi konusunda nabız tutmaya çalıştım.
       Doğruluğundan şahsen emin olduğum ve önemli bir kişiden dinlediğim sözler:
       - Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu, Başbakan Ecevit'e, 'biz bu işin içinde yokuz' diye haber göndermiş. Ordu cumhurbaşkanlığı seçimine karışmıyor.
       Bu sözleri bana ne Başbakanlık'tan ne de Genelkurmay'dan söylediler. Ama doğruluğuna inanıyorum.
       Fiili durum da öyle zaten...
       Geçen hafta Hüsamettin Özkan'a sormuştum. Bu haftaki görüşmelerimde Devlet Bahçeli'ye ve Mesut Yılmaz'a sordum. Üçü de ordudan "en ufak bir telkin, en ufak bir ima bile gelmediğini, tamamen siyasi sürecin işlediğini" söylediler.
       Şu benim şahsi tahminimdir: Genelkurmay, şu ya da bu emekli askerin ya da sivilin ordunun adayı gibi gözükmesini ve görülmesini istemiyor.
       Bu tablo, Org. Kıvrıkoğlu'nun orduyu siyasi süreçlerden uzak tutma anlayışına ve demokrasiye uygundur.
       * * *
       LİDERLER yakın çevreleriyle "kim olabilir" diye konuşurken "askeri faktör"den hiç bahsetmiyorlar... Kişinin demokratik bir ükeyi temsil edebilmesi, AB sürecine katkıda bulunması gibi nitelikleri ve tabii seçilecek kadar oyu alıp alamayacağı konuşuluyor.
       28 Şubat komutanlarının hiçbirinin aday gösterilmeyeceğini söyleyebilirim. Öyle bir şey, ister istemez ordu - siyaset ilişkisinin yeniden oluştuğu gibi olumsuz bir görüntü yaratır, AB sürecini zorlaştırır...
       Liderler ve politikacılar "Meclis'ten kim olabilir, dışardan kim olabilir" diye düşünürken siyasi, bürokratik, diplomatik ya da bilimsel birikimi olan insanları gözden geçiriyorlar.
       Askerin kurumsal olarak cumhurbaşkanı seçimine karışmadığı bu ortamda gerçekten asker - sivil tartışması açmak doğru olmaz. Bahçeli'nin asker - sivil ayrımı yapılmamasını istemesi de bundandır ve haklıdır.
       Ordu "asker aday" diye bir talepte bulunmadığına göre, karşı tavır sergilemenin manası yok.
       MHP "politik geçmişi olan, halktan oy istemiş, halkla ilişkileri olan" ve tabii aynı zamanda cumhurbaşkanında bulunması gereken niteliklere sahip bir aday tipini benimsiyor ama henüz isim belirlemediği anlaşılıyor.
       * * *
       DSP ve ANAP ne yapacak?
       Bir hafta önce Ecevit'in DSP'den gerçekten itibarlı bir milletvekili için nabız yokladığını işitmiştim.
       Son olarak Ankara kulislerinde dinlediğim şudur:
       - Ecevit, DSP'nin aday çıkarmasını uygun bulmuyor.
       Böyle olunca da, liderler zirvesinde Ecevit'in "siz de kendi partinizden aday çıkarmayın, adayı uzlaşarak belirleyelim" demesi bekleniyor.
       Ben bunların da söylentiden öteye, Ecevit'in gerçek görüşlerini yansıttığını düşünüyorum.
       Partili bir aday ancak uzlaşmayla belirlenir.
       ANAP'a gelince... Tabii Mesut Yılmaz'ı istiyor. Ama Mesut Yılmaz Ecevit ve Bahçeli'ye haber göndermiş:
       - Hükümetin istikrarı cumhurbaşkanının kim olacağından önemlidir, uzlaşmayla hareket edelim.
       Belli ki, Yılmaz da uzlaşmaya göre hareket edecek.
       Cumhurbaşkanı seçimi bir krize dönüşmeyecektir. Meclis çoğunluğunun, dolayısıyla halk çoğunluğunun benimseyeceği türden bir ismin seçileceğine inanıyorum.
 
 

Yazara E-Posta: t.akyol@milliyet.com.tr
 
 
 
 


(17.4.2000) 
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş