Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
DİĞER KONUŞMALAR
HÜKÜMET TEZKERESİ (9.10.2001)
HÜKÜMET TEZKERESİ GÖRÜŞMELERİ (10.10.2001)

ABD'NİN AFGANİSTAN OPERASYONU...
Hükümet Tezkeresi TBMM görüşmeleri... (4)
10 Ekim 2001
Hükümet Tezkeresi ile ilgili Demokratik Sol Parti (DSP) Grubu'nun görüşlerini İzmir Milletvekili Suat Çağlayan açıkladı.
 
 
TBMM Genel Kurulu tutanaklarından Çağlayan'ın konuşması:

DSP GRUBU ADINA B. SUAT ÇAĞLAYAN (İzmir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Demokratik Sol Parti Grubu adına söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

11 Eylül günü, büyük bir acı yaşadı dünya. Terör, Amerika Birleşik Devletlerini vurdu. Başta Amerika ve Avrupa olmak üzere, tüm dünya ülkelerinin, o ülkelerde yaşayan insanların, âdeta, kanı çekildi bizde olduğu gibi. Vurulan ülke Amerika Birleşik Devletleriydi. Avrupalıların aksine, terörden neler çektiğimizi bilen, bize destek veren, küçük oynamalar dışında hak veren, dost bir ülke Amerika Birleşik Devletleri. Türkiye, terör döneminde Amerika Birleşik Devletlerinden gördüğü anlayışı, ne yazık ki, ne Avrupa ülkelerinden ne de NATO müttefiki olan ülkelerden gördü. Bu acılı gününde, doğal olarak, Amerika Birleşik Devletlerinin yanındayız.

Şimdi, terör odaklarına ve terör destekçilerine yönelik uzun ve acılı bir savaşım başlamış bulunmaktadır. Bir yanda, kendi canına kıyacak derecede koşullanmış insan kılığındaki robotlar; diğer yanda, insanlığı bu robotların dehşetinden korumaya çalışan uygar bir dünya. Bir yanda, hiçbir harcama yapmadan, beyin yıkayarak katil robotlar yetiştiren örgütler; diğer yanda, bu terörü önlemek için en pahalı teknolojilere harcanan milyarlarca dolar.

Sağduyu sahibi tüm ülkeler, dünya tarihinde ilk kez, terörizme karşı bir araya geliyor. Dünya, bugünün acısı kadar, yarının korkusunu da duyuyor içinde. Artık, terörizme karşı yeni bir savunma ve güvenlik kavramından söz edilmekte. Şimdiye kadar geliştirilen savaş stratejileri, hep bilinen ya da önceden kestirilebilen düşmana yönelik olarak hazırlandı, bu amaçla ordular beslendi. Elbette ki, ülkeler, savunmaları için ordular besleyecek ve savaş senaryoları hazırlayacaktır; ama, bundan böyle, en büyük tehdit, ortak düşman olan terörizmden gelecektir. Elbette ki, dünya dengesinde önemli görevler yapan büyük askerî paktlar var olmaya devam edecektir; ancak, terörizm karşısında, terörizm tehdidi karşısında, hem yeni organizasyonlar gerekecek hem de eski, büyük paktlara yeni işlevler kazandırılacaktır.

Bugünden sonra, devletler, bireylere inen bir antiterör modelini yaşama geçirmek zorunda kalacaklardır ve toplumda herkesin, terör konusunda bir asker kadar bilgili, bir istihbaratçı kadar uyanık olması gerekecektir. Teröre karşı başlayan bu savaşta başarı için, öncelikle sabır, sonra kararlılık ve çok önemli olarak da kaynak gerekmektedir ve yine, başarı için, ulusal düzeyde dayanışma ve işbirliğine gereksinim vardır.

Sayın milletvekilleri, kıt olanaklarla, onbeş yıl, bölücü teröre karşı başarılı bir savaşım veren bir ülkeyiz. Bu savaşımda, çok deneyim kazandık; kazandık da, 30 000 can ve 100 milyar dolar yitirdik. Bugünkü iç ve dışborç yükümüzün altında, işte bu 100 milyar dolar yatmaktadır.

Terörle savaşımda kazandığımız deneyimi, bugün, ülkemize yönelik terörü destekleyenlerle paylaşacak kadar olgun bir milletiz. gelinen noktada bazı gerçeklerin Avrupalı dostlarımız tarafından anlaşılmış olmasını diliyoruz. En azından, terörizmin sınıflandırılmayacağını ve terörizmin hiçbir gerekçesinin olamayacağını Batılı dostlarımızın kavramış olmalarını diliyoruz. Eğer gerçekten anlamışlarsa, yarıya indirilen bayrakların, tutmuş göründükleri yasların bir anlam taşıdığı anlaşılacaktır.

Sayın milletvekilleri, hükümetimiz serinkanlılıkla; fakat, kararlılıkla hem uluslararası anlaşmaların ve hem de büyük ulus olmanın kendine yüklediği sorumlulukla hareket etmektedir ve geçmişte yaşanan aceleciliği göstermeden, ulusal çıkarlarımızı dengeli bir politikayla koruma yolunu seçmiş bulunmaktadır. Yıllardır, çağdışı bir yönetimin baskısı altında yaşayan yoksul Afgan Halkının ve o iri gözlü Afgan çocuklarının zarar görmemesi için Başbakanımız büyük çaba göstermekte ve uyarılarda bulunmaktadır. Aynı duyarlılığın Amerika Birleşik Devletleri tarafından da paylaşıldığı bilinmektedir. Başlatılan harekâtın sınırlı kalmayacağı, terörizmi ve teröristleri destekleyen, barındıran ve besleyen tüm odaklara karşı yaygınlaştırılacağı anlaşılmaktadır.

Bu noktada, kaygı duyduğumuz bir konuyu dile getirmek istiyorum. Bazı odaklar, Amerika Birleşik Devletlerinin terörizm konusundaki duyarlılığını fırsat bilip onu kışkırtarak amaçlarını gerçekleştirme çabası göstermektedirler; bu konu çok önemlidir. Özellikle, Irak'ın durumu değerlendirilirken, bu olasılık, mutlaka göz önünde tutulmalıdır. İnandırıcı kanıtlar olmaksızın, terörizme destek veriyor kışkırtmasıyla, Amerika Birleşik Devletlerinin Irak üzerinde zaten var olan tepkisini artırmaya çalışmak ülkemiz açısından son derece olumsuz koşullar yaratabilecektir. Dostumuz Amerika Birleşik Devletlerinin, Irak'la geçmişte yaşanan olayları yarım kalmış hesap olarak değerlendirmeyeceğinin, terörist eylemlerle ilintisi olduğunu gösteren kesin kanıtlar olmaksızın, farklı amaçlarla yapılan provokasyonları, eğer varsa yarım kalmış hesaba gerekçe olarak kullanmayacağının inancı içindeyiz. Ayrıca, böylesine bir müdahalenin, Irak konusunda çok duyarlı olan birçok doğu ve batı ülkesini rahatsız ederek, terör konusunda yakalanmış olan global konsensüse zarar vereceği inancındayız.

Sayın milletvekilleri, bölge ve dünya barışı açısından bazı büyük olumsuzlukların olumlu sonuçlarının olabileceği bilinmektedir. Bu bağlamda, bu büyük terör olayından sonra yaşanacak değişim dönemi -ki, o değişim döneminin zaten yaşanması bekleniyor büyük ölçüde- sonrası, uluslararası ilişkilerin yeniden yapılanmasına ve bazı düşmanlıkların azalmasına, yumuşamasına yol açabilecek bir dönem geleceğine inanıyoruz. Bu yeni dönemde, Irak'ın, terörizm karşısında kesin tavır alması, Amerika Birleşik Devletleriyle ilişkilerini yumuşatabilecek ve eğer varsa yarım kalmış hesapların kapatılmasını kolaylaştırabilecektir.

Altını çizmek istediğim bir başka konu da şudur: Batı ülkelerin dile getirmeye başladığı yeni savunma modelleri konusunda çok dikkatli olmak zorundayız. NATO gibi, varolan güçlü güvenlik organizasyonlarına yeni işlevler vermek ve yeni açılımlar kazandırmak çok doğaldır; ancak, ne gerekçeyle olursa olsun, hiçbir yenilik ülkemizin etkinliğini azaltmamalıdır. Gerek bulunduğu coğrafyanın verdiği stratejik avantajlar nedeniyle gerekse terörizm potansiyeli taşıyan bir bölgenin tam ortasında bulunması nedeniyle, terörizm konusundaki yeniden yapılanmada, ülkemizin kilit rolü görmezlikten gelinmemelidir.

Sayın milletvekilleri, terörizmden çekmiş bir ülke olarak, teröristi ve terörü ortadan kaldıracak her hareketin içinde olmamız çok doğaldır. Bugüne dek, uluslararası anlaşmalardan doğan sorumluluklarımızı nasıl yerine getirmişsek, bugünden sonra da, ülkemizin çıkarlarını gözardı etmeksizin, aynı davranış içinde olacağız.

Demokratik Sol Parti Grubu olarak, hükümetimizin arkasındayız. 11 Eylül sonrasında ülke çıkarlarıyla uluslararası sorumluluklarımızı çok iyi dengeleyen, sorumluluğunu çok iyi bilen hükümetimize, istediği yetkinin verilmesini istiyoruz ve sizlere saygılarımızı sunuyoruz. (DSP, MHP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim efendim.
 



DİĞER KONUŞMALAR
ANAP GRUBU
AKP GRUBU
DSP GRUBU
MHP GRUBU
SP GRUBU
DYP GRUBU
MİLLİ SAVUNMA BAKANI
BAŞBAKAN
KİŞİSEL KONUŞMALAR


(11 EKİM 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.