Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
YASA METNİ
TASARI METNİ
TASARI GEREKÇESİ
NE ÖNGÖRÜYOR
1. UYUM YASALARI PAKETİ
2. UYUM YASALARI PAKETİ
3. UYUM YASALARI PAKETİ
4. UYUM YASALARI PAKETİ
AB ANA SAYFA

5. UYUM YASALARI...
TBMM Adalet Komisyonu Raporu...
Ocak 2003
Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde çeşitli yasalarda değişiklik yapan 5. tasarı, 9 Aralık 2002'de 58. Hükümet tarafından TBMM'ye sevkedildi. Tasarı, 16 Ocak 2003'de Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda, 20 Ocak 2003'de de Adalet Komisyonu'nda görüşüldü. Komisyonlarda üzerinde bazı değişiklikler yapılan tasarı, TBMM Genel Kurulu'nda 22 ve 23 Ocak 2003 tarihlerinde görüşülerek kabul edildi.

4793 sayılı yasa, 4 Şubat 2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
 

Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerde, AKP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan ile CHP Niğde Milletvekili Orhan Eraslan, tasarının bazı maddelerine muhalif kaldılar.
 
5. Uyum Paketi çerçevesinde bazı yasalarda değişiklik öngören yasa tasarısı ile ilgili TBMM Adalet Komisyonu Raporu şöyle:

Adalet Komisyonu Raporu

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Adalet Komisyonu
Esas No . : 1/283       21/1/2003
Karar No . : 11

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Başkanlığınızca 9.12.2002 tarihinde tali komisyon olarak Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu ile İçişleri Komisyonuna, esas komisyon olarak da Komisyonumuza havale edilmiş olan, “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı” Komisyonumuzun 20.1.2003 tarihli 7 nci birleşiminde Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek ile Adalet ve İçişleri Bakanlıkları temsilcilerinin de katılmalarıyla, Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunun raporu da dikkate alınarak incelenip görüşülmüş, geneli üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasından sonra maddelerine geçilmesi kabul edilmiştir.

Tasarının çerçeve 1 inci maddesi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445/A maddesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen ihlal kararlarının iadei muhakeme sebebi sayılması amacıyla değişiklik yapılmasını öngörmektedir. Usul bakımından diğer iadei muhakeme sebepleriyle farklılık oluşturmamak amacıyla Komisyonumuz bu değişikliğin 445/A maddesinde değil, 445 inci maddenin birinci fıkrasına bir bent ilavesi ile yapılmasını uygun görmüş ve Tasarının çerçeve 1 inci maddesini metinden çıkararak yerine 445 inci maddenin birinci fıkrasına, hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olmasını, iadei muhakeme sebepleri arasına sokmak amacıyla 445 inci maddeye 11 numaralı bent ekleyen yeni bir maddeyi çerçeve 1 inci madde olarak kabul etmiştir.

Tasarının çerçeve 1 inci maddesi yeniden düzenlenerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445 inci maddesine 11 numaralı bent eklendiğinden bu değişikliğin sonucu olarak, bu iadei muhakeme sebebi için başvuru süresini düzenlemek gerektiğinden süreye ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 447 nci maddesine bir fıkra eklemek amacıyla Komisyonumuz Tasarıya çerçeve 2 nci madde ilave etmiştir.

Tasarının çerçeve 2 nci maddesiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 327/a maddesinin değiştirilmesi öngörülmekte ve bu değişiklikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bakımından muhakemenin iadesi yoluna gidilmesinin kolaylaştırılması amaçlanmaktadır. Tasarıya eklenen çerçeve 1 ve 2 nci maddelerde yapılan düzenlemelere paralel bir düzenleme yapmak ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen ihlal kararlarının muhakemenin iadesi sebebi sayılması amacıyla yapılması düşünülen değişiklikte usul bakımından muhakemenin iadesi ile ilgili diğer sebeplerle farklılık oluşturmamak amacıyla Komisyonumuz, Tasarının çerçeve 2 nci maddesini metinden çıkararak yerine Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 327 nci maddesinin birinci fıkrasına 6 numaralı bent ekleyen yeni bir çerçeve madde düzenlenmiş ve çerçeve 3 üncü madde olarak kabul etmiştir.

Tasarının çerçeve 3 üncü maddesi ile 2000 yılı sonundan bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, yükseköğretim kurumlarının hazırlık sınıfı, önlisans, lisans ve yüksek lisans (master-doktora) eğitim-öğretim programları ile yüksek okulların herhangi bir sınıfında kayıtlı öğrencilerin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile bu Kanuna atıf yapan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği hükümlerine göre aldıkları disiplin cezalarının, bütün sonuçları ile kaldırılması ve bunların sicil dosyalarındaki cezaî kayıtların, ilgililerin müracaatı aranmaksızın dosyalarından çıkarılması öngörülmektedir.

Kurumlarından ilişiği kesilen öğrencilerden bir bölümünün mahkeme kararıyla, bir bölümünün ise belli süreli uzaklaştırma cezaları sona erdiğinden okullarına döndüğü, böylece kurumlarından ilişiği kesilen öğrenci kalmadığının anlaşılması nedeniyle Tasarıyı tali komisyon olarak inceleyen Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu kendi görev alanında gördüğü çerçeve 3 üncü maddenin metinden çıkarılmasını oybirliği ile kabul etmiştir. Bu konunun ihtiyaç duyulması halinde ileride etraflı bir şekilde düzenlenmesi mümkün olduğundan Tasarının çerçeve 3 üncü maddesi Komisyonumuz tarafından da oybirliği ile Tasarı metninden çıkarılmıştır.

Tasarının çerçeve 4 üncü maddesi ile Dernekler Kanununun 82 nci maddesinde geçen “üç aydan altı aya kadar hapis cezasıyla” ibaresinin “birmilyar liradan üçmilyar liraya kadar ağır para cezasıyla” şeklinde değiştirilmesi öngörülmektedir.

2908 sayılı Dernekler Kanununun yedi fıkradan oluşan “Genel denetim” başlıklı 45 inci maddesi, 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunla yeniden düzenlenerek toplam beş fıkradan oluşan “Beyanname verme yükümlülüğü ve denetim” başlıklı bir madde haline getirilmiştir. Ancak, söz konusu Kanun maddesinin önceki haliyle üçüncü fıkrasında düzenlenen, yapılan değişiklikle ise dördüncü fıkrası olarak düzenlenen; denetleme sırasında görevli memurlar tarafından istenecek her türlü bilgi, belge ve kayıtların, dernek yetkilileri tarafından gösterilmesi veya verilmesi, yönetim yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme isteğinin yerine getirilmesi zorunluluğuna uymamanın müeyyidesini hüküm altına alan Kanunun 82 nci maddesinde buna paralel bir düzenleme yapılmadığından, beyanname verme yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında herhangi bir müeyyide bulunmamaktadır.

Ayrıca, 2908 sayılı Dernekler Kanununun beş fıkradan oluşan “Bildiri yayınlanması” başlıklı 44 üncü maddesi 2.1.2003 tarihli ve 4778 sayılı Kanunla yeniden düzenlenerek iki fıkradan oluşan bir madde haline getirilmiş ve önceki haliyle derneklerin yayımlayacakları bildiri, beyanname ve benzerlerinde, bunların yayınlanması kararına katılan yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ad, soyad ve imzalarının bulunması şartı ile bu yayımların metninin bir örneğinin yayımın ihbarı amacıyla mahallin en büyük mülki amirliğine ve cumhuriyet savcılığına verilmesi zorunluluğu yeni düzenlemeyle ortadan kaldırılmıştır. Dolayısıyla, anılan şart ve zorunluluğun müeyyidesini düzenleyen Kanunun 82 nci maddesinde bu maddeyle ilgili herhangi bir düzenlemeye ihtiyaç kalmadığından, Kanunun 44 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarıyla ilgili bölümlerin kaldırılması amacıyla çerçeve 4 üncü madde, Dernekler Kanununun 82 nci maddesini tümüyle kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.

Tasarının çerçeve 5 inci maddesiyle 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 13 üncü maddesi değiştirilerek “Bu Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği” hükme bağlanmaktadır.

Kanun Tasarısının çerçeve 1 ve 2 nci maddelerinde yapılan değişikilik nedeniyle 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun yürürlükle ilgili 13 üncü maddesinde değişiklik yapılmasına gerek kalmadığından çerçeve 5 inci madde metinden çıkarılmıştır.

Tasarının 6 ncı maddesi, çerçeve 1 ve 2 nci maddelerde yapılan değişiklik nedeniyle bazı hükümlerin yürürlükten kaldırılması gerektiğinden, yürürlükten kaldırılması gereken maddeleri içerecek biçimde yeniden düzenlenmiş ve 5 inci madde olarak kabul edilmiştir.

Tasarının geçici maddesi, Tasarının 2 nci maddesi 3 üncü madde olarak değiştiğinden bu değişiklikle paralelliğin sağlanması amacıyla metinde geçen “1 inci ve 2 nci maddeleri” ibaresi “1 inci ve 3 üncü maddeleri” olarak değiştirilmiştir.

Tasarının yürürlüğe ilişkin 7 nci maddesi 6, yürütmeye ilişkin 8 inci maddesi 7 nci madde olarak aynen kabul edilmiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun onayına sunulmak üzere saygı ile arz olunur.

AKP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan'ın muhalefet şerhi:

ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
İLİŞKİN KANUN TASARISININ 1 VE 2 NCİ MADDELERİNE
AŞAĞIDAKİ GEREKÇELERLE MUHALEFET ŞERHİMİ
KOYMUŞ BULUNUYORUM.

1. - Öngörülen değişiklikler Anayasaya aykırıdır: Şöyle ki,

A) Anayasanın 90 ıncı Maddesi uyarınca milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. Dolayısıyla, normlar hiyerarşisinde milletlerarası anlaşmalar anayasanın altında yer alır.

Anayasanın 11 inci Maddesine göre ise, anayasa hükümleri diğer devlet organlarıyla birlikte yasama organını da bağlayan en üstün hukuk kurallarıdır.

O halde Anayasa hükümleri dikkate alınmadan sadece, AİHS ile uyum sağlama adına Anayasaya aykırı düzenlemeler yapılamaz.

B) Anayasanın 138 inci Maddesi mahkemelerin bağımsızlığını düzenlemektedir. Bu maddenin 2 nci Fıkrası: “Hiçbir organ, makam, merci ve kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.” Aynı maddenin 4 fıkrası ise, “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmünü içermektedir.

Bu tasarı ile mahkeme kararlarının uygulanması engellenmiş olacaktır.

C) Aynı şekilde Anayasanın 9 uncu Maddesine göre yargı yetkisi Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Yapılması düşünülen değişikliğin kabulü halinde, söz konusu bu Anayasa hükmü de ihlal edilmiş olur. Çünkü Türk mahkemelerine AİHM’nce emir ve talimat verilmiş olmaktadır.

E) Genel olarak yargılamanın iadesi sebeplerinin hukuk sistemlerinde yer almasının arkasında yatan sebep, kesinleşen hükmün esasına etkili nitelikteki maddî delil ve vakıalardır. Uygulanan kuralın hukuka aykırı olması temyiz sebebidir.

AİHM ise, AİHS’ni yorumlayarak önüne gelen uyuşmazlıkta hükmünü tesis eder. Eğer AİHM Türk mahkemelerince uygulanan hükmün AİHS’ne aykırılığına hükmetmiş ise; hakkında hüküm tesis edilen devletin hukukunu AİHS’ne uygun hale getirmesi zorunluluğu söz konusu olur. Bu da, yasama organının kanunlarda yapacağı değişiklikle mümkündür. Dolayısıyla böyle bir ihtimalde mahkemelerin yargılamanın iadesi yoluyla vermiş olduğu karar AİHS’ne ve bu bağlamda AİHM’nin kararına uygun hale getirmesi söz konusu olamaz. Bu varsayımın kabulü Anayasanın başlangıç kısmında da öngörülmüş olan “kuvvetler ayrılığı ilkesine” açıkça aykırı düşer. Zira, böyle bir durumda Türk mahkemeleri yasama organının yapması gereken işlevi üstlenmiş olur.

AİHM’si kararı ile Türk mahkemelerinin kararları hukuka aykırı bulunur ve bu durum yargılamanın iadesi sebebi sayılırsa, yukarıda belirtilen Anayasa hükümleri ihlal edilmiş olur.

2. - Öngörülen değişiklikler mevcut hukuk sistemimizin genel mantığı ile de bağdaşmamaktadır:

A) AİHM önüne gelen bir davada Türk mahkemesinin kararını kendisine sunulan ve fakat yargılama sırasında ulusal mahkemeye sunulmamış bir delil veya olguya dayandırıyorsa bu durum mevcut CUMK ve HUMK’daki düzenlemeler çerçevesinde zaten yargılamanın iadesi sebebidir. Bu anlamda varolan düzenleme bu konudaki ihtiyaca cevap verici niteliktedir. Yeni bir düzenleme yapılmasına ne gerek, ne de ihtiyaç vardır.

B) AİHM kararıyla Türk mahkemesinin tesis ettiği kararda uyguladığı hukuk kuralının AİHS’ne aykırılığı gerekçesi ile hukuka aykırı addedilmiş ise, benzer durumlardaki hallerde mahkemelerin aynı şekilde karar vermesi her zaman için mümkün

olamayacağından, hukukun uygulanmasındaki yeknesaklığı da bozar.

3. – Öngörülen değişikliklere söz konusu değişikliklerin uygulanması halinde ülkemizin uluslararası platformda zor durumda bırakacağı için de muhalifim. Şöyle ki;

A) AİHM her zaman hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması yönünde hüküm tesis etmemekte, bazen ve özellikle de ülkemiz söz konusu olunca siyasî nitelikle kararlar da verebilmektedir.

B) AİHM kararlarına rağmen, yargılamanın iadesi yoluyla uyuşmazlık önüne gelen dava hakkında kararı vermiş bulunan mahkemelerimiz eski kararında ısrar eder veya aynı doğrultuda karar verirse; bu takdirde uluslararası arenada Türkiye’nin insan haklarına saygılı olmadığı, insan haklarını ihlâl ettiği yönündeki iddialar doğrulanmış olur. Bu durum aynı zamanda ülkemiz açısından yargı bağımsızlığının uluslararası platformda sorgulanmasına da sebebiyet verebilir.

C) Türk mahkemelerinin vermiş olduğu kararların bazılarının hukuka aykırılığı söz konusu ise, bu olumsuzluğun çözümlenmesinin yolu yargı reformudur.

D) Mahkeme kararları bir süreç sonunda verilir. Bu süreçte ortaya çıkan sorunlar ve hukuka aykırı olarak nitelendirilen durumların çözümlenmesi iç hukukta yapılacak yasal ve idarî düzenlemeler ile mümkün iken; sorunun uluslararası boyuta taşınması ülkemizin çıkarlarına uygun düşmez ve ayrıca bu olumsuz yolun tercihi ülkemiz açısından Anayasal teminat altına alınmış bulunan yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının tartışılır hale getirilmesine sebebiyet verebilir.

Mehmet Yılmazcan
Kahramanmaraş

CHP Niğde Milletvekili Orhan Eraslan'ın karşı oy yazısı:

KARŞI OY YAZISI

Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısının çerçeve 1, 2 ve 3 üncü maddelerine muhalifim.

Tasarıda yer alan 1 inci madde ve 2 nci madde ile H.U.M.K. yapılan değişiklik ve 3 üncü madde ile yapılan değişiklik Anayasal kuruluş olan Türk Yargıtay’ını devre dışı bırakmaktadır.

Ayrıca Avrupa Birliği müktesebatını karşılamak üzere 3.8.2002 tarihinde yapılmış değişiklikler vardır. Bunlarda Avrupa Birliği müktesebatını karşılamaya yeterlidir.

Kaldı ki, yapılan değişiklik Anayasamızda ifadesini bulan “Ulusal Egemenlik” ilkesi ile de çelişmektedir. Bu açıdan Tasarının Anayasa Komisyonuna da gönderilmesi gerekir.

Orhan Eraslan
Niğde
 


(10 NİSAN 2003)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2003 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.