|
10.
Cumhurbaşkanı seçimi
Başbakan Bülent
Ecevit'in, FP Genel Başkanı Recai Kutan ve DYP Genel Başkanı Tansu
Çiller ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklama
(15
NİSAN 2000)
Yaklaşık 1 yıldır Türkiye’nin siyasal yaşamında,Türk demokrasisinde
önemli bir değişiklik yer alıyor. Bu değişiklik de; bütün önemli konuların
hükûmet tarafından muhalefetle istişare edilerek, muhalefete danışarak
oluşturulması. Tabiî bu süreçten her zaman kesin olumlu sonuç alınamıyor
ama partiler arasında diyaloğun sürmesi, uzlaşı ortamının gelişmesi Türkiye
için çok yararlı, çok hayırlı oluyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin halkın gözünde saygınlığı
artıyor, Türkiye’nin dünya gözünde saygınlığı artıyor. Onun için biz, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili çalışmalara
başlarken de en uygun yöntemin önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde
muhalefette olan partilerle görüşmek, onların görüşlerini almak olduğunu
düşündük.
Bildiğiniz gibi dün koalisyon ortağı partilerin sayın
Genel Başkanlarıyla; Sayın Devlet Bahçeli’yle, Sayın Mesut Yılmaz’la yaptığımız
görüşmede de en uygun yöntemin bu olacağını, Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili
süreci, arayışı başlatmadan önce Meclis’teki muhalefet partilerinin görüşlerini
almayı uygun bulduk.
O nedenle bugün gerek Fazilet Partisi Genel Başkanı Sayın
Recai Kutan ve arkadaşlarını, gerek Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Sayın
Tansu Çiller’i ve arkadaşlarını değerli çalışma arkadaşlarımla birlikte
ziyaret ettik ve bu görüşümüzü kendilerine sunduk.
Gerek Sayın Recai Kutan ve gerek Sayın Tansu Çiller bunu
çok olumlu karşıladıklarını bildirdiler. Ayrıca sadece bu görüşmeyle yetinmeyeceğimizi,
arayış süreci boyunca diyaloğu devam ettirmekte yarar görebileceğimizi
söyledim. Yani bugün bu görüşmelerin ilki bu şekilde yapılmış oluyor.
Değindiğim gibi muhalefet partilerinin sayın liderleri
ve yöneticileri de bu yöntemi olumlu bulduklarını söylediler ve katkıda
bulunmaya hazır olduklarını da ifade ettiler.
Herhangi bir isim gündeme gelmedi. Önümüzdeki hafta sürdürülecek
diyalog ortamında isimlerin de kendiliğinden adım adım ortaya çıkabileceğini
söylediler.
Aslında Cumhurbaşkanlığı seçimi bir süreçtir. Adaylar
elene elene sonuca varılır. Bu sürece hükûmetin müdahalesi değil,
ancak katkısı veya yardımı olabilir. Biz de o konuda hükûmet ortakları
olarak elimizden geleni yapacağız.
Cumhurbaşkanlığı seçimi son derecede önemli bir unsur.
Anayasa’ya göre ve geleneklerimize göre Cumhurbaşkanı devletin başıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milleti’nin birliğini temsil eder. Devlet
organlarının özenli ve uyumlu çalışmasını gözetir. Bunların dışında da
yürürlükteki Anayasamız, Cumhurbaşkanları’na pek çok önemli görevler, işlevler
vermişti.
O bakımdan gerek iktidar partilerinin, gerek muhalefet
partilerinin bunun bilinci içinde davranıyor olmaları, bu kararlılığı göstermiş
olmaları son derecede sevindiricidir.
Ayrıca şunu da belirtmek isterim; Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin
Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgilenmesi çok doğaldır. Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı,
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin Başkomutanlığı’nı
temsil eder. Cumhurbaşkanı aynı zamanda Millî Güvenlik Kurulu’nun Başkanıdır.
Cumhurbaşkanı’yla Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin bu gibi nedenlerle çok özel
ve önemli ilişkileri vardır. Cumhurbaşkanı seçilirken bu gerçekler de mutlaka
gözönünde tutulmalıdır. Bu, son derece doğaldır.
SORULAR VE CEVAPLAR
SORU: Dün Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan yazılı
açıklamada şöyle bir ifadeye ver verilmişti; “Anayasa ve kanunlar çerçevesinde
ülkenin yüksek menfaatlerini ve geleceğini ilgilendiren konularda görüşleri
ve önerilerini doğrudan ilgili kişi ve kuruluşlara belirtiyor Türk Silâhlı
Kuvvetleri.” Bu yönde size Türk Silâhlı Kuvvetleri’nden bir görüş geldi
mi?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hayır, şu aşamada gelmedi ama
gelebilir. Sayın Genelkurmay Başkanı da benimle görüşmek istiyor. Ben de
bunun çok yararlı olacağına inanıyorum. Çünkü belirttiğim gibi, Cumhurbaşkanı
seçimiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri arasında çok önemli bir ilişki vardır.
O bakımdan Cumhurbaşkanı seçimiyle yakından ilgilenmeleri son derecede
doğaldır. Benimle de Sayın Genelkurmay Başkanı, Türk Silâhlı Kuvvetleri
adına istediği zaman her konuda görüşmede bulunur.
SORU: Sayın Genelkurmay Başkanı’yla görüşme ne zaman olacak?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Bilmiyorum şimdi kendisini arayacağım
ve uygun bir zamanda görüşme olanağı bulacağız.
SORU: Efendim, ortaklarınızla tekrar ne zaman biraraya
geleceksiniz?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Kendilerini şimdi arayacağım.
SORU: Efendim, bu ilk tur görüşmelerin ardından ilk izlenimlerinize
göre yeni Cumhurbaşkanı ya da adayları Meclis içinden mi, Meclis
dışından mı olacak?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: O konuda da görüşlerimiz birleşiyor.
Öncelik Cumhurbaşkanı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından,
milletvekilleri arasından seçilmesi. Gerek koalisyon ortağı partiler, gerek
Fazilet Partisi, gerek Doğru Yol Partisi bu konuda aynı düşünceyi paylaşıyorlar.
Ancak bir zorunluluk olursa Meclis dışından bir kimsenin de seçilebileceğini
belirtiyorlar, ama ilk tercih Türkiye Büyük Millet Meclis’i içinden bir
Cumhurbaşkanı seçilmesi.
SORU: Koalisyon ortaklarınızla biraraya geldikten
sonra yeniden muhalefeti ziyaret edeceksiniz galiba?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Önümüzdeki hafta süreç işlemeye
başlayacak.
SORU: Efendim, görüşmelerinizde Sayın Mesut Yılmaz’ın
adı geçti mi?
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Hayır, hiçbir politikacının, hiçbir
devlet adamının adı geçmedi.
SORU: Peki efendim, bir lidere karşı bakış nedir, örneğin
sizin bakışınız nedir? Çünkü ANAP’lı milletvekillerinin özellikle Mesut
Yılmaz’ın Çankaya Köşkü’ne çıkması yönünde görüşleri var.
BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: Ben bu söylentilere, bu tartışmalara
girmem. Başından beri Sayın Mesut Yılmaz da görüşmelerimizde çok net bir
tavır aldı; kendisinin böyle bir talebi olmadığını söyledi. Herhangi bir
sorun yok.
Çok teşekkür ederim.
(17.4.2000)
  |