Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
DİĞER KONUŞMALAR
HÜKÜMET TEZKERESİ (9.10.2001)
HÜKÜMET TEZKERESİ GÖRÜŞMELERİ (10.10.2001)

ABD'NİN AFGANİSTAN OPERASYONU...
Hükümet Tezkeresi TBMM görüşmeleri... (9)
10 Ekim 2001
Hükümet Tezkeresi ile ilgili olarak Hükümet adına Başbakan Bülent Ecevit konuştu.
 
TBMM Genel Kurulu tutanaklarından Başbakan Ecevit'in konuşması:

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarla selamlarım.

Bugün yapılan görüşmelerle ilgili olarak, bunların sonuçlarıyla ilgili olarak kısaca vaktinizi alacağım; fazla uzun tutmayacağım. Şunu hatırlatmak isterim. Bazı muhalefet sözcüleri, 11 Eylülden sonraki gelişmeler karşısında, hükümetimizin, bizim kararsız davrandığımızı ileri sürdüler.

Değerli arkadaşlarım, 11 Eylül olayı, tarihin en büyük facialarından biridir ve bu faciaya hedef olan devlet de, dünyanın en güçlü devleti olan Amerika Birleşik Devletleridir. Amerika Birleşik Devletleri bu olaya hazırlıksız yakalanmıştır. Hazırlıklı olması da mümkün değildi; çünkü, akla hayale sığmayacak bir saldırı karşısında kalmışlardı. İki dünya harbine de Amerika Birleşik Devletleri öncülük ettiği halde, kendi topraklarına tek bir yabancı asker bile gelmemişti. Ona rağmen, 11 Eylül günü, Amerika Birleşik Devletlerinin en büyük iki kentinde bu olay oluyor, bu terör eylemi oluyor ve 2-3 dakika içinde koca binalar yıkılıyor, 2-3 dakika içinde 6 000'in üstünde insan öldürülüyor. Amerika Birleşik Devletlerinin böyle bir şeye hazırlıklı olması mümkün değildi. Elbette, bunun üzerine nasıl bir strateji izleyeceği, terörizme karşı nasıl mücadele edilmesini düşüneceği konusunda bir hazırlık aşamasından geçmesi zorunluydu, kaçınılmazdı.

Şimdi, Amerika, bir büyük terör saldırısına uğramış, can kayıpları vermiş; o, henüz ne yapacağını açıklamadan, bizim, onun yerine ortaya çıkıp, birtakım kararlar açıklamamız nasıl izah edilebilirdi, bunu anlamak çok güç. (DSP sıralarından alkışlar) Mademki terörizme karşı bir öncülük üstlenmiş bulunuyor, evvela Amerika Birleşik Devletlerinin nasıl bir tavır alacağını belirtmemiz gerekirdi; fakat, biz, bu konuda, yine de en kararlı davranan devletlerden, ülkelerden biri olduk; çünkü, o trajik olayın, facianın hemen arkasından, terörizme karşı vereceği mücadelede, Amerika Birleşik Devletlerinin yanında yer alacağımızı, hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak açıklıkla belirttik. (DSP sıralarından alkışlar) Bu, bizim, her şeyden önce, Amerika Birleşik Devletlerine vefa borcumuzdu; çünkü, başka birçok Batılı müttefikimiz terörizm karşısında bizi yalnız bırakırken, Amerika Birleşik Devletleri bize destek olmuştu. Elbette, onun yanında yer almamız doğaldı; fakat, bu yalnız bir vefa, bir borç değildi; bu, aynı zamanda, Türkiye'yi terörizm belasından kurtarmak için büyük bir fırsatın değerlendirilmesiydi. Dünyanın en güçlü devleti terörizme karşı savaş açıyor ve onbeş yirmi yıl terörizmden büyük acılar çekmiş olan Türkiye de, elbette, bu mücadelede Amerika Birleşik Devletlerinin yanında yer alacaktı.

Peki, Amerika Birleşik Devletleri bizden ne istedi; şu ana kadar hiçbir şey istemedi. Daha doğrusu...

MUSA UZUNKAYA (Samsun) - Niye toplandık Sayın Başbakan?!.

BAŞKAN - Lütfen sayın milletvekili...

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT (Devamla) - Efendim, şimdiye kadar, Amerika Birleşik Devletleri, havaalanlarımızın ulaşım için kullanılması dışında, bunun gibi bazı istekler dışında herhangi bir istek aşamasına gelmedi; çünkü, süratle karar verilebilecek bir noktada değiliz, bir konuyla ilgili değiliz; fakat, Amerika Birleşik Devletleriyle günü gününe ilişkilerimiz sürüyor. Bugün de, bir generalimizin başkanlığında üç subaydan oluşan bir heyet, irtibat görevi için, Amerika'nın teklifi, isteği üzerine, Amerika Birleşik Devletlerine gitmiş bulunuyor.

Bu arada, Amerika Birleşik Devletleri henüz kararlarını açıklamadan önce, biz, kendi önerilerimizi kamuoyuna açıklamaya, Amerika Birleşik Devletlerine iletmeye başladık. Örneğin, kuzey ittifakını oluşturan güçlere askerî eğitim verebileceğimizi söyledik. Bunun dışında, birtakım malzeme ihtiyaçlarını karşılayabileceğimizi, araç gereç ihtiyaçlarını karşılayabileceğimizi belirttik ve bu mücadeleyi, Afganistan topraklarında bir çağdışı rejime karşı verilen, bir terör örgütüne kucak açan bir yönetime karşı verilen mücadeleyi sonuna kadar getirmesi gerektiğini kararlılıkla ve açıklıkla belirttik. (DSP sıralarından alkışlar) O halde, bizden daha ne isteniyor muhalefet tarafından?!

MEHMET BEKÂROĞLU (Rize) - Sayın Başbakan, Türkiye...

BAŞKAN - Lütfen Sayın Bekâroğlu... Lütfen..

Sayın Başbakan, buyurun.

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT (Devamla) - Amerika Birleşik Devletleri -tabiî, herkese değil- bazı dost ve müttefiklerini, irtibat için, Amerika Birleşik Devletlerine davet etti. Elbette, o irtibat subaylarının da, generallerinin de katılacağı toplantılarda yeni değerlendirmeler yapılacak; kimler Amerika Birleşik Devletlerine bu mücadelede yardımcı olabilir, nasıl yardımcı olabilir, hangi devletler ne yapabilir; bunlar kararlaştırılacak; ama, bunlar, bir günde karar verilecek hususlar değildi. Biz kimsenin gerisinde kalmış değiliz, herkesten daha önce kararlılığımızı da ifade ettik ve önerilerimizi de dile getirmeye başladık.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, şunları da belirtmek isterim: Özellikle, Saadet Partisinin sözcüsü Sayın Oya Akgönenç'in konuşmasının birçok yerini hayretle karşıladığımı belirtmek isterim. Yıllardan beri Türkiye'ye dostluğunu göstermiş olan ve Türkiye'yle yakından ilişki kuran General Dostum'a buradan hakaret edilmiş olmasını içime sindiremediğimi, bunun üzüntüsünü, sıkıntısını belirtmek isterim. (DSP, MHP, ANAP ve DYP sıralarından alkışlar)

Sayın Akgönenç bununla da kalmadı, Afgan Halkının çağdışı bir rejimden kurtulabilmesi için önde gelen bir umut durumundaki Kuzey İttifakını da yerle bir etti, onlara da hakaretlerde bulundu. Bunu da büyük üzüntüyle karşıladım.

Bu durumda, Vasiyet Partisinin... (Gülüşmeler) Özür dilerim... Saadet Partisinin... O kadar çok parti isimleri çıkıyor ki (Gülüşmeler) hepsini akılda tutmak mümkün değil.

Sayın Saadet Partisinin konuşması gösterdi ki, aslında, bu parti, Saadet Partisi, bu Taliban rejimine karşı açık bir vaziyet almayı içine sindiremiyor; bu, açıkça belli oldu. (DSP ve MHP sıralarından alkışlar; Saadet Partisi sıralarından sıra kapaklarına vurmalar)

BAŞKAN - Lütfen efendim... Lütfen efendim...

MEHMET BEKÂROĞLU (Rize) - Nerden çıkarıyorsunuz?!.

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, şunu da belirtmek isterim: Amarikan Büyükelçisi Sayın Pearson dün yaptığı bir konuşmada, bazı konulara, basında özellikle tartışma konusu olan, merak konusu olan konulara da açıklık getirdi; dedi ki: "Türkiye'den askerî birlikler için herhangi bir resmî istekte bulunmuş değiliz."

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Gazeteler yazdı...

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT (Devamla) - "Yürümekte olan harekâttan da memnunuz. Bu harekâtı yürütmek için yeterli birliklerimiz vardır; bu birlikler, görevlerini başarıyla yapıyorlar." Amerikan Büyükelçisi Washington'dan Ankara'ya gelip bunları söylüyor; bu bilgileri veriyor; fakat, hâlâ, Türkiye'de bazı kimseler, ille, Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye'den asker istesin havasındalar; âdeta, bunu, ısrarla telkin ediyorlar.

Değerli milletvekilleri, bu konuda bu kadar aceleci olmanın gereği yok. Bizim askerî katkımıza ihtiyaç olmadan; ama, yine, başka yollardan geniş katkılarımızla, bir an önce, Afganistan'daki olayların, harekâtın başarıyla sonuçlandırılmasını temenni ederim.

Yine, bu vesileyle ve daha önce basında çıkan haberler arasında, yazılar arasında, Sayın Büyükelçi Irakla ilgili olarak şunu söyledi: "Türk makamlarıyla Irak konusunda herhangi bir görüşme yapmış değiliz." Yani, gerçek de budur. Şimdiye kadar, bu 11 Eylülden beri, Amerika Birleşik Devletleriyle hergün temas halindeyiz, ilişki halindeyiz. Amerika Birleşik Devletleri, şu ana kadar Irak konusunu gündeme getirmedi Amerika Birleşik Devletleri.

T. RIZA GÜNERİ (Konya) - Bir saat kala arar.

BAŞKAN - Lütfen... Lütfen...

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT (Devamla) - Ama, ısrarla Türkiye'de bazı çevreler bu konuyu iyi niyetle veya başka niyetlerle gündeme getirmeye çalışıyorlar. Oysa, Türkiye'nin, bunu gündeme getirmekte yararı olmadığı kanısındayım.

Bazı sayın üyeler, sözcüler "bir gizli oturum yapılmalıydı" diyorlar. Türkiye, saydamlık içinde bir ülkedir. (SP ve AKP sıralarından "Oo" sesleri) Amerika Birleşik Devletleri saydamlık içinde bir ülkedir; Amerika Birleşik Devletleri, Kongresinde bir gizli oturuma ihtiyaç duymamışken, bizim, Türkiye Büyük Millet Meclisinden neden böyle bir ihtiyaç duyacaktık. Bunu da bilemiyorum, anlayamıyorum. (SP ve AKP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Lütfen efendim, lütfen... Lafın nereye gittiğini görmeniz lazım.

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Sayın...

BAŞKAN - Sayın Başbakan, bir dakika...

Türkiye Cumhuriyet Başbakanı, başka hiç kimseden izin almaz. (DSP ve MHP sıralarından alkışlar; SP sıralarından "bizde öyle zannediyorduk" sesleri)

Buyurun Sayın Başbakan.

BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bildiğiniz gibi, bu toplantıdan sonra, bu konudaki oylamalar bittikten sonra, gündemde, yine bugün, gensoru önergeleri var. Ben, Sayın Tansu Çiller'i dinlerken, şu düşünceye kapıldım; acaba, Sayın Tansu Çiller şimdiden gensoru görüşmelerini başlattı mı diye düşündüm. (DSP, MHP ve ANAP sıralarından alkışlar) Neyse ki, Sayın Çiller, konuşmasının en sonunda, şu toplantının gerçek gündemini hatırladı ve bir iki cümleyle de olsa, o konuya da değindi. (DSP, MHP ve ANAP sıralarından gülüşmeler, alkışlar)

Teşekkür ederim, kararınızın hayırlı olmasını dilerim. (DSP sıralarından ayakta alkışlar; MHP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Başbakan.

(..............................)


Ecevit'in konuşmasının ardından "sataşma olduğu gerekçesiyle" SP Milletvekili Akgönenç'e tekrar söz verildi.

BAŞKAN - Sayın Akgönenç, yeni bir sataşmaya lütfen mahal bırakmadan...

Teşekkür ederim efendim.

Buyurun.

OYA AKGÖNENÇ MUĞİSUDDİN (Ankara) - Efendim, kısaca şunu belirtmek istiyorum -konuşmalarımın, tabiî, tümü kayıtlardadır. Bazı yanlış anlaşılmalar olduğu belli olmuştur- ben, Taliban hakkında konuşmadım; tam aksine, Taliban'ın sonunun geldiğini ifade ettim; sadece, iki ateş arasında kalan biçare, masum Afgan Halkından bahsettim ve onlara acıdığımı söyledim. Eğer Türkiye bir duruş alıyorsa, doğru güçlerin arkasında durmalıdır prensibine inandığımızı belirttim.

Bir de, Kuzey İttifakının...

Kimseye hakaret etmedim; yalnız, şu anda desteklenen insanların geçmişinin de incelenmesinde bizim yararımız olduğunu belirttikten sonra dedim ki, Kuzey İttifakından en çok faydalanacak kimdir -ve tekrarlıyorum- İran'dır, Rusya'dır, Hindistan'dır; desteği bunlar sağlamaktadır.

Karar sizlerindir, Yüce Divanındır. Bizim, sadece, haklının ve mazlumun yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum.

Saygılarımla efendim. (SP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Akgönenç.



DİĞER KONUŞMALAR
ANAP GRUBU
AKP GRUBU
DSP GRUBU
MHP GRUBU
SP GRUBU
DYP GRUBU
MİLLİ SAVUNMA BAKANI
BAŞBAKAN
KİŞİSEL KONUŞMALAR


(11 EKİM 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.